İdare Hukuku

Memur Disiplin Affı Nedir? 5525 Sayılı Kanun ve Güncel Durum

Memur disiplin affı; affın kanunla nasıl çıktığı, 5525 sayılı Kanun'un kapsamı ve tarih penceresi, af kapsamı dışında kalanlar, affın sonuçları ve geçmiş özlük hakkı vermemesi, af beklemek yerine kullanılabilecek itiraz, dava ve silinme yolları.

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Tuğla duvarlı toplantı odası
İçindekiler 13

Kısa Cevap

Disiplin affı, belirli bir dönemde işlenmiş fiillerden verilmiş disiplin cezalarının kanunla ortadan kaldırılmasıdır. İdare kendi kararıyla af ilan edemez; yetki TBMM’dedir. Türkiye’de memur disiplin affı iki kez kanunla düzenlenmiştir ve bugün mevzuatta yer alan 5525 sayılı Kanun’un kapsamı 23/4/1999 – 14/2/2005 arasında işlenmiş fiillerle sınırlıdır. Kanun metni yürürlükte olsa da bu tarih penceresi sabittir — dolayısıyla bugün işlenen bir fiili kapsamaz. Yeni bir af çıkıp çıkmayacağı yasama takdirindedir ve bu sayfa bu konuda öngörüde bulunmaz.

Bu Durumda mısınız?

  • Disiplin cezanız var ve af çıkarsa silinip silinmeyeceğini merak ediyorsunuz.
  • İnternette “disiplin affı” başlıklı haberler görüyor, hangisinin yürürlükteki hukuk olduğunu ayırt edemiyorsunuz.
  • 5525 sayılı Kanun’un size uygulanıp uygulanmadığını çözmeye çalışıyorsunuz.
  • Af beklerken itiraz ve dava sürelerinin işlediğini fark ettiniz.
  • Affın sicil kaydınızı ve geçmiş özlük haklarınızı nasıl etkileyeceğini soruyorsunuz.

Af Kanunla Olur: Anayasal Çerçeve

Af, idarenin takdir edebileceği bir konu değildir:

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.87 — Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri

Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesinhesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.

Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, af kanunla gelir; kurumunuzun, bakanlığın ya da disiplin kurulunun af yetkisi yoktur. Kurulun ne yapabildiği ve yetkisinin sınırı için disiplin kurulları ve yüksek disiplin kurulu yazısına bakılabilir. İkincisi, af kararı nitelikli çoğunluk gerektirir.

Bu nedenle “af çıktı” biçimindeki bir haberin tek doğrulama yolu vardır: Resmî Gazete’de yayımlanmış bir kanun metni. Kanun numarası ve Resmî Gazete tarihi verilmeyen hiçbir habere dayanılmamalıdır.

Mevzuattaki Disiplin Affı: 5525 Sayılı Kanun

Memur disiplin cezalarına ilişkin yürürlükteki tek af düzenlemesi, Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun’dur (5525 sayılı Kanun, RG 04.07.2006 – 26218).

Kanunun kapsamını belirleyen hüküm hem affı hem istisnaları aynı cümlede sayar:

5525 sayılı Kanun m.1 — Disiplin affının kapsamı

kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında 23/4/1999 tarihinden 14/2/2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile affedilmiştir.

Buradaki tarih aralığı, bu yazının en önemli cümlesidir. Af, cezanın verildiği tarihe değil fiilin işlendiği tarihe bağlanmıştır ve aralık kanunda sabit yazılıdır. Kanun metninin bugün hâlâ mevzuatta yer alıyor olması, bugün işlenen bir fiil için af bulunduğu anlamına gelmez.

Kapsam Dışında Kalanlar

Aynı madde geniş bir istisna listesi taşır:

5525 sayılı Kanun m.1 — Af kapsamı dışında kalan cezalar

Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle görevleriyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları

Liste burada bitmez: hâkim ve savcılara 2802 sayılı Kanun uyarınca verilmiş belirli yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezaları ile emniyet hizmetleri sınıfına dâhil personel ve çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları da kapsam dışında tutulmuştur (m.1).

Askerî personel bakımından ise ayrı bir madde vardır:

5525 sayılı Kanun m.3 — Af kapsamı dışında kalan personel

Bu Kanun hükümleri, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanununa tâbi personel hakkında uygulanmaz.

(2006 tarihli metin. Maddede anılan 357 sayılı Askerî Hâkimler Kanunu bugün mülgadır — yürürlükte değildir; diğer üç kanun yürürlüktedir.)

Güncellik notu: Bu madde 2006 yılındaki hukuki tabloyu yansıtır. Anılan kanunlardan Askerî Hâkimler Kanunu bugün yürürlükte değildir; mevzuatta yalnızca yürürlükten kaldırılmış hükümleri kayıtlıdır. Maddede sayılan diğer üç kanun (Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Uzman Jandarma Kanunu ve Uzman Erbaş Kanunu) yürürlüktedir. Bu, af kanunlarının kendi dönemlerinin personel mevzuatına göre yazıldığını ve çıkabilecek yeni bir affın kapsamının o günkü mevzuata göre yeniden kurulacağını gösterir.

Bu iki hüküm birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şudur: disiplin afları hiçbir zaman “herkesi kapsayan” düzenlemeler olmamıştır. En ağır fiiller ve belirli personel grupları düzenli olarak dışarıda bırakılmıştır. Yeni bir af gündeme geldiğinde de ilk bakılması gereken yer, af beklentisi değil kapsam ve istisna maddeleri olacaktır.

Af Neyi Ortadan Kaldırır, Neyi Kaldırmaz?

Kanun affın sonuçlarını tek tek sayar:

5525 sayılı Kanun m.1 — Affın sonuçları

23/4/1999 tarihinden 14/2/2005 tarihine kadar işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı, ilgililer hakkında disiplin soruşturma ve kovuşturması yapılmaz; devam etmekte olan disiplin soruşturma ve kovuşturmaları işlemden kaldırılır; kesinleşmiş olan disiplin cezaları uygulanmaz. Disiplin cezaları affedilenlerin sicil dosyalarındaki bu disiplin cezalarına dair kayıtlar, ilgililerin müracaatı aranmaksızın hükümsüz kalır ve dosyalarından çıkarılır.

Dört sonuç: soruşturma açılmaz, devam edenler işlemden kalkar, kesinleşmiş cezalar uygulanmaz ve sicil kayıtları başvuru aranmaksızın çıkarılır.

Buna karşılık affın açık bir sınırı vardır ve uygulamada en çok yanlış beklenen nokta budur:

5525 sayılı Kanun m.1 — Parasal sonuç doğurmaması

Disiplin cezalarının affı ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez.

Yani af, geçmişte kesilen aylığın iadesini ya da durdurulan kademenin geriye dönük işletilmesini sağlamaz. Af ileriye yöneliktir; geçmişin telafisi ancak cezanın yargı kararıyla iptali hâlinde gündeme gelir. Bu, af beklemek yerine dava açmanın neden daha güçlü bir yol olduğunu gösteren en somut farktır.

Danıştay 2. Dairesinin 2025 tarihli bir kararında, görevinden istifa edip daha sonra yeniden atanan bir öğretmenin açıkta kaldığı dönem için hizmet puanı istemesi incelenmiştir. Daire, 5525 sayılı Kanun’un geçmiş süreler için özlük ve parasal hak vermediğini esas alarak şu sonuca ulaşmıştır:

“Bu itibarla; görevinden hangi tarihte istifa ettiğinin bir önemi olmaksızın, istifa sonucu ayrılıp geri dönenlerin açıkta geçirdiği sürelerin hizmet puanının hesaplanması, 5525 sayılı Kanun hükümlerine göre olanaklı değildir.”

(Danıştay 2. Daire, E.2019/238, K.2025/4840, 05.11.2025 — davanın reddi)

Bu karar, iki sınırı somutlaştırır: disiplin affı istifayı disiplin cezasına dönüştürmez ve açıkta geçen süre bakımından kanunda bulunmayan bir hizmet puanı ya da mali hak yaratmaz. Kişinin ayrılış nedeni, aldığı işlemin niteliği ve ek m.1’deki özel koşullar ayrı ayrı incelenmelidir.

Af ile Sicilden Silinme Aynı Şey Değildir

İki kurum sürekli karıştırılır:

AfSilinme
KaynakKanun (TBMM)657 sayılı Kanun m.133
ŞartKanunun kapsamına girmekSüre + başvuru
SüreKanunda yazılı tarih penceresiUyarma/kınama 5 yıl, diğerleri 10 yıl
BaşvuruAranmaz (5525 m.1)Zorunlu
İdarenin takdiriYokVar (davranışların değerlendirilmesi)
KapsamYalnız kanunun saydığı cezalarMemurluktan çıkarma dışındaki cezalar
SonuçCeza bütün sonuçlarıyla kalkarKayıt dosyadan çıkarılır

Silinme yolu her zaman açıktır ve af beklemeyi gerektirmez. Süreleri, başvuru usulü ve dilekçe içeriği için: Disiplin Cezası Sicilden Silinir mi? Süreler ve Başvuru.

Af Çıkarsa Derdest Davalar Ne Olur?

5525 sayılı Kanun bu ihtimali de düzenlemişti ve hüküm, gelecekte çıkabilecek af kanunlarının nasıl kurgulanabileceğine dair bir örnek teşkil eder:

5525 sayılı Kanun m.2 — Disiplin cezalarına karşı açılan davalar

Bu Kanun kapsamına giren ve 23/4/1999 tarihinden 14/2/2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş olan disiplin cezalarına karşı bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce idarî yargı mercilerine başvurmuş olanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde dosyanın bulunduğu yargı merciine müracaat etmek suretiyle davaya devam etmek istediklerini bildirmeyenlerin davaları hakkında, görülmekte olan davalarda davayı gören mahkemece, karar temyiz edilmiş ise Danıştayca, karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıkları masrafların üzerlerinde bırakılmasına karar verilir, vekâlet ücretine hükmedilmez.

Kritik ayrıntı: davaya devam etmek isteyenler otuz gün içinde beyanda bulunmak zorundaydı. Devam edenlerin davası görülüyor, dava aleyhe sonuçlanırsa af hükümleri yine uygulanıyordu. Yani dava açmış olmak af hakkını kaybettirmiyordu — tersine, davaya devam edip kazanmak affın vermediği parasal sonuçları da doğurabilirdi.

Affedilenlerin Yeniden Göreve Alınması

Kanuna 2013 yılında eklenen madde, af kapsamında memuriyetten çıkarılmış olanların dönüşünü kolaylaştırdı:

5525 sayılı Kanun ek m.1 — Yeniden göreve alınma

28/2/1997 tarihinden sonra verilen disiplin cezaları nedeniyle memuriyetten çıkarılanlardan 28/8/1999 tarihli ve 4455 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun veya bu Kanun hükümlerinden yararlanmış olanların; a) Memuriyete giriş şartlarını kaybetmemiş olmaları, b) Durumlarına uygun boş kadro veya pozisyon bulunması, c) Bu kadro ve pozisyonlara ait nitelikleri taşımaları, ç) Üç ay içinde müracaat etmeleri, kaydıyla yeniden göreve alınmalarında … atama sayısı sınırlaması uygulanmaz.

Bu madde aynı zamanda Türkiye’deki ikinci disiplin affı kanununu da adıyla anar: 28/8/1999 tarihli 4455 sayılı Memurlar İle Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun. Yani memur disiplin affı bugüne kadar iki kez, 1999 ve 2006 yıllarında kanunla düzenlenmiştir.

Af kapsamına girmek, her olayda doğrudan ve koşulsuz atama sonucu da doğurmaz. Danıştay 12. Dairesi, sözleşmenin feshi cezası affedilen bir kişinin göreve iade başvurusunda şu ayrımı yapmıştır:

“5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun ile, haklarında verilen memuriyetten çıkarma cezaları anılan yasa kapsamında bulunan kişilerle memuriyet statüsü arasında doğrudan bir bağlantı kurulmadığı, bu kişilerin af kapsamında kalan fiilleri nedeniyle memuriyete alınma koşulunu kaybetmiş olduklarından söz edilemeyeceği açık olmakla birlikte idarelerin bu kişileri göreve başlatma konusunda mutlak bir zorunluluğu bulunmadığı, bu konuda bağlı yetki içerisinde olmayan idarelerin bu kapsamdaki göreve iade istemlerini açıktan atama koşulları içerisinde, kadro ve ihtiyaç durumunun yanı sıra hizmet gereklerini de gözetilerek değerlendirmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.”

(Danıştay 12. Daire, E.2008/6666, K.2010/1838, 05.04.2010 — sonucu itibarıyla onama)

Daire, başvurunun doğrudan atama emriyle sonuçlanmadığını; idarenin kadro, ihtiyaç ve hizmet gerekleri yönünden değerlendirme yapması gerektiğini belirtmiştir. Buna karşılık 5525 sayılı Kanun’un ek m.1’i gibi özel bir hüküm belirli kişiler için ayrıca koşullu dönüş mekanizması kurabilir. Bu nedenle “af var mı?” sorusu kadar, hangi dönüş hükmünün ve hangi başvuru süresinin uygulandığı da belirleyicidir.

Kaynak notu: 1999 tarihli af kanununun tam metnine bu yazıda doğrudan ulaşılamamıştır; varlığı ve resmî adı yukarıda alıntılanan 5525 sayılı Kanun ek m.1 hükmünden doğrulanmıştır. Bu nedenle o kanunun kapsam ve istisnalarına ilişkin ayrıntı burada aktarılmamıştır.

”Af Çıkacak mı?” Sorusuna Dürüst Cevap

Bu sayfanın bir öngörü sunmaması bilinçlidir. Af, Anayasa m.87 uyarınca TBMM’nin nitelikli çoğunlukla alacağı bir karara bağlıdır; hangi dönemde, hangi kapsamla ya da hiç çıkıp çıkmayacağı yasama takdirindedir ve hukuki bir yöntemle öngörülemez.

Uygulamada iki karıştırma sık görülür:

  • Yargı paketi ≠ disiplin affı. Yargı paketleri çoğunlukla ceza muhakemesi, infaz ve yargı teşkilatına ilişkin düzenlemeler içerir. Bir yargı paketinde disiplin affı bulunması ancak o kanunun metninde açıkça yer almasıyla mümkündür.
  • Kanun teklifi ≠ kanun. Meclise sunulan bir teklif, kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlanana kadar hukuki sonuç doğurmaz.

Bir affın gerçekten çıktığını doğrulamanın tek yolu, kanun numarası ve Resmî Gazete tarih-sayısıyla birlikte metne ulaşmaktır.

Af Beklerken Süreler İşler

En kritik pratik uyarı budur: hak arama süreleri af beklentisiyle durmaz.

  • İtiraz: kararın tebliğinden itibaren 7 gün (657 sayılı Kanun m.135). Süresinde itiraz edilmeyen ceza kesinleşir.
  • İptal davası: işlemin yazılı bildiriminden itibaren 60 gün (2577 sayılı İYUK m.7). Bu süre hak düşürücüdür.
  • Silinme: uyarma ve kınamada 5, diğerlerinde 10 yıl sonra başvuruyla (657 sayılı Kanun m.133).

Af beklerken bu sürelerin kaçırılması, af çıkmadığı takdirde cezanın kalıcı hâle gelmesi anlamına gelir. Üstelik dava yolu affın vermediğini de verir: yargı kararıyla iptal, cezayı hukuka aykırı kılar ve geçmiş özlük hakları bakımından talep imkânı doğurabilir. Oysa af, açık hükmüyle geçmişe dönük parasal talep hakkı vermez.

Süreler ve dilekçe içeriği için: Disiplin Cezasına İtiraz: 7 Günlük Süre ve Dava Yolu ve Disiplin Cezasına İtiraz Dilekçesi ve İptal Dava Dilekçesi.

Sık Yapılan Hatalar

  • “5525 yürürlükte, o hâlde af var” sanmak. Kanun metni yürürlüktedir ama af sabit bir tarih penceresine bağlıdır (23/4/1999 – 14/2/2005).
  • Affın parasal sonuç doğuracağını beklemek. Kanun bunu açıkça reddeder (m.1 son cümle).
  • Af ile silinmeyi karıştırmak. Silinme her zaman açıktır, süreye ve başvuruya bağlıdır (657 m.133).
  • Af bekleyerek 7 ve 60 günlük süreleri kaçırmak. Süreler durmaz.
  • Haber başlığını mevzuat sanmak. Kanun numarası ve Resmî Gazete tarihi olmayan bilgiye dayanılmamalıdır.
  • Kapsamı okumadan af beklemek. Geçmiş aflar yüz kızartıcı suçları, emniyet meslekten çıkarma cezalarını ve askerî personeli düzenli olarak dışarıda bırakmıştır.

Özet

  • Af kanunla olur; yetki TBMM’dedir ve nitelikli çoğunluk gerekir (Anayasa m.87).
  • Mevzuattaki disiplin affı 5525 sayılı Kanun’dur (RG 04.07.2006); kapsamı 23/4/1999 – 14/2/2005 arasında işlenmiş fiillerdir.
  • Kanun metninin yürürlükte olması, bugünkü fiiller için af bulunduğu anlamına gelmez.
  • Yüz kızartıcı suçlar, emniyet personeli ve bekçilerin meslekten çıkarma cezaları, hâkim-savcılara ilişkin bazı cezalar ve askerî personel kapsam dışındaydı (m.1, m.3).
  • Af; soruşturmayı engeller, kesinleşmiş cezayı uygulatmaz ve sicil kaydını başvuru aranmaksızın kaldırır; ancak geçmiş özlük ve parasal hak vermez (m.1).
  • Memur disiplin affı bugüne kadar iki kez düzenlenmiştir: 1999 ve 2006 (ek m.1’deki atıf).
  • Yeni af çıkıp çıkmayacağı yasama takdirindedir; bu sayfa öngörüde bulunmaz.
  • Süreler af beklemez: itiraz 7 gün, dava 60 gün, silinme 5/10 yıl.

İlgili yazılar: Disiplin Cezası Sicilden Silinir mi? Süreler ve Başvuru · Disiplin Cezasına İtiraz: 7 Günlük Süre ve Dava Yolu · Memur Disiplin Cezaları: 657’ye Göre 5 Ceza Türü ve Sonuçları · İdari Soruşturma Nedir? Aşamaları, Savunma ve Zamanaşımı · Disiplin Cezasına İtiraz Dilekçesi ve İptal Dava Dilekçesi

Sıkça Sorulan Sorular

Disiplin affı nedir?

Belirli bir dönemde işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının, kanunla ve bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasıdır. Af ancak kanunla çıkar; idare kendi kararıyla disiplin affı ilan edemez.

Affı kim çıkarabilir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi. Anayasa m.87'ye göre genel ve özel af ilânına karar vermek TBMM'nin görev ve yetkileri arasındadır ve bu karar üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla alınır.

Şu anda yürürlükte bir disiplin affı var mı?

Bugün işlenen fiilleri kapsayan bir disiplin affı bulunmamaktadır. Mevzuattaki tek disiplin affı kanunu 5525 sayılı Kanun'dur ve kapsamı 23/4/1999 ile 14/2/2005 arasında işlenmiş fiillerle sınırlıdır; bu tarih penceresi sabittir.

5525 sayılı Kanun hâlâ yürürlükte değil mi?

Kanun metni yürürlüktedir, ancak bu "bugün af var" anlamına gelmez. Af, kanunda yazılı 23/4/1999 - 14/2/2005 tarih aralığında işlenmiş fiillere bağlanmıştır; bu aralık dışındaki bir fiil için uygulanmaz.

Disiplin affı çıkacak mı?

Bu soruya hukuki bir cevap verilemez. Af ancak TBMM'nin çıkaracağı yeni bir kanunla mümkündür ve bu tamamen yasama takdirindedir. Bu sayfa af çıkıp çıkmayacağına dair bir öngörü sunmaz; yürürlükteki mevzuatı ve mevcut hak arama yollarını anlatır.

5525 sayılı Kanun kimleri kapsam dışında bıraktı?

Yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile Devletin şahsiyetine karşı suçlar, kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma ve Devlet sırlarını açığa vurma nedeniyle görevle sürekli ilişik kesilmesi sonucu doğuran cezalar; hâkim ve savcılara verilen bazı cezalar; emniyet hizmetleri sınıfı personeli ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları kapsam dışındadır (5525 sayılı Kanun m.1).

Asker kişiler affa dahil miydi?

Hayır. 5525 sayılı Kanun m.3, hükümlerinin Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Uzman Jandarma Kanunu, Uzman Erbaş Kanunu ile Askerî Hâkimler Kanununa tâbi personel hakkında uygulanmayacağını düzenlemiştir. Bu madde 2006 tablosunu yansıtır; anılan Askerî Hâkimler Kanunu bugün mülgadır, diğer üçü yürürlüktedir.

Af çıkarsa sicil kaydı için başvurmam gerekir mi?

5525 sayılı Kanun'da gerekmiyordu. Kanun, affedilen cezalara dair sicil kayıtlarının ilgililerin müracaatı aranmaksızın hükümsüz kalacağını ve dosyadan çıkarılacağını düzenlemiştir. Bu, başvuru şartına bağlı olan silinme kurumundan temel farkıdır.

Af, geçmişe dönük maaş veya özlük hakkı sağlar mı?

Hayır. 5525 sayılı Kanun m.1'in son cümlesi açıktır - disiplin cezalarının affı ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermez.

Af ile cezanın sicilden silinmesi aynı şey mi?

Hayır. Af kanunla gelir, kapsamdaki cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırır ve kayıt başvuru aranmaksızın çıkarılır. Silinme ise 657 sayılı Kanun m.133'e dayanır, süreye bağlıdır (uyarma ve kınamada 5, diğerlerinde 10 yıl), başvuru gerektirir ve idarenin değerlendirmesine tabidir.

Af beklerken ne yapabilirim?

Süreler af beklemez. Cezaya karşı itiraz süresi tebliğden itibaren 7 gün, iptal davası süresi 60 gündür. Bu süreler geçtiğinde ceza kesinleşir ve af çıkmadığı sürece ortadan kalkmaz.

Af çıkarsa açtığım dava ne olur?

5525 sayılı Kanun'da bu durum düzenlenmişti - kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren otuz gün içinde davaya devam etmek istediğini bildirmeyenlerin davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar veriliyordu. Devam etmek isteyenlerin davası görülüyor, aleyhe sonuçlanırsa af hükümleri uygulanıyordu (m.2).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İdari işlem ve cezalara karşı iptal ve tam yargı davalarını, başvuru mercileri ve süreleriyle birlikte yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: İdare Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp