İcra ve İflas Hukuku

Hesaba Bloke Neden Konur, Nasıl Kaldırılır?

Banka hesabınıza bloke konulmasının dört ayrı sebebi vardır ve her birinin kaldırılma yolu farklıdır. MASAK, vergi dairesi, icra ve savcılık blokesinin ayrımı, süreleri ve itiraz yolları.

7 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Mermer kaplı banka giriş holü
İçindekiler 15

Kısa Cevap

Hesaba bloke konulmasının dört ayrı sebebi vardır: icra takibi, vergi borcu, MASAK kaynaklı işlem askıya alma ve ceza soruşturmasında elkoyma. Hangi yolun izleneceğini blokenin sebebi belirler. Bu nedenle atılacak ilk adım, bankadan kısıtlamanın hangi kurumun talebine dayandığını öğrenmektir.

Bu Durumda mısınız?

  • Bankaya gittiniz, paranız hesapta görünüyor ama havale veya çekim yapamıyorsunuz.
  • Hesabınıza kısa sürede farklı kişilerden para geldi ve ardından hesap kullanıma kapandı.
  • Bir icra dosyanız olduğunu biliyorsunuz, ancak blokenin o dosyadan mı geldiğinden emin değilsiniz.
  • Hakkınızda bir soruşturma var ve hesabınızdaki paraya erişemiyorsunuz.
  • Maaşınızın yattığı hesap kullanıma kapandı.

Bu durumların her biri farklı bir mevzuata ve farklı bir başvuru yoluna tabidir. Yanlış mercie yapılan başvuru süre kaybettirir; hukuki danışma için iletişime geçin.

Bloke ile Haciz Aynı Şey Değildir

Günlük dilde ikisi birbirinin yerine kullanılır, ancak hukuken ayrılırlar. Haciz, bir alacağın zorla tahsili amacıyla malvarlığına el konulmasıdır. Bloke ise paranın hesapta durmakla birlikte kullanılamaması sonucunu doğuran kısıtlamanın genel adıdır. Her haciz hesapta bloke etkisi yaratır, ama her bloke haciz değildir.

Bu ayrım pratikte belirleyicidir: haczedilemeyecek hesaplara ilişkin korumalar icra kaynaklı kısıtlamalarda işler, buna karşılık ceza soruşturması veya MASAK kaynaklı bir kısıtlamada aynı korumalar doğrudan uygulanmaz. Hangi hesapların icra bakımından korunduğu ayrı bir konudur ve hangi hesaplara haciz konulamayacağı başlığında ele alınmıştır.

Dayandığı Kanun Maddeleri

İcra takibi kaynaklı bloke

İcra dairesi, borçlunun üçüncü kişideki alacağını haczettiğinde bankaya haciz ihbarnamesi gönderir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.89 — Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında

“Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını”

Bankaya ulaşan bu ihbarname, hesabın ödemeye kapanması sonucunu doğurur. İhbarnamenin kendisine karşı izlenecek yol haciz ihbarnamesi başlığında ayrıca açıklanmıştır.

Vergi borcu kaynaklı bloke

Kamu alacağının tahsilinde tahsil dairesi, bankaya haciz bildirisi tebliğ eder.

6183 sayılı Kanun m.79 — Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi

“Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır.”

Burada icra dairesi değil, doğrudan tahsil dairesi taraftır. Başvurunun da o daireye yapılması gerekir.

Ceza soruşturması kaynaklı elkoyma

Soruşturma veya kovuşturmada hesaba elkonulması ayrı ve daha ağır koşullara bağlıdır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.128 — Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma

“Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait;”

“c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,”

Buradaki ölçüt somut delillere dayanan kuvvetli şüphedir. Yani soyut bir şüphe, hesaba elkoymak için yeterli değildir.

MASAK Blokesi: Yedi İş Günü Kuralı

MASAK kaynaklı kısıtlama, yukarıdaki üçünden yapısal olarak farklıdır: bir borcun tahsili için değil, işlemin incelenmesi için konur ve kanunda süreli olarak düzenlenmiştir.

5549 sayılı Kanun m.19/A — İşlemlerin ertelenmesi

“Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir.”

Maddenin üç unsuru pratikte önemlidir. Birincisi, yetkinin amacı sınırlıdır: şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek veya sonucu yetkili makama iletmek. İkincisi, süre yedi iş günüdür. Üçüncüsü, karara aykırı davranan yükümlü bakımından yaptırım öngörülmüştür:

“Birinci fıkra kapsamında askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi, alınan karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere işlem tutarı kadar Başkanlıkça idari para cezası verilir. Ancak verilecek idari para cezası elli bin Türk lirasından az olamaz.”

Bu yaptırım bankaya yöneliktir ve bankaların neden temkinli davrandığını açıklar. Aklama suçunun kendisi ise ayrı bir konudur ve kara para aklama suçu başlığında incelenmiştir.

Bankanın Sorumluluğu: Bildirim Maddi Delile Dayanmalıdır

Uygulamada blokelerin bir kısmı, bankanın kendi şüphesiyle yaptığı bildirimden doğar. Yargıtay bu noktada bankanın konumunu değerlendirmiştir:

“Halbuki davalı bankanın şüpheli işlem zannıyla bildiriminin herhangi bir maddi delili bulunmamaktadır. Bu durumda bankanın, davacının hesabına MASAK tarafından bloke konulması sonucunu doğuran ihbarının haksız olduğu anlaşılmaktadır.”

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3529, K. 2023/7312, T. 12.12.2023 — BOZULMASINA)

Karar, bildirimin maddi bir dayanağının bulunmaması hâlinde bankanın hesabın kullanılamamasından doğan zarardan sorumlu tutulabileceğini ortaya koymaktadır. Bu, blokenin kaldırılmasından ayrı bir taleptir: kısıtlama sona erse dahi geçen sürede doğan zarar gündeme gelebilir. Her olayın kendi delil durumuna göre değerlendirilmesi gerekir.

Maaş Hesabına Bloke Konulabilir mi?

Maaş hesabı bloke edilebilir, ancak icra kaynaklı kısıtlamada tamamı değil kural olarak bir kısmı kesilebilir. Kanun, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli tutar düşüldükten sonra kalanın haczine izin verir ve haczedilecek miktarın dörtte birden az olamayacağını söyler.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.83 — Kısmen haczi caiz olan şeyler

“Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.”

Maddenin sınırı ayrı bir fıkrada belirtilmiştir:

“Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.”

Sorun, bankanın kredi sözleşmesindeki bir maddeye dayanarak maaş hesabından doğrudan tahsilat yapmasıdır. Kanun bu tür önceden verilmiş izinleri geçersiz sayar:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.83/a — Önceden yapılan anlaşmalar

“82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kredi sözleşmesine konulan maaş hesabı yetkisini bu madde karşısında değerlendirmiştir:

“Söz konusu düzenleme, temerrüde düşen borçlu davacının, davalı nezdindeki maaş hesapları yönünden, henüz hakkında herhangi bir icra takibi yapılıp kesinleşmeksizin verdiği haczedilemezlikten feragat anlamını taşımakla, yukarıda açıklandığı üzere, Kanun’un 83/a maddesinin açık hükmü gereği geçerli kabul edilemez.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/672, K. 2020/840, T. 04.11.2020 — ONANMASINA)

Aynı kararda, takip kesinleştikten sonra dahi kanunda öngörülen orandan fazlasının kesilebilmesi için borçlunun ayrı bir iradesinin araması gerektiği belirtilmiştir:

“davacının icra takibinin kesinleşmesinden sonra maaşının kanunda öngörülen miktardan fazlasının borca mahsuben kesilmesi yönünde talimat yahut muvafakati de bulunmadığından dava konusu kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunun kabulü gerekir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/672, K. 2020/840, T. 04.11.2020 — ONANMASINA)

Buradaki ayrım iki yönlüdür. Takipten önce verilen haczedilemezlikten feragat geçersizdir. Takip kesinleştikten sonra borçlunun daha yüksek bir kesintiye rıza göstermesi ise mümkündür; ancak bunun somut bir talimat veya muvafakat olarak ortaya konması gerekir.

Bu sınırlar icra kaynaklı kısıtlamalar içindir. MASAK kaynaklı askıya alma veya ceza soruşturmasında elkoyma, maaş haczine ilişkin oranlardan bağımsız işler; hesabın maaş hesabı olması tek başına koruma sağlamaz. Maaş haczinin ayrıntıları maaş haczi başlığında ele alınmıştır.

Blokeli Hesaba Para Gelirse Ne Olur?

Kısıtlama hesabın tamamına yönelikse, sonradan yatan tutar da kural olarak aynı kısıtlamaya tabi olur. Bu, blokeli bir hesaba maaş, nafaka veya emekli aylığı gibi ayrı bir rejime tabi ödeme almayı sürdüren kişiler bakımından ayrı bir sorun doğurur.

Sorun şuradan çıkar: korunan nitelikteki bir ödeme, korunmayan bir hesaba girdiğinde fiilen kullanılamaz hâle gelir. Bu durumda yapılması gereken, kısıtlamanın kapsamına itiraz etmek ve hesaba yatan tutarın niteliğini belgelemektir. Bankaya yapılan sözlü başvuru yeterli değildir; muhatap, kısıtlamayı koyan mercidir.

Pratik sonuç: bloke devam ederken korunan nitelikteki ödemelerin başka bir hesaba yönlendirilmesi, çoğu hâlde kapsam tartışmasını beklemekten daha hızlı bir çözümdür. Ancak bu, mevcut kısıtlamayı ortadan kaldırmaz. Yalnızca yeni yatan tutarın aynı akıbete uğramasını önler.

Hangi Yolla İtiraz Edilir

SebepDayanakBaşvurulacak merci
İcra takibi2004 sayılı Kanun m.89İcra dairesi, ardından icra mahkemesi
Vergi borcu6183 sayılı Kanun m.79İlgili tahsil dairesi
Ceza soruşturması5271 sayılı Kanun m.128Elkoyma kararını veren mahkeme
MASAK5549 sayılı Kanun m.19/ABaşkanlık ve ilgili adli makam

Tablodaki ayrım, yazının en pratik kısmıdır: aynı sonucu doğuran dört farklı kısıtlamanın dört farklı muhatabı vardır.

Hesabımda Bloke Var, Ne Yapmalıyım?

  1. Bankadan yazılı bilgi isteyin. Kısıtlamanın hangi kurumun talebine dayandığını öğrenin. Bu bilgi olmadan doğru mercie başvurulamaz.
  2. Kısıtlamanın kapsamını belirleyin. Hesabın tamamı mı, belirli bir tutar mı kısıtlanmış? Sonradan yatan paralar etkileniyor mu?
  3. Hesabın niteliğini tespit edin. Maaş, nafaka veya emekli aylığı gibi ayrı bir rejime tabi ödeme alıyorsanız bunu belgeleyin.
  4. Doğru mercie başvurun. Yukarıdaki tabloya göre muhatabı belirleyin.
  5. Süreleri kaçırmayın. İcra ve ceza yollarında itiraz süreleri sınırlıdır.
  6. Zarar doğduysa ayrıca değerlendirin. Kısıtlama haksızsa, kaldırılması ile zararın tazmini ayrı taleplerdir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Her blokeyi icra sanmak. En sık hata budur. İcra dosyası bulunmayan kişi, kısıtlamanın icra kaynaklı olmadığını anlamakta gecikir.
  • Bankayı tek muhatap saymak. Banka çoğu hâlde kararı veren değil, uygulayan taraftır. Blokenin gerekçesi kararı veren kurumdadır.
  • Yedi iş günü kuralını her blokeye uygulamak. Bu süre 5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamındaki askıya alma içindir; icra, vergi veya elkoyma kaynaklı kısıtlamalar bu süreye tabi değildir.
  • Blokeli hesaba korunan nitelikte ödeme almayı sürdürmek. Maaş veya nafaka gibi ödemelerin blokeli hesaba yatması ayrı bir uyuşmazlık doğurur.
  • Zarar talebini atlamak. Kısıtlama kalktığında dosyanın kapandığı varsayılır; oysa haksız bir bildirimden doğan zarar ayrıca değerlendirilebilir.

Özet

  • Hesap blokesinin dört ayrı sebebi vardır: icra, vergi, MASAK ve ceza soruşturması. Her birinin muhatabı farklıdır.
  • İlk adım, bankadan kısıtlamanın hangi kurumun talebine dayandığını yazılı olarak öğrenmektir.
  • MASAK kaynaklı askıya alma, 5549 sayılı Kanun m.19/A uyarınca yedi iş günü süreyle sınırlıdır.
  • Ceza soruşturmasında hesaba elkoyma, 5271 sayılı Kanun m.128 uyarınca somut delillere dayanan kuvvetli şüphe gerektirir.
  • Maaş hesabında icra kaynaklı kesinti sınırlıdır: geçim için gerekli tutar düşülür, haczedilecek miktar dörtte birden az olamaz. Kredi sözleşmesine takipten önce konulan maaş hesabı yetkisi 2004 sayılı Kanun m.83/a uyarınca geçersizdir.
  • Maddi delile dayanmayan şüpheli işlem bildirimi sonucu bloke doğmuşsa, Yargıtay bankanın doğan zarardan sorumlu tutulabileceğine hükmetmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hesabıma neden bloke konuldu?

Dört ayrı sebep olabilir: icra takibi, vergi borcu, MASAK kaynaklı işlem askıya alma veya ceza soruşturmasında elkoyma. Sebebi belirleyen şey, bankaya hangi kurumun yazı gönderdiğidir. Bankanız hangi kurumun talebiyle işlem yaptığını size bildirmekle yükümlüdür.

MASAK hesabıma ne kadar süreyle bloke koyabilir?

5549 sayılı Kanun m.19/A, işlemin yedi iş günü süreyle askıya alınmasına imkân tanır. Bu süre işlemin analiz edilmesi içindir. Sürenin sonunda dosya yetkili makamlara intikal ettirilmemişse askıya alma kendiliğinden sona erer.

Bloke ile haciz aynı şey midir?

Hayır. Haciz, bir alacağın tahsili için malvarlığına el konulmasıdır ve icra dairesi eliyle yürür. Bloke ise paranın hesapta kalmakla birlikte kullanılamaması durumudur; icra dışında vergi, MASAK veya ceza soruşturması kaynaklı da olabilir.

Maaş hesabıma bloke konulabilir mi?

Maaş hesabında kural, alacağın tamamının değil belirli bir kısmının haczedilebilmesidir; haczedilecek miktar dörtte birden az olamaz. Kredi sözleşmesine önceden konulan maaş hesabı yetkisi, 2004 sayılı Kanun m.83/a uyarınca geçersizdir. Ancak MASAK veya ceza soruşturması kaynaklı bir kısıtlama, maaş haczine ilişkin sınırlardan bağımsız işler.

Banka bloke sebebini söylemek zorunda mı?

Banka, hesabınız üzerindeki kısıtlamanın hangi kurumun talebine dayandığını bildirmelidir. Bloke kararının içeriği ve gerekçesi ise kararı veren kurumdadır. Bankadan alacağınız yazı, doğru mercie başvurmanız için başlangıç noktasıdır.

Şüpheli işlem bildirimi yüzünden zarara uğrarsam ne olur?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, maddi delile dayanmayan bir şüpheli işlem bildirimi sonucu hesaba bloke konulmasında bankanın bildirimini haksız saymış ve bankayı hesabın kullanılamamasından doğan zarardan sorumlu tutmuştur. Her olayın kendi delil durumuna göre değerlendirilmesi gerekir.

Blokeyi kaldırmak için nereye başvurmalıyım?

Başvurulacak merci sebebe göre değişir: icra blokesinde icra dairesi ve icra mahkemesi, vergi blokesinde ilgili tahsil dairesi, ceza soruşturmasında elkoyma kararını veren mahkeme, MASAK kaynaklı askıya almada ise Başkanlık ve ilgili adli makam.

Hesabıma yatan para bloke ise ne olur?

Kısıtlama hesabın tamamına yönelikse, sonradan yatan tutar da kural olarak kısıtlamaya tabi olur. Bu nedenle blokeli bir hesaba maaş veya nafaka gibi korunan nitelikte ödeme alınması ayrı bir sorun doğurur ve kısıtlamanın kapsamına itiraz edilmesi gerekebilir.

Bloke kendiliğinden kalkar mı?

Bazı hâllerde evet. MASAK kaynaklı askıya alma kanunda öngörülen süreyle sınırlıdır. Buna karşılık icra, vergi veya ceza soruşturması kaynaklı kısıtlamalar, dayanağı ortadan kalkmadıkça veya ilgili merci karar vermedikçe kendiliğinden sona ermez.

Bloke kaldırma dilekçesi nasıl verilir?

Dilekçe, blokeyi koyan mercie ve o merciin usulüne göre verilir. İcra blokesinde icra dosyasına, vergi blokesinde tahsil dairesine, ceza soruşturmasında ise elkoyma kararını veren mahkemeye başvurulur. Dilekçede hesabın niteliği ve kısıtlamanın kapsamı somut biçimde açıklanmalıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İcra takibi, haciz, itirazın iptali ve istihkak süreçlerini alacaklı ve borçlu tarafında yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp