Bilişim Hukuku ve KVKK

Yazılım Geliştirme ve Yazılım Lisans Sözleşmesi

Yazılım sözleşmesi hangi hukuka tabi? Eser sözleşmesi mi lisans mı, kaynak kodu kime ait, teslim ve ayıp sorumluluğu nasıl işler — TBK ve FSEK hükümleriyle.

5 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Yazılım teslim adımlarını sözleşme ve bilgisayar ekranıyla birlikte inceleyen tarafların elleri
İçindekiler 11

Kısa Cevap

Yazılım sözleşmesi tek bir hukuki kalıba oturmaz. Sipariş üzerine yazılım geliştirme kural olarak eser sözleşmesi hükümlerine tabidir; yazılımın kullandırılması ise telif rejimine, yani FSEK’e tabidir. Çoğu sözleşme ikisini birlikte içerir. En kritik nokta: bedelin ödenmesi kaynak kodunun ya da mali hakların devri anlamına gelmez — FSEK, hakların yazılı olarak ve ayrı ayrı gösterilmesini şart koşar. Sözleşmede yazılmayan hak devredilmemiş sayılır.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir yazılım firmasına özel yazılım yaptırıyorsunuz ve hakların kime ait olacağını soruyorsunuz.
  • Geliştirdiğiniz yazılımı müşteriye lisansla kullandırmak istiyorsunuz.
  • Teslim edilen yazılım çalışmıyor ya da söz verilen özellikleri taşımıyor.
  • Kaynak kodunu talep ediyorsunuz ama karşı taraf vermiyor.
  • Bir SaaS/abonelik sözleşmesi imzalayacaksınız ve sınırlarını merak ediyorsunuz.

Bu soruların cevabı sözleşmenin kurgusuna ve talebin niteliğine göre değişir; bir avukata danışın.

Yazılım Sözleşmesi Hangi Hukuka Tabi?

Türk hukukunda “yazılım sözleşmesi” adlı bir sözleşme tipi yoktur. Uygulamada karşılaşılan sözleşmeler iki temel eksenin bileşimidir.

Birinci eksen — eser sözleşmesi. Sipariş üzerine yazılım geliştirme, bir sonuç taahhüdü içerdiğinden eser sözleşmesi olarak nitelendirilir:

6098 sayılı TBK m.470 — Tanımı

Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

İkinci eksen — telif hukuku. Ortaya çıkan yazılım bir eserdir ve üzerindeki haklar FSEK’e tabidir:

5846 sayılı FSEK m.2/1

Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,

Bu iki eksenin ayrı olduğunu görmek, uygulamadaki en pahalı yanlış anlamayı önler: eserin teslimi ile hakkın devri aynı şey değildir. Yazılım teslim edilmiş ve bedeli ödenmiş olabilir; buna rağmen mali haklar geliştiricide kalmış olabilir.

Dayandığı Kanun Maddeleri

KonuDayanak
Eser sözleşmesinin tanımıTBK m.470
Yüklenicinin özen ve sadakat borcuTBK m.471
Bilgisayar programının eser niteliğiFSEK m.2/1
Mali hak devri ve ruhsat (lisans)FSEK m.48
Yazılı şekil, hakların ayrı ayrı gösterilmesiFSEK m.52
İzinsiz kullanımda üç kat bedelFSEK m.68
Marka/sınai hak lisansıSMK m.24

Kaynak Kodu ve Mali Haklar Kime Ait Olur?

Bu sorunun cevabı sözleşmede yazana bağlıdır ve kanun burada oldukça katıdır:

5846 sayılı FSEK m.52 — Şekil

Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

İki şart da geçerlilik şartıdır:

  1. Yazılılık. Sözlü anlaşmayla mali hak devri gerçekleşmez.
  2. Hakların ayrı ayrı gösterilmesi. “Tüm haklar müşteriye aittir” gibi toplu bir cümle yeterli değildir. İşleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarından hangilerinin devredildiği; süresi, coğrafi kapsamı ve münhasır olup olmadığı tek tek yazılmalıdır.

Uygulamadaki tipik hata şudur: müşteri, geliştirme bedelini ödediği için kaynak koduna ve tüm haklara sahip olduğunu varsayar. Oysa sözleşmede devir açıkça düzenlenmemişse müşterinin elinde çoğu zaman yalnızca bir kullanım hakkı (ruhsat) bulunur. Kaynak kodunun teslimi de ayrıca kararlaştırılması gereken bir edimdir; devir hükmü olmadan kod talep edilemez.

FSEK m.48 devir ile lisansı ayırır: mali haklar devredilebileceği gibi, “mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir (Ruhsat)”. Ayrıntı için lisans sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Bir uyarı daha: FSEK m.48/3 uyarınca henüz vücuda getirilmemiş bir esere ilişkin tasarruf işlemleri batıldır. Bu nedenle geliştirme sözleşmelerinde hak devri, eser meydana geldikçe işlerlik kazanacak biçimde kurgulanmalıdır.

Geliştiricinin Özen Borcu ve Teslim

Yazılım geliştirme bir sonuç borcu doğurur ve yüklenicinin özen ölçüsü mesleki standarda bağlanmıştır:

6098 sayılı TBK m.471 — Genel olarak

Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.

Ölçüt sübjektif değildir:

Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.

Bu, yazılım uyuşmazlıklarında bilirkişi incelemesinin neden belirleyici olduğunu açıklar: mahkeme, teslim edilen ürünün sektörde kabul görmüş teknik standartlara uygun olup olmadığını inceletir.

İşin devri bakımından da bir kural vardır:

Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.

Yazılım projelerinde taşeron kullanımı yaygındır; iş sahibi bunu sınırlamak istiyorsa sözleşmeye açık hüküm koymalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da yazılım temini ve kurulumundan doğan uyuşmazlıkları bu çerçevede incelemiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/249, K. 2018/252, T. 21.02.2018).

Karşılıklı Yükümlülükler: İş Sahibi de Edim Borçlusudur

Yazılım projelerinin ayırt edici özelliği, başarının iş sahibinin katkısına da bağlı olmasıdır: veri sağlanması, mevcut sistemlere erişim verilmesi, test personeli tahsisi, entegrasyon için üçüncü taraflarla koordinasyon.

Bu konuda geliştirici, iş sahibinin gerekli erişimi ve bilgiyi sağlamadığını; iş sahibi ise ürünün çalışmadığını ileri sürer. Bu nedenle sözleşmede iş sahibinin yükümlülükleri, gecikme hâlinde sürelerin nasıl uzayacağı ve kabul (test) prosedürü açıkça tanımlanmalıdır. Kabul kriterleri yazılı değilse “teslim edildi mi” sorusu ispat edilemez hâle gelir.

Yazılım Lisansı, SaaS ve Abonelik Modelleri

Yazılımın satılması değil kullandırılması esas alındığında sözleşme bir lisans sözleşmesidir. Burada belirlenmesi gereken asgari noktalar şunlardır: kullanıcı sayısı veya kurulum adedi, süre, coğrafi kapsam, münhasırlık, alt lisans yetkisi, bakım ve güncelleme kapsamı.

SaaS (hizmet olarak yazılım) modelinde yazılım müşteriye kurulmaz; sağlayıcının altyapısı üzerinden erişim sunulur. Türk hukukunda SaaS’ın özel bir düzenlemesi yoktur; sözleşme, kullanım hakkı verilmesi ile hizmet sunulmasını birlikte içerdiğinden karma nitelikte kabul edilir. Bu yapıda ayrıca düzenlenmesi gereken konular vardır:

  • Hizmet seviyesi ve kesinti: erişilebilirlik taahhüdü, kesinti hâlinde bedel iadesi veya indirim.
  • Veri: müşteriye ait verilerin mülkiyeti, sözleşme sonunda iadesi ve silinmesi; kişisel veri işleniyorsa KVKK yükümlülükleri.
  • Sunucu ve altyapı: barındırma bedelinin kime ait olduğu; yazılımın sunucu ile birlikte kullanılmasının zorunlu olup olmadığı.
  • Sona erme: aboneliğin süresinden önce sona ermesi hâlinde peşin ödenen bedelin akıbeti.

Bu başlıkların sözleşmede bulunmaması, uyuşmazlık çıktığında genel hükümlerle çözülmesi zor boşluklar yaratır.

İzinsiz Kullanımın Yaptırımı

Lisans sınırlarının aşılması (fazla kullanıcı, izinsiz kopyalama, süre bittiği hâlde kullanmaya devam etme) telif ihlalidir:

5846 sayılı FSEK m.68 — Mali haklara tecavüz halinde

Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.

Bu talepte zarar ispatı aranmaz; hesap, farazi lisans bedeli üzerinden yapılır ve üç katına kadar çıkabilir. Maddedeki “bu Kanuna uygun yazılı izin” vurgusu FSEK m.52 ile birleşince şu sonuç doğar: şekle uygun olmayan bir lisans, izin sayılmayabilir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Bedeli ödeyip hakların geçtiğini varsaymak. Devir yazılı ve haklar ayrı ayrı gösterilmiş olmalıdır (FSEK m.52).
  • Kaynak kodunu sözleşmede düzenlememek. Kod teslimi ayrı bir edimdir; hüküm yoksa talep edilemez.
  • Kabul (test) kriterlerini yazmamak. “Teslim edildi mi” sorusu ispatsız kalır.
  • İş sahibinin yükümlülüklerini atlamak. Gecikmenin kimden kaynaklandığı belirlenemez.
  • SaaS’ta veri ve kesinti hükümlerini boş bırakmak. Sözleşme sona erdiğinde veriye erişim tartışmalı hâle gelir.
  • Lisans devir yasağını gözden kaçırmak. Şirket devralmalarında lisansın geçmediği fark edilir.

Özet

  • Yazılım geliştirme kural olarak eser sözleşmesi (TBK m.470 vd.), yazılımın kullandırılması telif rejimine tabidir.
  • Bilgisayar programları ilim ve edebiyat eseri sayılır (FSEK m.2/1).
  • Bedelin ödenmesi hak devri değildir: devir yazılı olmalı ve haklar ayrı ayrı gösterilmelidir (FSEK m.52).
  • Henüz yaratılmamış esere ilişkin tasarruf batıldır (FSEK m.48/3).
  • Geliştiricinin özen ölçüsü basiretli bir yüklenici standardıdır (TBK m.471).
  • SaaS’ın özel düzenlemesi yoktur; hizmet seviyesi, veri ve sona erme hükümleri sözleşmeye yazılmalıdır.
  • İzinsiz kullanımda rayiç bedelin üç katına kadar talep edilebilir (FSEK m.68).

Sıkça Sorulan Sorular

Yazılım sözleşmesi hangi kanuna tabidir?

Tek bir kanuna değil. Sipariş üzerine yazılım geliştirme kural olarak eser sözleşmesi hükümlerine (TBK m.470 vd.) tabidir; yazılımın kullandırılması ise telif rejimine, yani FSEK'e tabidir. Çoğu sözleşme her ikisini birlikte içeren karma bir yapıdadır.

Bilgisayar programı eser sayılır mı?

Evet. Her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, ilim ve edebiyat eseri sayılır (FSEK m.2/1).

Yazılım geliştirilince kaynak kodu otomatik müşteriye mi geçer?

Hayır. Bedelin ödenmesi mali hakların devri anlamına gelmez. Mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı olması ve hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır (FSEK m.52); sözleşmede yazılmayan hak devredilmemiş sayılır.

Yazılım sözleşmesinde neden "ayrı ayrı gösterme" şartı önemli?

Çünkü "tüm haklar devredilmiştir" gibi toplu ifadeler FSEK m.52'yi karşılamaz. İşleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarından hangilerinin, hangi süre ve coğrafya ile verildiği tek tek yazılmalıdır.

Henüz yazılmamış bir yazılım için hak devri yapılabilir mi?

Henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere ilişkin tasarruf işlemleri batıldır (FSEK m.48/3). Bu nedenle geliştirme sözleşmelerinde hak devri, eser meydana geldikçe işlerlik kazanacak biçimde kurgulanmalıdır.

Yazılım geliştiricisinin özen borcu nedir?

Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Ölçü, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin mesleki ve teknik kurallara uygun davranışıdır (TBK m.471).

Geliştirici işi başka firmaya yaptırabilir mi?

Kural olarak işi doğrudan kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa işi başkasına da yaptırabilir (TBK m.471/3).

SaaS sözleşmesi Türk hukukunda nasıl nitelendirilir?

Özel bir düzenlemesi yoktur. Uygulamada yazılımın belirli süreyle kullandırılması ve hizmet sunulması unsurlarını birlikte içerdiğinden karma nitelikte kabul edilir; sözleşmede kullanım hakkının kapsamı, hizmet seviyesi ve veri sorumluluğu ayrıca düzenlenmelidir.

Yazılımın izinsiz kullanılmasının yaptırımı nedir?

Hak sahibi, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir (FSEK m.68). Zarar ispatı gerekmez; talep farazi lisans bedeli üzerinden hesaplanır.

Yazılım lisansı devredilebilir mi?

Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri haklarını üçüncü kişilere devredemez veya alt lisans veremez. Şirket birleşme ve devralmalarında bu kısıt önem taşır; devir yetkisi sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.

Yazılım teslim edilmezse ne yapılabilir?

Eser sözleşmesi hükümleri uygulanır: ayıplı veya eksik ifa hâlinde iş sahibinin seçimlik hakları gündeme gelir; sözleşmede cezai şart varsa ayrıca talep edilebilir. Kabul (test) prosedürünün sözleşmede tanımlanmış olması ispat bakımından belirleyicidir.

Yazılım uyuşmazlığında hangi mahkeme görevlidir?

Uyuşmazlık telif hakkına dayanıyorsa fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi; salt sözleşmesel alacak veya ayıba dayanıyorsa ve taraflar tacirse asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Karma taleplerde görev itirazı riski yüksektir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İnternet üzerinden işlenen suçlar, içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi başvuruları ile kişisel veri uyuşmazlıklarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Bilişim Hukuku ve KVKK

← Tüm makaleler
AraWhatsApp