
İçindekiler 26
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Çocuğun Cinsel İstismarı Nedir, Kimler Korunur?
- Üç mağdur grubu
- Rızanın hukuki değeri
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Sarkıntılık mı, İstismar mı? — Suçun Kırılma Noktası
- Yargıtay’ın sarkıntılık tanımı
- Ölçütler nasıl uygulanır?
- Sarkıntılık ne zaman aşılır?
- Basit İstismar mı, Nitelikli İstismar mı?
- Yakın Suçlarla Farkı: Cinsel Taciz ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
- TCK 103 ile TCK 105 (cinsel taciz) farkı — bedensel temas
- TCK 103 ile TCK 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) farkı — cebir, tehdit, hile
- Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
- TCK 103 Cezası — Tablo
- Zincirleme Suç
- Görevli Mahkeme, Şikâyet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
- Görevli mahkeme
- Şikâyet
- Uzlaştırma — mümkün değil
- Zamanaşımı
- HAGB ve erteleme
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
TCK 103’te düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunun temel cezası 8 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Eylem sarkıntılık düzeyinde kalırsa ceza 3 yıldan 8 yıla kadar hapse iner. Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması hâlinde ceza 16 yıldan az olamaz. Mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa bu alt sınırlar yükselir.
Bu Durumda mısınız?
- Çocuğunuza yönelik bir cinsel davranış nedeniyle şikâyetçi olmayı düşünüyor, hangi suçun oluştuğunu merak ediyorsunuz.
- Hakkınızda “çocuğun cinsel istismarı” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı ve eylemin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı tartışılıyor.
- Dosyanızda mağdurun rızası olduğu savunması yapılıyor ve bu savunmanın hukuken sonuç doğurup doğurmayacağını bilmek istiyorsunuz.
- 15-18 yaş aralığındaki bir çocukla ilişki söz konusu ve suçun TCK 103 mü, TCK 104 mü olduğu belirsiz.
- Eylemin bedensel temas içermediğini, bu nedenle cinsel taciz (TCK 105) sayılması gerektiğini düşünüyorsunuz.
Bu suç tipinde vasıf (nitelendirme) farkı, cezada yıllarla ölçülen bir fark yaratır. Somut dosyanız için bir avukata danışın.
Çocuğun Cinsel İstismarı Nedir, Kimler Korunur?
Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun cinsel dokunulmazlığına yönelen cinsel davranışları cezalandıran suç tipidir. Kanun, korunan çocukları üç gruba ayırır ve her grup için farklı bir eşik öngörür.
Üç mağdur grubu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu ayrımı şöyle kurar:
“Anılan maddede üç grup mağdura yer verilmiştir. Birincisi on beş yaşını tamamlamamış olan çocuklar, ikincisi on beş yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklar, üçüncüsü ise on beş yaşını tamamlayıp on sekiz yaşını tamamlamamış çocuklardır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/20, K. 2025/52, T. 05.02.2025)
Bu ayrımın pratik sonucu şudur:
- Birinci ve ikinci grup (15 yaşını doldurmamış çocuklar ile algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar): Cebir, tehdit veya hile aranmaz. Her türlü cinsel davranış istismar suçunu oluşturur.
- Üçüncü grup (15-18 yaş, algılama yeteneği gelişmiş çocuklar): Suçun oluşması için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden aranır. Bunlar yoksa eylem TCK 103’e değil, koşulları varsa TCK 104’e girer.
Rızanın hukuki değeri
15 yaşını doldurmamış çocuğun rızası hukuken geçersizdir. Ceza Genel Kurulu bunu açıkça ifade eder:
“Maddedeki düzenlemeyle on beş yaşını bitirmeyen küçüklerle cinsel ilişkide bulunulması hâlinde mağdurun cinsel ilişki konusundaki rızası ise geçersiz sayılmıştır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/20, K. 2025/52, T. 05.02.2025)
Dayandığı Kanun Maddeleri
TCK m.103/1 — Çocukların cinsel istismarı (temel hâl ve sarkıntılık)
“Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.”
TCK m.103/2 — Nitelikli hâl (vücuda organ veya cisim sokulması)
“Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.”
TCK m.103/4 — Ağırlaştırıcı sebepler
“(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
Sarkıntılık mı, İstismar mı? — Suçun Kırılma Noktası
Bu suçta cezayı belirleyen asıl mesele, eylemin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığıdır. Fark küçük değildir: temel istismarda ceza 8-15 yıl iken, sarkıntılıkta 3-8 yıla iner.
Yargıtay’ın sarkıntılık tanımı
Ceza Genel Kurulu, sarkıntılığı bağlayıcı biçimde tanımlamıştır:
“5237 sayılı TCK’da sarkıntılık; bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili davranış veya davranışlar olarak kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/47, K. 2020/244, T. 28.05.2020)
Tanımın üç unsuru vardır: cinsel arzuları tatmin amacı, yoğunluğa ulaşmama ve devamlılık göstermeyen, ani ve kesintili olma.
Ölçütler nasıl uygulanır?
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, ayrımı somut ölçütlere bağlar:
“Mağdurun vücuduna temas ederek belli bir yoğunluğa ulaşmamış, devamlılık göstermeyen, ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle ve cinsel dürtü ile işlenen, cinsel davranışlar sarkıntılık düzeyinde kalırken”
(Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2020/1453, K. 2021/1044, T. 09.02.2021)
Sarkıntılık ne zaman aşılır?
Ceza Genel Kurulu, ısrarla sürdürülen ve vücudun farklı bölgelerine yönelen davranışların sarkıntılığı aştığını kabul etmiştir:
“sanığın ani bir hareket niteliğinde olmayıp süreklilik gösteren cinsel davranışlarını katılan mağdurenin vücudunun farklı yerlerine birbirini takiben birçok kez dokunmak suretiyle ısrarlı bir şekilde sürdürmesi ve katılan mağdureye yönelik bu davranışlarını uzun bir süre devam ettirmesi karşısında, sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aşarak TCK’nın 103. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi kapsamında kalan çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/47, K. 2020/244, T. 28.05.2020)
Kısacası süre, süreklilik, ısrar ve temas edilen bölge sayısı belirleyicidir. Tek ve ani bir dokunuş sarkıntılık sayılabilirken, birbirini takip eden çok sayıda dokunma temel istismara dönüşür.
Basit İstismar mı, Nitelikli İstismar mı?
TCK 103/2 uyarınca istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde ceza 16 yıldan az olamaz. Bu, basit istismara göre çok ağır bir cezadır; bu nedenle organ sokulmasının kanıtlanması gerekir.
Ceza Genel Kurulu, organ sokulduğuna dair delil bulunmayan bir dosyada eylemi basit istismar olarak nitelendirmiştir:
“sanığın mağdura yönelik eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığı ve bu hâliyle eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/308, K. 2025/180, T. 22.04.2025)
Buradaki ilke, ceza muhakemesinin genel kuralıdır: nitelikli hâlin şüpheden uzak delille ortaya konması gerekir; ortaya konamıyorsa fail lehine basit hâl uygulanır.
Yakın Suçlarla Farkı: Cinsel Taciz ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
TCK 103 ile TCK 105 (cinsel taciz) farkı — bedensel temas
Ayrım ölçütü bedensel temastır. Temas varsa istismar, yoksa taciz söz konusu olur. Ceza Genel Kurulu, hem sözlü hem de vücuda yönelen davranışların bulunduğu bir olayda eylemi taciz değil istismar saymıştır:
“sanığın, mağdurun vücut dokunulmazlığına da yönelen eylemlerinin cinsel taciz değil sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/20, K. 2025/52, T. 05.02.2025)
TCK 103 ile TCK 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) farkı — cebir, tehdit, hile
15 yaşını bitirmiş bir çocukla cebir, tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkiye girilmesi TCK 104’e girer:
TCK m.104/1 — Reşit olmayanla cinsel ilişki
“Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Görüldüğü gibi bu suçun cezası çok daha hafiftir ve suç şikâyete bağlıdır. Cebir, tehdit veya hile varsa suç TCK 103’e döner.
Uygulamada en çok tartışılan nokta evlenme vaadinin hile sayılıp sayılmayacağıdır. Ceza Genel Kurulu bunu açıkça reddetmiştir:
“evlenme vaadinin tek başına mağdurenin cinsel eylemlere karşı koyma gücünü bertaraf edecek ve iradesini ortadan kaldıracak mahiyette bir hile olarak da değerlendirilmemesi”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/309, K. 2023/56, T. 01.02.2023)
Yani tek başına evlenme vaadi, eylemi TCK 104’ten TCK 103’e taşıyan bir “hile” değildir.
Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
Ceza hukukunda kural, failin lehine olan kanunun uygulanmasıdır:
TCK m.7 — Zaman bakımından uygulama
“(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.”
TCK 103’ün geçmişi bu kural bakımından önemlidir, çünkü madde iki kez Anayasa Mahkemesi denetiminden geçmiştir:
- AYM, E. 2015/26, K. 2015/100, T. 12.11.2015: 6545 sayılı Kanun’la değiştirilen TCK 103’ün (2) numaralı fıkrası iptal edildi.
- AYM, E. 2015/108, K. 2016/46, T. 26.05.2016: Aynı maddenin (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, (a) bendindeki “…tamamlamamış…” sözcüğü yönünden iptal edildi.
Burada dikkat edilmesi gereken teknik nokta şudur: bu iptaller yürürlüğe girmeden önce kanun koyucu araya girmiştir. 6763 sayılı Kanun (24.11.2016) ile birinci fıkranın ilk iki cümlesi yeniden düzenlenmiş, ikinci fıkra yeniden yazılmış ve 12 yaş eşiğine ilişkin cümle eklenmiştir. Dolayısıyla bugün yürürlükte olan metin, iptal edilmiş metin değil, 6763 ile yeniden düzenlenen metindir. Madde yürürlüktedir.
Pratik sonuç: Suç tarihi 24.11.2016’dan önce olan dosyalarda, o tarihte yürürlükte olan metin ile bugünkü metin karşılaştırılmalı ve fail lehine olan uygulanmalıdır. Özellikle 12 yaş eşiğine bağlı alt sınırlar (istismarda 10 yıl, sarkıntılıkta 5 yıl) 6763 ile eklenmiştir; bu nedenle 24.11.2016 öncesi fiillerde aleyhe uygulanamaz. Suç tarihi 24.11.2016’dan sonraysa madde bugünkü hâliyle uygulanır.
TCK 103 Cezası — Tablo
| Fıkra | Eylem | Ceza | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 103/1, c.1 | Çocuğu cinsel yönden istismar | 8 – 15 yıl hapis | TCK m.103/1 |
| 103/1, c.2 | Sarkıntılık düzeyinde kalan istismar | 3 – 8 yıl hapis | TCK m.103/1 |
| 103/1, c.3 | Mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa | İstismarda en az 10 yıl; sarkıntılıkta en az 5 yıl | TCK m.103/1 |
| 103/2 | Vücuda organ veya sair cisim sokulması | En az 16 yıl hapis | TCK m.103/2 |
| 103/2 | Organ sokma + mağdur 12 yaşını tamamlamamış | En az 18 yıl hapis | TCK m.103/2 |
| 103/3 | Birden fazla kişiyle, hısımlık, vasi/eğitici/bakıcı, nüfuz kötüye kullanma vb. | Ceza yarı oranında artırılır | TCK m.103/3 |
| 103/4 | Cebir/tehdit (15 yaş altı) veya silahla | Ceza yarı oranında artırılır | TCK m.103/4 |
| 103/5 | Cebir ve şiddet ağır yaralama neticesi doğurursa | Ayrıca kasten yaralama hükümleri | TCK m.103/5 |
| 103/6 | Mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü | Ağırlaştırılmış müebbet hapis | TCK m.103/6 |
Zincirleme Suç
Aynı çocuğa karşı değişik zamanlarda birden fazla kez istismar eylemi gerçekleştirilmişse, TCK 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanabilir ve tek ceza verilip artırım yapılır.
Eylemler arasında uzun zaman aralıkları bulunması tek başına zincirleme suçu ortadan kaldırmaz. Ceza Genel Kurulu şu ölçüyü koyar:
“suçlar arasında az veya çok uzun zaman aralığının var olmasının, bu suçların aynı suç işleme kararının etkisi altında işlendiğini ya da işlenmediğini her zaman göstermeyeceğinin ve bu değerlendirmenin her olayda ayrı ayrı ve diğer şartlar da dikkate alınarak yapılması gerektiğinin belirtilmesi”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/199, K. 2023/380, T. 05.07.2023)
Belirleyici olan aynı suç işleme kararının (genel niyet ve planın) varlığıdır; takvimdeki boşluk değil.
Görevli Mahkeme, Şikâyet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
Görevli mahkeme
5235 sayılı Kanun m.12 — Ağır ceza mahkemesinin görevi
“ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.”
Basit cinsel istismarda ceza 8-15 yıl, nitelikli istismarda en az 16 yıl olduğundan üst sınır 10 yılı aştığı için görev ağır ceza mahkemesine aittir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, sarkıntılık iddiasıyla asliye cezada görülen bir dosyada, eylemin sarkıntılığı aşması hâlinde vasfı belirleme görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir:
“öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu”
(Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/5816, K. 2023/4883, T. 06.09.2023)
Failin çocuk olduğu dosyalarda görev çocuk mahkemelerine geçer:
ÇKK m.26 — Mahkemelerin görevi
“(1) Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, adli süreçteki çocuklar hakkında açılacak davalara bakar. (2) Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar.”
Şikâyet
Çocuğun cinsel istismarı suçu kural olarak şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturur. Tek istisna kanunda açıkça yazılıdır: eylem sarkıntılık düzeyinde kalmış ve fail de çocuksa, soruşturma ve kovuşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır (TCK m.103/1).
Uzlaştırma — mümkün değil
CMK m.253 — Uzlaştırma
“(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda ( madde 125 ) uzlaştırma yoluna gidilemez.”
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yasaktır. Sarkıntılık hâli şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma uygulanmaz.
Zamanaşımı
TCK m.66 — Dava zamanaşımı
“(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur”
Zamanaşımı süresi cezanın üst sınırına göre belirlenir. Sürenin kendisi ise şu bentte yazılıdır:
TCK m.66/1 — Dava zamanaşımı süreleri
“d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,”
Buna göre basit cinsel istismarda (8-15 yıl) zamanaşımı 15 yıldır. Nitelikli istismarda (103/2, organ sokma; üst sınır 20 yıl) süre TCK 66/1-c uyarınca 20 yıldır. Mağdurun ölümü hâlinde (103/6, ağırlaştırılmış müebbet) süre 30 yıla çıkar. Failin çocuk olması hâlinde bu süreler TCK 66/2 uyarınca ayrıca indirilir.
Uygulamada gözden kaçan kritik kural şudur:
“(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.”
Yani suç, çocuğa karşı üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba) veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan bir kişi tarafından işlenmişse, zamanaşımı fiil tarihinden değil, çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden işlemeye başlar. Yıllar sonra yapılan şikâyetler bu nedenle zamanaşımına uğramayabilir.
HAGB ve erteleme
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması gerekir (CMK m.231/5). Yetişkin fail bakımından sarkıntılığın alt sınırı bile 3 yıl olduğundan, HAGB’nin uygulama alanı fiilen yoktur. Buna karşılık fail çocuksa durum değişir: TCK 31 uyarınca 12-15 yaş grubunda cezanın yarısı, 15-18 yaş grubunda üçte biri indirildiğinden, sarkıntılık cezası 2 yılın altına inebilir ve bu hâlde HAGB gündeme gelebilir.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
-
Delilleri koruyun. Mesaj, görüntü, ses kaydı ve tanık bilgilerini silmeyin; ekran görüntüsü yerine cihazın kendisini muhafaza edin.
-
Sağlık kuruluşuna başvurun. Adli rapor, hem eylemin niteliği hem de nitelikli hâlin (organ sokulması) tespiti bakımından belirleyicidir.
-
Çocuğun tekrar tekrar dinlenmesine izin vermeyin. Kanun, çocuk mağdurun bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada bir defa dinlenmesini esas alır:
CMK m.236 — Mağdur ile şikâyetçinin dinlenmesi
“(2) İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır.”
-
Şikâyet için süre beklemeyin. Suç re’sen soruşturulur; sarkıntılık + fail çocuk istisnası dışında şikâyet şartı yoktur.
-
Vasfı tartışın. Sarkıntılık mı, temel istismar mı, nitelikli istismar mı? Cezadaki fark yıllarla ölçülür. Savunma ve mağdur vekilliği bu eksende kurulur.
-
Suç tarihini netleştirin. 24.11.2016 öncesi fiillerde lehe kanun karşılaştırması yapılmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- “Rızası vardı” savunmasına güvenmek. 15 yaşını doldurmamış çocuğun rızası hukuken yok hükmündedir; bu savunma sonuç doğurmaz.
- Sarkıntılığı “hafif” sanmak. Sarkıntılıkta bile ceza 3-8 yıldır; mağdur 12 yaşın altındaysa alt sınır 5 yıla çıkar. HAGB pratikte mümkün değildir.
- Evlenme vaadini hile sanmak. Ceza Genel Kurulu evlenme vaadini tek başına hile saymamaktadır.
- Uzlaşma beklemek. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yasaktır.
- Zamanaşımını fiil tarihinden saymak. Fail üstsoy veya çocuk üzerinde nüfuz sahibi ise süre, çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden başlar.
- Nitelikli hâli delilsiz kabul etmek. Organ sokulması şüpheden uzak delille kanıtlanmalıdır; aksi hâlde basit istismar uygulanır.
Özet
- Temel ceza 8-15 yıl; sarkıntılık düzeyinde kalırsa 3-8 yıl; vücuda organ veya cisim sokulmasında en az 16 yıl (mağdur 12 yaş altındaysa en az 18 yıl).
- Suçun kırılma noktası sarkıntılık ayrımıdır: ani ve kesintili davranış sarkıntılık; süreklilik gösteren, ısrarlı, çok bölgeye yönelen davranış temel istismardır.
- 15 yaş altı çocuğun rızası geçersizdir. 15-18 yaş grubunda cebir/tehdit/hile yoksa TCK 104 gündeme gelir; evlenme vaadi tek başına hile değildir.
- Görev ağır ceza mahkemesindedir; suç kural olarak re’sen soruşturulur; uzlaştırma yasaktır.
- Fail üstsoy veya nüfuz sahibiyse zamanaşımı çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden başlar.
- Bugün yürürlükteki metin, AYM’nin iptal ettiği 2014 metni değil, 6763 sayılı Kanun’la (24.11.2016) yeniden düzenlenen metindir.
İlgili yazılar: TCK 102 Cinsel Saldırı Suçu ve Cezası · TCK 105 Cinsel Taciz Suçu ve Cezası · TCK 104 Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ve Cezası · Katalog Suçlar Nelerdir? Tutuklama ve CMK 100/3
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 103 cezası kaç yıl?
Çocuğun cinsel istismarının temel cezası 8 yıldan 15 yıla kadar hapistir. Eylem sarkıntılık düzeyinde kalırsa 3-8 yıl uygulanır. Vücuda organ veya sair cisim sokulması hâlinde ceza 16 yıldan az olamaz; mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa 18 yıldan az olamaz.
Sarkıntılık ile cinsel istismar arasındaki fark nedir?
Sarkıntılık, cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen ancak yoğunluğa ulaşmayan, devamlılık göstermeyen, ani ve kesintili davranıştır. Davranış süreklilik gösterir, ısrarla sürdürülür veya vücudun birçok bölgesine yönelirse sarkıntılık aşılır ve temel istismar oluşur.
Çocuğun rızası suçu ortadan kaldırır mı?
Hayır. 15 yaşını doldurmamış çocuğun rızası hukuken geçersizdir. 15-18 yaş grubunda ise cebir, tehdit veya hile yoksa TCK 103 değil, koşulları varsa TCK 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) gündeme gelir.
Cinsel taciz ile çocuğun cinsel istismarı nasıl ayrılır?
Ayrım bedensel temasa dayanır. Eylem çocuğun vücut dokunulmazlığına yöneliyorsa istismar, bedensel temas içermeyen sözlü veya görsel nitelikteyse cinsel taciz (TCK 105) söz konusu olur.
Evlenme vaadiyle ilişkiye girmek istismar sayılır mı?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, evlenme vaadini tek başına iradeyi ortadan kaldıran bir hile saymamaktadır. Bu nedenle yalnızca evlenme vaadi, eylemi TCK 104'ten TCK 103'e taşımaz.
Çocuğun cinsel istismarı suçunda görevli mahkeme hangisidir?
Ağır ceza mahkemesidir. Cezanın üst sınırı 10 yılı aştığı için görev ağır ceza mahkemesine aittir. Failin çocuk olduğu dosyalarda çocuk ağır ceza mahkemeleri görevlidir.
Bu suç şikâyete bağlı mı?
Kural olarak hayır; savcılık re'sen soruşturur. Tek istisna, eylemin sarkıntılık düzeyinde kalması ve failin de çocuk olmasıdır. Bu hâlde soruşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.
Çocuğun cinsel istismarında uzlaşma olur mu?
Hayır. CMK 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemez.
Çocuğun cinsel istismarında zamanaşımı kaç yıldır?
Cezanın üst sınırına göre belirlenir ve kural olarak 15 yıldır. Ancak fail üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan bir kişiyse zamanaşımı, çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
Yıllar sonra şikâyette bulunulabilir mi?
Evet, olabilir. Özellikle fail aile içinden veya çocuk üzerinde nüfuz sahibi biriyse süre çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden başladığından, yıllar sonra yapılan başvuru zamanaşımına uğramamış olabilir.
TCK 103'te HAGB verilir mi?
Uygulama alanı fiilen çok dardır. HAGB için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması gerekir; sarkıntılıkta bile alt sınır 3 yıl olduğundan bu eşiğin altına inilmesi olağan değildir.
Aynı çocuğa karşı birden çok eylem varsa kaç ceza verilir?
Aynı suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda işlenmişse TCK 43 uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanır: tek ceza verilir ve artırım yapılır. Eylemler arasındaki uzun zaman aralığı tek başına zincirleme suçu ortadan kaldırmaz.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler