Usul Hukuku

Tebligat Nedir? Türleri, Usulsüz Tebligat ve Süreler

Tebligat nedir, nasıl yapılır (bilinen adres, MERNIS, muhtar), elektronik tebligat kimlere zorunlu ve usulsüz tebligat ne demek — Tebligat Kanunu ile.

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Mumla mühürlenmiş zarf
İçindekiler 15

Kısa Cevap

Tebligat, bir hukuki işlemin (dava dilekçesi, ödeme emri, mahkeme kararı gibi) yetkili makam tarafından, kanunun öngördüğü usulle ilgilisine bildirilmesi ve bu bildirimin belgelendirilmesidir. Tebligat kural olarak muhatabın bilinen en son adresine yapılır; adreste bulunulamazsa adres kayıt sistemindeki (MERNIS) yerleşim yeri adresine gidilir. Belirli kişiler için (kamu kurumları, şirketler, baro levhasına yazılı avukatlar, noterler) tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Tebligat usulüne aykırı yapılmışsa, muhatap bunu öğrendiği tarih tebliğ tarihi sayılır ve süreler o tarihe göre işler.

Bu Durumda mısınız?

  • Adresinize bir tebligat geldi ve bunun ne anlama geldiğini, hangi sürelerin başladığını merak ediyorsunuz.
  • Bir davadan ya da icra takibinden çok geç haberdar oldunuz; tebligatın usulüne uygun yapılmadığını düşünüyorsunuz.
  • Tebligat evrakı muhtara bırakılmış, kapınıza haber kâğıdı yapıştırılmış; bunun geçerli olup olmadığını soruyorsunuz.
  • Avukat, şirket veya noter olarak elektronik tebligat (UETS) yükümlülüğünüzü ve tebliğin ne zaman yapılmış sayıldığını öğrenmek istiyorsunuz.
  • Bir süreyi (itiraz, temyiz, ödeme) tebligatı geç öğrendiğiniz için kaçırdınız ve öğrenme tarihinin düzeltilmesini istiyorsunuz.

Bu soruların cevabı tebligatın türüne ve somut belgelere göre değişir; mutlaka bir avukata danışın.

Tebligat Nedir?

Tebligat, bir işlemin ilgilisine hukuken geçerli biçimde ulaştırılmasıdır. İki işlevi vardır: muhatabı bilgilendirmek (bilgilendirme işlevi) ve bu bildirimin yapıldığını belgeye bağlamak (belgelendirme işlevi). Tebligatın önemi, çoğu hukuki sürenin tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlamasıdır: bir kararı temyiz süresi, ödeme emrine itiraz süresi ya da bir davaya cevap süresi, tebligat geçerli biçimde yapıldığı anda başlar. Bu nedenle tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, çoğu zaman davanın kendisi kadar önemlidir.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Tebligat rejiminin omurgası 7201 sayılı Kanun’un üç maddesidir: nereye yapılacağı m.10’da, adreste bulunulamazsa ne yapılacağı m.21’de, usulsüzlüğün sonucu ise m.32’de düzenlenmiştir.

Nereye yapılır — m.10:

“Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.”

(7201 sayılı Kanun m.10/1)

“Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”

(7201 sayılı Kanun m.10/2 — 6099 sayılı Kanun ile eklenmiştir)

Adreste bulunulamazsa — m.21:

“Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”

(7201 sayılı Kanun m.21/1)

“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”

(7201 sayılı Kanun m.21/2 — 6099 sayılı Kanun ile eklenmiştir)

Usulsüzlüğün sonucu — m.32:

“Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.”

(7201 sayılı Kanun m.32/1)

“Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.”

(7201 sayılı Kanun m.32/2)

Tebligat Nasıl Yapılır? (Bilinen Adres, MERNIS, Muhtar)

Tebligat, öncelikle muhatabın bilinen adresine yapılır; bu adres elverişsizse adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi esas alınır:

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10 — Bilinen adreste tebligat

Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.

Muhatap adreste bulunamaz ya da tebellüğden (evrakı almaktan) kaçınırsa, tebliğ memuru evrakı muhtara veya kolluğa teslim eder ve kapıya haber kâğıdı yapıştırır:

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21/1 — Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina

Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Kritik nokta, bu yöntemin kendiliğinden geçerli olmadığıdır: tebliğ memurunun, muhatabın adreste neden bulunmadığını araştırıp belgelemesi gerekir. Yargıtay, bu belgeleme yapılmadan m.21/1’e göre çıkarılan tebligatı usulsüz sayar:

Tevsik (araştırıp belgeleme) yoksa m.21/1 tebligatı geçersizdir. Yüksek mahkeme, kapıya asma tarihinin ancak usulüne uygun araştırma yapılmışsa tebliğ tarihi sayılacağını vurgular:

Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/3185, K. 2015/13456, T. 12.05.2015)

Madde 21/1 ile Madde 21/2 Farkı: Beyaz Tebligat, Mavi Tebligat

Uygulamadaki en kritik ayrım budur ve tebligatın geçerliliği çoğu zaman buradan tartışılır. İki fıkra aynı sonucu (muhtara teslim + kapıya yapıştırma) doğurur ama tebliğ memuruna yüklediği ödev tamamen farklıdır.

m.21/1 — bilinen adresm.21/2 — adres kayıt sistemi (MERNIS)
Hangi adresMuhatabın bilinen en son adresiMERNIS’teki yerleşim yeri adresi
Uygulamada adı”beyaz” tebligat”mavi” tebligat (meşruhatlı)
Adreste bulunmama sebebi araştırılır mıEvet — zorunluHayır
Muhatap orada hiç oturmamışsaTebligat usulsüz olurTebliğ yine geçerlidir

Sıralama da serbest değildir. Yargıtay, m.10/2 karşısında gerçek kişilere tebligatta iki aşamalı bir yöntem benimsendiğini belirtir:

“gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek”

(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/696, K. 2026/959, T. 03.02.2026)

Yani doğrudan mavi (meşruhatlı) tebligat çıkarılamaz; önce normal tebligat denenmelidir.

m.21/1’de Tebliğ Memurunun Araştırma Ödevi

m.21/1’e dayanan tebligatlarda muhtara bırakma tek başına yetmez. Hukuk Genel Kurulu, memurun önce araştırıp belgelemesi gereken hususları tek tek sayar:

“Tebliğ memurunun Tebligat Kanunu 21/1’e göre tebligat yapabilmesi için önce muhatap tebliğ evrakında belirtilen adreste oturmakla birlikte posta dağıtım saatinde muhatap veya muhatap adına kendisine tebliğ yapılacak kimseden hiçbirinin gösterilen adreste bulunmadığını, adreste geçici olarak bulunmama sebebini ve posta dağıtım saatinden sonra adrese döneceğini tahkik ve tevsik etmelidir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/829, K. 2018/1795, T. 29.11.2018)

Pratik sonuç: tebliğ mazbatasında “kapalı”, “adreste yok” gibi tek kelimelik bir şerh varsa ve muhatabın nerede olduğu ve ne zaman döneceği araştırılıp yazılmamışsa, m.21/1 tebligatı usulsüzdür. Elinize geçen tebligat evrakının mazbatasını bu gözle okuyun.

Elektronik Tebligat Kimlere Zorunludur?

Belirli gerçek ve tüzel kişiler için tebligatın elektronik yolla (Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi — UETS üzerinden) yapılması zorunludur:

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a — Elektronik tebligat

Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.

Bu kapsamda özellikle: kamu idareleri ve mahallî idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, tüm özel hukuk tüzel kişileri (şirketler, dernekler, vakıflar), noterler, baro levhasına yazılı avukatlar ve sicile kayıtlı arabulucular ile bilirkişiler sayılır. Elektronik tebligatın ne zaman yapılmış sayılacağı ise kanunda nettir:

Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Yani UETS’e düşen bir tebligat, siz açmasanız bile beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş kabul edilir ve süreler o andan işlemeye başlar. Elektronik tebligatın zorunlu olduğu hâllerde teknik bir sebeple bu yol kullanılamazsa, tebligat kanundaki diğer usullerle yapılır.

Usulsüz Tebligat Nedir?

Usulsüz tebligat, kanun ve yönetmelikte öngörülen şekil kurallarına aykırı yapılan tebligattır (örneğin muhtara bırakılırken adreste bulunmama sebebinin araştırılıp yazılmaması). Ancak usulsüzlük, tebligatı her zaman tümüyle geçersiz kılmaz; kanun pratik bir denge kurar:

7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32 — Usulüne aykırı tebliğin hükmü

Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.

Bunun anlamı şudur: tebligat usulsüz olsa bile, muhatap ondan fiilen haberdar olmuşsa tebligat geçerli sayılır. Fakat tebliğ tarihi, defolu evrakın çıkarıldığı tarih değil, muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarihtir. Böylece kaçırılmış gibi görünen süreler, gerçek öğrenme tarihine göre yeniden hesaplanır. Yargıtay, beyan edilen öğrenme tarihinin esas alınacağını, aksinin ancak yazılı belgeyle çürütülebileceğini belirtir:

Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir.

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/32849, K. 2016/8835, T. 24.03.2016)

Usulsüz Tebligat ile Hiç Tebliğ Edilmemenin Farkı

Bu ikisi karıştırılır ama sonuçları farklıdır. Usulsüz tebligatta ortada bir tebligat vardır, sadece şekle aykırıdır; muhatap öğrenince m.32 devreye girer ve öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır. Hiç tebligat yapılmamışsa ya da evrak tebliğ edilemeden iade edilmişse, düzeltilecek bir tebliğ tarihi de yoktur. M.32 uygulanmaz. Yargıtay bu sınırı açıkça çizer:

Bu maddenin uygulanabilmesi için muhataba usulsüz de olsa yapılmış bir tebligat olmalıdır. Her hangi bir tebligat yapılmamış veya tebligat çıkarılmasına rağmen tebliğ edilemeden iade edilmiş ise anılan madde hükmü uygulanmaz.

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/32849, K. 2016/8835, T. 24.03.2016)

Ayrıca, takip veya davadan başka bir yolla (örneğin haczin uygulanması sırasında) haberdar olmak, ortada olmayan bir ödeme emrini “öğrenmiş” saymaya yetmez; öğrenme, usulsüzlüğü iddia edilen o tebligata ilişkin olmalıdır.

Usulsüz Tebligatı Öğrenince Ne Yapmalısınız?

  1. Tebliğ evrakını ve mazbatayı inceleyin: Adreste bulunmama sebebinin yazılıp yazılmadığına, komşu/muhtar beyanının ve imzasının bulunup bulunmadığına bakın (m.21, mazbata kuralları).
  2. Gerçek öğrenme tarihinizi belirleyin: Tebligatı fiilen ne zaman öğrendiğinizi (dosyayı ne zaman gördüğünüzü) net biçimde tespit edin; beyanınız esas alınır (m.32).
  3. Doğru mercie ve süresinde başvurun: İcra takiplerinde usulsüz tebligat şikâyeti icra mahkemesine ve öğrenmeden itibaren yedi gün içinde yapılır (aşağıya bakınız).
  4. Öğrenme tarihinin düzeltilmesini isteyin: Talebiniz, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi ve süreye bağlı haklarınızın (itiraz/temyiz) buna göre değerlendirilmesidir (m.32).
  5. Elektronik tebligatta tarihi doğru sayın: UETS’e ulaşan tebligatta sürelerin beşinci günün sonunda başladığını unutmayın (m.7/a).

Görevli Mahkeme, Şikâyet Süresi ve İspat Yükü

İcra takiplerinde usulsüz tebligat iddiası bağımsız bir dava değil, İİK m.16 anlamında şikâyettir — ve şikâyet süreye tabidir. Hukuk Genel Kurulu hem mercii hem süreyi tek cümlede belirler:

“Ödeme tebliğinin usulsüz olduğu ve öğrenme tarihine göre düzeltilmesi talebi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 16. maddesine göre şikâyet niteliğinde olup, şikâyetin aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde yapılması zorunludur.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/765, K. 2019/216, T. 26.02.2019)

Yedi günlük süre, öğrendiğinizi beyan ettiğiniz tarihten işler. Bu, m.32’nin lehinize olan kuralıyla birlikte okunmalıdır: beyan ettiğiniz öğrenme tarihi esas alınır, ama o tarihten itibaren yedi gün içinde harekete geçmezseniz şikâyet hakkınız düşer. Yani “öğrendim ama bekledim” savunması sonuç doğurmaz.

İspat Yükü Kimde?

Sizde değil. Beyan ettiğiniz öğrenme tarihinin aksini ispat külfeti karşı taraftadır ve bu ancak yazılı belgeyle yapılabilir:

“Bu durumda anılan tebligat yukarıda yazılan ilkeler uyarınca usulsüz olup, borçlunun muttali olduğunu beyan ettiği tarihten önce tebligatı öğrendiği de yazılı delille ispatlanamamıştır.”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/12587, K. 2018/8946, T. 01.10.2018 — bozma)

Aynı kararda Daire, mahkemenin yapması gereken işi de göstermiştir: şikâyeti kabul edip tebliğ tarihini öğrenme tarihi olarak düzeltmek ve sair itiraz/şikâyetleri buna göre incelemek.

Dava dosyalarında ise başvuru, dosyanın görüldüğü mahkemeye yapılır; süre bakımından ilgili usul kanununun (HMK/CMK) kendi kuralları ve hak düşürücü süreleri işler — İİK’nın yedi günlük şikâyet süresi icra takiplerine özgüdür.

Sık Yapılan Hatalar

  • Kapıya asma tarihini kesin tebliğ tarihi sanmak. m.21/1 tebligatında kapıya asma tarihi, ancak araştırma/belgeleme usulüne uygunsa tebliğ tarihidir; aksi hâlde tebligat usulsüzdür.
  • Usulsüz tebligatı “yok hükmünde” sanmak. Muhatap öğrenmişse tebligat geçerli sayılır; sadece tebliğ tarihi öğrenme tarihine çekilir (m.32).
  • Öğrenme tarihini geç bildirmek. İcra takiplerinde şikâyet, öğrenmeden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılmalıdır (İİK m.16/1); öğrendikten sonra beklemek hakkı düşürür.
  • m.21/2 tebligatında “ben orada oturmuyordum” demek. MERNIS adresine meşruhatlı tebligatta muhatabın o adreste hiç oturmamış olması bile tebliği geçersiz kılmaz (m.21/2). Bu fıkraya karşı savunma, sıranın bozulduğunu (önce normal tebligat çıkarılmadığını) göstermekten geçer.
  • m.21/1 ile m.21/2’yi ayırmamak. Araştırma ödevi yalnız m.21/1 için vardır; yanlış fıkra üzerinden itiraz kurmak şikâyeti sonuçsuz bırakır.
  • Elektronik tebligatı açmayınca tebliğ edilmemiş sanmak. UETS’e ulaşan tebligat, açılmasa da beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (m.7/a).
  • Farklı bir olaydan haberdar olmayı “öğrenme” saymak. Öğrenme, tam da usulsüzlüğü iddia edilen tebligata ilişkin olmalıdır.

Özet

  • Tebligat, bir işlemin kanuni usulle ilgilisine bildirilmesi ve belgelenmesidir; çoğu süre geçerli tebligat tarihinden işler.
  • Adres sırası: bilinen en son adres → elverişsizse MERNIS yerleşim yeri adresi (m.10); adreste bulunulamazsa muhtara bırakma + kapıya haber kâğıdı (m.21/1), ancak sebep araştırılıp belgelenmelidir.
  • Elektronik tebligat, kamu kurumları, şirketler, noterler ve baro levhasına yazılı avukatlar için zorunludur; UETS’e ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (m.7/a).
  • m.21/1 ile m.21/2 farkı belirleyicidir: bilinen adreste memur, bulunmama sebebini araştırıp belgelemek zorundadır; MERNIS adresine meşruhatlı (mavi) tebligatta bu araştırma aranmaz. Ancak doğrudan mavi tebligat çıkarılamaz. Önce normal tebligat denenmelidir.
  • Usulsüz tebligatta muhatap öğrenmişse tebligat geçerlidir, fakat tebliğ tarihi öğrenme tarihine çekilir (m.32); aksini yazılı belgeyle ispat külfeti karşı taraftadır.
  • Hiç tebligat yoksa m.32 uygulanmaz. İcra takiplerinde usulsüzlük şikâyeti, öğrenmeden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılmalıdır (İİK m.16/1).

İlgili yazılar: İhtiyati Tedbir Nedir? Şartları, İtiraz ve Süreler · İstinaf Nedir? Bölge Adliye Mahkemesine Başvuru, Süresi ve Sonuçları · Gerekçeli Karar Ne Demek? “Gerekçeli Karar Yazıldı” Ne Anlama Gelir?

Sıkça Sorulan Sorular

Tebligat ne demek?

Bir hukuki işlemin (dava dilekçesi, ödeme emri, karar) yetkili makamca, kanunun öngördüğü usulle ilgilisine bildirilmesi ve belgelenmesidir. Önemi, çoğu hukuki sürenin geçerli tebligat tarihinden itibaren işlemeye başlamasıdır.

Tebligat nereye yapılır?

Kural olarak muhatabın bilinen en son adresine yapılır; bu adres elverişsizse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki (MERNIS) yerleşim yeri adresi esas alınır (7201 sayılı Kanun m.10).

Adreste bulunamazsam tebligat nasıl yapılır?

Muhatap veya evrakı almaya yetkili kimse adreste bulunmaz ya da almaktan kaçınırsa, evrak muhtara/kolluğa imza karşılığı bırakılır ve kapıya haber kâğıdı yapıştırılır; kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır (m.21/1). Ancak tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini araştırıp belgelemesi şarttır.

Muhtara bırakılan her tebligat geçerli mi?

Hayır. Yargıtay, muhatabın neden adreste olmadığı araştırılıp belgelenmeden yapılan m.21/1 tebligatını usulsüz sayar; bu hâlde kapıya asma tarihi geçerli tebliğ tarihi olmaz.

Usulsüz tebligat ne demek?

Kanun ve yönetmelikteki şekil kurallarına aykırı yapılan tebligattır. Muhatap onu öğrenmişse tebligat geçerli sayılır, fakat tebliğ tarihi muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarih kabul edilir (m.32).

Usulsüz tebligatta süre ne zaman başlar?

Defolu evrakın çıkarıldığı tarihte değil, muhatabın tebligatı öğrendiğini beyan ettiği tarihte başlar; bu tarihin aksi ancak yazılı belgeyle ispatlanabilir (m.32).

Hiç tebligat yapılmamışsa ne olur?

m.32, ortada usulsüz de olsa yapılmış bir tebligat bulunmasını gerektirir. Hiç tebligat çıkarılmamış ya da tebliğ edilemeden iade edilmişse bu madde uygulanmaz; düzeltilecek bir tebliğ tarihi yoktur.

Elektronik tebligat kimlere zorunlu?

Kamu idareleri, şirketler ve diğer özel hukuk tüzel kişileri, noterler, baro levhasına yazılı avukatlar, sicile kayıtlı arabulucu ve bilirkişiler gibi kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur (m.7/a).

Elektronik tebligat ne zaman yapılmış sayılır?

UETS'te muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır; muhatap evrakı açmasa dahi süre bu tarihten işler (m.7/a).

Usulsüz tebligatı nereye şikâyet ederim?

İcra takiplerinde usulsüz tebligat şikâyeti icra mahkemesine yapılır ve öğrenme tarihinin düzeltilmesi istenir; dava dosyalarında ise dosyanın görüldüğü mahkemeye başvurulur.

Usulsüz tebligat şikâyeti kaç gün içinde yapılmalı?

İcra takiplerinde yedi gün. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu ve öğrenme tarihine göre düzeltilmesi talebinin İİK m.16 anlamında şikâyet niteliğinde olduğunu, şikâyetin usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Dava dosyalarında ilgili usul kanununun kendi süreleri işler.

Tebligat Kanunu 21/1 ile 21/2 arasındaki fark nedir?

Araştırma ödevidir. m.21/1 bilinen adrese yapılan tebligata ilişkindir ve tebliğ memuru muhatabın adreste bulunmama sebebini araştırıp belgelemek zorundadır. m.21/2 ise adres kayıt sistemindeki (MERNIS) adrese meşruhatlı olarak çıkarılan tebligata ilişkindir; burada muhatap o adreste hiç oturmamış veya oradan sürekli ayrılmış olsa dahi tebliğ geçerli sayılır ve araştırma aranmaz.

Doğrudan MERNIS adresine meşruhatlı tebligat çıkarılabilir mi?

Hayır. Yargıtay, gerçek kişilere tebligatta iki aşamalı bir yöntem benimsendiğini; önce bilinen en son adres esas alınarak normal tebligat çıkarılması, ancak bu tebligat bila tebliğ iade edilirse m.21/2 uyarınca adres kayıt sistemindeki adrese meşruhatlı tebligat gönderilmesi gerektiğini belirtir.

Öğrenme tarihimin doğru olmadığını kim ispatlar?

Karşı taraf. Beyan ettiğiniz öğrenme tarihi esas alınır; bu tarihten önce tebligatı öğrendiğiniz ancak yazılı delille ispatlanabilir. Yargıtay, yazılı delille ispatlanamayan hâllerde muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi gerektiğini kabul eder.

Tebliğ mazbatasında nelere bakmalıyım?

m.21/1 tebligatında mazbatada muhatabın adreste oturduğunun, dağıtım saatinde adreste bulunmadığının, bulunmama sebebinin ve dağıtım saatinden sonra adrese döneceğinin araştırılıp belgelendiği yazmalıdır. Yalnızca kapalı ya da adreste yok gibi tek kelimelik bir şerh varsa tebligat usulsüz olabilir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp