Çalışma Alanı
Miras Hukuku
Mirasçılık ve saklı pay, vasiyetname ve miras sözleşmesi, mirasın reddi, terekenin paylaşılması ve mirastan mal kaçırma uyuşmazlıklarında danışmanlık ve temsil.
Mirasçı kimdir, payınız nasıl belirlenir?
Bir miras uyuşmazlığında ilk soru paylaşımın nasıl yapılacağı değil, kimin mirasçı olduğudur. TMK m.495 birinci derece mirasçıların mirasbırakanın altsoyu olduğunu, çocukların eşit olarak mirasçı olduğunu ve mirasbırakandan önce ölmüş çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının aldığını düzenler. Bu son cümle, uzun yıllar intikal yapılmamış dosyalarda mirasçı sayısının neden dallanarak büyüdüğünü açıklar: aradaki her ölüm, payı bir sonraki kuşağa bölerek aktarır.
Sağ kalan eşin durumu ayrı bir kuralla belirlenir. TMK m.499, sağ kalan eşin birlikte bulunduğu zümreye göre mirasçı olacağını düzenler; yani eşin payı tek başına sabit bir oran değildir, yanında hangi zümrenin bulunduğuna göre değişir. Evlâtlığın konumunu ise TMK m.500 kurar: evlâtlık ve altsoyu evlât edinene kan hısımı gibi mirasçı olur, evlâtlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder; buna karşılık evlât edinen ve hısımları evlâtlığa mirasçı olmaz. Bağ bu maddede tek yönlüdür.
Mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki tasarruf serbestisi sınırsız değildir. TMK m.505, mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakanın mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabileceğini; bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında tasarruf edebileceğini düzenler. Saklı pay bu yüzden yalnız bir hesap kalemi değil, tasarruf yetkisinin sınırıdır.
Vasiyetname ve miras sözleşmesi
Mirasbırakan iradesini nasıl açıkladıysa, o iradenin ayakta kalıp kalmayacağı da büyük ölçüde oradan belirlenir. TMK m.531 vasiyetin resmî şekilde, mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabileceğini düzenler. El yazılı vasiyetnamede kanun biçimi ayrıntısıyla belirler: TMK m.538, vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olmasını zorunlu tutar; aynı madde vasiyetnamenin saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabileceğini de söyler.
Miras sözleşmesi vasiyetnameden farklı bir rejime tabidir. TMK m.545, miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesini arar; tarafların arzularını resmî memura aynı zamanda bildirmeleri ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalamaları gerekir. Sözleşmeden dönüşün kuralı da ayrıdır: TMK m.546, miras sözleşmesinin tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabileceğini, buna karşılık tek taraflı ortadan kaldırmanın ancak mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışın ortaya çıkması hâlinde ve vasiyetnameler için öngörülen şekillerden biriyle yapılabileceğini düzenler.
Ölüme bağlı tasarrufun iptali ve tenkis
Elinizde lehinize olmayan bir vasiyetname varsa, önünüzde birbirinden ayrı iki yol bulunur ve hangisinde olduğunuz talebinizi baştan belirler. TMK m.557 iptal sebeplerini sayar: tasarrufun mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olması, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, içeriğinin veya bağlandığı koşulların hukuka ya da ahlâka aykırı olması ve kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması. İptal davası tasarrufun kendisini hedef alır.
Tenkis ise tasarrufu ayakta bırakıp sınırına çeker. TMK m.560, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçıların, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebileceğini düzenler. İki yolun süre rejimi de birbirinden ayrıdır ve ikisi de hak düşürücüdür: TMK m.559 iptal davası, TMK m.571 tenkis davası için süreleri belirler. Aynı iki madde bir ortak imkânı da tanır; hükümsüzlük ve tenkis iddiası, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Dava hakkı düşmüş bir mirasçının elinde hâlâ bir savunma bulunabilmesinin sebebi budur.
Mirasın açılması, mirasçılık belgesi ve terekenin korunması
Miras hukukunda zaman ve yer, çoğu talebin önünde duran iki teknik sorudur. TMK m.575 mirasın mirasbırakanın ölümüyle açıldığını ve mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar ile paylaştırmaların terekenin ölüm anındaki durumuna göre değerlendirileceğini düzenler. Yer bakımından TMK m.576, mirasın malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılacağını; tasarrufların iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davalarının bu yerleşim yeri mahkemesinde görüleceğini söyler. HMK m.11 bu yetkiyi usul tarafından pekiştirir ve ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesinin bu davalarda kesin yetkili olduğunu belirtir; aynı madde mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davalarında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesini de yetkili sayar.
Mirasçılık sıfatının belgelenmesinde kanun iki kanal tanır, ama ikisi aynı kapsamda değildir. TMK m.598, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceğini düzenler. Atanmış mirasçı ya da vasiyet alacaklısı bakımından ise madde yalnız sulh mahkemesinden söz eder ve belgeyi bir itiraz süresinin geçmesine bağlar. Aynı madde belgenin kesinliğini de sınırlar: mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.
Terekenin korunması ayrı bir başlıktır ve mirasçının istemini beklemek zorunda değildir. TMK m.589, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli bütün önlemleri alacağını; bu önlemlerin özellikle terekedeki mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkin olduğunu düzenler. Aynı madde giderlerin kimin üzerinde kalacağını da ayırır: başvuru üzerine alınan önlemlerde başvuran, hâkimin re’sen karar verdiği hâllerde Devlet.
Mirasın reddi ve tereke borçlarından sorumluluk
Terekenin borca batık olduğunu düşünüyorsanız, sorunuz paylaşım değil sorumluluktur. TMK m.641 çıkış noktasını açıkça kurar: mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar. Bu sorumluluktan kurtulmanın kanuni yolu rettir. TMK m.605 yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebileceğini düzenler; aynı madde bir de kendiliğinden sonuç bağlar: ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır.
Ret bir süreye bağlıdır ve uygulamada sürenin ne zaman işlemeye başladığı çoğu kez sürenin uzunluğundan daha tartışmalıdır. TMK m.606, mirasın üç ay içinde reddolunabileceğini; bu sürenin yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için ise mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlayacağını düzenler. Reddin biçimini de kanun belirler: TMK m.609 uyarınca ret, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve kayıtsız ile şartsız olması gerekir.
Terekenin paylaşılması ve ortaklığın giderilmesi
Birden çok mirasçı varsa, paylaşım gerçekleşene kadar aranızda kanunun kurduğu bir ortaklık bulunur. TMK m.640, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geldiğini; mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olduklarını ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ettiklerini düzenler. Tek bir mirasçının tek başına işlem yapamamasının sebebi budur. Aynı madde bir çıkış da bırakır: mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.
Ortaklığı sona erdirme hakkı süreye bağlı değildir. TMK m.642, mirasçılardan her birinin, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebileceğini; terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebileceğini düzenler. Ara bir yol da vardır: TMK m.644, bir mirasçının istemi üzerine sulh hâkiminin elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verebileceğini düzenler ve bunu diğer mirasçıların itirazına bağlar. Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme ise HMK m.4 uyarınca, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesidir.
Paylaşım mahkeme dışında da yapılabilir, ama şekle bağlıdır. TMK m.676, mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmesinin mirasçıları bağladığını ve geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmasına bağlı olduğunu düzenler. Miras payının devrinde ise kanun ikili bir ayrım kurar: TMK m.677, mirasçılar arasındaki devir sözleşmesinin yazılı şekle, bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı sözleşmenin ise noterlikçe düzenlenmesine bağlı olduğunu belirtir ve ekler; bu sözleşme üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez, yalnız paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın verilmesini isteme hakkı sağlar. Aile konutu bakımından ayrı bir imkân vardır: TMK m.652, eşlerden birinin ölümü hâlinde sağ kalan eşin, tereke malları arasındaki ev eşyası veya birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebileceğini düzenler.
Mirastan mal kaçırma ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı bir devrin adı ile gerçeği ayrışabilir. TBK m.19, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağını düzenler. Tapuda satış olarak görünen bir işlemin gerçekte bağış olup olmadığı sorusu buradan doğar; mirastan mal kaçırma iddiasının hukuki zemini de budur. Aynı madde bir sınır çizer: borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış üçüncü kişiye karşı işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.
Devir bir bakım vaadine dayandırılmışsa, ayrı bir sözleşme tipiyle karşı karşıyasınız. TBK m.611 ölünceye kadar bakma sözleşmesini, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. Bu sözleşmenin şekli ağırdır: TBK m.612, sözleşmenin mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmayacağını düzenler. Devletçe tanınmış bir bakım kurumunca yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılan sözleşmelerde ise yazılı şekil yeterlidir. Bakım vaadinin gerçekten yerine getirilip getirilmediği ile şekle uyulup uyulmadığı, bu devirlere yöneltilen istemlerin iki ayrı ekseni olur.
Bu alanda ele aldığımız işler
Mirasçılık ve Miras Payları
- Mirasçılık belgesinin (veraset ilamı) alınması
- Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davası
- Yasal miras paylarının tespiti ve hesaplanması
- Evlâtlığın mirasçılığından doğan uyuşmazlıklar
Ölüme Bağlı Tasarruflar
- Vasiyetname düzenlenmesi ve tevdi işlemleri
- Miras sözleşmesi düzenlenmesi
- Mirastan feragat sözleşmesi
- Mirasçılıktan çıkarma (ıskat) ve çıkarmanın iptali davası
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlenmesi
İptal ve Tenkis Davaları
- Vasiyetnamenin iptali davası
- Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davası
- Tenkis davası ve saklı payın korunması
- Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) nedeniyle tapu iptali ve tescil
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali davası
- Denkleştirme (mirasta iade) davası
Terekenin Tespiti ve Korunması
- Terekenin tespiti davası
- Terekenin resmî defterinin tutulması istemi
- Miras ortaklığına temsilci atanması istemi
- Terekenin resmen yönetilmesi ve koruma önlemleri
Mirasın Reddi ve Tereke Borçları
- Mirasın reddi (reddi miras) başvurusu
- Mirasın hükmen reddi davası
- Tereke borçlarından sorumluluğa ilişkin uyuşmazlıklar
Paylaşım ve Ortaklığın Giderilmesi
- Miras taksim (paylaşma) sözleşmesinin düzenlenmesi ve iptali
- Mirasın paylaştırılması davası
- Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi
- Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası
- Miras payının devri sözleşmesi
- Miras sebebiyle istihkak davası
- Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi istemi
- Tapu intikal (tescil) işlemleri
Sık sorulan sorular
- Mirasçılık belgesini noterden mi, mahkemeden mi almalıyım?
- TMK m.598 iki kanalı da tanır, ama aynı kapsamda değildir. Yasal mirasçı oldukları belirlenenlere belge sulh mahkemesince veya noterlikçe verilir. Mirasçı atamaya ya da vasiyete ilişkin ölüme bağlı bir tasarrufa dayanıyorsanız madde yalnız sulh mahkemesinden söz eder ve belgeyi bir itiraz süresinin geçmesine bağlar.
- Mirası reddetmek için süre ne zaman işlemeye başlar?
- TMK m.606 mirasın üç ay içinde reddolunabileceğini düzenler. Sürenin başlangıcı mirasçının sıfatına göre değişir: yasal mirasçılarda, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarih; vasiyetname ile atanmış mirasçılarda ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarih esas alınır.
- Terekenin borca batık olduğu belliyse yine de ret başvurusu yapmam gerekir mi?
- TMK m.605 bu durumda kendiliğinden bir sonuç bağlar: ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Bu, mirasçıların tereke borçlarından TMK m.641 uyarınca müteselsilen sorumlu olması kuralının karşısındaki temel istisnadır.
- Vasiyetnamenin iptali ile tenkis davası arasındaki fark nedir?
- İptal davası tasarrufun kendisini hedef alır; TMK m.557 sebepleri sayar (tasarruf ehliyetinin bulunmaması, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama, hukuka ya da ahlâka aykırılık, şekle aykırılık). Tenkis ise tasarrufu ayakta bırakıp sınırına çeker: TMK m.560, saklı payının karşılığını alamayan mirasçının, tasarruf edilebilir kısmı aşan tasarrufların tenkisini dava edebileceğini düzenler.
- Dava açma süresini kaçırdıysam tenkis talebimi hiç ileri süremez miyim?
- Süreler hak düşürücüdür ve TMK m.559 ile m.571 bunları ayrı ayrı belirler. Ancak iki madde de bir imkân saklı tutar: hükümsüzlük ve tenkis iddiası, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Bu nedenle dava hakkı düşmüş bir mirasçının elinde savunma olarak kullanılabilecek bir hak kalabilir.
- Miras davaları hangi yer mahkemesinde açılır?
- TMK m.576 mirasın mirasbırakanın yerleşim yerinde açılacağını ve tasarrufların iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ile miras sebebiyle istihkak davalarının bu mahkemede görüleceğini düzenler. HMK m.11 bu yetkiyi kesin yetki olarak belirler. Aynı madde bir istisna tanır: mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davalarında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
- Ortaklığın giderilmesi davası hangi mahkemede görülür?
- HMK m.4, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin göreceğini düzenler. Ortaklığa son vermenin bir diğer yolu TMK m.644’teki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istemidir.