
İçindekiler 14
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Karıştırılan İki Ücret: Akdi Vekalet Ücreti ve Karşı Vekalet Ücreti
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Davayı Kaybeden Ne Öder?
- Kısmen Haklı Çıkılırsa: Çift Yönlü Vekalet Ücreti
- Manevi Tazminat Davalarında Değişen Kural (14.12.2025)
- Karşı Vekalet Ücreti Kime Aittir?
- Avukatsız Kazanan Vekalet Ücreti Alabilir mi?
- Kazanan-Kaybeden Olmayan Davalar: Ortaklığın Giderilmesi
- Dava Sulhle Biterse: Bağlayıcı İçtihat
- Ödeme Gücü Yoksa: Adli Yardım
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Davayı kaybeden taraf, kural olarak karşı tarafın avukatlık ücretini de öder. Çünkü vekalet ücreti bir yargılama giderindir (HMK m.323) ve yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır (HMK m.326). Ancak burada iki ayrı ücret vardır: kendi avukatınıza sözleşmeyle ödediğiniz akdi vekalet ücreti ile mahkemenin tarifeye göre hükmettiği karşı vekalet ücreti. İkisi birbirinin yerine geçmez.
Bu Durumda mısınız?
- Dava açmayı düşünüyor, kaybederseniz karşı tarafa ne ödeyeceğinizi merak ediyorsunuz.
- Aleyhinize dava açılmış; kazanırsanız masraflarınızı geri alıp alamayacağınızı soruyorsunuz.
- Davanız kısmen kabul, kısmen reddedildi ve karardaki vekalet ücreti kalemini anlamıyorsunuz.
- Manevi tazminat davanız var ve kısmi kabul hâlinde gider ödeyip ödemeyeceğinizi bilmek istiyorsunuz.
- Davayı avukatsız takip ettiniz, kazandınız; lehinize vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceğini öğrenmek istiyorsunuz.
Somut sonuç dosyanın türüne ve seyrine göre değişir, bu nedenle durumunuzu bir avukatla değerlendirin.
Karıştırılan İki Ücret: Akdi Vekalet Ücreti ve Karşı Vekalet Ücreti
Bu ayrım yapılmadan sorunun cevabı anlaşılmaz ve uygulamada en sık karışan nokta budur.
Akdi vekalet ücreti, avukat ile iş sahibi arasındaki sözleşmeye dayanır. Miktarını taraflar kararlaştırır; kaynağı sözleşmedir. Bu sözleşmenin şartları, yüzde 25 tavanı ve azil hâlindeki sonuçları için bkz. Avukatlık Ücret Sözleşmesi. Avukatlık Kanunu bu ücreti şöyle tanımlar:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164 — Avukatlık ücreti
Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.
Karşı vekalet ücreti ise sözleşmeden değil, mahkeme kararından doğar. Davayı kaybeden tarafa yükletilir ve miktarı taraf iradesine değil tarifeye bağlıdır.
Pratik sonuç şudur: davayı kaybederseniz karşı vekalet ücretini ödersiniz, ama bu ödeme kendi avukatınıza olan borcunuzu ortadan kaldırmaz. Davayı kazanırsanız da karşı taraftan tahsil edilen tutar, kendi avukatınıza ödediğiniz ücretin iadesi değildir.
Dayandığı Kanun Maddeleri
Vekalet ücretinin bir yargılama gideri sayılması, sorunun anahtarıdır:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.323 — Yargılama giderlerinin kapsamı
Yargılama giderleri şunlardır: a) Başvurma, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.
Son bentteki ifadeye dikkat edilmelidir: ücret, “vekille takip edilen davalarda” öngörülmüştür. Bu kayıt aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmaktadır.
Giderin kime yükleneceğini ise şu madde belirler:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.326 — Yargılama giderlerinden sorumluluk
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Vekalet ücretinin tarafa hükmedileceği ayrıca düzenlenmiştir:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.330 — Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi
Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.
Davayı Kaybeden Ne Öder?
Kaybeden taraf, karşı tarafın yaptığı ve yukarıda sayılan yargılama giderlerini karşılar; karşı taraf avukatla temsil edilmişse buna tarifeye göre belirlenen vekalet ücreti de dâhildir. Yargıtay bu kuralı şöyle ifade etmektedir:
“Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir.
(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/21715, K. 2015/22700, T. 18.11.2015 — onama)
Bu ücrete mahkeme kendiliğinden karar verir; ayrıca istenmesi gerekmez:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.332 — Yargılama giderlerine hükmedilmesi
Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir.
Aleyhine hüküm verilen birden fazla kişi varsa, mahkeme giderleri bunlar arasında paylaştırabileceği gibi müteselsil sorumluluğa da karar verebilir (HMK m.326/3). Tercih mahkemeye aittir.
Kısmen Haklı Çıkılırsa: Çift Yönlü Vekalet Ücreti
Davanın kısmen kabul, kısmen reddedildiği hâller uygulamada şaşırtıcı bir sonuç doğurur: her iki taraf da vekalet ücretinden sorumlu olabilir. Aynı karar bu noktayı açıkça ortaya koymaktadır:
“Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı vekâlet ücretinden sorumlu tutulacak, vekâlet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/21715, K. 2015/22700, T. 18.11.2015 — onama)
Yani talebin şişirilmesi kendi başına bir maliyettir: reddedilen kısım üzerinden karşı taraf lehine vekalet ücreti doğar. Talep miktarının gerçekçi belirlenmesi bu nedenle yalnız usul değil, doğrudan maliyet meselesidir.
Manevi Tazminat Davalarında Değişen Kural (14.12.2025)
Yukarıdaki oransal paylaştırmanın dayanağı olan HMK m.326’nın ikinci fıkrası, manevi tazminat davaları bakımından artık uygulanmaz.
Anayasa Mahkemesi, E. 2024/29, K. 2024/226 sayılı ve 25.12.2024 tarihli kararıyla HMK m.326’nın (2) numaralı fıkrasını “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. İptal hükmü 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu, “yönünden iptal” denilen türden bir karardır: fıkranın metni kanunda durmaya devam eder, ancak manevi tazminat davalarına uygulanamaz. Pratik önemi büyüktür, çünkü manevi tazminat talebinin miktarını belirlemede hâkimin geniş takdir yetkisi vardır; talebin bir kısmının reddedilmesi çoğu zaman davacının kusurundan kaynaklanmaz.
Aynı fıkra, daha önce E. 2023/101, K. 2023/207 sayılı ve 30.11.2023 tarihli kararla “kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları” yönünden de iptal edilmiştir.
Boşanma, iş kazası, haksız fiil ve kişilik hakkı ihlali dosyaları çoğunlukla bir manevi tazminat kalemi içerdiğinden, bu değişiklik geniş bir dava grubunu ilgilendirir. Dosyanızda hangi tarihteki kuralın uygulanacağı, davanın görüldüğü tarihe göre değerlendirilmelidir.
Karşı Vekalet Ücreti Kime Aittir?
Kaybeden taraftan tahsil edilen vekalet ücreti, davayı kazanan tarafa değil, onun avukatına aittir. Kanun bu konuda açıktır:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
Bu hüküm iki koruma getirir: ücret, iş sahibinin borçları için takas ve mahsup edilemez; ayrıca haczedilemez. Dolayısıyla davayı kazanan tarafın alacaklıları bu kalem üzerine gidemez.
Aynı maddenin dördüncü fıkrası, ücretin alt sınırını da belirler:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164
Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.
Avukatsız Kazanan Vekalet Ücreti Alabilir mi?
Alamaz. Kanun vekalet ücretini “vekille takip edilen davalarda” öngörür (HMK m.323, m.330). Yargıtay, davanın hiçbir aşamasında vekille temsil edilmemiş taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesini bozma sebebi saymıştır:
“Somut olayda dava davacı asil tarafından açılmış ve sonuna kadar takip edilmiştir ve yargılamanın hiç bir safhasında davacı bir vekil ile temsil edilmemiştir.
(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/21715, K. 2015/22700, T. 18.11.2015 — onama)
Buna karşılık, vekille takip edilmeyen davalarda tarafın duruşmalara katılım gideri ayrı bir kalem olarak düzenlenmiştir: hazır bulunulan günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği bir miktar yargılama giderlerine dâhildir (HMK m.323/1-g).
Kazanan-Kaybeden Olmayan Davalar: Ortaklığın Giderilmesi
Her davada bir kazanan ve bir kaybeden yoktur. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları bunun tipik örneğidir:
“Ancak paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin “Taraflara” payları oranında yükletilmesi gerekir.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/11791, K. 2019/8661, T. 16.12.2019 — onama)
Burada dava “kaybedilmediği” için giderler kusura veya haklılığa göre değil, paylara oranla dağıtılır. Aynı mantık, tarafların benzer konumda olduğu bazı diğer dava türleri için de tartışılır; bu nedenle davanın niteliği, gider rejimini doğrudan etkiler.
Dava Sulhle Biterse: Bağlayıcı İçtihat
Taraflar anlaşarak davayı sonlandırdığında, karşı tarafın avukatına ne ödeneceği uzun süre tartışılmıştır. Avukatlık Kanunu m.165 müteselsil sorumluluk öngörür:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.165 — Ücret dolayısiyle müteselsil sorumluluk
İş sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar.
Bu maddedeki “avukat ücreti” kavramının akdi vekalet ücretini de kapsayıp kapsamadığı, içtihadı birleştirme yoluyla karara bağlanmıştır. İçtihadı birleştirme kararları, Yargıtay daireleri ile genel kurullarını ve alt mahkemeleri bağlayan tek içtihat türüdür:
“Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesinde düzenlenen “ücret dolayısıyla müteselsil sorumluluk” hâllerinden olan “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde” karşı tarafın avukatı lehine her iki tarafın müteselsil olarak ödenmesinden sorumlu olacağı avukatlık ücreti kapsamına avukat ile iş sahibi arasında yapılan avukatlık ücret sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken akdi vekâlet ücretinin dâhil olmadığına, 05.10.2018 tarihinde yapılan üçüncü toplantıda oy çokluğu ile karar verildi.
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2017/6, K. 2018/9, T. 05.10.2018)
Sonuç olarak sulh hâlinde karşı taraf, diğer tarafın avukatının sözleşmeye dayanan ücretinden sorumlu tutulamaz. Karar oy çokluğuyla alınmış olmakla birlikte, içtihadı birleştirme kararı olarak bağlayıcıdır.
Ödeme Gücü Yoksa: Adli Yardım
Yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olanlar için adli yardım kurumu öngörülmüştür. Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kişiler, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilir (HMK m.334). Adli yardım; harçlardan geçici muafiyet, giderlerin Devletçe avans olarak karşılanması ve gerektiğinde ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini sağlayabilir (HMK m.335).
Adli yardımın, karşı tarafa hükmedilecek vekalet ücretinden peşinen bağışıklık sağlamadığı unutulmamalıdır; kurum, kendi giderlerinizi karşılamaya yöneliktir.
Belirli bir dava türünde masraf kalemlerinin nasıl dağıldığını görmek için ayrıca Boşanma Davası Ücreti ve Masrafları yazısına bakılabilir. Dava dışı hukuki yardımların (danışma, dilekçe, ihtarname) tarifedeki karşılıkları ise Avukat Danışma Ücreti yazısındadır.
Sık Yapılan Hatalar
- İki ücreti tek sanmak. Karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücreti, kendi avukatınıza ödediğinizin iadesi değildir. Dayanakları farklıdır.
- Talebi gerçekçi olmayan biçimde yüksek tutmak. Reddedilen kısım üzerinden karşı taraf lehine vekalet ücreti doğar.
- Manevi tazminatta eski kuralı varsaymak. HMK m.326/2, manevi tazminat davaları yönünden 14.12.2025 itibarıyla uygulanmaz.
- Avukatsız davada vekalet ücreti beklemek. Ücret yalnız vekille takip edilen davalarda hükmedilir.
- Ortaklığın giderilmesi davasında kazanan-kaybeden aramak. Giderler paylara oranla dağıtılır.
- Karşı vekalet ücretinin tarafa ait olduğunu sanmak. Ücret avukata aittir; haczedilemez.
Özet
- Vekalet ücreti bir yargılama giderdir (HMK m.323) ve kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınır (HMK m.326).
- Akdi vekalet ücreti sözleşmeden, karşı vekalet ücreti mahkeme kararından doğar; ikisi ayrıdır.
- Kısmi kabulde her iki taraf ayrı ayrı vekalet ücretinden sorumlu olabilir.
- Manevi tazminat davalarında HMK m.326/2, AYM iptali nedeniyle 14.12.2025’ten itibaren uygulanmaz.
- Karşı vekalet ücreti avukata aittir; takas-mahsup edilemez, haczedilemez (Av.K. m.164).
- Sulhle biten işlerde karşı taraf, diğer tarafın avukatının akdi ücretinden sorumlu değildir (İBK E. 2017/6, K. 2018/9).
Sıkça Sorulan Sorular
Davayı kaybedersem karşı tarafın avukatına ödeme yapar mıyım?
Kural olarak evet. Yargılama giderleri, kanunda yazılı hâller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan alınır (HMK m.326). Karşı taraf davayı avukatla takip etmişse, tarifeye göre belirlenen vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir (HMK m.323) ve mahkeme bunu kaybeden aleyhine hükmeder. Bu tutar, kendi avukatınıza ödediğiniz ücretten ayrıdır.
Akdi vekalet ücreti ile karşı vekalet ücreti arasındaki fark nedir?
Akdi vekalet ücreti, sizin kendi avukatınızla aranızdaki sözleşmeye dayanır ve miktarını taraflar kararlaştırır. Karşı vekalet ücreti ise mahkemenin tarifeye dayanarak kaybeden taraf aleyhine hükmettiği tutardır. İkisi ayrı kalemlerdir; biri diğerinin yerine geçmez ve dayanakları farklıdır.
Kaybeden taraftan alınan vekalet ücreti kime aittir?
Avukata aittir. Avukatlık Kanunu m.164'ün son fıkrası, dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğunu, bu ücretin iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceğini ve haczedilemeyeceğini düzenler.
Davanın bir kısmı kabul, bir kısmı reddedilirse vekalet ücreti nasıl belirlenir?
Her iki taraf da ayrı ayrı vekalet ücretinden sorumlu tutulur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına vekalet ücretine hükmedileceğini belirtmiştir (E. 2014/21715, K. 2015/22700).
Manevi tazminat davasında kısmen haklı çıkarsam gider paylaştırması yapılır mı?
Bu noktada kural değişmiştir. Anayasa Mahkemesi, HMK m.326'nın ikinci fıkrasını manevi tazminat davaları yönünden iptal etmiştir (E. 2024/29, K. 2024/226, T. 25.12.2024). İptal 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir; bu nedenle manevi tazminat davalarında kısmi kabul hâlinde giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılmasına dayanak olan hüküm artık uygulanmaz.
Avukat tutmadan davayı kazanırsam vekalet ücreti alabilir miyim?
Hayır. Vekalet ücretine hükmedilebilmesi için davanın vekille takip edilmiş olması gerekir; kanun bu ücreti "vekille takip edilen davalarda" öngörür (HMK m.323, m.330). Yargıtay, yargılamanın hiçbir aşamasında vekille temsil edilmeyen taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesini bozma sebebi saymıştır.
Ortaklığın giderilmesi davasında vekalet ücretini kim öder?
Bu davalarda kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemez. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, paydaşlığın giderilmesi davalarının iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğunu, bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2016/11791, K. 2019/8661).
Dava sulhle biterse karşı tarafın avukatına akdi ücret öder miyim?
Hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, Avukatlık Kanunu m.165'teki müteselsil sorumluluğun kapsamına avukat ile iş sahibi arasındaki sözleşmeye dayanan akdi vekalet ücretinin dâhil olmadığına karar vermiştir (E. 2017/6, K. 2018/9, T. 05.10.2018). İçtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır.
Vekalet ücretine mahkeme kendiliğinden karar verir mi?
Evet. Yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir; giderin tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hükümde gösterilir (HMK m.332). Bunun için ayrıca talepte bulunulması gerekmez.
Aleyhine hüküm verilen birden fazla kişi varsa gider nasıl dağıtılır?
Mahkeme yargılama giderlerini bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir (HMK m.326/3). Tercih mahkemenindir.
Karşı vekalet ücretini ödeyemezsem ne olur?
Hükmedilen vekalet ücreti bir yargılama gideri olarak ilamda yer alır ve tahsili için icra takibi yapılabilir. Ödeme gücü bulunmayanlar bakımından adli yardım kurumu öngörülmüştür; adli yardım, giderlerden geçici muafiyet sağlayabilir (HMK m.334-335).
Avukatlık asgari ücret tarifesinin altında ücret kararlaştırılabilir mi?
Hayır. Avukatlık Kanunu m.164, avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamayacağını açıkça düzenler. Ücretsiz dava alınması hâlinde durumun baro yönetim kuruluna bildirilmesi gerekir.