
İçindekiler 12
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Mehil Vesikası Nedir?
- Kanuni Dayanak ve Teminat Türleri
- Teminat aranmayan ve yol kapalı olan hâller
- En Sık Yapılan Hata: “Süreç Başladı” Demek İcrayı Durdurmaz
- Kararın İcra Dairesine Bildirilmesi
- Teminatın Akıbeti: Kim Kazanırsa Ne Olur?
- İstinaf Reddedilince İcra Hemen Başlamaz: Temyiz Süresi Köprüsü
- Teminat Üzerinde Rüçhan Hakkı
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Tehiri icra, kanundaki adıyla icranın geri bırakılması, ilama karşı istinaf veya temyize başvuran borçlunun teminat göstererek icra takibini durdurmasıdır. Yol iki aşamalıdır: icra müdüründen süre (mehil vesikası) alınır, ardından takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar getirilir. Süreç başlatıldı demek icrayı durdurmaz; ortada mehil vesikası ya da mahkeme kararı yoksa icra devam eder ve vezneye giren para alacaklıya ödenir.
Bu Durumda mısınız?
- Aleyhinize ilam verildi, istinafa/temyize gittiniz ve bu arada malvarlığınıza haciz gelmesini engellemek istiyorsunuz.
- Alacaklısınız; borçlu “tehiri icra istedik” diyerek ödemeyi geciktiriyor.
- İcra müdürlüğü, karar gelmediği hâlde dosyadaki parayı size ödemiyor.
- Teminat olarak banka teminat mektubu vermeyi düşünüyorsunuz.
- Dosya nafaka alacağına ilişkin ve icranın durup durmayacağını soruyorsunuz.
Süreler ve teminat türleri dosyanın niteliğine göre değişir; adım atmadan önce bir avukata danışın.
Mehil Vesikası Nedir?
Mehil vesikası, icra müdürünün borçluya, icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı getirmesi için süre verdiğini gösteren belgedir. “Mehil” süre demektir; vesika ise o sürenin verildiğini belgeleyen yazıdır. Kanun bu süreyi doğrudan İİK m.36’da düzenler. Teminatı gösteren borçluya “karar almak üzere” uygun bir süre verilir.
Belgenin işlevi iki yönlüdür:
- Borçlu için: mehil vesikası, mahkeme kararı gelene kadar geçecek boşlukta korunmayı sağlar. Ancak vesika alınmış olmalıdır; başvuruda bulunmak yetmez.
- Alacaklı için: dosyada mehil vesikası ya da icranın geri bırakılması kararı yokken icranın durdurulması hukuka aykırıdır ve şikâyet konusudur.
Süreyi veren makam ile kararı veren makam farklıdır ve bu ayrım uygulamada en sık karıştırılan noktadır: süreyi icra müdürü verir (mehil vesikası), icranın geri bırakılmasına ise icra mahkemesi karar verir. Aşağıdaki tabloda bu iş bölümünü ayrıntılandırıyoruz.
Kanuni Dayanak ve Teminat Türleri
Kurumun tamamı tek maddede düzenlenmiştir:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36 — İcranın geri bırakılması için verilecek süre
İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.
Bu tek cümle, sürecin bütün yapısını kurar:
| Unsur | İçeriği |
|---|---|
| Kim başvurur | İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu |
| Teminat seçenekleri | Para/eşyanın resmî mercie depo edilmesi · taşınır rehni · esham · tahvilât · taşınmaz rehni · muteber banka kefaleti |
| Teminatsız hâl | Borçlunun hükmolunanı karşılayacak malı zaten haczedilmişse |
| Süreyi kim verir | İcra müdürü (mehil vesikası) |
| Kararı kim verir | Takibin yapıldığı yer icra mahkemesi |
| Sürenin uzatılması | Yalnız zorunluluk hâlinde |
Rol ayrımı önemlidir: icra müdürü karar vermez, yalnızca süre verir. Kararı icra mahkemesi verir.
Teminat aranmayan ve yol kapalı olan hâller
Madde iki ayrı istisna içerir:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36 — Teminat istisnası ve nafaka
Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur.
Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez.
İkinci cümle mutlaktır: nafaka ilamlarında icranın geri bırakılması yolu kapalıdır. Nafaka alacağının niteliği gereği icra, kanun yoluna başvurulmuş olsa da durmaz.
En Sık Yapılan Hata: “Süreç Başladı” Demek İcrayı Durdurmaz
Uygulamadaki en pahalı yanılgı, İİK m.36 yoluna başvurulmuş olmasının kendiliğinden icrayı durduracağını sanmaktır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025 tarihli bir kararında bunu çok net biçimde reddetti.
Olayda ilamlı takip kesinleşmiş, dosyaya üçüncü kişilerden para gelmiş; alacaklı bu paranın ödenmesini istemiş, ancak icra müdürlüğü ortada mehil vesikası veya icranın geri bırakılması kararı yokken “İİK 36 prosedürü başladı” gerekçesiyle ödemeyi durdurmuştu. Daire bu işlemi hukuka aykırı buldu:
“Kanunda olmayan “tehiri icra süreci başladı. yakında kararı gelecek…” gibi keyfi gerekçelerle mevcut paranın ödenmemesi yönündeki memur işlemi açıkça hukuka aykırıdır.”
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/4604, K. 2025/6611, T. 22.10.2025 — BOZULMASINA)
Aynı kararda icra müdürlüğünün yetki sınırı da çizilir: müdürlüğün, İİK m.36 prosedürünün başlatıldığını belirtmek suretiyle mahkemece teminatın kabulü ya da reddi kararı verilene kadar dosyadaki paraların alacaklıya ödenmemesine karar verme yetkisi yoktur.
Sonradan gelen karar geçmişi düzeltmez. Anılan dosyada şikayetten sonra mehil vesikası alınmış ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı da getirilmişti. Buna rağmen Daire, para hâlen veznede olduğu için şikayetin konusuz kalmadığına hükmetti; yani şikayet tarihindeki hukuka aykırılık, sonradan alınan kararla ortadan kalkmaz.
Bunun iki taraf için anlamı:
- Borçlu bakımından: teminatı hazırlamak ve mehil vesikasını almak gerekir; “başvurduk” demek korumaz. Süre içinde icra mahkemesi kararı getirilmezse cebri icraya devam edilir.
- Alacaklı bakımından: dosyada mehil vesikası veya icranın geri bırakılması kararı yokken ödemenin durdurulması şikayet konusudur ve bu şikayet, sonradan gelen kararla konusuz hâle gelmez.
Kararın İcra Dairesine Bildirilmesi
Kararın dosyaya ulaşması da düzenlenmiştir:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36 — Kararın bildirilmesi
(Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
Bu fıkra 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir; bildirim, ücreti ilgililerce karşılanmak kaydıyla “en uygun vasıtalarla” yapılır. Pratikte bu, kararın dosyaya ulaşmasının takibini borçlunun kendi üzerine alması gerektiği anlamına gelir.
Teminatın Akıbeti: Kim Kazanırsa Ne Olur?
Süreç sonunda teminatın kime kalacağı, kanun yolunun sonucuna bağlıdır:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36 — Teminatın iadesi
Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.
Ters yönde ise sonuç doğrudandır:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36 — Başvurunun reddi veya onama
Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir.
| Kanun yolu sonucu | Teminatın akıbeti |
|---|---|
| Bölge adliye mahkemesi başvuruyu haklı görürse | Teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir |
| Yargıtay hükmü bozarsa | Borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre esası inceleyecek mahkemece kesin karar |
| Başvuru esastan reddedilirse veya hüküm onanırsa | Alacaklının istemi üzerine, başkaca işleme gerek kalmaksızın para alacaklıya ödenir (temyiz yolu açıksa aşağıdaki köprü kuralı saklıdır) |
Son satır özellikle dikkat çekicidir: onama hâlinde alacaklının ayrıca bir dava veya talep sürecine girmesine gerek yoktur; istem yeterlidir.
İstinaf Reddedilince İcra Hemen Başlamaz: Temyiz Süresi Köprüsü
Yukarıdaki tablonun son satırı tek başına okunduğunda, bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddettiği anda teminatın alacaklıya gideceği izlenimi doğar. Kanun bu boşluğu 2021’de eklenen bir cümleyle kapatmıştır:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36 — Temyiz süresi boyunca etkinin sürmesi
(Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder.
Ayrım şuradadır: bölge adliye mahkemesi başvuruyu kesin olarak reddetmişse teminat alacaklıya ödenir. Buna karşılık ret kararına karşı temyiz yolu açıksa, borçlu henüz temyize başvurmamış olsa bile icranın geri bırakılması kararı kendiliğinden düşmez; etkisi temyiz süresi doluncaya kadar sürer.
Pratik sonucu iki taraf için de nettir. Borçlu, istinaf kararının tebliğiyle birlikte teminatının anında elden gideceğini düşünüp panik hâlinde ödeme yapmak zorunda değildir; temyiz süresi içinde hakkını kullanabilir. Alacaklı ise istinaf reddi elinde diye icra dairesinden hemen ödeme talep ettiğinde, temyiz süresi dolmadan bu talebin karşılanmaması gerekir.
Teminat Üzerinde Rüçhan Hakkı
Maddenin son cümlesi, borçlunun başka alacaklıları varsa devreye giren bir öncelik kuralı koyar:
İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.
Yani tehiri icra için yatırılan teminat, borçlunun genel malvarlığı gibi tüm alacaklılar arasında paylaştırılmaz. O teminat hangi ilam için gösterildiyse, o ilamın alacaklısı teminat üzerinde öncelikli konumdadır. Borçlunun başka dosyalarından gelen hacizler bu önceliği bertaraf etmez.
Sık Yapılan Hatalar
- “Tehiri icra istedik” demeyi yeterli sanmak. Mehil vesikası ve icra mahkemesi kararı olmadan icra durmaz.
- İcra müdüründen karar beklemek. Müdür yalnızca süre verir; kararı icra mahkemesi verir.
- Nafaka dosyasında bu yolu denemek. Kanun m.36, nafaka hükümlerinde süre verilemeyeceğini açıkça söyler.
- Süreyi uzatılabilir sanmak. Uzatma yalnız zorunluluk hâlinde mümkündür.
- İstinaf reddedilince teminatı kaybettiğini sanmak. Ret kararına karşı temyiz yolu açıksa, karar temyiz süresi doluncaya kadar etkisini sürdürür (m.36, 7343 ek cümlesi).
- Kararın dosyaya ulaşmasını takip etmemek. Bildirim ücreti ilgililerce karşılanır; süreç kendiliğinden işlemez.
- Alacaklı tarafın şikayeti geciktirmesi. Hukuka aykırı ödeme engeli şikayet konusudur; sonradan gelen karar şikayeti konusuz bırakmaz.
İlamsız takipte itiraz yolları için icra takibi ve ödeme emrine itiraz yazımıza, kanun yollarının genel çerçevesi için istinaf ve temyiz yazılarımıza bakabilirsiniz.
Özet
- Tehiri icra, kanundaki adıyla icranın geri bırakılmasıdır ve İİK m.36’da düzenlenmiştir.
- Yol iki aşamalıdır: icra müdüründen mehil vesikası, ardından icra mahkemesinden karar.
- Teminat; depo, taşınır/taşınmaz rehni, esham, tahvilât veya muteber banka kefaleti olabilir; Devlet ve adli yardımdan yararlananlar teminat göstermez.
- Nafaka hükümlerinde bu yol kapalıdır.
- “Süreç başladı” demek icrayı durdurmaz; Yargıtay bu gerekçeyle yapılan ödeme engelini açıkça hukuka aykırı bulmuştur.
Sıkça Sorulan Sorular
Tehiri icra ne demek?
İcranın geri bırakılması demektir. İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlunun, teminat göstererek icra takibinin durdurulmasını sağlamasıdır. İcra ve İflas Kanunu m.36'da düzenlenmiştir.
Tehiri icra için hangi teminatlar kabul edilir?
Kanun m.36'ya göre borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat edebilir; ya da o kıymette taşınır rehni, esham, tahvilât, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterebilir. Borçlunun hükmolunanı karşılayacak malı zaten haczedilmişse ayrıca teminat aranmaz.
Mehil vesikası nedir?
İcra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alınmak üzere icra müdürünün borçluya verdiği süre belgesidir. Kanun m.36, bu sürenin icra müdürü tarafından verileceğini ve ancak zorunluluk hâlinde uzatılabileceğini belirtir.
Süre almadan icra durur mu?
Durmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ortada mehil vesikası ya da icranın geri bırakılması kararı yokken icra müdürlüğünün sırf İİK m.36 prosedürünün başlatıldığını belirterek paraları alacaklıya ödememesini açıkça hukuka aykırı bulmuştur.
İcra müdürlüğü kendiliğinden ödemeyi durdurabilir mi?
Durduramaz. Anılan kararda Daire, icra müdürlüğünün teminatın kabulü ya da reddi kararı verilene kadar dosyadaki paraların ödenmemesine karar verme yetkisi bulunmadığını belirtmiştir.
Devlet veya adli yardımdan yararlanan da teminat göstermek zorunda mı?
Zorunda değildir. Kanun m.36, borçlunun Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse olması hâlinde teminat gösterme zorunluluğunun bulunmadığını açıkça düzenler.
Nafaka hükümlerinde tehiri icra mümkün mü?
Değildir. Kanun m.36, nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemeyeceğini açıkça belirtir. Nafaka ilamları bakımından icranın geri bırakılması yolu kapalıdır.
Kararı hangi mahkeme verir?
Kanun m.36'ya göre icranın geri bırakılması kararı, takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden alınır. İcra müdürü yalnızca bu kararı almak üzere süre verir; kararın kendisini vermez.
İstinaf veya temyiz kazanılırsa teminat geri alınır mı?
Kanun m.36'ya göre bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca bozma hâlinde ise borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.
Başvuru reddedilirse teminata ne olur?
Kanun m.36, bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde, alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu paranın alacaklıya ödeneceğini belirtir.
Şikayet ettikten sonra tehiri icra kararı gelirse şikayet konusuz kalır mı?
Kalmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, para hâlen veznede olduğundan şikayet tarihinden sonra verilen icranın geri bırakılması kararının şikayeti konusuz bırakmayacağına hükmetmiştir.
Karar icra dairesine nasıl ulaşır?
Kanun m.36'nın 2021'de değişen üçüncü fıkrasına göre, ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir.
İstinaf başvurum esastan reddedilince teminat hemen alacaklıya mı ödenir?
Ödenmez. İcra ve İflas Kanunu m.36'ya 2021'de eklenen cümleye göre, bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz yolu açıksa, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. Teminatın alacaklıya ödenmesi ancak ret kesin olduğunda söz konusu olur.
Tehiri icra kararı temyiz aşamasını da kapsar mı?
Kanun istinaf ile temyiz arasında bir köprü kurar. Bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddetse bile, temyiz yolu açıksa karar temyiz süresi doluncaya kadar etkisini sürdürür. Temyiz aşamasının kendisi için ise yeniden değerlendirme yapılır.
Yatırdığım teminata başka alacaklılar haciz koyabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu m.36'nın son cümlesi ilam alacaklısına teminat üzerinde rüçhan hakkı tanır. Teminat borçlunun genel malvarlığı gibi paylaştırılmaz; teminat hangi ilam için gösterilmişse o ilamın alacaklısı önceliklidir.