
İçindekiler 12
Kısa Cevap
Cinsiyet değişikliği için mahkeme izni şarttır (TMK m.40). İzin, on sekiz yaşını doldurmuş, evli olmayan ve transseksüel yapıda olduğunu resmî sağlık kurulu raporuyla belgeleyen kişiye verilir. Kısırlaştırma şartı 2017’de iptal edilmiştir. Şartlar sağlandığında hâkimin takdir yetkisi yoktur.
Bu Durumda mısınız?
- Cinsiyet değişikliği sürecine başlamak istiyor ve hangi belgelerin gerektiğini bilmiyorsunuz.
- Size kısırlaştırma şartından söz edildi; bunun hâlâ geçerli olup olmadığını merak ediyorsunuz.
- Ameliyat oldunuz ama nüfus kaydınız düzeltilmedi.
- Evli olmama şartı nedeniyle sürecin tıkandığını düşünüyorsunuz.
- Kimlik ve diploma kayıtlarınızdaki ad ve cinsiyet bilgisi uyuşmuyor.
Somut olayınız için hukuki danışma alın.
Dayandığı Kanun Maddesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.40 — Cinsiyet değişikliğinde
Madde 40- Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir.
Maddenin devamı izin şartlarını sayar: on sekiz yaşını doldurmuş olmak, evli olmamak, transseksüel yapıda olmak ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemek.
İkinci fıkra ise nüfus kaydının düzeltilmesini düzenler:
Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.
Süreç bu nedenle iki aşamalıdır: önce izin, sonra ameliyatın doğrulanması üzerine nüfus kaydının düzeltilmesi.
Kısırlaştırma Şartı Kaldırıldı
Madde, eskiden izin için kişinin üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olduğunu da belgelemesini arıyordu. Anayasa Mahkemesi bu ibareyi iptal etti. Gerekçe, şartın ölçüsüzlüğü üzerine kuruludur:
“Bu itibarla cinsiyet değiştirme ameliyatının bir sonucu olan üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun kalma hâli, itiraz konusu kuralla mahkemeden cinsiyet değişikliği izni alınabilmesi için ayrı bir koşul olarak öngörülmüş olmaktadır. Cinsiyet değişikliği ameliyatı olacak kişinin bu ameliyat öncesinde üreme yeteneğinden yoksunluğunu sağlamak üzere ayrı bir tıbbî müdahaleye maruz bırakılması, bedensel ve ruhsal olarak ilgili yönünden katlanılması gerekli olmayan bir müdahale niteliği taşımakta olup kişinin maddî ve manevî varlığı ile özel hayatı yönünden getirilen bu sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin varlığından söz edilemeyeceğinden, ölçüsüz bir sınırlama niteliği taşımaktadır.”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2017/130, K. 2017/165, T. 29.11.2017 — iptal, oy çokluğu)
Mahkeme ayrıca, ameliyat olamayan kişinin üreme yeteneğini boşuna kaybetme riskine dikkat çekti ve kuralı bu yönüyle de ölçüsüz buldu. Sonuç:
“Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13., 17. ve 20. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2017/130, K. 2017/165, T. 29.11.2017 — iptal, oy çokluğu)
Karar oy çokluğuyla alınmış, yedi üye karşıoy kullanmıştır. Bugün madde metninde bu ibarenin yeri boştur.
Kalan Şartlar 2026’da Denetlendi ve Ayakta Kaldı
Maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi yakın tarihte yeniden Anayasa Mahkemesi önüne geldi. Mahkeme itirazı reddetti:
“22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 26/3/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2025/163, K. 2026/67, T. 26.03.2026 — itirazın reddi, oybirliği)
Yani izin usulü ve şartları yürürlüktedir; 2017 iptali bütün maddeyi ortadan kaldırmamıştır.
Şartlar Varsa Hâkim İzni Reddedebilir mi?
Bu, uygulamada en çok merak edilen noktadır. Anayasa Mahkemesi 2026 kararında açık bir ölçü koydu:
“Bunun yanı sıra cinsiyet değişikliği için izin talebinde bulunanların anılan Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen şartları taşımaları hâlinde cinsiyet değişikliğine mahkemece izin verilecektir. Başka bir ifadeyle on sekiz yaşını doldurmuş ve evli olmayan transseksüel yapıdaki bireyler, bu yapıda olduklarını ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu resmî sağlık kurulu raporuyla belgelendirdikleri takdirde talepleri doğrultusunda gereken izin verilecektir. Dolayısıyla Kanun’da objektif olarak öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde hâkime izin konusunda herhangi bir takdir yetkisi tanınmamıştır.”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2025/163, K. 2026/67, T. 26.03.2026 — itirazın reddi, oybirliği)
Bu pasajın pratik değeri büyüktür: şartlar objektiftir ve sağlandığında izin verilecektir; hâkime ayrıca bir uygunluk değerlendirmesi yapma yetkisi tanınmamıştır.
Neden Şahsen Başvuru Aranıyor?
Kanun, başvurunun bizzat ilgili tarafından yapılmasını ister. Mahkeme bunun gerekçesini şöyle açıklar:
“Diğer yandan kuralda cinsiyet değiştirmek isteyen kişinin mahkemeye şahsen başvurusu aranmaktadır. On sekiz yaşını doldurmuş bireylerin söz konusu maddede sayılan diğer koşulların da varlığı hâlinde ancak kendi taleplerinin olması durumunda mahkemeye başvurarak izin alabilecekleri açıktır. Kanun koyucu tarafından cinsiyet değişikliği şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olarak düzenlenmekle bireyin maddi ve manevi varlığının korunması amacıyla üçüncü kişilerce cinsiyeti değiştirilecek kişi adına karar verilmesinin önüne geçilmiştir.”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2025/163, K. 2026/67, T. 26.03.2026 — itirazın reddi, oybirliği)
Bu, hak sahibinin yerine vekil ya da yakınlarının karar vermesini engelleyen bir koruma kuralıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Bu, sürecin en çok tıkanan noktalarından biridir — çünkü mahkemeler de kendi aralarında anlaşamamıştır. Uygulamada asliye hukuk mahkemeleri talebi çekişmesiz yargı işi sayıp sulh hukuk mahkemesini görevli görmüş, sulh hukuk mahkemeleri ise talebi nüfus kaydı düzeltim davası sayıp asliye hukuk mahkemesini işaret etmiştir. İki mahkeme de görevsizlik kararı verince dosyalar Yargıtay’a yargı yeri belirlenmesi için gitmiştir.
Kural, nüfus davalarını düzenleyen özel hükümdedir:
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a — Nüfus davaları
Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır.
Yargıtay, cinsiyet değişikliğine izin istemi bakımından da bu hükmü esas alarak tartışmayı kapatmıştır:
“Davacının talebinin çekişmesiz yargı kapsamında olmadığı, adı geçen Kanun maddeleri uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görüleceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 gün ve 2013/18-464 E. - 2013/1698 K. sayılı ilâmıyla da benimsenmiş olup bu nedenle, 5490 sayılı Kanunun 36/1-a-b maddesi kapsamında olan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.”
(Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2018/5564, K. 2018/7541, T. 26.11.2018 — yargı yeri belirlenmesi, oy birliği)
Bu karardan çıkan üç sonuç:
- Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir — sulh hukuk değil.
- Yetkili mahkeme, davayı açanın yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki mahkemedir (m.36/1-a).
- Talep, Dairenin ifadesiyle çekişmesiz yargı kapsamında değildir; Daire bu görüşün Hukuk Genel Kurulu ilamıyla da benimsendiğini belirtmektedir.
Aynı maddenin devamı bir usul kuralı daha getirir: kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır (m.36/1-a). Yani duruşmada idarenin temsilcisi hazır bulunur; dava, tarafların kendi aralarında halledebileceği bir iş değildir.
Ad değişikliği talebiniz de varsa, o davanın kendi şartları ve haklı sebep incelemesi için isim değiştirme davası yazımıza bakın.
Sürecin Özeti
| Aşama | Ne yapılır | Dayanak |
|---|---|---|
| 0. Mahkeme | Yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesi; nüfus müdürü huzuruyla görülür | 5490 sK m.36/1-a |
| 1. İzin davası | Şahsen başvuru; yaş, evli olmama, transseksüel yapı ve ruh sağlığı zorunluluğu raporu | TMK m.40/1 |
| 2. Tıbbî süreç | Amaca ve tıbbî yöntemlere uygun ameliyat | TMK m.40/2 |
| 3. Nüfus düzeltmesi | Ameliyatın resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması üzerine mahkeme kararı | TMK m.40/2 |
| Ayrı yol | Haklı sebebe dayalı ad değişikliği | İsim Değiştirme Davası |
Ad değişikliğinin ayrı bir haklı sebep incelemesine tabi olduğunu, cinsiyet değişikliğine bağlı nüfus düzeltmesinin ise doğrudan TMK m.40/2’ye dayandığını unutmayın; ikisi farklı taleplerdir.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Raporu planlayın. Kanun, raporun bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınmış resmî sağlık kurulu raporu olmasını arar; rapor hem transseksüel yapıyı hem de ruh sağlığı yönünden zorunluluğu belgelemelidir.
- Evlilik durumunu netleştirin. Kanun iznin verilebilmesi için evli olmamayı arar; bu şart yürürlüktedir.
- Davayı bizzat açın. Şahsen başvuru şarttır. Dava, yerleşim yerinizdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır.
- İzni bekleyin, sonra ameliyat aşamasına geçin. Sıralama kanunda kuruludur: önce izin, sonra müdahale.
- İkinci aşamayı unutmayın. Ameliyat tek başına nüfus kaydını değiştirmez; doğrulama raporuyla mahkemeden düzeltme kararı alınmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- Kısırlaştırma şartını hâlâ geçerli sanmak. İbare 2017’de iptal edilmiştir.
- 2017 iptalini “madde kalktı” diye okumak. İptal yalnız bir ibareyi kapsar; izin usulü yürürlüktedir ve 2026’da yeniden denetlenip ayakta kalmıştır.
- Önce ameliyat olup sonra izin istemek. Kanun izni ameliyattan önceye koyar.
- Nüfus düzeltmesini otomatik sanmak. İkinci fıkra ayrı bir mahkeme kararı arar.
- Raporu herhangi bir hastaneden almak. Metin, eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporunu arar.
- Yanlış mahkemede açmak. Talep çekişmesiz yargı işi sanılıp sulh hukuk mahkemesine götürülürse görevsizlik kararıyla vakit kaybedilir; Yargıtay bu davaları asliye hukuk mahkemesinde görmektedir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a).
Özet
- Cinsiyet değişikliği mahkeme iznine tabidir; başvuru şahsen yapılır (TMK m.40/1).
- Şartlar: on sekiz yaş, evli olmamak, transseksüel yapı ve ruh sağlığı zorunluluğu raporu.
- Kısırlaştırma şartı iptal edildi (AYM, E. 2017/130, K. 2017/165 — ölçüsüz sınırlama).
- 2026’da birinci cümleye yönelik itiraz oybirliğiyle reddedildi (AYM, E. 2025/163, K. 2026/67).
- Şartlar sağlanıyorsa hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır.
- Nüfus kaydı, ameliyatın raporla doğrulanması üzerine ayrı bir kararla düzeltilir (TMK m.40/2).
- Dava, yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılır ve nüfus müdürü huzuruyla görülür (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a); Yargıtay talebin çekişmesiz yargı kapsamında olmadığını kabul etmektedir (20. HD, 2018).
Sıkça Sorulan Sorular
Cinsiyet değiştirmek için mahkeme kararı şart mı?
Evet. Türk Medeni Kanunu m.40 uyarınca cinsiyetini değiştirmek isteyen kişi, şahsen başvurarak mahkemeden izin ister. İzin alınmadan yapılan bir müdahale, nüfus kaydının düzeltilmesi sonucunu kendiliğinden doğurmaz.
İzin için hangi şartlar aranır?
Şartlar TMK m.40/1'in ikinci cümlesinde sayılır ve Anayasa Mahkemesi 2026 tarihli kararında şöyle özetlenmiştir: on sekiz yaşını doldurmuş ve evli olmayan transseksüel yapıdaki bireyler, bu yapıda olduklarını ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu resmî sağlık kurulu raporuyla belgelendirmelidir.
Kısırlaştırma şartı hâlâ var mı?
Hayır. Maddede yer alan 'üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu' ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından 2017 yılında iptal edilmiştir. Mahkeme bu şartı ölçüsüz bir sınırlama olarak nitelendirmiştir.
Hâkim şartlar varken izni reddedebilir mi?
Anayasa Mahkemesi 2026 tarihli kararında, kanunda objektif olarak öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde hâkime izin konusunda herhangi bir takdir yetkisi tanınmadığını belirtmiştir. Şartlar sağlanıyorsa izin verilir.
Evli olan biri bu davayı açabilir mi?
Kanun metni iznin verilebilmesi için istem sahibinin evli olmamasını arar. Bu şart maddede yürürlüktedir; Anayasa Mahkemesi 2026 tarihli kararında birinci fıkranın birinci cümlesine yönelik itirazı reddetmiştir.
Başkası benim adıma bu davayı açabilir mi?
Hayır. Kanun şahsen başvuru arar. Anayasa Mahkemesi bunu, cinsiyet değişikliğinin şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olarak düzenlenmesiyle ve üçüncü kişilerin kişi adına karar vermesinin önüne geçilmesiyle açıklamıştır.
Ameliyattan sonra nüfus kaydı nasıl düzeltilir?
Verilen izne bağlı olarak amaca ve tıbbî yöntemlere uygun ameliyatın gerçekleştirildiği resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanırsa, mahkeme nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verir (TMK m.40/2).
İsim değişikliği ayrıca dava gerektirir mi?
Cinsiyet değişikliğine bağlı nüfus kaydı düzeltmesi TMK m.40/2 kapsamındadır. Bundan bağımsız olarak haklı sebebe dayalı ad değişikliği ise ayrı bir davanın konusudur; şartları için isim değiştirme davası yazımıza bakabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi maddeyi tümüyle iptal etti mi?
Hayır. 2017 kararı yalnızca kısırlaştırma ibaresini iptal etti. 2026 tarihli kararda ise birinci fıkranın birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliğiyle karar verildi.
Cinsiyet değiştirme davası hangi mahkemede açılır?
Yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları için bu mahkemeyi gösterir; cinsiyet değişikliğine izin istemi bakımından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2018/5564, K. 2018/7541 sayılı kararıyla hükmetmiştir.
Bu dava çekişmesiz yargı işi mi, sulh hukuk mahkemesinde mi açılır?
Hayır. Uygulamada asliye ve sulh hukuk mahkemeleri bu konuda karşılıklı görevsizlik kararları vermiş, dosyalar yargı yeri belirlenmesi için Yargıtay'a gitmiştir. Yargıtay, talebin çekişmesiz yargı kapsamında olmadığını ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görüleceğini kabul etmektedir.
Duruşmada nüfus müdürlüğü de bulunur mu?
Evet. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a uyarınca kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır. Nüfus kayıtları kamu düzenine ilişkin olduğundan dava tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir iş değildir.
Rapor hangi hastaneden alınır?
Kanun metni, raporun bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporu olmasını arar. Rapor hem transseksüel yapıda olmayı hem de değişikliğin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu belgelemelidir.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler