
İçindekiler 17
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Bireysel Başvuru Nedir? İkincil Bir Yoldur
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Kimler Bireysel Başvuru Yapabilir?
- Hangi İşlemlere Karşı Bireysel Başvuru Yapılamaz?
- Başvuru Yollarının Tüketilmesi Şartı
- Bireysel Başvuru Süresi: Otuz Gün
- Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?
- Bireysel Başvuru Harcı Ne Kadar?
- En Sık Ret Sebebi: Kanun Yolu Şikâyeti
- İnceleme Nasıl İlerler?
- İhlal Kararından Sonra Ne Olur?
- Başvuru Hakkının Kötüye Kullanılması
- AYM Başvurusu ile AİHM Başvurusu Aynı Şey Değildir
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, temel hak ve özgürlüğü kamu gücü tarafından ihlal edilen kişilerin başvurabileceği olağanüstü bir yoldur. Başvuru, olağan kanun yolları tüketildikten sonra otuz gün içinde yapılmalıdır. 2026 yılı harcı 6.024,10 TL’dir. Süre kaçırılırsa esas hiç incelenmez.
Bu Durumda mısınız?
Bireysel başvuru, aşağıdakine benzer durumlarda gündeme gelir:
- Temyiz veya istinaf sonucunda karar kesinleşti; ancak yargılamanın makul sürede bitmediğini, savunma hakkınızın kısıtlandığını ya da kararın gerekçesiz olduğunu düşünüyorsunuz.
- Bir idari işlem nedeniyle mülkiyet hakkınıza müdahale edildi ve açtığınız dava tüm aşamalarda reddedildi.
- Tutukluluğunuz uzun sürdü, itirazlarınız duruşma yapılmaksızın reddedildi ve olağan yollar tükendi.
- Ceza infaz kurumunda aile görüşü, haberleşme veya sağlık hakkınıza yönelik bir kısıtlama uygulandı; şikâyet ve itiraz yolları sonuçsuz kaldı.
- Bir yayın veya sosyal medya paylaşımınız nedeniyle ifade özgürlüğünüzün ihlal edildiğini düşünüyorsunuz.
Her hak ihlali iddiası bireysel başvuruya elverişli değildir. Kararın “hatalı” olduğu kanaati tek başına yetmez; aşağıda açıklanan kanun yolu şikâyeti sınırı bu noktada belirleyicidir.
Bireysel Başvuru Nedir? İkincil Bir Yoldur
Bireysel başvuru, Anayasa Mahkemesinin bir üst derece mahkemesi gibi çalıştığı bir kanun yolu değildir. Uyuşmazlığı yeniden esastan incelemez; yalnızca bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğini ve bu ihlalin nasıl giderileceğini inceler. Bu niteliğe ikincillik ilkesi denir: hak ihlallerini önlemek ve gidermek öncelikle derece mahkemelerinin görevidir.
“Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2021/773, T. 13.04.2022 — başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik)
Bu ilke, başvurunun kapsamını da belirler. İstinaf ve temyiz aşamalarında ileri sürülebilecek şikâyetler, o aşamalar tüketilmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine taşınamaz.
Dayandığı Kanun Maddeleri
Bireysel başvurunun anayasal dayanağı, 2010 anayasa değişikliğiyle eklenen hükümdür (Anayasa m.148):
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”
Aynı maddenin devamında, başvurunun sınırını çizen kritik cümle yer alır (Anayasa m.148/4):
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”
Usul kuralları ise 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’ndedir. Başvurunun kapsamını belirleyen hüküm şudur (6216 sayılı Kanun m.45/1):
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
Buradaki kesişim önemlidir: bir hakkın bireysel başvuruya konu olabilmesi için hem Anayasada güvence altına alınmış olması hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokoller kapsamında bulunması gerekir. Yalnızca Anayasada yer alan, Sözleşme kapsamında olmayan bir hak için bireysel başvuru yapılamaz.
Kimler Bireysel Başvuru Yapabilir?
Başvuru hakkı herkese tanınmış olsa da üç sınır getirilmiştir (6216 sayılı Kanun m.46):
“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.”
“Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir.”
“Yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar bireysel başvuru yapamaz.”
| Başvurucu | Durum |
|---|---|
| Gerçek kişi (vatandaş) | Başvurabilir — güncel ve kişisel hak etkilenmiş olmalı |
| Yabancı gerçek kişi | Başvurabilir — yalnızca Türk vatandaşlarına özgü haklar hariç |
| Özel hukuk tüzel kişisi (şirket, dernek, vakıf) | Yalnızca tüzel kişiliğe ait haklar için |
| Kamu tüzel kişisi (belediye, üniversite, kamu kurumu) | Başvuramaz |
“Güncel ve kişisel hak” şartı, soyut ve genel şikâyetleri eler. Henüz gerçekleşmemiş, ihtimale dayalı bir zarar ya da yalnızca başkasının hakkına ilişkin bir iddia bu şartı karşılamaz.
Hangi İşlemlere Karşı Bireysel Başvuru Yapılamaz?
Konu bakımından üç yasak alan tanımlanmıştır (6216 sayılı Kanun m.45/3):
“Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.”
Hata, bir kanunun veya yönetmeliğin doğrudan iptali için bireysel başvuru yapılmasıdır. Bu mümkün değildir; kanunun iptali norm denetimi yoluyla, düzenleyici işlemin iptali ise idari yargıda iptal davası yoluyla istenir. Bireysel başvuruda ancak o normun somut olaya uygulanması sonucu doğan hak ihlali ileri sürülebilir.
Başvuru Yollarının Tüketilmesi Şartı
Bireysel başvuru yapılmadan önce, ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir (6216 sayılı Kanun m.45/2). Devam eden bir yargılama sırasında yapılan başvuru bu şartı karşılamaz.
Anayasa Mahkemesi, ilk derece yargılaması sürerken yapılan bir başvuruyu şöyle değerlendirmiştir:
“Dolayısıyla olağan başvuru yolları tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincillik niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2021/773, T. 13.04.2022 — başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik)
Bu şart, yalnızca yargısal yolları değil idari başvuru yollarını da kapsar. Örneğin bir tam yargı davasında idareye ön başvuru zorunluysa, bu aşama atlanarak yapılan başvuru tüketme şartını karşılamaz. Buna karşılık, sonuç doğurma ihtimali bulunmayan veya kanunun öngörmediği bir yola başvurulması beklenmez.
Bireysel Başvuru Süresi: Otuz Gün
Süre, bireysel başvurunun en sık kaçırılan şartıdır. Kural şudur (6216 sayılı Kanun m.47/5):
“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.”
Bu süre kesindir; taraflar ileri sürmese bile Mahkemece kendiliğinden dikkate alınır:
“Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan başvuru süresine riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında resen nazara alınması gereken bir başvuru koşuludur”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/37515, T. 15.04.2025 — süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik)
Kritik nokta, sürenin tebliğle değil öğrenmeyle başlamasıdır. Gerekçeli kararın tebliği öğrenme şekillerinden yalnızca biridir; kararı UYAP’tan açıp okumak veya elektronik tebligatı açmak da süreyi başlatır ve adli tatil süreyi uzatmaz.
Sürenin katılığını somut bir olay gösterir: nihai karar 26/10/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, başvuru 26/11/2020 tarihinde yapılmıştır. Otuz günlük süre 25/11/2020’de dolduğundan başvuru tek gün gecikmeyle süre aşımından reddedilmiş, esası hiç incelenmemiştir (Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/37515, T. 15.04.2025 — süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik).
Haklı bir mazeret varsa mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle başvuru yapılabilir; ancak bu eşik yüksektir. Sürenin başlangıcı, Genel Kurul içtihadı, mazeret ölçütleri ve tutukluluk gibi devam eden durumlar için ayrı yazımıza bakınız: AYM bireysel başvuru süresi.
Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?
Başvuru, İçtüzük ekinde yer alan ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan resmî başvuru formu kullanılarak resmî dilde yapılır (İçtüzük m.59/1). Serbest metinli dilekçe kabul edilmez.
Formda; kimlik ve iletişim bilgileri, olayların tarih sırasına göre özeti, ihlal edildiği iddia edilen her temel hak için ayrı ayrı açıklama, başvuru yollarının tüketilme aşamaları, öğrenme tarihi ve talepler yer alır (m.59/2). Forma temsil yetkisi belgesi, harcın ödendiğine dair belge, kimlik belgesi örneği, öğrenme tarihini gösteren belge, ihlal iddialarını temellendiren belgeler ve kanun yolu dilekçelerinin onaylı örnekleri eklenir (m.59/3).
Başvuru Mahkemeye şahsen verilebileceği gibi diğer mahkemeler ya da yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla da yapılabilir; form harç makbuzuyla teslim edildiğinde alındı belgesi verilir ve bu tarih başvuru tarihi sayılır (m.63). Avukat zorunlu değildir (m.61/1). Evrakta eksiklik bulunursa tamamlanması için on beş günü geçmemek üzere kesin süre verilir (6216 sayılı Kanun m.47/6).
Formun madde madde nasıl doldurulacağı, zorunlu ek listesi, sayfa sınırı ve eksiklik hâlindeki itiraz hakkı için ayrı yazımıza bakınız: bireysel başvuru formu nasıl doldurulur. Bölümlerin içine ne yazılacağı ve hangi ifadelerin başvuruyu düşürdüğü ise ayrı bir konudur: bireysel başvuru dilekçesinin bölüm bölüm yazımı.
Bireysel Başvuru Harcı Ne Kadar?
Bireysel başvurular harca tabidir (6216 sayılı Kanun m.47/2) ve harç Maliye Veznelerine yatırılır (İçtüzük m.62/1). 2026 yılı için başvurma harcı 6.024,10 TL’dir.
Bu tutar, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife’nin “Yargı Harçları — A) Mahkeme harçları” bölümünde, “I- Başvurma harcı” kaleminin “Anayasa Mahkemesinde” bendinde yer alır. Rakam her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; 2026 tutarı, 2025 yılı için %25,49 olarak tespit edilen yeniden değerleme oranı esas alınarak 31.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 98 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiş ve 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Güncellik uyarısı: Harç tutarı her takvim yılı başında değişir. Başvuru öncesinde cari yıl tebliğinden teyit ediniz.
Harcı karşılayamayacak durumdaki başvurucular adlî yardım talep edebilir. Talep, başvurunun kabul edilebilirliği hakkında karar verecek Bölüm veya Komisyon tarafından genel hükümlere göre karara bağlanır (İçtüzük m.62/2). Talep için mali durumu gösteren belgelerin forma eklenmesi gerekir (İçtüzük m.59/3-h).
Bireysel başvuru dışındaki başvurular, kararlar ve bunlarla ilgili işlemler harca tabi değildir (6216 sayılı Kanun m.64).
En Sık Ret Sebebi: Kanun Yolu Şikâyeti
Süre ve tüketme şartları aşıldıktan sonra karşılaşılan en önemli eşik, başvurunun kanun yolu şikâyeti niteliğinde görülmesidir. Dayanak, Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasıdır. Anayasa Mahkemesinin bu sınırı çizen formülasyonu şöyledir:
“Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2021/56992, T. 09.04.2026 — açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik)
Pratik sonuç şudur: “mahkeme delilleri yanlış değerlendirdi”, “hüküm hakkaniyete aykırı” biçimindeki şikâyetler tek başına bireysel başvuruya elverişli değildir. İhlalin anayasal bir güvenceye bağlanması ve derece mahkemesi değerlendirmesinin bariz takdir hatası ya da açık keyfîlik düzeyine ulaştığının gösterilmesi gerekir.
Diğer kabul edilemezlik sebepleri 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesindedir: Anayasanın uygulanması açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvurular kabul edilemez bulunabilir. Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır; şartların taşınmadığına oy birliğiyle karar verilirse kabul edilemezlik kararı verilir, oy birliği sağlanamayan dosyalar bölümlere havale edilir. Kabul edilemezlik kararları kesindir (6216 sayılı Kanun m.48/3-4).
Sebeplerin tamamı, Genel Kurul’un açıkça dayanaktan yoksunluk tasnifi ve temellendirme yükümlülüğü için ayrı yazımıza bakınız: kabul edilemezlik sebepleri.
İnceleme Nasıl İlerler?
Kabul edilebilir bulunan başvuruların esas incelemesi bölümler tarafından yapılır. Başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir; Bakanlık gerekli gördüğü hâllerde görüşünü yazılı olarak bildirir (6216 sayılı Kanun m.49/1-2). İnceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır; Mahkeme gerekli görürse duruşma yapılmasına da karar verebilir (m.49/4).
Tedbir: Bölümler, esas inceleme aşamasında başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya talep üzerine karar verebilir. Tedbir kararı verilirse esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir; aksi hâlde tedbir kararı kendiliğinden kalkar (m.49/5).
Kanunda esas inceleme için bağlayıcı bir azami süre öngörülmemiştir; bu nedenle “başvuru kaç ayda sonuçlanır” sorusunun kanuni bir cevabı yoktur. Süre, başvurunun niteliğine ve Mahkemenin iş yüküne göre değişir. Yalnızca tedbir kararı verilen dosyalarda yukarıdaki altı aylık sınır işler.
İhlal Kararından Sonra Ne Olur?
Esas inceleme sonunda hakkın ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilirse ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir; ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez (6216 sayılı Kanun m.50/1).
İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa asıl giderim yolu yeniden yargılamadır (6216 sayılı Kanun m.50/2):
“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.”
Yeniden yargılamanın anlamsız kaldığı durumlarda Mahkeme doğrudan tazminata hükmeder. Ceza infaz kurumunda aile görüşü kısıtlamasına ilişkin bir başvuruda bu iki aşama şöyle kurulmuştur:
“Başvurucunun başvuru tarihinden sonra tahliye edildiği anlaşıldığından ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/31681, T. 08.01.2025 — aile hayatına saygı hakkının ihlali)
Yeniden yargılama yolu kapanınca Mahkeme giderimi tazminat üzerinden kurmuştur:
“Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/31681, T. 08.01.2025 — aile hayatına saygı hakkının ihlali)
Aynı kararda ödemenin, kararın tebliğini takiben Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, gecikme hâlinde yasal faiz uygulanmasına hükmedilmiştir. Tazminat talebinin ve zarara ilişkin belgelerin başvuru formunda ileri sürülmesi gerekir; talep edilmeyen tazminata hükmedilmez.
Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir (m.50/2). Bölümlerin esas hakkındaki kararları ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır (m.50/3).
Başvuru Hakkının Kötüye Kullanılması
Caydırıcı bir yaptırım öngörülmüştür (6216 sayılı Kanun m.51):
“Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilebilir.”
Bu hüküm kâğıt üzerinde kalmış değildir. Anayasa Mahkemesi bir başvuruyu başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddetmiş, başvuruyu yapan avukat hakkında 6216 sayılı Kanun’un 51. maddesi ve İçtüzük’ün 83. maddesi uyarınca 2.000 TL disiplin para cezasına hükmetmiş ve kararın bir örneğinin ilgili baroya gönderilmesine karar vermiştir (Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/4230, T. 11.01.2017 — başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle ret; disiplin para cezası). Yaptırımın muhatabı yalnızca başvurucu değil, başvuruyu yapan temsilci de olabilir.
AYM Başvurusu ile AİHM Başvurusu Aynı Şey Değildir
İki başvuru sıkça karıştırılır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru bir iç hukuk yoludur; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeden önce tüketilmesi gereken aşamalardan biridir. İki mekanizmanın süreleri, formları, harç rejimi ve kabul edilebilirlik ölçütleri ayrıdır.
Bu nedenle internette dolaşan dört aylık veya altı aylık başvuru süreleri AYM başvurusuna uygulanmaz; Anayasa Mahkemesi için süre otuz gündür. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılacak başvurunun güncel süresi ve koşulları, Sözleşme’ye ek protokollerle değiştiğinden Mahkemenin yürürlükteki kendi kurallarından teyit edilmelidir.
Ortak nokta ise kapsamdadır: 6216 sayılı Kanun m.45/1 uyarınca bireysel başvuruya konu olabilecek haklar, Anayasa ile Sözleşme’nin kesişim kümesidir.
Sık Yapılan Hatalar
- Tebligatı beklemek. Süre öğrenmeyle başlar. Dosyadan suret alınması ya da öğrendiğini beyan etmek, tebligattan önce süreyi başlatabilir.
- Süreyi tebliğden hesaplamak. Süre öğrenmeyle işler; e-tebligatın açılması, UYAP’tan okuma ve adli tatil kurallarının ayrıntısı süre yazımızdadır.
- Kanunun iptalini istemek. Yasama işlemine karşı doğrudan bireysel başvuru yapılamaz; ancak somut uygulamadan doğan ihlal ileri sürülebilir.
- İdari başvuru yolunu atlamak. Tüketme şartı yalnızca yargısal değil idari yolları da kapsar.
- Kararı “hatalı” bulmakla yetinmek. Delil değerlendirmesi ve hukuk kuralı yorumu kanun yolu şikâyetidir; bariz takdir hatası veya açık keyfîlik gösterilmelidir.
- İhlal iddialarını tek başlıkta toplamak. İçtüzük m.59/2-e, her temel hak için ayrı ayrı açıklama yapılmasını ister.
- Tazminat talep etmemek. Talep edilmeyen ve belgelenmeyen tazminata hükmedilmez.
- Vekâletnamedeki ikinci avukatı unutmak. Birden fazla vekil varsa birinin mazereti tek başına yeterli sayılmaz.
- Eski harç tutarına göre ödeme yapmak. Harç her yıl başında değişir; eksik harç, eksiklik bildirimine ve süre kaybına yol açar.
Özet
- Bireysel başvuru, olağan kanun yolları tüketildikten sonra başvurulabilen ikincil ve olağanüstü bir yoldur; üst derece mahkemesi incelemesi değildir.
- Süre otuz gündür ve tebliğden değil öğrenmeden işler: elektronik tebligatın açıldığı ya da kararın UYAP’tan görüntülendiği tarih süreyi başlatır. Adli tatil süreyi uzatmaz ve süre resen dikkate alınır.
- Haklı mazeret hâlinde mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün ek süre vardır; eşik yüksektir, ağır hastalık düzeyinde belgelenmelidir.
- Başvuru, resmî form ve zorunlu eklerle yapılır; 2026 harcı 6.024,10 TL’dir, adlî yardım talep edilebilir.
- En sık ret sebebi başvurunun kanun yolu şikâyeti sayılmasıdır; bariz takdir hatası veya açık keyfîlik gösterilmelidir.
- İhlal kararı verilirse dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir; hukuki yarar yoksa tazminata hükmedilebilir.
İlgili yazılar: İstinaf nedir · Temyiz nedir · Gerekçeli karar ne demek · Tutuklama nedir (CMK m.100)
- Olağan kanun yolları tüketilirİdari ve yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmiş olmalıdır. Devam eden bir yargılama sırasında yapılan başvuru bu şartı karşılamaz.6216 m.45/2
- Otuz günlük süre işlemeye başlarSüre, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren işler. Süreyi tebliğ değil öğrenme başlatır.6216 m.47/5
- Resmî form ve harçla başvuru yapılırSerbest metinli dilekçe kabul edilmez. Form harç makbuzuyla teslim edildiğinde verilen alındı belgesindeki tarih, başvuru tarihi sayılır.İçtüzük m.59/1 · m.63
- Komisyon kabul edilebilirlik incelemesi yaparŞartların taşınmadığına oy birliğiyle karar verilirse kabul edilemezlik kararı verilir; oy birliği sağlanamayan dosyalar bölümlere havale edilir.6216 m.48
- Kabul edilemezlik kararı verilirse karar kesindir6216 m.48/3-4
- Kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyet esastan incelenmezAnayasa m.148/4
- Bölüm esas incelemesini yaparİnceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır. Başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir.6216 m.49/1-2 · m.49/4
- İhlal kararı verilir ya da verilmezİhlal kararı verilirse ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir; yerindelik denetimi yapılamaz.6216 m.50/1
- İhlal bulunmazsa süreç sona erer
- Giderim sağlanır, kural yeniden yargılamadırİhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar yoksa tazminata hükmedilebilir.6216 m.50/2
Sıkça Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi kaç gündür?
Otuz gündür. Süre, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren işler (6216 sayılı Kanun m.47/5). Bu süre kesindir ve Anayasa Mahkemesi tarafından incelemenin her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır.
Otuz günlük süre ne zaman başlar?
Nihai kararın öğrenildiği tarihte başlar. Gerekçeli kararın tebliği öğrenme şekillerinden yalnızca biridir; dosyadan suret alınması veya başvurucunun öğrendiğini beyan ettiği tarih de başlangıç sayılabilir. Elektronik tebligatta süre, tebligatın açıldığı tarihte işlemeye başlar.
Bireysel başvuru süresini kaçırırsam ne olur?
Başvuru süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunur ve esası hiç incelenmez. Yalnızca mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeret varsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle başvuru yapılabilir.
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru harcı ne kadar?
2026 yılı için 6.024,10 TL'dir. Tutar, 31.12.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 98 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiştir ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Harcın ödendiğine dair belge başvuru formuna eklenmek zorundadır.
Bireysel başvuru için avukat zorunlu mudur?
Zorunlu değildir. Başvuru bizzat başvurucu, kanuni temsilcisi ya da avukatı tarafından yapılabilir. Avukat veya kanuni temsilci aracılığıyla yapılan başvurularda temsile dair yetki belgesinin sunulması zorunludur.
Kimler Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapamaz?
Kamu tüzel kişileri hiçbir şekilde bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri yalnızca tüzel kişiliğe ait haklarının ihlali gerekçesiyle başvurabilir. Yabancılar ise sadece Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak başvuruda bulunamaz.
Bir kanunun iptali için bireysel başvuru yapılabilir mi?
Hayır. Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz. Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.
Bireysel başvuruda en sık ret sebebi nedir?
Başvurunun kanun yolu şikâyeti niteliğinde görülmesidir. Delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu yapılamaz. Ancak bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içeren tespitler bu kapsamın dışındadır.
Bireysel başvuru yaparken hangi belgeler gerekir?
Temsil yetkisi belgesi, harcın ödendiğine dair belge, kimlik belgesinin onaylı örneği, nihai kararı öğrenme tarihini gösteren belge, ihlal iddialarını temellendiren belgelerin onaylı örnekleri ve kanun yolu dilekçelerinin onaylı örnekleri eklenir.
İhlal kararı verilirse ne olur?
İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.
Bireysel başvuru infazı veya icrayı durdurur mu?
Kendiliğinden durdurmaz. Ancak bölümler, esas inceleme aşamasında başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya talep üzerine karar verebilir. Tedbir kararı verilirse esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir.
Bireysel başvuru ile AİHM başvurusu aynı şey midir?
Hayır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru bir iç hukuk yoludur ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilmeden önce tüketilmesi gerekir. İki başvurunun süreleri, formları ve kabul edilebilirlik ölçütleri ayrıdır; AYM için geçerli süre otuz gündür.