
İçindekiler 19
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Terk Nedeniyle Boşanma Nedir?
- Dayandığı Kanun Maddesi
- Terk Sebebiyle Boşanmanın Şartları
- Terk “Mutlak” Bir Boşanma Sebebidir
- Süreler: Dört Ay, İhtar, İki Ay
- İhtar Nasıl Yaptırılır?
- Hâkim İhtar İstemini Reddedebilir mi?
- İhtarın Samimi Olması Şartı
- Tebligat Usulsüzse Ne Olur?
- İspat Yükü Kimde?
- Terkte Haklı Olmak Yeter mi?
- ”Terk Etmiş Sayılan” Eş
- Terk ile Evlilik Birliğinin Sarsılması Farkı
- Dava Reddedilirse: TMK m.166/4 Yolu
- Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Terk nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesine dayanan özel bir boşanma sebebidir (TMK m.164). Dava için ayrılığın en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olması, ayrıca hâkim veya noter aracılığıyla yaptırılan ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Süreler ve ihtarın usulü kesin olduğundan, bu sebep uygulamada en çok usulden kaybedilen boşanma davasıdır.
Bu Durumda mısınız?
- Eşiniz evi terk etti ve aylardır dönmüyor; boşanmak için ne yapmanız gerektiğini soruyorsunuz.
- İhtar çektirmeyi düşünüyorsunuz ama ne zaman ve nereye başvuracağınızı bilmiyorsunuz.
- Size terk ihtarı geldi; dönmek zorunda olup olmadığınızı, dönmezseniz ne olacağını merak ediyorsunuz.
- Eşiniz sizi evden çıkmaya zorladı ya da eve dönmenizi engelliyor; buna rağmen size terk ihtarı gönderdi.
- Açtığınız terk davası reddedildi ve bundan sonra hangi yolun açık olduğunu öğrenmek istiyorsunuz.
Süre ve ihtar değerlendirmesi dosyaya özgü olduğundan, durumunuzu bir avukatla görüşmeniz yararlı olur.
Terk Nedeniyle Boşanma Nedir?
Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini ikiye ayırır: herkesin başvurabileceği genel sebep (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) ve belirli olgulara bağlı özel sebepler. Terk, özel sebeplerin dördüncüsüdür ve diğerlerinden bir yönüyle ayrılır: kendine özgü bir usul takvimi vardır. Zina veya onur kırıcı davranış gibi sebeplerde olay ispatlanınca dava görülebilirken, terkte önce belirli bir süre beklenmesi, sonra ihtar çektirilmesi, sonra yeniden beklenmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, evlilikte birlikte yaşamayı kural sayarak terki bu kuralın istisnası olarak tanımlar:
Asıl kuralın aksine eşlerden birinin bu birliktelikten haklı bir sebep olmaksızın özgür iradesi ile ortak yaşamdan ayrılması ise “terk” olarak kabul edilir.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/400, K. 2023/514, T. 24.05.2023 — BOZULMASINA)
Bu dava türünde maddi şartlarla usul kuralları iç içe geçmiştir; aşağıdaki bölümler ikisini ayrı ayrı ele alır.
Genel çerçeve ve diğer sebeplerle karşılaştırma için boşanma davası nasıl açılır yazımıza, uzlaşma hâlindeki yol için anlaşmalı boşanma yazımıza bakabilirsiniz.
Dayandığı Kanun Maddesi
4721 sayılı TMK m.164 — Terk:
Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter , esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.
Maddenin ikinci fıkrası, bu davanın neden bir takvim davası olduğunu gösterir: ihtar isteminin de dava açılışının da erken yapılması yasaklanmıştır.
Terk Sebebiyle Boşanmanın Şartları
Dört koşul birlikte aranır:
- Terk fiili. Eşlerden biri ortak konutu terk etmiş ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemiş olmalıdır.
- Yükümlülüklerden kaçınma kastı. Terk, evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek maksadıyla olmalıdır.
- Sürenin dolması. Ayrılık en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte olmalıdır.
- Sonuçsuz kalan ihtar. Hâkim veya noter aracılığıyla yaptırılan ihtara rağmen eş ortak konuta dönmemiş olmalıdır.
Terk “Mutlak” Bir Boşanma Sebebidir
Bu, uygulamada en çok gözden kaçan ve sonucu en çok değiştiren noktadır. Terk, mutlak bir boşanma sebebidir: şartları ispatlanınca hâkimin ortak hayatın çekilmez hâle geldiğini ayrıca araştırması gerekmez. Hukuk Genel Kurulu bunun sonuçlarını şöyle açıklar:
Zira kanun koyucu; özel mutlak boşanma sebeplerinden birinin varlığı hâlinde, ortak hayatın çekilmez hâle geldiğini kabul etmiştir. Burada iddia edilen özel boşanma sebebinin varlığının ispatlanmış olması, boşanmaya karar verme hususunda yeterli olup, hâkim; tarafların bunun dışında ileri sürdükleri bir iddia ve savunmaya değer vererek hükme esas alamayacağı gibi boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların diğer kusurlu davranışlarını da dikkate alamayacaktır.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/400, K. 2023/514, T. 24.05.2023 — BOZULMASINA)
Bunun iki pratik sonucu vardır:
- Karşı tarafın kusurları tartışılmaz. Terk şartları oluşmuşsa, davacının başka kusurlu davranışları hükme esas alınamaz.
- Karşı dava açmayan davalı tazminat ve nafaka isteyemez. Aynı kararda, ayrıca bağımsız bir boşanma davası bulunmayan davalının kusur esasına dayalı maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini (TMK m.174/1-2 ve m.175) ileri süremeyeceği belirtilmiştir.
Kendisine terk davası açılan eş için bunun anlamı nettir: yalnız savunma yapmak yetmez, talepleri varsa karşı dava açması gerekir. Boşanmanın malî sonuçları için boşanmada maddi ve manevi tazminat ve nafaka yazılarımıza bakabilirsiniz.
Süreler: Dört Ay, İhtar, İki Ay
Kanunun aradığı altı aylık ayrılık tek parça değildir; ihtarla ikiye bölünür. Yargıtay bu yapıyı şöyle özetler:
Terk hukuki sebebine dayalı boşanma davasının kabul edilebilmesi için öncelikli şart davalı eşin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla davacı eşi terk etmesi, haklı bir sebep olmadan 4 ay içerisinde ortak konuta dönmediği takdirde, çekilecek ihtara rağmen 2 ay içerisinde yine haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemiş olmasıdır. (TMK m. 164).
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2658, K. 2021/1627, T. 24.02.2021 — BOZULMASINA ONANMASINA)
Kanun burada iki ayrı şey arar. Birincisi bir süre şartıdır: ayrılık en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olmalıdır. İkincisi iki usul barajıdır: dördüncü ay bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz (TMK m.164/2). Bu barajlar, davanın ne kadar erken açılamayacağını belirler. Erken çekilen ihtar ya da erken açılan dava, esasa hiç girilmeden reddedilme sonucunu doğurur.
İhtar Nasıl Yaptırılır?
İhtar, davaya hakkı olan eşin istemi üzerine yapılır ve iki merci arasında seçim vardır: hâkim veya noter. İhtarı yapan merci esası incelemez — yani terk edenin haklı olup olmadığını tartışmaz, yalnızca uyarıyı tebliğ eder.
İhtarın içeriği kanunda belirlidir: terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar bildirilir. Adresi bilinmeyen eşe ihtar, gerektiğinde ilân yoluyla yapılır.
Genel ihtar kavramı için ihtarname nedir, tebliğ usulü için tebligat nedir yazılarımıza bakabilirsiniz.
Hâkim İhtar İstemini Reddedebilir mi?
Hayır. Kanundaki “esası incelemeden” ifadesi keyfî bir ayrıntı değildir; 1957 tarihli bir İçtihadı Birleştirme Kararına dayanır. İçtihadı birleştirme kararları, Yargıtay Kanunu uyarınca formel olarak bağlayıcı olan tek içtihat türüdür:
1- Terk nedeniyle boşanma davasına Temel olmak üzere ihtar yapılması istendiğinde hakim, bu istemi yerine getirmek zorundadır.
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 1956/10, K. 1957/1, T. 27.03.1957)
2- İhtarın yapılması hakime işin esasına araştırma yetkisi vermez
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 1956/10, K. 1957/1, T. 27.03.1957)
Kararın pratik sonucu şudur: ihtar aşaması bir ön yargılama değildir. Hâkim, “bu eş gerçekten terk etmiş mi, haklı mı” sorusunu ihtar aşamasında tartışmaz; bunların tamamı asıl boşanma davasında incelenir. İhtar istemi bu nedenle geri çevrilemez.
Bu karar, yürürlükten kalkmış 743 sayılı Medeni Kanun’un 132. maddesi dönemine aittir; metinde geçen madde numarası odur. Kararın çözdüğü mesele (ihtarın bağımsız bir dava olup olmadığı, hâkimin esası inceleyip inceleyemeyeceği) bugünkü TMK m.164/2’de de aynı biçimde düzenlendiğinden ilke güncelliğini korumaktadır. Kararda ayrıca bir karşı oy yazısı bulunmaktadır; yukarıdaki alıntılar kararın özet kısmındandır.
İhtarın Samimi Olması Şartı
Kanun metninde geçmez ama Yargıtay istikrarla arar: ihtar gerçek bir eve dönüş daveti olmalıdır. Davet edenin, eşi kabule fiilen hazır olması beklenir. Aksi hâlde ihtar bir usul formalitesine indirgenir.
Somut bir örnekte Yargıtay, ihtar çeken kocanın davranışını samimiyetle bağdaştırmamıştır:
Davalı-davacı erkeğin, eşine 02.10.2013 ve 16.01.2014 tarihlerinde ayrı ayrı terk ihtarı gönderdiği, eşinin evden ayrılmasından sonra evin kilidini değiştirdiği sabittir. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı erkeğin ihtarının samimi olmadığı anlaşılmaktadır.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/2658, K. 2021/1627, T. 24.02.2021 — BOZULMASINA ONANMASINA)
Kilidi değiştirmek, eşyaları çıkarmak veya eve dönüşü fiilen imkânsız kılmak, ihtarın samimiyetini ortadan kaldıran tipik davranışlardır.
Tebligat Usulsüzse Ne Olur?
İhtarın içeriği doğru olsa bile tebliği usulsüzse dava düşer. Yargıtay, tebligat evrakındaki bir eksikliği doğrudan bozma sebebi saymıştır:
Terk hukuki sebebine dayalı boşanma davasının kabulü için öncelikle ortak konutu haklı bir neden bulunmadan terk ettiği ileri sürülen eşin; usulüne uygun olarak ortak konuta davet edildiğinin kanıtlanması gerekir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/757, K. 2017/6588, T. 30.05.2017 — BOZULMASINA)
Bu dosyada tebligat evrakında tebliğ yapan memurun adı ve soyadı yazılı değildi; daire, bu eksiklik nedeniyle ihtarın usulüne uygun tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceği sonucuna varmıştır. Usulüne uygun davetin tebliğ edildiğini ispat yükü davacıdadır.
İspat Yükü Kimde?
Burada ikili bir dağılım vardır. Davacı, usulüne uygun ihtarın tebliğ edildiğini ispatlar. Davalı ise ortak konuta dönmemekte haklı olduğunu ispatlar:
Terk sebebi ile boşanma davasının reddedilebilmesi için ortak konuta dönmemekte haklılığın kanıtlanması gerekir. Davete uymamanın haklı sebebe dayandığının ispat yükü de davalıya aittir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/24006, K. 2015/9631, T. 07.05.2015 — BOZULMASINA)
Bu dağılımın pratik sonucu şudur: ihtar usulüne uygunsa ve davalı haklılığını kanıtlayamıyorsa, TMK m.164 koşulları gerçekleşmiş sayılır ve boşanmaya karar verilmesi gerekir.
Savunma yönünden bir usul tuzağı da vardır: süresinde cevap dilekçesi verilmemesi. Yargıtay, cevap vermeyen davalının dava dilekçesindeki vakıaları inkâr etmiş sayılacağını (HMK m.128) belirterek, sonradan ileri sürülen ağır savunmaların hükme esas alınamayacağına karar vermiştir:
Davalı davaya süresinde cevap vermemiş olmakla dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılır (HMK m. 128).
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/25121, K. 2018/3376, T. 15.03.2018 — BOZULMASINA)
Terkte Haklı Olmak Yeter mi?
Hayır. Terk eden eş ayrılmakta haklı olsa dahi, ihtara uymamakta da haklı olduğunu ayrıca ortaya koymalıdır:
Terk sebebiyle boşanma davasının reddedilebilmesi için, ortak konutu terkte haklı olmak yetmez. Davalının usulüne uygun ihtar kararı tebliğine rağmen ortak konuta ve aile birliğine dönmemekte haklı olduğunun ispatlanmış olması gerekir. Davalı eş, terkte haklı olsa bile, ihtara uymamakta haklı değilse dava kabul edilmelidir.
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/23821, K. 2014/7803, T. 03.04.2014 — BOZULMASINA)
Bu karar oyçokluğuyla verilmiştir; kararda bir karşı oy yazısı bulunmaktadır. Yukarıdaki alıntı çoğunluk gerekçesindendir, karşı oydan değildir.
”Terk Etmiş Sayılan” Eş
Maddenin en çok gözden kaçan cümlesi birinci fıkranın sonundadır: diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Bunun anlamı şudur: evden fiilen çıkan kişi her zaman “terk eden” değildir. Şiddet, baskı veya kilidi değiştirme gibi davranışlarla eşini evden uzaklaştıran ya da dönüşünü engelleyen taraf, davada terk eden konumuna düşebilir. Şiddet söz konusuysa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı ve uzaklaştırma kararı ayrıca gündeme gelir.
Terk ile Evlilik Birliğinin Sarsılması Farkı
| Ölçüt | Terk (TMK m.164) | Sarsılma (TMK m.166/1) |
|---|---|---|
| Dayanak | Belirli bir olgu ve takvim | Ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi |
| Ön koşul | İhtar zorunlu | İhtar aranmaz |
| Bekleme | Dört ay + ihtar + iki ay | Bekleme süresi yok |
| Kusur tartışması | Dar; haklılık eksenli | Geniş; karşılıklı kusur incelenir |
Genel sebep için çekişmeli boşanma yazımıza bakabilirsiniz.
Dava Reddedilirse: TMK m.166/4 Yolu
Terk davası usulden veya esastan reddedilirse dosya kapanmaz. Reddedilen boşanma davasının kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4).
Bu fıkra 2024’te yeniden yazıldı. Anayasa Mahkemesi 22.02.2024 tarihli E.2023/116, K.2024/56 sayılı kararıyla önceki dördüncü fıkrayı iptal etmiş; kanun koyucu 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle fıkrayı yeniden düzenleyerek süreyi üç yıldan bir yıla indirmiştir. Yürürlükteki metin budur; eski üç yıllık süreyi yazan kaynaklar bayattır. Ayrıntı için fiili ayrılık nedeniyle boşanma yazımıza bakınız.
Bu nedenle reddedilen bir terk davası, çoğu zaman bir yıl sonrasının hazırlığıdır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetki bakımından:
4721 sayılı TMK m.168 — Yetki:
Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Dava dilekçesinin biçimi için boşanma dilekçesi, masraf kalemleri için boşanma davası ücreti ve masrafları yazılarımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- İhtarı erken çektirmek. Dördüncü ay bitmeden ihtar isteminde bulunulamaz (TMK m.164/2). Erken ihtar sonuç doğurmaz.
- İhtardan sonra iki ayı beklememek. İhtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz; erken açılan dava reddedilir.
- Samimi olmayan ihtar. Kilidi değiştirmek veya eve dönüşü fiilen engellemek, ihtarı geçersiz kılar.
- Tebligatı denetlememek. Tebliğ evrakındaki bir eksiklik bile ihtarı usulsüz hâle getirebilir.
- Süresinde cevap vermemek. Cevap dilekçesi verilmezse vakıalar inkâr edilmiş sayılır (HMK m.128) ve sonradan yapılan savunma dinlenmez.
- Terkte haklılığı yeterli sanmak. Ayrılmakta haklı olmak tek başına davayı reddettirmez; ihtara uymamakta da haklılık aranır.
Özet
- Terk nedeniyle boşanma (TMK m.164), eşin yükümlülüklerden kaçınmak maksadıyla ortak konutu terk etmesine ya da haklı sebep olmadan dönmemesine dayanır.
- Takvim kesindir: dördüncü ay dolmadan ihtar istenemez, ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.
- İhtar hâkim veya noter aracılığıyla yaptırılır; ihtarı yapan merci esası incelemez.
- İhtarın samimi olması ve usulüne uygun tebliğ edilmesi şarttır; ikisinden biri eksikse dava reddedilir.
- Usulüne uygun davetin tebliğini davacı, dönmemekte haklılığını davalı ispatlar; terkte haklı olmak tek başına yetmez.
- Eşini evden çıkmaya zorlayan veya dönüşünü engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
- Dava reddedilirse, kesinleşmeden bir yıl sonra TMK m.166/4 yolu açılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Terk nedeniyle boşanma davası nedir?
Eşlerden birinin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesi ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi hâlinde açılabilen özel bir boşanma davasıdır (TMK m.164). Ayrılığın en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olması, ayrıca çekilen ihtarın sonuçsuz kalması gerekir.
Terk ihtarı ne zaman çekilir?
Kanun, ihtar istemi için bir bekleme süresi öngörür. Boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz (TMK m.164/2). Yani dördüncü ayın dolmasını beklemek, sonra ihtar çektirmek gerekir.
Terk ihtarını kim yapar?
İhtar, davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter tarafından yapılır. İhtarı yapan merci esası incelemez; terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçları bildirir (TMK m.164/2). Gerektiğinde ihtar ilân yoluyla da yapılabilir.
Terk nedeniyle boşanmada süre nasıl hesaplanır?
Kanun iki ayrı şey arar. Süre şartı olarak ayrılığın en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olması gerekir. Usul şartı olarak ise dördüncü ay bitmedikçe ihtar istenemez, ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz (TMK m.164/2). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi öncelikli şartı, dört ay içinde dönmeme ve ihtara rağmen iki ay içinde yine dönmeme olarak ifade eder.
İhtarın samimi olması ne demek?
İhtarın gerçek bir eve dönüş daveti olması, davet edenin eşi kabule hazır bulunması gerekir. Yargıtay, eşinin evden ayrılmasından sonra evin kilidini değiştiren kocanın ihtarını samimi bulmamıştır. Samimi olmayan ihtara dayanan dava reddedilir.
Terk ihtarı usulsüz tebliğ edilirse ne olur?
İhtar usulüne uygun tebliğ edilmemişse dava reddedilir. Yargıtay, tebligat evrakında tebliğ yapan memurun adı ve soyadı yazılı olmadığı için ihtarın usulüne uygun tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceğine karar vermiştir. Usulüne uygun davetin tebliğini ispat yükü davacıdadır.
Ortak konuta dönmemekte haklı olduğunu kim ispat eder?
İspat yükü davalı eştedir. Yargıtay'a göre davete uymamanın haklı sebebe dayandığını davalı kanıtlamalıdır. Bu kanıtlanamazsa TMK m.164 koşulları gerçekleşmiş sayılır ve boşanmaya karar verilmesi gerekir.
Terkte haklı olmak davayı reddettirmeye yeter mi?
Yetmez. Yargıtay'a göre ortak konutu terkte haklı olmak tek başına yeterli değildir; davalının usulüne uygun ihtara rağmen ortak konuta dönmemekte de haklı olduğunun ispatlanması gerekir. Terkte haklı olan eş, ihtara uymamakta haklı değilse dava kabul edilir.
Eve dönmesi engellenen eş de terk etmiş sayılır mı?
Tersi geçerlidir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş terk etmiş sayılır (TMK m.164/1). Bu hüküm, evden fiilen ayrılanın her zaman terk eden taraf olmadığını gösterir.
Terk nedeniyle boşanma davası nerede açılır?
Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Terk davası reddedilirse ne yapılabilir?
Reddedilen boşanma davasının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4). Bu fıkra 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun'la yeniden yazılmış, süre üç yıldan bir yıla indirilmiştir.
Terk sebebine dayanmak zorunda mıyım?
Zorunlu değildir. Terk özel bir boşanma sebebidir; şartları ağır olduğu için uygulamada davaların çoğu evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebine dayanır (TMK m.166/1). Hangi sebebe dayanılacağı delil durumuna göre baştan doğru seçilmelidir.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler