
Çalışma Alanı
Vergi Hukuku
Vergi incelemeleri, tarhiyatlar, vergi cezaları ve vergi uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki danışmanlık.
Vergi incelemesi başladığında
Vergi uyuşmazlıklarının çoğu bir inceleme yazısıyla başlar. Vergi Usul Kanunu m.134, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğunu belirtir. Bu aşamada verilen ifadeler, ibraz edilen defter ve belgeler ile imzalanan tutanaklar sonraki bütün aşamalarda dosyanın çekirdeğini oluşturur. İnceleme sırasında kurulan maddi çerçeve, dava aşamasında çoğu kez ancak sınırlı ölçüde değiştirilebildiği için tutanağa geçirilen her tespit ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edildiğinde
İhbarnamenin tebliği, birbirini dışlayan ya da tamamlayan birden çok yolu aynı anda açar. Uzlaşma, cezada indirim ve dava bu yolların başlıcalarıdır. VUK ek m.1, uzlaşma talebinin vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılacağını belirtir ve uzlaşmanın vaki olmaması ya da temin edilememesi hâlinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamayacağını ekler. Aynı madde uzlaşmayı belirli sebeplere bağlar: kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememek, VUK m.369 anlamında yanılma, m.116-118 kapsamındaki vergi hataları ile her türlü maddi hata ya da yargı kararlarıyla idarenin görüş farklılığı. Seçim geri alınamayan sonuçlar doğurabildiğinden karar, tebliğden hemen sonra ve dosyanın tamamı görülerek verilmelidir.
Kim, neye karşı dava açabilir
Dava açma yetkisi kanunda adıyla sayılmıştır. VUK m.377, mükellefler ile kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabileceklerini düzenler. Aynı madde karşı yönü de kurar: vergi dairesi, tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir. Belediyelerde bu yetkiyi belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır.
Kendi beyanınıza karşı dava: ihtirazi kayıt
Kanun, beyana dayanan tarhiyatta dava yolunu kural olarak kapatır. VUK m.378, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacaklarını, bu Kanunun vergi hatalarına ait hükümlerinin ise saklı olduğunu düzenler. Bu yüzden tartışmalı bir konuda beyanname vermek zorunda kalan mükellef bakımından beyana konulan ihtirazi kayıt belirleyicidir. Aynı madde dava açılabilmesi için verginin tarh edilmiş, cezanın kesilmiş, tadilat ve takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmiş olmasını; tevkif yoluyla alınan vergilerde ise istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olmasını arar.
Ortada bir vergi hatası varsa
Her uyuşmazlık dava gerektirmez. VUK m.116, vergi hatasını vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi ya da alınması olarak tanımlar. Böyle bir hata varsa VUK m.122 uyarınca mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler. Bu yol açık hatalarda dava yoluna göre daha hızlı sonuç verebilir; ancak her hukuki görüş ayrılığı vergi hatası sayılmadığı için yolun doğru seçilmesi gerekir.
Ödeme emri ve haciz aşaması
Tahsilat aşamasına geçildiğinde uyuşmazlığın konusu da, süresi de değişir. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.58, kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde itiraz edebileceğini düzenler ve itiraz sebeplerini sınırlı olarak sayar. Maddenin lafzındaki itiraz mercii bugün vergi mahkemesidir. Borcun yalnız bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihetini ve miktarını açıkça göstermesi gerekir; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır.
- böyle bir borcu olmadığı
- kısmen ödediği
- zamanaşımına uğradığı
Şirketin vergi borcu ortağa veya müdüre çıkarıldığında
Şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı bakımından iki ayrı sorumluluk rejimi işler ve ikisi aynı şey değildir. VUK m.10, tüzel kişilerin ödevlerinin kanuni temsilcilerce yerine getirileceğini; bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükellefin varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağını düzenler. Buna karşılık 6183 sayılı Kanun m.35, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduklarını belirtir. Temsil yetkisinin kapsamı, borcun doğduğu dönem ve payın devredilip devredilmediği bu yüzden ayrı ayrı incelenir.
Hangi mahkeme, ne kadar sürede
Vergi uyuşmazlıkları idari yargıda görülür ve dava açma süresi idari yargının genel süresinden farklıdır. İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde ise otuz gün olduğunu düzenler. Sürenin ne zaman işlemeye başladığı uyuşmazlığın türüne göre değişir. Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerden doğan uyuşmazlıklarda süre, aşağıdaki anların gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlar:
- Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın
- tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin
- tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin
- tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı
- idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği
Yetkili mahkeme ise işlemi yapan daireye göre belirlenir. Aynı Kanunun m.37 hükmü, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesini yetkili sayar; Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında ise ölçüt ödeme emrini düzenleyen dairedir. Gümrük Kanununa göre alınması gereken vergilerle şikâyet yoluyla düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemleri ise madde ayrıca sayar ve onlarda ölçütü tarh ve tahakkuk ettiren daire olarak belirler. Dört hâlin dördünde de yetkili yargı yeri, o dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.
Hangi aşamada ne yapıyoruz
Süreci hem idari aşamada hem yargı aşamasında birlikte ele alıyoruz: izaha davet ve inceleme yazışmaları, tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma başvuruları, ihbarnameye karşı açılan davalar ve tahsilat aşamasındaki işlemlere itiraz. Aşamaların birbirini beslemesi, ilk yazışmada kurulan çerçevenin sonraki bütün adımları bağlamasından ileri gelir.
Bu alanda ele aldığımız işler
İnceleme ve idari çözüm yolları
- Vergi incelemesi ve izaha davet sürecinin yürütülmesi
- Tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşma başvuruları
- Düzeltme ve şikâyet yoluyla başvuru
Tarhiyat ve vergi davası
- Vergi/ceza ihbarnamesine karşı iptal davaları
- Vergi mahkemesinde dava açma süresi ve yetkili mahkemenin belirlenmesi
- İhtirazi kayıtla beyan ve iade davaları
- Tarh ve tahsil zamanaşımına ilişkin itirazlar
Vergi cezaları
- Vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına itiraz
- Özel esaslara alınma (kod) işlemlerine karşı davalar
- Vergi kaçakçılığı iddialarına ilişkin ceza süreçleri
Tahsilat ve cebri icra
- Ödeme emrine itiraz ve iptali davaları
- E-haciz ve banka hesabındaki blokenin kaldırılması
- Haczin kaldırılması, tecil ve taksitlendirme talepleri
- Cebri tahsilat işlemlerine karşı başvurular
Sorumluluk uyuşmazlıkları
- Şirket ortağı ve kanuni temsilcinin vergi borcundan sorumluluğu
- Mirasçıların vergi borcu ve cezasından sorumluluğu
- Tevkifat (stopaj) ve vergi sorumluluğu uyuşmazlıkları
Vergi türlerine özgü uyuşmazlıklar
- Emlak vergisi ve rayiç bedel uyuşmazlıkları
- KDV iadesi reddine karşı açılan davalar
- Veraset ve intikal vergisi uyuşmazlıkları
- Kira geliri beyanı ve istisna uyuşmazlıkları
- Dar mükellefiyet ve yabancı şirketlerin vergilendirilmesi
Sık sorulan sorular
- Vergi incelemesinin amacı nedir?
- VUK m.134, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğunu belirtir. İnceleme sırasında sunulan defter ve belgeler ile tutulan tutanaklar sonraki aşamalarda dosyanın esasını oluşturduğundan, bu aşama uyuşmazlığın seyrini belirler.
- Vergi davasında süre neden idari davadan farklı?
- İYUK m.7 iki süreyi ayırır: özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün. Aynı madde sürenin başlangıcını da vergi uyuşmazlıklarına özgü biçimde belirler; ölçüt tebliğ, tahsilat, ödeme veya tescil anıdır.
- Vergi hatası ne demek?
- VUK m.116, vergi hatasını vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi ya da alınması olarak tanımlar. Hesap hataları ile vergilendirme hataları bu kapsamda ayrı ayrı değerlendirilir.
- Dava açmadan düzeltme istenebilir mi?
- İstenebilir. VUK m.122, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebileceklerini düzenler. Bu yol, açık bir vergi hatasının bulunduğu hâllerde dava yoluna göre daha hızlı sonuç verebilir; ancak her uyuşmazlık bu kapsamda değildir.
- Kendi verdiğim beyannameye karşı dava açabilir miyim?
- VUK m.378, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacaklarını, vergi hatalarına ait hükümlerin ise saklı olduğunu düzenler. Bu yüzden tartışmalı bir konuda beyanname verilirken beyana ihtirazi kayıt konulması belirleyici olur.
- Ödeme emrine itiraz ile vergi davası aynı şey mi?
- Aynı değildir. Ödeme emri tahsilat aşamasına ait bir işlemdir ve 6183 sayılı Kanun m.58 itiraz sebeplerini sınırlı sayar: borcun bulunmaması, kısmen ödenmiş olması veya zamanaşımına uğraması. Tarhiyatın esasına ilişkin itirazlar bu aşamada değil, ihbarnameye karşı açılan davada ileri sürülür.
- Uzlaşma mı dava mı seçmeliyim?
- Bu, uyuşmazlığın niteliğine ve tarhiyatın dayanağına göre değerlendirilir. Düzeltme-şikâyet, uzlaşma ve dava birbirinin alternatifi ya da tamamlayıcısı olabilir; seçilen yol süreleri ve sonucu etkilediğinden karar ihbarnamenin tebliğinden hemen sonra verilmelidir.
- Şirket borcundan ortak veya müdür sorumlu olur mu?
- İki ayrı rejim işler. VUK m.10 kanuni temsilcilerin ödevlerini yerine getirmemesi hâlinde alınamayan vergiyi onların varlığından alır; 6183 sayılı Kanun m.35 ise limited şirket ortaklarını tahsil edilemeyen amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu tutar. Temsil yetkisinin kapsamı ve borcun doğduğu dönem ayrıca incelenir.