Ceza Hukuku

Nitelikli Yağma Suçu ve Cezası — TCK 149

Nitelikli yağma (TCK 149): silah, gece, konut, birden fazla kişi gibi ağırlaştırıcı hâller, 10-15 yıl ceza, teşebbüs ve çocukta indirim. Yürürlükteki madde metinleri ve birebir Yargıtay kararlarıyla.

18 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Neon tabelalı gece sokağı
İçindekiler 22

Kısa Cevap

Nitelikli yağma, yağma (gasp) suçunun TCK m.149’da sayılan ağırlaştırıcı hâllerden biriyle işlenmesidir: silahla, gece vakti, konutta, birden fazla kişiyle, mağdurun kendini savunamayacak durumda olması gibi. Cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Birden fazla ağırlaştırıcı hâl bir arada gerçekleşirse mahkeme temel cezayı alt sınırdan uzaklaştırarak ağırlaştırır. Davaya ağır ceza mahkemesi bakar.

Bu Durumda mısınız?

Bu yazı özellikle şu durumlardan birindeyseniz sizin için:

  • Hakkınızda basit yağmadan değil, nitelikli yağmadan (TCK 149) dava açıldı ve cezanın neden 10 yıldan başladığını anlamak istiyorsunuz.
  • İddianamede eylemin “silahla”, “geceleyin”, “konutta” ya da “birden fazla kişiyle” işlendiği yazıyor.
  • Kullanılan şey tabanca değil; bıçak, jilet, hatta bir şişe — bunun “silah” sayılıp sayılmayacağını merak ediyorsunuz.
  • Olay bir apartman girişinde / asansörde / işyeri eklentisinde geçti; bunun “konut” nitelikli hâline girip girmediğini bilmiyorsunuz.
  • Olayın saati güneş battıktan az sonraydı; “gece” sayılıp sayılmayacağı cezayı değiştiriyor.
  • Suça karışan kişi 18 yaşından küçük; çocuğa verilecek cezayı öğrenmek istiyorsunuz.

Aşağıdaki bilgiler geneldir; somut olayınızın (özellikle hangi bendin gerçekten oluştuğunun) değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız gerekir. Yağmanın temel tanımı, unsurları ve basit hâli için “Yağma Suçu ve Cezası” yazısına bakabilirsiniz.

Nitelikli Yağma Nedir?

Nitelikli yağma, yağmanın ağırlaştırılmış hâlidir. Yağma suçunun temeli TCK m.148’de düzenlenir (cebir veya tehditle bir malın alınması); m.149 ise bu suçun daha tehlikeli biçimlerde işlendiği durumları ayrıca ve daha ağır cezalandırır.

Mantık şudur: silahla korkutmak, gece karanlığından yararlanmak, bir kişinin evine girmek ya da topluca bastırmak, mağdurun direncini kırar ve tehlikeyi artırır. Kanun bu yüzden temel yağmanın 6-10 yıllık cezasını, nitelikli hâllerde 10-15 yıla çıkarır.

Sekiz ayrı ağırlaştırıcı hâl vardır (m.149/1’in a’dan h’ye bentleri). Bunlardan yalnızca biri yeterlidir; birden fazlası bir aradaysa ceza daha da artar (bkz. ceza nasıl ağırlaşır).

Dayandığı Kanun Maddeleri

Aşağıdaki metinler, Türk Ceza Kanunu’nun yürürlükteki (Resmî Gazete) lafzından birebir alınmıştır.

TCK m.149 — Nitelikli yağma

“(1) Yağma suçunun; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde, e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, h) Gece vaktinde, İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

“(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

İki nitelikli hâl için kanunun kendi tanımları vardır (TCK m.6):

“e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi, f) Silah deyiminden; 1. Ateşli silahlar, 2. Patlayıcı maddeler, 3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, 4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler, 5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler, … anlaşılır.”

Nitelikli Hâller Tek Tek

a) Silahla işlenmesi

“Silah” burada dar yorumlanmaz. TCK m.6’daki tanım gereği ateşli silahların yanında kesici/delici aletler ve hatta “fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler” de silah sayılır. Bu yüzden Yargıtay uygulamasında bıçak, jilet, av tüfeği, kuru-sıkı tabanca, hatta cam şişe silahtan sayılabilmektedir. Yani nitelikli yağma için ateşli/ruhsatlı silah şart değildir. Ancak salt silah taşımak yetmez: silahın fiilin işlenişinde kullanılıp mağdurda korku yaratması ve direncini kırması gerekir; olayda bulunan ama kullanılmayan silah bu bendi tek başına işletmez (kararlara bakınız).

Sık sorulan bir nokta: maket, oyuncak ya da kuru-sıkı tabanca silah sayılır mı? Bunlar gerçek bir ateşli silah olmasa da, mağdur onu gerçek sanıp korktuğunda tehdit unsuru oluşur ve eylem yağmaya dönüşür. Dahası Yargıtay, gerçeğe benzeyen ve “ilk bakışta silah olarak algılanan, korkutucu etkisi bulunan” bir plastik oyuncak tabancayı dahi nitelikli yağmanın silah bendi (m.149/1-a) kapsamında değerlendirmiştir (kararlara bakınız).

b) Kendini tanınmayacak hâle koyma

Failin maske takması, yüzünü gizlemesi bu bendi işletir. Önemli nüans: suç birden fazla kişiyle işleniyorsa, faillerden yalnızca birinin kendini tanınmayacak hâle koyması, bunu bilen tüm suç ortakları için bu nitelikli hâli uygulatmaya yeter.

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte

İki veya daha fazla kişinin fiili birlikte işlemesidir. Kalabalık, mağdurun direncini kırdığı için ağırlaştırıcı sayılır.

d) Yol kesme ya da konut, işyeri veya eklentileri

Yağmanın konutta, işyerinde ya da bunların eklentilerinde (müştemilatında) işlenmesidir. “Eklenti” ibaresi maddeye 28.06.2014’te (6545 sayılı Kanun) eklenmiştir; bu tarihten önceki olaylarda apartman girişi veya eklenti bu bende sokulamaz.

Uygulamada cezaevi koğuşu, orada tutulan mağdur yönünden “konut” sayılmış; apartmanın giriş kapısı ise konutun eklentisi kabul edilmiştir. Konut ya da işyerinin mağdura, sanığa veya üçüncü bir kişiye ait olması tek başına belirleyici değildir. Aranan, yağmanın mağdurun bulunduğu konut veya işyerinde işlenmesidir. Yağmanın tamamının orada geçmesi gerekmez; cebir/tehdidin ya da malın alınmasının birinin orada gerçekleşmesi yeterli olabilir.

Kanunda açıkça yazmayan yerler kıyasla genişletilemez. Yol kesme bakımından da yol üzerinde işlemek tek başına yeterli değildir: mağdurun geçişini bekleyip tasarlayarak önünü kesmek gerekir; yolda tesadüfen görüp önüne geçmek yol kesme sayılmaz (kararlara bakınız).

e) Savunamayacak durumdaki kişiye karşı

Mağdurun beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olması (küçük çocuk, hasta, engelli vb.).

f–g) Suç örgütünün gücü / örgüte yarar

İki ayrı bent, örgütle bağlantılı yağmayı ağırlaştırır: (f) var olan ya da var sayılan bir suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi; fail örgüt üyesi olmasa bile o örgütün ismini/korkusunu kullanıyorsa bent oluşabilir; (g) yağmanın bir suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla işlenmesi. Bu bentler özellikle haraç/koruma parası türü olaylarda gündeme gelir. Yargıtay (f) bendi için üç şart arar: (1) var olan ya da var sayılan bir suç örgütünün bulunması, (2) bu örgütün korku yaratmaya elverişli bir güce/ünvana sahip olması, (3) failin bu örgütün adını kullanarak korkutucu gücünden yararlanıp menfaat sağlaması. (g) bendinde ise failin örgüte yarar sağlamak kastıyla hareket etmesi aranır; eylem münferitse (yani örgüt faaliyeti kapsamında değilse) bu bent uygulanmaz. İki bent birbirini dışlamaz: (f) bir aracı tanımlar (“korkutucu güçten yararlanılarak”), (g) ise bir amacı (“yarar sağlamak maksadıyla”): araç ile amaç aynı eylemde bir arada bulunabilir. Nitekim Ceza Genel Kurulu, örgütün yöneticisi olan sanığın yağmayı örgütün korkutucu gücünden yararlanarak ve örgüte yarar sağlamak amacıyla işlediği olayda iki bendin birlikte uygulanmasını kabul etmiştir (kararlara bakınız).

h) Gece vaktinde

Burada “gece”, günlük anlamıyla değil, kanunun tanımıyla belirlenir: TCK m.6/1-e uyarınca gece, güneşin batmasından bir saat sonra başlar. Yani güneş battıktan hemen sonra işlenen bir yağma “gece” sayılmaz; aradan bir saat geçmesi gerekir. Bu tek saat, cezayı doğrudan etkileyen kritik bir ayrıntıdır — Yargıtay birçok kararı yalnızca bu nedenle bozmuştur (bkz.).

Birden Fazla Nitelikli Hâl Bir Arada: Ceza Nasıl Ağırlaşır?

Bir olayda birden çok ağırlaştırıcı hâl gerçekleşebilir — örneğin silahla, geceleyin ve konutta. Bu durumda ceza her bent için ayrı ayrı katlanmaz; ama mahkeme, temel cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşarak cezayı ağırlaştırır (hukuki terimiyle “teşdit”). Dayanağı TCK m.61’dir:

“(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.”

Pratik sonuç: tek nitelikli hâlde ceza 10 yıla yakın belirlenebilirken, silah + gece + konut gibi üç hâlin bir arada bulunması hâlinde mahkeme temel cezayı 12-13 yıl gibi daha yükseğe çeker. Somut örnekleri aşağıdaki kararlarda görebilirsiniz.

Yağma Sırasında Yaralama (TCK 149/2)

Yağma sırasında mağdur ağır biçimde yaralanırsa (kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri oluşursa), nitelikli yağma cezasına ek olarak ayrıca kasten yaralama hükümleri de uygulanır (TCK m.149/2). Yani yaralama, yağmanın içinde erimez; ayrı bir ceza doğurabilir.

Nitelikli Yağmaya Teşebbüs

Fail nitelikli yağmaya elverişli hareketlerle başlamış ama elinde olmayan nedenlerle (örneğin mal alınamadan yakalanarak) suçu tamamlayamamışsa teşebbüsten sorumlu olur; verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK m.35). Teşebbüs, nitelikli hâllerle birlikte uygulanır: örneğin silahla, birden fazla kişiyle, konutta ve geceleyin işlenen ama tamamlanamayan bir yağmada mahkeme hem m.149/1’in ilgili bentlerini hem de teşebbüs indirimini birlikte uygular (kararlara bakınız).

Önemli sınır: mal alınmışsa suç tamamlanmıştır; failin sonradan yakalanıp malın geri alınması teşebbüs saymaz. Teşebbüs, malın hiç ele geçirilememesi hâlinde gündeme gelir.

Çocuğun (Yaş Küçüklüğü) Nitelikli Yağma Suçu

Suça karışan çocuksa yaşına göre ceza değişir (TCK m.31). 12 yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur. 12-15 yaş arasında (algılama yeteneği varsa) cezanın yarısı indirilir. 15-18 yaş arasında cezanın üçte biri indirilir. Uygulamada, gece bıçakla telefon ve para alan bir suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağmadan (m.149/1-a-h) belirlenen ceza, yaş küçüklüğü (m.31/3) ve etkin pişmanlık indirimiyle kademe kademe düşürülmüştür (kararlara bakınız).

Çocuk davalarına çocuk ağır ceza mahkemesi bakar; sosyal inceleme raporu ve çocuğa özgü usuller devreye girer. Sonuç ceza yeterince inerse HAGB veya erteleme de gündeme gelebilir; bu eşik ve istisnalar için Yağmada HAGB, Erteleme ve İnfaz yazısına bakabilirsiniz.

Nitelikli Yağmanın Cezası

DurumDayanakSonuç
Nitelikli yağma (tek veya birden çok bent)TCK m.149/110 – 15 yıl hapis
Birden fazla nitelikli hâl bir aradaTCK m.61/4Temel ceza alt sınırdan uzaklaştırılarak ağırlaştırılır
Yağma sırasında (ağır) yaralamaTCK m.149/2Ayrıca kasten yaralama hükümleri
Teşebbüs (suç tamamlanamamış)TCK m.35Cezanın 1/4’ten 3/4’üne kadarı indirilir
Etkin pişmanlık (zararın giderilmesi)TCK m.168/3Ceza 1/2’ye ya da 1/3’e kadar indirilir
Malın değeri azTCK m.150/2Ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar indirilebilir
15-18 yaş (çocuk)TCK m.31/3Cezanın 1/3’ü indirilir

Bu aralık temel cezadır; sonuç ceza teşebbüs, etkin pişmanlık, yaş küçüklüğü, haksız tahrik ve takdiri indirim gibi hâllerle değişir. TCK m.61’e göre bu indirim/artırımlar belirli bir sırayla uygulanır (önce nitelikli hâller, sonra teşebbüs-iştirak, en sonda takdiri indirim). Malın değerinin az olması hâlinde uygulanan indirimin (m.150/2) koşulları için Yağmada Değer Azlığı (TCK 150) yazısına bakabilirsiniz.

Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Görevli mahkeme: Ağır Ceza. Yağma (ve dolayısıyla nitelikli yağma) davalarına ağır ceza mahkemesi bakar; yağma, 5235 sayılı Kanun m.12’de ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar arasında ismen sayılır. Ayrıca on yıldan fazla hapsi gerektiren suçlar da ağır ceza mahkemesinin görevindedir; nitelikli yağma (10-15 yıl) zaten bu kapsamdadır.

Dava zamanaşımı: 15 yıl. Nitelikli yağma, üst sınırı 20 yıldan az hapsi gerektirdiğinden dava zamanaşımı 15 yıldır (TCK m.66/1-d). Süre belirlenirken cezanın üst sınırı ve dosyadaki delillere göre nitelikli hâller esas alınır (TCK m.66/3-4).

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. İfade vermeden önce avukatla görüşün. Nitelikli yağma, alt sınırı 10 yıl olan bir ağır ceza suçudur; ilk ifade dosyanın seyrini belirler.
  2. Hangi bendin gerçekten oluştuğunu tartışın. Silah kullanımı, gece vakti ve konut veya eklenti niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
  3. Olayın saatini ve yerini belgeleyin. Güneşin batış saati (UYAP çizelgesi), kamera kaydı, olay yeri — “gece” ve “konut” bentleri bunlarla ayakta durur ya da çöker.
  4. Zararın giderilmesini değerlendirin. Etkin pişmanlık (iade/tazmin) nitelikli yağmada da cezayı ciddi biçimde düşürebilir; oranlar ve koşullar için Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık yazısına bakınız.
  5. Teşebbüs ve yaş küçüklüğünü inceleyin. Mal alınamadan olay bittiyse teşebbüs, fail çocuksa yaş indirimi gündeme gelir.

Yanlış Bilinenler ve Sık Yapılan Hatalar

  • “Silah yoksa nitelikli olmaz” — yanlış. Bıçak, jilet, hatta şişe silahtan sayılabilir; ayrıca gece/konut/birden fazla kişi gibi başka bentler silah olmadan da nitelikli yağma doğurur.
  • “Güneş battı, artık gecedir” — yanlış. Kanunen gece, batıştan bir saat sonra başlar; bu bir saat cezayı değiştirir.
  • “Apartman girişi konut sayılır” — koşullu. Eklenti ibaresi maddeye 2014’te eklendi; olay tarihine göre değişir.
  • “Maskeyi ben takmadım, beni bağlamaz” — yanlış. Ortaklardan birinin maske takması, bunu bilen tüm ortaklar için (b) bendini işletebilir.
  • “Birden çok nitelik varsa her biri ayrı ceza” — yanlış. Ceza katlanmaz; ama temel ceza alt sınırdan uzaklaştırılarak ağırlaşır (m.61/4).

Nitelikli Yağma Yargıtay Kararları

Aşağıdaki alıntılar, incelenen kararların metninden birebir alınmıştır. Taraf isimleri gizlenmiştir.

Silah geniş yorumlanır: bıçak ve tüfek silahtan sayılır.

“…sanıkların katılan ve mağdura silah sayılan bıçak ve tüfek ile korkutmak suretiyle cep telefonu ve 100,00 TL parasını almaları şeklindeki eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/16749, K. 2023/12181, T. 11.09.2023 — onama)

Jilet de silahtan sayılır; cezaevi koğuşu “konut” kabul edilir.

“Nitelikli yağma suçlarının gündüz vakti birden fazla kişi ile birlikte, cezaevinde tutuklu veya hükümlü bulunan mağdurlar yönünden konut sayılan koğuşta işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, yine … silahtan sayılan jiletle işlediği anlaşılan sanık hakkında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile de uygulama yapılması gerektiği…”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/25764, K. 2022/14612, T. 26.10.2022 — onama)

Maske (b bendi): ortaklardan biri maskeliyse, bunu bilen tüm ortaklar için uygulanır.

“İştirak halinde işlenen yağma suçunda faillerden yalnızca birinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması, bunu bilen tüm suç ortakları bakımından 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen nitelikli halin uygulanması için yeterli olduğu…”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/16749, K. 2023/12181, T. 11.09.2023 — onama)

Konut eklentisi (d bendi): “eklenti” 2014’te eklendi; apartman girişi konutun eklentisidir.

“TCK 149/1-d maddesine eklenen “eklenti” hükmünün 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği göz önüne alınarak; sanığın olay günü katılanın oturduğu apartmanın giriş kapısından içeri girip … bıçak çıkararak telefonu alıp uzaklaşması şeklinde gelişen olayda; yağma suçunun konutun eklentisinde işlendiği anlaşılmış olup…”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2016/5667, K. 2016/7253, T. 19.12.2016 — onama)

İşyeri (d bendi): yerin kime ait olduğu önemli değildir. Bent, “mağdurun konutu” ya da “mağdurun işyeri” demez. Ceza Genel Kurulu bunu açıkça saptamıştır:

“Suçun işlendiği konut veya işyeri mağdura ait olabileceği gibi, sanığa veya üçüncü bir kişiye de ait olabilir. Bentte mağdurun konut veya işyerinde bahsedilmediğinden, suçun konut veya işyeri niteliğine sahip bir yerde işlenmesi bu nitelikli halin uygulanması için yeterlidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2008/6-203, K. 2009/3, T. 27.01.2009 — yerel mahkemenin direnme hükmünün düzeltilerek onanması, oyçokluğu)

Bunun en uç örneğini Daire uygulamıştır: yağma sanığın kendi işyerinde işlenmişse bile (d) bendi uygulanır. Daire, yerel mahkemenin basit yağmadan (m.148/1) hüküm kurmasını hatalı bulmuş; ancak sanık aleyhine temyiz olmadığından bunu bozma nedeni yapmayıp eleştiriyle yetinmiştir:

“Oluş ve dosya içeriğine göre, yağma suçunun, sanığa ait işyerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 149/1-d maddesi yerine aynı Yasanın 148/1. maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/23106, K. 2015/42174, T. 01.07.2015 — onama; alıntılanan bölüm bozma değil, Dairenin eleştirisidir)

Yağmanın tamamının orada geçmesi de gerekmez. Aynı kararda Kurul, suçun mağdurun bulunduğu konut ya da işyerinde işlenmesini arar; bunun için de cebir/tehdidin ya da malın alınmasının birinin o yerde gerçekleşmesini yeterli sayar:

“Bu nitelikli halin gerçekleşebilmesi için, yağma suçunun mağdurun bulunduğu konut veya işyerinde işlenmesi, yani yağma suçunun araç hareketlerinden olan cebir veya tehdidin veya malın alınması unsurundan birinin konut veya işyerinde gerçekleştirilmiş olması yeterlidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2008/6-203, K. 2009/3, T. 27.01.2009 — yerel mahkemenin direnme hükmünün düzeltilerek onanması, oyçokluğu)

Bunun pratik bir sonucu daha var: yağma konutta ya da işyerinde işlendiğinde bu bileşik suç sayıldığından, faile ayrıca konut veya işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan ceza verilmez — Kurul bunu aynı kararda belirtmiştir.

2014 öncesi için not. Bu karar verildiğinde (d) bendi yalnızca konut ve işyerinden söz ediyor, eklentiyi anmıyordu. Kurul da bu nedenle, suçta ve cezada kanunilik ilkesine (TCK m.2/3) dayanarak apartman merdiveninde işlenen yağmayı (d) bendi dışında saymıştı. 6545 sayılı Kanun bende eklentileri de saydı (yürürlük 28.06.2014). Kararın eklentiye ilişkin bu sonucu, bu tarihten sonra işlenen suçlar bakımından geçerliliğini yitirmiştir; daha önce işlenen suçlarda ise fail lehine olan eski lafız uygulanmaya devam eder (TCK m.7/2). Yukarıdaki iki kabul (mülkiyetin önemsizliği ve unsurlardan birinin yeterliliği) ise değişiklikten etkilenmemiştir; 6545, bende “işyerinde” ibaresini aynen korudu ve hiçbir aidiyet şartı getirmedi.

Savunamayacak durumdaki kişiye karşı (e bendi) + gece (h bendi) birlikte.

“…nitelikli yağma eyleminin beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan çocuğa karşı, geceleyin saat 18.30’da gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesi aracılığı ile aynı Kanunun 149/1. maddesinin (e) bendi ile birlikte (h) bendinin de uygulanması gerektiği…”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2014/10671, K. 2017/1739, T. 01.06.2017 — düzeltilerek onama)

Gece, güneşin batmasından bir saat sonra başlar — bu bir saat cezayı değiştirir. Ceza Genel Kurulu, güneşin 20.16’da battığı, olayın 20.30’da işlendiği bir yağmada “gece” bendinin oluşmadığını belirlemiştir:

“…6. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan; “Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi” anlaşılır şeklindeki tanımdan da anlaşılacağı üzere olay günü gece vaktinin saat 21.16’dan itibaren başladığı, dolayısıyla sanık tarafından eylemin gündüz vakti olarak kabul edilen zaman diliminde gerçekleştirdiği…”

(İç tırnak TCK m.6/1-e tanımıdır; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/6-1555, K. 2013/48, T. 12.02.2013 — Başsavcılık itirazının reddi)

Gerçekleşmeyen bir nitelikli hâl temel cezanın gerekçesi yapılamaz. Aynı kararda Ceza Genel Kurulu, gece vakti hâli oluşmadığına göre temel cezanın yalnızca gerçekleşen iki nitelikli hâl gözetilerek yerel mahkemece yeniden belirlenmesi gerektiğini söylemiştir:

“Zira, kanun koyucu 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel ceza başta olmak üzere, hükmolunacak cezayı belirleme yetki ve görevini hakime, diğer bir ifadeyle yerel mahkemeye yüklemiştir. Dolayısıyla, silahla ve işyerinde gerçekleştirildiği anlaşılan yağma suçunda, eylemin gece vakti işlenmesine ilişkin nitelikli hal olmaksızın, diğer iki nitelikli hali gözönünde bulundurmak suretiyle temel cezanın ve buna bağlı olarak da sonuç cezanın yerel mahkemece belirlenmesi gerekmektedir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/6-1555, K. 2013/48, T. 12.02.2013 — Başsavcılık itirazının reddi)

Somut örnek — silah, birden fazla kişi, gece ve konut bir arada. Bir bekâr evine gece saat 02.30-03.00 sıralarında girip mağduru bıçakla tehdit ederek telefonunu ve parasını alan sanık hakkında yerel mahkeme m.149/1’in (a), (c), (d) ve (h) bentlerini birlikte uygulamıştır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, suç vasfı ve yaptırım yönünden bu uygulamayı hukuka uygun bulmuştur (hüküm, aleyhe temyiz olmadığı hâlde cezanın artırılmış olması nedeniyle ayrı bir gerekçeyle düzeltilmiştir):

“eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/15160, K. 2024/1500, T. 07.02.2024 — düzeltilerek onama)

Nitelikli yağmaya teşebbüs. Silahla, birden fazla kişiyle, konutta ve geceleyin işlenen ama tamamlanamayan yağma, teşebbüs hükümleriyle (m.35/2) birlikte cezalandırılmıştır:

“…silahla birden fazla kişi ile birlikte konutta geceleyin yağmaya teşebbüs eylemi için TCK’nin 37/1, 149/1-a-c-d-h, 35/2, 53/1,2,3. maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezası…”

(Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2019/257, K. 2019/2141, T. 09.04.2019 — onama)

Çocukta (15-18 yaş) nitelikli yağma indirimi. Gece bıçakla telefon ve parasını alan suça sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü (m.31/3) ve etkin pişmanlık uygulanmıştır:

“…suça sürüklenen çocuğun mağdura ait telefon ile 1.000,00 TL parasını bıçak göstererek gece vakti yağmaladığı, … suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 168 inci maddesinin uygulanması yönünden kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/24278, K. 2023/9958, T. 11.04.2023 — onama)

Silah bendi: salt silah taşımak yetmez, kullanılıp korku yaratmalı.

“…failin silahlı olması tek başına bu suçun işlenmesi için yeterli değildir. Yağmanın silahlı işlendiğinin kabul edilebilmesi için bu silahın (veya silah sayılan vasıtanın) kullanılması da gerekir. Mağdurun bu silahtan korkması ve bunun etkisi ile direncinin kırılması gerekir.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/16221, K. 2023/12846, T. 28.09.2023 — bozma)

Maket/oyuncak tabanca: gerçeğe benziyor ve korkutucuysa silah bendi uygulanabilir. Plastik oyuncak tabancayla banka soygununa girişen sanık hakkında (m.149/1-a’nın uygulanmaması yönündeki temyiz reddedilerek):

“Sanığın olayda kullandığı oyuncak tabancanın, olay yerinin gösterir görüntülerin incelenmesi sonucu ilk bakışta silah olarak algılanan ve korkutucu etkisinin bulunduğu kabul edilmekle, sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/25306, K. 2023/10932, T. 25.05.2023 — onama)

Yol kesme (d bendi): yolda tesadüfen görüp önüne geçmek yol kesme değildir. Bu ölçütü, hükmü bozan Bölge Adliye Mahkemesi kurmuştur; (d) bendi hükümden çıkarıldıktan sonra karar Yargıtay’ca onanmıştır:

“…yol kesmek suretiyle yağma suçunun oluşabilmesi için … eylemin yol üzerinde gerçekleştirilmesi yeterli olmayıp, müştekinin yoldan geçmesini beklemek suretiyle tasarlanması ve geçiş özgürlüğü kısıtlanarak önünün kesilmesi gerekmektedir. Somut olay irdelendiğinde ise, sanığın yolda tesadüfen gördüğü müştekinin önüne geçerek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.”

(Bölge Adliye Mahkemesinin bozma gerekçesi; Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1612, K. 2023/13245, T. 09.10.2023 — onama kararında aktarılmıştır)

Suç örgütünün gücünden yararlanma (f bendi): üç şart birlikte aranır.

“Bu nitelikli hâlden cezalandırılabilmesi için üç şartın birlikte bulunması aranacaktır. Öncelikle … “var olan veya var sayılan bir suç örgütünün olması” aranacaktır. Sonra bu suç örgütünün korkutucu güce sahip olması, kişiler üzerinde endişe ve korku yaratmaya elverişli bir san (ünvan) olması aranacak, son olarakta failin bu suç örgütün adını, ünvanını kullanarak onun insanlar üzerinde oluşturduğu korkutucu gücünden yararlanılarak kendine menfaat sağlanması gerekecektir.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/16221, K. 2023/12846, T. 28.09.2023 — bozma)

Örgüte yarar sağlamak (g bendi): bu bent (f) bendiyle birlikte de uygulanabilir. Kanun (g) bendinde yalnızca “Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla” der (TCK m.149/1-g). Ceza Genel Kurulu, yönettiği örgütün korkutucu gücünden yararlanarak ve örgüte yarar sağlamak amacıyla yağma yapan sanık hakkında (c) bendinin yanı sıra hem (f) hem (g) bendinin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir:

“…sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçunun sabit olduğu, ayrıca suç işlemek amacıyla kurulmuş örgütün yöneticisi olan sanığın bu eylemini yönettiği suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak ve örgüte yarar sağlamak amacıyla işlediği, dolayısıyla hakkında TCK’nın 149. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (f) ve (g) bentlerinin, aynı zamanda TCK’nın 58/9. maddesinin de uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/984, K. 2021/227, T. 27.05.2021 — Başsavcılık itirazının reddi, oy birliği)

Ama örgütlü bir dosyadaki her yağma (g) bendine girmez. Belirleyici olan o eylemin örgüt faaliyeti kapsamında ve örgüte yarar sağlama amacıyla işlenip işlenmediğidir. Nitekim Daire, tek bir dosyada, “suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla ve suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılmak suretiyle” işlendiğini saptadığı yağmada (g) bendinin uygulanmasında aykırılık görmemiş. Hatta (f) bendinin de ihlal edildiğini belirtip yalnızca “karşı temyiz olmadığından” (yani sanık aleyhine temyiz bulunmadığından) bunu bozma nedeni yapmamış; buna karşılık münferit olarak işlenen yağmada bendin uygulanmasını hukuka aykırı sayarak “g”yi hüküm fıkrasından çıkarmıştır:

“…yağma eylemini örgüt faaliyeti kapsamında suç örgütüne yarar sağlama amaçlı işlenmediği, münferit olarak adı geçen sanıklar tarafından işlendiği gözetilmeksizin sanık … hakkında TCK’nın 149/1. maddesinin (a-c) bendlerinin yanı sıra (g) bendi ile de uygulama yapılması”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2014/13677, K. 2017/612, T. 15.02.2017 — kararın II. bölümü; CMUK m.322 uyarınca düzeltilerek onama, “g” bendi hüküm fıkrasından çıkarılmıştır)

Bir karşı görüş notu. Yukarıda (f) bendinin üç şartı için anılan 6. Ceza Dairesi kararında (E. 2023/16221, K. 2023/12846) “(f) ve (g) bentlerinin bir arada bulunması fiilen mümkün değildir” denilmektedir. Ne var ki bu ifade, kararın bozma sebeplerinden biri değildir; içinde geçtiği bozma kalemi, nitelikli hâller hiç tartışılmadan temel cezanın belirlenmiş olmasına dayanır (TCK m.61). Kanaatimizce bu ifade, hem (f) bendinin lafzıyla hem de aynı Dairenin yukarıda anılan 2017 tarihli kararındaki kabulüyle ve Ceza Genel Kurulunun kabulüyle bağdaşmamaktadır.

Özet

  • Nitelikli yağma, yağmanın TCK m.149’daki ağırlaştırıcı hâllerden biriyle işlenmesidir; cezası 10-15 yıl hapistir.
  • Ağırlaştırıcı hâller: silah · maske · birden fazla kişi · konut/işyeri/eklenti · savunamayacak kişi · örgüt gücü/yararı · gece.
  • Silah geniş yorumlanır (bıçak/jilet/tüfek/şişe); gece güneşin batmasından bir saat sonra başlar; eklenti bendi 2014’te eklendi.
  • Birden fazla nitelikli hâl bir aradaysa ceza katlanmaz ama temel ceza alt sınırdan uzaklaştırılarak ağırlaşır (m.61/4).
  • Teşebbüs, etkin pişmanlık ve yaş küçüklüğü (çocuk) cezayı düşürebilir; davaya ağır ceza mahkemesi bakar, zamanaşımı 15 yıldır.

Sıkça Sorulan Sorular

Nitelikli yağmanın cezası kaç yıl?

Nitelikli yağmanın cezası 10 yıldan 15 yıla kadar hapistir (TCK m.149/1). Teşebbüs, etkin pişmanlık, değer azlığı gibi hâllerde sonuç ceza değişebilir.

Bıçak silah sayılır mı?

Evet. TCK m.6'daki silah tanımı kesici/delici aletleri de kapsar; Yargıtay uygulamasında bıçak, jilet, av tüfeği, hatta şişe silahtan sayılabilir.

Oyuncak veya maket tabanca ile yağma nitelikli sayılır mı?

Gerçek ateşli silah şart değildir. Mağdur onu gerçek sanıp korktuğunda eylem yağma olur; Yargıtay, gerçeğe benzeyen ve ilk bakışta silah olarak algılanan plastik oyuncak tabancayı nitelikli yağmanın silah bendi (m.149/1-a) kapsamında dahi değerlendirmiştir.

Güneş battıktan hemen sonra işlenen yağma gece sayılır mı?

Hayır. Kanuna göre gece, güneşin batmasından bir saat sonra başlar (TCK m.6/1-e); bu bir saatlik fark cezayı etkiler.

Apartman girişinde işlenen yağma konutta sayılır mı?

Apartman girişi konutun eklentisi kabul edilebilir; ancak eklenti ibaresi maddeye 28.06.2014'te eklendiğinden, bu tarihten önceki olaylarda uygulanmaz.

Birden fazla nitelikli hâl varsa ceza katlanır mı?

Hayır. Ceza 10-15 yıl aralığında kalır; ancak mahkeme birden çok nitelikli hâl nedeniyle temel cezayı alt sınırdan uzaklaştırarak ağırlaştırır (TCK m.61/4).

Yalnızca arkadaşım maske taktı; b bendi bana da uygulanır mı?

Uygulanabilir. Ortaklardan birinin kendini tanınmayacak hâle koyması, bunu bilen tüm suç ortakları için (b) bendini işletebilir.

Nitelikli yağmaya teşebbüsün cezası nedir?

Suç tamamlanamamışsa teşebbüs söz konusudur ve cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK m.35). Mal alınmışsa suç tamamlanmıştır.

18 yaşından küçük birinin nitelikli yağma cezası ne olur?

12 yaşından küçükte ceza sorumluluğu yoktur; 12-15 yaşta cezanın yarısı, 15-18 yaşta üçte biri indirilir (TCK m.31). Davalara çocuk ağır ceza mahkemesi bakar.

Nitelikli yağmada etkin pişmanlık indirimi olur mu?

Olur. Zarar kovuşturmadan önce giderilirse ceza yarısına, sonra ama hükümden önce giderilirse üçte birine kadar indirilir (TCK m.168/3).

Nitelikli yağmada zamanaşımı ne kadar?

Dava zamanaşımı 15 yıldır (TCK m.66/1-d). Davaya ağır ceza mahkemesi bakar.

Üzerimde silah vardı ama kullanmadım; yine de nitelikli yağma mı?

Salt silah taşımak veya bulundurmak yetmez; silahın fiilin işlenişinde kullanılıp mağdurda korku yaratması gerekir. Kullanılmayan silah (a) bendini tek başına işletmez.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp