Enerji ve Çevre Hukuku

Çevreyi Kirletme Cezası: Kabahat mi, Suç mu?

Çevreyi kirletme fiili bazen idari para cezası, bazen hapis gerektirir. Sınırı belirleyen ölçüt, atığın hangi alıcı ortama verildiğidir.

5 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Beton tahliye borusundan sazlık kıyısındaki suya akan kirli atık su
İçindekiler 6

Yere atılan bir izmarit ile bir fabrikanın atık varillerini toprağa gömmesi, hukuken aynı kategoride değildir. İkisi de “çevreyi kirletme” olarak anılır, ancak biri kabahattir ve idari para cezası gerektirir; diğeri suçtur ve hapis cezası gerektirir. Hangi rejimin uygulanacağını fiilin adı değil, atığın niteliği ve verildiği ortam belirler.

Bu ayrım pratikte önemlidir, çünkü iki rejimin cezası, itiraz mercii, süresi ve sonuçları birbirinden farklıdır.

Aynı Fiil İçin İki Ayrı Yaptırım Rejimi

Kabahat koluSuç kolu
Dayanak5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.41TCK m.181 ve m.182
Yaptırımidari para cezasıhapis veya adli para cezası
Karar verenidare (belediye, zabıta, il müdürlüğü)ceza mahkemesi
Tipik konuevsel ve bireysel atıkteknik usullere aykırı atık verme

Bu iki kol birbirinin alternatifi değildir. Kanun, ikisinin çakıştığı hâl için ayrı bir kural koyar ve bu kurala aşağıda dönülecektir.

Kabahat Kolu: Evsel ve Bireysel Atık

Günlük dilde “yere çöp atma cezası” denilen yaptırımın dayanağı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.41 hükmüdür:

“(1) Evsel atık ve artıkları, bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye, yirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bireysel atık ve artıkların atılması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.”

Maddenin devamı fiili işleyene ve atığın türüne göre kademelenir. Yemek pişirme ve servis yerlerinde işlenmesi hâlinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye daha yüksek bir idari para cezası öngörülmüş, hayvan kesim atıkları ile inşaat atık ve artıkları için ayrı fıkralar düzenlenmiştir.

Metindeki tutar bugünün tutarı değildir. Kanun metnindeki rakamlar 2005 tarihli taban tutarlardır. Uygulanacak tutarı belirleyen kural 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7 hükmüdür:

“(7) İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.”

Bu nedenle güncel tutar, kanun metninden değil o yıla ait yeniden değerleme oranından hesaplanır. Bir ceza yazısındaki miktarın doğruluğu denetlenirken önce hangi yılın oranının uygulandığına bakılmalıdır.

Suç Kolu: Çevrenin Kasten ve Taksirle Kirletilmesi

Kasten işlenen hâl TCK m.181 hükmünde düzenlenmiştir:

“(1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Fıkra, fiil yönünden üç unsuru birden arar: fiilin ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olması, çevreye zarar verecek şekilde gerçekleşmesi ve atığın toprağa, suya veya havaya verilmesi. Bunlara manevi unsur olarak kast eklenir; taksirle işlenen hâl aşağıda ayrıca düzenlenen m.182 kapsamındadır. Teknik usuller ceza kanununda değil, çevre mevzuatındaki yönetmeliklerde tanımlanmıştır. Bu yapı, suçun sınırını yönetmeliklere bağlı hâle getirir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi hâlinde cezanın iki katı kadar artırılacağını öngörür. Dördüncü fıkra ise insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına yol açabilecek nitelikteki atıklar için beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası ve bin güne kadar adli para cezası öngörür.

Taksirle işlenen hâl TCK m.182 hükmünde ayrıca düzenlenmiştir:

“(1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Sınırı Belirleyen Ölçüt: Atık Hangi Alıcı Ortama Verildi?

Uygulamada belirleyici olan soru, atığın hangi alıcı ortama verildiğidir. Aynı atık, verildiği ortama göre suç oluşturabilir ya da oluşturmayabilir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, hayvan gübresinin toprakta biriktirilmesine ilişkin bir olayda, ilgili yönetmeliklerin fekal atığı toprağı kirleten atıklar arasında saymadığını tespit etmiş ve şu sonuca varmıştır:

“Fekal atık, alıcı ortam olan toprağı kirleten ya da kirletme ihtimali bulunan atık olmadığından alıcı ortam olan toprağın, dolayısıyla çevrenin kirletilmesi suçu oluşmayacaktır.”

(Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/13203, K. 2015/10285, T. 04.11.2015 — HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oy birliği)

Aynı kararda daire, suçun oluşmamasının yaptırımsızlık anlamına gelmediğini de belirtmiş, koşulları varsa Kabahatler Kanunu ve Hayvanları Koruma Kanunu hükümleri uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Karar, eylemin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle beraat verilmesi yönünde düzeltilerek onanmıştır.

Aynı atık suya verildiğinde sonuç değişir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi:

“fekal atıkların arıtılmadan alıcı ortam olan suya deşarj edilmesinin, yönetmeliğin 4/j, 16/a-b bentlerine göre alıcı ortam olan suyun, dolayısıyla çevrenin kasten kirletilmesi suçuna sebebiyet vereceği kabul edilmiştir.”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/8411, K. 2021/11798, T. 05.04.2021 — BOZULMASINA, oy birliği)

İki karar birlikte okunduğunda ölçüt netleşir: atığın türü tek başına yeterli değildir; o atığın ilgili yönetmeliklere göre verildiği alıcı ortamı kirletip kirletmediği belirleyicidir. Bu nedenle bu dosyalarda bilirkişi incelemesi kural olarak zorunludur ve alıcı ortamın somut biçimde tespit edilmesi gerekir.

Dürüst sınır: bu iki karar somut olaylara ve belirli atık türlerine ilişkindir. Farklı bir atık, farklı bir alıcı ortam veya yönetmeliklerde yapılacak bir değişiklik sonucu değiştirebilir. Nitelendirme her dosyada maddi vakıaya göre yapılır.

Bir Fiil Hem Kabahat Hem Suç Oluşturuyorsa

İki rejimin çakıştığı hâl için Kabahatler Kanunu açık bir içtima kuralı koyar. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.15/3 hükmü:

“(3) Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.”

Kuralın iki yönü vardır. Fiil suç oluşturuyorsa idari para cezası uygulanmaz. Buna karşılık suçtan yaptırım uygulanamıyorsa, örneğin unsurları oluşmadığı için beraat verilmişse, kabahat kolu yeniden devreye girer. Yukarıdaki 2015 tarihli kararın yapısı tam olarak budur: suç oluşmamış, ancak idari yaptırım yolu açık kalmıştır.

Aynı içtima kuralının başka bir alandaki uygulaması için drift cezası başlığına bakılabilir.

Çevre Kanununun Kendi İdari Para Cezaları

Kabahatler Kanunu tek idari yaptırım kaynağı değildir. 2872 sayılı Çevre Kanunu m.20 hükmü, kendi idari para cezalarını ayrı bir liste hâlinde düzenler ve egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırmamaktan atık yönetimine kadar geniş bir alanı kapsar. Bu cezaların tutarları da yeniden değerleme ile güncellenir.

Bu maddenin lafzı sabit değildir. 2872 sayılı Çevre Kanunu m.20 hükmü tekrar tekrar değiştirilmiş ve bir bendi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir (E. 2022/101, K. 2024/124, T. 27.06.2024; iptal hükmü 08.07.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir). Madde bütünüyle yürürlüktedir, ancak bir cezanın dayandığı bendin fiilin işlendiği tarihte hangi lafza sahip olduğu ayrıca denetlenmelidir. Eski tarihli kaynaklardaki bent numaraları güncel metinle örtüşmeyebilir.

Hangi kanuna dayanıldığı yalnız tutarı değil, itiraz yolunu ve süresini de değiştirir. Çevre Kanununa dayanan idari yaptırım kararlarında dava idare mahkemesinde açılır; Kabahatler Kanununa dayanan kararlarda ise genel kural sulh ceza hâkimliğidir. Bu ayrım ve süreleri için çevre idari para cezasına itiraz ve gürültü cezasına itiraz başlıkları ayrıntı içerir.

Ceza yazısının üzerinde yazan dayanak madde, hangi yolun izleneceğini gösteren ilk veridir. Bu nedenle tebliğ edilen belge saklanmalı ve dayanak madde okunmadan süre hesabı yapılmamalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yere çöp atmanın cezası hapis mi, para cezası mı?

Evsel ve bireysel atıkların toplanmasına özgü yerler dışına atılması kabahattir ve idari para cezası gerektirir (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.41). Hapis cezası gerektiren suç, atık veya artıkların teknik usullere aykırı biçimde ve çevreye zarar verecek şekilde toprağa, suya veya havaya verilmesi hâlinde gündeme gelir (TCK m.181).

Aynı fiil hem kabahat hem suç sayılırsa ne olur?

Sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanır. Suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hâllerde ise kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.15/3).

Kanun metnindeki yirmi lira bugün de geçerli mi?

Hayır. Kanun metnindeki tutar 2005 tarihli taban tutardır. İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7). Bu kural nispi nitelikteki idari para cezalarına uygulanmaz. Uygulanacak güncel tutar için o yıla ait tebliğe bakılmalıdır.

Suçun oluşması için çevrenin fiilen kirlenmiş olması şart mı?

TCK m.181/1 hükmü, atık veya artıkların teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde verilmesini arar. Somut olayda atığın ilgili yönetmeliklere göre o alıcı ortamı kirleten ya da kirletme ihtimali bulunan bir atık olup olmadığı belirlenir; bu belirleme kural olarak bilirkişi incelemesini gerektirir.

Hayvan gübresi toprağa bırakılırsa çevreyi kirletme suçu oluşur mu?

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, fekal atığın alıcı ortam olan toprağı kirleten ya da kirletme ihtimali bulunan atıklardan olmadığı gerekçesiyle bu hâlde suçun oluşmayacağına karar vermiştir. Aynı kararda, koşulları varsa idari para cezası verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Aynı atık suya verilirse sonuç değişir mi?

Değişebilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, fekal atıkların arıtılmadan alıcı ortam olan suya deşarj edilmesinin çevrenin kasten kirletilmesi suçuna sebebiyet vereceğini kabul etmiştir. Belirleyici olan atığın türü kadar verildiği alıcı ortamdır.

Taksirle çevre kirletmenin cezası nedir?

Çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi adli para cezası ile cezalandırılır. Atık veya artıkların kalıcı etki bırakması hâlinde iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.182/1).

Atığın kalıcı özellik göstermesi cezayı etkiler mi?

Evet. Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi hâlinde verilecek ceza iki katı kadar artırılır (TCK m.181/3).

İdari para cezasına nasıl itiraz edilir?

İtiraz mercii, cezanın dayandığı kanuna göre değişir. Çevre Kanununa dayanan idari yaptırım kararlarında dava idare mahkemesinde açılır. Ayrıntı için çevre idari para cezasına itiraz başlığına bakılabilir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Kaçak elektrik kullanım bedeli, fatura itirazları ve çevre idari para cezalarına karşı dava süreçlerini yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp