Temsili fotoğraf: Açılmış zarfın yanındaki yazıyı inceleyen kişi

Anayasa Mahkemesi ve AİHM’e Bireysel Başvuru

AYM Kabul Edilemezlik Kararı Ne Demek? Sebepleri ve İtiraz

Yayımlanma:Son güncelleme:Son mevzuat kontrolü:Yazan Av. Halit Süha BahçeciGoogle’da tercih edilen kaynak yap

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı, bireysel başvurunun esasına girilmeden kapatılması demektir: Mahkeme hakkın ihlal edilip edilmediğini incelemez, başvurunun süre, başvuru yollarının tüketilmesi, kişi ve konu bakımından yetki veya temellendirme gibi ön şartları taşımadığını tespit eder. Bu karar kesindir ve ona karşı itiraz yolu yoktur (6216 sayılı Kanun m.48/4). Yazı, başvurusu hakkında kabul edilemezlik ya da ret kararı tebliğ edilen başvurucu ve vekili için kararın ne anlama geldiğini, hangi sebeplerle verildiğini ve yedi günlük itiraz yolunun yalnız hangi kararda açık olduğunu anlatır.

1. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı: Öne Çıkanlar

  • Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı, başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını tespit eder; hakkın ihlal edilip edilmediği incelenmez (6216 sayılı Kanun m.48/1).
  • Kabul edilemezlik kararını komisyon oy birliğiyle verir; oy birliği sağlanamazsa dosya bölüme havale edilir (6216 sayılı Kanun m.48/3).
  • Kanunda sayılan sebepler süre aşımı, başvuru yollarının tüketilmemesi, kişi ve konu bakımından yetkisizlik, açıkça dayanaktan yoksunluk ile anayasal önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurudur (6216 sayılı Kanun m.45-48).
  • Kabul edilemezlik kararı kesindir ve ilgililere tebliğ edilir; Kanun ve İçtüzük bu karara karşı itiraz yolu düzenlemez (6216 sayılı Kanun m.48/4; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m.81/3).
  • Komisyonlar Başraportörünün süre, şekil veya tamamlanmayan eksiklik nedeniyle verdiği idari ret kararına tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir (İçtüzük m.66/3).
  • Başvuru hakkını açıkça kötüye kullanan başvurucunun başvurusu her aşamada reddedilir ve iki bin Türk lirasını geçmeyen disiplin para cezası verilebilir (6216 sayılı Kanun m.51; İçtüzük m.83).

2. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı Ne Demek?

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı, bireysel başvurunun Kanunda öngörülen ön şartları taşımadığına dair karardır. Bir başvurunun esastan incelenebilmesi için 6216 sayılı Kanunun 45 ila 47. maddelerindeki şartları taşıması gerekir; bu şartları taşımayan başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verilir (6216 sayılı Kanun m.48/1 ve m.48/3).

Kabul edilemezlik kararı ile ihlal kararı farklı aşamaların kararlarıdır. Esas incelemede Mahkeme başvurucunun hakkının ihlal edilip edilmediğine karar verir ve ihlal varsa sonuçlarının nasıl giderileceğine hükmeder (6216 sayılı Kanun m.50/1). Kabul edilemezlik kararında bu aşamaya hiç geçilmez.

Bireysel başvurunun genel işleyişi, başvurunun nereye ve nasıl yapılacağı ve inceleme aşamaları Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yazımızda anlatılır.

2.1. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı Başvuru Sorgulamasında Ne Anlama Gelir?

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı başvuru sorgulamasında karar türü olarak görünüyorsa, başvuru esas incelemeye geçmeden kapanmıştır. Dosyada hakkın ihlal edildiğine ya da edilmediğine dair bir tespit yoktur; Mahkeme yalnız başvurunun ön şartları taşımadığını belirlemiştir (6216 sayılı Kanun m.48/1, m.50/1). Kararın hangi sebebe dayandığı tebliğ edilen karar metninden okunur.

2.2. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararını Kim Verir?

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararını kural olarak komisyonlar verir. Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır; kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oy birliğiyle karar verilen başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı verilir, oy birliği sağlanamayan dosyalar bölümlere havale edilir (6216 sayılı Kanun m.48/3).

İnceleme raportörlerin hazırladığı taslak üzerinden yürür. Komisyonlar, raportörlerince hazırlanan kabul edilebilirlik ya da kabul edilemezlik karar taslaklarını karara bağlar ve oy birliğiyle karar alır; oy birliği sağlanamadığında bu durum belirtilerek konu Bölüme havale edilir (İçtüzük m.33/1-2). Bölümler ve Komisyonların verdiği kararlar kesindir ve birer örneği başvurucuya tebliğ edilir (İçtüzük m.81/3).

Kanun bu inceleme için bir azami süre öngörmez. Başvurular kural olarak geliş sırasına göre incelenir; Mahkeme konunun önemini ve aciliyetini gözeterek farklı bir inceleme sırası belirleyebilir (İçtüzük m.68/1).

3. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı Sebepleri

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı, 6216 sayılı Kanunun 45 ila 48. maddelerinde sayılan şartlardan biri eksik olduğunda verilir. Bu şartlar beş başlıkta toplanır: başvuru süresi, başvuru yollarının tüketilmesi, kişi ve konu bakımından yetki, açıkça dayanaktan yoksunluk ve başvurunun anayasal önem taşımaması ile önemli bir zararın bulunmaması. Aşağıdaki başlıklar her sebebin hangi hükme dayandığını ve başvuru formunda hangi bilgiyle karşılandığını gösterir.

3.1. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı: Süre Aşımı

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararının ilk sebebi otuz günlük başvuru süresinin kaçırılmasıdır. Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (6216 sayılı Kanun m.47/5; İçtüzük m.64/1). Süre şartı Kanunun 47. maddesinde yer aldığı için kabul edilebilirlik şartlarından biridir (6216 sayılı Kanun m.48/1).

Haklı bir mazeret nedeniyle süresinde başvuramayan kişi, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretini belgeleyen delillerle başvurabilir. Komisyon önce mazeretin geçerli olup olmadığını inceler (6216 sayılı Kanun m.47/5; İçtüzük m.64/2). Bu yüzden başvuru formuna, nihai karar ya da işlemi öğrenme tarihini gösteren belge ve varsa mazereti ispatlayan belgeler eklenir (İçtüzük m.59/3-d ve ğ).

Sürenin hangi tebliğ veya öğrenme anından başladığı, adli tatilin etkisi ve hesaplama ayrıntıları AYM bireysel başvuru süresi yazımızda ele alınır.

3.2. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı: Başvuru Yollarının Tüketilmemesi

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı, ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem için kanunda öngörülen başvuru yolları tüketilmeden başvurulduğunda da verilir. İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamı, bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olmalıdır (6216 sayılı Kanun m.45/2). Anayasa da başvuru için olağan kanun yollarının tüketilmiş olmasını şart koşar (Anayasa m.148/3).

Bu şart yalnız istinaf ve temyiz aşamalarını değil, kanunun öngördüğü idari başvuru yollarını da kapsar. Yargılama devam ederken yapılan başvuruda bu şart henüz gerçekleşmemiştir. Başvuru formunda başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar tarih sırasıyla yazılır ve olağan ile olağanüstü kanun yolu başvuru dilekçelerinin onaylı örnekleri forma eklenir (İçtüzük m.59/2-f ve m.59/3-g).

3.3. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı: Kişi ve Konu Bakımından Yetkisizlik

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı, başvuruyu yapan kişi veya başvurunun konusu bireysel başvurunun kapsamı dışında kaldığında verilir. Kişi bakımından üç sınır vardır (6216 sayılı Kanun m.46):

  • Bireysel başvuruyu yalnız ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişi yapabilir.
  • Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz; özel hukuk tüzel kişileri yalnız tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle başvurabilir.
  • Yabancılar, yalnız Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak bireysel başvuru yapamaz.

Konu bakımından ise başvuru, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamındaki bir hakkın kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasına dayanmalıdır (6216 sayılı Kanun m.45/1). Yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz; Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de başvurunun konusu olamaz (6216 sayılı Kanun m.45/3).

Bu sınır, bir kanunun veya yönetmeliğin kendisinin iptali için bireysel başvuru yapılamayacağı anlamına gelir. Yönetmelik gibi düzenleyici bir işlemin iptali idari yargıda iptal davası yoluyla istenir. Bireysel başvuruda ise normun başvurucunun somut olayına uygulanmasıyla ortaya çıkan işlem veya karar konu edilir.

3.4. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı: Açıkça Dayanaktan Yoksunluk

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı, açıkça dayanaktan yoksun başvurular hakkında da verilebilir (6216 sayılı Kanun m.48/2). Kanun ve İçtüzük bu kavramın tanımını yapmaz. Bununla birlikte iki hüküm, bir şikâyetin bireysel başvuruda hangi sınır içinde incelenebileceğini açıkça çizer.

Kanun yolunda gözetilen hususlar incelenmez. Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz (Anayasa m.148/4). Bir mahkeme kararına karşı yapılan başvuruda inceleme, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl giderileceğinin belirlenmesiyle sınırlıdır (6216 sayılı Kanun m.49/6). Bu nedenle başvuruda derece mahkemesinin kararını yalnız hatalı bulmak yeterli değildir; o karar nedeniyle hangi temel hakkın ihlal edildiği ortaya konmalıdır.

İhlal iddiası gerekçe ve delille açıklanır. Başvuru dilekçesinde ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlük, dayanılan Anayasa hükümleri ve ihlal gerekçeleri belirtilir; dayanılan deliller dilekçeye eklenir (6216 sayılı Kanun m.47/3). İçtüzük bunu ayrıntılandırır: formda olayların tarih sırasına göre özeti, haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiğine ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü açıklamalar yer alır ve ihlal edildiği iddia edilen her temel hak, açıklamasıyla ilişkilendirilerek ayrı ayrı yazılır (İçtüzük m.59/2-ç, d ve e). İddiaları temellendirecek belgelerin onaylı örnekleri de forma eklenir (İçtüzük m.59/3-e).

Bu açıklamaların formun neresinde ve hangi biçimde yazılacağı, belgelerin dizi pusulasına nasıl bağlanacağı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yazımızın başvuru formu bölümünde anlatılır.

3.5. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı: Önemli Bir Zararın Bulunmaması

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı, önemli bir zararın bulunmaması nedeniyle de verilebilir; ancak Kanun bunun için iki ölçütü birlikte arar. Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir (6216 sayılı Kanun m.48/2). Başvurunun anayasal önemi varsa zararın küçük olması bu sebeple ret için tek başına yetmez.

Bu iki ölçütün tespiti komisyon aşamasında tamamlanmaz. Komisyonlar, bir başvurunun bu açıdan önem taşıyıp taşımadığının ve başvurucunun önemli bir zarara uğrayıp uğramadığının tespiti gerektiğinde, kabul edilebilirlik hususunu karara bağlamadan başvuruyu ilgili Bölüme gönderir (İçtüzük m.33/3). Aynı hüküm, başvurunun çözümü bir ilke kararı gerektirdiğinde ya da verilecek karar Mahkemenin başka bir kararıyla çelişebilecek nitelikteyse de dosyanın Bölüme gönderilmesini öngörür.

4. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararına İtiraz Dilekçesi Verilir mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı kesindir; karar ilgililere tebliğ edilir ve Kanun ile İçtüzük bu karara karşı bir itiraz yolu düzenlemez (6216 sayılı Kanun m.48/4; İçtüzük m.81/3). Bu yüzden kabul edilemezlik kararına karşı Anayasa Mahkemesine verilecek bir itiraz dilekçesi, kararın sonucunu değiştirecek bir başvuru yolu oluşturmaz.

Kesinlik, kararı kimin verdiğine göre değişmez. Komisyonun oy birliğiyle verdiği kabul edilemezlik kararı da, oy birliği sağlanamadığı için bölüme havale edilen dosyada verilen karar da kesindir (İçtüzük m.81/3). Kararın birer örneği başvurucuya, Adalet Bakanlığına ve diğer ilgililere tebliğ edilir; başvuru avukat aracılığıyla yapılmışsa avukata yapılan tebligat başvurucuya yapılmış sayılır (İçtüzük m.61/2 ve m.81/3). Tebligatın nasıl yapıldığı ve ne zaman yapılmış sayıldığı için tebligat yazımıza bakınız.

Tebliğ edilen kararda ilk bakılacak bilgi, kararı veren merci ve kararın adıdır. Komisyon veya Bölüm tarafından verilen kabul edilemezlik kararı kesindir. Komisyonlar Başraportörünün verdiği idari ret kararı ise kabul edilemezlik kararı değildir ve ona karşı yedi günlük itiraz yolu açıktır.

5. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı ile İdari Ret Arasındaki Fark

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararı ile idari ret kararı arasındaki fark, kararı veren merciden ve itiraz rejiminden gelir. İdari ret kararını Komisyonlar Başraportörü verir ve ona tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir; kabul edilemezlik kararını komisyon veya bölüm verir ve karar kesindir (İçtüzük m.66/3; 6216 sayılı Kanun m.48/4).

İdari ret kararıKabul edilemezlik kararı
Kararı verenKomisyonlar Baş­ra­por­törüKomisyon (oy birliğiyle) veya dosya havale edilmişse Bölüm
SebebiSüresinde baş­vu­rul­ma­ması, İçtüzük m.59-60’taki şekil şartlarına uyulmaması, eksikliğin kesin sürede tamam­lan­ma­ması6216 sayılı Kanun m.45-48’deki kabul edi­le­bi­lir­lik şart­la­rın­dan birinin eksikliği
İtirazTebliğden itibaren yedi gün içinde KomisyonaYok
KesinlikKomisyonun itiraz üzerine verdiği karar kesinKarar kesin
Dayanakİçtüzük m.66/36216 sayılı Kanun m.48/3-4; İçtüzük m.33/3 ve m.81/3

İdari retin üç sebebinden biri tamamlanmayan eksikliktir. Bireysel Başvuru Bürosu gelen başvuruları şeklî eksiklik yönünden inceler; formda veya eklerinde eksiklik varsa başvurucuya, varsa avukatına veya kanuni temsilcisine on beş günü geçmemek üzere kesin bir süre verir ve eksiklik bu sürede tamamlanmazsa başvurunun reddedileceğini bildirir (İçtüzük m.66/1-2). Bu kesin süre kaçırılırsa Komisyonlar Başraportörü başvuruyu reddeder (İçtüzük m.66/3).

5.1. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararı mı, İdari Ret mi: Süre Aşımında Hangisi Verilir?

Süre aşımı iki ayrı hükümde ret sebebi olarak sayıldığı için iki karardan biriyle sonuçlanabilir. Başvurunun süresinde yapılmaması, Komisyonlar Başraportörünün idari ret sebepleri arasındadır (İçtüzük m.66/3). Aynı şart Kanunun 47. maddesinde yer aldığı için kabul edilebilirlik şartıdır ve komisyon bu eksiklik nedeniyle kabul edilemezlik kararı verebilir (6216 sayılı Kanun m.47/5 ve m.48/1).

Sonuç olarak süre aşımı nedeniyle verilen bir ret kararında da belirleyici olan, kararı veren merci ve kararın adıdır. Karar Komisyonlar Başraportörünün idari ret kararıysa yedi günlük itiraz süresi işler; karar komisyonun kabul edilemezlik kararıysa bu süre doğmaz.

5.2. Anayasa Mahkemesi İdari Ret Kararına İtiraz Dilekçesi

Anayasa Mahkemesine itiraz dilekçesi, yalnız idari ret kararına karşı ve tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona verilir; Komisyonun bu itiraz üzerine verdiği karar kesindir (İçtüzük m.66/3). Başvurucu Mahkemeyle yazışmalarını İçtüzükte belirlenen usulü izleyerek yapar ve bilgi, belge ve taleplerini yazılı olarak sunar (İçtüzük m.69/1 ve m.69/3).

İtiraz dilekçesi, idari ret kararının gerekçesine göre hazırlanır. İçtüzüğün başvuru formu için saydığı belgeler, hangi itirazda neyin gösterileceğini belirler:

  • Süre gerekçesiyle ret: nihai karar ya da işlemin öğrenildiği tarihi gösteren belge ve varsa mazereti ispatlayan belgeler (İçtüzük m.59/3-d ve ğ).
  • Şekil şartı gerekçesiyle ret: formun İçtüzük m.59’a uygun düzenlendiğini, on sayfayı aşan formda olayların özetinin eklendiğini ve eklerin tarih sırasıyla dizi pusulasına bağlandığını gösteren açıklama (İçtüzük m.60/1-3).
  • Eksikliğin tamamlanmaması gerekçesiyle ret: eksikliğin bildirildiği yazı, eksik belgenin verilen kesin süre içinde sunulduğunu veya sürede sunulamamasının geçerli mazeretini gösteren belge (İçtüzük m.66/1-2).

Yedi günlük süre tebliğden başlar. Başvuru avukat aracılığıyla yapılmışsa avukata yapılan tebligat başvurucuya yapılmış sayılır ve süre o tarihten işler (İçtüzük m.61/2).

6. Anayasa Mahkemesi Kabul Edilemezlik Kararından Sonra Ne Yapılabilir?

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararından sonra bireysel başvuru yolunda yapılacak bir işlem kalmaz, çünkü karar kesindir (6216 sayılı Kanun m.48/4). Başvurucunun önündeki ayrı yol Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurudur: AİHM’e iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve iç hukuktaki kesin karar tarihinden itibaren dört ay içinde başvurulabilir (AİHS m.35/1).

AİHM’in kabul edilebilirlik ölçütleri ayrıdır. AİHM, Sözleşme veya Protokollerle bağdaşmayan, dayanaktan açıkça yoksun veya başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğindeki başvuruları ve başvurucunun önemli bir zarar görmediği başvuruları kabul edilemez bulur (AİHS m.35/3). Bu incelemeyi AİHM kendi ölçütlerine göre yapar ve kabul edilemez bulduğu başvuruyu reddeder (AİHS m.35/4). Dört aylık sürenin başlangıcı, başvuru formu ve usul için AİHM’e başvuru yazımıza bakınız.

7. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkının Kötüye Kullanılması

Başvuru hakkının kötüye kullanılması, kabul edilebilirlik şartlarından ayrı bir ret sebebidir ve yalnız kabul edilebilirlik aşamasıyla sınırlı değildir. Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilirse başvuru incelemenin her aşamasında reddedilir (İçtüzük m.83/1).

Bu durumda ayrıca disiplin para cezasına hükmedilebilir. Kanun, bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucu aleyhine, yargılama giderlerinin dışında iki bin Türk lirasını geçmeyen disiplin para cezası öngörür (6216 sayılı Kanun m.51). İçtüzük aynı cezanın ilgili hakkında verilebileceğini düzenler (İçtüzük m.83/1).

Anayasa Mahkemesinin Bireysel Başvuru sayfası başvuru formunu ve başvuruya ilişkin duyuruları yayımlar; kabul edilebilirlik usulünü düzenleyen metin Mahkemenin İçtüzük sayfasından okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

AYM kabul edilemezlik kararı ne demek?

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına karar vermesidir. Bu kararda hakkın ihlal edilip edilmediği incelenmez; başvuru süre, başvuru yollarının tüketilmesi, kişi ve konu bakımından yetki ya da açıkça dayanaktan yoksunluk gibi ön şartlarda kalır. Karar kesindir ve ilgililere tebliğ edilir (6216 sayılı Kanun m.48/1 ve m.48/4).

Başvuru sorgulamasında karar türü kabul edilemezlik ne demek?

Başvuru hakkında esas inceleme yapılmadan verilmiş bir kabul edilemezlik kararı bulunduğu anlamına gelir. Mahkeme hakkın ihlal edilip edilmediğini tartışmamış, başvurunun ön şartları taşımadığını tespit etmiştir. Bu karar kesindir ve ilgililere tebliğ edilir; gerekçesi tebliğ edilen karar metninden okunur (6216 sayılı Kanun m.48/4).

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. Kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere yalnız tebliğ edilir; Kanun ve İçtüzük bu karara karşı bir itiraz yolu düzenlemez (6216 sayılı Kanun m.48/4; İçtüzük m.81/3). Yedi günlük itiraz yolu yalnız Komisyonlar Başraportörünün verdiği idari ret kararı için vardır (İçtüzük m.66/3).

Kabul edilemezlik kararına itiraz dilekçesi verilir mi?

Komisyonun kabul edilemezlik kararına karşı itiraz dilekçesi verilecek bir yol yoktur, çünkü karar kesindir (6216 sayılı Kanun m.48/4). İtiraz dilekçesi, Komisyonlar Başraportörünün süre, şekil veya tamamlanmayan eksiklik nedeniyle verdiği idari ret kararına karşı, tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona yazılı olarak verilir (İçtüzük m.66/3, m.69/3).

Anayasa Mahkemesi idari ret kararına itiraz süresi kaç gündür?

Yedi gündür ve kararın tebliğ tarihinden başlar. İtiraz Komisyona yapılır; Komisyonun bu konuda verdiği karar kesindir (İçtüzük m.66/3). Başvuru bir avukat aracılığıyla yapılmışsa avukata yapılan tebligat başvurucuya yapılmış sayılır, bu yüzden süre avukata tebliğ tarihinden işler (İçtüzük m.61/2). Bu süre, başvurunun kendisi için öngörülen otuz günlük süreden ayrıdır (6216 sayılı Kanun m.47/5).

Anayasa Mahkemesi kabul edilemezlik kararını kim verir?

Kabul edilebilirlik incelemesini komisyonlar yapar. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oy birliğiyle karar verirse kabul edilemezlik kararı verir; oy birliği sağlanamayan dosya bölüme havale edilir (6216 sayılı Kanun m.48/3; İçtüzük m.33/2). Bölümler ve Komisyonların verdiği kararlar kesindir (İçtüzük m.81/3).

Mahkeme kararının yanlış olduğunu ileri sürmek kabul edilemezlik sebebi midir?

Tek başına bu iddia bireysel başvurunun konusu değildir. Bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz ve inceleme bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğiyle sınırlıdır (Anayasa m.148/4; 6216 sayılı Kanun m.49/6). Başvurucu hangi hakkın hangi nedenle ihlal edildiğini açıklamalıdır (İçtüzük m.59/2-d).

Kabul edilemezlik kararından sonra AİHM'e başvurulabilir mi?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve iç hukuktaki kesin karar tarihinden itibaren dört ay içinde başvurulabilir (AİHS m.35/1). AİHM kabul edilebilirliği kendi ölçütlerine göre inceler ve bu ölçütleri karşılamayan başvuruyu reddeder (AİHS m.35/3-4). Şartlar ve süre başlangıcı AİHM başvurusu yazımızda ayrıca anlatılır.

Başvuru hakkının kötüye kullanılmasının yaptırımı nedir?

Başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri davranışlarla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilirse başvuru incelemenin her aşamasında reddedilir. Yargılama giderlerinden ayrı olarak iki bin Türk lirasını geçmeyen disiplin para cezasına da hükmedilebilir (6216 sayılı Kanun m.51; İçtüzük m.83).

Hukuki Kaynaklar

Bu yazıdaki hukuki açıklamalar aşağıdaki başlıca mevzuata dayanmaktadır. İlgili madde bilgileri metin içinde ayrıca belirtilmiştir.

Mevzuat

Diğer Kaynaklar

Son mevzuat kontrolü:

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

Google’da takip edin

Google, Öne Çıkan Haberler bölümünde bu sitenin makalelerini size daha sık gösterir.

Google’da tercih edilen kaynak yap

İlgili çalışma alanı: Anayasa Mahkemesi ve AİHM’e Bireysel Başvuru

← Tüm makaleler
AraWhatsApp