
İçindekiler 10
Kısa Cevap
Adli tatil, mahkemelerin her yıl 20 Temmuz–31 Ağustos arasında çalışmaya ara verdiği dönemdir; yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar. Bu dönemde mahkemeler tümüyle kapanmaz. Nafaka, velayet, iş davaları, ihtiyati tedbir/haciz gibi kanunda sayılan acil ve belirli işler görülmeye devam eder. En önemli pratik sonuç sürelere ilişkindir: hukuk davalarında adli tatile denk gelen sürenin sonu, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta; ceza işlerinde ise üç gün uzamış sayılır.
Ancak bu uzama otomatik ve herkes için geçerli değildir — asıl hata burada yapılır. Uzama yalnızca adli tatilde görülmeyen dava ve işler için ve yalnızca usul kanununun koyduğu süreler bakımından işler. Davanız tatilde görülen işlerdense (nafaka, velayet, iş davası, ihtiyati tedbir) süreniz tatil boyunca normal şekilde akar; maddi hukuktan doğan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri de uzamaz.
Bu Durumda mısınız?
- Bir süreniz (itiraz, istinaf, temyiz, cevap) adli tatile denk geliyor ve ne zaman dolacağını merak ediyorsunuz.
- Davanızın adli tatilde görülüp görülmeyeceğini (örneğin nafaka, velayet, iş davası) soruyorsunuz.
- Adli tatilin tam olarak hangi tarihlerde olduğunu ve yeni adli yılın ne zaman başladığını öğrenmek istiyorsunuz.
- Hukuk ve ceza davalarında sürelerin farklı uzayıp uzamadığını merak ediyorsunuz.
- Adli tatilde ihtiyati tedbir/haciz gibi acil bir koruma talep edip edemeyeceğinizi soruyorsunuz.
Bu soruların cevabı davanın türüne ve somut sürelere göre değişir; mutlaka bir avukata danışın.
Adli Tatil Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter?
Adli tatilin tarihleri kanunla sabittir ve her yıl aynıdır. Hukuk yargılaması yönünden:
6100 sayılı HMK m.102 — Adli tatil süresi
Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.
Ceza yargılaması yönünden de aynı tarihler geçerlidir:
5271 sayılı CMK m.331 — Adlî tatil
Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.
Yani hem hukuk hem ceza mahkemeleri için adli tatil 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta biter; yeni adli yıl 1 Eylül’de açılır. Bu tarihler yıldan yıla değişmez.
Adli Tatilde Hangi Dava ve İşler Görülür?
Adli tatilde mahkemeler tamamen durmaz; kanun, tatil boyunca da görülecek acil işleri tek tek sayar:
6100 sayılı HMK m.103 — Adli tatilde görülecek dava ve işler
Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür: a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi. b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler. c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları. ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.
Bu sayımın devamında; ticari defterlerin/kıymetli evrakın kaybına ilişkin işler, iflas ve konkordato işleri, adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler, tahkim kapsamındaki dava ve işler, çekişmesiz yargı işleri ve kanunlarda ivedi sayılan ya da mahkemece ivedi görülmesine karar verilen işler de yer alır (HMK m.103/1). Ayrıca adli tatilde, listedeki işler dışında kalan davalarla ilgili dilekçelerin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat ve dosyanın üst mahkemeye gönderilmesi gibi işlemler de yapılır (HMK m.103/3).
Adli Tatilin Sürelere Etkisi
Adli tatilin en çok merak edilen yönü, sürelerin akıbetidir. Hukuk yargılamasında kural nettir:
6100 sayılı HMK m.104 — Adli tatilin sürelere etkisi
Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
Yani bir hukuk süresinin son günü adli tatile denk geliyorsa, süre kendiliğinden 31 Ağustos’tan sonra bir hafta uzar.
Uzama herkese işlemez: iki kritik sınır
Buraya kadarı yaygın bilinen kısımdır. Asıl tehlike, kuralın kapsamının sanıldığından çok daha dar olmasıdır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi iki sınırı tek cümlede ortaya koymuştur:
“104. maddesine göre bitmesi adli tatile rastlayan sürelerin yedi gün daha uzatılmış sayılması, sadece, adli tatilde bakılamayacak olan iş ve davalara ilişkin olup, HMK’nın tayin ettiği süreler içindir. Başka kanunların, özellikle maddi hukuka ilişkin kanunların tayin ettikleri hak düşürücü süreler ile zamanaşımı sürelerinin bitmesi adli tatile rastlarsa, bunların adli tatilin bitmesinden itibaren yedi gün daha uzatılmış sayılmasına imkân yoktur.”
(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/8028, K. 2015/7639, T. 27.11.2015 — onama)
Bu iki sınırı ayrı ayrı okumak gerekir:
Birinci sınır — dava adli tatilde görülüyorsa süre uzamaz. Bir önceki bölümde sayılan işler (nafaka, velayet, iş davaları, ihtiyati tedbir, delil tespiti…) adli tatilde görülen işlerdir; dolayısıyla adli tatile tabi değildirler ve süreleri tatil boyunca normal şekilde işler. Bu, yazının en tehlikeli kesişimidir: “iş davam tatilde görülüyor” ile “sürem tatilde uzuyor” aynı anda doğru olamaz — birincisi doğruysa ikincisi yanlıştır.
Bu sınır teorik bir incelik değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir hizmet tespiti davasında zinciri açıkça kurmuştur: dava iş mahkemesinde görülür → yukarıda alıntılanan m.103/1-(ç) kapsamındadır → adli tatilde görülebilir → dolayısıyla taraflar m.104’ün bir haftalık süresinden yararlanamaz.
“hizmet tespiti davasının HMK’nın 103. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde belirtilen “hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar” kapsamında olması nedeniyle adli tatilde görülebileceğinin anlaşılması karşısında eldeki davanın adli tatilde görülebilecek nitelikte bir dava olduğu ve tarafların HMK’nın 104. maddesinde belirtilen bir haftalık süreden yararlanamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/480, K. 2022/1474, T. 09.11.2022 — temyiz isteminin süre aşımından reddi yerinde bulundu)
Sonucu somut takvimde görmek gerekir: direnme kararı adli tatil içinde, 26 Temmuz 2020’de tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise 4 Eylül 2020’de (yani tatil bittikten sonra) verilmiştir. Genel Kurul, temyiz isteminin süre aşımından reddine ilişkin ek kararı yerinde bulmuştur.
Bu yazının okurken akılda tutulmasını önerdiği nokta şudur: m.103’teki liste, davanız oradaysa bir kolaylık değil uyarıdır. Mahkeme tatilde çalışmaya devam eder; süreniz de öyle. Uzama beklentisiyle işlemi eylüle bırakmak, tam da bu listedeki dosyalarda hak kaybına yol açar.
İkinci sınır — yalnızca HMK’nın koyduğu süreler uzar. Maddi hukuktan doğan hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri bu uzamadan yararlanmaz. Ticaret, borçlar veya iş mevzuatındaki bir hak düşürücü sürenin son günü 15 Ağustos’a denk geliyorsa, o süre 15 Ağustos’ta dolar — 7 Eylül’e uzamaz.
Ceza yargılamasında ise uzama süresi farklıdır:
5271 sayılı CMK m.331 — Adlî tatil (sürelere etkisi)
Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.
Hukuk ve Ceza Yargılamasında Fark
Sürelerin uzama miktarı, en çok karıştırılan noktadır ve hukuk ile ceza için farklıdır:
- Hukuk davalarında (HMK m.104): Adli tatile denk gelen sürenin sonu, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzar.
- Ceza işlerinde (CMK m.331/4): Adli tatile rastlayan süreler işlemez; tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzar.
Bu ayrım kritiktir: aynı takvimde biten bir süre, dava hukuk ise bir hafta, ceza ise üç gün ek kazandırır. Süreyi bu farkı gözeterek hesaplamak gerekir.
Üç günün ne kadar dar olduğunu somut bir dosya göstermektedir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2025 tarihli kararında, gerekçeli karar sanığa adli tatil içinde 9 Ağustos’ta tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise 8 Eylül’de verilmiştir. Daire, uzamış sürenin çoktan dolduğu gerekçesiyle temyiz istemini reddetmiştir:
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331/4. maddesi kapsamında, adli tatile rastlayan sürelerin işlemeyeceği, tebligat adli tatilden önce yahut adli tatil sürecinde yapılmış ve sürenin sonu adli tatil içine denk geliyorsa, temyiz süresinin, adli tatilin bitiminden itibaren 3 (Üç) gün uzatılmış sayılacağı”
(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/19370, K. 2025/8927, T. 23.10.2025 — temyiz isteminin reddi)
Buradan çıkarılacak ders şudur: tebligat tatile denk geldiğinde işi eylüle bırakmak hak kaybına yol açar. Ceza işlerinde tatil bitiminden sonra elde kalan ek süre yalnızca üç gündür; eylül ayına yayılan bir rahatlık payı yoktur. Ayrıca tatil içinde yapılan tebligatın kendisi geçerlidir. Geçersiz sayılıp yeniden tebliğ beklenmez. Ayrıca ceza yargılamasında soruşturma ve tutuklu işlerin tatil boyunca nasıl yürütüleceği ayrıca düzenlenir; adli tatil, tutuklu işlerde yargılamanın büsbütün durması anlamına gelmez (CMK m.331/2-3).
Adli Tatilde Süreniz Doluyorsa Ne Yapmalısınız?
- Sürenin son gününü belirleyin: İşlem için tanınan sürenin son gününün 20 Temmuz–31 Ağustos aralığına denk gelip gelmediğini kontrol edin.
- Doğru uzama kuralını uygulayın: Hukuk davasıysa bir hafta (HMK m.104), ceza işiyse üç gün (CMK m.331/4) uzama uygulanır; uzama tatilin bittiği 31 Ağustos’tan hesaplanır.
- Acil koruma gerekiyorsa bekleyin sanmayın: İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti gibi talepler adli tatilde de görülür (HMK m.103/1-a); acil durumda başvurudan kaçınmayın.
- Davanız sayılan işlerdense normal işleyişi bekleyin: Nafaka, velayet, iş davaları gibi işler tatilde de görülür (HMK m.103/1).
- Tereddütte güvenli tarafta kalın: Uzama süresine güvenip son ana bırakmak yerine, işlemi mümkünse tatil öncesinde tamamlayın.
Sık Yapılan Hatalar
- Hukuk ve ceza uzamasını karıştırmak. Hukukta bir hafta (HMK m.104), cezada üç gün (CMK m.331/4). İkisi aynı değildir.
- Adli tatilde mahkeme tümden kapanır sanmak. Nafaka/velayet/iş davaları, ihtiyati tedbir ve haciz gibi işler tatilde de görülür (HMK m.103).
- Uzamayı yanlış günden başlatmak. Süre, adli tatilin bittiği gün olan 31 Ağustos’tan sonra uzar; 20 Temmuz’dan değil.
- Acil korumayı tatile erteletmek. İhtiyati tedbir/haciz ve delil tespiti tatilde de karara bağlanabilir (HMK m.103/1-a).
- Tarihleri her yıl değişiyor sanmak. Adli tatil kanunla sabittir: her yıl 20 Temmuz–31 Ağustos (HMK m.102, CMK m.331).
- Tatilde görülen bir davada sürenin de uzayacağını sanmak. İkisi birbirinin zıddıdır: dava adli tatilde görülüyorsa adli tatile tabi değildir ve süresi normal işler. İş davası, nafaka ve ihtiyati tedbir dosyalarında bu hata doğrudan hak kaybına yol açar.
- Zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri de uzayacak sanmak. Uzama yalnızca usul kanununun tayin ettiği süreler içindir; maddi hukuka ilişkin kanunların koyduğu hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri bundan yararlanmaz.
- Tatilde yapılan tebligatı geçersiz saymak. Adli tatil içinde yapılan tebligat geçerlidir; yeniden tebliğ beklenmez, yalnız sürenin hesabı değişir.
Özet
- Adli tatil, her yıl 20 Temmuz–31 Ağustos arasıdır; yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar (HMK m.102, CMK m.331).
- Mahkemeler tümden kapanmaz: nafaka/velayet/iş davaları, ihtiyati tedbir/haciz, delil tespiti, iflas/konkordato ve ivedi işler görülür (HMK m.103).
- Süre etkisi (hukuk): tatile denk gelen sürenin sonu, tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzar (HMK m.104).
- Süre etkisi (ceza): adli tatile rastlayan süreler işlemez; tatilin bitiminden itibaren üç gün uzar (CMK m.331/4).
- Uzama, tatilde GÖRÜLEN davalarda doğmaz: iş, nafaka, velayet, ihtiyati tedbir gibi m.103 listesindeki dosyalarda süre tatil boyunca normal işler (HGK, E. 2021/480).
- Uzama yalnızca usul kanununun tayin ettiği sürelere işler; zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bundan yararlanmaz (23. HD, E. 2014/8028).
- Uzama 31 Ağustos’tan hesaplanır; hukuk ile ceza farkını gözetin.
Sıkça Sorulan Sorular
İş davamda süre adli tatilde uzar mı?
Hayır. İşçilerin hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle açtıkları davalar adli tatilde görülen işlerdendir (HMK m.103/1-ç); bu nedenle adli tatile tabi değildirler ve süreleri tatil boyunca normal şekilde işler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, iş mahkemesinde görülen bir hizmet tespiti davasında tarafların HMK m.104'teki bir haftalık süreden yararlanamayacağı sonucuna varmış; kararın adli tatil içinde tebliğ edilip temyizin tatilden sonra verildiği dosyada, temyiz isteminin süre aşımından reddini yerinde bulmuştur. Aynı mantık nafaka, velayet ve ihtiyati tedbir dosyaları için de geçerlidir.
Zamanaşımı süresi adli tatilde uzar mı?
Hayır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'ne göre uzama yalnızca HMK'nın tayin ettiği süreler içindir; başka kanunların, özellikle maddi hukuka ilişkin kanunların tayin ettiği hak düşürücü süreler ile zamanaşımı sürelerinin adli tatil nedeniyle uzatılmasına imkân yoktur.
Adli tatilde tebligat yapılabilir mi, yapılırsa geçerli midir?
Evet, geçerlidir. Adli tatilde listedeki işler dışında kalan davalarla ilgili olarak da her türlü tebligat yapılabilir (HMK m.103/3). Tebligatın tatile denk gelmesi onu geçersiz kılmaz; yalnızca sürenin ne zaman dolacağının hesabını değiştirir.
Ceza dosyamda tebligat ağustosta yapıldı, eylülde temyiz edebilir miyim?
Bu varsayım tehlikelidir. Ceza işlerinde uzama, adli tatilin bitiminden itibaren yalnızca üç gündür (CMK m.331/4). Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 9 Ağustos'ta tebliğ edilen bir kararın 8 Eylül'de temyiz edilmesini süre yönünden reddetmiştir. Eylül ayına yayılan bir rahatlık payı bulunmamaktadır.
Adli tatil ne zaman başlar ve biter?
Adli tatil her yıl 20 Temmuz'da başlar, 31 Ağustos'ta sona erer; yeni adli yıl 1 Eylül'de başlar (HMK m.102, CMK m.331). Bu tarihler kanunla sabittir ve yıldan yıla değişmez.
Adli tatil kaç gün sürer?
20 Temmuz–31 Ağustos arasını kapsar. Mahkemeler bu dönemde çalışmaya ara verir; 1 Eylül'de yeni adli yıl başlar (HMK m.102).
Adli tatilde mahkemeler tamamen kapalı mı?
Hayır. Nafaka, velayet, soybağı, iş davaları, ihtiyati tedbir/haciz, delil tespiti, iflas ve konkordato gibi kanunda sayılan işler adli tatilde de görülür (HMK m.103).
Adli tatilde süreler işler mi?
Adli tatile tabi işlerde, sürenin sonu tatile denk gelirse süre uzar. Hukukta tatilin bitiminden itibaren bir hafta (HMK m.104), cezada üç gün (CMK m.331/4) uzama uygulanır.
Hukuk ve ceza davalarında süre uzaması farklı mı?
Evet. Hukuk davalarında süre bir hafta (HMK m.104), ceza işlerinde ise üç gün (CMK m.331/4) uzar. Bu fark süre hesabında dikkate alınmalıdır.
Süre uzaması hangi günden başlar?
Uzama, adli tatilin bittiği gün olan 31 Ağustos'tan sonra hesaplanır; hukukta bir hafta, cezada üç gün eklenir (HMK m.104, CMK m.331/4).
Adli tatilde ihtiyati tedbir veya haciz istenebilir mi?
Evet. İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri adli tatilde de görülür ve karara bağlanabilir (HMK m.103/1-a).
Nafaka veya velayet davası adli tatilde görülür mü?
Evet. Her çeşit nafaka davası ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler adli tatilde görülen işler arasındadır (HMK m.103/1-b).
İş davası adli tatilde görülür mü?
Evet. Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtığı davalar adli tatilde görülen işlerdendir (HMK m.103/1-ç).
Yeni adli yıl ne zaman başlar?
Yeni adli yıl 1 Eylül'de başlar (HMK m.102). Ceza mahkemeleri de her yıl 1 Eylül'de başlamak üzere 20 Temmuz–31 Ağustos arası çalışmaya ara verir (CMK m.331).