
İçindekiler 11
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Kayıp Kaçak Bedeli Neyin Karşılığıdır?
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- 2016 Dönüm Noktası: Kural Neden Değişti?
- Anayasa Mahkemesi Neyi Onadı, Neyi İptal Etti?
- Derdest Davalar Ne Oldu?
- Denetimden Geriye Ne Kaldı?
- Kayıp Kaçak Bedeli ile Kaçak Kullanım Bedeli Karıştırılmamalıdır
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Kayıp kaçak bedeli kaldırılmadı; 2016’da kanun düzeyinde açık dayanağa kavuşturuldu. 6446 sayılı Kanun, Kurulca belirlenen hedef oranları aşmamak kaydıyla bu maliyetin dağıtım tarifelerinde yer alacağını ve tüketicilere yansıtılacağını düzenler. Bu nedenle bugün “bedelin kendisi hukuka aykırı” temelli iade davası zemini bulunmamaktadır.
Tartışma tamamen kapanmış da değildir. Denetim ekseni artık bedelin varlığı değil, tahakkukun Kurul kararlarına ve hedef oranlara uygunluğudur.
Bu Durumda mısınız?
- Faturanızda “kayıp kaçak bedeli” satırını gördünüz ve bunun geri alınabileceğini duydunuz.
- İnternette 2013–2015 tarihli kararlara dayanan “iade alın” içerikleriyle karşılaştınız, bunların hâlâ geçerli olup olmadığını bilmiyorsunuz.
- 2016 öncesinde açtığınız bir davanız var ve dosyanın akıbetini merak ediyorsunuz.
- Hakkınızda kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendi ve bunun kayıp kaçak bedeliyle aynı şey olup olmadığını çözemiyorsunuz.
- Dağıtım şirketine itiraz ettiniz, “bu bedel kanundan kaynaklanıyor” cevabını aldınız.
Bu başlıklardan biri sizi ilgilendiriyorsa, dosyanızın dönemini ve dayanağını bir avukatla birlikte değerlendirmeniz yerinde olur.
Kayıp Kaçak Bedeli Neyin Karşılığıdır?
Kayıp kaçak bedeli, dağıtım sistemine giren enerji ile abonelere tahakkuk ettirilen enerji arasındaki farkın maliyetidir. Tanım, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m.3 hükmündedir ve içine kaçak kullanımı da açıkça dâhil eder:
“Teknik ve teknik olmayan kayıp: Dağıtım sistemine giren enerji ile dağıtım sisteminde tüketicilere tahakkuk ettirilen enerji miktarı arasındaki farkı oluşturan ve maliyeti etkileyen; teknik kayıp ve/veya kaçak kullanım gibi sebeplerden kaynaklanan ve teknik bir sebebe dayanmayan kaybı”
Tanımın kendisi tartışmanın yönünü değiştirmiştir: 2016 öncesinde “bu bedel hangi kanuna dayanıyor” sorusu sorulabiliyorken, artık tanım da dayanak da kanunun içindedir.
Dayandığı Kanun Maddeleri
Dağıtım tarifesinin hangi kalemlerden oluştuğu 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m.17 hükmünde sayılır ve teknik olmayan kayıp maliyeti bu kalemler arasındadır:
“Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur.”
Bedelin tüketiciye yansıtılması ise yine 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m.17 hükmünde, hedef oran kaydıyla düzenlenmiştir:
“Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır.”
Bu cümledeki “hedef oranlarını geçmemek kaydı ile” ibaresi, uygulamada en çok gözden kaçan ve aslında denetime en açık noktadır.
2016 Dönüm Noktası: Kural Neden Değişti?
Değişiklikten önce dağıtım şirketleri bu bedelleri, kanunda açık bir yetki bulunmamasına rağmen tebliğ düzeyindeki düzenlemelere dayanarak tahsil ediyordu. Hukuk Genel Kurulu, dönemin tablosunu şöyle özetlemiştir:
“sınırsız bir fiyat belirleme hak ve yetkisi verilmemesine rağmen, bu maddeye dayanak olarak yayımlanan Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliği gerekçe gösterilerek, tüketicilerden kayıp-kaçak, perakende satış hizmet, psh sayaç okuma, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedeli adı altında bir bedel tahsil etmekte”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/992, K. 2018/632, T. 28.03.2018 — BOZULMASINA)
İade davalarının kazanıldığı dönem tam olarak bu boşluğun dönemidir. 17.06.2016’da yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun bu boşluğu kapatmıştır: tanım kanuna girmiş, tarife kalemi kanunda sayılmış ve tüketiciye yansıtma açıkça düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi Neyi Onadı, Neyi İptal Etti?
Değişiklik Anayasa Mahkemesi önüne geldi. Karar iki yönlüdür ve internetteki içeriklerin çoğu yalnızca bir yönünü aktarmaktadır.
Onanan yön: Maliyetin dağıtım tarifesine girmesini öngören hükme yönelik iptal talebi reddedilmiştir. Aynı şekilde, derdest davalara uygulanmayı düzenleyen geçici 20. maddeye yönelik iptal talebi de reddedilmiş; madde yürürlükte kalmıştır.
İptal edilen yön: Mahkemelerin ve tüketici hakem heyetlerinin yetkisini yalnızca “düzenleyici işlemlere uygunluk denetimi” ile sınırlayan fıkra, Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir; bu fıkra bugün yürürlükte değildir (Anayasa Mahkemesi, E. 2016/150, K. 2017/179, T. 28.12.2017).
Bu ayrım pratikte belirleyicidir: bedelin tarifeye girmesi ayakta kaldı, ama bu bedele karşı yargı denetimini daraltma girişimi ayakta kalmadı.
Derdest Davalar Ne Oldu?
En sık sorulan soru, kanun değişikliğinden önce açılmış davaların akıbetidir. Hukuk Genel Kurulu, yeni hükümlerin devam eden davalarda da dikkate alınması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur:
“Yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan söz konusu yasa değişikliklerinde, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedelleri ile ilgili olarak, bu Yasa değişikliği öncesinde açılan ve hâlen devam eden davalarda da uygulanması gereken düzenlemeler yapıldığından, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Değişik 17., Geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/992, K. 2018/632, T. 28.03.2018 — BOZULMASINA)
Bu sonucun kanuni dayanağı 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu geçici m.20 hükmüdür:
“Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.”
Maddenin lafzı dikkatle okunmalıdır: hüküm, “Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş” bedelleri kapsar. Uygunluk iddiası bir varsayım değil, dosyada gösterilmesi gereken bir olgudur.
Denetimden Geriye Ne Kaldı?
İptal kararından sonra tablo şudur: bedelin kanuni dayanağını tartışmak sonuç vermez, çünkü dayanak kanundadır. Buna karşılık şu sorular hâlâ sorulabilir:
- Tahakkuk, Kurul kararlarına uygun şekilde mi yapılmıştır?
- Yansıtılan maliyet, Kurulun belirlediği hedef oranları aşmakta mıdır?
- Faturadaki kalem, ilgili dönemde yürürlükte olan tarifeyle sayısal olarak örtüşmekte midir?
Denetimi daraltan fıkra iptal edildiği için, bu sorular düzenleyici işlemlere uygunluk incelemesiyle sınırlı olmak zorunda değildir.
Kayıp Kaçak Bedeli ile Kaçak Kullanım Bedeli Karıştırılmamalıdır
İki kavram sürekli birbirine karışmaktadır ve hukuki rejimleri farklıdır:
| Kayıp kaçak bedeli | Kaçak elektrik kullanım bedeli | |
|---|---|---|
| Kime uygulanır | Tarifeye tabi tüm abonelere | Hakkında tespit tutanağı düzenlenen kişiye |
| Niteliği | Tarife içinde maliyet kalemi | Bireysel tahakkuk / alacak |
| Dayanağı | 6446 sayılı Kanun m.17 | Tespit tutanağı ve ilgili mevzuat |
| Tartışma ekseni | Hedef orana ve Kurul kararlarına uygunluk | Tutanağın ve tüketim hesabının doğruluğu |
Hakkınızda kaçak tespit tutanağı düzenlendiyse konu bu makalenin değil, kaçak elektrik tüketim bedeline itiraz sürecinin konusudur; ayrıca kaçak elektrik kullanma cezası yönünden ceza boyutu da gündeme gelebilir. Faturanın diğer kalemlerine itiraz için elektrik faturasına itiraz başlığına bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Eski kararlara dayanmak. 2013–2015 tarihli iade kararları, kanuni dayanağın bulunmadığı döneme aittir. Karar tarihi yeni olsa bile içindeki normun eski olabileceği unutulmamalıdır.
- Bedelin varlığını tartışmak. Bugün verimli olan eksen bedelin varlığı değil, tahakkukun hedef orana ve Kurul kararlarına uygunluğudur.
- Derdest dosyayı eski çerçevede sürdürmek. Geçici 20. madde ve 17. madde, devam eden davalarda da değerlendirilmektedir.
- İki kavramı birleştirmek. Kaçak kullanım tahakkuku ile tarifedeki kayıp kaçak kalemi ayrı süreçlerdir.
- Uygunluğu varsaymak. Geçici 20. madde yalnızca “Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş” bedellere ilişkindir.
Özet
- Kayıp kaçak bedeli kaldırılmadı; 6446 sayılı Kanun m.17 ile açık kanuni dayanağa kavuştu.
- Kanun, maliyetin tarifeye girmesini hedef oranları aşmamak kaydıyla öngörür. Denetimin asıl tutamağı budur.
- Kaçak kullanım, kanundaki teknik olmayan kayıp tanımının içindedir (m.3).
- Anayasa Mahkemesi tarife hükmünü ve geçici 20. maddeyi ayakta bıraktı; yargı denetimini daraltan fıkrayı iptal etti.
- Hukuk Genel Kurulu, yeni hükümlerin derdest davalarda da değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
- Geçmiş dönem talepleri için “bedel dayanaksız” argümanı bugün sonuç vermemektedir.
- Kayıp kaçak bedeli ile kaçak elektrik kullanım bedeli farklı hukuki rejimlere tabidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kayıp kaçak bedeli kaldırıldı mı?
Hayır. Bedel kaldırılmadı; tersine kanun düzeyinde açık dayanağa kavuşturuldu. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesi, Kurulca belirlenen hedef oranları aşmamak kaydıyla teknik ve teknik olmayan kayıp maliyetlerinin dağıtım tarifelerinde yer alacağını ve tüketicilere yansıtılacağını düzenler.
Faturamdan kesilen kayıp kaçak bedelini geri alabilir miyim?
2016 sonrası dönem için iade beklentisi gerçekçi değildir; bedel kanuni dayanağa sahiptir. Geçmiş dönem için açılmış davalarda da yeni hükümler uygulanmaktadır. Somut faturanızın Kurul kararlarına ve hedef oranlara uygun tahakkuk ettirilip ettirilmediği ise ayrı bir denetim konusudur.
Kayıp kaçak bedeli ile kaçak elektrik kullanım bedeli aynı şey mi?
Hayır, ikisi tamamen farklıdır. Kayıp kaçak bedeli tüm abonelerin tarifesine yansıyan bir maliyet kalemidir. Kaçak elektrik kullanım bedeli ise hakkında kaçak tespit tutanağı düzenlenen kişiye çıkarılan bireysel bir tahakkuktur ve ayrı bir hukuki rejime tabidir.
2016 öncesi dönem için açtığım dava ne olur?
Hukuk Genel Kurulu, 6719 sayılı Kanunla getirilen düzenlemelerin, kanun değişikliğinden önce açılmış ve hâlen devam eden davalarda da uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Yerel mahkemenin bu maddelerin somut olaya etkisini tartışması gerekir.
Anayasa Mahkemesi kayıp kaçak düzenlemesini iptal etti mi?
Kısmen. Mahkeme, maliyetin tarifeye yansıtılmasını öngören dağıtım tarifesi hükmüne yönelik iptal talebini reddetti. Buna karşılık, mahkemelerin ve tüketici hakem heyetlerinin denetim yetkisini daraltan fıkrayı Anayasaya aykırı bularak iptal etti.
Mahkemenin denetim yetkisi tamamen ortadan mı kalktı?
Hayır. Denetim yetkisini yalnızca düzenleyici işlemlere uygunlukla sınırlayan hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Bu iptal sonrasında yargı denetiminin kapsamı genel hükümlere göre belirlenir; yetkiyi daraltan özel sınırlama yürürlükte değildir.
Kayıp kaçak bedeli tam olarak neyin karşılığı?
Dağıtım sistemine giren enerji ile abonelere tahakkuk ettirilen enerji arasındaki farkın maliyetidir. Bu fark hem teknik kayıplardan hem de kaçak kullanım gibi teknik olmayan sebeplerden doğar; kanun ikisini tek bir tanım altında toplamıştır.
Hedef oran ne demek, neden önemli?
Kurul, dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak kayıp oranları için üst sınır belirler. Kanun, bu hedef oranları aşan maliyetin tüketiciye yansıtılmasına izin vermez. Dolayısıyla denetim, bedelin varlığından çok hedef orana uygunluğu üzerinde yoğunlaşır.
Tüketici hakem heyetine başvurmanın anlamı kaldı mı?
Parasal sınırlar içinde kalan uyuşmazlıklarda başvuru yolu açıktır. Ancak beklentiyi doğru kurmak gerekir: bedelin kanuni dayanağını tartışmak yerine, tahakkukun Kurul kararlarına ve hedef oranlara uygunluğunu somut olarak ortaya koymak gerekir.
Bu konuda hangi kanun maddelerine bakmalıyım?
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesindeki teknik ve teknik olmayan kayıp tanımı, tarifeleri düzenleyen 17. maddesi ile aynı Kanuna eklenen geçici 19. ve geçici 20. maddeler bu tartışmanın çekirdeğini oluşturur.