
İçindekiler 14
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Ayıplı Mal Nedir?
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Onarım ve değişimde süre sınırı
- Kime karşı ileri sürülür?
- Ayıbı Bildirmek İçin Süre Var mı?
- İspat Yükü Kimdedir?
- Zamanaşımı
- Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
- Pazaryeri sorumluluğunda yaklaşan değişiklik
- Sık Yapılan Hatalar
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Özet
Kısa Cevap
Ayıplı mal, tüketiciye teslim anında kararlaştırılan örnek ya da modele uygun olmayan veya objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşımayan maldır. Tüketici bu durumda sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değişim haklarından birini seçer; satıcı seçilen talebi yerine getirmek zorundadır.
Bu Durumda mısınız?
- Satın aldığınız ürün kısa süre içinde bozuldu, satıcı “kullanım hatası” diyor.
- Ürün reklamda veya kutusunda belirtilen özelliği taşımıyor.
- Onarıma bıraktığınız ürün aylardır teslim edilmiyor.
- Satıcı sizden “ayıbı 30 gün içinde bildirmediniz” gerekçesiyle talebinizi reddediyor.
- Ayıp iki yıl geçtikten sonra ortaya çıktı ve gizlenmiş olabileceğini düşünüyorsunuz.
Süreler ve seçilecek hak sonucu doğrudan etkiler; gecikmeden bir avukata danışmanız yerinde olur.
Ayıplı Mal Nedir?
Tanım Kanun’un 8. maddesindedir:
“MADDE 8- (1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.8/1)
Ayıp yalnız teknik bir arıza değildir. İkinci fıkra kapsamı genişletir:
“(2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.8/2)
Buna göre reklamda vaat edilen özelliğin bulunmaması da ayıptır. Ayrıca malın kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi veya satıcının sorumluluğundaki montajın gereği gibi yapılmaması da sözleşmeye aykırı ifa sayılır (m.8/3). Bir mal değil de bir hizmet ayıplı ifa edilmişse, uygulanacak hükümler (m.13-16) ve seçimlik haklar farklıdır; bkz. ayıplı hizmet ve tüketicinin seçimlik hakları.
Dayandığı Kanun Maddeleri
Tüketicinin dört seçimlik hakkı 11. maddede sayılmıştır:
“MADDE 11- (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.11/1)
Seçim hakkı tüketiciye aittir. Satıcı, tüketicinin tercihini beğenmediği için başka bir hakkı dayatamaz.
| Seçimlik hak | Ne sağlar | Dayanak |
|---|---|---|
| Sözleşmeden dönme | Malı iade edip bedelin tamamını geri alma | m.11/1-a |
| Bedelden indirim | Malı alıkoyup ayıp oranında indirim | m.11/1-b |
| Ücretsiz onarım | Masrafları satıcıya ait onarım | m.11/1-c |
| Ayıpsız misli ile değişim | Ürünün ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi | m.11/1-ç |
Bedel iadesi ve indirim tutarı derhâl iade edilir (m.11/5). Seçimlik hakkın kullanılmasından doğan tüm masraflar, talebi yerine getiren tarafça karşılanır ve tüketici bu haklardan biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat da isteyebilir (m.11/6).
Onarım ve değişimde süre sınırı
“(4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.11/4)
Fıkra iki ayrı süre kurar. Genel kural otuz iş günü (konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda altmış iş günü); Kanun’un 58. maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallarda ise ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Fıkranın son cümlesindeki “Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir” ifadesi, metin sırasına göre doğrudan bu azami tamir süresi cümlesinin ardından gelir. Uygulamada onarım süresinin aşılması hâlinde tüketicinin diğer seçimlik haklara yönelebildiği kabul edilmekle birlikte, ürününüzün yönetmelik eki listede yer alıp almadığı ve hangi azami tamir süresine tabi olduğu somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Kime karşı ileri sürülür?
“(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.11/2)
Onarım ve değişim için üretici veya ithalatçıya da gidilebilir. Buna karşılık sözleşmeden dönme ve bedelden indirim, sözleşmenin tarafı olan satıcıya yöneltilir.
Ayıbı Bildirmek İçin Süre Var mı?
Savunma, tüketicinin ayıbı “süresinde bildirmediği” iddiasıdır. Bu savunmanın yürürlükteki kanunda dayanağı yoktur. 4077 sayılı eski Kanun dönemindeki ihbar süreleri 6502 sayılı Kanun’la kaldırılmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu noktayı açıkça ortaya koymuştur:
“Görüldüğü üzere, 6502 sayılı Kanunda, ne gözden geçirme külfetine, ne de bildirim açısından bir süreye ilişkin düzenlemeye işaret eden herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir. Gözden geçirme külfeti aranmadığı için, tüketici malı kontrol etmek zorunda değildir, malı kontrol etmeden kullanmaya başlayabilir.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/425, K. 2025/1083, T. 24.02.2025 — BOZULMASINA)
Aynı kararda Daire, bildirim yükümlülüğü aranmasının yerinde olmadığını ve kanun koyucunun iki aylık bildirim süresini bilinçli olarak tercih etmediğini belirtmiştir. Gizli ayıplar bakımından ise:
“Tüketicinin haberdar olmadığı gizli ayıplarda ise, satıcının sorumluluğunun devam edeceği hususunda zaten bir tereddüt duyulmamalıdır.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/425, K. 2025/1083, T. 24.02.2025 — BOZULMASINA)
Sınır: İhbar süresi bulunmaması, hakkın süresiz kullanılabileceği anlamına gelmez. Aynı kararda Daire, ayıbı erken safhada tespit eden tüketicinin uzun süre seçimlik hakkını kullanmamasının hakkın kötüye kullanılması itirazıyla karşılaşabileceğine, bu değerlendirmenin somut şartlara göre yapılması gerektiğine işaret etmiştir. Zamanaşımı süreleri her hâlükârda işlemeye devam eder.
İspat Yükü Kimdedir?
“MADDE 10- (1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.10/1)
Altı aylık eşik pratikte belirleyicidir:
| Ayıp ne zaman ortaya çıktı | İspat yükü kimde |
|---|---|
| Teslimden itibaren ilk 6 ay içinde | Satıcıda (malın ayıplı olmadığını ispat eder) |
| 6 aydan sonra | Tüketicide (malın ayıplı olduğunu ispat eder) |
Karine mutlak değildir: malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz. Çabuk bozulan mallarda veya kullanım hatasının çok daha muhtemel olduğu durumlarda hâkim ispat yükünü tüketicide kabul edebilir.
Ayrıca tüketici sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdarsa ya da haberdar olması bekleniyorsa sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz (m.10/2). Bu nedenle “ayıplı” etiketiyle indirimli satılan ürünlerde, etikette gösterilen ayıp için sonradan talepte bulunulamaz.
Zamanaşımı
“MADDE 12- (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.12/1)
İkinci el satışlarda alt sınır düşüktür ama sıfır değildir:
“(2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.12/2)
En önemli istisna üçüncü fıkradadır:
“(3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.”
(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.12/3)
Ayıbın hile ile gizlenmiş olması hâlinde iki yıllık süre hiç uygulanmaz. Bu, özellikle hasar kaydı veya kilometre bilgisi gizlenen araç satışlarında belirleyicidir; ayrıntı için ayıplı araç yazımıza bakabilirsiniz.
Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
Ayıplı mal uyuşmazlığında kural olarak satış (teslim) tarihindeki kanun uygulanır. 6502 sayılı Kanun, 87. maddesi uyarınca yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe girmiştir; bu tarihten önce kurulan tüketici işlemlerine mülga 4077 sayılı Kanun uygulanır. Yargıtay kararlarında karşılaşılan ayıp ihbar süreleri ve farklı zamanaşımı süreleri çoğunlukla 4077 sayılı Kanun dönemine aittir. Eski tarihli bir kararı okurken hangi kanun döneminde verildiğine bakmak gerekir.
Pazaryeri sorumluluğunda yaklaşan değişiklik
İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde aracı hizmet sağlayıcının (pazaryerinin) sorumluluğu 48. maddede düzenlenmiştir. Yürürlükteki metin, 11. maddedeki seçimlik hakların kullanımını pazaryerinin müteselsil sorumluluğu dışında tutmaktadır. Anayasa Mahkemesi bu istisnayı iptal etmiştir:
“A. 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesine 24/3/2022 tarihli ve 7392 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen (6) numaralı fıkranın (d) bendinde yer alan “…ile 11 inci…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/187, K. 2026/42, T. 12.02.2026 — İPTAL; RG 2/6/2026-33268)
Mahkeme gerekçesinde kuralın tüketiciyi korumasız bıraktığını belirtmiştir:
“Kurallar, belirtilen hususlarda tüketicilerin aleyhine ortaya çıkabilecek olumsuzlukların önüne geçecek güvenceleri içermemektedir.”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/187, K. 2026/42, T. 12.02.2026 — İPTAL)
İptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra, yani 2 Mart 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar yürürlükteki istisna uygulanmaya devam eder. Karar oy çokluğuyla verilmiş, bir üye karşı oy kullanmıştır.
Sık Yapılan Hatalar
- “30 gün içinde bildirmedim, hakkım yandı” sanmak. 6502 sayılı Kanun’da ayıp ihbarı için süre yoktur.
- Seçimlik hakkı belirtmeden başvurmak. Hangi hakkın kullanıldığı açıkça yazılmalıdır; süreler bu bildirimden itibaren işler.
- Onarımı süresiz beklemek. Kanun onarım/değişim için azami süre öngörür; süre aşıldığında diğer seçimlik haklara yönelme imkânı doğar.
- Bedel iadesini üreticiden istemek. Onarım ve değişim üreticiden istenebilir; dönme ve indirim satıcıya yöneltilir.
- Gizlenen ayıpta süreyi dolmuş saymak. Hile veya ağır kusurla gizlenen ayıpta zamanaşımı uygulanmaz.
- Ayıplı etiketiyle satılan üründe talepte bulunmak. Etikette gösterilen ayıp bakımından sözleşmeye aykırılık doğmaz.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Teslim tarihini ve ayıbın ortaya çıktığı tarihi belgeleyin (fatura, servis kaydı, fotoğraf).
- Altı aylık ispat karinesi içinde olup olmadığınızı belirleyin.
- Dört seçimlik haktan hangisini kullandığınıza karar verin.
- Talebinizi yazılı olarak satıcıya (onarım/değişim ise üretici veya ithalatçıya da) bildirin.
- Onarım/değişim için öngörülen azami süreyi takip edin; aşılırsa diğer seçimlik hakka yöneldiğinizi yazılı olarak bildirin.
- Sonuç alamazsanız uyuşmazlığın değerine göre tüketici hakem heyetine başvurun veya tüketici mahkemesinde dava açın.
Özet
- Ayıplı mal, teslim anında örnek/modele uygun olmayan ya da objektif özellikleri taşımayan maldır (m.8).
- Tüketicinin dört seçimlik hakkı vardır ve seçim tüketiciye aittir (m.11/1).
- 6502 sayılı Kanun’da ayıp ihbarı için süre yoktur; gözden geçirme külfeti de aranmaz.
- İlk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpta ispat yükü satıcıdadır (m.10/1).
- Zamanaşımı kural olarak iki yıl, konut/tatil taşınmazında beş yıldır; ikinci elde alt sınır bir yıldır (m.12/1-2).
- Ayıp hile veya ağır kusurla gizlenmişse zamanaşımı uygulanmaz (m.12/3).
Sıkça Sorulan Sorular
Ayıplı mal ne demek?
6502 sayılı Kanun'un 8. maddesine göre ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında kararlaştırılan örnek ya da modele uygun olmayan veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan maldır. Reklamda bildirilen özelliği taşımayan mallar da ayıplı sayılır.
Ayıplı malda tüketicinin hakları nelerdir?
Kanun'un 11. maddesi dört seçimlik hak tanır. Sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme, ücretsiz onarım isteme ve ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme. Tüketici bunlardan birini seçer ve satıcı seçilen talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
Ayıbı kaç gün içinde bildirmem gerekir?
6502 sayılı Kanun tüketiciye ayıp ihbarı için bir süre öngörmemiştir. Önceki 4077 sayılı Kanun döneminde aranan ihbar yükümlülüğü kaldırılmıştır. Tüketici, zamanaşımı süresi içinde ayıbı tespit ettiği sürece seçimlik haklarını kullanabilir.
Malı teslim alırken kontrol etmek zorunda mıyım?
Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 6502 sayılı Kanun'da gözden geçirme külfeti aranmadığını, tüketicinin malı kontrol etmek zorunda olmadığını ve kontrol etmeden kullanmaya başlayabileceğini belirtmiştir. Satıcı, tüketicinin malı gözden geçirmediği savunmasını ileri süremez.
Ayıplı malda zamanaşımı süresi ne kadar?
Kanun'un 12. maddesine göre kural olarak malın teslim tarihinden itibaren iki yıldır. Konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre beş yıldır. Daha uzun bir süre kanunda veya sözleşmede kararlaştırılmışsa o süre uygulanır.
İkinci el satışlarda zamanaşımı farklı mı?
Evet. Kanun'un 12. maddesinin ikinci fıkrasına göre ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise üç yıldan az olamaz. Bu bir alt sınırdır, taraflar daha uzun süre kararlaştırabilir.
Gizli ayıpta zamanaşımı işler mi?
Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse Kanun'un 12. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz. Bu durumda iki yıllık süre dolmuş olsa bile satıcı sorumluluktan kurtulamaz.
Ayıplı olduğunu ben mi ispatlamak zorundayım?
Teslimden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir ve malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıya geçer. Altı aydan sonra ortaya çıkan ayıplarda ispat yükü tüketicidedir. Bu karine malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz.
Onarım veya değişim talebi ne kadar sürede yerine getirilir?
Kanun'un 11. maddesinin dördüncü fıkrasına göre talebin yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günüdür. Kanun'un 58. maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listedeki mallarda ise yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi uygulanır.
Satıcıya ulaşamıyorsam üreticiye başvurabilir miyim?
Ücretsiz onarım ve ayıpsız misli ile değiştirilme hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu haklar bakımından satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Bedel iadesi ve bedelden indirim talepleri ise satıcıya yöneltilir.
Satıcı onarım yerine bedel indirimi dayatabilir mi?
Kural olarak hayır, seçim hakkı tüketicidedir. Ancak ücretsiz onarım veya misli ile değiştirme satıcı için orantısız güçlük doğuruyorsa tüketici sözleşmeden dönme veya bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlık, ayıbın önemi ve malın ayıpsız değeri gözetilerek belirlenir.
Seçimlik hakkın yanında tazminat isteyebilir miyim?
Evet. Kanun'un 11. maddesinin altıncı fıkrası, tüketicinin seçimlik haklarından biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebileceğini düzenler. Seçimlik hakkın kullanılmasından doğan tüm masraflar da talebi yerine getiren tarafça karşılanır.
İnternetten alışverişte pazaryeri de sorumlu mu?
Yürürlükteki 48. madde, ayıplı maldan doğan seçimlik hakların kullanımını aracı hizmet sağlayıcının müteselsil sorumluluğu dışında tutmaktadır. Anayasa Mahkemesi bu istisnanın 11. maddeye ilişkin kısmını iptal etmiş, iptal hükmü 2 Mart 2027'de yürürlüğe girecektir.