
İçindekiler 13
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Önce Ayrım: Hükümsüzlük mü, İptal mi?
- Dayandığı Kanun Maddesi
- Hükümsüzlük Sebepleri
- Kötüniyetli Tescil: “Yedekleme Markası” Örneği
- Kötüniyet SMK Öncesinde de Sebep miydi?
- Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı: Beş Yıl
- Davalının Elindeki Savunma: Kullanım İspatı Def’i
- Hükümsüzlüğün Sonuçları
- Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Marka hükümsüzlük davası, SMK m.5 veya m.6’daki ret nedenlerinden biri bulunmasına rağmen tescil edilmiş bir markanın mahkeme kararıyla geçersiz kılınmasıdır. Dava, sicilde kayıtlı marka sahibine karşı fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde açılır. Hükümsüzlük kararı başvuru tarihinden itibaren etkilidir; koruma hiç doğmamış sayılır.
Bu Durumda mısınız?
- Yıllardır kullandığınız işaretin bir başkası adına tescil edildiğini öğrendiniz.
- Markanıza benzer bir marka, sizinle aynı veya benzer mal ve hizmet sınıflarında tescil edilmiş.
- Karşı taraf, kullanmadığı eski markasının iptal edilmesi ihtimaline karşı yeni ve benzer bir başvuru yapmış.
- Aleyhinize hükümsüzlük davası açıldı ve markanızı beş yıldır kullandığınızı ya da davacının uzun süre sessiz kaldığını düşünüyorsunuz.
Önce Ayrım: Hükümsüzlük mü, İptal mi?
Uygulamada en sık karıştırılan nokta budur ve yanlış yola başvurmak zaman kaybettirir.
- Hükümsüzlük — mahkeme kararıyla. SMK m.25, tescil anında zaten var olan bir sakatlığı konu alır (m.5 mutlak, m.6 nispi ret nedenleri). Karar başvuru tarihine kadar geriye yürür.
- İptal — Kurum kararıyla. SMK m.26’ya göre iptale talep üzerine Kurum karar verir; başlıca hâli markanın beş yıl ciddi biçimde kullanılmamasıdır. Karar kural olarak talebin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Bu yolun şartları, ispat yükü ve 10 Ocak 2024’te değişen başvuru mercii için markanın kullanılmaması nedeniyle iptali başlığına bakın.
Kısacası: tescilin doğuştan sakat olduğunu ileri sürüyorsanız hükümsüzlük, sonradan kullanılmadığını veya yaygın ad hâline geldiğini ileri sürüyorsanız iptal yolundasınız.
Dayandığı Kanun Maddesi
SMK m.25 — Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi
“(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.”
Davanın tarafları da aynı maddede belirlenmiştir:
“(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.”
“(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.”
Son cümle pratikte önemlidir: Kurumu davalı göstermek usul hatasıdır. Kuruma husumet, ancak Kurum kararlarına karşı açılan davalarda söz konusudur ve o davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir (SMK m.156/2). O davanın kendine özgü iki aylık hak düşürücü süresi için YİDK kararının iptali davası başlığına bakın.
Hükümsüzlük Sebepleri
Sebepler SMK m.5 (mutlak ret nedenleri) ve m.6 (nispi ret nedenleri) listelerinden gelir. Uygulamada en sık dayanılan iki fıkra şunlardır:
SMK m.6 — Marka tescilinde nispi ret nedenleri
“(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.”
Kötüniyet ise ayrı ve bağımsız bir fıkrada düzenlenmiştir:
“(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.”
Ayrıca m.25/4 bir sınır getirir: m.5/1-(b), (c) ve (d) bentlerine aykırı tescil edilmiş bir marka, kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
Kötüniyetli Tescil: “Yedekleme Markası” Örneği
Kötüniyetin hangi hâllerde oluştuğunu kanun tanımlamaz. Hukuk Genel Kurulu, 2025 tarihli güncel bir kararında somut bir ölçüt ortaya koymuştur. Olayda, kullanmama nedeniyle iptali istenen eski markanın sahibi, aynı ve benzer sınıflarda yeni bir başvuru yapmıştı:
“davalı şirketin 2016/58131 sayılı ve ”…” ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin kendi mal ve/veya hizmetlerini başkalarına ait işletmelerin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etme amacından ziyade, tescilli marka korumasının amacına aykırı olarak markayı kullanmayıp yedekleme amacıyla kötüniyetli bir marka tescil başvurusu olarak kabulü zorunludur.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/489, K. 2025/266, T. 30.04.2025)
Karar oy birliğiyle verilmiştir. Ölçüt şudur: başvuru, markanın ayırt etme işlevi için değil, başka bir amaçla (burada iptal kararının sonuçlarından kaçınmak için) yapılmışsa kötüniyet vardır.
Kötüniyet SMK Öncesinde de Sebep miydi?
Evet, ancak dayanağı değişmiştir. Aynı karar bu geçişi açıkça ortaya koyar:
“Hemen belirtilmelidir ki; 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren SMK’nın 6/9. maddesinde, kötüniyetle yapılan marka başvurularına itirazın nispi ret nedeni olduğu açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca hükümsüzlük hâllerinin düzenlendiği SMK’nın 25. maddesinde nispi ret nedenlerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda kötüniyetli tescil 556 sayılı KHK döneminde öğreti ve uygulama ile hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiş iken SMK ile birlikte artık açıkça hükümsüzlük hâli olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/489, K. 2025/266, T. 30.04.2025)
Bu ayrım, 10.01.2017 öncesi tescillere dayanan uyuşmazlıklarda önemlidir: o dönem için kötüniyet iddiası kanunun açık hükmüne değil, yerleşik içtihada dayandırılır.
Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı: Beş Yıl
Hükümsüzlük davası için genel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir; ancak marka sahibinin uzun süre hareketsiz kalması hakkını düşürebilir:
SMK m.25 — Sessiz kalma yoluyla hak kaybı (altıncı fıkra)
“(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.”
İki noktanın altını çizmek gerekir:
- Süre, tescilden değil, marka sahibinin sonraki markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği andan itibaren işler.
- Kötüniyetli tescilde bu süre koruma sağlamaz. Cümledeki “kötüniyetli olmadıkça” kaydı, kötüniyet iddiasını sessiz kalma savunmasını aşan bir konuma taşır. Yukarıdaki Hukuk Genel Kurulu kararının pratik değeri de buradadır.
Davalının Elindeki Savunma: Kullanım İspatı Def’i
Hükümsüzlük davası tek yönlü işlemez. SMK m.25/7, m.6/1’e dayalı davalarda davalıya kullanım ispatı def’i tanır; bu def’i ileri sürüldüğünde kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Davacı, dayandığı markayı ilgili mal ve hizmetlerde ciddi biçimde kullandığını ortaya koyamazsa davası bu nedenle başarısız olabilir.
Hükümsüzlüğün Sonuçları
SMK m.27 — Hükümsüzlüğün ve iptalin etkisi
“(1) 25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.”
Karar yalnız tarafları bağlamaz:
“(5) Markanın hükümsüzlüğüne veya iptaline ilişkin kesinleşmiş kararlar, herkese karşı hüküm doğurur.”
Geriye yürüme mutlak değildir. m.27/3’e göre bu etki, karardan önce tecavüz nedeniyle açılan davada verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararları ve karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeleri etkilemez; m.27/4 uyarınca bu sözleşmeler kapsamında ödenmiş bedelin hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir. Marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyeti nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri ise saklıdır.
Karar kesinleşince mahkeme kararı Kuruma resen gönderir; marka sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır (m.27/6-7).
Görevli ve Yetkili Mahkeme
SMK m.156 — Görevli ve yetkili mahkeme
“(1) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir.”
Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde görev alanına giren dava ve işlere asliye hukuk mahkemesi bakar. Kurum kararlarına karşı açılacak davalarda ve Kurum aleyhine açılacak davalarda ise görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir (m.156/2). Üçüncü kişiler tarafından hak sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir (m.156/5).
Sık Yapılan Hatalar
- Kurumu davalı göstermek. SMK m.25/3 açıkça “Kurum taraf gösterilmez” der.
- Hükümsüzlük ile iptali karıştırmak. Kullanmama iddiası kural olarak Kuruma iptal talebi konusudur; mahkemeye hükümsüzlük davası değil.
- Sessiz kalmayı mutlak sanmak. Beş yıllık süre, sonraki tescil kötüniyetliyse marka sahibinin hakkını düşürmez.
- Kötüniyeti yalnız “benzer marka aldı” iddiasına indirgemek. Hukuk Genel Kurulu ölçütü, başvurunun ayırt etme işlevi dışında bir amaç taşıyıp taşımadığıdır.
- Kendi markasının kullanımını belgelememek. m.25/7 def’i ileri sürüldüğünde ispat yükü davacıya döner.
- Kısmi hükümsüzlük imkânını atlamak. Sakatlık yalnız bazı sınıflara ilişkinse talep de o sınıflarla sınırlanabilir (m.25/5).
Özet
- Hükümsüzlüğe mahkeme (SMK m.25), iptale Kurum (SMK m.26) karar verir; ilki başvuru tarihine geriye yürür, ikincisi kural olarak talep tarihinden etkilidir.
- Dava, sicilde kayıtlı marka sahibine karşı açılır; Kurum taraf gösterilmez (m.25/3).
- Kötüniyet SMK m.6/9 ile açık bir ret ve hükümsüzlük nedenidir; Hukuk Genel Kurulu yedekleme amaçlı başvuruyu kötüniyetli saymıştır (E. 2024/489, K. 2025/266, oy birliği).
- Beş yıllık sessiz kalma hakkı düşürür, ancak sonraki tescil kötüniyetliyse bu koruma işlemez (m.25/6).
- Davalı, m.6/1’e dayalı davalarda kullanım ispatı def’i ileri sürebilir; süre dava tarihine göre belirlenir (m.25/7).
- Kesinleşmiş hükümsüzlük kararı herkese karşı hüküm doğurur (m.27/5); marka sicilden terkin edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka hükümsüzlük davası nerede açılır?
Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde açılır (SMK m.156/1). Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde göreve asliye hukuk mahkemesi bakar. Kurum kararlarına karşı açılacak davalarda ise görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.
Hükümsüzlük ile iptal arasındaki fark nedir?
Hükümsüzlüğe mahkeme karar verir (SMK m.25); iptale ise talep üzerine Kurum karar verir (SMK m.26). Sonuçları da farklıdır: hükümsüzlük kararı başvuru tarihinden itibaren etkilidir, iptal kararı kural olarak talebin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir.
Marka hükümsüzlük davasını kim açabilir?
SMK m.25/2'ye göre menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları hükümsüzlük isteyebilir. Dava, marka sahibi olduğunuzu gerektirmez; korunmaya değer bir menfaatin varlığı yeterlidir.
Davayı kime karşı açmam gerekir? Kuruma da dava açacak mıyım?
Dava, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. SMK m.25/3 açıkça belirtir: markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Kurumu davalı göstermek sık yapılan bir usul hatasıdır.
Marka hükümsüzlük davasında zamanaşımı var mı?
SMK m.25/6 bir hak düşürücü nitelikte sınır getirir: marka sahibi, sonraki tarihli markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl sessiz kalmışsa markasını hükümsüzlük gerekçesi yapamaz. Bu, sessiz kalma yoluyla hak kaybıdır.
Beş yıllık sessiz kalma süresi her durumda işler mi?
Hayır. SMK m.25/6'daki koruma, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça uygulanır. Yani tescil kötüniyetliyse beş yıllık sessiz kalma marka sahibinin hakkını düşürmez. Kötüniyet iddiası bu nedenle süre savunmasını aşan bir işlev görür.
Kötüniyetli marka tescili ne demektir?
Markayı ayırt etme işlevi için değil, başka bir amaçla tescil ettirmektir. Hukuk Genel Kurulu, kullanmama nedeniyle iptal davasının sonuçlarından kurtulmak için yapılan yedekleme başvurusunu kötüniyetli saymıştır (E. 2024/489, K. 2025/266). SMK m.6/9 kötüniyetli başvuruları ret nedeni sayar.
Kötüniyet SMK öncesinde de hükümsüzlük sebebi miydi?
Evet, ancak dayanağı farklıydı. Hukuk Genel Kurulu'na göre kötüniyetli tescil 556 sayılı KHK döneminde öğreti ve uygulama ile hükümsüzlük nedeni kabul edilmişken, 10.01.2017'de yürürlüğe giren SMK ile artık açıkça hükümsüzlük hâli olarak düzenlenmiştir.
Markanın tamamı mı hükümsüz olur, bir kısmı mı?
SMK m.25/5'e göre hükümsüzlük hâlleri tescilin yalnız bir kısım mal veya hizmetine ilişkinse, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.
Davalı markasını kullanmıyorsa buna dayanabilir miyim?
SMK m.25/7'ye göre m.6/1 uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında kullanım ispatı def'i ileri sürülebilir. Kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Bu, davalının elindeki güçlü savunmalardan biridir.
Hükümsüzlük kararı geçmişe etkili midir?
Evet. SMK m.27/1'e göre hükümsüzlük kararı marka başvuru tarihinden itibaren etkilidir ve markaya Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır. İptal kararından en önemli farkı budur.
Hükümsüzlük kararı sadece davanın taraflarını mı bağlar?
Hayır. SMK m.27/5'e göre markanın hükümsüzlüğüne veya iptaline ilişkin kesinleşmiş kararlar herkese karşı hüküm doğurur. Karar kesinleşince mahkeme kararı Kuruma resen gönderir ve marka sicilden terkin edilir.
Hükümsüzlük kararı önceki sözleşmeleri ve davaları etkiler mi?
Kural olarak etkilemez. SMK m.27/3'e göre geriye dönük etki, karardan önce tecavüz nedeniyle açılan davalarda verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararları ve karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeleri etkilemez. Ödenmiş bedelin hakkaniyet gereği kısmen veya tamamen iadesi istenebilir.
İlgili çalışma alanı: Fikri Mülkiyet Hukuku
← Tüm makaleler