Miras Hukuku

Miras Hukuku Nedir? Mirasçılık, Saklı Pay ve Davalar

Miras hukuku neyi düzenler? Mirasın ölümle geçişi, yasal mirasçılar, saklı pay ve tasarruf özgürlüğü, mirasın reddi, paylaşma ve sık açılan miras davaları.

7 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Güneş ışığının süzüldüğü ağaç dalları
İçindekiler 14

Kısa Cevap

Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle malvarlığının kimlere ve nasıl geçeceğini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Türk hukukundaki kaynağı 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun miras hükümleridir. Mirasçılık, saklı pay, vasiyetname, mirasın reddi ve paylaşma bu hükümlerde düzenlenir. Dinî hükümlere göre yapılan paylaşım hesapları hukuki sonuç doğurmaz; bu yazı yalnızca yürürlükteki kanuni düzeni ele alır.

Bu Durumda mısınız?

  • Yakınınız vefat etti; kimlerin mirasçı olduğunu, kimin ne kadar pay alacağını belirlemeye çalışıyorsunuz.
  • Mirasbırakan malvarlığını yalnız bir kişiye bıraktı ve bunun sınırı olup olmadığını araştırıyorsunuz.
  • Size düşen payın saklı payınızın altında kaldığını düşünüyorsunuz.
  • Mirasbırakanın borçları malvarlığından fazla olabilir; mirası reddetmeyi ve süresini öğrenmek istiyorsunuz.
  • Mirasçılar paylaşmada anlaşamıyor; taşınmaz tapuda hâlâ ortak görünüyor.

Bu sorunların her birinin ayrı bir usulü ve kısa süreleri vardır; durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Miras Ne Zaman ve Nasıl Geçer?

Miras hukukunun tamamı tek bir ana bağlanır:

Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.575)

Geçiş kendiliğinden olur; mirasçıların ayrıca bir devir işlemi yapmasına veya tapuda tescil beklemesine gerek yoktur. Buna külli halefiyet denir:

Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.599)

“Bir bütün olarak” ifadesi kritiktir: mirasçılar yalnız alacakları değil borçları da devralır. Mirasın borca batık olabileceği durumlarda devreye giren ret hakkı aşağıda ele alınmıştır.

Kimler Mirasçıdır?

Kan hısımlarının mirasçılığında zümre (derece) sistemi geçerlidir; önceki zümrede mirasçı varsa sonraki zümre mirastan pay alamaz.

Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları, onun altsoyudur. Çocuklar eşit olarak mirasçıdırlar.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.495)

Mirasbırakandan önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu alır (halefiyet). Sağ kalan eş ise zümre dışıdır; hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre oranı değişir ve altsoyla birlikte mirasçı olduğunda mirasın dörtte birini alır (m.499).

Zümre sırası, halefiyet, eşin payı ve mirasçı bulunmaması hâlleri ayrı bir yazının konusudur: miras paylaşımı ve yasal miras payları. Mirasçı sıfatının belgelenmesi için bkz. veraset ilamı (mirasçılık belgesi).

Mirasbırakan Malını Dilediği Gibi Dağıtabilir mi?

Uygulamada en çok sorulan soru budur ve cevabı nettir: hayır, sınırsız değildir.

Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.505)

Yani saklı paylı bir mirasçı varsa, mirasbırakan yalnızca tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbesttir. Saklı pay oranları kanunda sayılmıştır:

Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir: 1. Altsoy için yasal miras payının yarısı, 2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, … 4. Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.506)

Güncel durum — kardeşlerin saklı payı kaldırıldı. Maddenin üçüncü bendi kardeşlerin saklı payını düzenliyordu; bu bent 2007 yılında yürürlükten kaldırılmıştır ve madde metninde artık “(Mülga)” olarak görünür. Bugün kardeşler yasal mirasçı olabilir ama saklı paylı mirasçı değildir; dolayısıyla mirasbırakanın tasarrufuna karşı tenkis isteyemezler. Eski kaynaklarda kardeşler için saklı pay oranı verildiğini görürseniz, o bilgi güncel değildir.

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlerle saklı payı dolanmaya çalışması ayrı bir dava konusudur: mirastan mal kaçırma (muris muvazaası).

Saklı Pay İhlal Edilirse: Tenkis

Saklı payı ihlal edilen mirasçının yolu tenkistir:

Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.560)

Tenkis, tasarrufu tamamen geçersiz kılmaz; saklı payı ihlal eden kısım oranında indirim sağlar. Dava şartları, süreler ve hesap yöntemi için tenkis davası ve saklı pay yazımıza bakabilirsiniz. Mirasçılıktan çıkarma ve mirastan feragat gibi mirasçılık sıfatını etkileyen kurumlar için mirasçılıktan çıkarma (ıskat) ve mirastan feragat yazımıza bakabilirsiniz.

Ölüme Bağlı Tasarruflar: Vasiyetname ve Miras Sözleşmesi

Mirasbırakan, tasarruf edilebilir kısım üzerinde iradesini iki yolla açıklayabilir: tek taraflı olan vasiyetname ve karşılıklı irade gerektiren miras sözleşmesi. Her ikisi de kanunda sayılan şekil şartlarına tabidir ve şekle aykırılık iptal sebebidir. Vasiyetnamenin türleri, geçerlilik şartları ve iptali için vasiyetname nasıl yazılır yazımıza bakabilirsiniz. İki tasarrufu asıl ayıran nokta ise bağlayıcılıktır: vasiyetnameden her zaman dönülebilirken miras sözleşmesi kural olarak tek taraflı ortadan kaldırılamaz; ayrıntısı için miras sözleşmesi nedir, şekli ve bağlayıcılığı. Vasiyetname geçerli olsa dahi mal kendiliğinden lehtara geçmez; bunun için açılması gereken dava vasiyetnamenin tenfizi davası yazımızda anlatılmaktadır.

Uygulamada sık başvurulan bir başka sözleşme, bakım karşılığı malvarlığı devrini öngören türdür; muris muvazaası tartışmasını da beraberinde getirir: ölünceye kadar bakma sözleşmesi.

Miras İstenmiyorsa: Ret

Külli halefiyet borçları da kapsadığı için kanun mirasçıya çıkış yolu tanır:

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.605)

İkinci cümle önemlidir: aciz açıkça belliyse miras kendiliğinden reddedilmiş sayılır (hükmen ret) ve ayrıca beyana gerek kalmaz. Bunun dışındaki hâllerde süre kısadır:

Miras, üç ay içinde reddolunabilir.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.606)

Süre yasal mirasçılar için kural olarak ölümü öğrendikleri tarihten işler; mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat ederlerse o tarih esas alınır. Usul ve sonuçlar için reddi miras nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz. Terekenin kapsamını önceden görmek isteyen mirasçı için terekenin tespiti davası yolu vardır.

Paylaşmaya Kadar: Miras Ortaklığı

Birden çok mirasçı varsa miras hemen bölünmez:

Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.640)

Bu elbirliği ortaklığında mirasçılar kural olarak birlikte hareket eder; bu yüzden tek bir mirasçı taşınmazı tek başına satamaz. Ortaklık süresiz değildir:

Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.642)

Paylaşmada mirasçılar kural olarak eşit konumdadır:

Yasal mirasçılar, gerek kendi aralarında, gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşırlar.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.646)

Anlaşmayla paylaşım için miras taksim sözleşmesi; elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete çevirmek için elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi; anlaşma sağlanamazsa ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası yazımıza bakabilirsiniz.

Ortaklığın temsiliyle ilgili başvuru, yetki ve itiraz konuları tereke temsilcisi atanması yazısında açıklanmıştır.

Miras Hukukunda Sık Açılan Davalar

DavaNe zaman gündeme gelirAyrıntı
Veraset ilamıMirasçı sıfatının belgelenmesi gerektiğindemirasçılık belgesi
Mirasın reddiTereke borca batık olabildiğinde (3 ay)reddi miras
Terekenin tespitiTerekenin kapsamı bilinmediğindeterekenin tespiti
TenkisSaklı pay ihlal edildiğindetenkis davası
Vasiyetnamenin tenfiziVasiyet edilen mal lehtara geçirilemediğindevasiyetnamenin tenfizi
Muris muvazaasıSağlığında devirle mal kaçırıldığındamirastan mal kaçırma
Ortaklığın giderilmesiPaylaşmada anlaşılamadığındaizale-i şuyu
Miras sebebiyle istihkakTerekeyi elinde tutana karşı mirasçılık sıfatı tartışmalıysamiras sebebiyle istihkak davası

Sağlığında yapılan kazandırmaların paylaşım hesabıyla ilişkisi için mirasta denkleştirme davası yazısındaki incelemeye bakabilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Miras uyuşmazlıklarında yetki tek bir yere bağlanmıştır:

Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

(4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.576)

Bu, mirasçıların kendi yerleşim yerlerinde dava açamayacağı anlamına gelir; ölçüt mirasbırakanın son yerleşim yeridir. Görevli mahkeme ise talebin niteliğine göre değişir: veraset ilamı ve terekenin tespiti gibi çekişmesiz işler ile çekişmeli davalar farklı mahkemelerde görülür; her davanın görev kuralı için ilgili yazıya bakınız.

Miras Davalarında Avukatlık Ücreti

Miras uyuşmazlıklarında ücret, davanın türüne göre değişir. Mirasçılık belgesi alınması gibi çekişmesiz işler ile paydaşlığın giderilmesi gibi çekişmeli davalar farklı kalemlerde düzenlenir.

04.11.2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde sulh hukuk mahkemelerinde takip edilen davalar için maktu ücret 30.000,00 TL’dir. Tarifenin bağlayıcılığı, cetvellerin tamamı ve nispi ücretin nasıl hesaplandığı ayrı bir yazının konusudur: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT): taban, tavan ve vekâlet ücreti. Baroların tavsiye çizelgelerinde ise:

KaynakMirasçılık belgesi alınmasıOrtaklığın (paydaşlığın) giderilmesi
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (bağlayıcı taban, sulh hukuk maktu)30.000,00 TL30.000,00 TL
İstanbul Barosu58.000 TL116.000 TL
İzmir Barosu58.000,00 TL140.000,00 TL’den az olmamak üzere
Ankara BarosuNoterden 31.500,00 TL / Mahkemeden 50.400,00 TL114.100,00 TL’den az olmamak üzere nispi

Ortaklığın giderilmesi davasının bir özelliği vardır: bu davalarda kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti taraflara payları oranında yükletilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi kuralı ve gerekçesini şöyle kurar:

Ancak paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin “Taraflara” payları oranında yükletilmesi gerekir.

(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/11791, K. 2019/8661, T. 16.12.2019 — düzeltilerek onama)

Yani ücreti “karşı taraf öder” beklentisi bu dava türünde geçerli değildir.

Bu tutarlar bağlayıcı değildir. Avukatlık Kanunu m.164 yalnız Avukatlık Asgari Ücret Tarifesini alt sınır olarak tanır; baro çizelgeleri yönetim kurulu kararıyla meslektaşlara tavsiye edilir ve taraflar için bağlayıcı bir alt veya üst sınır oluşturmaz. Ayrıca mahkemece karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti tarifeye göre belirlenir; baro çizelgesi bu hesaba esas alınmaz.

Konunun tamamı için bkz. Dava Kaybedilirse Avukatlık Ücretini Kim Öder? ve Avukatlık Ücret Sözleşmesi.

Sık Yapılan Hatalar

  • Mirasın tapuda tescil ile geçtiğini sanmak. Miras ölümle, kendiliğinden geçer (m.575, m.599); tescil sonradan yapılan bir açıklamadır.
  • Borçların devralınmadığını düşünmek. Külli halefiyet borçları da kapsar; korunma yolu süresinde redde başvurmaktır.
  • Üç aylık ret süresini kaçırmak. Süre kısadır ve kural olarak ölümün öğrenilmesiyle işler (m.606).
  • Kardeşler için saklı pay hesaplamak. İlgili bent 2007’de yürürlükten kaldırılmıştır; kardeşler saklı paylı mirasçı değildir.
  • Vasiyetnameyi sınırsız sanmak. Saklı paylı mirasçı varsa tasarruf yalnızca saklı pay dışındaki kısımda geçerlidir (m.505).
  • Tenkisi iptal sanmak. Tenkis tasarrufu ortadan kaldırmaz; saklı payı aşan kısımda indirim sağlar (m.560).
  • Tek başına tereke malı satmaya kalkışmak. Paylaşmaya kadar elbirliği ortaklığı vardır (m.640).
  • Davayı kendi yerleşim yerinde açmak. Yetkili yer mirasbırakanın yerleşim yeridir (m.576).

Özet

  • Miras ölümle açılır (m.575) ve mirasçılar mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanır (m.599); borçlar dâhil.
  • Kan hısımlarında zümre sistemi işler; birinci zümre altsoydur (m.495), sağ kalan eşin payı birlikte bulunduğu zümreye göre değişir (m.499).
  • Saklı paylı mirasçı varsa mirasbırakan yalnız tasarruf edilebilir kısımda serbesttir (m.505); oranlar m.506’dadır.
  • Kardeşlerin saklı payı 2007’de kaldırılmıştır; eski kaynaklardaki oran güncel değildir.
  • Saklı pay ihlalinde yol tenkistir (m.560) — iptal değil, indirim.
  • Miras üç ay içinde reddedilebilir (m.606); aciz açıkça belliyse hükmen ret işler (m.605).
  • Paylaşmaya kadar elbirliği ortaklığı vardır (m.640); her mirasçı her zaman paylaşma isteyebilir (m.642).
  • Yetkili yer mirasbırakanın yerleşim yeridir (m.576).

Sıkça Sorulan Sorular

Miras hukuku nedir?

Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle malvarlığının kimlere ve nasıl geçeceğini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Türk hukukundaki kaynağı 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun miras hükümleridir; mirasçılık, saklı pay, vasiyetname, mirasın reddi ve paylaşma bu hükümlerde düzenlenir.

Miras ne zaman ve nasıl geçer?

TMK m.575 uyarınca miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır. TMK m.599 uyarınca mirasçılar mirası ölümle birlikte bir bütün olarak kanun gereğince kazanır; ayrıca bir devir işlemine veya tescile gerek yoktur. Buna külli halefiyet denir.

Kimler yasal mirasçıdır?

Kan hısımlığında zümre sistemi geçerlidir. TMK m.495 uyarınca birinci derece mirasçılar altsoydur; çocuklar eşit pay alır ve önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu alır. Sağ kalan eş ise TMK m.499 uyarınca birlikte bulunduğu zümreye göre değişen oranlarda mirasçı olur.

Sağ kalan eşin miras payı ne kadardır?

TMK m.499 uyarınca oran, eşin birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir; altsoyla birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte biri alınır. Diğer zümrelerle birlikte oran yükselir. Ayrıntılı hesap ve zümre sırası için miras paylaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Mirasbırakan malını dilediği kişiye bırakabilir mi?

Tamamen değil. TMK m.505 uyarınca mirasçı olarak altsoyu, ana babası veya eşi bulunan mirasbırakan yalnızca saklı paylar dışında kalan kısımda ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Yani saklı paylı mirasçı varsa tasarruf özgürlüğü bu oranla sınırlıdır.

Saklı pay oranları nedir?

TMK m.506 uyarınca altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri saklı paydır. Sağ kalan eş için oran, altsoy veya ana baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür.

Kardeşlerin saklı payı var mıdır?

Hayır. Kardeşlerin saklı payını düzenleyen TMK m.506 hükmünün üçüncü bendi 2007 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün kardeşler yasal mirasçı olabilir ancak saklı paylı mirasçı değildir; bu nedenle mirasbırakanın tasarrufuna karşı tenkis isteyemezler.

Saklı payı ihlal edilen mirasçı ne yapabilir?

TMK m.560 uyarınca saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir. Tenkis davası tasarrufu tamamen geçersiz kılmaz; saklı payı ihlal eden kısım oranında indirim sağlar.

Miras reddedilebilir mi?

Evet. TMK m.605 uyarınca yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır; bu hâlde ayrıca ret beyanına gerek kalmaz.

Mirasın reddi süresi kaç aydır?

TMK m.606 uyarınca miras üç ay içinde reddolunabilir. Süre yasal mirasçılar için kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar; mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat ederlerse bu tarih esas alınır.

Mirasçılar arasındaki ortaklık nedir?

TMK m.640 uyarınca birden çok mirasçı varsa, mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık doğar. Bu elbirliği ortaklığında mirasçılar kural olarak birlikte hareket eder.

Mirasçı paylaşmayı ne zaman isteyebilir?

TMK m.642 uyarınca mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Anlaşma sağlanamazsa paylaşma dava yoluyla gerçekleştirilir.

Miras davalarında yetkili mahkeme neresidir?

TMK m.576 uyarınca miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

Miras hukuku ile dinî miras paylaşımı aynı şey midir?

Hayır. Türkiye'de mahkemeler ve tapu işlemleri bakımından uygulanan miras rejimi Türk Medenî Kanununda düzenlenmiştir. Dinî hükümlere göre yapılan paylaşım hesapları hukuki sonuç doğurmaz; bu yazı yalnızca yürürlükteki kanuni düzeni ele alır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Mirasın paylaşılması, tenkis, muris muvazaası ve veraset uyuşmazlıklarına ilişkin davaları yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Miras Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp