Fikri Mülkiyet Hukuku

Patent Hakkına Tecavüz: Dava, Tazminat ve Hükümsüzlük

Patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller, açılabilecek davalar, yoksun kalınan kazancın üç hesap yöntemi ve hükümsüzlük savunması.

7 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Mavi zeminli teknik yapı planı
İçindekiler 11

Kısa Cevap

Patent hakkına tecavüz, buluş konusu ürünün veya usulün hak sahibinin izni olmaksızın üretilmesi, satılması, ithal edilmesi ya da lisansla verilmiş hakların izinsiz genişletilmesidir (6769 sayılı SMK m.141). Hak sahibi tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılması ve maddi-manevi tazminat talep edebilir (m.149). Tazminat hesabında yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine bağlı üç yöntemden biriyle belirlenir (m.151).

Bu Durumda mısınız?

  • Tescilli patentinize veya faydalı modelinize konu ürünün taklidi piyasada satılıyor.
  • Size ait usul patenti izinsiz kullanılıyor ama bunu ispatlamakta zorlanıyorsunuz.
  • Lisans verdiğiniz taraf, sözleşmede tanınan hakların sınırını aştı veya hakkı üçüncü kişiye devretti.
  • Hakkınızda patent tecavüzü iddiasıyla dava açıldı ve patentin geçersizliğini ileri sürmeyi düşünüyorsunuz.
  • Tecavüz nedeniyle uğradığınız zararı nasıl hesaplayacağınızı araştırıyorsunuz.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Tecavüz sayılan fiiller SMK m.141’de sayılmıştır:

Aşağıdaki fiiller, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılır:

a) Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek.

b) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

c) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Patent veya faydalı model hakkını gasp etmek.

d) Patent veya faydalı model sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

(6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.141/1)

İki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, (b) ve (c) bentlerinde “bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde” ölçütü aranır; yani satıcı ve dağıtıcılar bakımından bilme veya bilebilecek durumda olma unsuru tartışılır. İkincisi, (d) bendi lisans alanı da tecavüz failine dönüştürebilir: sözleşmeyle tanınan hakkın sınırını aşan kullanım, sözleşmeye aykırılığın ötesinde tecavüz sayılır.

Usul Patentinde İspat Yükü Davalıya Geçer

Usul patentlerinde hak sahibinin en büyük güçlüğü, karşı tarafın fabrikasında hangi yöntemin kullanıldığını ispatlayamamasıdır. Kanun bu güçlüğü dengeleyen özel bir kural getirir:

Patent konusunun, bir ürün veya maddenin elde edilmesine ilişkin bir usul olması hâlinde mahkeme, aynı ürün veya maddeyi elde etme usulünün patent konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan isteyebilir.

(6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.141/2)

Bu, dava stratejisi bakımından belirleyicidir: davacı ürün özdeşliğini ortaya koyabilirse, farklı usul kullandığını davalı göstermek durumunda kalabilir.

Açılabilecek Davalar ve Talepler

SMK m.149, sınai mülkiyet hakları için ortak bir talep kataloğu kurar:

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.

b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.

c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.

ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.

e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.

(6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.149/1)

Madde ayrıca tecavüzün devamını önleyecek tedbirlerin alınmasını ve haklı sebep veya menfaat varsa kesinleşmiş kararın ilanını da talepler arasında sayar. (e) bendindeki mülkiyet talebi kabul edilirse, ürün ve makinelerin değeri tazminat miktarından düşülür; değer tazminatı aşarsa aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir (m.149/2).

Markadan farkı: Marka hakkına tecavüz için SMK ayrıca cezai yaptırım öngörürken, patent ve faydalı model bakımından böyle bir suç tipi düzenlenmemiştir. Bu nedenle patent uyuşmazlıkları kural olarak hukuk davası ekseninde yürür. Marka tarafındaki cezai boyut için marka hakkına tecavüz yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat: Yoksun Kalınan Kazancın Üç Yöntemi

Patent davalarının ekonomik ağırlığı bu maddede toplanır:

Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.

Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:

a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.

b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.

c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.

(6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.151/1-2)

YöntemNeye bakılırNe zaman avantajlı
(a) Muhtemel gelirHak sahibinin kaybettiği satışHak sahibi aynı pazarda güçlü ve üretiyor
(b) Net kazançTecavüz edenin kârıTecavüz eden yüksek hacimli satış yapmış
(c) Lisans bedeliEmsal lisans oranıHak sahibi üretmiyor, ispat kolaylığı isteniyor

Kanun ayrıca iki önemli düzeltme getirir. Birincisi, hakkaniyet payı: (a) veya (b) seçilmişse ve mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, hesaplamaya hakkaniyete uygun bir pay daha eklenir (m.151/4). İkincisi, kullanmama yaptırımı:

Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.

(6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.151/5)

Yani patentini fiilen kullanmayan hak sahibi, seçim hakkını kaybeder ve tazminatı lisans bedeli üzerinden hesaplanır. Bu, patentin âtıl tutulmasına karşı kurulmuş bir dengedir.

Hesaplamada ayrıca sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi, tecavüz sırasındaki lisansların sayısı, süresi ve çeşidi ile ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur (m.151/3).

Karşı Cephe: Hükümsüzlük Savunması

Patent tecavüzü davalarının neredeyse tamamında davalı, patentin yeni olmadığını veya buluş basamağı içermediğini ileri sürerek hükümsüzlük karşı davası açar. Bu savunmanın gücü, hükümsüzlük kararının etkisinden gelir:

Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.

(6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.139/1)

Koruma hiç doğmamış sayıldığı için, hükümsüzlük kararı tecavüz iddiasının dayanağını ortadan kaldırır. Ancak geçmişe etki mutlak değildir: patent sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli hareketinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklıdır ve kanun bazı durumları geçmişe etkiden ayrı tutar (m.139/2).

Hükümsüzlük Davası Bekletici Sorun Olur mu?

Aynı patente ilişkin başka bir dosyada hükümsüzlük davası sürerken tecavüz davasının karara bağlanıp bağlanamayacağı, uygulamanın en tartışmalı noktasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, önüne gelen bir faydalı model uyuşmazlığında iki ayrı ilkeyi işletmiştir.

Birincisi, aynı taraflar arasında kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararı varsa:

Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere sonradan açılan mevcut dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla, hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/94, K. 2018/512, T. 21.03.2018 — bozma)

İkincisi, üçüncü kişinin açtığı ve henüz kesinleşmemiş bir hükümsüzlük davası varsa, bunun bekletici sorun yapılması gerekir:

Bu sebeple, yukarıda açıklanan ilkeler ve hükümler çerçevesinde, Yüksek Mahkeme konumunda olan Yargıtay’ın içtihat birliğini ve tutarlığını sağlama görevi ışığında asıl dava yönünden de yukarıda açık unvanı gösterilen dava dışı şirket ile davacı-karşı davalı arasında görülen faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü davasının sonucunun beklenerek bir karar verilmesi gerekir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/94, K. 2018/512, T. 21.03.2018 — bozma)

Karar, bekletici sorun kurumunu HMK m.165’e ve Anayasa m.90 üzerinden AİHS m.6 ile m.14’e dayandırmakta; benzer durumdaki kişiler arasında çelişkili içtihattan doğan farklı muamelenin adil yargılanma hakkını ihlal edebileceğine işaret etmektedir.

Güncellik uyarısı: Bu karar, olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK dönemine ilişkindir; 6769 sayılı SMK 10/1/2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kararın kesin hüküm ve bekletici soruna ilişkin usul muhakemesi güncelliğini korumakla birlikte, maddi hukuk kuralları için bugün SMK metni esas alınmalıdır.

Zamanaşımı

SMK, özel bir süre öngörmek yerine genel rejime yollama yapar:

Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.

(6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.157)

Bu yollama nedeniyle süre, talebin niteliğine (haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, sözleşme) göre TBK kurallarına göre belirlenir. Tecavüz süregelen nitelikteyse, sürenin her yeni ihlal için yeniden işleyip işlemediği somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tazminat yöntemini gerekçesiz seçmek. Üç yöntemin sonucu çok farklı olabilir; seçim, dosyadaki delil durumuna göre yapılmalıdır.
  • Patenti kullanmadan (a) veya (b) yöntemini istemek. Kullanma yükümlülüğü yerine getirilmemişse hesap lisans bedeline döner (m.151/5).
  • Usul patentinde ispat kuralını kullanmamak. m.141/2, ispat yükünü davalıya kaydırabilecek bir imkândır.
  • Hükümsüzlük riskini önceden değerlendirmemek. Dava açmadan önce patentin yenilik ve buluş basamağı bakımından dayanıklılığı incelenmelidir.
  • Paralel hükümsüzlük davasını izlememek. Üçüncü kişinin açtığı hükümsüzlük davası bekletici sorun yapılabilir ve süreci uzatır.
  • Lisans sınırının aşılmasını yalnız sözleşme ihlali saymak. SMK m.141/1-d bunu ayrıca tecavüz sayar.
  • KHK dönemi içtihadını doğrudan aktarmak. 551 sayılı KHK dönemine ait kararlarda maddi hukuk kuralları bugünkü SMK metniyle karşılaştırılmalıdır.

Özet

  • Tecavüz fiilleri SMK m.141’de sayılmıştır; satış ve dağıtımda “bildiği ya da bilmesi gerektiği” ölçütü aranır.
  • Lisans sınırının aşılması da tecavüz sayılır (m.141/1-d).
  • Usul patentinde mahkeme, farklı usul kullanıldığının ispatını davalıdan isteyebilir (m.141/2).
  • Talepler m.149’da sayılıdır: tespit, önleme, durdurma, kaldırma, tazminat, el koyma, mülkiyet, ilan.
  • Yoksun kalınan kazanç üç yöntemden biriyle hesaplanır ve seçim kural olarak hak sahibinindir (m.151).
  • Patentini kullanmayan hak sahibinin tazminatı lisans bedeli üzerinden hesaplanır (m.151/5).
  • Hükümsüzlük kararı geçmişe etkilidir; koruma hiç doğmamış sayılır (m.139).
  • Zamanaşımında TBK hükümleri uygulanır (m.157).

Sıkça Sorulan Sorular

Hangi fiiller patent hakkına tecavüz sayılır?

6769 sayılı SMK m.141 beş grup fiil sayar: buluş konusu ürünü izinsiz üretmek suretiyle taklit etmek; taklit ürünleri satmak, dağıtmak, ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak; buluş konusu usulü izinsiz kullanmak; hakkı gasp etmek; lisansla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya devretmek.

Patent sahibi hangi davaları açabilir?

SMK m.149 uyarınca tecavüzün tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüzün durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat, ürün ve üretim araçlarına el konulması, bunlar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, tedbir alınması ve kararın ilanı talep edilebilir.

Patent tecavüzünde tazminat nasıl hesaplanır?

SMK m.151 uyarınca zarar, fiili kayıp ve yoksun kalınan kazancı kapsar. Yoksun kalınan kazanç hak sahibinin seçimine bağlı üç yöntemden biriyle hesaplanır: tecavüz olmasaydı elde edilebilecek muhtemel gelir, tecavüz edenin net kazancı veya ödenmesi gereken lisans bedeli.

Hesap yöntemini kim seçer?

Seçim hakkı zarar gören hak sahibindedir (SMK m.151/2). Ancak mahkeme, patent sahibinin kanundaki patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatine varırsa, yoksun kalınan kazanç lisans bedeli yöntemine göre hesaplanır (m.151/5).

Tazminata ek pay eklenebilir mi?

Evet. Muhtemel gelir veya tecavüz edenin net kazancı yöntemi seçilmişse ve mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, hesaplamaya hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir (m.151/4).

Davalı patentin geçersiz olduğunu ileri sürerse ne olur?

Bu savunma, karşı dava yoluyla hükümsüzlük istemi olarak ileri sürülebilir. Patentin hükümsüzlüğüne karar verilirse sonuçlar geçmişe etkili olur ve koruma hiç doğmamış sayılır (SMK m.139).

Hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olunca tecavüz de ortadan kalkar mı?

Koruma hiç doğmamış sayıldığından tecavüz iddiasının dayanağı kalmaz. Ancak kanun bazı durumları bu geçmişe etkiden ayrı tutar ve patent sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli hareketinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklıdır (m.139/2).

Usul patentinde ispat yükü kimdedir?

SMK m.141/2 uyarınca patent konusu bir ürün veya maddenin elde edilmesine ilişkin usul ise mahkeme, aynı ürünü elde etme usulünün patent konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan isteyebilir. Bu, ispat yükünü davalıya kaydıran önemli bir kuraldır.

Patent tecavüzünde zamanaşımı ne kadardır?

SMK m.157 uyarınca sınai mülkiyet hakkından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu nedenle süre, talebin niteliğine göre TBK kurallarına göre belirlenir.

Faydalı model için de aynı kurallar geçerli mi?

SMK m.141 hem patenti hem faydalı modeli aynı maddede düzenler ve tecavüz fiilleri bakımından ortak bir rejim kurar. Talepler ve tazminat hesabı bakımından da m.149 ve m.151 sınai mülkiyet hakları için ortak hükümlerdir.

Hükümsüzlük davası kesinleşmeden tecavüz davası karara bağlanır mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aynı patente ilişkin devam eden bir hükümsüzlük davasının sonucunun bekletici sorun yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu, içtihat birliği ve tutarlılığı gerekçesine dayanır.

Patent tecavüzü davasına hangi mahkeme bakar?

Sınai mülkiyet uyuşmazlıkları, kurulmuş olan yerlerde fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerinde görülür; kurulmamış yerlerde bu sıfatla görevlendirilen asliye hukuk mahkemeleri bakar. Uygulamada davalar İstanbul ve Ankara FSHHM'lerinde yoğunlaşır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Marka, patent, tasarım ve telif haklarında tecavüzün önlenmesi, hükümsüzlük ve haksız rekabet davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Fikri Mülkiyet Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp