
İçindekiler 13
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Danışmanlık Sözleşmesi Hangi Hükümlere Tabi?
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Vekâlet mi, Eser Sözleşmesi mi? — Belirleyici Ölçüt
- Ücret: Kararlaştırılmamışsa da İstenebilir
- Danışmanın Özen ve Sadakat Borcu
- Sözleşmeyi Her Zaman Sona Erdirme Hakkı
- Cezai Şart ve Tacir İstisnası
- Sözleşmede Bulunması Gerekenler
- Görevli Mahkeme: Uyuşmazlık Ticari mi?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Danışmanlık sözleşmesi, bir tarafın diğerine belirli bir alanda bilgi, görüş ve yönlendirme sağlamayı üstlendiği sözleşmedir. Kanunlarımızda ayrı bir tip olarak düzenlenmemiştir; kural olarak vekâlet hükümlerine tabidir. Ancak danışman somut ve teslim edilebilir bir ürün (rapor, proje, yazılım) taahhüt etmişse sözleşme eser sözleşmesi sayılabilir. Bu nitelendirme akademik değil pratiktir: sonuç borcu, ayıp sorumluluğu ve sona erdirme rejimi buna göre değişir.
Bu Durumda mısınız?
- Bir şirkete veya kişiye danışmanlık hizmeti veriyorsunuz ve ücretinizi tahsil edemiyorsunuz.
- Aldığınız danışmanlık hizmetinin beklediğiniz sonucu vermediğini düşünüyorsunuz.
- Danışmanlık sözleşmesini süresinden önce sona erdirmek istiyorsunuz.
- Sözleşmede ücret açıkça yazılmamış ve talep edip edemeyeceğinizi soruyorsunuz.
- Danışmanın işi başka bir firmaya yaptırdığını öğrendiniz.
Bu soruların cevabı sözleşmenin nitelendirilmesine göre değişir; bir avukata danışın.
Danışmanlık Sözleşmesi Hangi Hükümlere Tabi?
Türk Borçlar Kanunu’nda “danışmanlık sözleşmesi” başlıklı bir düzenleme yoktur. Boşluk, vekâlet hükümlerinin genişletilmiş uygulama alanı üzerinden doldurulur:
6098 sayılı TBK m.502 — Tanımı
Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.
Asıl anahtar hüküm ikinci fıkradadır:
Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır.
Bu, kanunda tipi bulunmayan tüm iş görme sözleşmeleri için genel bir yollamadır. Danışmanlık, mali müşavirlik dışı iş takibi, koçluk, aracılık gibi sözleşmeler bu hüküm üzerinden vekâlet rejimine bağlanır.
Dayandığı Kanun Maddeleri
| Konu | Dayanak |
|---|---|
| Vekâletin tanımı ve genişletilmiş uygulaması | TBK m.502 |
| Ücret | TBK m.502/3 |
| Bizzat ifa, özen ve sadakat borcu | TBK m.506 |
| Tek taraflı sona erdirme | TBK m.512 |
| Eser sözleşmesinin tanımı (ayrım için) | TBK m.470 |
| Yüklenicinin özen borcu (ayrım için) | TBK m.471 |
| Cezai şart | TBK m.179-182 |
Vekâlet mi, Eser Sözleşmesi mi? — Belirleyici Ölçüt
Bu, danışmanlık uyuşmazlıklarının kaderini belirleyen sorudur. Ayrım, sonucun taahhüt edilip edilmediğine bakılarak yapılır.
Eser sözleşmesi bir sonuç borcu doğurur:
6098 sayılı TBK m.470 — Tanımı
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Vekâlette ise sonuç değil özenli çaba borçlanılır. Vekil, işi özenle görmeyi üstlenir; sonucun elde edilememesi tek başına sorumluluk doğurmaz.
Uygulamada ölçüt şudur: danışman teslim edilebilir, ayıp denetimine elverişli somut bir ürün taahhüt etmiş midir? Belirli bir rapor, fizibilite çalışması, proje dosyası ya da yazılım taahhüt edilmişse eser sözleşmesi hükümleri; süregelen görüş bildirme, yönlendirme ve temsil söz konusuysa vekâlet hükümleri uygulanır.
Ayrımın pratik sonuçları:
| Ölçüt | Vekâlet | Eser sözleşmesi |
|---|---|---|
| Borcun türü | Özenli çaba | Sonuç |
| Sonuç elde edilmezse | Kural olarak sorumluluk yok | Sorumluluk doğar |
| Ayıp hükümleri | Uygulanmaz | Uygulanır |
| Sona erdirme | Her zaman, tek taraflı (m.512) | Kanunda sayılan hâller |
| Ücret | Sözleşme veya teamül varsa | Kural olarak kararlaştırılan bedel |
Karma sözleşmelerde her edim kendi rejimine tabi tutulabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da iş görme sözleşmelerinin nitelendirilmesini bu çerçevede ele almıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/940, K. 2021/350, T. 25.03.2021).
Ücret: Kararlaştırılmamışsa da İstenebilir
Danışmanlık ilişkilerinde ücretin yazılı olarak belirlenmemiş olması sık rastlanan bir durumdur. Kanun burada uygulayıcıya elverişli bir çözüm sunar:
6098 sayılı TBK m.502/3
Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır.
Yani ücret açıkça kararlaştırılmamış olsa bile, işin niteliği ve o alandaki teamül gereği hizmetin karşılıksız görülmeyeceği anlaşılıyorsa vekil ücrete hak kazanır. Uyuşmazlıkta ücretin miktarı, işin kapsamı ve emsal uygulamalar dikkate alınarak belirlenir; bu genellikle bilirkişi incelemesini gerektirir.
Pratik öneri: ücret, ödeme takvimi ve kapsam dışı işlerin nasıl ücretlendirileceği sözleşmede yazılmalıdır. Aksi hâlde tahsil süreci ispat sorununa dönüşür.
Danışmanın Özen ve Sadakat Borcu
6098 sayılı TBK m.506 — Genel olarak
Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.
Bizzat ifa kuraldır. Danışmanlık ilişkisi kişisel güvene dayandığından, danışmanın işi bir başkasına devretmesi ancak üç hâlde mümkündür: yetki verilmişse, durum zorunlu kılıyorsa ya da teamül mümkün kılıyorsa. İş sahibi bunu sınırlamak istiyorsa sözleşmeye açık hüküm koymalıdır.
Özen ölçüsü sübjektif değildir:
Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.
Basiretli vekil ölçütü, danışmanın kendi mesleki alanındaki genel kabul görmüş standartlara uygun davranmasını gerektirir. Bu, sonuç garantisi anlamına gelmez: yanlış çıkan bir öngörü tek başına sorumluluk doğurmaz; sorumluluk, öngörünün oluşturulmasında mesleki özenin gösterilmemesinden doğar.
Sadakat borcunun bir görünümü olarak danışmanın gizlilik yükümlülüğü de kabul edilir; ancak kapsamı belirsizdir. Bu nedenle ayrı bir gizlilik maddesi ya da gizlilik sözleşmesi (NDA) düzenlenmesi güvenlidir.
Sözleşmeyi Her Zaman Sona Erdirme Hakkı
Vekâlet rejiminin en ayırt edici kuralı budur:
6098 sayılı TBK m.512 — Tek taraflı sona erdirme
Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
İki unsuru ayırmak gerekir:
- Fesih hakkı her zaman vardır. Belirli süreli bir danışmanlık sözleşmesi olsa bile taraflar ilişkiyi sona erdirebilir. Bu, vekâletin güven ilişkisine dayanmasının sonucudur.
- Zamansız fesih tazminat doğurur. Fesih geçersiz olmaz; yalnızca karşı tarafın bundan doğan zararını giderme borcu doğar.
“Uygun olmayan zaman”, karşı tarafı hazırlıksız yakalayan ve zarara uğratan andır; örneğin danışmanın kritik bir müzakerenin ortasında ilişkiyi bırakması. Sözleşmeye konulacak bildirim süreleri bu riski azaltır.
Danışmanlık sözleşmesi eser sözleşmesi olarak nitelendirilirse bu serbest fesih rejimi uygulanmaz; sona erme, eser sözleşmesinin kendi hükümlerine tabi olur. Nitelendirmenin pratik önemi burada da görülür.
Cezai Şart ve Tacir İstisnası
Danışmanlık sözleşmelerine gizlilik ihlali, rekabet veya erken fesih için cezai şart konulabilir. Cezai şartın en güçlü yönü zarar ispatını gereksiz kılmasıdır (TBK m.180). Buna karşılık aşırı ceza hâkim denetimine tabidir (TBK m.182) — ancak borçlu tacirse indirim isteyemez (TTK m.22). Şirketler arası danışmanlık sözleşmelerinde bu ayrım özellikle önemlidir; ayrıntı için cezai şart yazımıza bakabilirsiniz.
Sözleşmede Bulunması Gerekenler
- Kapsam. Hangi konularda, hangi sıklıkta ve hangi biçimde hizmet verileceği. Kapsam dışı işlerin ayrıca ücretlendirileceği.
- Nitelendirme iradesi. Somut bir çıktı taahhüt ediliyorsa bunun tanımı; edilmiyorsa özenli çaba borcu olduğunun yazılması.
- Ücret ve ödeme takvimi. Sabit, saatlik veya başarıya bağlı yapı; masrafların kime ait olduğu.
- Bizzat ifa. Danışmanın işi başkasına yaptırıp yaptıramayacağı.
- Gizlilik. Korunacak bilginin tanımı ve süresi.
- Fikri haklar. Danışmanlık sırasında üretilen rapor, model ve yazılımın haklarının kime ait olacağı: devir öngörülüyorsa şekil şartlarına dikkat edilmelidir.
- Sona erme. Bildirim süresi, devam eden işlerin akıbeti, devir/teslim yükümlülüğü.
Görevli Mahkeme: Uyuşmazlık Ticari mi?
Danışmanlık uyuşmazlığında hangi mahkemenin görevli olduğu, sözleşmenin türünden değil, uyuşmazlığın ticari dava sayılıp sayılmasından çıkar. Bu niteleme TTK’da yapılır:
6102 sayılı TTK m.4/1 — Ticari davalar (giriş cümlesi ve (a) bendi)
Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda,
Maddenin ilk cümlesi iki ayrı yol gösterir. Birincisi nispi ticari davadır: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğuyorsa dava ticaridir. Danışmanlık ilişkisinde tipik durum budur. Hem danışman hem danışan tacirse ve iş, ikisinin de işletmesini ilgilendiriyorsa asliye ticaret mahkemesi görevlidir. İkincisi mutlak ticari davadır: tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, maddede sayılan kaynaklardan doğan davalar ticari sayılır.
Taraflardan yalnız biri tacirse ya da iş ticari işletmeyle ilgili değilse (örneğin bireysel bir kariyer danışmanlığı) dava ticari sayılmaz ve genel görev kuralı uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kuralları kamu düzenindendir; sözleşmeye “uyuşmazlıklarda … mahkemesi görevlidir” biçiminde konulan kayıtlar görevi değiştirmez.
Sık Yapılan Hatalar
- Sözleşmeyi nitelendirmeden imzalamak. Sonuç mu, çaba mı borçlanıldığı yazılmazsa uyuşmazlıkta bu tartışılır.
- Ücreti yazmamak. Teamüle dayanarak talep mümkündür ama ispat yükü ağırdır (TBK m.502/3).
- Serbest fesih hakkını hesaba katmamak. Belirli süreli sözleşme, karşı tarafı bağlı tutmaya yetmez (TBK m.512).
- Bizzat ifa konusunu düzenlememek. Danışman işi başkasına yaptırabilir hâle gelir.
- Fikri hakları atlamak. Üretilen raporun ve modelin hakları devredilmemiş sayılabilir.
- Cezai şartta tacir sıfatını unutmak. Şirket olarak imzalarsanız aşırı cezada indirim isteyemezsiniz (TTK m.22).
Özet
- Danışmanlık sözleşmesi kanunda düzenlenmemiştir; vekâlet hükümleri “niteliklerine uygun düştükleri ölçüde” uygulanır (TBK m.502/2).
- Vekâlet mi eser mi ayrımı belirleyicidir: sonuç taahhüdü varsa eser, özenli çaba varsa vekâlet.
- Ücret açıkça kararlaştırılmasa da sözleşme veya teamül varsa istenebilir (TBK m.502/3).
- Danışman işi kural olarak bizzat ifa eder; özen ölçüsü basiretli vekil standardıdır (TBK m.506).
- Taraflar sözleşmeyi her zaman sona erdirebilir; ancak uygun olmayan zamanda fesih zarar giderme borcu doğurur (TBK m.512).
- Cezai şartta tacir indirim isteyemez (TTK m.22).
Sıkça Sorulan Sorular
Danışmanlık sözleşmesi nedir?
Bir tarafın diğerine belirli bir alanda bilgi, görüş ve yönlendirme sağlamayı üstlendiği sözleşmedir. Kanunlarımızda ayrı bir sözleşme tipi olarak düzenlenmemiştir; niteliğine göre kural olarak vekâlet hükümlerine tabidir.
Danışmanlık sözleşmesi vekâlet midir eser sözleşmesi midir?
Ayrım, sonucun taahhüt edilip edilmediğine bakılarak yapılır. Danışman belirli bir sonucu değil özenli çabayı üstlenmişse vekâlet; somut ve teslim edilebilir bir ürün (rapor, proje, yazılım) taahhüt etmişse eser sözleşmesi hükümleri uygulanır.
Neden vekâlet-eser ayrımı bu kadar önemli?
Çünkü sonuçları farklıdır: eser sözleşmesinde sonuç borcu vardır ve ayıp hükümleri işler; vekâlette ise özenli çaba yeterlidir. Ayrıca sona erdirme rejimi ve zamanaşımı bakımından da farklar doğar.
Vekâlet hükümleri hangi sözleşmelere uygulanır?
Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, Kanunda düzenlenmemiş olan iş görme sözleşmelerine de uygulanır (TBK m.502/2). Danışmanlık sözleşmesinin dayanağı büyük ölçüde budur.
Danışmanlık ücreti kararlaştırılmamışsa ödenir mi?
Sözleşme veya teamül varsa vekil ücrete hak kazanır (TBK m.502/3). Yani ücret açıkça kararlaştırılmamış olsa bile, işin niteliği ve teamül gereği ücretsiz yapılmayacağı anlaşılıyorsa ücret istenebilir.
Danışmanın özen borcu nasıl ölçülür?
Vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Ölçüt, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranıştır (TBK m.506).
Danışman işi başkasına yaptırabilir mi?
Kural olarak hayır; vekil vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak yetki verilmişse ya da durum zorunlu kılıyor veya teamül mümkün kılıyorsa işi başkasına yaptırabilir (TBK m.506/1).
Danışmanlık sözleşmesi her zaman feshedilebilir mi?
Evet. Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir (TBK m.512). Bu, vekâletin güven ilişkisine dayanmasının sonucudur ve sözleşmeyle tamamen ortadan kaldırılması tartışmalıdır.
Sözleşmeyi zamansız feshedersem tazminat öder miyim?
Ödeyebilirsiniz. Uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.512). Fesih hakkı ortadan kalkmaz; yalnızca zarar giderme borcu doğar.
Danışmanlık sözleşmesine cezai şart konulabilir mi?
Konulabilir. Cezai şart alacaklıyı zarar ispatından kurtarır (TBK m.180). Ancak borçlu tacir değilse hâkim aşırı gördüğü cezayı kendiliğinden indirir (TBK m.182); tacir ise indirim isteyemez (TTK m.22).
Danışmanlık sözleşmesinde gizlilik yükümlülüğü var mıdır?
Sadakat borcunun bir görünümü olarak vardır; ancak kapsamı belirsizdir. Bu nedenle uygulamada ayrı bir gizlilik maddesi veya gizlilik sözleşmesi düzenlenmesi tavsiye edilir.
Danışmanlık uyuşmazlığında hangi mahkeme görevlidir?
Her iki taraf da tacirse ve uyuşmazlık ticari işletmeleriyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi görevlidir (TTK m.4, m.5). Aksi hâlde genel görev kuralları uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
İlgili çalışma alanı: Sözleşmeler Hukuku
← Tüm makaleler