Gayrimenkul Hukuku

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye: Şartları, Süresi ve Yeni Malik

İhtiyaç nedeniyle tahliye nedir, dava açma süresi ne kadar, yeni malik kiracıyı nasıl çıkarır? Samimiyet şartı, ihtarname, üç yıl kiralama yasağı ve güncel Yargıtay kararları.

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Daire kapılarının sıralandığı apartman koridoru
İçindekiler 12

Kısa Cevap

İhtiyaç nedeniyle tahliye, kiraya verenin; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kiracıyı taşınmazdan dava yoluyla çıkarmasıdır (TBK m.350). Taşınmazı sonradan satın alan yeni malik de gereksinimi varsa kiracıyı çıkarabilir (TBK m.351). Her iki hâlde de ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, kanunî sürelere uyulması ve gereksinimin yargılama boyunca sürmesi aranır. Kiraya veren, ihtiyaçla boşalttırdığı taşınmazı üç yıl geçmeden başkasına kiralarsa tazminat öder (TBK m.355).

Bu Durumda mısınız?

  • Kiraya veren olarak, kiralananı kendiniz veya bir yakınınız için konut/işyeri ihtiyacıyla geri almak istiyorsunuz.
  • Kiracılı bir daire/dükkân satın aldınız ve kendiniz oturmak/kullanmak istiyorsunuz.
  • Ev sahibiniz “ihtiyacım var” diyerek sizi çıkarmak istiyor; ihtiyacın gerçek olup olmadığını merak ediyorsunuz.
  • İhtiyaç gerekçesiyle çıktınız, ama ev üç yıl dolmadan başkasına kiralandı.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Nedir? (TBK m.350)

Türk hukukunda konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı korunur: kiracı ancak kanunda sayılan sınırlı sebeplerle çıkarılabilir. Bu sebeplerin başında kiraya verenin gereksinimi gelir:

6098 sayılı TBK m.350 — Gereksinim, yeniden inşa ve imar

Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.

Maddeden anlaşılacağı üzere ihtiyaç, yalnızca kiraya verenin kendisi için değil; eşi, altsoyu (çocuk/torun), üstsoyu (anne-baba/büyükanne-baba) veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için de ileri sürülebilir. İhtiyaç konut ihtiyacı olabileceği gibi işyeri ihtiyacı da olabilir. Bu koruyucu hükümler sözleşmeyle kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m.354); yani sözleşmeye konulan aksine kayıtlar kiracıyı bu güvencelerden yoksun bırakmaz.

İhtiyacın Gerçek, Samimi ve Zorunlu Olması

Kanun “gereksinim” der; uygulamada davanın kaderini çoğu zaman ihtiyacın gerçekliği belirler. Yargıtay, bu iddiaya istikrarlı bir ölçüt uygular:

İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.

(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/10671, K. 2012/13352, T. 15.10.2012 — bozma)

Buna göre ihtiyaç üç ölçütü birlikte taşımalıdır: gerçek (göstermelik değil), samimi (kira bedelini artırmak ya da kiracıyı sıkıştırmak için uydurulmamış) ve zorunlu (belirsiz bir gelecekte değil, somut biçimde). Ayrıca ihtiyacın dava tarihinde bulunması yetmez; yargılama boyunca da sürmesi aranır. Dava sırasında ihtiyaç ortadan kalkarsa (örneğin ihtiyaç sahibi başka bir eve yerleşirse) tahliye kararı verilemez.

İşyeri ihtiyacında Yargıtay, ihtiyacın halihazırda doğmuş olmasını kural saymakla birlikte, yakın gelecekte doğacak ihtiyacı da kabul eder:

İşyeri ihtiyacının kural olarak dava açılmadan önce doğmuş olması gerekir. Yakında gerçekleşecek işyeri ihtiyacı için de tahliye davası açılabilir. Dava açıldığında ihtiyacın bulunması, bu ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması, dava sonuna kadar ihtiyacın devam etmesi gerekir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/990, K. 2023/51, T. 08.02.2023)

Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye (TBK m.351)

Kiracılı bir taşınmazı sonradan satın alan kişi de gereksinimi varsa kiracıyı çıkarabilir; ancak kanunun öngördüğü bildirim ve süreleri uygulamak zorundadır:

6098 sayılı TBK m.351 — Yeni malikin gereksinimi

Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.

Madde, yeni malike iki ayrı yol tanır ve dilediğini seçmekte serbesttir:

  1. Bildirim + altı ay yolu: Edinme (tapuda tescil) tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapmak; ardından altı ay sonra tahliye davası açmak.
  2. Sözleşme sonu yolu: Bildirim yapmaksızın, sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde doğrudan dava açmak.

Birinci yolun kritik şartı, bir aylık bildirim süresidir. Yargıtay bu süreyi kesin kabul eder:

Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1074, K. 2018/5424, T. 17.05.2018 — bozma)

Yani yeni malik, edinmeden sonraki bir ay içinde bildirimi tebliğ ettirmezse, artık bu birinci yola dayanamaz; yalnızca sözleşme sonundaki yolu kullanabilir. Aynı kararda Yargıtay, önemli bir sınırı da vurgular: gereksinim, tahliye isteyenin kendisi veya kanunda sayılan yakınları için olmalıdır; gerçek bir kişi, yalnızca ortağı olduğu şirketin ihtiyacını göstererek tahliye isteyemez (Yargıtay 3. HD, E. 2018/1074). Her iki yolda da ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması aranır. Yukarıdaki samimiyet ölçütü burada da geçerlidir.

Altı ay bir son tarih değil, en erken tarihtir

Uygulamadaki en pahalı yanlış anlama buradadır: birçok kişi “altı ay sonra dava açılır” ifadesini “altı ay içinde dava açılmalı” diye okur. Doğrusu bunun tersidir. Altı ay beklenmesi gereken en kısa süredir, dava o tarihten sonra sözleşme sonuna kadar açılabilir. Nitekim bir ilk derece mahkemesi tam bu hataya düşerek süresinde açılmış bir davayı reddetmiş, karar Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozulmuştur:

“Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp, sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1060, K. 2025/1497, T. 11.03.2025 — KANUN YARARINA BOZULMASINA)

Bu paragraf dört ayrı kural taşır ve dördü de pratikte belirleyicidir:

  1. Altı ay alt sınırdır, üst sınır sözleşmenin sonudur.
  2. Bir aylık bildirim süresi kesindir; sonradan telafi edilemez.
  3. Seçim hakkı yeni maliktedir — iki yoldan hangisi lehineyse onu kullanır.
  4. Dava açma süresi kamu düzenindendir; kiracı ileri sürmese bile hâkim kendiliğinden gözetir. Bunun kiracı açısından sonucu şudur: süre itirazını cevap dilekçesinde ileri sürmeyi unutmak hak kaybı doğurmaz. Kiraya veren açısından sonucu ise daha serttir. Süre geçmişse davayı hiçbir usul manevrası kurtaramaz.

Aynı kararda bir ayrıntı daha netleşir: bir aylık bildirim süresi hesaplanırken edinme günü de sürenin içinde sayılır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliyede İhtarname ve Yazılı Bildirim

Uygulamada en çok karıştırılan noktalardan biri, ihtarname (yazılı bildirim) zorunluluğudur. İki hâli ayırmak gerekir:

  • Mevcut malikin ihtiyacında (TBK m.350): Dava açmadan önce kiracıya ihtar çekme zorunluluğu yoktur; kiraya veren, süresi içinde doğrudan tahliye davası açabilir. Ancak ihtarname, süreyi kaçırmamak açısından işlevlidir (aşağıya bkz.).
  • Yeni malikin ihtiyacında (TBK m.351): “Bildirim + altı ay” yolunu seçen yeni malik için, bir aylık yazılı bildirim zorunludur; bu bildirim yapılmadan altı ay sonra dava açılamaz.

Ayrıca dava süresini uzatmak isteyen kiraya veren, dava açacağını yazılı olarak bildirdiğinde süre bir kira yılı uzar:

6098 sayılı TBK m.353 — Dava süresinin uzaması

Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

İhtiyaç bildiriminde/ihtarnamesinde bulunması yararlı unsurlar:

  • Kiraya verenin (veya yeni malikin) ve kiracının kimlik/adres bilgileri,
  • Kiralananın açık adresi ve kira sözleşmesinin tarihi,
  • İhtiyacın kime ait olduğu (kendisi/eşi/altsoyu/üstsoyu) ve konut mu işyeri mi olduğu,
  • Yeni malikte: edinme (tapu) tarihi ve taşınmazın sonradan edinildiği,
  • Tahliyenin talep edildiği ve süresinde dava açılacağı,
  • Noterden keşide edilmesi (ispat kolaylığı için önerilir).

Dava Açma Süresi: Kaç Ayda Açılmalı?

İhtiyaç davalarında süreler hak düşürücüdür; kaçırılırsa sebep haklı olsa bile o dönem için tahliye istenemez. Özet:

DurumDava açma süresiDayanak
Mevcut malikin ihtiyacı (belirli süreli)Sürenin sonundan itibaren 1 ayTBK m.350
Mevcut malikin ihtiyacı (belirsiz süreli)Fesih dönemine göre belirlenen tarihten 1 ayTBK m.350
Yeni malik — bildirim yoluEdinmeden 1 ay içinde bildirim (edinme günü dahil) + dava 6 aydan önce açılamaz, sözleşme sonuna kadar açılabilirTBK m.351
Yeni malik — sözleşme sonu yoluSözleşme bitiminden itibaren 1 ayTBK m.351
Yazılı bildirimle uzamaDava süresi bir kira yılı uzarTBK m.353

Yeni malikin bir aylık bildirim süresi, yukarıda belirtildiği gibi kesindir ve sonradan giderilemez (Yargıtay 3. HD, E. 2018/1074). Bu nedenle özellikle taşınmaz satın alındıktan sonra, süreyi kaçırmamak için hızla hareket edilmesi gerekir.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Ne Kadar Sürer?

Davanın kesin süresi için taahhüt verilemez; süreç birkaç aşamadan oluşur:

  • Arabuluculuk (dava şartı): Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B, 7445 sayılı Kanunla 2023’te eklenmiştir). Yalnızca kiralananın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi bu zorunluluğun dışındadır. Arabuluculuk aşaması atlanırsa dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
  • Görevli/yetkili mahkeme: Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4); yetki kesin değildir — dava davalının yerleşim yerinde (HMK m.6) veya sözleşmenin ifa edileceği yerde (HMK m.10) açılabilir, taşınmazın bulunduğu yer de kural olarak ifa yeridir.
  • Yargılama + kanun yolları: İlk derece yargılamasının süresi mahkemenin iş yüküne ve delil durumuna (keşif, tanık, bilirkişi) göre değişir; karara karşı istinaf ve temyiz yolları da süreyi uzatabilir.

Bu nedenle “ihtiyaç nedeniyle tahliye ne kadar sürer” sorusunun tek bir cevabı yoktur; en gerçekçi yaklaşım, süreleri kaçırmadan ve delilleri (ihtiyacın gerçekliğini gösteren belgeler) baştan hazırlayarak süreci kısaltmaktır.

Üç Yıl Yeniden Kiralama Yasağı ve Tazminat (TBK m.355)

İhtiyaç, gerçek olmasa da kiracıyı çıkarmak için kötüye kullanılabileceğinden, kanun bir yaptırım öngörür: ihtiyaçla boşalttırılan taşınmaz, üç yıl geçmeden eski kiracıdan başkasına kiralanamaz.

6098 sayılı TBK m.355 — Yeniden kiralama yasağı

Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

Buna göre kiraya veren, ihtiyaç göstererek boşalttırdığı taşınmazı üç yıl geçmeden başkasına kiralarsa, eski kiracıya son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmayan tazminat öder. Ancak Yargıtay, bu tazminatın koşulunu dar yorumlar: taşınmazın mahkeme kararı veya icra yoluyla tahliye ettirilmiş olması gerekir.

Davacı kiracının anılan madde hükmünden yararlanabilmesi için kiralananın mahkeme kararı ile tahliye edilmesi gerekir.

(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/9261, K. 2015/6839, T. 02.07.2015 — bozma)

Yani yalnızca ihtarnameye dayanarak gönüllü olarak boşaltan kiracı, taşınmaz üç yıl dolmadan başkasına kiralansa bile, kural olarak bu tazminata hak kazanamaz; çünkü tahliye bir yargı kararı veya icra takibiyle gerçekleşmemiştir. Bu ayrım, kiracı açısından tahliye şeklinin (dava/icra mı, gönüllü çıkış mı) sonradan önem taşıyabileceğini gösterir.

Sık Yapılan Hatalar

  • İhtiyacı belgelendirememek. Gerçek, samimi ve zorunlu olmayan ya da geçici/henüz doğmamış ihtiyaç tahliye sebebi olmaz; ihtiyaç yargılama boyunca sürmelidir (TBK m.350).
  • Yeni malikin bir aylık bildirim süresini kaçırmak. Bu süre kesindir ve sonradan giderilemez (TBK m.351; Yargıtay 3. HD, E. 2018/1074).
  • Şirket ihtiyacını kişisel ihtiyaç gibi göstermek. Gerçek kişi, ortağı olduğu şirketin ihtiyacıyla tahliye isteyemez (Yargıtay 3. HD, E. 2018/1074).
  • Arabuluculuk aşamasını atlamak. Kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır; atlanırsa dava reddedilir (6325 sK m.18/B).
  • Boşalttırdığı taşınmazı üç yıl dolmadan kiraya vermek. Tazminat riski doğar; ancak tazminat, tahliyenin dava/icra yoluyla gerçekleşmiş olmasını gerektirir (TBK m.355; Yargıtay 6. HD, E. 2014/9261).
  • Yanlış mahkeme/yetki. Kural, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.4).

Özet

  • İhtiyaç nedeniyle tahliye, kiraya verenin (veya yeni malikin) konut/işyeri gereksinimiyle kiracıyı dava yoluyla çıkarmasıdır (TBK m.350-351).
  • İhtiyaç gerçek, samimi ve zorunlu olmalı ve yargılama boyunca sürmelidir; işyerinde yakında doğacak ihtiyaç da kabul edilir (Yargıtay 6. HD E. 2012/10671; HGK E. 2022/990).
  • Yeni malik iki yoldan dilediğini seçer: edinmeden bir ay içinde bildirim + altı ay sonra dava, ya da sözleşme bitiminden bir ay içinde dava (TBK m.351). Bildirim süresi kesindir (Yargıtay 3. HD E. 2018/1074).
  • Süreler hak düşürücüdür; yazılı bildirimle dava süresi bir kira yılı uzar (TBK m.353).
  • Dava sulh hukuk mahkemesinde açılır (HMK m.4) ve öncesinde arabuluculuk dava şartıdır (6325 sK m.18/B); kesin süre taahhüt edilemez.
  • İhtiyaçla boşalttırılan taşınmaz üç yıl başkasına kiralanamaz; aksi hâlde tazminat doğar, koşulu tahliyenin dava/icra ile gerçekleşmesidir (TBK m.355; Yargıtay 6. HD E. 2014/9261).

İlgili yazılar: Tahliye Davası Nedir? Kiracı Hangi Sebeplerle Çıkarılır? · Kiracı Nasıl Tahliye Edilir? Sebepleri ve Süreleri · Tahliye Taahhütnamesi Nedir? Geçerlilik Şartları ve Sonuçları (TBK 352) · Kira Sözleşmesi: Hak ve Yükümlülükler · İhtarname Nedir? Ne İşe Yarar, Nasıl Çekilir? (TBK 117-125)

Sıkça Sorulan Sorular

İhtiyaç nedeniyle tahliye nedir?

Kiraya verenin; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kiracıyı dava yoluyla çıkarmasıdır. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir (TBK m.350).

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası hangi sürede açılır?

Belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih dönemine göre belirlenen tarihten itibaren bir ay içinde açılır (TBK m.350). Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa o dönem için tahliye istenemez.

Yeni malik kiracıyı ihtiyaç nedeniyle çıkarabilir mi?

Evet, gereksinimi varsa çıkarabilir. Yeni malik, edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapıp altı ay sonra dava açabilir; ya da sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açabilir (TBK m.351).

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası ne kadar sürer?

Kesin bir süre taahhüt edilemez. Davadan önce arabuluculuk dava şartıdır ve süreci uzatır; dava sulh hukuk mahkemesinde görülür. Toplam süre mahkemenin iş yüküne, delillere ve istinaf/temyiz aşamalarına göre değişir.

İhtiyaç nedeniyle tahliyede ihtarname zorunlu mu?

Mevcut malikin ihtiyacında (TBK m.350) ihtar şart değildir; ancak dava açacağını yazılı bildiren kiraya verenin dava süresi bir kira yılı uzar (TBK m.353). Yeni malikte ise (TBK m.351) bir aylık yazılı bildirim zorunludur.

İhtiyacın gerçek ve samimi olması ne demek?

İhtiyacın göstermelik değil gerçek, kiracıyı sıkıştırma amacı taşımayan samimi ve somut biçimde zorunlu olmasıdır. Geçici, henüz doğmamış veya uzak bir tarihe bağlı ihtiyaç tahliye sebebi olmaz; ihtiyaç yargılama boyunca da sürmelidir (TBK m.350).

Ev sahibi tahliyeden sonra evi başkasına kiralayabilir mi?

Kural olarak hayır. Kiraya veren, gereksinim amacıyla boşalttırdığı taşınmazı haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden başkasına kiralayamaz; aksi hâlde son kira yılının bir yıllık bedelinden az olmayan tazminat öder (TBK m.355).

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası hangi mahkemede açılır?

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4). Kira davalarında yetki kesin değildir; dava, davalının yerleşim yerinde (HMK m.6) veya sözleşmenin ifa edileceği yerde (HMK m.10) açılabilir ve taşınmazın bulunduğu yer kural olarak ifa yeri sayılır. Dava öncesinde arabuluculuğa başvuru dava şartıdır (6325 sK m.18/B).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Tapu iptali ve tescil, ortaklığın giderilmesi, kira tespiti ve tahliye davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp