
Çalışma Alanı
Yabancılar Hukuku
Yabancıların Türkiye’deki ikamet ve çalışma izni, sınır dışı ve idari gözetim kararları, uluslararası koruma ile Türk vatandaşlığı süreçlerine ilişkin hukuki danışmanlık.
Türkiye’de kalışın hukuki dayanağı
Yabancının Türkiye’deki hukuki konumu kalış statüsüyle başlar. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.19, Türkiye’de vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almalarının zorunlu olduğunu düzenler. Aynı madde izni ayakta tutan bir koşul daha getirir: ikamet izni, altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kaybeder. Statünün türü sonraki her adımı etkiler — çalışma hakkından aile birleşimine, süre birikiminden vatandaşlık başvurusuna kadar — bu yüzden yanlış izin türüyle başlanan bir dosya sonradan yalnız zaman değil hak da kaybettirir.
İkamet izni reddedildiğinde: hangi mahkeme, kaç gün
Ret, iptal ve uzatmama kararları idari işlemdir; bunlara karşı idari yargı yolu açıktır. İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğunu düzenler ve idari uyuşmazlıklarda bu sürenin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağını belirtir. Maddenin bu kaydı — "özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde" — bu alanda belirleyicidir: aşağıdaki sınır dışı kararı tam da o istisnadır ve çok daha kısa bir süreye tabidir.
Sınır dışı (deport) kararı tebliğ edildiğinde
Sınır dışı etme kararının süresi genel idari dava süresi değildir. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53, kararın gerekçeleriyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edileceğini düzenler; aynı maddenin 21/11/2024 tarihli değişiklikle yenilenen üçüncü fıkrası, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulabileceğini belirtir. Madde iki sonucu daha kurar: mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir ve yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Yedi günlük süre kaçırıldığında geri alınamayan şey yalnız dava hakkı değil, ülkede kalma güvencesidir.
İdari gözetim ve geri gönderme merkezi: başka merci, başka usul
Sınır dışı kararıyla birlikte çoğu zaman ikinci bir karar daha çıkar ve onun yolu ayrıdır. Aynı Kanunun m.57 hükmü, hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan bir bölümü için valilik tarafından idari gözetim kararı alınacağını düzenler ve bu kişileri sınırlı olarak sayar:
- kaçma ve kaybolma riski bulunan
- Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden
- sahte ya da asılsız belge kullanan
- kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan
- kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
Maddenin kurduğu usul, sınır dışı kararınınkinden bütünüyle farklıdır. Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez; sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamıyorsa bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Gözetimin devamında zaruret olup olmadığı valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. En önemlisi merci değişir: idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulur, başvuru idari gözetimi durdurmaz, hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Şartların ortadan kalktığı ya da değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilmesi, bu yolun bir kez tüketilmekle kapanmadığını gösterir.
Giriş yasağı ve tahdit kaydı
Sınır dışı edilen yabancı bakımından ikinci bir sonuç ülkeye dönüşü etkiler. Aynı Kanunun m.9 hükmü, Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişinin Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanacağını düzenler ve süreyi sınırlar: giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre en fazla on yıl daha artırılabilir. Madde iki çıkış kapısı da bırakır. Genel Müdürlük giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir. Ayrıca vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce ülkeden çıkmak için valiliklere başvuran yabancılara, idari para cezalarını ödemiş olmaları ve belirlenen ihlal sürelerini aşmamaları kaydıyla giriş yasağı kararı alınmayabilir — yani kendiliğinden başvurmanın hukuki bir karşılığı vardır.
Çalışma izni ayrı bir başvurudur
İkamet izni çalışma hakkı vermez. Uluslararası İşgücü Kanunu m.6, çalışma izninin Bakanlıkça verileceğini ve bu Kanun kapsamındaki yabancıların çalışma izni olmaksızın Türkiye’de çalışmalarının veya çalıştırılmalarının yasak olduğunu düzenler. Aynı Kanunun m.7 hükmü sürecin takvimini kurar: başvurular yurt içinde doğrudan Bakanlığa, yurt dışında yabancının vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki büyükelçilik veya başkonsolosluklara yapılır; usulüne uygun başvuruların değerlendirilmesi, bilgi ve belgelerin tam olması kaydıyla otuz gün içinde tamamlanır.
Uzatma başvurusunda takvim daha da serttir. Aynı madde, uzatma başvurusunun çalışma izni süresinin dolmasına altmış gün kalmasından itibaren ve her durumda çalışma izni süresi dolmadan yapılacağını, bu süre dolduktan sonra yapılan uzatma başvurularının reddedileceğini belirtir. Eksik bilgi veya belge hâlinde değerlendirme ertelenir; erteleme süresi mücbir sebebin resmî makamdan belgelendirildiği hâller dışında otuz günü aşamaz ve süre sonunda eksiklikleri tamamlanmayan başvurular reddedilir.
Uluslararası koruma başvurusu
Koruma talebi ayrı bir rejimdir ve ikamet izninden bağımsız işler. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.65, uluslararası koruma başvurularının valiliklere bizzat yapılacağını düzenler; başvurunun ülke içinde veya sınır kapılarında kolluk birimlerine yapılması hâlinde bu başvurular derhâl valiliğe bildirilir ve işlemler valilikçe yürütülür. Aynı madde, ülkeye giriş biçimiyle ilgili bir sonucu da ayrıca düzenler: makul bir süre içinde valiliklere kendiliğinden başvuranlar hakkında, yasa dışı girişlerinin veya kalışlarının geçerli nedenlerini açıklamak kaydıyla, yasal giriş şartlarını ihlal etmekten veya yasal şekilde bulunmamaktan dolayı cezai işlem yapılmaz. Bu koruma kendiliğinden işlemez; maddenin aradığı üç koşula — makul süre, kendiliğinden başvuru ve geçerli nedenin açıklanması — birlikte bağlıdır.
Türk vatandaşlığının kazanılması
Vatandaşlık birden çok yoldan kazanılabilir ve hangi yolun izlendiği başvurunun tamamını belirler. Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, maddede sayılan yabancıların Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabileceklerini düzenler; sayılanlar arasında Turkuaz Kart sahipleri ile eş ve çocukları ile vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler de yer alır. Bu yol bir başvuru hakkı değil, kanunun saydığı nitelikler üzerinden yürüyen istisnai bir usuldür.
Evlenme yoluyla kazanma ise kendi şartlarına bağlıdır. Aynı Kanunun m.16 hükmü, bir Türk vatandaşı ile evlenmenin doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmadığını, ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancıların vatandaşlık kazanmak üzere başvuruda bulunabileceğini belirtir. Madde başvuru sahiplerinde aranan şartları da sayar:
- Aile birliği içinde yaşama
- Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama
- Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama
Başvurunun reddi hâlinde uyuşmazlık yeniden idari yargıya taşınır ve süre bakımından yukarıdaki genel kural işler. Vatandaşlık dosyalarında ret gerekçesinin okunması belirleyicidir: gerekçe hangi şarta dayanıyorsa dava da o şart üzerinden kurulur.
Yabancı uyruklu eşle boşanma: hangi hukuk uygulanır
Yabancılık unsuru taşıyan aile uyuşmazlıklarında önce uygulanacak hukuk belirlenir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.14, boşanma ve ayrılık sebepleri ile hükümlerinin eşlerin müşterek millî hukukuna tâbi olduğunu; tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukukunun, bulunmadığı takdirde Türk hukukunun uygulanacağını düzenler. Aynı madde boşanmış eşler arasındaki nafaka taleplerini ve velâyete ilişkin sorunları da bu hükme bağlar, geçici tedbir taleplerine ise Türk hukukunun uygulanacağını belirtir. Bu basamaklı yapı, aynı olayda esasla tedbirin farklı hukuklara tabi olabileceği anlamına gelir.
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hüküm doğurması
Yurt dışında verilmiş bir karar Türkiye’de kendiliğinden sonuç doğurmaz ve iki ayrı yol vardır. Aynı Kanunun m.50 hükmü, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesini yetkili Türk mahkemesince tenfiz kararı verilmesine bağlar. Karar icra edilmeyecek, yalnız kesin delil veya kesin hüküm olarak kullanılacaksa yol tanımadır: m.58, yabancı ilâmın kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesini, ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlar ve tanımada karşılıklılık şartının uygulanmayacağını belirtir. Hangi yolun seçileceği kararın Türkiye’de ne için kullanılacağına göre değişir.
Hangi aşamada ne yapıyoruz
Süreci hem idari aşamada hem yargı aşamasında birlikte ele alıyoruz: izin başvurularının ve uzatmaların hazırlanması, ret ve iptal kararlarının gerekçesinin incelenmesi, sınır dışı ve idari gözetim kararlarına karşı süresinde başvuru, giriş yasağı ve tahdit kaydının kaldırılması talepleri ile yabancılık unsuru taşıyan aile ve miras uyuşmazlıklarının yürütülmesi. Aşamaların birbirini beslemesi, ilk başvuruda kurulan çerçevenin sonraki bütün adımları bağlamasından ileri gelir.
Bu alanda ele aldığımız işler
İkamet ve Kalış Statüsü
- İkamet izni başvuruları, yenileme ve tür değişikliği
- İkamet izni ret, iptal ve uzatmama kararlarına karşı iptal davaları
- Aile ikamet izni ve Türk vatandaşıyla evli yabancının başvurusu
- Vize ihlali ve süre aşımına bağlı idari para cezası süreçleri
Çalışma İzni
- Çalışma izni başvurusu ve uzatma sürecinin yürütülmesi
- Çalışma izni ret ve iptal kararlarına karşı başvurular
- İşverenin çalışma izni yükümlülükleri ve idari yaptırımlar
- Turkuaz Kart başvurusu ve şartlarının değerlendirilmesi
Sınır Dışı, İdari Gözetim ve Giriş Yasağı
- Sınır dışı (deport) kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası
- Sınır dışı kararının sebepleri ve istisnalarının değerlendirilmesi
- İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru
- Geri gönderme merkezindeki sürecin ve sürelerin denetimi
- Giriş yasağı ve tahdit kodunun kaldırılması başvuruları
Uluslararası Koruma
- Uluslararası koruma (iltica) başvurusu ve statünün belirlenmesi
- Uluslararası koruma başvurusunun reddine karşı başvuru yolları
Türk Vatandaşlığı
- İstisnai yoldan Türk vatandaşlığı başvurusunun hazırlanması
- Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusu süreçleri
- Taşınmaz yatırımı yoluyla vatandaşlık sürecinin hukuki takibi
- Vatandaşlık başvurusunun reddine karşı iptal davası
- Mavi Kart işlemleri ve buna bağlı hakların değerlendirilmesi
Yabancılık Unsuru Taşıyan Uyuşmazlıklar
- Yabancı uyruklu eşle boşanmada uygulanacak hukukun belirlenmesi
- Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi
- Yabancılık unsuru taşıyan miras ilişkileri
- Yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin hukuki değerlendirme
- Apostil ve yabancı resmî belgelerin Türkiye’de kullanılması
Sık sorulan sorular
- Yabancılar hukukunda hangi başvuru hangi kanuna tabi?
- Tek bir kanun yoktur ve hangi kanunun uygulandığı süreyi de mercii de değiştirir. Kalış statüsü, sınır dışı etme ve uluslararası koruma Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda düzenlenir; ikamet iznini bu Kanunun m.19 hükmü kurar. Çalışma izni ayrı bir kanuna tabidir: Uluslararası İşgücü Kanunu m.6, çalışma izninin Bakanlıkça verileceğini düzenler. Vatandaşlığın kazanılması Türk Vatandaşlığı Kanununun konusudur. Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk ilişkilerinde ise Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uygulanır. Dosyanın ilk adımı, talebin bu dört rejimden hangisine girdiğinin belirlenmesidir.
- İkamet reddi, sınır dışı ve idari gözetim: üçü de aynı yere, aynı sürede mi başvurulur?
- Hayır; üçü üç ayrı rejime tabidir ve bu ayrım bu alanın en kritik usul noktasıdır. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53, sınır dışı etme kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulacağını düzenler. Aynı Kanunun m.57 hükmü ise idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulacağını belirtir; başvuru idari gözetimi durdurmaz, hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. İki karar çoğu zaman birlikte tebliğ edildiğinden, biri için başvurulmuş olması diğerini kapsamaz. Buna karşılık ikamet izni reddi gibi kanunda ayrı süre gösterilmeyen işlemlerde İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7’nin altmış günlük genel süresi işler.
- İkamet izni çalışma hakkı verir mi?
- Vermez. Uluslararası İşgücü Kanunu m.6, bu Kanun kapsamındaki yabancıların çalışma izni olmaksızın Türkiye’de çalışmalarının veya çalıştırılmalarının yasak olduğunu düzenler; çalışma izni Bakanlıkça verilir. İkamet izni yalnız kalışın hukuki dayanağını oluşturur. Aynı madde, diğer kanunlarda ya da Türkiye’nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı anlaşmalarda çalışma izni almadan çalışabileceği belirtilen yabancıları bu kuralın dışında tutar.
- Yurt dışında verilen bir karar Türkiye’de nasıl hüküm doğurur: tanıma mı, tenfiz mi?
- Seçim, kararın Türkiye’de ne için kullanılacağına bağlıdır. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesini yetkili Türk mahkemesince tenfiz kararı verilmesine bağlar. Karar icra edilmeyecek, yalnız kesin delil veya kesin hüküm olarak kullanılacaksa yol tanımadır: aynı Kanunun m.58 hükmü, bunu ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlar ve tanımada karşılıklılık şartının uygulanmayacağını belirtir.