Fikri Mülkiyet Hukuku

Marka Hakkına Tecavüz: Cezası, Tazminatı ve Açılacak Davalar

Marka hakkının ihlali (tecavüz) hâlinde hangi davalar açılır, tazminat nasıl hesaplanır, marka ihlali cezası nedir? SMK m.29-30, 149-151 ve Yargıtay kararlarıyla.

8 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Depoda yüksek raflar ve koliler
İçindekiler 11

Kısa Cevap

Marka hakkına tecavüz (marka hakkının ihlali), tescilli bir markanın sahibinin izni olmadan taklit edilmesi veya izinsiz kullanılmasıdır (SMK m.29). İhlal hâlinde hak sahibinin iki ayrı yolu vardır: hukuk davası (tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılması ve maddi-manevi tazminat (SMK m.149-151)) ve ceza davası — marka hakkına tecavüz suçu, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası (SMK m.30). Ceza için markanın Türkiye’de tescilli olması ve şikâyet şarttır. Tazminatta yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçtiği üç yöntemden biriyle hesaplanır.

Bu Durumda mısınız?

  • Markanızın taklidini veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini piyasada gördünüz.
  • Birisi markanızı taşıyan taklit ürünleri satıyor, ithal ediyor veya deposunda bulunduruyor.
  • Tecavüz nedeniyle maddi/manevi zararınızın tazminini ve satışın durdurulmasını istiyorsunuz.
  • Taklit ürünler hakkında suç duyurusunda bulunup bulunamayacağınızı merak ediyorsunuz.

Marka Hakkına Tecavüz (İhlali) Nedir? (SMK m.29)

Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kanunda sınırlı biçimde sayılmıştır:

6769 sayılı SMK m.29 — Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller

Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

Uygulamada tecavüzün en tartışmalı unsuru, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığıdır. Görsel, sesçil ve kavramsal benzerliğin bütünsel olarak nasıl değerlendirildiğini ayrı yazımızda ele aldık: Marka Hakkına Tecavüz ve Karıştırılma İhtimali Ölçütleri. Bu yazıda ise tecavüzün sonuçlarına (açılacak davalara, tazminata ve cezaya) odaklanıyoruz.

Tecavüz Hâlinde Açılabilecek Davalar ve Talepler (SMK m.149)

Marka sahibinin hukuk mahkemesinde ileri sürebileceği talepler tek maddede toplanmıştır:

6769 sayılı SMK m.149 — Tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.

Bu talepler tek bir davada birlikte ileri sürülebilir. Özellikle muhtemel tecavüzün önlenmesi (henüz gerçekleşmemiş ama yakın tehlike) ile kararın ilanı çoğu zaman gözden kaçırılan ama etkili taleplerdir. Acele hâllerde, davadan önce veya dava sırasında satışın durdurulması için ihtiyati tedbir de istenebilir.

Maddi ve Manevi Tazminat (SMK m.150-151)

Tecavüz eden, hak sahibinin zararını tazminle yükümlüdür:

6769 sayılı SMK m.150 — Tazminat

Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.

Zararın kapsamı ve yoksun kalınan kazancın hesap yöntemi ise ayrı maddede düzenlenir:

6769 sayılı SMK m.151 — Yoksun kalınan kazanç

Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.

Buna göre hak sahibinin zararı fiili kayıp (uğranılan somut zarar) ile yoksun kalınan kazançtan (tecavüz olmasaydı elde edilecek gelir) oluşur. Yoksun kalınan kazanç için hak sahibi, yukarıdaki üç yöntemden birini seçmek zorundadır ve mahkeme başka bir yöntemle hesap yapamaz. Yargıtay, bu kalemin niteliğini şöyle açıklar:

Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında somut ve net olarak ispat edilebilecek bir zarar bulunmamakta, markaya tecavüz fiilinin geleceğe dönük muhtemel etkisi saptanmaktadır. Nitekim tecavüzün etkisiyle marka değerinde azalma oluştuğunda, bu durum kendi içerisinde ileriye dönük sonuçları da barındırmaktadır.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/29, K. 2021/896, T. 01.07.2021 — bozma)

Bu değerlendirme, olay tarihi itibarıyla mülga 556 sayılı KHK m.66 uyarınca yapılmıştır; ancak yoksun kalınan kazancın niteliği ve üç seçimlik yöntem, bugünkü SMK m.151 bakımından da aynıdır. Ayrıca markanın itibarı zarara uğramışsa (taklidin kötü kalitede olması gibi), SMK m.150/2 uyarınca ayrıca itibar tazminatı istenebilir.

Marka Hakkına Tecavüz Suçu ve Cezası (SMK m.30)

Marka hakkına tecavüz, yalnızca hukuki değil cezai sorumluluk da doğurur:

6769 sayılı SMK m.30 — Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler (birinci fıkra)

Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Maddenin sonraki fıkraları iki ayrı suç daha tanımlar: marka koruma işaretini yetkisiz kaldırmak (m.30/2 — bir-üç yıl hapis) ve başkasının markası üzerinde yetkisiz devir, lisans veya rehin yoluyla tasarrufta bulunmak (m.30/3 — iki-dört yıl hapis). Ceza sorumluluğunun üç kritik şartı vardır:

  • Tescil şartı (m.30/5): Cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye’de tescilli olması zorunludur. Tescilsiz işaret için ceza yolu kapalıdır; koruma ancak haksız rekabet (hukuk) hükümleriyle sağlanır.
  • Şikâyet (m.30/6): Suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır; şikâyet olmadan resen soruşturma yapılmaz.
  • Etkin pişmanlık benzeri hüküm (m.30/7): Taklit malı satan kişi, malı nereden temin ettiğini bildirir ve üreticilerin ortaya çıkarılmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz.

Marka hakkına tecavüz suçu, aynı eylem başka bir suça da yol açsa bile bağımsızlığını korur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, aynı fiilin hem marka hakkına tecavüz hem dolandırıcılık oluşturduğu bir olayda, bunların ayrı ve bağımsız suçlar olduğunu, gerçek içtima gereği her birinin ayrıca cezalandırılacağını kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/614, K. 2021/269).

Marka Suçlarında Uzlaştırma

Taklit ürün sattığı gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan kişinin ilk sorusu genellikle şudur: bu suç uzlaştırmaya tabi mi? Cevap evettir, ancak dayanağı SMK’da değil, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndadır ve zincir iki adımlıdır.

Birinci adım — suç şikâyete bağlıdır. Yukarıda görüldüğü üzere SMK m.30/6, marka hakkına tecavüz suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasını şikâyete bağlamıştır.

İkinci adım — şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır.

5271 sayılı CMK m.253 — Uzlaştırma (birinci fıkra)

(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:

a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.

Burada gözden kaçan bir ayrıntı vardır: SMK, CMK bakımından bir “diğer kanun” dur ve diğer kanunlardaki suçlar için kural olarak açık hüküm aranır. Ancak maddenin ikinci fıkrası bu kuralı şikâyete bağlı suçlar yönünden baştan dışlar:

5271 sayılı CMK m.253 (ikinci fıkra)

(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.

Yani SMK’da “uzlaştırmaya tabidir” diyen ayrı bir hüküm aranmaz; suçun şikâyete bağlı olması (m.30/6) yeterlidir. SMK’da böyle bir hüküm bulunmadığı için uzlaştırma yoktur biçimindeki yaygın çıkarım, m.253/2’nin “hariç olmak üzere” kaydını atlamaktan doğar.

Üçüncü fıkradaki yasak hâlleri marka suçunu kapsamaz. CMK m.253/3, şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemeyecek suçları sayar: cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip (TCK m.123/A) ve hakaret (TCK m.125). Marka suçu bu listede yoktur.

Aynı fıkranın ikinci cümlesi ise dikkat edilmesi gereken bir sınır çizer: uzlaştırma kapsamına giren bir suç, bu kapsama girmeyen başka bir suçla aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Marka suçunun mağduru marka sahibidir; taklit ürünü satın alan tüketiciye karşı işlenen ayrı bir suç varsa mağdur farklıdır. Bu değerlendirme somut dosyanın mağdur yapısına göre yapılır.

Usul. CMK m.253/4’e göre suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; görevlendirilen uzlaştırmacı taraflara teklifte bulunur. Teklif kendisine yapılan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır.

Hangi Tarihteki Hüküm Uygulanır?

CMK m.253 çok sayıda değişiklik geçirmiştir ve hâlen kısmen mülga/iptal edilmiş fıkralar taşımaktadır. En son değişiklik 7571 sayılı Kanun ile 24.12.2025 tarihinde yapılmış ve üçüncü fıkraya, önödeme kapsamındaki bir suç ile uzlaştırma kapsamındaki bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir cümle eklenmiştir. Eski tarihli kaynaklarda bu ekleme bulunmaz.

SMK m.30’daki suçlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirdiğinden önödeme kapsamına girmez; bu ek cümle marka suçları bakımından doğrudan sonuç doğurmaz, ancak aynı olayda önödemelik başka bir suç varsa gündeme gelebilir.

Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Marka hakkına tecavüzden doğan hukuk ve ceza davaları, fikri ve sınai haklar hukuk/ceza mahkemesinde; bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde ise asliye hukuk/ceza mahkemesinde görülür (SMK m.156). Kurum (TÜRKPATENT) kararlarına karşı açılan davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

Tazminat talepleri bakımından zamanaşımı, SMK m.157 yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu’na tabidir. TBK m.72’ye göre tazminat istemi, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyor ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o daha uzun süre uygulanır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tescilsiz marka için ceza yoluna gitmek. Ceza için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır (SMK m.30/5); tescilsiz işaret ancak haksız rekabetle korunur.
  • Şikâyet süresini/şartını atlamak. Marka suçları şikâyete bağlıdır (SMK m.30/6); şikâyet olmadan kovuşturma yürümez.
  • Yalnızca tazminat istemek. Tecavüzün durdurulması, ürünlere el konulması ve imha da ayrıca talep edilmelidir (SMK m.149).
  • Yoksun kalınan kazançta yöntem seçmemek. Hak sahibi m.151’deki üç yöntemden birini seçmek zorundadır; seçim yapılmazsa hesaplama eksik kalır.
  • Manevi tazminatı ve itibar tazminatını unutmak. SMK m.149/1-(ç) manevi tazminatı, m.150/2 ise itibar tazminatını ayrıca tanır.
  • Zamanaşımını kaçırmak. Tazminat istemi kural olarak iki/on yıllık sürelere tabidir (SMK m.157; TBK m.72).

Özet

  • Marka hakkına tecavüz (ihlali) SMK m.29’da sayılan fiillerle oluşur; tescilli markanın izinsiz kullanılması esastır.
  • Hukuk davasında tespit, önleme, durdurma, kaldırma, tazminat, el koyma, imha ve ilan talep edilebilir (SMK m.149).
  • Tazminat fiili kayıp + yoksun kalınan kazançtır; yoksun kalınan kazanç üç yöntemden seçilen biriyle hesaplanır (SMK m.150-151; Yargıtay HGK E. 2017/29).
  • Ceza: iktibas/iltibas suretiyle tecavüzde bir-üç yıl hapis + adli para (SMK m.30/1); tescil ve şikâyet şarttır (m.30/5-6). Suç, dolandırıcılık gibi başka bir suçtan bağımsızdır (Yargıtay CGK E. 2018/614).
  • Mahkeme: fikri ve sınai haklar mahkemesi (SMK m.156); zamanaşımı iki/on yıl (SMK m.157; TBK m.72).

İlgili yazılar: Patent Hakkına Tecavüz · Tasarım Hakkına Tecavüz · Marka Lisans Sözleşmesi · Marka Hakkına Tecavüz ve Karıştırılma İhtimali Ölçütleri · Marka Hükümsüzlük Davası: Şartlar, Süre ve Sonuçları · Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanında İltibas · Franchise Sözleşmesi Nedir?

Sıkça Sorulan Sorular

Marka hakkına tecavüz (marka hakkının ihlali) nedir?

Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmadan taklit edilmesi, ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması veya taklit ürünlerin ticarete konu edilmesidir. SMK m.29 tecavüz sayılan fiilleri sayar; çekirdeği markanın izinsiz kullanılmasıdır.

Marka hakkına tecavüzde hangi davalar açılabilir?

SMK m.149'a göre hak sahibi; tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminatı, ürünlere el konulmasını, imhasını ve kararın ilanını talep edebilir. Bunlar tek davada birlikte istenebilir.

Marka ihlali tazminatı nasıl hesaplanır?

Zarar, fiili kayıp ve yoksun kalınan kazançtan oluşur (SMK m.151). Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre üç yöntemden biriyle hesaplanır: hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, tecavüz edenin net kazancı veya ödenmesi gereken lisans bedeli.

Marka hakkına tecavüz suçunun cezası nedir?

Markayı iktibas veya iltibas suretiyle taklit ederek üreten, satan, ithal/ihraç eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır (SMK m.30/1). Marka koruma işaretini kaldırma ve yetkisiz tasarruf ayrı suçtur.

Marka ihlali suçu şikâyete bağlı mı?

Evet. SMK m.30/6'ya göre marka hakkına tecavüz suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ayrıca cezaya hükmedilebilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır (SMK m.30/5).

Tescilsiz marka için ceza davası açılabilir mi?

Hayır. SMK m.30/5, ceza hükümlerinin uygulanabilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olmasını şart koşar. Tescilsiz işaretin korunması ancak haksız rekabet hükümleriyle (hukuk davası) sağlanabilir, cezai yaptırımla değil.

Marka hakkına tecavüzde manevi tazminat istenebilir mi?

Evet. SMK m.149/1-(ç) tecavüzün kaldırılması ile birlikte maddi ve manevi zararın tazminini açıkça sayar. Ayrıca markanın itibarı zarara uğramışsa m.150/2 uyarınca ayrıca itibar tazminatı da istenebilir.

Marka tecavüzü davası hangi mahkemede, hangi sürede açılır?

Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde; kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde açılır (SMK m.156). Tazminat istemi, zararın ve failin öğrenilmesinden 2 yıl, her hâlde 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar (SMK m.157; TBK m.72).

Taklit ürün satma suçu uzlaştırmaya tabi mi?

Evet. SMK m.30/6 uyarınca marka suçları şikâyete bağlıdır; CMK m.253/1-a ise soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçları uzlaştırma kapsamına alır. SMK'da ayrıca açık hüküm aranmaz, çünkü CMK m.253/2 bu şartı şikâyete bağlı suçlar yönünden dışlar.

SMK'da uzlaştırma hükmü yok, o hâlde uzlaşma da yok mu?

Bu yaygın çıkarım hatalıdır. CMK m.253/2 diğer kanunlardaki suçlar için açık hüküm arar, ancak fıkra 'Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere' diyerek başlar. Marka suçu şikâyete bağlı olduğu için bu istisnaya girer.

Marka suçu uzlaştırma yasağı kapsamında olabilir mi?

Hayır. CMK m.253/3, şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemeyecek suçları sayar: cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip (TCK m.123/A) ve hakaret (TCK m.125). Marka suçu bu listede yer almaz.

Uzlaşma teklifine cevap vermezsem ne olur?

Reddetmiş sayılırsınız. CMK m.253/4'e göre şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır. Dosya bu hâlde soruşturma yoluna devam eder.

Taklit ürünü nereden aldığımı söylersem ceza alır mıyım?

SMK m.30/7 özel bir hüküm içerir: taklit malı satan kişi, malı nereden temin ettiğini bildirir ve üreticilerin ortaya çıkarılmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu, uzlaştırmadan bağımsız ve ondan önce değerlendirilmesi gereken ayrı bir imkândır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Marka, patent, tasarım ve telif haklarında tecavüzün önlenmesi, hükümsüzlük ve haksız rekabet davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Fikri Mülkiyet Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp