
Hesaplama Araçları
Nafaka Hesaplama
İki soruya da tek araçtan cevap: çocuğun gideri ve tarafların gelir payına göre tahmini nafaka tutarı (TMK m.330/1); kararınızda yıllık endeks artışı varsa yeni tutar (TMK m.176). Sayılar sizin girdiğinizden türetilir.
Çocuğun gideri ve tarafların gelir payına göre tahmini tutar (TMK m.330/1).
Bu hesap neye dayanıyor?
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.
Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Hesap, kanunun adıyla saydığı iki değişkeni birleştirir: çocuğun ihtiyaçları (girdiğiniz giderler) ve ödeme güçleri(girdiğiniz iki gelirin oranı). Sabit bir yüzde kullanılmaz.
Gider tabanı: TÜİK, Hanehalkı Tüketim Harcaması, 2025 (Haber Bülteni sayı 58010, 02.06.2026) — eşdeğer fert başına aylık ortalama tüketim harcaması. Çocuk payı, aynı tablonun dipnotunda adı verilen düzeltilmiş OECD ölçeğinin 14 yaş altı ağırlığıyla (0,3) alınmıştır. Dönem: 2025.
Sonuç tahminidir, hüküm değildir. Nafaka miktarı hâkimin takdirindedir (TMK m.4); kiracılık, kronik hastalık, çocuğun özel durumu, tarafların yaşam düzeyi gibi dosyaya özgü unsurlar sonucu değiştirir. Bu yüzden tek bir rakam değil, ±%10’luk bir bant gösterilir.
Bu araç neyi yapmaz?
- Nafaka miktarını BELİRLEMEZ — gösterdiği band bir tahmindir. Türk hukukunda nafakanın sabit bir formülü veya yüzde oranı yoktur; miktarı, kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre takdir eder (TMK m.4; malî güç m.175, ödeme gücü m.330).
- Çocuğun giderini sizin adınıza takdir etmez — önden gelen taban TÜİK’in ülke ortalamasıdır (2025 dönemi), sizin dosyanızın rakamı değildir; üzerine kendi rakamınızı yazmanız beklenir.
- Emsal kararlardan ortalama veya oran TÜRETMEZ — vakalar tek tek, künyesiyle gösterilir; Yargıtay çoğunlukla temyiz edilen (yani itiraza uğramış) tutarı gördüğü için onlardan bant çıkarmak yanıltıcı olurdu.
- Davanın sonucunu ya da kazanma ihtimalini tahmin etmez.
- Kusur oranını belirlemez — kusurun varlığı ve derecesi mahkemenin değerlendirmesine tabidir.
- Somut delilleri veya tarafların gerçek gelir-giderini değerlendirmez.
Bu araç, girdiğiniz gelir ve gider bilgilerinden TMK m.330/1’in saydığı ölçütlerle TAHMİNİ bir iştirak nafakası bandı hesaplar; nafaka miktarını belirlemez ve mahkeme kararının yerine geçmez. Gider tabanı TÜİK ortalamasından gelir, hâkimin takdiri değildir. Nafakanın türü, koşulları ve miktarı; somut olaya, tarafların ekonomik durumuna, kusura ve delillere göre mahkemece takdir edilir (TMK m.4). Bağlayıcı bir değerlendirme için bir avukata danışınız.
Endeks verisi: TÜİK, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE, 2003=100) Haber Bültenleri — yıllık ve on iki aylık ortalama değişim oranları. Seride en yeni ay: 2026-08. Daha yeni bir ay için oranı elle girebilirsiniz.
Son veri kontrolü:Dayanak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
Nafaka ne kadar olur? Formülü yoktur, ölçütleri vardır
İnternette dolaşan “maaşın yüzde 15’i”, “yüzde 25’i” gibi hazır oranların kanunda karşılığı yoktur. Türk Medeni Kanunu miktarı bir orana değil, hâkimin somut olaydaki takdirine bağlar; takdirin sınırlarını da ölçütlerle çizer. Bu araç bu yüzden hazır bir oran uygulamaz: tutar kipinde kanunun adıyla saydığı iki değişkeni (çocuğun gideri ile tarafların ödeme gücü — TMK m.330/1) sizin girdiğiniz rakamlarla birleştirir; artış kipinde oranı kendi kararınızdan alır. Üretilen sayı her hâlde bir tahmindir: hükmü mahkeme kurar.
Yargıtay, yoksulluğun nasıl ölçüleceğini şöyle belirler:
“Yoksulluk durumu; günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları birlikte değerlendirilerek takdir edilmelidir.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/3096, K. 2014/4000, T. 13.03.2014 — bozma)
Dört nafaka türü, dört ayrı dayanak
| Tür | Ne zaman | Dayanak |
|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Dava süresince veya birlikte yaşamaya ara verildiğinde | TMK m.169, m.197 |
| Yoksulluk nafakası | Boşanmadan sonra eşe | TMK m.175, m.176 |
| İştirak nafakası | Çocuk için, velâyet kendisine verilmeyen eşten | TMK m.182, m.327-331 |
| Yardım nafakası | Altsoy, üstsoy ve kardeşler arasında | TMK m.364 |
Yoksulluk nafakasında ölçüt
TMK m.175 şöyledir: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” Buradan üç ölçüt çıkar: talep edeninyoksulluğa düşecek olması, kusurunun daha ağır olmamasıve miktarın yükümlünün malî gücü oranında belirlenmesi. Yükümlünün kusurlu olması ise şart değildir.
İştirak nafakasında ölçüt
Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eş bakımından TMK m.182 açıktır: “Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.” Ölçüt ikilidir —çocuğun ihtiyacı ve yükümlünün gücü. Aynı madde, hâkimin istem hâlinde bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabileceğini de öngörür.
Nafaka ödenmezse ne olur?
İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsinekarar verilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurulur.
Miktar sonradan değişebilir
Nafaka kararı kalıcı bir rakam değildir. TMK m.176’ya göre tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir. Aynı madde, irat biçimindeki nafakanın alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkacağını; evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılacağını düzenler.
Yukarıdaki hesap neye dayanıyor?
Nafakanın ne kadar olacağı hesaplanamaz; ama mahkeme kararınız“her yıl … oranında artırılmasına” biçiminde bir endeksöngörmüşse, yeni tutarın bulunması artık takdir değil aritmetiktir. Sayfanın başındaki araç yalnız bunu yapar: tutarı ve oranı siz kendi kararınızdan girersiniz, araç yıl yıl uygular. Dayanağı şu iki fıkradır:
Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Endeksi bu araç seçmez. TMK m.176 bir endeks adı vermez; yalnız “tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre” der. Uygulanacak endeks ve orankararınızda yazandır (uygulamada çoğu kez Yİ-ÜFE, bazen TÜFE). Kararınızda böyle bir kayıt yoksa artış kendiliğinden işlemez; TMK m.176/4 uyarıncaartırım davası açılması gerekir.
- Kararda endeks öngörülmemişse artış kendiliğinden işlemez; TMK m.176/4 uyarınca artırım davası açılması gerekir.
- Kararda yazan endeks TÜFE ise oranı TÜFE bülteninden almalısınız; bu araç oranı sizin girdiğiniz değerden hesaplar.
- Birikmiş (geçmiş yıllara ait) alacağın tahsili, faiz ve zamanaşımı bu aracın dışındadır.
- Nafakanın kaldırılması veya azaltılması sebepleri (TMK m.176/3) hesaba katılmaz.
Bu araç ne yapar, ne yapmaz
- Yapar — tutar kipi: TMK m.330/1’in saydığı iki ölçütü (çocuğun ihtiyaçları ile ana-babanın ödeme güçleri) girdiğiniz rakamlarla birleştirip tahmini bir iştirak nafakası bandı gösterir. Çocuğun gider tabanı TÜİK ortalamasından önden gelir; kendi rakamınızı yazmanız beklenir.
- Yapar — artış kipi: kararınızda zaten bir artış endeksi varsa, girdiğiniz tutar ve oran üzerinden yeni aylık nafakayı yıl yıl hesaplar (TMK m.176/4-5). Oranı TÜİK Yİ-ÜFE bültenlerinden getirir, ama kararınız başka bir endeks diyorsa elle girmenize izin verir.
- Yapmaz: nafaka miktarını belirlemez — gösterdiği band bir tahmindir, mahkeme kararının yerine geçmez. Hazır bir yüzde uygulamaz, çocuğun giderini sizin adınıza takdir etmez, emsal kararlardan ortalama veya oran türetmez, kazanma ihtimali vermez, taraflara puan biçmez, sizin adınıza oran veya endeks takdir etmez, birikmiş alacağı ve faizi hesaplamaz.
- Neden bu ayrım: miktar hâkimin takdirindedir ve tarafların ekonomik-sosyal durumu, çocuğun yaşı ve ihtiyaç düzeyi, yaşam tarzları gibi dosyaya özgü unsurlara dayanır (TMK m.4). Bu yüzden tutar kipinin çıktısı bir kesinlik iddiası değil, ölçütlerin sizin rakamlarınıza uygulanmış hâlidir. Artış kipi ise takdir alanının tümüyle dışındadır: orada sayı bizim tahminimizden değil, kararın kendisinden gelir.
Sıkça Sorulan Sorular
- Nafaka nasıl hesaplanır, sabit bir formülü var mı?
- Türk hukukunda nafakanın sabit bir formülü veya yüzde oranı yoktur. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Miktar; yoksulluk nafakasında yükümlünün malî gücü (TMK m.175), iştirak nafakasında ise çocuğun ihtiyaçları ile ana-babanın ödeme güçleri (TMK m.330) ölçüt alınarak mahkemece belirlenir. Bu nedenle "maaşın %15-25'i" gibi hazır oranlar yanıltıcıdır.
- 40.000 TL maaş alan ne kadar nafaka öder?
- Kanun maaşa bağlı bir oran vermez; "net gelirin %15-30'u" gibi rakamlar kanuni değil, internette dolaşan yaklaşıklıklardır. İştirak nafakasında TMK m.330/1 ölçütleri adıyla sayar: "Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir." Yani gelir tek başına değil, çocuğun somut gideriyle ve diğer tarafın geliriyle birlikte tartılır; velâyet kendisine verilmeyen eş bu giderlere "gücü oranında" katılır (TMK m.182). Aynı maaşı alan iki kişi, çocuk sayısı, çocuğun ihtiyaç düzeyi ve karşı tarafın geliri farklıysa farklı nafaka öder. Sayfanın başındaki araç bu iki değişkeni sizin girdiğiniz rakamlarla birleştirir; ürettiği sayı bir tahmindir, hükmü mahkeme kurar.
- Uzun süren bir evlilikte nafaka ne kadar olur, evlilik süresi miktarı belirler mi?
- Kanun evlilik süresine bağlı bir ölçek öngörmez. TMK m.175 yoksulluk nafakasını üç ölçüte bağlar: talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması, kusurunun daha ağır olmaması ve miktarın yükümlünün "malî gücü oranında" belirlenmesi. Süre bu üç ölçütün hiçbiri değildir. Uzun evlilik dolaylı olarak etkili olabilir, çünkü Yargıtay yoksulluğun "günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları birlikte değerlendirilerek" takdir edilmesini arar; uzun bir evlilikte kurulmuş yaşam düzeyi bu değerlendirmeye girer. Ama bu bir formül değil, TMK m.4 uyarınca hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre kullandığı takdir yetkisidir.
- Boşanmış bir kadın ne kadar nafaka alır?
- Kanun bu soruyu cinsiyete göre kurmaz. TMK m.175 "kadın" değil "taraf" der: "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." Yoksulluk nafakasını, şartları taşıyan eş — kadın ya da erkek — isteyebilir; belirleyici olan cinsiyet değil, yoksulluğa düşme ve kusur durumudur. Miktar da bir orandan değil, karşı tarafın malî gücünden çıkar. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ise ayrı bir kalemdir ve TMK m.330 ölçütlerine tâbidir.
- Kaç çeşit nafaka vardır?
- Dört tür bulunur: boşanma/ayrılık davası süresince veya birlikte yaşamaya ara verildiğinde ödenen tedbir (geçici) nafakası (TMK m.169, m.197); boşanma sonrası eşe ödenen yoksulluk nafakası (TMK m.175); çocuk için ödenen iştirak nafakası (TMK m.182, m.327-330); ve akrabalar arasındaki yardım nafakası (TMK m.364).
- Yoksulluk nafakasının şartları nelerdir?
- Talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir; nafaka, diğer tarafın malî gücü oranında ve süresiz olarak istenebilir (TMK m.175). Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Kusurun varlığı ve derecesini mahkeme değerlendirir.
- İştirak (çocuk) nafakasını kim öder, kim isteyebilir?
- İştirak nafakasını, velâyet kendisine verilmeyen eş öder; bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182). Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m.329). Ana-babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına, eğitimi sürüyorsa eğitimin sonuna kadar devam eder (TMK m.328).
- Nafaka miktarı sonradan artırılabilir veya azaltılabilir mi?
- Evet. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir (TMK m.176). Çocuk nafakasında da durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331).
- Nafaka ödenmezse ne olur, hapis cezası var mı?
- İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Bu bir hapis cezası değil, ödemeye zorlama tedbiridir: hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması hâlinde ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurulur.
- Yoksulluk nafakası hangi hâllerde sona erer?
- TMK m.176 iki ayrı yol öngörür. İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde ise nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Yani bu hâllerde dava açmak gerekir.
- Bu araç bana bir TL tutarı verecek mi?
- Evet — iki kipte de bir TL sayısı görürsünüz, ama ikisinin statüsü farklıdır ve bu ayrım bilinçlidir. TUTAR kipinde gördüğünüz sayı bir TAHMİNDİR: araç, TMK m.330/1'in adıyla saydığı iki ölçütü (çocuğun ihtiyaçları ile ana-babanın ödeme güçleri) sizin girdiğiniz rakamlarla birleştirir. Hazır bir yüzde uygulamaz, çünkü kanunda oran yoktur; hâkim dosyaya özgü unsurları değerlendirerek takdir eder (TMK m.4). Yani bu sayı mahkemenin hükmedeceği miktar değil, ölçütlerin sizin rakamlarınıza uygulanmış hâlidir. ARTIŞ kipinde ise sayı tahmin bile değil ARİTMETİKTİR: "kararımda her yıl endeks oranında artış yazıyor, yeni tutar ne olur?" sorusunun cevabı takdire bağlı değildir; tutarı ve oranı kendi kararınızdan girersiniz, araç yıl yıl uygular (TMK m.176/4-5). Hiçbir kipte oran veya endeks sizin adınıza takdir edilmez.
- Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?
- Kendiliğinden artmaz. Artış, ancak mahkeme kararında öngörülmüşse işler: TMK m.176/5 uyarınca hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir ve uygulamada bu çoğu kez "her yıl endeks oranında artırılmasına" biçiminde hükme bağlanır. Kararınızda böyle bir kayıt yoksa artış için TMK m.176/4 uyarınca nafaka artırım davası açmanız gerekir. Kanun bir endeks adı vermez; hangi endeksin uygulanacağını karar belirler.