Ceza Hukuku

Teşhircilik (Hayasızca Hareketler) Suçu ve Cezası

Teşhircilik (hayasızca hareketler) suçu nedir, cezası kaç yıl, aleniyet unsuru, cinsel tacizden farkı, şikâyet ve görevli mahkeme — Yargıtay kararlarıyla.

6 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Tonozlu cam tavan
İçindekiler 15

Kısa Cevap

Teşhircilik, Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesindeki hayasızca hareketler suçunun iki seçimlik fiilinden biridir; cezası altı aydan bir yıla kadar hapistir. Suçun oluşması için eylemin alenen (belirsiz ve birden fazla kişinin algılayabileceği koşullarda) yapılması şarttır. Eylem belirli bir kişiye yöneltilmişse suç teşhircilik değil, cinsel taciz (TCK 105) olur.

Bu Durumda mısınız?

  • Açık bir alanda, parkta veya araç içinde bir eylem nedeniyle hakkınızda hayasızca hareketler soruşturması açıldı.
  • Eyleminizin teşhircilik (TCK 225) mi yoksa cinsel taciz (TCK 105) mi sayılacağını bilmek istiyorsunuz.
  • Evinizin penceresinden ya da balkonundan görüldüğü ileri sürülen bir durum nedeniyle şikâyet edildiniz ve olayda aleniyet bulunup bulunmadığını merak ediyorsunuz.
  • Sosyal medyada ya da kamera karşısında paylaşılan bir görüntü nedeniyle teşhircilik iddiasıyla karşılaştınız.
  • Verilecek cezanın adli para cezasına ya da seçenek yaptırıma çevrilip çevrilemeyeceğini soruyorsunuz.

Bu suçta sonucu belirleyen şey, eylemin aleni olup olmadığı ve belirli bir kişiyi hedef alıp almadığıdır. Somut dosyanız için bir avukata danışın.

Teşhircilik (Hayasızca Hareketler) Nedir?

Hayasızca hareketler suçu, toplumun ortak edep ve ahlak değerlerini koruyan bir suçtur ve iki seçimlik hareketle işlenir: alenen cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik yapmak. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, hem korunan değeri hem de teşhirciliğin tanımını şöyle ortaya koyar:

“TCK’nın 225. maddesinde düzenlenen “Hayasızca Hareketler” suçunda; “alenen cinsel ilişkide bulunmak” veya “teşhircilik” suçun unsurları olarak tanımlanmaktadır. Toplum kültürünün önemli bir kısmını oluşturan edep, iffet, ar ve haya duyguları ile edep törelerini korumayı amaçlayan ve bu değerlere saldırı niteliği taşıyan hareketleri yasaklayan söz konusu Kanun maddesindeki teşhircilik; kişinin cinsel tatmine ulaşabilmek için cinsel organı veya madde metniyle korunması hedeflenen değerleri incitecek şekilde vücut bölgelerini alenen göstermesidir.”

(Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/7956, K. 2019/10440, T. 12.06.2019)

Buna göre teşhircilik yalnızca cinsel organın değil, korunan değeri incitecek nitelikteki vücut bölgelerinin cinsel tatmin amacıyla ve alenen gösterilmesidir. Suçun mağduru belirli bir kişi değil, toplumdur; bu nedenle suç kural olarak re’sen (kendiliğinden) soruşturulur.

Dayandığı Kanun Maddesi

TCK m.225 — Hayasızca hareketler

“Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Madde tek fıkradan oluşur ve nitelikli hâl öngörmez. 2005 yılında yürürlüğe girdiğinden bu yana metinde değişiklik yapılmamıştır; dolayısıyla eylem hangi tarihte işlenirse işlensin uygulanacak ceza aynıdır.

Suçun Kurucu Unsuru: Aleniyet

Bu suçta belirleyici unsur aleniyettir. Cinsel ilişki ya da teşhir davranışı tek başına suç oluşturmaz; bu davranışların aleni koşullarda gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi aleniyet ölçütünü şöyle açıklar:

“Suçun oluşması için cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik yapmak yeterli değildir, bu hareketlerin alenen yapılması gerekir. Aleniyet için aranan ölçüt ise gerçekleştiği koşullar itibariyle fiilin belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır. Aleniyet, kalabalık sayıda kimselerin eylemi öğrenmelerinin mümkün bulunması hali olarak da açıklanabilir, yapılan hareketin görülüp görülmemesi önemli olmayıp, bunun olanaklı bulunması aleniyetin gerçekleşmesi için yeterlidir.”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19070, K. 2023/25692, T. 13.12.2023)

Bu ölçüte göre eylemin fiilen görülmüş olması aranmaz; görülebilir olması yeterlidir. Buna karşılık aleniyet somut olarak bulunmalı, kuşku hâlinde araştırılmalıdır. Nitekim aynı kararda, gece yarısı apartman boşluğunun arka tarafında yakalanan sanıklar bakımından, olay yerinin başkalarınca görülebilir nitelikte olup olmadığı tutanak tanıkları dinlenmeden belirlenemeyeceği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Aleniyetin yanında, teşhir edilen davranışın “cinsel ilişki boyutuna” ulaşması da denetlenir. Yargıtay, bu eşiğe ulaşmayan davranışlarda suçun unsurlarının oluşmadığını kabul eder:

“sanıkların eylemlerinin cinsel ilişkide bulunma boyutunda olmadığı, hayasızca hareketler suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında mezkur suçtan mahkûmiyet hükümleri kurulması”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/8994, K. 2023/18476, T. 17.05.2023)

Teşhircilik ile Cinsel Taciz (TCK 105) Farkı

Uygulamada en çok karıştırılan ayrım, teşhircilik (TCK 225) ile cinsel taciz (TCK 105) arasındaki sınırdır. Ölçüt, eylemin belirli bir kişiyi hedef alıp almadığıdır: eylem belirsiz kişilere yönelik ve aleni ise hayasızca hareketler; belirli bir kişiye yöneltilmiş ise cinsel taciz söz konusu olur. Yargıtay 14. Ceza Dairesi bu ayrımı somut bir olayda şöyle uygular:

“Sanığın eyleminin müştekileri hedef göstermeksizin balkona çıplak vaziyette çıkmak suretiyle teşhircilik yaparak 5237 sayılı TCK’nın 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareketlerde bulunma suçunu oluşturacağı ve bu suçun oluşması için aleniyet unsurunun gerçekleşmesi gerektiği nazara alınarak öncelikle aleniyet husususun araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması”

(Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/11208, K. 2017/3371, T. 15.06.2017)

Bu yönüyle, örneğin belirli bir kişiye cinsel içerikli görüntü gönderilmesi teşhircilik değil, elektronik haberleşme yoluyla işlenen cinsel taciz (TCK 105/2-d) kapsamında değerlendirilir. İki suç arasındaki fark cezaya da yansır: teşhircilikte ceza aylarla ölçülürken, nitelikli tacizde ceza artırılır.

Teşhircilik Cezası — Tablo

EylemCezaDayanak
Alenen cinsel ilişkide bulunmak6 ay – 1 yıl hapisTCK m.225
Teşhircilik yapmak6 ay – 1 yıl hapisTCK m.225
Kısa süreli hapis cezasının çevrilmesiAdli para cezası veya seçenek yaptırım (koşulları varsa)TCK m.50
Erteleme / HAGBCeza 2 yıl ve altında olduğundan mümkün (koşulları varsa; HAGB için aşağıdaki güncel nota bakınız)TCK m.51; CMK m.231

TCK 225’te ceza yalnızca hapistir; madde seçimlik adli para cezası öngörmez. Ancak verilen ceza bir yılı geçmeyen kısa süreli hapis olduğundan, koşulları varsa TCK 50 uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir.

Şikâyet, Görevli Mahkeme, Uzlaştırma ve Zamanaşımı

Şikâyet — re’sen soruşturma

Teşhircilik suçunda kanun metni “şikâyet üzerine” ifadesine yer vermez; suçun mağduru belirli bir kişi değil toplumdur. Bu nedenle suç şikâyete bağlı değildir, Cumhuriyet savcılığı re’sen soruşturur. Şikâyet süresi (TCK m.73) bu suçta işlemez.

Görevli mahkeme

5235 sayılı Kanun m.12 — Ağır ceza mahkemesinin görevi

“…ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.”

Teşhirciliğin cezası on yılın çok altında kaldığından ve suç ağır ceza mahkemesinin görev alanındaki suçlar arasında sayılmadığından, dava asliye ceza mahkemesinde görülür.

Uzlaştırma — uygulanmaz

Uzlaştırma; şikâyete bağlı suçlar ile CMK 253’te tek tek sayılan suçlarda gündeme gelir. Teşhircilik ne şikâyete bağlıdır ne de CMK m.253/1-b’de sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasındadır. Bu nedenle teşhircilik suçunda uzlaştırmaya gidilmez. (Suça sürüklenen çocuklar bakımından CMK 253/1-c’deki özel durum saklıdır.)

Zamanaşımı ve HAGB

Dava zamanaşımı, cezanın üst sınırına göre belirlenir. Beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda süre sekiz yıldır (TCK m.66/1-e); süre kural olarak suçun işlendiği günden başlar (TCK m.66/6). Ceza iki yıl ve altında kaldığından, koşulları varsa erteleme (TCK m.51) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) (CMK m.231) uygulanabilir.

Güncel not (HAGB): HAGB’nin dayanağı olan CMK 231, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına konu olmuştur; iptalin yürürlüğü 1 Ekim 2026 tarihine ertelenmiştir. Bu nedenle HAGB, belirtilen tarihe kadar uygulanmaya devam etmektedir; sonrası için yasa koyucunun yapacağı düzenleme belirleyici olacaktır.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Eylemin niteliğini belirleyin. Davranışınız belirli bir kişiye mi yönelikti, yoksa belirsiz kişilere karşı aleni bir eylem miydi? Bu ayrım suçun teşhircilik mi (TCK 225) yoksa cinsel taciz mi (TCK 105) sayılacağını belirler.
  2. Aleniyet unsurunu sorgulayın. Olay yerinin gerçekten “birden fazla kişinin algılayabileceği” bir yer olup olmadığı belirleyicidir; kapalı/özel bir alanda gerçekleşen eylemde aleniyet tartışmalıdır.
  3. Delilleri ve tanıkları saklayın. Olay tutanağı, görgü tanıkları ve varsa keşif talebi, aleniyetin ispatı bakımından önemlidir.
  4. Keşif ihtimalini gündeme getirin. Aleniyet konusunda kuşku varsa mahkemeden olay yerinde keşif yapılmasını isteyebilirsiniz.
  5. Ceza seçeneklerini değerlendirin. Ceza kısa süreli hapis olduğundan adli para cezasına çevrilme, HAGB ve erteleme koşullarını avukatınızla değerlendirin.

Sık Yapılan Hatalar

  • Her cinsel içerikli davranışı teşhircilik sanmak. Eylem belirli bir kişiye yöneltilmişse suç teşhircilik değil cinsel taciztir (TCK 105).
  • Aleniyeti araştırmadan mahkûmiyet beklemek. Aleniyet suçun kurucu unsurudur; kuşku hâlinde keşif ve tanık dinleme yapılmadan verilen mahkûmiyet bozulur.
  • “Görülmedi, o hâlde suç yok” demek. Eylemin fiilen görülmesi gerekmez; görülebilir olması yeterlidir.
  • Özel alandaki her davranışı suç saymak. Bir kimsenin evinin içi kural olarak aleni yer değildir; aleniyet, dışarıdan rahatlıkla görülebilmeye bağlıdır.
  • Cezanın mutlaka hapis olarak infaz edileceğini düşünmek. Kısa süreli hapis, koşulları varsa adli para cezasına veya seçenek yaptırıma çevrilebilir.

Özet

  • Teşhircilik, TCK 225’teki hayasızca hareketler suçunun iki seçimlik fiilinden biridir; cezası 6 ay–1 yıl hapistir.
  • Suçun kurucu unsuru aleniyettir: eylemin belirsiz ve birden fazla kişi tarafından algılanabilir koşullarda yapılması gerekir; görülmesi değil görülebilir olması yeterlidir.
  • Eylem belirli bir kişiyi hedef alıyorsa suç teşhircilik değil cinsel taciz (TCK 105) olur.
  • Suç re’sen soruşturulur, uzlaştırmaya tabi değildir; görev asliye ceza mahkemesindedir; zamanaşımı 8 yıldır.
  • Ceza kısa süreli hapis olduğundan koşulları varsa adli para cezasına çevrilebilir; HAGB ve erteleme mümkündür.

İlgili yazılar: TCK 105 Cinsel Taciz Suçu ve Cezası · TCK 102 Cinsel Saldırı Suçu ve Cezası

Sıkça Sorulan Sorular

Teşhircilik suçunun cezası nedir?

Teşhircilik, TCK 225'teki hayasızca hareketler suçunun bir fiilidir ve cezası altı aydan bir yıla kadar hapistir. Madde seçimlik adli para cezası öngörmez; ancak kısa süreli hapis, koşulları varsa TCK 50 uyarınca adli para cezasına veya seçenek yaptırıma çevrilebilir.

Teşhircilik ne demek?

Teşhircilik, kişinin cinsel tatmine ulaşmak amacıyla cinsel organını veya korunan değeri incitecek şekilde vücut bölgelerini alenen göstermesidir. Suç, ancak eylem belirsiz ve birden fazla kişinin algılayabileceği koşullarda yapıldığında oluşur.

Teşhircilik ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?

Ölçüt, eylemin belirli bir kişiyi hedef alıp almadığıdır. Belirsiz kişilere karşı aleni eylem teşhircilik (TCK 225); belirli bir kişiye yöneltilen cinsel amaçlı davranış cinsel taciz (TCK 105) sayılır.

Aleniyet ne anlama gelir?

Aleniyet, eylemin belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilir koşullarda gerçekleşmesidir. Eylemin fiilen görülmesi gerekmez; görülebilir olması yeterlidir.

Evimde çıplak dolaşmam teşhircilik suçu oluşturur mu?

Bir kimsenin evinin içi kural olarak aleni yer değildir. Eylemin suç oluşturması için dışarıdan rahatlıkla görülebilmesi ve failin bunu bilerek istemesi gerekir; aleniyet konusunda kuşku varsa keşif yapılması gerekir.

Sosyal medyada veya mesajla gönderilen görüntü teşhircilik midir?

Görüntü belirli bir kişiye gönderilmişse eylem teşhircilik değil, elektronik haberleşme yoluyla cinsel taciz (TCK 105/2-d) kapsamında değerlendirilebilir. Teşhircilik için eylemin belirsiz kişilere yönelik ve aleni olması gerekir.

Teşhircilik suçu şikâyete bağlı mı?

Hayır. Suçun mağduru toplum olduğundan teşhircilik şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet savcılığı re'sen soruşturur. Bu nedenle şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez.

Teşhircilik suçunda görevli mahkeme hangisidir?

Asliye ceza mahkemesidir. Cezanın üst sınırı on yılın çok altında kaldığından dava asliye ceza mahkemesinde görülür.

Teşhircilik suçunda uzlaştırma olur mu?

Hayır. Teşhircilik ne şikâyete bağlıdır ne de CMK 253'te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasındadır; bu nedenle uzlaştırmaya gidilmez.

Teşhircilik suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

Dava zamanaşımı süresi, beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Süre kural olarak suçun işlendiği günden işlemeye başlar.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp