Enerji ve Çevre Hukuku

Kaçak Su Cezası: İdari Yaptırım mı, Özel Hukuk Alacağı mı?

Kaçak su bedeli idari para cezası değildir. İtiraz önce su idaresine, sonra hukuk mahkemesine yapılır. Aynı fiil TCK 163/3 suçunu da oluşturabilir.

7 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Konut bloğunun cephesi ve pencereleri
İçindekiler 11

Kısa Cevap

“Kaçak su cezası” adıyla karşınıza çıkan tahakkuk, hukuken idari para cezası değildir. Su ve kanalizasyon idaresinin tarifesi uyarınca tahakkuk ettirilen kaçak su bedeli, özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken bir alacaktır. Bunun pratik sonucu büyüktür: itiraz sulh ceza hâkimliğine değil, önce ilgili su idaresine, sonuç alınamazsa hukuk mahkemesine yapılır.

Buna karşılık aynı fiil, ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirilir: aboneliğe bağlı suyun, tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kullanılması karşılıksız yararlanma suçunu oluşturabilir. Bedelin ödenmesi ise bu suç bakımından etkin pişmanlık sayılabilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Su idaresi “kaçak su tespit tutanağı” düzenledi ve yüklü bir bedel tahakkuk ettirdi.
  • Tutanağı sulh ceza hâkimliğine götürdünüz, görev yönünden sonuç alamadınız.
  • Sayaç dışından bağlantı yapıldığı iddia ediliyor ama bağlantıyı siz yapmadınız.
  • Abone olmadan kullanım iddiasıyla hem bedel istendi hem savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.
  • Tahakkuk eden bedelin nasıl hesaplandığını anlamıyorsunuz.
  • Bedeli ödersem ceza dosyası düşer mi diye soruyorsunuz.

Kaçak Su Bedeli Neden “Ceza” Değildir?

Su ve kanalizasyon idareleri, kaçak kullanım tespitinde kendi tarifeler yönetmeliklerine dayanarak bedel tahakkuk ettirir. Bu yetkinin kaynağı ceza mevzuatı değil, belediye mevzuatıdır. Belediyenin görev ve yetkilerini sayan bent, su alacağını açıkça vergi/resim/harç dışında tutar:

5393 sayılı Belediye Kanunu m.15/1-(d)

“vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak”

Bendin son iki kelimesi önemlidir: tahsili belediye kendisi yapabileceği gibi yaptırabilir de. Yani tahakkuk ve tahsil işleminin muhatabının belediyenin kendisi olması zorunlu değildir. Büyükşehirlerde bu işi yapan su ve kanalizasyon idaresinin ayrı tüzel kişiliği ise aşağıda ele alınan 2560 sayılı Kanundan doğar.

Ücretin tarifeye bağlanması ise 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu m.97’ye dayanır; bu madde, belediyelerin bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan hizmetler için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili olduğunu düzenler.

Yargıtay bu yapıdan doğrudan sonuç çıkarmıştır:

“mevcut olayda ise Kabahatler Kanunu kapsamında verilebilecek idari para cezasının bulunmaması nedeniyle bu Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından”

(Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/2567, K. 2015/632, T. 22.04.2015 — BOZULMASINA; kararın dayandığı 5393 sayılı Belediye Kanunu m.15 karar tarihinden sonra 7061 sayılı Kanunla yeniden yazılmış ve birkaç kez değiştirilmiştir, dayanılan kural — su alacaklarının vergi, resim ve harç dışında kalıp özel hukuk hükümlerine göre tahsil edilmesi — güncel metinde m.15/1-(d) olarak yürürlüktedir)

Aynı kararda izlenecek yol da gösterilmiştir: abonenin önce ilgili su ve kanalizasyon idaresine başvurması, “sonuç alamadığı takdirde hukuk mahkemeleri nezdinde dava yoluyla uyuşmazlığın çözümlenmesi yoluna gitmesi gerektiği” belirtilmiştir.

Bu nedenle kaçak su bedeline karşı sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuru, esasa girilmeden görev yönünden sonuçsuz kalır. Üstelik bu sırada geçen süre, hukuk mahkemesindeki hakları da zayıflatabilir.

Aynı Fiil Ayrıca Suç Olabilir

Bedelin özel hukuk alacağı olması, ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.163:

“Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Maddedeki iki unsura dikkat edilmelidir: fiil abonelik esasına göre yararlanılan su bakımından ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde işlenmiş olmalıdır. Sayacın devre dışı bırakılması veya sayaç harici bağlantı bu tanıma girerken, salt ödeme yapmamak bu suçu oluşturmaz.

Yukarıdaki kararda Daire, şebeke suyunun kuyu tesisatına bağlanarak sayaç harici kullanılması olayında bu değerlendirmeyi yapmıştır:

“abonelik esasına göre yararlanılabilen suyun sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 163. madde 3. fıkrasında yazılı suçu oluşturacağı, zararın giderilmesinin de aynı Kanunun 168. madde 5. fıkrası uyarınca etkin pişmanlık olarak değerlendirilebileceği”

(Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/2567, K. 2015/632, T. 22.04.2015)

Bedeli Ödemek Ceza Dosyasını Etkiler mi?

Evet, ve bu bu alandaki en kritik stratejik bilgidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168:

“Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz”

Zararın hüküm verilinceye kadar giderilmesi hâlinde ise ceza bakımından indirim rejimi devreye girer. Buradaki zamanlama belirleyicidir: soruşturma tamamlanmadan önce tam tazmin ile daha sonraki tazminin sonuçları aynı değildir.

Bu, bedele itiraz etmekle ceza dosyasını kapatmak arasında gerçek bir gerilim yaratır. Bedelin hesabına itiraz ederken ceza dosyasındaki etkin pişmanlık penceresinin kaçırılmaması, iki dosyanın birlikte yönetilmesini gerektirir.

Tarifeyi Kim Belirler? Su İdaresinin Kendi Kanunu

Tarifeyi tartışacaksanız, önce onu hangi organın hangi ölçütlere göre yaptığını bilmeniz gerekir. Büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idarelerinin kuruluş kanunu 2560 sayılı Kanun’dur ve kapsamı İstanbul’la sınırlı değildir:

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Ek m.5

“Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.”

Tarifeyi karara bağlamak, bu Kanunun kurduğu Genel Kurul’un görevidir (m.6/1-(f): “Su satışı ve kullanılmış suların boşaltılmasına ilişkin tarifeleri inceleyerek karara bağlamak”). Genel Kurul ise ayrı bir organ değildir:

2560 sayılı Kanun m.5

“İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi, İSKİ Genel Kurulu olarak bu Kanunda yazılı yetki ve görevleri görüşüp karara bağlamak üzere her yıl Mayıs ve Kasım aylarında özel gündemle toplanır.”

⇒ Tarifeyi onaylayan kurul, büyükşehir belediye meclisinin kendisidir, ama belediye meclisi sıfatıyla değil, İSKİ Genel Kurulu sıfatıyla ve 2560 sayılı Kanuna dayanarak. Bu ayrım, tarifeye karşı ileri sürülecek hukuka aykırılık iddiasının hangi kanuna dayandırılacağını belirler.

Tarifenin ölçütleri kanunda yazılıdır

Asıl kullanışlı hüküm burada: tarife serbestçe belirlenmez, ölçütleri Kanun sayar.

2560 sayılı Kanun m.23

“Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır.”

Maddenin devamı, tarifenin tespitinde yönetim ve işletme giderleri, amortismanları doğrudan gider yazılan yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve bir kâr oranının esas alınacağını belirtir. Usul ise idarenin kendi takdirine bırakılmamıştır:

2560 sayılı Kanun m.23

“Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir.”

⇒ Sayfanın başından beri anılan *“tarifeler yönetmeliği”*nin dayanağı budur. Ve bu, tarifeye itirazı somutlaştırır: tahakkuk eden bedelin, m.23’ün saydığı gider kalemleriyle ilişkisi kurulabiliyor mu, yoksa caydırıcılık amaçlı bir katsayıya mı dayanıyor?

İki güncellik kaydı. (1) 2560 sayılı Kanun m.23’ün birinci fıkrası bakımından Anayasa Mahkemesinin kısmi iptal kaydı bulunmaktadır (E. 2011/6, K. 2012/16); maddenin bugünkü yayımlanmış metninde iptal edilen ibarenin yeri boş bırakılmıştır. (2) Ücret alma yetkisinin genel dayanağı olan 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu m.97’nin ikinci fıkrası iptal edilmiştir; bu bilgi, maddenin yayımlanmış metnine Anayasa Mahkemesinin 31/3/1987 tarihli E. 1986/20, K. 1987/9 sayılı kararına atıfla düşülmüş iptal şerhinden alınmıştır. Yukarıda anılan ücret yetkisi maddenin birinci fıkrasına dayanır, yani iptal edilen fıkraya değil.

Bu yazıda iptallerin kapsamına ilişkin bir iddia kurulmamıştır: yukarıdaki bilgiler kanun metinlerinin yayımlanmış hâllerindeki iptal şerhlerine dayanır, kararların kendi metinleri incelenmemiştir. Kapsam tartışmalıysa Resmî Gazete ve karar metinleri esas alınmalıdır.

Bedelin Hesabına Nasıl İtiraz Edilir?

Kaçak su bedeli, idarenin tarifeler yönetmeliğindeki formüle göre hesaplanır. İtirazın verimli olduğu noktalar şunlardır:

  • Tespit tutanağının içeriği. Bağlantının niteliği, tespit tarihi, ölçüm ve fotoğraf kayıtları.
  • Kullanım süresinin belirlenmesi. Bedel çoğu zaman varsayımsal bir süre üzerinden hesaplanır; bu sürenin dayanağı sorulmalıdır.
  • Kimin sorumlu olduğu. Taşınmazı sonradan devralan veya kiracı olarak giren kişinin, önceki döneme ait kullanımdan sorumlu tutulup tutulamayacağı ayrıca tartışılır.
  • Tarifenin kendisi. Büyükşehirlerde tarife, belediye meclisinin İSKİ Genel Kurulu sıfatıyla aldığı kararla yürürlüğe girer (2560 sayılı Kanun m.5 · m.6/1-(f)); bu bir düzenleyici işlemdir ve hukuka aykırılığı ileri sürülebilir. Ölçütler için dayanak m.23’tür.

Elektrikte de aynı mantık işler ve orada Yargıtay’ın bedelin hesabına ilişkin yerleşik ölçütleri vardır; karşılaştırma için kaçak elektrik tüketim bedeline itiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Kaçak Elektrikten Farkı Var mı?

Ceza normu bakımından yoktur: TCK m.163/3 elektrik, su ve doğal gazı aynı fıkrada düzenler. Fark alacak tarafındadır. Elektrikte muhatap özel hukuk tüzel kişisi olan dağıtım şirketi ve tarife düzeni enerji mevzuatına tabiyken, suda muhatap büyükşehirlerde 2560 sayılı Kanunla kurulmuş su ve kanalizasyon idaresidir ve tarife, belediye meclisinin İSKİ Genel Kurulu sıfatıyla aldığı karara dayanır (m.5 · m.6/1-(f)); ölçütleri ise aynı Kanunun m.23’ü sayar.

Bu fark, görevli mahkemenin belirlenmesinde ve tüketici sıfatının tartışılmasında karşımıza çıkar. Abonelik ilişkisinin tüketici işlemi sayılıp sayılmayacağı da her olayda ayrıca değerlendirilir; bu konuya elektrik faturasına itiraz yazımızda değinilmiştir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Sulh ceza hâkimliğine başvurmak. Kaçak su bedeli Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası değildir; bu yol esasa girilmeden kapanır.
  • İdareye başvurmadan dava açmak. Yargıtay, önce ilgili su idaresine başvurulmasını, sonuç alınamazsa hukuk mahkemesine gidilmesini işaret etmiştir.
  • Ceza dosyasını görmezden gelmek. Bedel uyuşmazlığı sürerken karşılıksız yararlanma soruşturması bağımsız biçimde ilerler.
  • Etkin pişmanlık penceresini kaçırmak. Soruşturma tamamlanmadan önce yapılan tam tazminin sonucu ile sonraki tazminin sonucu aynı değildir.
  • Tarifeyi tartışılmaz kabul etmek. Tarife bir düzenleyici işlemdir; dayanağı ve hesap yöntemi sorgulanabilir.
  • Ödemeyi tek başına suç saymak. Faturayı ödememek ile tüketim miktarının belirlenmesini engellemek farklı fiillerdir.

Özet

Kaçak su tahakkuku, adındaki “ceza” ibaresine rağmen idari para cezası değildir. Dayanağı belediye mevzuatındaki tarife yetkisidir ve niteliği özel hukuk alacağıdır; bu nedenle itiraz yolu önce su idaresi, sonra hukuk mahkemesidir. Sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuru esasa girilmeden kapanır.

Aynı fiil ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirilir: aboneliğe bağlı suyun tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde kullanılması karşılıksız yararlanma suçunu oluşturabilir. Burada belirleyici olan zamanlamadır. Zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmini hâlinde kamu davası açılmaz. Bedel uyuşmazlığı ile ceza dosyası bu nedenle birlikte yönetilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaçak su bedeline nereye itiraz edilir?

Önce bedeli tahakkuk ettiren su ve kanalizasyon idaresine başvurulur. Sonuç alınamazsa uyuşmazlık hukuk mahkemesinde dava yoluyla çözülür. Bedel, 5393 sayılı Belediye Kanunu m.15/1-(d) uyarınca vergi, resim ve harç dışında kalan ve özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken bir alacaktır; Yargıtay 19. Ceza Dairesi de bu yolu açıkça göstermiştir.

Sulh ceza hâkimliğine başvurabilir miyim?

Kaçak su bedeli Kabahatler Kanunu kapsamında verilen bir idari para cezası olmadığı için bu yol uygun değildir; başvuru esasa girilmeden sonuçsuz kalır. Bedelin dayanağı ceza mevzuatı değil, 5393 sayılı Belediye Kanunu m.15/1-(d) ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu m.97'deki ücret ve tarife düzenidir.

Kaçak su kullanmak suç mudur?

Aboneliğe bağlı suyun, sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi Türk Ceza Kanunu m.163/3 kapsamında karşılıksız yararlanma suçunu oluşturabilir ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Sadece faturayı ödemedim, bu da suç mu?

Hayır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.163/3 suçu, suyun sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesine bağlar. Ödeme yapmamak bu unsuru karşılamaz; alacağın tahsili ayrı bir meseledir.

Bedeli ödersem ceza dosyası kapanır mı?

Türk Ceza Kanunu m.168/5, karşılıksız yararlanma suçunda zararın soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde kamu davası açılmayacağını düzenler. Zararın daha sonra giderilmesi hâlinde ise farklı bir rejim uygulanır; zamanlama belirleyicidir.

Sayaç dışından bağlantıyı ben yapmadım, yine de sorumlu muyum?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.163/3 suçu bir tüketme fiiline bağlar; fiilin kim tarafından işlendiğinin ortaya konulması gerekir. Bedel yönünden ise abonelik ilişkisi ve fiilî kullanım ayrı ayrı değerlendirilir; kimin hangi dönemde kullandığı tartışma konusudur.

Bedel nasıl hesaplanıyor?

Hesaplama, ilgili su ve kanalizasyon idaresinin tarifeler yönetmeliğine göre yapılır. Bu yönetmeliğin dayanağı 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun m.23'tür; aynı madde tarifenin tespitinde esas alınacak gider kalemlerini de sayar. Varsayılan kullanım süresi ve birim fiyat gibi unsurların bu kalemlerle ilişkisi sorgulanabilir.

Tarifeye itiraz edebilir miyim?

Tarife bir düzenleyici işlemdir ve hukuka aykırılığı ileri sürülebilir. Büyükşehirlerde tarifeyi karara bağlayan organ, 2560 sayılı Kanun m.6/1-(f) uyarınca Genel Kuruldur; m.5 bu kurulun büyükşehir belediye meclisi olduğunu belirtir. Bu, bireysel tahakkuka itirazdan ayrı bir tartışmadır.

Kaçak elektrikle aynı kurallar mı geçerli?

Ceza normu aynıdır; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.163/3 elektrik, su ve doğal gazı birlikte düzenler. Alacak tarafında ise muhatap ve tarife düzeni farklıdır. Suda büyükşehirlerde muhatap, 2560 sayılı Kanunla kurulmuş su ve kanalizasyon idaresidir ve tarife aynı Kanunun m.23'ündeki ölçütlere göre yapılır.

Evi yeni aldım, önceki dönemin kaçak su bedelinden sorumlu muyum?

Bu, abonelik ilişkisinin kime ait olduğuna ve fiilî kullanımın hangi döneme denk geldiğine göre değerlendirilir. Devir tarihi, abonelik kayıtları ve tespit tutanağının tarihi bu tartışmanın merkezindedir.

Kaçak su bedeli vergi veya harç mıdır?

Hayır. 5393 sayılı Belediye Kanunu m.15/1-(d) su ve atık su alacaklarını vergi, resim ve harç dışında tutar ve bunların özel hukuk hükümlerine göre tahsili gerektiğini belirtir. Aynı bent tahsilin belediyece yapılabileceği gibi yaptırılabileceğini de öngörür, yani muhatabın belediyenin kendisi olması zorunlu değildir. Büyükşehirlerde bu işi yürüten su ve kanalizasyon idaresinin ayrı tüzel kişiliği ise 2560 sayılı Kanundan doğar.

Tarifeyi hangi organ onaylıyor?

Büyükşehirlerde tarifeyi karara bağlamak, 2560 sayılı Kanun m.6/1-(f) uyarınca Genel Kurulun görevidir. Aynı Kanunun m.5 maddesi, büyükşehir belediye meclisinin İSKİ Genel Kurulu olarak toplandığını düzenler. Yani kararı alan meclis, belediye meclisi sıfatıyla değil Genel Kurul sıfatıyla hareket eder.

Tarife hangi ölçütlere göre yapılır?

2560 sayılı Kanun m.23, su satışı ile kullanılmış suların uzaklaştırılması için ayrı tarifeler yapılacağını ve tespitte yönetim ile işletme giderleri, amortismanları doğrudan gider yazılan yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ile bir kâr oranının esas alınacağını belirtir. Aynı madde usul ve esasların bir yönetmelikle belirleneceğini öngörür.

2560 sayılı Kanun sadece İstanbul'da mı uygulanır?

Hayır. Kanunun adı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresine atıf yapsa da, 2560 sayılı Kanun Ek m.5 bu Kanunun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağını açıkça düzenler.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Kaçak elektrik kullanım bedeli, fatura itirazları ve çevre idari para cezalarına karşı dava süreçlerini yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp