
İçindekiler 14
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Tereke Nedir?
- Terekenin Tespiti Nedir?
- Ne İşe Yarar?
- Terekenin Defterinin Tutulması
- Bir Aylık Süre Geçtiyse Ne Olur?
- m.590 Defteri ile m.619 Resmî Defteri Karıştırılmamalıdır
- Mühürleme ve Resmen Yönetim
- Mirasçı Bulunamazsa: İlan ve Mirasın Devlete Geçmesi
- Defterin Asıl Değeri: Borçtan Sorumluluk
- Reddi Miras ile İlişkisi
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Terekenin tespiti davası, mirasbırakanın ölümüyle geride kalan mal, hak ve borçların (yani terekenin) sulh hâkimi eliyle belirlenip yazılmasını sağlayan çekişmesiz bir yargı işidir. Amaç, mirasçıların terekede tam olarak ne bulunduğunu resmî biçimde görebilmesidir. Bu, özellikle mirasın borca batık olup olmadığını anlamak (ve gerekirse süresinde reddi mirasa karar vermek), paylaşımı sağlıklı yapmak ve mal kaçırma ihtimalini değerlendirmek bakımından önemlidir. Tespit, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinden istenir. Terekenin tespiti mülkiyeti kesin olarak belirlemez; koruyucu ve saptayıcı bir işlemdir.
Yaygın bir yanlış bilgiyi baştan düzeltelim: TMK m.590’daki bir aylık süre hak düşürücü değildir. Yargıtay bu sürenin düzenleyici nitelikte olduğunu ve koruma önlemlerinin paylaşmaya kadar her zaman istenebileceğini belirtmektedir. Ölümün üzerinden bir aydan fazla geçmiş olması, tek başına başvurunuzu engellemez (§ Bir Aylık Süre Geçtiyse Ne Olur?).
Bu Durumda mısınız?
- Bir yakınınız vefat etti ve geride ne mal, ne borç bıraktığını tam bilmiyorsunuz.
- Mirası kabul mü edeceğinizi yoksa reddi miras mı yapacağınızı, terekenin durumuna göre kararlaştırmak istiyorsunuz.
- Diğer mirasçıların terekedeki malları gizlediğinden veya azalttığından şüpheleniyorsunuz.
- Terekedeki malların korunmasını (mühürlenmesini) istiyorsunuz.
- Paylaşımdan önce terekenin resmî bir dökümünün çıkarılmasını istiyorsunuz.
Bu soruların cevabı somut duruma göre değişir; bir avukata danışın.
Tereke Nedir?
Tereke, ölen kişinin (mirasbırakanın) geride bıraktığı malvarlığının tamamıdır — yalnız mallar değil, alacaklar, haklar ve borçlar da terekeye dahildir. Miras hukukunda “tereke” sözcüğü, mirasçılara bir bütün olarak geçen bu malvarlığını anlatır:
4721 sayılı TMK m.599 — Mirasın kazanılması
Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.
Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.
Bu yüzden tereke yalnız aktiften ibaret değildir. Borçlar da geçer ve mirasçılar bunlardan sorumlu olur:
4721 sayılı TMK m.641 — Mirasçıların sorumluluğu
Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar.
Terekenin borca batık olma ihtimali, aşağıda ele aldığımız reddi miras ile terekenin tespitini birbirine bağlayan asıl sebeptir: neyin miras kaldığını bilmeden reddedip reddetmeyeceğinize karar veremezsiniz.
Terekenin Tespiti Nedir?
Terekenin tespiti, mirasbırakanın ölümü üzerine terekedeki mal ve hakların sulh hâkimince yazılması ve korunmasıdır. Kanun, sulh hâkimine geniş bir koruma yetkisi tanır:
4721 sayılı TMK m.589 — Koruma önlemleri
Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.
Bu önlemlerin kapsamı da maddede sayılmıştır:
Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.
Görüldüğü gibi terekenin tespiti (mal ve hakların yazımı), mühürleme ve resmen yönetim gibi koruma önlemlerinden yalnızca biridir ve mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminden istenir.
Ne İşe Yarar?
Terekenin tespitinin en pratik faydası, mirasçının bilinçli karar verebilmesidir. Mirasçı, terekedeki malların yanında borçları da görebildiğinde; mirası olduğu gibi kabul etmenin mi, yoksa borçtan kurtulmak için reddi miras yoluna gitmenin mi doğru olacağını değerlendirebilir. Ayrıca tereke dökümü, mirasın paylaşımında ve bir malın terekeden kaçırılıp kaçırılmadığının tespitinde de yol göstericidir.
Terekenin Defterinin Tutulması
Koruma önlemlerinin daha kapsamlı olanı, terekenin resmî bir deftere geçirilmesidir. Kanun bunun hangi hâllerde yapılacağını üç ayrı sebep olarak sayar:
4721 sayılı TMK m.590 — Defter tutma
Aşağıdaki sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir:
- Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kimse varsa,
- Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa,
- Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa,
Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır.
Maddenin yapısına dikkat edin: bir aylık süre üç sebepten yalnız birine (üçüncüsüne) bağlanmıştır. İlk iki sebepte (vesayet hâli ve bulunamayan mirasçı) süre hiç aranmaz; hâkim bu hâllerde zaten karar verir.
Bir Aylık Süre Geçtiyse Ne Olur?
Bu süre, kaçırıldığında hak kaybına yol açan bir süre değildir. Yargıtay kararları da bu yöndedir:
Türk Medeni Kanununun 590. maddesinde yer alan bir aylık süre, hak düşürücü süre olmayıp düzenleyici niteliktedir. Terekenin korunmasına ilişkin önlemler, hukuki niteliği bakımından mirasın kazanılması yahut mirasçılık sıfatı bakımından maddi bir etkiye sahip olmadığından bu süre aşılsa bile paylaşmaya kadar her zaman istenebilir.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/2218, K. 2015/7374, T. 01.07.2015 — bozma)
Aynı kural, süre geçtiği gerekçesiyle istemi reddeden yerel mahkeme kararının bozulmasında da tekrarlanmıştır:
Tüm bu önlemler terekenin korunması ve tespiti kapsamındadır. Terekenin korunmasına ilişkin önlemler hukuki niteliği bakımından mirasın kazanılması yahut mirasçılık sıfatı bakımından maddi bir etkiye sahip olmadığından bu süre aşılsa bile paylaşmaya kadar her zaman istenebilir. Türk Medeni Kanununun 590. maddesinde yer alan bir aylık süre hak düşürücü süre olmayıp düzenleyici niteliktedir.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/18247, K. 2017/2270, T. 23.03.2017 — bozma)
Bunun pratik sonucu şudur: ölümün üzerinden bir aydan fazla geçmiş olması, terekenin tespitini ve defterinin tutulmasını istemenize tek başına engel değildir. Kararların çizdiği sınır süre değil, paylaşmadır — talep paylaşmaya kadar ileri sürülebilir.
Kararların gerekçesi aynı zamanda bu davanın kapsamını da gösterir: koruma önlemleri “mirasın kazanılması yahut mirasçılık sıfatı bakımından maddi bir etkiye sahip” değildir. Yani tereke tespiti kimin mirasçı olduğunu ya da kimin neye malik olduğunu hükme bağlamaz; terekede ne bulunduğunu saptar.
m.590 Defteri ile m.619 Resmî Defteri Karıştırılmamalıdır
Yukarıdaki kural her defter istemi için geçerli değildir ve bu ayrım gözden kaçarsa ters yönde bir hataya düşülür. Kanun, adı benzeyen ama işlevi farklı ikinci bir defter daha düzenler:
4721 sayılı TMK m.619 — Resmî defter tutma koşulları
Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir.
Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle, bir ay içinde sulh hâkiminden istenir.
Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur.
Fark, maddelerin kendi lafzındadır: m.590 defteri bir koruma önlemidir ve terekede ne olduğunu yazar. m.619 resmî defteri ise mirası reddetme hakkına bağlıdır ve süresi, maddenin kendi ifadesiyle “mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle” işler. Yukarıdaki kararlarda Yargıtay’ın çözdüğü uyuşmazlık m.590 kapsamındaki istemdir. Bu nedenle “bir aylık süre önemsizdir” gibi genel bir sonuç çıkarılamaz; söylenebilecek olan, m.590 defteri bakımından bu sürenin düzenleyici olduğudur.
Mühürleme ve Resmen Yönetim
Tereke malları gerektiğinde fiilen de korunur. Yazımı yapılan mallardan gerekenler mühürlenir; mühürlenmeyenler için uygun koruma önlemi alınır ve mirasbırakanla birlikte oturanların zorunlu ihtiyaç eşyaları bir tutanakla kendilerine bırakılır (TMK m.591). Mirasçıların uzun süre bulunamaması, mirasçılık sıfatının yeterince ispatlanamaması ya da mirasçıların tamamının bilinmemesi gibi hâllerde ise sulh hâkimi terekenin resmen yönetilmesine karar verebilir (TMK m.592).
Mirasçı Bulunamazsa: İlan ve Mirasın Devlete Geçmesi
Mirasçıların kim olduğu bilinmiyorsa süreç ilanla yürür ve maddenin sonunda bir hüküm vardır:
4721 sayılı TMK m.594 — Mirasçıların bilinmemesi
Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır.
İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer.
Burada iki ayrı süre vardır ve karıştırılmamalıdır: ilanlar bir ay arayla iki defa yapılır; hak sahiplerine tanınan başvuru süresi ise son ilandan başlayarak en geç bir yıldır. Süre sonunda kimse çıkmazsa miras Devlete geçer; ancak maddenin kendi lafzıyla, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere. Yani Devlete geçiş, sonradan ortaya çıkan gerçek mirasçının hakkını kesin olarak yok etmez.
Defterin Asıl Değeri: Borçtan Sorumluluk
Defterin pratik önemi, terekenin “listelenmesi” değil, mirasçının borç riskini görebilmesidir. Yukarıda alıntıladığımız TMK m.641 mirasçıları tereke borçlarından müteselsilen sorumlu tutar; bu, alacaklının borcun tamamı için mirasçılardan herhangi birine başvurabilmesi demektir. Terekeyi bilmeden verilen bir kabul kararı, bu yüzden mirasçının kişisel malvarlığını da riske sokar.
Defter bu riskin ölçülmesini sağlayan belgedir — ve yukarıdaki süre kuralıyla birleştiğinde şu sonucu verir: bir ay geçtiği için “artık yapacak bir şey yok” diye düşünmek, ölçülebilir bir riski ölçmeden kabullenmek anlamına gelir.
Reddi Miras ile İlişkisi
Terekenin tespiti çoğu zaman reddi miras kararının ön adımıdır. Mirasçı, terekedeki borçların mallardan fazla olduğunu (mirasın borca batık olduğunu) ancak terekeyi bilerek anlayabilir. Bu nedenle terekenin tespiti/defteri, reddi miras hakkının süresinde ve bilinçli kullanılmasına hizmet eder. Reddi mirasın şartları ve süresi ayrı bir yazının konusudur: Reddi Miras Nasıl Yapılır?.
Sık Yapılan Hatalar
- Terekenin tespitini mülkiyet davası sanmak. Tespit, terekede ne olduğunu saptayan koruyucu bir işlemdir; kimin neye malik olduğunu kesin hükme bağlamaz.
- Bir ay geçti diye vazgeçmek. En sık rastlanan hata budur. Yargıtay, TMK m.590’daki bir aylık sürenin hak düşürücü değil düzenleyici olduğunu ve önlemlerin paylaşmaya kadar her zaman istenebileceğini belirtmektedir (14. HD, E. 2015/2218, K. 2015/7374). Süre geçtiği gerekçesiyle reddedilen istemler bu sebeple bozulmuştur.
- m.590 defteri ile m.619 resmî defterini karıştırmak. İkincisi mirası reddetme hakkına bağlıdır ve süresi mirasın reddine ilişkin usule göre işler; yukarıdaki kural ona doğrudan uygulanmaz.
- Reddi mirasla karıştırmak. Terekenin tespiti terekeyi belirler; reddi miras ise mirası reddetme işlemidir ve kendi süresi ayrıca işler.
- Tereke korunmasını ihmal etmek. Malların kaybolma/kaçırılma ihtimali varsa mühürleme gibi önlemler gecikmeden istenmelidir (TMK m.591).
- İlan sürelerini tek süre sanmak. İlan bir ay arayla iki defa yapılır; hak sahiplerinin başvuru süresi ise son ilandan itibaren en geç bir yıldır (TMK m.594).
- Yanlış mahkeme. Tespit, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinden istenir.
Özet
- Terekenin tespiti, mirasbırakanın mal, hak ve borçlarının sulh hâkimince yazılıp korunmasıdır (TMK m.589).
- Amaç: mirasçının reddi miras/kabul kararını ve paylaşımı bilinçli vermesini sağlamak.
- Defter: vesayet/bulunamayan mirasçı hâllerinde ya da bir ay içinde istemle tutulur (TMK m.590). Ancak bu bir aylık süre hak düşürücü değil, düzenleyicidir; önlemler paylaşmaya kadar her zaman istenebilir (14. HD, E. 2015/2218, K. 2015/7374; E. 2015/18247, K. 2017/2270).
- Ayrım: m.590 defteri koruma önlemidir; m.619 resmî defteri mirası reddetme hakkına bağlıdır ve süresi ret usulüne göre işler.
- Diğer önlemler: mühürleme (m.591), resmen yönetim (m.592), ilan (m.594 — iki ilan bir ay arayla, başvuru süresi son ilandan itibaren en geç bir yıl; sonunda miras istihkak hakkı saklı kalmak üzere Devlete geçer).
- Mahkeme: mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi; işlem çekişmesizdir.
İlgili yazılar: Reddi Miras Nasıl Yapılır? · Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Nasıl Alınır? · Miras Paylaşımı ve Miras Payları
Sıkça Sorulan Sorular
Terekenin tespiti davası nedir?
Mirasbırakanın ölümüyle geride kalan mal, hak ve borçların (terekenin) sulh hâkimi eliyle belirlenip yazılması için açılan çekişmesiz bir yargı işidir (TMK m.589). Amaç, mirasçıların terekede ne olduğunu resmî biçimde görebilmesidir.
Terekenin tespiti ne işe yarar?
Mirasçının, terekedeki mal ve borçları görüp bilinçli karar vermesini sağlar: mirası kabul mü edeceğini yoksa reddi miras yoluna mı gideceğini, paylaşımın nasıl yapılacağını ve mal kaçırılıp kaçırılmadığını değerlendirmesine yardımcı olur.
Terekenin tespitini kim isteyebilir?
Mirasçılar ve terekede hukuki yararı bulunan ilgililer isteyebilir. Sulh hâkimi ayrıca kanunda belirtilen hâllerde re'sen (kendiliğinden) de tereke mallarının korunması için önlem alır (TMK m.589).
Terekenin tespiti hangi mahkemede görülür?
Mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinde görülür. Terekenin tespiti çekişmesiz bir yargı işi olduğundan, bir hakkı kesin olarak sonuçlandıran bir dava gibi taraf çekişmesi ekseninde ilerlemez (TMK m.589).
Terekenin defterinin tutulması ne demek?
Sulh hâkiminin, terekedeki mal ve borçları resmî bir deftere geçirmesidir. TMK m.590 bunu üç ayrı sebebe bağlar; mirasçılar arasında vesayet altındaki bir kimse varsa, mirasçılardan biri uzun süredir bulunamıyorsa ya da mirasçılardan/ilgililerden biri ölümden başlayarak bir ay içinde isterse hâkim defter tutulmasına karar verir. İlk iki sebepte süre hiç aranmaz.
Terekenin tespiti ile reddi miras arasındaki ilişki nedir?
Mirasın borca batık olup olmadığını anlamanın yolu terekeyi bilmektir. Terekenin tespiti/defteri, mirasçının borçların mallardan fazla olduğunu görüp reddi miras (mirası reddetme) kararını süresinde vermesine yardımcı olur.
Tereke mühürlenebilir mi?
Evet. Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler mühürlenir; mühürlenmeyenler için uygun koruma önlemi alınır. Mirasbırakanla birlikte oturanların zorunlu ihtiyaç eşyaları ise bir tutanakla tespit edilip kendilerine bırakılır (TMK m.591).
Mirasçılar belli değilse ne olur?
Mirasçının bulunup bulunmadığı ya da mirasçıların tamamı belli değilse, sulh hâkimi bir ay arayla iki kez ilan yaparak hak sahiplerini çağırır; gerekli hâllerde terekenin resmen yönetilmesine karar verilebilir (TMK m.592, m.594).
Terekenin tespiti mülkiyeti belirler mi?
Hayır. Terekenin tespiti, terekede nelerin bulunduğunu saptayan koruyucu bir işlemdir; kimin neye malik olduğunu kesin olarak hükme bağlamaz. Mülkiyet uyuşmazlıkları ayrı davaların (örneğin tapu iptali, tenkis) konusudur.
Terekenin tespiti için süre var mı?
Yargıtay, TMK m.590'daki bir aylık sürenin hak düşürücü değil düzenleyici nitelikte olduğunu ve koruma önlemlerinin paylaşmaya kadar her zaman istenebileceğini belirtmektedir (14. Hukuk Dairesi, E. 2015/2218, K. 2015/7374). Reddi miras gibi bağlı işlemlerin ise kendi süreleri ayrıca işler.
Ölümün üzerinden bir aydan fazla geçti, terekenin tespitini isteyebilir miyim?
Evet. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, süre geçtiği gerekçesiyle istemi reddeden yerel mahkeme kararını bozmuş ve terekenin korunmasına ilişkin önlemlerin bu süre aşılsa bile paylaşmaya kadar her zaman istenebileceğini belirtmiştir (E. 2015/18247, K. 2017/2270). Sınır süre değil, paylaşmadır.
TMK m.590 defteri ile m.619 resmî defteri arasındaki fark nedir?
m.590 defteri bir koruma önlemidir ve terekede ne bulunduğunu yazar. m.619 resmî defteri ise mirası reddetmeye hakkı olan mirasçının istemine bağlıdır ve maddenin kendi lafzına göre mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde istenir. Sürenin düzenleyici olduğuna ilişkin karar m.590 kapsamındaki istemlere ilişkindir.
Mirasçılar hiç bulunamazsa tereke ne olur?
Sulh hâkimi bir ay arayla iki defa ilan yapar ve hak sahiplerini son ilandan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. Bu sürede kimse başvurmaz ve hâkim de mirasçı tespit edemezse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer (TMK m.594).
Mirasçılar tereke borçlarından nasıl sorumlu olur?
TMK m.641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur; yani alacaklı borcun tamamı için mirasçılardan herhangi birine başvurabilir. Terekenin tespiti ve defteri, bu riskin kabul kararından önce ölçülebilmesini sağlar.
İlgili çalışma alanı: Miras Hukuku
← Tüm makaleler