Ticaret Hukuku

Ticari İşletme Rehni: 1447 Sayılı Kanun Mülga, Artık Taşınır Rehni Rejimi

1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu yürürlükten kaldırıldı; 1/1/2017'den itibaren 6750 sayılı Taşınır Rehni Kanunu uygulanır. Rehin tescille kurulur, temerrüt sonrası yollar ve bağlayıcı İBK sınırı.

8 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Numaralı pirinç kasa kutuları
İçindekiler 13

Kısa Cevap

1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu yürürlükte değildir. 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’nun 17. maddesi onu açıkça yürürlükten kaldırmış, yeni rejim 1/1/2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kurum ortadan kalkmadı; rejimi değişti. Teslimsiz taşınır rehni artık Rehinli Taşınır Sicili’ne tescille kurulur ve tescil aynı zamanda üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etme anıdır. Uygulamada “ticari işletme rehni” ifadesi kullanılmaya devam etse de bugün dayanak kanun 1447 değil 6750’dir.

İki nokta pratikte belirleyicidir: rehin ile kambiyo takibinin aynı anda yürütülemeyeceği bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararıyla belirlenmiştir; ve haczedilen mal üzerindeki rehin hakkı icra memuruna bildirimle değil istihkak davasıyla ileri sürülür.

Bu Durumda mısınız?

  • Bankaya veya tedarikçinize teminat vermeniz gerekiyor ancak makinelerinizi teslim etmeden rehin kurmak istiyorsunuz.
  • Elinizde 2017 öncesi tarihli bir ticari işletme rehni sözleşmesi var ve hâlâ geçerli olup olmadığını bilmiyorsunuz.
  • Rehinli olduğunuz makineler başka bir alacaklının takibinde haczedildi ve rüçhan hakkınızı nasıl ileri süreceğinizi çözmeniz gerekiyor.
  • Alacağınız hem rehinle hem bono ile teminat altında; iki takip yolunu birlikte yürütmeyi düşünüyorsunuz.
  • Borçlu temerrüde düştü ve rehinli malın mülkiyetini devralma yolunu değerlendiriyorsunuz.
  • Rehin sözleşmesi taslağındaki varlık listesinin yeterince ayrıntılı olup olmadığından emin değilsiniz.

Rehnin kurulduğu tarih hangi rejimin uygulanacağını belirlediğinden ve takip yolu seçiminde bağlayıcı bir içtihat sınırı bulunduğundan, teminat yapılandırmasında avukata danışmanız yerinde olur.

”Ticari İşletme Rehni Kanunu” Artık Yok

Bu, tartışmaya açık bir yorum değil, kanunun açık hükmüdür.

6750 sayılı Kanun m.17 — Yürürlükten kaldırılan mevzuat

“21/7/1971 tarihli ve 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.”

Yeni rejimin başlangıç tarihi de kanunda belirtilmiştir.

6750 sayılı Kanun m.20 — Yürürlük

“Bu Kanun 1/1/2017 tarihinde yürürlüğe girer.”

Kanunun kendi amaç maddesi, değişikliğin yönünü de açıklar: teslimsiz taşınır rehin hakkının yaygınlaştırılması, rehne konu taşınırların kapsamının genişletilmesi ve rehinde aleniyetin sağlanması.

Bu nedenle bugün “1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu m.X uyarınca…” diye kurulan bir gerekçe, 2017 sonrası kurulan bir rehin bakımından mülga bir kanuna dayanır.

Ama 2017 Öncesi Rehinler Hâlâ Uyuşmazlık Üretiyor

Mülga bir kanunun yürürlükten kalkması, o kanun döneminde kurulmuş ilişkileri geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırmaz. Türk hukukunda kural olarak uyuşmazlığa olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümler uygulanır.

Bunun somut bir örneği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun önüne gelen bir uyuşmazlıktır: 2012 tarihli bir noter senediyle kurulan ticari işletme rehni, 2013’te yapılan bir haciz ve 2014’te başlayan bir yargılama, ancak 2020 yılında Genel Kurul aşamasında karara bağlanmıştır. Yani 1447 sayılı Kanun döneminde kurulan rehinler, kanun yürürlükten kalktıktan yıllar sonra da mahkeme önüne gelmeye devam etmektedir.

Pratik sonuç: elinizdeki sözleşmenin tarihi, hangi rejimi tartışacağınızı belirler. 2017 öncesi bir rehin için yeni kanunun kurucu tescil kuralını, 2017 sonrası bir rehin için mülga kanunun hükümlerini esas almak iki yönlü bir hatadır.

Rehin Nasıl Kurulur? Teslim Değil, Tescil

Rejimin çekirdeği buradadır.

6750 sayılı Kanun m.4 — Rehin hakkının kurulması

“(1) Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle kurulur. (2) Rehin sözleşmesi elektronik ortamda ya da yazılı olarak düzenlenir.”

Rehin hakkı sözleşmenin imzalanmasıyla değil tescille doğar. Sözleşme yazılı veya elektronik ortamda düzenlenebilir; ancak kurucu işlem tescildir. Tescil edilmemiş bir rehin sözleşmesi, taraflar arasında borç doğurabilse de rehin hakkı yaratmaz.

Aynı işlem, üçüncü kişilere karşı etkinin de anıdır.

6750 sayılı Kanun m.9/1 — Rehin hakkının üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi

“Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.”

Taraflar ve Rehne Konu Varlıklar

Taraf çevresi serbest değildir.

6750 sayılı Kanun m.3 — Rehinde taraflar

“(1) Rehin sözleşmesi; a) Kredi kuruluşları ile tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında, b) Tacir ve/veya esnaflar arasında, yapılır.”

Yani bu rehin, herhangi iki kişi arasında kurulabilecek genel bir teminat aracı değildir; sayılan sıfatlara bağlıdır.

Rehne konu olabilecek varlıklar ise m.5’te sayılmıştır: alacaklar, çok yıllık ürün veren ağaçlar, fikri ve sınai mülkiyete konu haklar, hammadde, hayvan, her türlü kazanç ve iratlar ve devamı. Rehin, m.6 uyarınca varlığın bütünleyici parçasını da kapsar; eklentilerin kapsama alınması ise ayrıca kararlaştırılabilir.

Buna karşılık m.7, taşınır varlığın gelecekteki faiz ve sigorta gibi hukuki getirileri ile doğal ürün ve ikame malların taşınır varlıkla birlikte doğrudan rehin kapsamına girdiğini düzenler. Bu madde 2018 yılında 7099 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir; 2018 öncesi kaynaklardaki kapsam anlatımı bu nedenle güncel olmayabilir.

Derece ve Öncelik

6750 sayılı Kanun m.10 — Derece sistemi

“Rehnin sağladığı güvence, tescilde belirtilen rehin tutarı ve derecesi ile sınırlıdır.”

Güvence sınırsız değil, tescilde yazılı tutar ve derece ile sınırlıdır. Aynı varlık üzerinde birden fazla rehin varsa öncelik, derece belirtilmemişse rehnin kurulma anına, belirtilmişse derece sırasına göre saptanır (m.11).

Burada bir güncellik uyarısı gerekir: m.11’in üçüncü fıkrası 2018 yılında 7099 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır. Öncelik tartışmasında eski bir kaynağa dayanılacaksa fıkranın hâlen var olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Borç Ödenmezse: Temerrüt Sonrası Yollar

6750 sayılı Kanun m.14/1 — Temerrüt sonrası haklar

“(1) Bu Kanun kapsamındaki borçların süresinde ifa edilmemesi hâlinde alacaklı, aşağıdaki yollara başvurabilir: a) Birinci derece alacaklı ise icra dairesinden 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini talep edebilir. Bu halde icra dairesi, bu devri Sicile bildirir. Rehinli taşınırın, Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen değerinin, birinci derece alacaklının toplam alacağından fazla olması durumunda, aradaki fark miktarından, diğer derecelerdeki alacaklılara karşı, birinci derece alacaklı ile rehin veren müteselsilen sorumludur. b) Alacağını, 5411 sayılı Kanun uyarınca faaliyet gösteren varlık yönetim şirketlerine devredebilir. Bu halde, varlık yönetim şirketleri, alacaklının rehin sırasına sahip olur. Öncelik hakkı bu Kanunun 11 inci maddesine göre belirlenir. c) Zilyetliğin devrine konu olmayan varlıklarda kiralama ve lisans hakkını kullanabilir.”

Maddeye 2018 yılında 7099 sayılı Kanun’la (ç) bendi eklenmiş ve alacaklıya genel hükümler çerçevesinde takip yapabilme imkânı da tanınmıştır. Aynı değişiklikle maddenin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu, uygulamada sık rastlanan bir bayatlık kaynağıdır: 2017-2018 arasında yazılmış kaynaklar, temerrüt sonrası yolları bugünkü hâliyle anlatmaz. Mülkiyetin devri yolunda ayrıca dikkat edilecek nokta, rehinli malın değerinin alacağı aşması hâlinde aradaki fark bakımından birinci derece alacaklı ile rehin verenin diğer derecelerdeki alacaklılara karşı müteselsil sorumlu olmasıdır.

Bağlayıcı Sınır: Rehin ve Kambiyo Takibi Birlikte Yürütülemez

Alacaklılar sıkça, aynı alacak için hem rehnin paraya çevrilmesi yoluyla hem de elindeki bono/çek nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla, “tahsilde tekerrür olmamak” kaydıyla eşzamanlı takip başlatır. Yargıtay bu uygulamayı içtihadı birleştirme yoluyla kesin biçimde sonuçlandırmıştır:

“Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağına dair, 20.01.2023 tarihinde yapılan üçüncü görüşmede oy çokluğu ile karar verilmiştir.”

(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2021/2, K. 2023/1, T. 20.01.2023)

Karar oy çokluğuyla alınmıştır; ancak içtihadı birleştirme kararları daireleri, Genel Kurulları ve alt mahkemeleri bağlayan tek formel içtihat türü olduğundan sonuç bağlayıcıdır.

Kapsam hakkında bir açıklık: kararın giderdiği içtihat aykırılığı, uygulamada ağırlıklı olarak ipotekle teminat altına alınmış alacaklar üzerinden doğmuştur; başvuru dilekçeleri de ipotekli takipleri örnek göstermektedir. Buna karşılık kararın sonuç cümlesi “rehinle teminat altına alınmış” ifadesiyle rehin türü ayrımı yapmadan kurulmuştur. Bu nedenle sonucun taşınır rehni bakımından da geçerli olduğu değerlendirilebilir; ancak somut uyuşmazlıkta karşı tarafın kararın ipotek bağlamında verildiğini ileri sürebileceği de hesaba katılmalıdır.

Pratik sonuç: teminatı hem rehinle hem kambiyo senediyle kurmuş bir alacaklı, takip yolunu seçmek durumundadır. İki yolu eşzamanlı işletmek, takibin iptali sonucunu doğurabilir.

Haczedilen Malda Rehin Hakkı: Bildirim Değil, İstihkak Davası

Rehinli malınız başka bir alacaklının takibinde haczedilirse, rehin hakkını icra dairesine bildirip rüçhanlı alacaklı sayılmayı beklemek doğru yol değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça belirtmiştir:

“İcra memuruna mahcuz üzerinde üçüncü kişinin ticari işletme rehin hakkını tanıma yetkisi veren yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/735, K. 2020/445, T. 23.06.2020)

Aynı kararda Genel Kurul, üçüncü kişinin başvurusunun şikâyet olarak sunulmuş olsa bile niteliği itibarıyla İcra ve İflas Kanunu m.96 ve devamı uyarınca istihkak davası olduğunu, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olması sebebiyle bunun sonuca etkili olmadığını belirlemiştir. Rehin hakkının varlığı kanıtlanırsa, hacizli malın rehin hakkı ile yükümlü olarak haczedilmiş sayılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.

Sözleşme tekniğine ilişkin ders: aynı olayda icra müdürlüğü, rehin sözleşmesine ekli listede menkullerin marka, seri numarası ve özelliklerinin yazılmaması sebebiyle satışa konu mallarla rehinli malların ilişkilendirilemediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Rehin sözleşmesinin ekindeki varlık listesi, haczedilen mal ile rehne konu malın eşleştirilmesine imkân verecek ayrıntıda düzenlenmelidir. Marka, model, seri numarası ve ayırt edici özellik yazılmayan bir liste, teminatı kâğıt üzerinde bırakır.

Boşluk ve Muafiyet

6750 sayılı Kanun m.18 — Hüküm bulunmayan hâller

“Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde, 4721 sayılı Kanunun taşınmaz rehnine ilişkin hükümleri uygulanır.”

Kanun m.19 ise rehin sözleşmesinin düzenlenmesi ile Sicilde tesis edilen işlemlerin vergi, resim, harç ve değerli kağıt bedelinden muaf olduğunu düzenler. Ancak bu madde hakkında Anayasa Mahkemesi’nin kısmi iptal kararı bulunmaktadır (E. 2019/9, K. 2019/27, T. 11.04.2019). İptalin kapsamı madde metnine işlenmiş bir işaretle görünmediğinden, muafiyete dayanılacaksa kapsamın Resmî Gazete’de yayımlanan karar metninden teyit edilmesi gerekir. Bu makale, muafiyetin bugünkü kapsamı hakkında bir sonuç ortaya koymaz.

Sık Yapılan Hatalar

  • 1447 sayılı Kanun’a dayanmak. Kanun 6750 m.17 ile yürürlükten kaldırılmıştır; 2017 sonrası rehinlerde dayanak 6750’dir.
  • Tersi hata: eski rehne yeni kanunu uygulamak. 1/1/2017 öncesi kurulmuş rehinlerde olay tarihindeki rejim tartışılır.
  • Sözleşmeyi imzalayıp tescili ihmal etmek. Rehin hakkı tescille kurulur (m.4/1); tescilsiz sözleşme rehin hakkı doğurmaz.
  • Varlık listesini genel yazmak. Marka, seri numarası ve ayırt edici özellik olmadan hazırlanan liste, icra aşamasında eşleştirilemediği için rüçhan iddiasını düşürebilir.
  • Rehin ve kambiyo takibini birlikte yürütmek. Bağlayıcı içtihadı birleştirme kararı bunu engeller (İBK E. 2021/2, K. 2023/1).
  • Haczi icra dairesine bildirmekle yetinmek. Rehin hakkı istihkak davasıyla ileri sürülür (İİK m.96 vd.).
  • 2018 öncesi kaynaklara güvenmek. 7099 sayılı Kanun m.7, m.11/3, m.14 ve m.15’i etkilemiştir.
  • Taraf sıfatını atlamak. m.3 taraf çevresini sayılı sıfatlara bağlar; her iki taraf da bu çevrede olmalıdır.

Özet

  • 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu, 6750 sayılı Kanun m.17 ile yürürlükten kaldırılmıştır; yeni rejim 1/1/2017’de yürürlüğe girmiştir (m.20).
  • Rehin hakkı tescille kurulur ve tescille üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder (m.4/1, m.9/1).
  • Taraf çevresi m.3 ile sayılı sıfatlara bağlıdır; rehne konu varlıklar m.5’te sayılmıştır.
  • Güvence, tescilde belirtilen tutar ve derece ile sınırlıdır (m.10).
  • Temerrüt sonrası yollar m.14/1’de düzenlenmiştir; madde 2018’de 7099 sayılı Kanun’la değişmiş, (ç) bendi eklenmiş ve ikinci fıkra kaldırılmıştır.
  • Rehin ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu aynı anda yürütülemez (İBK, E. 2021/2, K. 2023/1, T. 20.01.2023 — oy çokluğu, bağlayıcı).
  • Haczedilen malda rehin hakkı icra memuruna bildirimle değil istihkak davasıyla ileri sürülür (HGK, E. 2017/735, K. 2020/445).
  • Rehin sözleşmesi ekindeki varlık listesi, malların eşleştirilmesine imkân verecek ayrıntıda olmalıdır.
  • m.19’daki muafiyet hakkında AYM kısmi iptal kararı vardır (E. 2019/9, K. 2019/27); kapsam RG metninden teyit edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu yürürlükte mi?

Hayır. 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 17. maddesi, 21/7/1971 tarihli ve 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu'nun yürürlükten kaldırıldığını açıkça düzenler. 6750 sayılı Kanun m.20 uyarınca yeni rejim 1/1/2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ticari işletme rehni diye bir kurum artık yok mu?

Kurum ortadan kalkmadı, rejimi değişti. Teslimsiz taşınır rehni artık 6750 sayılı Kanun kapsamında ve Rehinli Taşınır Sicili üzerinden kurulur. Uygulamada "ticari işletme rehni" ifadesi kullanılmaya devam etse de dayanak kanun 1447 değil 6750'dir.

2017'den önce kurulmuş bir ticari işletme rehnine hangi kanun uygulanır?

Türk hukukunda kural olarak uyuşmazlığa olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümler uygulanır. Bu nedenle 1/1/2017'den önce kurulmuş rehinlere ilişkin uyuşmazlıklarda mülga 1447 sayılı Kanun dönemi hükümleri gündeme gelebilir. Somut olayda hangi rejimin uygulanacağı, rehnin kurulduğu tarihe ve varsa geçiş hükümlerine göre değerlendirilmelidir.

Taşınır rehni nasıl kurulur?

6750 sayılı Kanun m.4/1 uyarınca rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle kurulur. Aynı maddenin ikinci fıkrası rehin sözleşmesinin elektronik ortamda ya da yazılı olarak düzenlenebileceğini öngörür. Yani kurucu işlem teslim değil tescildir.

Rehin sözleşmesini kimler yapabilir?

6750 sayılı Kanun m.3 uyarınca rehin sözleşmesi, kredi kuruluşları ile tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında ya da tacir ve/veya esnaflar arasında yapılır. Taraf çevresi bu şekilde sınırlıdır.

Hangi varlıklar üzerinde rehin kurulabilir?

6750 sayılı Kanun m.5, rehne konu olabilecek taşınır varlıkları sayar. Bunlar arasında alacaklar, çok yıllık ürün veren ağaçlar, fikri ve sınai mülkiyete konu haklar, hammadde, hayvan ile her türlü kazanç ve iratlar yer alır. Liste kanunda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.

Rehin üçüncü kişilere karşı ne zaman hüküm ifade eder?

6750 sayılı Kanun m.9/1 uyarınca rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilmesiyle üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder. Tescil hem kurucu hem de aleniyet sağlayıcı işlevdedir.

Borç ödenmezse alacaklı ne yapabilir?

6750 sayılı Kanun m.14/1 birinci derece alacaklıya icra dairesinden rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini talep etme, alacağını varlık yönetim şirketlerine devretme ve zilyetliğin devrine konu olmayan varlıklarda kiralama ile lisans hakkını kullanma yollarını tanır. Maddeye 2018 yılında genel hükümler çerçevesinde takip yapabilme imkânı da eklenmiştir.

Hem rehnin paraya çevrilmesi hem kambiyo takibi aynı anda yapılabilir mi?

Hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20.01.2023 tarihli kararına göre, rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamaz.

İçtihadı birleştirme kararı bağlayıcı mı?

Evet. İçtihadı birleştirme kararları, Yargıtay Kanunu uyarınca daireleri, Genel Kurulları ve alt mahkemeleri bağlayan tek formel içtihat türüdür. Bu nedenle rehin ile kambiyo takibinin birlikte yürütülmesi tartışmasında dayanılacak kaynak bu karardır.

Malım haczedildi, rehnimi icra memuruna bildirmem yeterli mi?

Yeterli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra memuruna mahcuz üzerinde üçüncü kişinin ticari işletme rehin hakkını tanıma yetkisi veren yasal bir düzenleme bulunmadığını belirtmiştir. Rehin alacaklısının izleyeceği yol, İcra ve İflas Kanunu m.96 ve devamı uyarınca istihkak davasıdır.

Rehin sözleşmesindeki varlık listesi ne kadar ayrıntılı olmalı?

Haczedilen mal ile rehne konu malın eşleştirilebilmesini sağlayacak ölçüde ayrıntılı olmalıdır. Uygulamada listede marka, seri numarası ve ayırt edici özelliklerin yazılmaması, rehin alacaklısının rüçhan iddiasının icra aşamasında reddedilmesine yol açabilmektedir.

Rehin derecesi ve öncelik nasıl belirlenir?

6750 sayılı Kanun m.10 uyarınca rehnin sağladığı güvence, tescilde belirtilen rehin tutarı ve derecesi ile sınırlıdır. Aynı varlık üzerinde derece sırası belirtilmeksizin birden fazla rehin tesis edilmişse m.11 uyarınca öncelik rehnin kurulma anına göre, derece belirtilmişse derece sırasına göre belirlenir.

Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde ne uygulanır?

6750 sayılı Kanun m.18 uyarınca bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 4721 sayılı Kanunun taşınmaz rehnine ilişkin hükümleri uygulanır. Yani boşluk Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz rehni hükümlerinden doldurulur.

Rehin işlemleri harçtan muaf mı?

6750 sayılı Kanun m.19 rehin sözleşmesinin düzenlenmesi ile Sicilde tesis edilen işlemlerin vergi, resim, harç ve değerli kağıt bedelinden muaf olduğunu düzenler. Ancak bu madde hakkında Anayasa Mahkemesi'nin kısmi iptal kararı bulunduğundan (E. 2019/9, K. 2019/27), muafiyetin bugünkü kapsamı Resmî Gazete'de yayımlanan karar metninden teyit edilmelidir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Şirket kuruluşu, genel kurul ve yönetim kararlarının iptali ile ticari alacak ve sorumluluk uyuşmazlıklarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ticaret Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp