
İçindekiler 12
Kısa Cevap
İlamlı icra, elinde bir mahkeme ilamı ya da ilam niteliğinde belge bulunan alacaklının bu belgeye dayanarak başlattığı icra takibidir. İlamsız takipten üç noktada ayrılır: borçluya ödeme emri değil icra emri gönderilir, borçlu icra dairesine itiraz ederek takibi durduramaz, ve takip her icra dairesinden başlatılabilir.
En sık yapılan hata buradadır: “icra emrine itiraz ediyorum” demek takibi durdurmaz. Borçlunun elindeki yol, İcra ve İflas Kanunu m.33’teki icranın geri bırakılmasıdır ve yalnızca zamanaşımı, imhal (erteleme) veya itfa (ödeme) sebeplerine dayanabilir.
Bu Durumda mısınız?
- Davayı kazandınız, elinizde ilam var ve tahsile geçmek istiyorsunuz.
- Adresinize bir icra emri geldi ve ödeme emrinden farkını bilmiyorsunuz.
- Borcu ödediniz ya da alacaklı size süre verdi, ama takip yine de başlatıldı.
- İcra dairesine itiraz dilekçesi verdiniz ve takibin durmadığını fark ettiniz.
- Takibin başka bir ildeki icra dairesinde başlatılmasına itiraz etmeyi düşünüyorsunuz.
- Elinizde ilam var ama ilamsız takip yapmanın daha avantajlı olacağını düşünüyorsunuz.
Süreler kısadır ve çoğu hak düşürücüdür; icra emri elinize geçtiyse gecikmeden bir avukata danışın.
İlamlı İcra Nedir?
İlamlı icra, İcra ve İflas Kanunu’nun ikinci babında düzenlenen takip yoludur. Alacaklı, alacağını zaten bir yargı kararıyla hüküm altına aldırmıştır; icra dairesinin görevi bu hükmü zorla yerine getirmektir. Bu yüzden borçluya tanınan savunma alanı, ilamsız takibe kıyasla çok dardır.
Her mahkeme kararı ilamlı takibe konu edilemez. Yargıtay bunun ölçütünü net biçimde koymuştur:
Bir ilamın ilamlı takibe konu edilebilmesi için açık, net, likit, eda hükmü içermesi gerekir. İlama konu hükümde borçlunun kim olduğu, takipte muhatabın kim olduğu konusunda hiçbir kuşku olmamalıdır.
(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13515, K. 2018/11055, T. 22.11.2018 — BOZULMASINA)
Yani tespit hükmü ya da miktarı belirsiz bir karar tek başına ilamlı takibe dayanak olmaz; hükmün eda niteliğinde ve likit olması aranır.
Hangi Belgeler İlam Sayılır?
Mahkeme ilamı dışında bazı belgeler de kanunen ilam gibi işlem görür:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.38 — İlam mahiyetini haiz belgeler
Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.
| Belge | İlamlı takibe konu olur mu? |
|---|---|
| Mahkeme ilamı | Evet — asıl hâl |
| Mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabul | Evet |
| Para borcu ikrarını içeren re’sen düzenlenmiş noter senedi | Evet |
| İstinaf ve temyiz kefaletnameleri | Evet |
| İcra dairesindeki kefaletler | Evet — müteselsil kefalet hükmünde |
| Adi yazılı sözleşme, fatura, adi senet | Hayır — ilamsız takip yolu |
Dikkat edilmesi gereken ayrım şudur: noter senedinin ilam niteliği kazanması için re’sen düzenlenmiş ve para borcu ikrarı içeriyor olması gerekir. Noterde yalnızca imzası onaylanmış bir sözleşme bu kapsamda değildir.
İlamlı ve İlamsız İcra Farkı
İki yol arasındaki fark yalnızca isim farkı değildir; borçlunun savunma imkânını baştan belirler.
| İlamlı icra | İlamsız icra | |
|---|---|---|
| Dayanak | İlam veya ilam niteliğinde belge | Belge şartı yok |
| Borçluya giden belge | İcra emri | Ödeme emri |
| İtiraz mercii | İcra mahkemesi | İcra dairesi |
| İtirazın etkisi | Takibi kendiliğinden durdurmaz | Takibi durdurur |
| İtiraz sebepleri | Yalnız zamanaşımı, imhal, itfa | Borca ve yetkiye itiraz serbest |
| Yetki | Her icra dairesi | Yetki kuralları uygulanır |
Peki elinde ilam olan alacaklı, işine geliyorsa ilamsız takip yapmayı seçebilir mi? Bu soru uzun süre Hukuk Genel Kurulu ile daireler arasında tartışmalıydı ve içtihadı birleştirme yoluyla çözüldü:
“İlama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı”na 26.05.2017 günlü oturumda oy çokluğu ile karar verilmiştir.
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2, K. 2017/3, T. 10.07.2017)
İçtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır. Dolayısıyla elinde ilam bulunan alacaklının ilamsız takip yoluna gitmesi mümkün değildir. Tercih hakkı yoktur.
İcra Emri ve Yedi Günlük Süre
İlamlı takipte borçluya gönderilen belge icra emridir:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.32 — İcra emri ve muhtevası
Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi … bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.
Bu tek cümle borçluya iki ayrı yükümlülük yükler: ödemek ve mal beyanında bulunmak. İkincisi çoğu zaman gözden kaçar. Mal beyanında bulunmamak hapisle tazyik, gerçeğe aykırı beyan ise ayrıca cezai sonuç doğurur.
İlamın konusu paradan ibaret değilse icra emri yine çıkar, ama içeriği değişir:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.24 — Taşınır teslimi
Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.30 — Bir işin yapılmasına dair ilamlar
Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder.
| İlamın konusu | Dayanak | İcra emrinin içeriği |
|---|---|---|
| Para veya teminat | m.32 | Yedi gün içinde ödeme + mal beyanı |
| Taşınır teslimi | m.24 | Yedi gün içinde teslim |
| Bir işin yapılması | m.30 | İlamdaki süre; süre yoksa icra memuru belirler |
İlamlı İcraya İtiraz Edilir mi?
İlamsız takipte borçlu ödeme emrine icra dairesinde itiraz eder ve takip kendiliğinden durur. İlamlı takipte böyle bir mekanizma yoktur:
İlamlı icrada borçlu yedi gün içinde icra dairesine başvurarak icra emrine itiraz ediyorum demek suretiyle ilamlı icra takibini durdurma imkanına sahip değildir.
(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13515, K. 2018/11055, T. 22.11.2018 — BOZULMASINA)
Aynı kararda Daire, sonucu açıkça bağlar: İcra emrine bu şekilde itiraz edilmiş olması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz ve ilamlı takibe ancak yasada belirtilen nedenlerle itiraz edilebilir.
Kanunun tanıdığı yol, itiraz değil icranın geri bırakılmasıdır ve sebepleri sayılıdır:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.33 — İcranın geri bırakılması
İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.
Buradan üç pratik sonuç çıkar:
- Sebep sayılıdır. Yalnız itfa (borcun ödenmesi/sona ermesi), imhal (alacaklının süre vermesi) ve zamanaşımı ileri sürülebilir. “Borcu kabul etmiyorum”, “miktar fazla” gibi esasa ilişkin itirazlar bu yolda dinlenmez. Onların yeri kanun yoludur.
- Belge şarttır. İtfa veya imhal iddiası noterlikçe re’sen düzenlenmiş ya da tasdik edilmiş belge veya icra zaptı ile kanıtlanmalıdır. Sıradan bir yazışma yetmez.
- Merci icra mahkemesidir. Talep icra dairesine değil icra mahkemesine yöneltilir. Anılan 13. Hukuk Dairesi kararında da yerel mahkemenin işin esasına girmesi bozma sebebi yapılmış, görevin icra mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir.
Süre bakımından ikili bir yapı vardır: icra emrinin tebliğinden önceki döneme ait sebepler için Kanun m.33 yedi günlük süre öngörür; icra emrinin tebliğinden sonra doğan itfa, imhal veya zamanaşımı ise yukarıdaki fıkra uyarınca her zaman ileri sürülebilir.
İcrayı gerçekten durdurmak isteyen borçlunun asıl yolu ise farklıdır: ilama karşı istinaf veya temyize başvurup teminat göstererek tehiri icra kararı almaktır.
Yetkili İcra Dairesi: İtiraz Dinlenmez
İlamsız takipte borçlu yetkiye itiraz edebilir. İlamlı takipte bu kapı kapalıdır, çünkü kanun yetkiyi serbest bırakmıştır:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.34 — İcranın nereden isteneceği
İlamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Alacaklı yerleşim yerini değiştirirse takibin yeni yerleşim yerini icra dairesine havalesini isteyebilir.
Yargıtay bu hükmü ilam niteliğindeki belgelere de teşmil eder ve sonucu doğrudan ifade eder:
İİK’nun 34. maddesi uyarınca ilamın icrası her icra dairesinden istenebilir. İlam niteliğindeki belgeler yönünden de aynı hüküm uygulanır.
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/32934, K. 2016/9707, T. 04.04.2016 — BOZULMASINA)
Aynı kararda Daire, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamlı takipte yerel mahkemenin yetki itirazını kabul etmesini bozmuş ve İİK’nun 34.maddesi uyarınca yetki itirazı dinlenemez demiştir.
Pratikte bu, alacaklının takibi kendi bulunduğu yerdeki icra dairesinden başlatabileceği anlamına gelir; borçlunun “benim yerleşim yerim başka il” itirazı ilamlı takipte sonuç doğurmaz.
İlam Kesinleşmeden İcraya Konabilir mi?
Sık sorulan bir başka soru budur ve cevabı karar türüne bağlıdır. Kural, kanun yoluna başvurmanın icrayı kendiliğinden durdurmamasıdır:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.350 — Başvurunun icraya etkisi
İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. … Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
Aynı kural temyiz için de tekrarlanır:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.367 — Temyizin icraya etkisi
Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
Buradan üç sonuç çıkar:
- Para alacağına ilişkin ilam kesinleşmeden takibe konabilir. İstinaf veya temyize gidilmiş olması takibi durdurmaz.
- Üç karar grubu istisnadır: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Bu grup bakımından ilam, kesinleşmeden takibe konu edilemez.
- Nafakada icranın geri bırakılması yolu kapalıdır. Her iki madde de bunu açıkça söyler; nafaka ilamı bakımından borçlunun teminat göstererek icrayı durdurma imkânı yoktur.
Hangi kararların bu kapsama girdiği ayrı bir yazının konusudur: kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar.
Zamanaşımı: On Yıl
İlam sonsuza kadar takibe konulabilir değildir:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.39 — Zamanaşımı
İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.
Sürenin son muameleden işlemeye başladığına dikkat edilmelidir: takip dosyasında yapılan her işlem süreyi yeniden başlatır. Aynı maddeye göre noter senedine dayanan takip ise senedin niteliğine göre borçlar veya ticaret kanunlarındaki zamanaşımına tabidir; yani her ilam niteliğindeki belge on yıllık süreye bağlı değildir.
İlamlı takipte açıkça düzenlenmeyen konularda Kanun’un genel hükümleri devreye girer:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.41 — Umumi hükümler
Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan diğer hükümleri ilama müstenit takiplerde de cereyan eder.
Haciz, satış ve paylaştırma aşamaları bu yolla ilamlı takipte de uygulanır; ayrıntılar için cebri icra yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- İcra dairesine itiraz dilekçesi verip takibin durduğunu sanmak. İlamlı takipte itiraz takibi durdurmaz; merci icra mahkemesidir.
- Ödeme emri ile icra emrini karıştırmak. Gelen belgenin türü, hangi savunma yolunun açık olduğunu belirler.
- İtfa veya imhali belgesiz ileri sürmek. Kanun m.33, noterlikçe düzenlenmiş/tasdik edilmiş belge veya icra zaptı arar.
- Yetki itirazına güvenmek. Kanun m.34 uyarınca ilamların icrası her icra dairesinden istenebilir; yetki itirazı dinlenmez.
- Elde ilam varken ilamsız takip yapmak. İçtihadı birleştirme kararı bu yolu kapatmıştır.
- Mal beyanını atlamak. Süresinde mal beyanında bulunmamak hapisle tazyik sonucu doğurabilir.
- On yıllık süreyi ilam tarihinden saymak. Süre son muameleden işler.
İlamsız takipte itiraz yolları için icra takibi ve ödeme emrine itiraz, kesinleşme şartı aranan karar türleri için kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar, takibi durdurma yolu için tehiri icra yazılarımıza bakabilirsiniz. Takipte doğacak harç ve masrafları icra harcı hesaplama aracımızla kalem kalem görebilirsiniz.
Özet
- İlamlı icra, ilam veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan takiptir; borçluya icra emri tebliğ edilir.
- İlamın açık, net, likit ve eda hükmü içermesi gerekir.
- Borçlu icra dairesine itiraz ederek takibi durduramaz; yol, Kanun m.33’teki icranın geri bırakılmasıdır ve yalnız itfa, imhal, zamanaşımı sebeplerine dayanır.
- İtfa ve imhal iddiası belgeye dayandırılmalıdır; merci icra mahkemesidir.
- Kanun m.34 uyarınca takip her icra dairesinden başlatılabilir; yetki itirazı dinlenmez.
- Elinde ilam bulunan alacaklı ilamsız takip yapamaz — içtihadı birleştirme kararıyla sabittir.
- İlama dayanan takip, son muameleden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar.
Sıkça Sorulan Sorular
İlamlı icra nedir?
Elinde mahkeme ilamı veya ilam niteliğinde bir belge bulunan alacaklının, bu belgeye dayanarak yaptığı icra takibidir. İcra ve İflas Kanunu m.32 ve devamında düzenlenmiştir. Borçluya ödeme emri değil, icra emri tebliğ edilir.
İlamlı icrada borçluya ne tebliğ edilir?
İcra emri tebliğ edilir. Kanun m.32'ye göre para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. İlamsız takipteki ödeme emrinden farklı bir belgedir.
İlamlı icraya itiraz edilir mi?
İlamsız takipteki gibi icra dairesine itiraz ederek takibi durdurmak mümkün değildir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, borçlunun yedi gün içinde icra dairesine başvurup icra emrine itiraz ediyorum demek suretiyle takibi durdurma imkanına sahip olmadığını belirtmiştir.
İlamlı icrada borçlu ne yapabilir?
Kanun m.33 uyarınca icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği yolunda icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bu üç sebep dışında bir itiraz yolu yoktur ve talep belgeye dayandırılmalıdır.
İlamlı icrada itiraz süresi kaç gündür?
Kanun m.33'e göre icra emrinin tebliği üzerine borçlunun süresi yedi gündür. Ancak icra emrinin tebliğinden sonra doğan itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir.
İlamlı icrada yetkili icra dairesi neresidir?
Kanun m.34'e göre ilamların icrası her icra dairesinden talep olunabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu maddeye dayanarak ilamlı takipte yetki itirazının dinlenemeyeceğine hükmetmiştir.
İlama dayalı alacak için ilamsız takip yapılabilir mi?
Yapılamaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı yönünde içtihatları birleştirmiştir. İçtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır.
Hangi belgeler ilam sayılır?
Kanun m.38'e göre mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller, para borcu ikrarını içeren re'sen düzenlenmiş noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hükümlerine tabidir.
İlamlı icra takibi kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Kanun m.39'a göre ilama dayanan takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine dayanan takip ise senedin niteliğine göre borçlar veya ticaret kanunlarındaki zamanaşımına tabidir.
İlamın icraya konulması için kesinleşmesi gerekir mi?
Kural olarak gerekmez; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.350 ve m.367'ye göre istinaf ve temyiz kararın icrasını durdurmaz. Ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
İcra emrindeki süre içinde ödeme yapılmazsa ne olur?
Cebri icraya devam edilir. Kanun m.32, borçlunun bu süre içinde mal beyanında bulunması gerektiğini, bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağını, gerçeğe aykırı beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağını ihtar eder.
İlamlı icrayı durdurmanın yolu var mı?
İlama karşı istinaf veya temyize başvuran borçlu, Kanun m.36 uyarınca teminat göstererek icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bu yol tehiri icra olarak bilinir ve icra mahkemesinden karar alınmasını gerektirir.