Ceza Hukuku

Yağma ile Hırsızlık Arasındaki Fark — Gasp mı, Hırsızlık mı?

Yağma (gasp) ile hırsızlığı ayıran temel unsur cebir veya tehdittir. Kapkaç hırsızlık mı yağma mı, hırsızlık ne zaman yağmaya dönüşür, ceza ve mahkeme farkı. Yürürlükteki TCK maddeleri ve birebir Yargıtay kararlarıyla.

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Ahşap kapı üzerindeki eski kilit
İçindekiler 18

Kısa Cevap

Yağma (gasp) ile hırsızlık arasındaki temel ayırıcı unsur cebir veya tehdittir. İkisinde de başkasının malı rızası olmadan alınır. Fail malı almak için zor kullanır ya da korkutursa eylem yağmadır; cebir veya tehdit yoksa hırsızlık gündeme gelir. Yargıtay bunu “yağma, cebri hırsızlıktır” diye özetler. Bu ayrım cezayı büyük ölçüde değiştirir: hırsızlık 1 yıldan başlarken, yağma 6 yıldan başlar.

Bu Durumda mısınız?

Bu yazı özellikle şu durumlardan birindeyseniz sizin için:

  • Olay size hırsızlık gibi görünüyor ama savcılık yağma (gasp) diyor; aradaki farkın ne olduğunu ve cezaya nasıl yansıdığını anlamak istiyorsunuz.
  • Mağdurun çantasını/telefonunu kapıp kaçtınız; bunun “kapkaç” (hırsızlık) mı yoksa yağma mı sayılacağını merak ediyorsunuz.
  • Önce bir tartışma/kavga oldu, sonra eşya alındı; bunun tek bir yağma mı yoksa ayrı ayrı iki suç mu olduğunu bilmiyorsunuz.
  • Bir şey çaldınız, kaçarken ya da malı vermemek için itiş-kakış oldu; eylemin hırsızlıktan yağmaya “dönüşüp dönüşmediğini” öğrenmek istiyorsunuz.
  • Mağdur çok korktuğu için malını verdi ama siz açık bir tehdit kullanmadığınızı düşünüyorsunuz.

Aşağıdaki bilgiler geneldir; somut olayınızın (özellikle cebir/tehdidin gerçekten kullanılıp kullanılmadığının ve ne zaman kullanıldığının) değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız gerekir. Yağmanın ayrıntılı anlatımı için “Yağma Suçu ve Cezası”, ağırlaştırıcı hâller için “Nitelikli Yağma Suçu”, yağmanın hile ile işlenen dolandırıcılıktan ayrımı için “Yağma ile Dolandırıcılık Farkı” yazılarına bakabilirsiniz.

Temel Fark: Ayırıcı Unsur Cebir veya Tehdittir

Yağma ile hırsızlık arasındaki temel ayırıcı unsur cebir veya tehdittir. Her iki suçta da ortak çekirdek aynıdır: başkasının taşınabilir malı, zilyedinin rızası olmadan, faydalanmak amacıyla alınır. Yağmayı hırsızlıktan ayıran ilave unsur, malı almak için mağdura karşı zor (cebir) ya da korkutma (tehdit) kullanılmasıdır.

Yani şu formül işe yarar:

Hırsızlık + malı almak için kullanılan cebir/tehdit = Yağma

Bu ekleme küçük görünür ama sonuç bambaşkadır. Hırsızlığın temel cezası 1 yıldan başlarken, yağmanın temel cezası 6 yıldan başlar. Aynı telefonu almak, cebir eklenince cezayı kat kat artırır.

Dikkat edilmesi gereken nokta: cebir/tehdit, malı almak için kullanılmış olmalıdır. Başka bir amaçla (öfke, intikam, kavga) kullanılan zordan sonra malın alınması otomatik olarak yağma yapmaz. Bu “amaçsal bağ”, ayrımın kalbindeki ölçüttür; aşağıda ayrıntılı ele alınmıştır.

Yağma ve Hırsızlık Karşılaştırma Tablosu

Aşağıdaki tablo, iki suçun temel farklarını yürürlükteki TCK maddeleri üzerinden özetler:

ÖlçütHırsızlıkYağma (Gasp)
Ayıran unsurCebir/tehdit yokMalı almak için cebir/tehdit var
Temel maddeTCK m.141TCK m.148
Temel ceza1 – 3 yıl hapis6 – 10 yıl hapis
Nitelikli hâlTCK m.142 (3-7 / 5-10 yıl)TCK m.149 (10-15 yıl)
Değer azlığıCeza indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir (m.145)Ceza yalnızca 1/3-1/2 indirilebilir (m.150/2)
Alacak tahsiliDaha az ceza + şikâyet (m.144/1-b)Tehdit/yaralama hükümleri (m.150/1)
Görevli mahkemeKural olarak asliye cezaAğır ceza
Şikâyet/uzlaştırmaTemel hırsızlık (m.141) uzlaştırmaya tabidirŞikâyete/uzlaştırmaya tabi değildir (re’sen)

Tablodaki her satır aşağıda ayrı ayrı, Yargıtay kararlarıyla açıklanmıştır.

Hırsızlık Nedir?

Hırsızlık, başkasına ait taşınır bir malın, sahibinin rızası olmadan ve hiçbir zor kullanılmadan alınmasıdır. Kanunun lafzı şöyledir:

“Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.”

Hırsızlığın belirli hâlleri (kamuya ait eşya, açıkta bırakılan eşya, kilit kırma, bilişim sistemleri, elde/üstte taşınan eşyayı çekip alma gibi) nitelikli hırsızlık sayılır ve cezası artar (TCK m.142; 3-7 yıla, bazı hâllerde 5-10 yıla kadar). Ama nitelikli hırsızlıkta bile cebir/tehdit yoktur — eklenirse suç hırsızlıktan çıkıp yağmaya geçer.

Hırsızlığın unsurları, nitelikli hâlleri, değer azlığı, kullanma hırsızlığı ve etkin pişmanlık ayrıntılı olarak “Hırsızlık Suçu ve Cezası” yazımızda ele alınmıştır.

Yağma Nedir?

Yağma, halk arasındaki adıyla gasp, bir kişiyi cebir (zor) veya tehdit kullanarak malını teslime ya da alınmasına ses çıkarmamaya mecbur bırakmaktır:

“Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Yağma silahla, gece, konutta ya da birden fazla kişiyle işlenirse ceza 10-15 yıla çıkar (nitelikli yağma, TCK m.149). Yağmanın tüm ayrıntıları için “Yağma Suçu ve Cezası” yazısına bakınız.

Neden Yağmaya “Cebri Hırsızlık” ya da “Gasp” Denir?

Yağmaya “cebri hırsızlık” denir; çünkü yağma, özünde cebir/tehdit eklenmiş bir hırsızlıktır. “Gasp” ise aynı suçun eski kanundan (765 sayılı TCK) kalma ve günlük dilde kullanılan adıdır. Yargıtay bu ilişkiyi çok net kurar:

“…esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Yani cebri hırsızlıktır. … Hırsızlık ile yağma cürümleri aynı ortak unsurlara malik olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur; malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2009/1-238, K. 2010/16, T. 02.02.2010 — bozma)

Bu, ayrımın temel ölçütüdür: iki suçun ortak unsurları bulunmakla birlikte, yağmada malı almak için cebir veya tehdit de kullanılır (kararlara bakınız).

Cebir/Tehdit Ne Zaman “Yağma” Seviyesine Ulaşır?

Her zor ya da korkutma yağma yapmaz; kullanılan cebir/tehdidin mağduru malı vermeye yöneltmeye elverişli olması gerekir. Ölçü, mağdurun kişisel korkaklığı değil, orta seviyedeki bir insanın o durumdan etkilenip etkilenmeyeceğidir. Mağdur sırf aşırı ürkek olduğu için malı verdiyse, ortada elverişli bir zorlama olmadığından suç yağma değil hırsızlık olur:

“…bu hareketin orta seviyedeki herkes tarafından tehdit olarak algılanması gerekir yoksa mağdurun korkaklığından dolayı öyle algılaması yetmez. … Mağdurun aşırı korkaklığı ya da evhamları nedeniyle korkuya kapılıp eşyayı tesliminde yağma oluşmaz, hırsızlık oluşacaktır.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/14682, K. 2024/8068, T. 24.06.2024 — bozma)

Pratik sonuç: “korktu ve verdi” demek yağma için yetmez; zorlamanın nesnel olarak korkutucu olması aranır.

Kapkaç Hırsızlık mı, Yağma mı?

Kapkaç, kural olarak hırsızlıktır — ta ki mağdurun direncini kırmak için cebir kullanılana kadar. Mağdurun elindeki ya da üstündeki eşyayı ani bir hareketle çekip almak (kapkaç) ya da özel bir beceriyle almak, cebir eklenmediği sürece nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-b) sayılır. Ama fail, eşyayı almak için mağdurun direncini kırmaya yönelik zor kullanırsa eylem yağmaya geçer. Ceza Genel Kurulu, TCK m.142’nin madde gerekçesini aktararak sınırı şöyle çizer:

“…yolda giden bir kimsenin çantasını kapıp kaçmak suretiyle işlenen hırsızlık da bu bent kapsamında mütalâa edilmiştir. Ancak, bu son hâlde, direncini kırma amacıyla kişiye karşı cebir kullanılmamalıdır. Aksi takdirde, yağma suçu oluşur”

(TCK m.142 madde gerekçesi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/486, K. 2017/497, T. 28.11.2017 kararında aktarılmıştır)

Aynı karar, mağdurun eşyasını korumak için direnmesi hâlinde ne olacağını da netleştirir:

“Mağdurun eşyasını muhafaza için direnmesi ve bu nedenle cebre maruz kalması halinde eylemin yağma suçuna dönüşeceği … unutulmamalıdır.”

(aynı karar)

Kısacası: çantayı kapıp kaçmak hırsızlık; mağdur direndiği için çekiştirerek zor kullanmak yağmadır.

Hırsızlık Ne Zaman Yağmaya Dönüşür?

Hırsızlık, mal henüz alınmadan cebir/tehdit kullanılırsa yağmaya dönüşür; mal alındıktan sonra kullanılan zor ise dönüştürmez. Belirleyici an, malın zilyedin tasarrufundan çıktığı andır. Ceza Genel Kurulu, TCK m.148’in madde gerekçesini aktararak:

“Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından, bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. … Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, artık yağma suçundan söz edilemez.”

(TCK m.148 madde gerekçesi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1301, K. 2013/114, T. 02.04.2013 kararında aktarılmıştır)

Bunun bir de tersi vardır: cebir/tehdit başka bir amaçla (örneğin bir kavga) kullanılmış, mal ise sonradan alınmışsa, kural olarak yağma değil iki ayrı suç (hırsızlık + tehdit/yaralama) oluşur. 2025 tarihli güncel bir kararda 6. Ceza Dairesi bu “amaçsal bağ” ölçütünü ayrıntılandırır:

“Kullanılan cebir veya tehditle malın alınmaması arasında amaçsal (gai) bir ilişki bulunmalıdır. … Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. … Eğer mağdur malın alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/19962, K. 2025/6280, T. 16.06.2025 — onama)

Pratik önemi büyüktür: aynı olayda zamanlama ve kullanılan cebrin amacı, suçun yağma mı yoksa hırsızlık ile tehdit/yaralamanın birlikte mi oluşacağını belirleyebilir. Bu sınır, ana yazımızın “Hırsızlık ne zaman yağmaya dönüşür” bölümünde de ele alınmıştır.

Yankesicilik ve Tırnakçılık: Hangisi?

Yankesicilik (elde/üstte taşınan eşyayı özel beceriyle çalma), tırnakçılık (el çabukluğuyla para/eşya alma) ve kapkaç, cebir kullanılmadığı için hırsızlıktır; yağma değil. Cebir eklenmediği sürece bu eylemler nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-b) sayılır. Ceza Genel Kurulu bu bendin sınırını şöyle çizer:

“Mağdura karşı herhangi bir cebir kullanılmaksızın kapkaç suretiyle gerçekleşen hırsızlık fiilleri bu bent kapsamında değerlendirilmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/486, K. 2017/497, T. 28.11.2017 — bozma)

Bu bendin de bir sınırı vardır. Anılan kararda Kurul, cüzdanı bahaneyle alıp içindeki parayı el çabukluğuyla çalan sanığın eylemini temel hırsızlık (m.141/1) saymıştır. Gerekçesi “cebir yoktu” değildir. Cebir yokluğu eylemin yağma olmamasının sebebidir. Nitelikli hâlden temel hırsızlığa inilmesinin sebebi zamanlamadır: özel beceri, para mağdurun elindeyken değil, cüzdan onun elinden çıktıktan sonra kullanılmıştır. Yani m.142/2-b’nin aradığı “elde veya üstte taşınan eşya” koşulu gerçekleşmemiştir.

Anahtar yine aynıdır: beceri ve el çabukluğu = hırsızlık; zor ve korkutma = yağma.

Ceza Farkı Ne Kadar?

Yağma ile hırsızlık arasındaki ceza farkı çok büyüktür; yağma, hırsızlığın birkaç katı cezayı gerektirir. Yürürlükteki maddelerden çıkan tablo:

SuçTemel hâlNitelikli hâl
Hırsızlık1 – 3 yıl (m.141)3 – 7 yıl / 5 – 10 yıl (m.142)
Yağma6 – 10 yıl (m.148)10 – 15 yıl (m.149)

Yani en basit hâlleriyle karşılaştırıldığında hırsızlık 1 yıldan, yağma 6 yıldan başlar. Bu yüzden bir olayın hırsızlık mı yağma mı sayılacağı, çoğu dosyada en önemli tartışmadır. Sonuç ceza ayrıca teşebbüs, değer azlığı, etkin pişmanlık ve yaş küçüklüğü gibi hâllere göre değişir.

Görevli Mahkeme Farkı

Hırsızlık davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi, yağma davalarına ise ağır ceza mahkemesi bakar. Yağma (TCK m.148), 5235 sayılı Kanun m.12’de ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar arasında ismen sayılır. Hırsızlık ise (cezası on yılı aşan istisnai nitelikli hâller dışında) asliye ceza mahkemesinin görev alanındadır. Bu, yalnızca hangi mahkemenin baktığını değil, tutukluluk ve yargılama usullerini de etkileyen pratik bir farktır.

Şikâyet ve Uzlaştırma Farkı

Temel hırsızlık uzlaştırmaya tabidir; yağma ise değildir. Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesindeki hırsızlık suçu, CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlardandır. Taraflar uzlaşırsa dava düşebilir. Buna karşılık yağma re’sen soruşturulur, şikâyete tabi değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz; mağdur şikâyetçi olmasa ya da taraflar anlaşsa bile dava düşmez. Yağmada mağdurla anlaşma yalnızca etkin pişmanlık (zararın giderilmesi) yönünden, cezayı indiren bir unsur olarak değer taşır (TCK m.168/3; ayrıntı: Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık). Yağmanın şikâyet, uzlaştırma ve HAGB/erteleme yönünden neden daha katı olduğu için Yağmada HAGB, Erteleme ve İnfaz yazısına bakabilirsiniz.

Bu fark, aynı olayın “hırsızlık” ya da “yağma” nitelenmesinin neden bu kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterir: suçun “hırsızlık” yerine “yağma” olarak nitelenmesi, davanın uzlaşmayla kapanabilmesi ile hiç kapanamaması arasındaki farkı doğurur.

Değer Azlığı ve Alacak: İki Suçta da Var, ama Farklı

Hem “malın değeri az” hem de “alacağını almak için zor kullanma” durumları her iki suçta da hafifletici sayılır, ama farklı derecelerde.

Değer azlığı. Hırsızlıkta değer azlığı çok daha güçlü bir lehe hükümdür: mahkeme cezayı indirebileceği gibi, ceza vermekten tümüyle vazgeçebilir (TCK m.145). Yağmada ise değer azlığı yalnızca cezayı üçte birden yarıya kadar indirebilir (TCK m.150/2). Ceza vermekten vazgeçme imkânı yoktur. Yağmada değer azlığının koşulları ve uygulanmadığı istisnalar için Yağmada Değer Azlığı (TCK 150) yazısına bakabilirsiniz.

“Madde 145- (1) … Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

Alacak tahsili. Hukuki bir alacağı almak için hırsızlık işlenirse (paydaş malı ya da alacak tahsili amacıyla) ceza çok azalır ve suç şikâyete tabi hâle gelir (TCK m.144/1-b: iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası). Yağmada ise aynı durum, faili yağmadan değil yalnızca tehdit veya kasten yaralamadan cezalandırır (TCK m.150/1). Her iki hâlde de alacağın hukuki (meşru bir ilişkiden doğan) olması aranır.

Somut Örneklerle Ayrım

Aşağıdaki kısa senaryolar, ayrımın pratikte nasıl işlediğini gösterir (her biri yukarıdaki Yargıtay ölçütlerine dayanır):

  • Telefonu masadan alıp kaçmak → hiç cebir yok → hırsızlık.
  • “Telefonu ver yoksa seni döverim” deyip almak → malı almak için tehdit → yağma.
  • Yolda çantayı ani hareketle kapıp kaçmak → cebir yok, çekip alma → kapkaç = nitelikli hırsızlık (m.142/2-b).
  • Çantayı bırakmayan mağdurla çekişip zorla almak → direnci kırmak için cebir → yağma.
  • Önce başka bir nedenle kavga edip, giderken eşyayı almak → cebir malı almak için değil → kural olarak hırsızlık + yaralama (iki ayrı suç).
  • Kavgada mağduru savunamaz hâle getirip, düşen telefonu alıp gitmek → direnç kırıldığı için mağdur malını koruyamıyor → yağma.

Bu ayrımların hiçbiri mekanik değildir; her olayın kendi delilleriyle (kamera, tanık, doktor raporu, ifadelerin tutarlılığı) değerlendirilmesi gerekir.

Yağma-Hırsızlık Ayrımı Yargıtay Kararları

Aşağıdaki alıntılar, incelenen kararların metninden birebir alınmıştır. Taraf isimleri gizlenmiştir.

Yağma, “zor yoluyla hırsızlık”tır; amaç ve araç hareketlerden oluşan bileşik bir suçtur.

“765 sayılı TCY’nda “gasp” olarak tanımlanan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Yani cebri hırsızlıktır. … Failin malı almak için mağdura karşı cebir veya tehdit kullanması yağma suçunu hırsızlıktan ayırır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suçtur.”

(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/12781, K. 2014/20530, T. 19.11.2014 — bozma)

Çantayı kapıp kaçmak hırsızlık; direnci kırmak için cebir eklenirse yağma.

“…yolda giden bir kimsenin çantasını kapıp kaçmak suretiyle işlenen hırsızlık da bu bent kapsamında mütalâa edilmiştir. Ancak, bu son hâlde, direncini kırma amacıyla kişiye karşı cebir kullanılmamalıdır. Aksi takdirde, yağma suçu oluşur … Mağdurun eşyasını muhafaza için direnmesi ve bu nedenle cebre maruz kalması halinde eylemin yağma suçuna dönüşeceği … unutulmamalıdır.”

(İlk cümle TCK m.142 madde gerekçesidir; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/486, K. 2017/497, T. 28.11.2017 — bozma kararında aktarılmıştır)

Özet

  • Yağma (gasp) ile hırsızlık arasındaki temel ayırıcı unsur cebir veya tehdittir; ikisinde de mal rızasız alınır, yağmada ayrıca malı almak için zor veya korkutma kullanılır.
  • Yargıtay yağmayı “cebri hırsızlık” ya da “zor yoluyla hırsızlık” olarak tanımlar; iki suç aynı gövdeye sahiptir.
  • Kapkaç kural olarak nitelikli hırsızlıktır; mağdurun direncini kırmak için cebir eklenirse yağmaya döner.
  • Hırsızlık, mal alınmadan önce cebir/tehdit kullanılırsa yağmaya dönüşür; alındıktan sonraki zor dönüştürmez. Cebirle malın alınması arasında amaçsal (gai) bağ aranır.
  • Ceza farkı büyüktür: hırsızlık 1-3 yıl, yağma 6-10 yıl; davaya hırsızlıkta kural olarak asliye ceza, yağmada ağır ceza mahkemesi bakar; hırsızlık uzlaştırmaya tabidir, yağma değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yağma ile hırsızlık arasındaki fark nedir?

Tek fark cebir veya tehdittir. Her iki suçta da başkasının malı rızası olmadan alınır; malı almak için zor ya da korkutma kullanılmışsa yağma, kullanılmamışsa hırsızlık olur. Yargıtay yağmayı cebri hırsızlık diye tanımlar.

Gasp ile hırsızlık aynı şey mi?

Hayır. Gasp, yağmanın (cebri hırsızlığın) eski kanundaki ve günlük dildeki adıdır; hırsızlık ise cebir/tehdit içermeyen alma fiilidir. Gasp yağmadır ve hırsızlıktan cebir/tehdit unsuruyla ayrılır.

Kapkaç hırsızlık mı yağma mı?

Kapkaç kural olarak nitelikli hırsızlıktır (elde veya üstte taşınan eşyayı çekip alma, TCK m.142/2-b). Ancak fail mağdurun direncini kırmak için cebir kullanırsa eylem yağmaya dönüşür.

Bir şey çaldım, kaçarken kavga çıktı; bu yağma mı?

Kural olarak hayır. Mal alındıktan sonra kaçmak ya da malı vermemek için kullanılan cebir/tehdit yağma yapmaz; hırsızlık ile ayrıca tehdit veya yaralama olarak iki ayrı suç oluşur.

Önce kavga ettik, sonra eşyasını aldım; tek suç mu?

Cebir malı almak için değil başka bir nedenle kullanıldıysa kural olarak yağma değil, hırsızlık ve yaralama olmak üzere iki ayrı suç oluşur. Belirleyici olan, zorun malı almaya yönelik olup olmadığıdır.

Mağdur korktuğu için malını verdi; her zaman yağma mıdır?

Hayır. Kullanılan hareketin orta seviyedeki bir insanı da etkileyecek nitelikte olması gerekir. Mağdur sırf aşırı ürkek olduğu için verdiyse suç yağma değil hırsızlık olabilir.

Yağma mı hırsızlık mı olması cezayı ne kadar değiştirir?

Çok değiştirir. Hırsızlığın temel cezası 1-3 yıl (TCK m.141) iken, yağmanın temel cezası 6-10 yıldır (TCK m.148). Aynı malı almak, cebir/tehdit eklenince cezayı kat kat artırır.

Yankesicilik yağma mı?

Hayır. Yankesicilik cebir içermediği için nitelikli hırsızlıktır (TCK m.142/2-b, özel beceriyle çalma). Cebir eklenmediği sürece yağmaya dönüşmez.

Hırsızlıkta uzlaşma var mı, yağmada var mı?

Temel hırsızlık (TCK m.141) uzlaştırmaya tabidir; taraflar uzlaşırsa dava düşebilir. Yağma ise re'sen soruşturulur, şikâyete ve uzlaştırmaya tabi değildir; taraflar anlaşsa bile dava düşmez.

Değeri çok düşük bir şey aldım; hırsızlıkta ve yağmada ceza aynı mı düşer?

Farklıdır. Hırsızlıkta değer azlığında ceza indirilebileceği gibi ceza vermekten tümüyle vazgeçilebilir (TCK m.145). Yağmada ise değer azlığı yalnızca cezayı üçte birden yarıya kadar indirebilir (TCK m.150/2).

Yağma ile hırsızlık davalarına aynı mahkeme mi bakar?

Hayır. Hırsızlık davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi, yağma davalarına ise ağır ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.12).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp