
İçindekiler 16
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Kanun İhbarnamede Neyin Bulunacağını Sayar — ve Listede Kod Yoktur
- Peki Kod Nereden Geliyor?
- Yetkinin Kanuni Kaynağı: VUK mükerrer m.414
- Kodun Yanındaki Maddeye Bakın: Üç Ceza Ailesi
- Usulsüzlük — 213 sayılı VUK m.352
- Özel Usulsüzlük — 213 sayılı VUK m.353 ve mükerrer m.355
- Vergi Ziyaı — 213 sayılı VUK m.344
- Aynı Olayda İki Ayrı Ceza: Mümkün mü?
- Tutarlar Neden Her Yıl Değişiyor?
- Otuz Gün: Dava, Uzlaşma, İndirim
- Özel Usulsüzlükte En Güçlü İtiraz: Somut Tespit Yokluğu
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
İhbarnamenizde gördüğünüz 3073, 3074, 3080 gibi numaralar kanunda yer almaz. Bunlar vergi dairesinin tahakkuk ve ihbarname sisteminde kullandığı idari kodlardır. Vergi Usul Kanunu, ceza ihbarnamesinde bulunması gereken bilgileri tek tek sayar ve bu listede “ceza kodu” diye bir kalem yoktur; kanunun aradığı şey, olayın “Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek” suretiyle izah edilmesidir (213 sayılı VUK m.366).
Bunun pratik sonucu şudur: koda değil, kodun yanındaki madde numarasına bakın. Üç ceza ailesi vardır ve koşulları farklıdır — VUK m.352 (usulsüzlük), VUK m.353 ve mükerrer m.355 (özel usulsüzlük), VUK m.344 (vergi ziyaı). Hangi ailedeyseniz itiraz gerekçeniz de değişir.
Her hâlde süre otuz gündür: bu süre içinde dava açabilir (İYUK m.7), uzlaşma isteyebilir veya cezanın yarısının indirilmesini talep edebilirsiniz (VUK m.376), ama üçü birbirini dışlar.
Bu Durumda mısınız?
- Vergi dairesinden gelen ihbarnamede “3074” ya da “3073” gibi bir kod görüyor, ne anlama geldiğini bulamıyorsunuz.
- Aynı olay için birden fazla kodla birden fazla ceza kesilmiş ve bunun mümkün olup olmadığını merak ediyorsunuz.
- İnternette bulduğunuz ceza tutarı ihbarnamedekiyle tutmuyor.
- Cezayı ödeyip kapatmakla dava açmak arasında karar vermeye çalışıyorsunuz.
- Cezanın dayandığı fiilin gerçekten tespit edilip edilmediğinden emin değilsiniz.
Kanun İhbarnamede Neyin Bulunacağını Sayar — ve Listede Kod Yoktur
Ceza ihbarnamesinin içeriği kanunla belirlenmiştir. 213 sayılı VUK m.366 şunu düzenler:
Kesilen vergi cezaları ilgililere (Ceza ihbarnamesi) ile tebliğ olunur.
Aynı maddede ihbarnamede bulunması gereken bilgiler on bir kalem hâlinde sayılır (213 sayılı VUK m.366):
Ceza ihbarnamesinde aşağıdaki bilgiler bulunur: 1. İhbarnamenin sıra numarası; 2. Tanzim tarihi; 3. İlgililerin soyadı, adı ve unvanı; 4. Varsa mükellef numarası; (Mükellef hesap numarası) 5. İlgilinin açık adresi; 6. Olayın izahı; (Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirilmek suretiyle) 7. Olayın ilgili bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi; 8. Varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası; 9. Varsa tekerrür ve içtima durumu; 10. Vergi cezasının hesabı ve miktarı; 11. Vergi mahkemesinde dava açma süresi.
Bu listede kod yoktur. Kanunun cezanın sebebini göstermek için istediği şey, 6. bentte yazılıdır: olayın izahı, kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirilmek suretiyle yapılacaktır. Yani hukuken bağlayıcı olan bilgi kod değil, madde–fıkra numarası ve dayanılan delillerdir.
Peki Kod Nereden Geliyor?
Koda dayanak, cezanın kendisini düzenleyen maddelerde değil, ihbarnamenin biçimini belirleme yetkisindedir. 213 sayılı VUK mükerrer m.414 bu yetkiyi verir:
Maliye Bakanlığı; bu Kanunun 26,35 ve 366 ncı maddelerinde yer alan tahakku fişi ile vergi ve ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya ve bunları vergi dairesi adına tanzim edecek olanları belirlemeye yetkilidir.
Kod, işte bu idari düzenleme yetkisiyle kurulmuş bir uygulama kolaylığıdır: vergi dairesinin hangi tür cezayı hangi hesap kaleminde izlediğini gösterir. Cezanın hukuki sebebi değildir. Bu yüzden “3074 kaç TL” sorusunun kanuni bir karşılığı yoktur. Doğru soru, “ihbarnamemde hangi maddeye atıf var” sorusudur.
Yetkinin Kanuni Kaynağı: VUK mükerrer m.414
Kodun kanunda tanımlanmamış olması, ihbarnamenin biçiminin başıboş olduğu anlamına gelmez: kanun, ihbarname ve tahakkuk fişinin şeklini belirleme yetkisini açıkça idareye devretmiştir. Yukarıda aktardığımız cümlenin üç maddeye birden yollama yapması önemlidir: m.26 tahakkuk fişinin, m.35 vergi ihbarnamesinin, m.366 ise ceza ihbarnamesinin muhteviyatını sayan maddelerdir. Bakanlığın yetkisi bu üç belgenin şekli ve içereceği bilgiler ile sınırlıdır.
Ceza kodu işte bu yetkinin ürünüdür. Bunun iki sonucu vardır ve ikisi de itiraz dilekçesi bakımından değerlidir. Birincisi, kod bir uygulama kolaylığıdır — cezanın hukuki sebebi değildir; sebep, ihbarnamede gösterilen kanun maddesidir. İkincisi, kodun yanlış yazılmış olması tek başına cezayı sakatlamaz, ama kanun maddesinin yanlış veya eksik gösterilmesi ayrı bir sakatlık sebebidir.
Kodun Yanındaki Maddeye Bakın: Üç Ceza Ailesi
Usulsüzlük — 213 sayılı VUK m.352
Genel şekil ve usul ihlalleridir; vergi kaybı şartı aranmaz. Kanun bunları derecelere ayırır ve Kanuna ekli cetvele bağlar (213 sayılı VUK m.352):
Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı 1 sayılı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı 1 sayılı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.
Birinci derece usulsüzlüklere örnek: vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması, tutulması mecburi defterlerden birinin tutulmamış olması, işe başlamanın zamanında bildirilmemesi. İkinci derece usulsüzlükler ise vergi karnesinin alınmaması, bildirimlerin zamanında yapılmaması gibi daha hafif ihlallerdir.
Özel Usulsüzlük — 213 sayılı VUK m.353 ve mükerrer m.355
Belge düzenine ve bilgi verme yükümlülüğüne ilişkindir; maktu tutarlar üzerinden fiil başına kesilir. Belge tarafı 213 sayılı VUK m.353’te düzenlenir:
Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi
Bilgi verme tarafı ise 213 sayılı VUK mükerrer m.355’tedir:
Bu Kanunun 86,148,149,150, mükerrer 242, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan
Defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi, uygulamada en sık mükerrer m.355 üzerinden cezalandırılan fiillerdendir.
Vergi Ziyaı — 213 sayılı VUK m.344
Bu aile diğer ikisinden farklıdır: gerçek bir vergi kaybına bağlıdır ve maktu değil, kaybedilen verginin katı olarak hesaplanır (213 sayılı VUK m.344):
341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.
Kaçakçılık fiilleri devreye girdiğinde oran değişir (213 sayılı VUK m.344):
Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.
Bu ayrımın ayrıntısı için Vergi Cezaları: Vergi Ziyaı, Usulsüzlük, Özel Usulsüzlük yazısına bakabilirsiniz.
Aynı Olayda İki Ayrı Ceza: Mümkün mü?
Bir fiilden birden fazla ceza doğduğunda kanunun genel kuralı en ağır cezanın kesilmesidir (213 sayılı VUK m.336):
Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir.
Ancak bu kuralın kapsamı sanıldığı kadar geniş değildir. Danıştay 9. Dairesi, defter ve belge ibraz etmeme fiili nedeniyle hem üç kat vergi ziyaı cezası hem mükerrer m.355 uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilen bir olayda şu değerlendirmeyi yapmıştır:
Bu durumda, Kanun’un 331. maddesinde bahsedilen usulsüzlük cezası deyiminden sadece birinci ve ikinci derece usulsüzlüklerin anlaşılması gerekmekte olup bu sebeple; Kanun’un 336. maddesinde belirtilen, cezayı istilzam eden tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırının kesileceği hükmünün özel usulsüzlük cezalarını kapsamadığı açıktır.
(Danıştay 9. Dairesi, E. 2023/4813, K. 2024/4419, T. 26.09.2024 — kısmen bozma)
Yani ihbarnamenizde biri vergi ziyaı, diğeri özel usulsüzlük olmak üzere iki ayrı ceza görüyorsanız, bu tek başına “içtima kuralına aykırı” bir durum değildir. Buna karşılık iki ceza da birinci/ikinci derece usulsüzlük ailesindense m.336 tartışması gerçekten gündeme gelir.
Tutarlar Neden Her Yıl Değişiyor?
Maktu cezalar kanunda yazan rakamda donmuş değildir; her yıl otomatik olarak artar (213 sayılı VUK mükerrer m.414):
Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz.
Bu yüzden internette bulacağınız “2024 özel usulsüzlük cezası şu kadardır” türü listeler bir yıl sonra yanlıştır. Bu yazıda güncel rakam verilmemektedir; ihbarnamenizin ait olduğu yılın Vergi Usul Kanunu genel tebliğindeki tutarla karşılaştırın. Uygulanan tutar o yılın tebliğindeki tutarı aşıyorsa bu, başlı başına bir itiraz sebebidir.
Otuz Gün: Dava, Uzlaşma, İndirim
İhbarname elinize geçtiği anda süre işlemeye başlar. Dava süresi kanunda yazılıdır (2577 sayılı İYUK m.7):
Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
Aynı otuz gün içinde cezanın yarısının indirilmesini de isteyebilirsiniz (213 sayılı VUK m.376):
İkmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısı
Ama bu iki yol birbirini dışlar (213 sayılı VUK m.376):
Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Üç yolun birbirini nasıl etkilediği ayrı bir konudur; ayrıntı için Vergi/Ceza İhbarnamesi Geldi: Dava, Uzlaşma, İndirim yazısına bakabilirsiniz.
Özel Usulsüzlükte En Güçlü İtiraz: Somut Tespit Yokluğu
Özel usulsüzlük cezaları maktu olduğu için tutar tartışması dardır; asıl tartışma fiilin tespit edilip edilmediği üzerinde döner. Danıştay 7. Dairesi bu eşiği şöyle koyar:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesine göre, özel usulsüzlük cezası uygulanabilmesi için, maddede sayılan belgelerin verilmediği ve alınmadığının veya düzenlenen belgelerde gerçek meblağlardan farklı meblağlara yer verildiğinin hukuken itibar edilecek biçimde somut olarak tespiti gerekli bulunmaktadır.
(Danıştay 7. Dairesi, E. 2022/89, K. 2022/5054, T. 13.12.2022 — onama)
Aynı kararda Daire, satışlara ilişkin olarak hangi faturalarda ne kadar verginin beyan dışı bırakıldığına dair somut tespit yapılmadan kesilen cezanın iptalini yerinde bulmuştur. Uygulamada bu, matrah farkından “otomatik” olarak türetilen özel usulsüzlük cezalarına karşı en işlevsel savunmadır.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- İhbarnameyi eline geçtiği tarihle birlikte kaydedin. Otuz günlük süre tebliğ tarihinden işler; zarfı ve tebliğ alındısını saklayın.
- Kodu değil, maddeyi okuyun. VUK m.352 mi, m.353/mükerrer m.355 mi, m.344 mü? Ceza ailesi buradan belli olur.
- VUK m.366’nın unsurlarını tek tek kontrol edin. Olayın izahı madde ve fıkra numarası gösterilerek yapılmış mı, deliller bildirilmiş mi, dava açma süresi yazılmış mı?
- Tutarı o yılın tebliğiyle karşılaştırın. Yeniden değerleme nedeniyle her yıl farklıdır; fazla uygulanmışsa itiraz edin.
- Birden fazla ceza varsa hangi ailelere ait olduklarını ayırın. İkisi de m.352 ailesindense içtima (m.336) tartışılabilir; biri özel usulsüzlükse Danıştay 9. Dairesi’nin yukarıdaki çizgisini dikkate alın.
- Otuz gün dolmadan yolu seçin. Dava mı, uzlaşma mı, indirim mi? İndirim talep edip sonra dava açarsanız indirimden yararlanamazsınız.
- Tespit tutanağını ve inceleme raporunu isteyin. VUK m.366’nın son fıkrası, tespit tutanağı ile inceleme raporunun birer örneğinin ihbarnameye bağlanacağını öngörür.
Sık Yapılan Hatalar
- Kodu kanun zannetmek. “3074 şu maddedir” diyen listelere dayanıp savunma kurmak; kodun kanuni bir karşılığı olmadığı için itiraz da dayanaksız kalır.
- İnternetteki tutar listesine güvenmek. Yeniden değerleme nedeniyle bir önceki yılın rakamı bugün geçersizdir.
- İndirim talebiyle davayı birlikte yürütmeye çalışmak. VUK m.376 bunu açıkça engeller.
- “İki ceza geldi, biri iptal olur” varsayımı. Vergi ziyaı ile özel usulsüzlüğün birlikte kesilmesi Danıştay içtihadına göre kural olarak mümkündür.
- Otuz günü ödeme planı görüşerek geçirmek. Vergi dairesiyle yapılan görüşmeler dava süresini durdurmaz.
- Tespit tutanağını hiç okumamak. Özel usulsüzlükte davanın kaderini çoğu zaman tutanağın içeriği belirler.
Özet
İhbarnamedeki ceza kodu bir muhasebe/işlem numarasıdır, hukuki sebep değildir: VUK m.366 ceza ihbarnamesinde bulunacak on bir kalemi sayar ve kod bunların arasında yoktur; kanunun aradığı, olayın kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilerek izah edilmesidir. Kodun idari dayanağı, Bakanlığa ihbarnamenin şeklini ve içeriğini belirleme yetkisi veren VUK mükerrer m.414’tür.
Bu nedenle savunma madde üzerinden kurulur: VUK m.352 usulsüzlük, VUK m.353 ve mükerrer m.355 özel usulsüzlük, VUK m.344 vergi ziyaı. Maktu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında arttığı için tutar mutlaka ilgili yılın tebliğiyle karşılaştırılmalıdır. Aynı olayda vergi ziyaı ile özel usulsüzlük cezasının birlikte kesilmesi, Danıştay 9. Dairesi’nin 2024 tarihli kararına göre VUK m.336’ya aykırı değildir. Özel usulsüzlükte en güçlü itiraz ise fiilin somut olarak tespit edilmemiş olmasıdır.
Süre her ihtimalde otuz gündür ve dava, uzlaşma ile indirim yolları birbirini etkiler; seçim bu süre içinde yapılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
3074 ceza kodu ne demek?
Ceza kodları, vergi dairesinin ihbarname ve tahakkuk sisteminde kullandığı idari numaralardır; Vergi Usul Kanunu'nda böyle bir kod listesi yer almaz. Bu nedenle bir cezanın hukuki niteliğini kod değil, ihbarnamede kodun yanında gösterilen kanun maddesi ve fıkra numarası belirler. VUK m.366 ceza ihbarnamesinde bulunması gereken bilgileri tek tek sayar ve bu listede kod yoktur; kanunun aradığı şey olayın izahının 'Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek' suretiyle yapılmasıdır.
İhbarnamemde hangi bilgiye bakmalıyım?
Kodun yanında yazan kanun maddesine bakın. VUK m.352'ye atıf varsa birinci veya ikinci derece usulsüzlük, VUK m.353 veya mükerrer m.355'e atıf varsa özel usulsüzlük, VUK m.344'e atıf varsa vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Bu üç ceza ailesinin koşulları, hesaplanma biçimi ve itiraz gerekçeleri birbirinden farklıdır.
Ceza kodunun kanuni dayanağı hiç yok mu?
Kodun kendisi kanunda tanımlanmamıştır; ancak ihbarnamenin biçimini belirleme yetkisi kanundandır. VUK mükerrer m.414 uyarınca Bakanlık, VUK m.26, 35 ve 366'da yer alan tahakkuk fişi ile vergi ve ceza ihbarnamelerinin şeklinde ve içereceği bilgilerde değişiklik yapmaya yetkilidir. Kod bu idari düzenleme yetkisinin ürünüdür; yani bir uygulama kolaylığıdır, cezanın hukuki sebebi değildir.
Usulsüzlük ile özel usulsüzlük arasındaki fark nedir?
Usulsüzlük, VUK m.352'de birinci ve ikinci derece olarak sayılan ve Kanuna bağlı 1 sayılı cetvele göre cezalandırılan genel şekil ihlalleridir (beyannamenin süresinde verilmemesi, defter tutulmaması gibi). Özel usulsüzlük ise VUK m.353 ve mükerrer m.355'te sayılan belge düzeni ve bilgi verme yükümlülüklerinin ihlalidir ve maktu tutarlar üzerinden fiil başına kesilir. İkisi ayrı bölümlerde düzenlenmiştir ve bu ayrımın pratik sonuçları vardır.
Aynı fiil için hem vergi ziyaı hem özel usulsüzlük cezası kesilebilir mi?
Danıştay 9. Dairesi 2024 tarihli kararında, VUK m.336'daki 'tek fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmişse en ağır cezanın kesileceği' kuralının özel usulsüzlük cezalarını kapsamadığına hükmetmiştir. Daireye göre m.331'deki usulsüzlük cezası deyiminden yalnız birinci ve ikinci derece usulsüzlükler anlaşılır. Sonuç olarak defter ve belge ibraz etmeme gibi bir fiilde vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezası ayrı ayrı kesilebilmektedir.
Ceza tutarları neden her yıl değişiyor?
VUK mükerrer m.414 uyarınca Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarı belirtilmiş para cezaları, her yıl bir önceki yıla ilişkin yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu yüzden aynı fiilin cezası yıldan yıla farklıdır ve internetteki tutar listeleri hızla eskir. Güncel tutar, ihbarnamenizin ait olduğu yılın Vergi Usul Kanunu genel tebliğinden teyit edilmelidir; bu yazıda rakam verilmemektedir.
Cezayı yarıya indirmek mümkün mü?
VUK m.376 uyarınca mükellef, tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde vergi dairesine başvurup ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısı indirilir. Ancak aynı madde uyarınca bildirilen tutar süresinde ödenmez veya dava konusu yapılırsa bu indirimden yararlanılamaz.
İndirim isteyip aynı zamanda dava açabilir miyim?
Hayır. VUK m.376 açıkça, ödeyeceğini bildirdiği vergi ve cezayı süresinde ödemeyen veya dava konusu yapan mükellefin bu madde hükmünden faydalandırılmayacağını söyler. Bu nedenle otuz günlük süre içinde dava, uzlaşma ve indirim yollarından hangisinin seçileceği baştan kararlaştırılmalıdır; yollar birbirini etkiler.
Ceza ihbarnamesine karşı dava süresi ne kadar?
İYUK m.7 uyarınca dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde otuz gündür. Vergi ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda bu süre, tebliğ yapılan hallerde tebliğ tarihini izleyen günden başlar. Ayrıca VUK m.366 uyarınca dava açma süresinin ihbarnamede gösterilmesi zorunludur.
Özel usulsüzlük cezasına karşı en güçlü itiraz nedir?
Fiilin somut olarak tespit edilmemiş olmasıdır. Danıştay 7. Dairesi, VUK m.353 uyarınca ceza kesilebilmesi için maddede sayılan belgelerin verilmediğinin veya gerçek meblağdan farklı düzenlendiğinin hukuken itibar edilecek biçimde somut olarak tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Hangi belge için, hangi tutarda bir ihlal olduğu ortaya konulmadan kesilen ceza bu gerekçeyle iptal ettirilebilir.
Usulsüzlük cezası iki kat olarak kesilebilir mi?
Evet. VUK m.352 uyarınca usulsüzlük fiili re'sen takdiri gerektiriyorsa Kanuna bağlı 1 sayılı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir. Bu nedenle ihbarnamedeki tutarın cetveldeki tutarın iki katı olması tek başına bir hata göstergesi değildir; re'sen takdir sebebinin gerçekten bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kod numarası yanlışsa ceza iptal olur mu?
Kod, cezanın hukuki sebebi olmadığı için tek başına bir kod hatası kural olarak cezayı sakatlamaz. Buna karşılık VUK m.366'nın aradığı unsurların (özellikle olayın kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilerek izah edilmesi ve mevcut delillerin bildirilmesi) eksikliği savunma hakkını etkileyen bir şekil sakatlığı olarak ileri sürülebilir. Değerlendirme somut ihbarnamenin içeriğine göre yapılır.
İlgili çalışma alanı: Vergi Hukuku
← Tüm makaleler