Usul Hukuku

Avukatlık Ücret Sözleşmesi: Şartları, Sınırları ve Azil

Avukatlık ücret sözleşmesi nasıl yapılır, yazılı olmak zorunda mı, yüzde 25 sınırı nedir, sözleşme yoksa ücret nasıl belirlenir, azil hâlinde ne olur.

7 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Masada belge inceleyen iki kişinin elleri
İçindekiler 17

Kısa Cevap

Avukatlık ücret sözleşmesi serbestçe düzenlenir ve geçerliliği yazılı şekle bağlı değildir; ancak belli bir hukuki yardımı ve meblağı yahut değeri kapsaması gerekir (Av.K. m.163). İki sınır vardır: ücret, asgari ücret tarifesinin altına inemez ve yüzdelik kararlaştırılıyorsa yüzde yirmibeşi aşamaz (Av.K. m.164). Sözleşme yoksa veya ücret hükmü geçersizse, ücret kanunun öngördüğü yönteme göre belirlenir.

Bu Durumda mısınız?

  • Avukatınızla ücret üzerinde anlaşacaksınız ve sözleşmede nelerin bulunması gerektiğini bilmek istiyorsunuz.
  • Aranızda yazılı sözleşme yok; ücretin nasıl hesaplanacağını merak ediyorsunuz.
  • Size dava değerinin bir yüzdesi üzerinden ücret önerildi ve bunun sınırını soruyorsunuz.
  • Avukatınızı azletmeyi düşünüyor, ücret bakımından sonucunu öğrenmek istiyorsunuz.
  • Avukatınız işi yarıda bıraktı ve ödediğiniz ücreti geri isteyip isteyemeyeceğinizi soruyorsunuz.

Somut sonuç sözleşmenin içeriğine ve dosyanın seyrine göre değişir, bu nedenle durumunuzu bir avukatla değerlendirin.

Avukatlık Ücret Sözleşmesi Nedir?

Avukat ile iş sahibi arasındaki ilişki, özel kanun niteliğindeki Avukatlık Kanunu’nda düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu sözleşmeyi şöyle tanımlar:

“avukatlık sözleşmesi; avukat ile iş sahibi arasında, avukatın hukuki yardımda bulunmayı üstlendiği, iş sahibinin de kural olarak yapılan iş karşılığında avukata ücret ödeme borcu altına girdiği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olarak tanımlanabilir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/628, K. 2019/1052, T. 10.10.2019 — bozma)

Buradaki “tam iki tarafa borç yükleyen” nitelemesi önemlidir: avukatın hukuki yardım borcu ile iş sahibinin ücret borcu karşılıklıdır.

Dayandığı Kanun Maddeleri

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.163 — Avukatlık sözleşmesinin kapsamı

Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık sözleşmesinin belli bir hukukî yardımı ve meblâğı yahut değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar, genel hükümlere göre ispatlanır. Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler geçerlidir. Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, bu Kanunda belirtilen tavan miktarında geçerlidir. İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez. Yokluk halleri hariç, avukatlık sözleşmesinin bir hükmünün geçersizliği, bu sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz.

Bu tek madde, sözleşme hukukunun birçok sorusunu birden cevaplar: şekil serbestisi, zorunlu unsurlar, tavanı aşmanın sonucu, kısmi geçersizlik ve ifa edilmiş sözleşme.

Sözleşmenin Zorunlu Unsurları

Kanun iki unsuru arar:

  • Belli bir hukuki yardım. Sözleşme hangi iş için yapıldığını göstermelidir. “Tüm işlerim” gibi belirsiz bir ifade bu unsuru karşılamaz.
  • Meblağ yahut değer. Ücretin miktarı ya da hesaplanabilir bir değeri bulunmalıdır.

Ayrıca yasaya aykırı olmayan şarta bağlı sözleşmeler geçerlidir. Yani ücretin bir kısmının belirli bir sonucun gerçekleşmesine bağlanması kural olarak mümkündür; sınırları aşağıdaki başlıkta ele alınmaktadır.

Yazılı Şekil Zorunlu mu?

Hayır. Kanun sözleşmenin serbestçe düzenleneceğini söyler ve yazılı olmayan anlaşmaların genel hükümlere göre ispatlanacağını belirtir. Buradan iki sonuç çıkar:

  1. Yazılı olmaması sözleşmeyi geçersiz kılmaz.
  2. Ancak uyuşmazlık hâlinde ispat yükü ağırlaşır ve yazılı sözleşme bulunmayan hâller için kanun ayrı bir ücret belirleme yöntemi öngörmüştür.

Bu nedenle yazılı sözleşme bir geçerlilik şartı değil, bir ispat ve öngörülebilirlik meselesidir.

İki Sınır: Yüzde 25 Tavanı ve Tarife Tabanı

Ücret serbestisinin iki ucu da sınırlıdır.

Üst sınır — 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164

Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir.

Alt sınır — 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164

Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.

Tavanın aşılması sözleşmeyi tümden geçersiz kılmaz; sözleşme tavan miktarında geçerli sayılır (Av.K. m.163). Alt sınır ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenir ve her yıl güncellenir.

Aynen Mal veya Hak Devri Yasağı

Yüzdelik ücret kararlaştırılırken önemli bir yasak devreye girer:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164

İkinci fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz.

Yani dava konusu bir taşınmazın ya da hissenin bir bölümünün doğrudan avukata devredileceği kararlaştırılamaz. Yüzdelik ücret para üzerinden kurulmalıdır.

Sözleşme Yoksa veya Ücret Hükmü Geçersizse

Kanun bu ihtimalleri tek fıkrada topluca düzenler:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164

Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.

Dikkat edilmesi gereken üç ayrıntı vardır: hesap kazanılan bölüm üzerinden yapılır, ölçüt ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabih değeridir ve oran avukatın emeğine göre yüzde on ile yüzde yirmi arasında takdir edilir.

Geçersizliğin Sınırı: Kısmi Geçersizlik ve İfa Edilmiş Sözleşme

Avukatlık Kanunu m.163 iki koruyucu kural içerir. Birincisi, ifa edilmiş sözleşmenin geçersizliği ileri sürülemez. İkincisi, yokluk hâlleri dışında bir hükmün geçersizliği sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz. Bu ikinci kural, tek bir sakat kaydın bütün sözleşmeyi çökertmesini önler.

Azlin Ölçüsü Nereden Gelir? Vekilin Özen ve Sadakat Borcu (TBK m.506)

Azlin “haklı” sayılıp sayılmaması, avukatlık mevzuatında değil, vekâlet sözleşmesinin genel hükümlerinde aranır. Vekilin yükümlülüğünü kuran madde şudur:

6098 sayılı TBK m.506 — Vekilin özen ve sadakat borcu

Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

Madde üç ayrı yükümlülük kurar ve azil tartışmasında üçü de ayrı ayrı ölçüt olur. Birincisi bizzat ifa: vekil işi kural olarak kendisi yapar; yetki verilmediği, zorunluluk ya da teamül bulunmadığı hâlde işi başkasına yaptırması yükümlülüğe aykırılıktır. İkincisi sadakat: vekil, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözetmek zorundadır. Üçüncüsü özen: işin gereği gibi ve dikkatle yürütülmesi.

Bu üç yükümlülükten birine aykırılık (örneğin süre kaçırma, dosyadan haber vermeme, çıkar çatışması) azli haklı kılabilir. Ölçü sonuç değil davranıştır: davanın kaybedilmiş olması tek başına haklı azil sebebi değildir; aranan, vekilin yukarıdaki yükümlülüklerden birini ihlal etmiş olmasıdır.

Avukatın Azli: Ücret Ne Olur?

İş sahibi vekilini her zaman azledebilir; ücret bakımından sonucu ise azlin haklı olup olmadığına bağlıdır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.174 — Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde ödenmemesi

Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret istiyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.

Azlin ne zaman haklı sayılacağını Yargıtay özen ve sadakat borcuna bağlar:

“Şayet vekili, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, vekil edenin vekilini azli haklıdır.

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5390, K. 2020/7681, T. 10.12.2020 — bozma)

Haklı azlin sonucu, uygulamada sanılandan daha kapsamlıdır:

“Yargıtayın kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir.

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5390, K. 2020/7681, T. 10.12.2020 — bozma)

Vekalet ilişkisi bir bütün sayıldığından azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere etki eder. Haksız azilde ise kural tersine işler ve ücretin tamamı muaccel olur.

Avukat İşi Bırakırsa

Aynı madde simetrik bir kural getirir: üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır (Av.K. m.174). Buradaki ölçüt de yine haklılıktır.

Ücret Ödenmezse: Hapis Hakkı

Ücreti ödenmeyen avukatın elindeki değerler bakımından kanun bir güvence tanır:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.166 — Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunması:

Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.

Ayrıca aynı madde, avukatın ücret alacağına belirli hâllerde diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkı tanır.

Karşı Vekalet Ücretiyle Karıştırmayın

Bu yazının konusu akdi vekalet ücreti, yani sizinle avukatınız arasındaki sözleşmeye dayanan ücrettir. Mahkemenin dava sonunda kaybeden taraf aleyhine hükmettiği karşı vekalet ücreti ayrı bir kalemdir ve avukata aittir. İki kalemin ilişkisi, kim tarafından ödendiği ve kısmi kabul hâlindeki durumu için bkz. Dava Kaybedilirse Avukatlık Ücretini Kim Öder?

Dava ve takip dışındaki işlerin (danışma, dilekçe, ihtarname, sözleşme hazırlama) tarifedeki karşılıkları için ise bkz. Avukat Danışma Ücreti ve Dava Dışı Hukuki Yardım Tarifesi.

Sık Yapılan Hatalar

  • Yazılı sözleşmeyi geçerlilik şartı sanmak. Şekil serbesttir; sorun ispatta çıkar.
  • Konuyu belirsiz bırakmak. Sözleşme belli bir hukuki yardımı kapsamalıdır.
  • Yüzdelik ücrette tavanı aşmak. Sınır yüzde yirmibeştir; aşan sözleşme tavanda geçerli sayılır.
  • Ücret olarak taşınmaz payı kararlaştırmak. Dava konusu para dışındaki mal ve haklardan pay verilmesi yasaktır.
  • Azli ücretten kurtulma yolu sanmak. Azil haklı değilse ücretin tamamı ödenir.
  • Tarife tabanını göz ardı etmek. Asgari ücret tarifesinin altında ücret kararlaştırılamaz.

Özet

  • Avukatlık ücret sözleşmesi serbestçe düzenlenir; belli bir hukuki yardımı ve meblağı yahut değeri kapsamalıdır (Av.K. m.163).
  • Yazılı şekil geçerlilik şartı değildir, ancak sözleşme yoksa ücret kanuni yönteme göre belirlenir (Av.K. m.164).
  • Yüzdelik ücrette tavan yüzde yirmibeştir; tavanı aşan sözleşme tavan miktarında geçerlidir.
  • Dava konusu para dışındaki mal ve haklardan aynen pay verilmesi yasaktır (Av.K. m.164).
  • Azil hâlinde ücretin tamamı verilir; kusur veya ihmal nedeniyle azilde ücret ödenmez (Av.K. m.174).
  • Haklı azilde yalnızca azil tarihinde sonuçlanıp kesinleşen işler için ücret istenebilir (3. HD, E. 2020/5390, K. 2020/7681).

Sıkça Sorulan Sorular

Avukatlık ücret sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

Geçerlilik için yazılı şekil zorunlu değildir. Avukatlık Kanunu m.163 sözleşmenin serbestçe düzenlenebileceğini belirtir ve yazılı olmayan anlaşmaların genel hükümlere göre ispatlanacağını söyler. Yani yazılı olmaması sözleşmeyi geçersiz kılmaz, ancak ispatı zorlaştırır ve ücretin belirlenme yöntemini değiştirir.

Avukatlık ücret sözleşmesinde bulunması gereken unsurlar nelerdir?

Sözleşmenin belli bir hukuki yardımı ve meblağı yahut değeri kapsaması gerekir (Av.K. m.163). Yani hem hangi iş için düzenlendiği hem de ücretin miktarı veya değeri belirlenebilir olmalıdır.

Avukat dava değerinin yüzdesi olarak ücret alabilir mi?

Alabilir, ancak bir üst sınır vardır. Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir (Av.K. m.164/2).

Ücret olarak davaya konu taşınmazın bir kısmı avukata verilebilir mi?

Verilemez. Yüzdelik ücret sözleşmeleri, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz (Av.K. m.164/3).

Ücret tavanını aşan sözleşme tamamen geçersiz mi olur?

Hayır. Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, kanunda belirtilen tavan miktarında geçerlidir (Av.K. m.163). Ayrıca yokluk hâlleri dışında bir hükmün geçersizliği sözleşmenin tümünü geçersiz kılmaz.

Yazılı ücret sözleşmesi yoksa avukatlık ücreti nasıl belirlenir?

Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde, asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla, yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre, ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir miktar belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen işlerde ise tarife uygulanır (Av.K. m.164).

Asgari ücret tarifesinin altında ücret kararlaştırılabilir mi?

Hayır. Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması hâlinde durumun baro yönetim kuruluna bildirilmesi gerekir (Av.K. m.164).

Avukatımı azlederesem ücret ödemek zorunda mıyım?

Kural olarak evet. Avukatın azli hâlinde ücretin tamamı verilir; ancak avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücretin ödenmesi gerekmez (Av.K. m.174). Yani belirleyici olan azlin haklı olup olmadığıdır.

Azil hangi hâlde haklı sayılır?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vekilin görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemesi, vekaleti sadakatle ifa etmemesi hâlinde azlin haklı olduğunu belirtmiştir (E. 2020/5390, K. 2020/7681). Özen ve sadakat borcu TBK m.506'ya dayanır.

Haklı azilde avukat hiç ücret alamaz mı?

Yargıtayın yerleşik içtihadına göre haklı azil hâlinde yalnızca azil tarihi itibarıyla sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Vekalet ilişkisi bir bütün sayıldığından azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere etki eder.

Avukat işi yarıda bırakırsa ücret ne olur?

Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır (Av.K. m.174).

İfa edilmiş bir ücret sözleşmesinin geçersizliği ileri sürülebilir mi?

Hayır. Avukatlık Kanunu m.163, ifa edilmiş sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceğini açıkça düzenler.

Ücreti ödenmeyen avukatın elindeki belge ve paralar üzerinde hakkı var mıdır?

Vardır. Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir (Av.K. m.166). Buna hapis hakkı denir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp