Usul Hukuku

Arabuluculuk Nedir? Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk ve Anlaşma (6325 sayılı Kanun)

Arabuluculuk nedir, zorunlu (dava şartı) arabuluculuk hangi davalarda uygulanır, gizlilik, anlaşma belgesinin ilam niteliği ve icra edilebilirlik şerhi. Güncel Arabuluculuk Kanunu ile öğrenin.

6 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Toplantı odasında yuvarlak masa ve sandalyeler
İçindekiler 10

Kısa Cevap

Arabuluculuk, tarafların bir uyuşmazlığı, tarafsız ve bağımsız bir arabulucu eşliğinde, kendi iradeleriyle çözmeye çalıştıkları bir yöntemdir. Kural olarak gönüllüdür; ancak bazı davalarda (işçi-işveren, ticari ve tüketici uyuşmazlıklarının çoğu) dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır — yani zorunludur. Arabuluculuk sürecinde konuşulanlar gizlidir. Taraflar anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhiyle birlikte ilam (mahkeme kararı) niteliğinde bir belge sayılır ve doğrudan icraya konabilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir işçi-işveren veya ticari uyuşmazlığınız var ve dava açmadan önce arabulucuya başvurmanız gerekip gerekmediğini soruyorsunuz.
  • Arabuluculuğa çağrıldınız ve sürecin nasıl işlediğini, katılmazsanız ne olacağını merak ediyorsunuz.
  • Arabuluculukta anlaştınız ve bu anlaşmanın bağlayıcı olup olmadığını, nasıl icra edileceğini öğrenmek istiyorsunuz.
  • Arabuluculukta konuştuklarınızın daha sonra davada aleyhinize kullanılıp kullanılamayacağını soruyorsunuz.
  • Zorunlu arabuluculuk ile gönüllü arabuluculuk arasındaki farkı merak ediyorsunuz.

Bu soruların cevabı uyuşmazlığın türüne göre değişir; mutlaka bir avukata danışın.

Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk, uyuşmazlığı mahkeme yerine, tarafların katılımıyla ve bir arabulucunun yönlendirmesiyle çözmeyi amaçlar. Kanun bu kavramı açıkça tanımlar:

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.2 — Tanımlar

Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini,

Tanımın vurguladığı gibi arabulucu taraf tutmaz ve çözümü dayatmaz; asıl çözümü taraflar kendileri üretir. Süreç kural olarak ihtiyarî (gönüllü) yürür; ancak aşağıda görüleceği gibi bazı uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmak zorunlu tutulmuştur.

Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk

Bazı uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmak bir dava şartıdır:

6325 sayılı Kanun m.18/A — Dava şartı olarak arabuluculuk

Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.

Bunun pratik sonucu şudur: dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta (örneğin birçok işçi-işveren, ticari ve tüketici uyuşmazlığı) önce arabulucuya başvurmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Bu nedenle bu tür davalarda arabuluculuk süreci, davanın olmazsa olmaz ön aşamasıdır.

İlk Toplantıya Katılmamanın Bedeli

Görüşmeye ilişkin en çok gözden kaçan kural budur: ilk toplantıya katılmamak ücretsiz değildir. Arabulucu, tarafların katılmaması hâlinde süreci bitirir ve durumu tutanağa bağlar:

Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir.

(6325 sayılı Kanun m.18/A)

Katılmayan tarafın adı son tutanakta yazılır ve bu kayıt daha sonra açılacak davada aleyhine sonuç doğurur:

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.

Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

(6325 sayılı Kanun m.18/A)

Üç noktanın altını çizmek gerekir:

  1. Ölçüt “geçerli mazeret”tir, katılmama iradesinin haklı olup olmaması değil. Mazeret gösterilmeden katılmamak yaptırımı doğurur.
  2. Davayı kazanmak korumaz. Hüküm, “kısmen veya tamamen haklı çıksa bile” diyerek sonucu davanın esasından ayırır.
  3. Yaptırım iki kalemlidir: karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumluluk ve kendi lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin yarıya inmesi.

Her iki taraf da katılmazsa sonuç farklıdır:

Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

(6325 sayılı Kanun m.18/A)

Güncellik uyarısı — bu fıkra oynak. Maddenin on birinci fıkrası Anayasa Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli, E. 2023/160, K. 2024/77 sayılı kararıyla kısmen iptal edilmiş (iptal 18.01.2025’te yürürlüğe girmiştir) ve fıkranın ikinci cümlesi 7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Yukarıdaki metin bugün yürürlükte olan lafızdır. Yaptırımın kapsamı bu iki müdahaleyle daraltılmıştır; bu nedenle kaynaklarda yaptırımı daha ağır biçimde anlatan metinler bulunabilir. Somut bir dosyada uygulanacak lafız, sürecin yürütüldüğü tarihe göre belirlenmelidir.

Arabuluculukta Gizlilik

Arabuluculuğun taraflarca güvenle kullanılabilmesi için sürecin gizli olması esastır:

6325 sayılı Kanun m.4 — Gizlilik

Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür.

Gizlilik yalnızca arabulucuyu değil, tarafları ve görüşmelere katılan herkesi bağlar (m.4/2). Bunun anlamı, arabuluculukta yapılan açıklamaların ve sunulan belgelerin kural olarak sonradan bir davada delil olarak kullanılamamasıdır; bu güvence, tarafların çözüm için samimi biçimde konuşabilmesini sağlar.

Anlaşma ve İcra Edilebilirlik: İlam Niteliği

Arabuluculuğun en güçlü yönlerinden biri, varılan anlaşmanın bağlayıcılığıdır:

6325 sayılı Kanun m.18 — Tarafların anlaşması

Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.

Yani arabuluculukta varılan anlaşma, mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alındığında ilam (mahkeme kararı) niteliğinde bir belgeye dönüşür ve doğrudan icra takibine konabilir. Bu şerh, dava açılmadan başvurulmuşsa arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında başvurulmuşsa davayı gören mahkemeden istenir; verilmesi bir çekişmesiz yargı işidir (m.18/2-3).

Taraflar ve avukatlarıyla arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşmada şerh kural olarak aranmaz; buna karşılık taşınmaz, kira, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında şerh zorunludur (m.18/4, m.17/B, m.18/B). Şerhin hangi mahkemeden alınacağı, başvuru usulü, harç, reddi hâlinde izlenecek yol ve şerhli belgeyle ilamlı icra takibi ayrı yazıda ele alınmıştır: İcra Edilebilirlik Şerhi: Nasıl Alınır, Hangi Mahkemeden?

Zorunlu ile İhtiyari Arabuluculuk Farkı

İki arabuluculuk türü sürecin işleyişi bakımından benzer olsa da başlaması bakımından farklıdır:

  • İhtiyari (gönüllü) arabuluculuk: Taraflar herhangi bir uyuşmazlıkta, iradeleriyle arabulucuya başvurabilir. Zorunluluk yoktur; süreç tümüyle gönüllüdür (6325 sK m.2).
  • Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk: Kanunun dava şartı saydığı uyuşmazlıklarda (birçok işçi-işveren, ticari ve tüketici uyuşmazlığı), dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmak gerekir; aksi hâlde dava usulden reddedilir (6325 sK m.18/A).

Her iki türde de arabulucu tarafsızdır, gizlilik geçerlidir ve anlaşma icra edilebilirlik şerhiyle ilam niteliği kazanır. Fark, yalnızca sürece başlamanın zorunlu olup olmadığındadır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Dava şartı arabuluculuğu atlayıp doğrudan dava açmak. Zorunlu arabuluculuğa tabi uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (6325 sK m.18/A).
  • Son tutanağı dava dilekçesine eklememek. Anlaşamama tutanağı eklenmezse, bir haftalık kesin süre verilir; sunulmazsa dava usulden reddedilir (m.18/A/2).
  • Arabuluculuk anlaşmasını “sadece kâğıt” sanmak. İcra edilebilirlik şerhli anlaşma, ilam niteliğinde belgedir ve doğrudan icraya konabilir (m.18/2). Ayrıntı için bkz. İcra Edilebilirlik Şerhi.
  • Görüşmede söylenenlerin davada kullanılacağını düşünmek. Arabuluculuk gizlidir; bu güvence tarafları ve katılanları bağlar (m.4).
  • Arabulucuyu hâkim sanmak. Arabulucu taraf tutmaz ve çözümü dayatmaz; çözümü taraflar üretir (m.2).

Özet

  • Arabuluculuk, tarafsız bir arabulucu eşliğinde, tarafların çözümü kendilerinin ürettiği, kural olarak gönüllü yöntemdir (6325 sK m.2).
  • Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk: birçok işçi-işveren, ticari ve tüketici uyuşmazlığında dava öncesi başvuru zorunludur; aksi hâlde dava usulden reddedilir (m.18/A).
  • Gizlilik: süreç gizlidir; arabulucu, taraflar ve katılanlar bağlıdır (m.4).
  • Anlaşma: icra edilebilirlik şerhli anlaşma belgesi ilam niteliğindedir ve doğrudan icraya konabilir (m.18/2).
  • Şerh mercii: dava öncesi sulh hukuk mahkemesi, dava sırasında ise davayı gören mahkeme (m.18/2-3).

İlgili yazılar: Tahkim Nedir? Tahkim Sözleşmesi ve Hakem Kararına İtiraz (HMK 408-439) · İstinaf Nedir? Bölge Adliye Mahkemesine Başvuru, Süresi ve Sonuçları · İhtiyati Tedbir Nedir? Şartları, İtiraz ve Süreler

Arabuluculuk sürecinin işleyişiBaşvurudan icra edilebilirlik şerhine; her aşama yazı gövdesinde dayanağıyla açıklanmıştır.
  1. Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuğa tabi mi?m.18/A
    • Tabi → dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludurm.18/A
    • Değil → taraflar isterse ihtiyari olarak başvurur
  2. Arabuluculuk bürosuna başvurulur, arabulucu görevlendirilir
  3. İlk toplantıya katılımGeçerli mazeret göstermeden katılmayan taraf son tutanakta belirtilir; davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.m.18/A
  4. Taraflar anlaştı mı?m.18
    • Anlaşma → anlaşma belgesi düzenlenirm.18
    • Anlaşmama → son tutanak düzenlenirm.18/A
  5. Anlaşmaya icra edilebilirlik şerhi alınabilirDava açılmadan başvurulmuşsa arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında başvurulmuşsa davayı gören mahkemeden istenir.m.18/2-3
  6. Şerhli anlaşma ilam niteliğinde belge sayılırm.18
  7. Anlaşılamamışsa son tutanak dava dilekçesine eklenirEklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; sunulmazsa dava usulden reddedilir.m.18/A

Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculuk ne demek?

Tarafların bir uyuşmazlığı, tarafsız ve bağımsız bir arabulucu eşliğinde, kendi iradeleriyle çözmeye çalıştığı, kural olarak gönüllü bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir (6325 sK m.2). Arabulucu çözümü dayatmaz; çözümü taraflar üretir.

Zorunlu arabuluculuk hangi davalarda uygulanır?

Kanunun dava şartı saydığı uyuşmazlıklarda; uygulamada birçok işçi-işveren, ticari ve tüketici uyuşmazlığında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (6325 sK m.18/A).

Arabulucuya başvurmadan dava açarsam ne olur?

Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (6325 sK m.18/A).

Anlaşamama tutanağını dilekçeye eklemezsem ne olur?

Mahkeme bir haftalık kesin süre içinde tutanağı sunmanız için ihtar gönderir; sunmazsanız dava usulden reddedilir (6325 sK m.18/A/2).

Arabuluculukta konuştuklarım davada kullanılabilir mi?

Kural olarak hayır. Arabuluculuk gizlidir; arabulucu, taraflar ve görüşmelere katılanlar bu gizliliğe uymak zorundadır (6325 sK m.4).

Arabuluculuk anlaşması bağlayıcı mıdır?

Evet. Taraflar anlaşırsa, icra edilebilirlik şerhi alınan anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icra takibine konabilir (6325 sK m.18/2).

İcra edilebilirlik şerhi nereden alınır?

Dava açılmadan başvurulmuşsa arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden; dava sırasında başvurulmuşsa davayı gören mahkemeden istenir. Bu, çekişmesiz yargı işidir (6325 sK m.18/2-3).

Arabuluculuk ile tahkim aynı şey mi?

Değildir. Arabuluculukta çözümü taraflar üretir, arabulucu karar vermez; tahkimde ise hakem bağlayıcı bir karar verir. Arabuluculuk anlaşması ile tahkim kararının hukuki rejimi farklıdır.

Zorunlu arabuluculukta anlaşmak zorunda mıyım?

Hayır. Zorunlu olan yalnızca arabulucuya başvurup süreci işletmektir; anlaşmak zorunlu değildir. Anlaşma olmazsa son tutanakla dava yoluna gidilebilir (6325 sK m.18/A).

Arabuluculuk ilk toplantısına katılmazsam ne olur?

Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan tarafın adı son tutanakta belirtilir. 6325 sayılı Kanun m.18/A uyarınca bu taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve kendi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki taraf da katılmazsa taraflar yargılama giderlerini kendi üzerlerinde taşır.

Arabuluculuk görüşmesine katılmama yaptırımı değişti mi?

Evet. Maddenin on birinci fıkrası Anayasa Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli, E. 2023/160, K. 2024/77 sayılı kararıyla kısmen iptal edilmiş, iptal 18.01.2025'te yürürlüğe girmiştir; fıkranın ikinci cümlesi ise 7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Yaptırımın kapsamı bu iki müdahaleyle daralmıştır, bu nedenle somut dosyada sürecin yürütüldüğü tarihte yürürlükte olan lafza bakılmalıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp