
İçindekiler 17
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Birinci Aşama: Gecikme Zammı
- İkinci Aşama: Ödeme Emri ve 15 Gün
- Üçüncü Aşama: Haciz — Ama Önce Ödeme Emri
- ”Hapse Girer miyim?” — Üç Ayrı Senaryo
- 1. Mal bildiriminde bulunmamak: hapisle tazyik
- 2. Gerçeğe aykırı bildirim: gerçek bir hapis cezası
- 3. Ek bilgileri vermemek: adlî para cezası
- Ödeyemiyorsanız: Tecil ve Taksitlendirme
- ”Vergi Borcu Silinir mi?”
- Terkin — yalnızca afet halinde
- Tahsil zamanaşımı — beş yıl, ama kolay kesilir
- Af ve yapılandırma — ancak özel kanunla
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Vergi borcu ödenmediğinde işleyen zincir bellidir: vade geçer → gecikme zammı işler (6183 sayılı AATUHK m.51) → ödeme emri tebliğ edilir ve 15 gün süre verilir (6183 sayılı AATUHK m.55) → haciz uygulanır (6183 sayılı AATUHK m.62). Bu sıra atlanamaz; Danıştay’a göre hacizden önce ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması gerekir.
“Hapse girer miyim?” sorusunun cevabı ise sanılandan daha nüanslıdır. Borcu ödememek tek başına hapis cezası değildir. Ama iki ayrı durum hapis doğurur: mal bildiriminde bulunmamak (6183 sayılı AATUHK m.60 — üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik, bir zorlama tedbiri) ve gerçeğe aykırı mal bildirimi (6183 sayılı AATUHK m.111 — üç aydan bir yıla kadar hapis cezası).
Borç kendiliğinden de silinmez: terkin yalnız afet hallerine özgüdür (213 sayılı VUK m.115), tahsil zamanaşımı beş yıldır ama neredeyse her takip işlemiyle kesilir (6183 sayılı AATUHK m.102, 103).
Bu Durumda mısınız?
- Vergi borcunuz birikti ve ne olacağını bilmiyorsunuz.
- Vergi dairesinden ödeme emri geldi, 15 günlük süre işliyor.
- Banka hesabınıza veya aracınıza haciz konuldu.
- “Vergi borcundan hapis var mı” sorusuna internette çelişkili cevaplar buldunuz.
- Borcu ödeyemeyecek durumdasınız ve taksitlendirme arıyorsunuz.
- Eski bir borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığını merak ediyorsunuz.
Birinci Aşama: Gecikme Zammı
Vade geçtiği anda borç büyümeye başlar. Kanun mekanizmayı 6183 sayılı AATUHK m.51’de kurar:
Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %4 (%3,7) oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.
Ancak kanundaki bu oran uygulanacak oran değildir. Aynı madde oranı belirleme yetkisini Cumhurbaşkanına verir (6183 sayılı AATUHK m.51):
Cumhurbaşkanı, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir.
Bu yüzden internette gördüğünüz oranlar hızla eskir. Bu yazıda oran verilmemektedir; borcunuzun ait olduğu döneme ilişkin yürürlükteki Cumhurbaşkanı kararına bakılmalıdır.
Bir de kapsam sınırı vardır: gecikme zammı vergi ziyaı cezalarına aynı oranda, mahkemelerce verilen ceza mahiyetindeki amme alacaklarına ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır; bunların dışındaki ceza niteliğindeki alacaklara gecikme zammı işlemez.
İkinci Aşama: Ödeme Emri ve 15 Gün
İdare cebri tahsile geçmeden önce sizi resmen uyarmak zorundadır (6183 sayılı AATUHK m.55):
Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinin içeriği de kanunla belirlenmiştir ve uyarının kendisi buradadır (6183 sayılı AATUHK m.55):
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur.
Dikkat: kanun burada iki ayrı şeyden söz eder — “hapis ile tazyik” ve “hapis ile cezalandırılma”. İkisi aynı şey değildir; aşağıda ayrı ayrı ele alınmıştır.
Ödeme emrine karşı ne yapılabileceği ayrı bir konudur; ayrıntı için Ödeme Emrine İtiraz ve İptali Davası yazısına bakabilirsiniz.
Üçüncü Aşama: Haciz — Ama Önce Ödeme Emri
15 günlük süre sonuçsuz geçerse cebri tahsil başlar (6183 sayılı AATUHK m.62):
Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.
Bu aşamanın en sık atlanan usul şartı, hacizden önce ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasıdır. Danıştay 4. Dairesi bu zinciri şöyle kurar:
6183 sayılı Kanunun anılan hükümleri uyarınca, kamu alacağının cebren tahsili yoluna gidilebilmesi için alacağın usulüne uygun olarak tarh, tebliğ, tahakkuk aşamalarından geçmesi, borcu vadesinde ödemeyen borçluya borcu ödemesi lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunması, kamu alacağının haciz yoluyla takip edilebilmesi için de hacizden önce ödeme emri düzenlenerek davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve bu işlemin süresinde dava konusu edilmemesi veya iptali istemiyle açılan davanın reddedilmiş olması gerekmektedir.
(Danıştay 4. Dairesi, E. 2020/2302, K. 2023/1519, T. 20.03.2023 — onama)
Pratik sonucu şudur: haciz haberini bankadan aldıysanız, ilk kontrol edilecek şey ödeme emrinin size gerçekten ve usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğidir. Elektronik tebligat söz konusuysa tebligatın adrese ulaştığı ve okunduğu tarihler dosyadan çıkarılabilir. Banka hesabına konulan elektronik haciz için E-Hacze İtiraz ve Hacze Karşı İptal Davası yazısına bakabilirsiniz.
”Hapse Girer miyim?” — Üç Ayrı Senaryo
Borcu ödeyememek başlı başına bir suç değildir. Ancak kanun üç ayrı yükümlülük ihlaline yaptırım bağlar.
1. Mal bildiriminde bulunmamak: hapisle tazyik
Ödeme emrine hiç cevap vermemek (ne ödemek ne de mal bildiriminde bulunmak) sonuçsuz kalmaz (6183 sayılı AATUHK m.60):
Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 15 günlük müddet içinde borcunu ödemediği ve mal bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur.
Buradaki kilit ifadeler şunlardır: “mal bildiriminde bulununcaya kadar”, “bir defaya mahsus” ve “üç ayı geçmemek üzere”. Yani bu bir ceza değil, bildirime zorlama tedbiridir; bildirim yapıldığı anda sona erer. Kararı da vergi dairesi vermez (6183 sayılı AATUHK m.60):
Hapisle tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 15 günlük müddetin bitmesini mütaakıp tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hakimi tarafından verilir.
Pratik çıkarım: malınız olmasa bile mal bildiriminde bulunun. “Malım yok” bildirimi de bir mal bildirimidir ve bu yaptırımı önler.
2. Gerçeğe aykırı bildirim: gerçek bir hapis cezası
Bildirimi yapmak yetmez, doğru yapmak gerekir (6183 sayılı AATUHK m.111):
Bu Kanuna göre istenen mal bildirimini gerçeğe aykırı surette yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine uymayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu, tazyik değil cezadır. Üstelik madde yalnız yanlış bildirimi değil, “yaşayış tarzı mal bildirimine uymayanlar”ı da kapsar.
3. Ek bilgileri vermemek: adlî para cezası
Malı olmadığını bildiren borçlunun ek yükümlülükleri vardır (6183 sayılı AATUHK m.114):
Kendisine ödeme emri tebliğ olunan ve malı olmadığı yolunda bildirimde bulunan amme borçluları bu bildirim ile birlikte veya bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde: 1. En son kanuni ikametgah ve iş adreslerini, 2. Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer tahsil dairelerini ve amme idarelerini ve bunlardaki hesap ve kayıt numaralarını bildirmek, nüfus kayıt suretini vermek mecburiyetindedirler.
Bu görevin yerine getirilmemesi de yaptırımsız değildir (6183 sayılı AATUHK m.114):
Bu vazifeyi makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine getirmeyenler elli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bunlardan tamamen ayrı bir kanal daha vardır: defter/belge tahrifi, gizleme ya da sahte belge düzenleme veya kullanma gibi fiiller VUK m.359 kapsamındadır ve doğrudan hapis cezası gerektirir. Bu, borcu ödememekle değil, belgeye müdahaleyle ilgilidir. Ayrıntı için Vergi Kaçırmanın Cezası: Para Cezası mı, Hapis mi? yazısına bakabilirsiniz.
Ödeyemiyorsanız: Tecil ve Taksitlendirme
Kanun, ödeme güçlüğü için bir kapı bırakır (6183 sayılı AATUHK m.48):
Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 72 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.
Üç şart birlikte aranır: çok zor durum, yazılı talep ve kural olarak teminat. Belirli bir tutarın altındaki borçlar için kanun teminat şartını aramaz; bu tutarı Cumhurbaşkanı artırıp azaltabildiği için güncel eşiğe bakılmalıdır.
Talebiniz reddedilirse de bir imkân kalır: aynı madde uyarınca, tecil talebi reddedilen borçlular borçlarını reddin tebliğinden itibaren idarece verilebilecek 30 güne kadar bir ödeme süresi içinde öderlerse ilgili sonuçlardan yararlanabilirler.
”Vergi Borcu Silinir mi?”
Kısa cevap: kendiliğinden silinmez. Üç ayrı yol vardır ve üçü de birbirinden farklıdır.
Terkin — yalnızca afet halinde
Uygulamada en çok karıştırılan kurumdur. Terkin, genel bir “borç silme” mekanizması değildir (213 sayılı VUK m.115):
Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden: 1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları; 2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları; Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur.
Görüldüğü gibi kapsam dardır: afet, en az üçte bir kayıp ve zararla orantılı terkin. Ekonomik zorluk, iflas ya da işlerin kötü gitmesi bu maddenin kapsamında değildir.
Tahsil zamanaşımı — beş yıl, ama kolay kesilir
İkinci yol süredir (6183 sayılı AATUHK m.102):
Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.
Ancak bu beş yıl pratikte nadiren kesintisiz işler, çünkü kesme sebepleri geniştir (6183 sayılı AATUHK m.103):
Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir: 1. Ödeme, 2. Haciz tatbikı, 3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, 4. Ödeme emri tebliği, 5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
Yani size bir ödeme emri tebliğ edildiyse ya da kısmi bir ödeme yaptıysanız süre yeniden başlar. Bir başka tuzak da şudur (6183 sayılı AATUHK m.102):
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Yani zamanaşımı borcu yok etmez; idarenin cebren tahsil imkânını ortadan kaldırır. Zamanaşımına uğramış bir borcu bilmeden öderseniz bu ödeme geçerli sayılır. Bu nedenle zamanaşımı iddiası ödemeden önce ve ödeme emrine karşı açılacak davada ileri sürülmelidir. Tarh ve tahsil zamanaşımının ayrıntısı için Vergi Borcunda Zamanaşımı: Tarh ve Tahsil Süreleri yazısındadır.
Af ve yapılandırma — ancak özel kanunla
Üçüncü yol, dönemsel olarak çıkarılan yapılandırma kanunlarıdır. Bunlar genel bir hak değil, yürürlük süresi ve kapsamı her defasında ayrı belirlenen istisnai düzenlemelerdir; başvuru süreleri kaçırıldığında geri dönüşü yoktur.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Ödeme emrinin tebliğ tarihini belirleyin. 15 günlük süre ve dava süresi buradan işler; elektronik tebligatta okunma kaydı da delildir.
- Malınız olmasa bile mal bildiriminde bulunun. Bu, 6183 m.60’taki hapisle tazyik riskini ortadan kaldırır.
- Bildirimi doğru yapın. Gerçeğe aykırı bildirim, tazyik değil hapis cezası doğurur (6183 m.111).
- Malı olmadığını bildirdiyseniz ek bilgileri 15 gün içinde verin (6183 m.114). Aksi halde adlî para cezası gündeme gelir.
- Haciz geldiyse önce dayanağını sorgulayın. Ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş mi? Edilmemişse haciz iptal ettirilebilir.
- Ödeyemiyorsanız tecil talebini yazılı yapın (6183 m.48) ve “çok zor durum” iddianızı belgeleyin.
- Eski borçlarda zamanaşımını ödeme yapmadan önce inceleyin. Kısmi bir ödeme süreyi keser ve elinizdeki en güçlü savunmayı yok eder.
Sık Yapılan Hatalar
- “Vergi borcundan hapis yoktur” diye duyup ödeme emrini yanıtsız bırakmak. Borcu ödememek suç değildir ama mal bildiriminde bulunmamak hapisle tazyik sebebidir.
- Mal bildirimini “eksik” yapmak. Yaşayış tarzıyla bağdaşmayan bildirim 6183 m.111 kapsamına girebilir.
- Zamanaşımı dolmuş sanılan borca “kapatayım” diye kısmi ödeme yapmak. Ödeme zamanaşımını keser ve borç yeniden canlanır.
- Terkini genel bir af sanmak. VUK m.115 yalnızca afet hallerine özgüdür.
- Gecikme zammını kanundaki oranla hesaplamak. Oran Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir; kanun metnindeki rakam güncel oran değildir.
- Haczi kaldırtmakla iptal davasını karıştırmak. Borcu ödeyip haczi kaldırtmak, hukuka aykırı haczin iptalini istemekten farklı bir şeydir.
Konut kira gelirinde beyan yükümlülüğünün doğup doğmadığı ve mesken istisnasının sınırları için kira geliri vergisi istisnası yazımızı inceleyebilirsiniz.
Özet
Vergi borcu ödenmediğinde süreç gecikme zammı → ödeme emri (15 gün) → haciz şeklinde ilerler ve bu sıra atlanamaz: Danıştay 4. Dairesi’ne göre hacizden önce ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması zorunludur.
Hapis konusunda doğru tablo şudur: borcu ödememek suç değildir, ancak ödeme emrine rağmen mal bildiriminde bulunmamak 6183 m.60 uyarınca üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyike, gerçeğe aykırı bildirim ise 6183 m.111 uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına yol açar. Malı olmadığını bildirenlerin ek bilgi verme yükümlülüğünü ihlali de adlî para cezası gerektirir. Belgeye müdahale içeren fiiller ise tamamen ayrı bir kanaldır (VUK m.359).
Ödeme güçlüğünde 6183 m.48 tecil imkânı vardır: çok zor durum, yazılı talep ve kural olarak teminat şartıyla, 72 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak. Borç kendiliğinden silinmez. Terkin yalnız afet hallerine özgüdür (VUK m.115), tahsil zamanaşımı beş yıldır ama ödeme emri tebliği ya da kısmi ödeme dahil pek çok işlemle kesilir (6183 m.102, 103) ve zamanaşımından sonra yapılan rızai ödemeler geçerli sayılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Vergi borcu ödenmezse ilk olarak ne olur?
Vade geçtiği anda gecikme zammı işlemeye başlar (6183 m.51). Ardından vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları için bir ödeme emri tebliğ edilir (6183 m.55). Bu 15 gün geçtikten sonra cebri tahsil, yani haciz aşamasına geçilir.
Vergi borcundan hapis cezası var mı?
Borcu ödememek başlı başına hapis cezası değildir. Ancak 6183 m.60 uyarınca kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu 15 günlük süre içinde borcunu ödemez ve mal bildiriminde de bulunmazsa, mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur. Bu bir ceza değil, mal bildirimine zorlama tedbiridir; bildirim yapılınca son bulur. Ayrıca gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunanlar 6183 m.111 uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Hapsen tazyik ile hapis cezası aynı şey mi?
Değildir. 6183 m.60'taki hapsen tazyik, mal bildiriminde bulunmaya zorlamak için uygulanan ve bildirim yapılınca sona eren bir tedbirdir; kanun bunu bir defaya mahsus ve üç ayı geçmemek üzere sınırlar. Karar, tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hâkimi tarafından verilir. 6183 m.111'deki ise gerçek anlamda bir hapis cezasıdır ve gerçeğe aykırı bildirime bağlıdır.
Ödeme emri gelmeden haciz uygulanabilir mi?
Hayır. Danıştay 4. Dairesi, kamu alacağının haciz yoluyla takip edilebilmesi için hacizden önce ödeme emri düzenlenerek borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve bu işlemin süresinde dava konusu edilmemiş ya da açılan davanın reddedilmiş olması gerektiğini belirtmiştir. Ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmemişse haciz işlemi iptal ettirilebilir.
Ödeme emri geldi, ne kadar sürem var?
6183 m.55 uyarınca ödeme emriyle borçluya 15 gün içinde borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması bildirilir. Ödeme emrine karşı dava açma süresi ise ayrıca değerlendirilir ve ödeme emrinin iptali istemiyle vergi mahkemesine başvurulabilir. Ayrıntı için ödeme emrine itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Borcumu ödeyemiyorum, taksitlendirme mümkün mü?
6183 m.48 uyarınca amme borcunun vadesinde ödenmesi, haczin uygulanması veya haczedilmiş malların paraya çevrilmesi borçluyu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla amme alacağı 72 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil edilebilir. Kanun belirli bir tutarın altındaki borçlar için teminat şartı aramaz; bu tutarı Cumhurbaşkanı değiştirebilir.
Gecikme zammı oranı nedir?
Oran kanun metninde yazılıdır ancak sabit değildir: 6183 m.51, Cumhurbaşkanına gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca veya ayrı ayrı yüzde onuna kadar indirme, iki katına kadar artırma ve hesaplama usulünü değiştirme yetkisi verir. Bu nedenle uygulanacak oran, borcun ait olduğu döneme ilişkin güncel Cumhurbaşkanı kararından teyit edilmelidir; bu yazıda oran verilmemektedir.
Vergi borcu silinir mi?
Kendiliğinden silinmez. Terkin, VUK m.115 uyarınca yalnızca yangın, yer sarsıntısı, su basması, kuraklık, don gibi afetler yüzünden varlıklarının veya mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükellefler bakımından ve zararla orantılı olarak söz konusudur. Bunun dışında borcun ortadan kalkması ya tahsil zamanaşımının dolmasına ya da özel bir yapılandırma kanununa bağlıdır.
Vergi borcunda zamanaşımı kaç yıldır?
6183 m.102 uyarınca amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Ancak bu süre kolayca kesilir: 6183 m.103 ödeme, haciz tatbiki, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, teminata bağlama gibi halleri kesme sebebi sayar. Kesilme halinde süre yeniden işlemeye başlar.
Zamanaşımına uğramış borcu ödersem geri alabilir miyim?
6183 m.102 zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemelerin kabul olunacağını söyler. Yani zamanaşımı borcu kendiliğinden yok etmez; idarenin cebren tahsil imkânını ortadan kaldırır. Bu nedenle zamanaşımı iddiası, ödeme yapmadan önce ve ödeme emrine karşı açılacak davada ileri sürülmelidir.
Malım yok diye bildirdim, başka yükümlülüğüm var mı?
Evet. 6183 m.114 uyarınca kendisine ödeme emri tebliğ olunan ve malı olmadığı yolunda bildirimde bulunan borçlular, bu bildirimle birlikte veya bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde en son kanuni ikametgâh ve iş adreslerini, varsa diğer tahsil dairelerindeki mükellefiyetlerini bildirmek ve nüfus kayıt suretini vermek zorundadır. Bu görevi makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine getirmeyenler elli güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Banka hesabıma haciz kondu, ne yapabilirim?
Önce haczin dayanağı olan ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini kontrol edin; tebliğ yoksa veya usulsüzse haciz iptal ettirilebilir. Ayrıca borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve haczedilemez nitelikte bir alacağın haczedilip haczedilmediği incelenmelidir. E-hacze karşı iptal davası ayrı bir yazının konusudur.
İlgili çalışma alanı: Vergi Hukuku
← Tüm makaleler