
İçindekiler 12
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Acele Kamulaştırma Nedir?
- Kanuni Dayanak ve Üç Şart (2942 m.27)
- ”Bakanlar Kurulu” mu, “Cumhurbaşkanı” mı?
- El Koyma Kararı ve Tapu Şerhi (2018 Değişikliği)
- Acele Usul, Malikin Güvencelerini Kaldırmaz
- Enerji Yatırımlarında Acele Kamulaştırma (6446 m.19)
- Karar İptal Edilirse Bedel Davası Düşer mi?
- Görevli Mahkeme ve Dava Yolları
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Acele kamulaştırma, idarenin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmasını beklemeden taşınmaza el koymasına imkân veren istisnai bir usuldür (2942 sayılı Kanun m.27). Sadece üç hâlde mümkündür: yurt savunması ihtiyacı, aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınan haller ve özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlar. Mahkeme yedi gün içinde bilirkişi marifetiyle bir değer tespit eder; bu bedel malik adına bankaya yatırılınca taşınmaza el konulabilir. Acele usul, malikin olağan kamulaştırmadaki güvencelerini ortadan kaldırmaz — el koymadan sonra idare yine satın alma ve bedel tespiti/tescil sürecini işletmek zorundadır.
Bu Durumda mısınız?
- Tarlanızdan/arsanızdan enerji nakil hattı, otoyol veya boru hattı geçeceği bildirildi.
- Tapunuza el koyma veya devir yasağı şerhi konulduğunu öğrendiniz.
- Resmî Gazete’de yayımlanan bir acele kamulaştırma kararında taşınmazınızın da bulunduğunu gördünüz.
- Bedeli bankaya yatırıldı ama size hiç dava açılmadı, süreç durdu.
- Bilirkişinin tespit ettiği bedeli düşük buluyorsunuz.
Acele kamulaştırmada süreler kısa ve dava yolları ikiye ayrılmıştır; hak kaybı yaşamamak için bir avukata danışın.
Acele Kamulaştırma Nedir?
Kamulaştırmada kural, olağan usuldür: idare önce satın alma (uzlaşma) yolunu dener, olmazsa asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açar; mülkiyet tescil kararıyla geçer. Acele kamulaştırma bu sıralamayı bozmaz, yalnızca öne bir el koyma aşaması ekler.
Danıştay bu usulü şöyle tanımlamıştır:
Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür.
(Danıştay 6. Dairesi, E. 2022/5163, K. 2023/6472, T. 05.07.2023)
Buradaki “olağanüstü” nitelemesi teknik bir anlam taşır: acele usul, idarenin elindeki hızlandırma aracı değil, kanunun saydığı istisnai hâllere özgü bir yetkidir. Şartları gerçekleşmeden başvurulursa karar hukuka aykırı olur.
Kanuni Dayanak ve Üç Şart (2942 m.27)
2942 sayılı Kanun m.27 — Acele kamulaştırma
3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın
Hüküm, acele usulü üç hâlle sınırlar:
- Yurt savunması ihtiyacı — 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanması kapsamında.
- Aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak haller — uygulamada en sık dayanılan hâl budur.
- Özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlar.
Usulün işleyişi de maddede bellidir: kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, idarenin istemi üzerine mahkeme yedi gün içinde, m.10 esasları dairesinde ve m.15 uyarınca seçilecek bilirkişilerce değeri tespit ettirir; bu değer malik adına bankaya yatırılarak taşınmaza el konulabilir.
Dikkat edilmesi gereken nokta: buradaki tespit nihai kamulaştırma bedeli değildir. El koymaya esas geçici bir değerlendirmedir; asıl bedel, sonradan açılacak bedel tespiti ve tescil davasında belirlenir.
”Bakanlar Kurulu” mu, “Cumhurbaşkanı” mı?
Bu ayrım, eski kaynakları okurken sık karışır. Maddenin bugünkü lafzı “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak haller” der. Ancak 2018 öncesindeki dönemde yetki Bakanlar Kurulu’ndaydı ve o dönemde alınmış kararlar “Bakanlar Kurulu Kararı” olarak anılır.
Bunun pratik sonucu şudur: eski tarihli bir olaya ilişkin mahkeme kararlarında maddenin “Bakanlar Kurulunca” şeklindeki eski lafzıyla alıntılandığını görürsünüz. Örneğin yukarıda anılan Danıştay kararı 2016 tarihli bir Bakanlar Kurulu Kararına ilişkindir ve maddeyi o dönemin lafzıyla aktarır. Karar 2023 tarihli olsa bile içindeki madde metni olay tarihindeki hâlidir. Bugüne ilişkin bir işlem değerlendirilirken güncel lafız esas alınmalıdır.
El Koyma Kararı ve Tapu Şerhi (2018 Değişikliği)
19.04.2018 tarihli 7139 sayılı Kanun’la maddeye eklenen fıkra, el koymanın tapu boyutunu düzenler:
Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır.
Bu şerh, taşınmazın satılmasını, devrini ve temlikini engeller. Sık karışan bir nokta: bu şerh, Kamulaştırma Kanunu’nun 31. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine dayanan ve uygulamada “31/b şerhi” denilen şerhten farklıdır. İkisi de devir yasağı doğurur ama dayanakları ve konulma anları başkadır: m.27 şerhi acele el koyma kararına, 31/b şerhi ise m.10 uyarınca yapılan tebligat/ilana bağlanır.
Acele Usul, Malikin Güvencelerini Kaldırmaz
Acele kamulaştırmanın en çok yanlış anlaşılan yönü budur. El koyma, mülkiyetin idareye geçtiği anlamına gelmez. Danıştay bu noktayı açıkça vurgular:
Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir.
(Danıştay 6. Dairesi, E. 2022/5163, K. 2023/6472, T. 05.07.2023)
Yani el koymadan sonra idarenin yükümlülükleri sürer: önce satın alma (uzlaşma), olmazsa bedel tespiti ve tescil davası. Mülkiyet, ancak mahkemenin vereceği tescil kararıyla idareye geçer (2942 m.25). İdare el koyup süreci askıda bırakırsa malikin ayrıca başvurabileceği yollar doğar.
Enerji Yatırımlarında Acele Kamulaştırma (6446 m.19)
Acele kamulaştırmanın pratikte en yoğun görüldüğü alan enerji yatırımlarıdır: enerji iletim hatları, rüzgâr ve güneş santralleri, trafo sahaları. Elektrik Piyasası Kanunu bu işlemlerin nasıl yürüyeceğini ayrıca düzenler.
6446 sayılı Kanun m.19/1-a — Taşınmaz temini işlemleri
Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir.
Üç sonuç çıkar:
- Üretim tarafında işlemleri EPDK (“Kurum”) yürütür; Kurul kararı kamu yararı kararı yerine geçer ve başka bir makamın onayına tabi değildir.
- Dağıtım tarafında aynı işlemleri TEDAŞ yürütür (m.19/2-a) ve onun kararı da kamu yararı kararı yerine geçer.
- Kamulaştırma bedelleri ve giderleri, kamu idaresi değil lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenir (m.19/1-c).
Burada kritik bir sınır vardır: EPDK/TEDAŞ kararının kamu yararı kararı yerine geçmesi, acele kamulaştırma şartlarının da gerçekleştiği anlamına gelmez. Danıştay, 6446 m.19 kapsamındaki kamulaştırmalarda 2942 m.27’nin uygulanabileceğini kabul ederken, “bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir” demiştir (aynı karar). Kamu yararı ile acelelik ayrı ayrı denetlenir.
Not: 6446 m.19 başlığıyla birlikte 25.11.2020 tarihli 7257 sayılı Kanun’la yeniden yazılmış, sonrasında da (ör. 02.05.2024 tarihli 7501 sayılı Kanun’la) eklemeler yapılmıştır. 2020 öncesine ait kaynaklar farklı bir kurumsal yapı (ör. Bakanlık oluru, farklı görevli kuruluşlar) anlatır; güncel işlemler için maddenin yürürlükteki hâli esas alınmalıdır.
Karar İptal Edilirse Bedel Davası Düşer mi?
Uygulamada sık karşılaşılan bir kilit: malik idari yargıda acele kamulaştırma kararını iptal ettirir, ama idarenin açtığı bedel tespiti ve tescil davası devam etmektedir. İptal, bu davayı düşürür mü?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir rüzgâr elektrik santrali projesine ilişkin uyuşmazlıkta bu soruyu ele almıştır. Olayda EPDK kamu yararı kararı almış, Bakanlık olur vermiş, kamulaştırma kararı alınmış, ardından Bakanlar Kurulu acele kamulaştırma kararı vermiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu yalnızca acele kamulaştırma kararını iptal etmişti. Bölge Adliye Mahkemesi bunun üzerine davanın görülebilme şartının ortadan kalktığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, direnmişti.
Hukuk Genel Kurulu direnmeyi bozmuştur. Kurul görüşmelerinde, acele kamulaştırma kararı iptal edildiğine göre olağan kamulaştırma sürecinin işletilmesi ve 2942 sayılı Kanun’un 7 ve 8. maddeleri tamamlandıktan sonra 10. maddeye göre mahkemeye başvurulması gerektiği (dolayısıyla direnme kararının onanması gerektiği) görüşü ileri sürülmüş, ancak bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Çoğunluğun sonucu şudur:
Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/441, K. 2025/727, T. 19.11.2025)
Sonuç: acele kamulaştırma kararı iptal edilse bile, kamu yararı kararı ve kamulaştırma kararı ayakta ise bedel tespiti ve tescil davasının esasına girilmesi gerekir. Acele kamulaştırma kararı, kamulaştırma işleminin tek dayanağı değildir.
Bu kararın iki sınırı özellikle belirtilmelidir. Birincisi, karar oy çokluğuyla verilmiştir; azınlık, acele kararın iptali hâlinde idarenin olağan kamulaştırma usulüne dönmesi ve m.7-8 gerekleri tamamlanmadan m.10 davasının sürdürülemeyeceği görüşündedir. İkincisi, sonuç somut olaydaki işlem zincirine bağlıdır: kamu yararı kararı da iptal edilmiş olsaydı değerlendirme farklı olabilirdi. Kendi dosyanızda hangi işlemlerin iptal edildiğini ayrı ayrı tespit etmek gerekir.
Görevli Mahkeme ve Dava Yolları
Acele kamulaştırmada yollar ikiye ayrılır:
- El koyma istemi → taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi, değişik iş (D.İş) olarak; mahkeme yedi gün içinde karar verir (2942 m.27).
- Bedel tespiti ve tescil davası → taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi (2942 m.10).
- Acele kamulaştırma kararının iptali → idari yargı. Karar bir idari işlem niteliğindedir; kapsamına göre Danıştay’da veya idare mahkemesinde görülür.
- Kamulaştırma işlemine karşı iptal → idari yargıda, tebligat/ilandan itibaren otuz gün içinde (2942 m.14).
İdare hiç kamulaştırma yapmadan fiilen el atmışsa durum farklıdır; bu, ayrı bir dava türü olan kamulaştırmasız el atma kapsamındadır.
Sık Yapılan Hatalar
- El koymayı mülkiyet devri sanmak. El koyma, mülkiyeti geçirmez; mülkiyet ancak tescil kararıyla idareye geçer (2942 m.25).
- İlk bilirkişi tespitini nihai bedel sanmak. m.27’deki tespit el koymaya esastır; asıl bedel, bedel tespiti ve tescil davasında belirlenir.
- Tek bir davayla yetinmek. Acele kamulaştırma kararının iptali idari yargıda, bedel adli yargıda görülür; biri diğerinin yerine geçmez.
- Otuz günlük süreyi kaçırmak. Kamulaştırma işlemine karşı dava süresi tebligat/ilandan itibaren otuz gündür ve hak düşürücüdür (2942 m.14).
- Kamu yararı kararını aceleliğin kanıtı saymak. EPDK/TEDAŞ kararı kamu yararı kararı yerine geçer (6446 m.19), ama acelelik şartı ayrıca aranır.
- 2020 öncesi kaynaklara dayanmak. 6446 m.19 tümüyle 2020’de değişmiştir; eski anlatımlar güncel işlem için yanıltıcıdır.
Özet
- Acele kamulaştırma, olağan usulün tamamlanmasını beklemeden el koymaya imkân veren istisnai bir usuldür (2942 m.27).
- Yalnız üç hâlde mümkündür: yurt savunması, Cumhurbaşkanınca acelelik kararı, özel kanunlardaki olağanüstü durumlar.
- Mahkeme yedi gün içinde bilirkişiyle değeri tespit eder; bedel bankaya yatırılınca el konulabilir. Bu nihai bedel değildir.
- 2018 değişikliğiyle el koyma kararı tapuya bildirilir ve devir yasağı şerhi işlenir; bu şerh 31/b şerhinden farklıdır.
- Acele usul, malikin güvencelerini kaldırmaz; idare sonrasında satın alma ve bedel tespiti/tescil sürecini işletmek zorundadır.
- Enerji yatırımlarında işlemleri EPDK (üretim) veya TEDAŞ (dağıtım) yürütür ve kararları kamu yararı kararı yerine geçer (6446 m.19), ama acelelik ayrıca denetlenir.
- HGK 19.11.2025 kararına göre acele kamulaştırma kararının iptali, kamu yararı ve kamulaştırma kararları ayakta ise bedel davasını düşürmez (oy çokluğu).
İlgili yazılar: Kamulaştırma Nedir? Bedel Tespiti, Tescil ve Dava Hakkı · Kamulaştırma Kanunu 31/b Şerhi Nedir? Kaldırılması ve Terkin Davası · Kamulaştırmasız El Atma Nedir? Bedel ve Görevli Yargı
Sıkça Sorulan Sorular
Acele kamulaştırma nedir?
Acele kamulaştırma, idarenin olağan kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmasını beklemeden taşınmaza el koymasına imkân veren istisnai bir usuldür (2942 m.27). Kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanır; bilirkişice tespit edilen bedel malik adına bankaya yatırılarak taşınmaza el konulur.
Acele kamulaştırma hangi hallerde yapılabilir?
Üç hâlde mümkündür (2942 m.27) — 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacı, aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak haller ve özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlar. Bu şartlar gerçekleşmeden acele usule başvurulamaz.
Acele kamulaştırmada mahkeme ne kadar sürede karar verir?
İdarenin istemi üzerine mahkeme yedi gün içinde bilirkişice tespit edilen değeri belirler (2942 m.27). Bu bedel malik adına bankaya yatırıldıktan sonra taşınmaza el konulabilir. Bu bir bedel tespiti ve tescil kararı değildir; yalnızca el koymaya ilişkindir.
Acele kamulaştırma kararına karşı dava açabilir miyim?
Evet. Acele kamulaştırma kararı bir idari işlemdir; iptali istemiyle idari yargıda dava açılabilir. Uygulamada bu davalar Danıştay'da veya idare mahkemesinde, kararın kapsamına göre görülür. Kamulaştırma işleminin kendisine karşı dava hakkı ise 2942 m.14'e göre otuz gündür.
Acele kamulaştırmada tapuma şerh konulur mu?
Evet. 2018 değişikliğiyle eklenen fıkra uyarınca mahkemenin verdiği el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir ve taşınmazın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı tapu kütüğüne şerh edilir (2942 m.27). Bu şerh, Kanun'un 31/b maddesine dayanan şerhten farklıdır.
Acele kamulaştırma malikin haklarını ortadan kaldırır mı?
Hayır. Danıştay'ın belirttiği üzere acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmez; yalnızca bu usuller işletilmeden önce idareye el koyma imkânı tanır. El koymadan sonra idare önce satın alma yolunu işletmek, olmazsa bedel tespiti ve tescil davası açmak zorundadır.
Enerji yatırımlarında acele kamulaştırma nasıl uygulanır?
Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri 2942 sayılı Kanun'a göre EPDK tarafından yürütülür; Kurul kararı kamu yararı kararı yerine geçer (6446 m.19/1-a). Dağıtım faaliyetlerinde aynı işlemleri TEDAŞ yürütür (m.19/2-a). Bu kapsamdaki kamulaştırmalarda da acele usulün kendi şartları ayrıca gerçekleşmiş olmalıdır.
Acele kamulaştırma kararı iptal edilirse bedel davası düşer mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.11.2025 tarihli kararına göre otomatik olarak düşmez. Acele kamulaştırma kararı idari yargıca iptal edilse de kamu yararı kararı ve kamulaştırma kararı ayakta ise, bedel tespiti ve tescil davasının esasına girilmesi gerekir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir; aksi yönde güçlü bir karşı oy vardır.
Acele kamulaştırmada bedel nasıl belirlenir?
Değer, 2942 m.10 esasları dairesinde ve m.15 uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilir (m.27). Ancak bu, el koymaya esas geçici bir tespittir; nihai kamulaştırma bedeli daha sonra açılacak bedel tespiti ve tescil davasında belirlenir. İlk tespiti düşük bulan malik, asıl davada itiraz edebilir.
Acele kamulaştırmada hangi mahkeme görevlidir?
El koyma istemi, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde değişik iş (D.İş) olarak görülür. Bedel tespiti ve tescil davası da asliye hukuk mahkemesindedir (2942 m.10). Acele kamulaştırma kararının iptali ise idari yargının görev alanındadır.
İlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku
← Tüm makaleler