Tüketici Hukuku

Tüketici Hakem Heyetine Başvuru ve Karara İtiraz

Tüketici hakem heyetine hangi uyuşmazlıklarda başvurulur, başvuru nasıl yapılıp takip edilir, ne zaman sonuçlanır, karara nasıl ve hangi sürede itiraz edilir?

19 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Başvuru adımlarını anlatan basılı form
İçindekiler 26

Kısa Cevap

Tüketici hakem heyeti, kanunda belirlenen parasal sınırın altındaki tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu başvuru merciidir. Kararları tarafları bağlar; taraflar tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilir ve mahkemenin bu konuda vereceği karar kesindir.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir mal veya hizmetten kaynaklanan uyuşmazlığınız var ve nereye başvuracağınızı bilmiyorsunuz.
  • Hakem heyeti kararı aleyhinize çıktı, itiraz etmeyi düşünüyorsunuz.
  • Lehinize çıkan karara karşı diğer taraf itiraz davası açtı.
  • Uyuşmazlığınızın değeri sınırın üzerinde ve doğrudan dava açıp açamayacağınızı araştırıyorsunuz.
  • İtiraz süresini kaçırıp kaçırmadığınızı kontrol etmek istiyorsunuz.

Süreler kısadır; gecikmeden bir avukata danışmanız yerinde olur.

Hangi Uyuşmazlıklarda Başvuru Zorunlu?

Başvuru zorunluluğu ve üst sınır, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68. maddesinde düzenlenmiştir:

“MADDE 68- (1) Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla; değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.68/1)

Düzenleme iki yönlüdür: sınırın altında kalan uyuşmazlıkta doğrudan dava açılamaz, hakem heyetine gitmek zorunludur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıkta ise hakem heyetine başvurulamaz, doğrudan tüketici mahkemesine gidilir.

”Fazlaya İlişkin Hakkımı Saklı Tutuyorum” Demek Zorunluluğu Kaldırmaz

Uygulamada denenen bir yol, talebi kısmi dava biçiminde kurup hakem heyeti aşamasını atlamaktır. Aynı yol uzun süre belirsiz alacak davası üzerinden de denendi; o dava türü aşağıda açıklandığı gibi 31.07.2026 itibarıyla yeni davalar bakımından kaldırılmıştır. Yargıtay bu yolu her iki biçimde de kapatmıştır: belirleyici olan dilekçedeki ihtiyatî kayıt değil, tüketicinin talep edebileceği üst bedelin parasal sınır içinde kalıp kalmadığıdır. Sınırın altında kalıyorsa mahkeme işin esasına giremez:

“Mahkemece, Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılmadan doğrudan dava açılmış olması nedeniyle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3663, K. 2024/279, T. 22.01.2024 — kanun yararına bozma)

Dairenin gerekçesi, aksi kabulün kanun koyucunun zorunlu çözüm yeri olarak öngördüğü heyetleri işlevsiz bırakacağına dayanır. Pratik sonuç şudur: başvuru zorunluluğu bir dava şartıdır; eksikse mahkeme esası hiç incelemez ve davayı usulden reddeder. Sınırın altındaki uyuşmazlıkta gidilecek yer, yukarıda alıntılanan m.68/1 uyarınca yine hakem heyetidir.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı: Ölçüt Değişmedi, Araç Değişti

  1. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı Kanun, HMK m.107’yi tümüyle yürürlükten kaldırdı; belirsiz alacak davası 31.07.2026’dan sonra açılacak davalar bakımından artık başvurulabilecek bir dava türü değildir. Kaldırma geçmişe yürümez:

“Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6100 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 107 nci maddesi, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur.”

(7589 sayılı Kanun geçici m.1/10)

Kanun koyucu, kaldırdığı hükmün pratik yararını kısmi davanın içine taşıdı. Kısmi dava yürürlüktedir ve HMK m.109’a eklenen yeni fıkra talep artırımını düzenler:

“Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4)

Bu değişiklik yukarıdaki ölçütü etkilemez. Hakem heyetine başvuru zorunluluğu 6502 sayılı Kanun m.68/1’den doğar ve belirleyici olan, davanın hangi türde kurulduğu değil tüketicinin talep edebileceği üst bedeldir. Kısmi dava açıp sonradan m.109/4 uyarınca talebi artırmak da bu sonucu değiştirmez: üst bedel parasal sınırın altında kalıyorsa dava şartı yine eksiktir. Paketin usul hukukunda getirdiği diğer değişiklikleri 12. Yargı Paketi yazımızda topluca ele aldık.

Bu yazıda geçen “kanun yararına bozma” nedir? Bu yazının dayandığı iki karar, kesinleşmiş bir mahkeme kararına karşı Adalet Bakanlığının başvurusu üzerine verilmiştir. Böyle bir karar kuralı yerleştirir, ancak bozduğu dosyanın sonucunu değiştirmez:

“(2) Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.363/2)

Yani bu kararlar sizin dosyanızı kendiliğinden geri getirmez; bundan sonraki uyuşmazlıklarda mahkemelerin uyacağı ölçütü gösterir. Tüketici uyuşmazlıklarında bu yolun ayrı bir önemi vardır: itiraz üzerine verilen karar kesin olduğu için (m.70/5) olağan temyiz kapalıdır. Bu yazıda dayanılan iki güncel Yargıtay kararının da kanun yararına bozma kararı olmasının sebebi budur.

Parasal sınır her yıl değişir

Madde metnindeki tutar sabit değildir:

“(4) Bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu artışların hesabında bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.68/4)

Bu nedenle güncel rakam kanun metninde yazmaz; her yıl aralık ayında Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle belirlenir. Başvurudan önce ilgili yıla ait tebliğdeki tutarın teyit edilmesi gerekir. Sınırın hemen üzerinde veya altında kalan taleplerde bu tespit, başvurunun hangi mercie yapılacağını doğrudan belirler.

Başvuru Nereye Yapılır?

“(3) Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. Yapılan bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletilir.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.68/3)

Tüketiciye seçimlik yetki tanınmıştır: kendi yerleşim yeri ya da işlemin yapıldığı yer. Uygulamada bu, tüketicinin kendi ilindeki heyete başvurabilmesi anlamına gelir.

Ayrıca heyetler başvuruyu reddedemez:

“(2) Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.68/2)

Başvuru Nasıl Yapılır ve Nasıl Takip Edilir?

Kanun başvurunun nereye yapılacağını söyler; nasıl yapılacağı ve takip edileceği uygulama yönetmeliğindedir.

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.11 — Başvuru

Tüketici hakem heyetine yapılan başvurular şahsen veya avukat aracılığıyla; elden, posta yoluyla veya elektronik ortamda e-Devlet kapısı üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi ile yapılır.

Yani üç kanal vardır ve avukat zorunlu değildir. Elektronik başvuruda ek bir geçerlilik şartı vardır: “başvuru formunun eksiksiz olarak doldurulması, varsa bilgi ve belgelerin Tüketici Bilgi Sistemine yüklenmiş olması gerekir” (m.11/4). Dilekçede yer alması zorunlu unsurlar da aynı maddededir; aşağıda ayrı bölümde ele alınmıştır.

Takip tarafı ise Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) üzerinden yürür:

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.12 — Tüketici Bilgi Sisteminin kullanımı

Tüketici hakem heyetlerinin iş ve işlemlerinde Tüketici Bilgi Sistemi kullanılır. Kayıtların doğru, eksiksiz ve gecikmeksizin Tüketici Bilgi Sistemine girilmesi zorunludur.

Bu hüküm, e-Devlet üzerinden yaptığınız başvuru sorgulamasının neden mümkün olduğunu açıklar: heyetin bütün iş ve işlemleri bu sisteme işlenmek zorundadır. Elden veya postayla yapılan başvurular da sonradan sisteme kaydedilir; dolayısıyla hangi kanaldan başvurmuş olursanız olun dosyanız sistemde görünür.

Başvuru Dilekçesinde Ne Yazmalı?

Başvuru yalnız bir dilekçeden ibaret değildir; delil oluşturan belgeler de aynı anda sunulur.

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.11 — Başvuru

(2) Başvuru, üçüncü fıkrada yer alan unsurları içeren dilekçe ve varsa delil oluşturan ilgili belgelerle birlikte tüketici hakem heyetine yapılır.

Dilekçede bulunması zorunlu olan unsurlar üçüncü fıkrada tek tek sayılmıştır:

(3) Başvuruda, başvuru sahibinin; adı, soyadı veya unvanı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için T.C. kimlik numarası, diğer ülke vatandaşları için pasaport numarası ya da yabancı kimlik numarası, başvuru sahibinin tüketici olmaması durumunda ise vergi kimlik numarası, adresi ve varsa diğer iletişim bilgileri ile varsa vekilinin adı, soyadı, vergi kimlik numarası ile adresi, uyuşmazlık konusu, talebi ve Türk Lirası cinsinden uyuşmazlık değeri ile şikayet edilene ilişkin bilgilere yer verilmesi zorunludur. Uyuşmazlık değerinin döviz cinsinden olması durumunda, söz konusu değer başvuru tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının belirlediği efektif döviz satış kuru esas alınarak Türk Lirasına çevrilir.

Bu listede uygulamada en çok atlanan üç kalem şunlardır:

  • Uyuşmazlık değeri Türk lirası cinsinden yazılmalıdır. Talebi “ücretin iadesi” gibi rakamsız bırakmak eksikliktir; ayrıca parasal sınırın altında kalıp kalmadığınız da bu rakamla belirlenir.
  • Şikâyet edilene ilişkin bilgiler zorunludur. Yalnız kendi bilgilerinizi yazmak yetmez; karşı tarafın kimliği/unvanı ve ulaşılabilir adresi olmadan dosya ilerlemez.
  • Alacak döviz cinsindense kuru siz seçmezsiniz. Uygulanacak kur, başvuru tarihindeki TCMB efektif döviz satış kurudur.

Eksik dilekçe doğrudan reddedilmez; önce süre verilir:

(5) Üçüncü fıkra uyarınca başvuruda bulunması gereken zorunlu bilgilerde eksiklik ya da tutarsızlık bulunması durumunda, tüketici hakem heyeti başkanı tarafından yazılı olarak yedi gün süre verilmek suretiyle başvuru sahibinden ek bilgi veya belge istenir.

Bu yedi günlük süre, aşağıda ele alınan otuz günlük süreden (m.13) ayrıdır ve ikisi farklı şeyler içindir: yedi gün başvurunun kendi zorunlu unsurlarındaki eksiklik veya tutarsızlık içindir, otuz gün ise uyuşmazlığın esasına ilişkin bilgi ve belge içindir.

Yönetmelik, m.13’teki otuz günlük süre için sonucu açıkça yazar (“verilen süre içinde sunulmaması halinde dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler üzerinden karar verilir”), ama m.11/5’teki yedi günlük süre için böyle bir sonuç hükmü öngörmez. Bu nedenle sürenin geçmesi hâlinde ne olacağını metinden çıkarmak mümkün değildir; eksikliği süresinde tamamlamak en güvenli yoldur.

Dilekçeye yazılması yerinde olan iki şey daha vardır ve ikisi de zorunlu unsur listesinde geçmez:

  • İvedi inceleme talebi. Aşağıda açıklandığı üzere bu talep, başkanca uygun görülürse dosyanızı öne alır, ama talep edilmemişse kendiliğinden dikkate alınmaz.
  • Delillerin eksiksiz eklenmesi. İnceleme kural olarak dosya üzerindendir ve sonradan sunulan belge, itiraz aşamasında masraf rejimini etkileyebilir.

Aynı maddenin son iki fıkrası, ikinci bir başvurunun neden sonuç vermeyeceğini de başvuru aşamasında düzenler:

(6) Konusu, sebebi ve tarafları aynı olan uyuşmazlık ile ilgili olarak birden çok tüketici hakem heyetine veya aynı tüketici hakem heyetine birden fazla başvuruda bulunulamaz. Aksi takdirde tüketici hakem heyeti re’sen ya da taraflardan birinin itirazı üzerine her zaman derdestliği dikkate alır.

Başvurudan Sonra Ne Oluyor, Ne Zaman Sonuçlanır?

İlk adım genellikle taraflardan bilgi ve belge istenmesidir — ve bu yazı yalnız tüketiciye değil, karşı tarafa da gider:

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.13 — Bilgi ve belge isteme yetkisi

Tüketici hakem heyeti başkanı tarafından, tüketici uyuşmazlığı konusuna ilişkin her türlü bilgi ve belge taraflardan istenir; ihtiyaç duyulması halinde ilgili kişi, kurum ve kuruluşlardan bilgi veya belge istenebilir.

Satıcı veya sağlayıcı iseniz “savunma yazısı” dediğiniz şey budur. Süresi de aynı maddede yazılıdır ve bir tavan olarak kurulmuştur:

İstenen bilgi ve belgelerin sunulması için tebliğ tarihinden itibaren en fazla otuz gün süre verilir. Talep edilmesi ve tüketici hakem heyeti başkanı tarafından uygun görülmesi halinde bu süre uzatılabilir.

Yani otuz gün azami süredir; heyet başkanı daha kısa bir süre de verebilir. Bu yüzden “savunma süresi kaç gün” sorusunun tek bir cevabı yoktur — size ulaşan yazıda yazan süre esastır, otuz gün onun üst sınırıdır. Süre yetmiyorsa uzatma talep edebilirsiniz.

Süreyi kaçırmanın sonucu da açıkça düzenlenmiştir:

İstenen bilgi ve belgelerin verilen süre içinde sunulmaması halinde dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler üzerinden karar verilir.

Dikkat edin: dosya düşmez, karar mevcut belgelerle verilir. Uygulamada bu, cevap vermeyen tarafın kendi delillerini dosyaya hiç koyamadan karar alması demektir.

İncelemenin nasıl yapıldığı da bu tabloyu tamamlar:

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.19 — İnceleme şekli

Tüketici hakem heyeti incelemeyi, raportör tarafından hazırlanan rapor ve ilgili belgelerin yer aldığı dosya üzerinden yapar. Gerekli görmesi halinde tüketici hakem heyeti ayrıca tarafları ve bilirkişiyi dinler.

Duruşma yoktur. İnceleme kural olarak dosya üzerindendir; taraf dinlenmesi istisnadır. Bu nedenle anlatacaklarınızı sözlü olarak açıklama fırsatı bulacağınızı varsaymayın — her şeyi yazılı olarak dosyaya koyun.

Karara bağlanma süresi ise kanunla değil yönetmelikle sınırlandırılmıştır:

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.21 — Karar süresi

Tüketici hakem heyetine yapılan başvurular, başvuru tarih ve sırasına göre en geç altı ay içinde görüşülür ve karara bağlanır. Yapılan başvurunun niteliği dikkate alınarak, karar süresi en fazla üç ay daha uzatılabilir.

Yani üst sınır altı ay, uzatmayla dokuz aydır. Uygulamada çok az bilinen bir hızlandırma imkânı da aynı maddenin ikinci fıkrasındadır:

Tarafların ivedi inceleme talebinde bulunması ve bu talebin başkan tarafından uygun görülmesi halinde başvuru, tüketici hakem heyetince öncelikle gündeme alınarak sonuçlandırılır.

Acele bir durumunuz varsa (örneğin abonelik kesintisi sürüyorsa) ivedi inceleme talebini başvuru dilekçenize yazın; bu talep başkanın uygun görmesi hâlinde dosyanızı öne alır.

Karar çıktıktan sonra tebliğ için de süre vardır:

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.23 — Kararın tebliği

Tüketici hakem heyeti kararlarının, karar tarihinden itibaren on beş iş günü içinde taraflara Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre kurulmuş olan teknik altyapı kullanılarak elektronik ortamda tebliği yapılır.

İtiraz süreniz kararın verildiği tarihten değil, bu tebliğden itibaren işlemeye başlar.

”Gündemden çıkarıldı” ne demek?

Bu ifade yönetmelikte bir karar türü olarak geçmez; toplantı gündeminin oluşturulmasıyla ilgilidir:

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.15 — Toplantı gündemi

Toplantı gündemi başkan tarafından 21 inci madde hükmü dikkate alınarak belirlenir ve toplantıdan önce üyelere bildirilir.

Dosyanız bir toplantının gündeminden çıkmışsa bu, başvurunuzun reddedildiği anlamına gelmez. Çoğu zaman istenen bilgi ve belge henüz gelmediği için dosya sonraki toplantıya bırakılmıştır. Altı aylık karar süresi bu sırada işlemeye devam eder. Yönetmelik “gündemden çıkarma” için ayrı bir usul öngörmediğinden, somut sebebi ancak heyetten öğrenebilirsiniz.

Başvurudan vazgeçmek, başvuruyu iptal etmek

Karşı taraf, karar çıkmadan önce sorunu çözebilir (paranın iade edilmesi, ürünün değiştirilmesi gibi). Yönetmelik bu hâli açıkça düzenler:

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.20 — Kararın niteliği ve kapsamı

Başvuruya konu uyuşmazlığın, tüketici hakem heyeti tarafından karar verilene kadar çözümlenmesi ve bu durumun ispatına yönelik bilgi veya belgelerin tüketici hakem heyetine iletilmesi durumunda, tüketici hakem heyeti uyuşmazlığın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verir.

Yani “başvurumu iptal ettirmek istiyorum” dediğiniz durumun karşılığı konusuz kalma ve verilecek karar “karar verilmesine yer olmadığına” şeklindedir. Bunun için çözümü ispatlayan bilgi ve belgeyi heyete iletmeniz gerekir. Yalnız “vazgeçtim” demek yetmez.

Aynı maddenin son fıkrası, başvurunun usulden reddedileceği hâlleri de sayar:

Derdestlik, kesinleşen karar veya kesin hükmün varlığı durumunda, tüketici hakem heyeti başvurunun reddine karar verir.

Yani aynı uyuşmazlık için ikinci bir başvuru yaparsanız (ya da konu hakkında kesinleşmiş bir karar varsa) başvurunuz esasa girilmeden reddedilir.

Yönetmelikte, uyuşmazlık çözülmeden salt iradeyle vazgeçmeyi düzenleyen ayrı bir hüküm yoktur. Böyle bir durumda parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda heyete başvurunun zorunlu olduğunu da hatırlayın. Vazgeçmeniz doğrudan dava açabileceğiniz anlamına gelmez.

Kararın Sonuçları ve İcrası

“MADDE 70- (1) Tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar. Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/1)

Karar bağlayıcıdır ve ilam gibi icra edilir:

“Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/2)

Vekâlet ücretine hükmedilememesi, heyet aşamasında avukatla temsil edilen tarafın bu gideri karşı taraftan alamayacağı anlamına gelir.

Aleyhinize Karar Çıkarsa Ne Olur?

Heyet kararı her iki taraf için de bağlayıcıdır; yalnız tüketici lehine çalışan bir mekanizma değildir. Talebiniz reddedilirse ya da satıcı/sağlayıcı lehine bir sonuç doğarsa şunlar geçerlidir:

  • Karar ilam gibi icra edilir. Yönetmelik bunu ayrıca tekrarlar: “Tüketici hakem heyeti kararları, İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.” (Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.24) Kararın yerine getirilmesi
  • İtiraz süresi iki haftadır ve tebliğden işler (aşağıdaki bölüm).
  • İtiraz icrayı kendiliğinden durdurmaz; durdurma ancak talep üzerine tedbir yoluyla mümkündür.
  • Heyet aşamasında vekâlet ücretine hükmedilemez, ama itiraz aşaması tüketici mahkemesidir ve orada vekâlet ücreti riski doğar (aşağı bkz.).

Kararın aleyhinize çıkması, esas hakkında haksız olduğunuz anlamına gelmez; heyet dosya üzerinden ve sınırlı bir incelemeyle karar verir. Ancak iki haftalık itiraz süresi kaçırılırsa karar kesinleşir ve bu sonuç geri alınamaz — süre burada esastan daha belirleyicidir.

Karara İtiraz: Süre, Merci, Etki

“(3) Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/3)

Bu fıkra üç ayrı bilgi taşır:

  1. Süre iki haftadır ve tebliğden itibaren işler.
  2. Merci tüketici mahkemesidir; yer bakımından heyetin veya tüketicinin yerleşim yeri seçilebilir.
  3. İtiraz icrayı kendiliğinden durdurmaz; durdurma ancak talep üzerine tedbir yoluyla mümkündür.

Dikkat: İnternetteki birçok kaynakta ve maddenin önceki hâlini uygulayan Yargıtay kararlarında bu süre on beş gün olarak geçer. Yürürlükteki metin iki hafta demektedir; süreyi eski kaynaklardan değil, güncel madde metninden almak gerekir.

Süre Ne Zaman Başlar? Tebligat Tartışmalıysa Mahkeme Araştırmak Zorundadır

Süre tebliğ tarihinden işlediği için uyuşmazlık çoğu zaman “kaç gün” sorusunda değil, “tebligat usulüne uygun yapıldı mı, hangi tarihte yapıldı” sorusunda düğümlenir. Tebligat evrakı iade edilmiş, barkod okunamıyor ya da adres tartışmalıysa mahkeme, itirazı süreden reddetmeden önce tebligatın akıbetini araştırmak zorundadır:

“Buna göre Mahkemece, Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği ve Tebligat Kanunu hükümleri nazara alınarak Tüketici Hakem Heyeti kararına süresinde itiraz edilip edilmediğinin belirlenebilmesi için Tüketici Hakem Heyeti kararının tebligatının, davacıya hangi tarihte çıkarıldığı ve sonrasında PTT’den davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.”

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2529, K. 2024/5754, T. 10.07.2024 — kanun yararına bozma)

O dosyada ilk derece mahkemesi, kararın tebliğ edildiğini kabul edip itirazı süreden reddetmişti. Yargıtay, dosyadaki PTT belgesinde “Bekleme Müddeti Bitti İade” ibaresinin bulunmasını ve barkod numarasının tam okunamamasını dikkate alarak tebliğ tarihinin dosyadan anlaşılamadığını saptamıştır.

Bunun pratik sonucu, itirazın kendi aşamasında ortaya çıkar. Süre tartışması esas hakkındaki iddianızdan bağımsız olarak dosyanın kaderini belirleyebildiği için: tebligat evrakını ve zarfı saklayın, tebliğ tarihini yazılı olarak not edin; tebliğin usulüne uygunluğunda bir kuşku varsa bunu itiraz dilekçenizde açıkça ileri sürün ve tebligat belgelerinin dosyaya getirtilmesini talep edin.

Bunu sonraya bırakmayın: aşağıda görüleceği gibi tüketici mahkemesinin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (m.70/5). Yani tebligat itirazınız, mahkeme karar verdikten sonra bir üst mercide tartışılamaz; karar verilmeden önce dosyaya girmiş olması gerekir.

İtiraz üzerine mahkeme ne yapabilir?

“(4) İtiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/4)

Mahkemenin kararı kesindir

“(5) Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/5)

Bu, sürecin tek dereceli olduğu anlamına gelir: itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf veya temyiz yolu bulunmaz. Bu nedenle itiraz dilekçesinin ilk seferde eksiksiz hazırlanması önem taşır.

Yargıtay Kararlarıyla: Kesinliğin Pratik Sonucu

Kesinlik kuralı kâğıt üzerinde basit görünse de uygulamada bir sürprizi vardır: temyiz dilekçenizi Yargıtay’a ulaşmadan yerel mahkemenin kendisi reddedebilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüketici mahkemesinin ek kararla temyiz istemini reddetmesini yerinde bulmuştur:

“Mahkemece, yukarıda belirtilen parasal değerin altındaki uyuşmazlıkla ilgili, Yasanın 70. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucu verilen karar kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece de temyiz isteminin reddine karar verilebilir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/11011, K. 2017/5452, T. 18.04.2017 — ONANMASINA)

Yani kesin bir karara karşı kanun yoluna başvurmak, harç ve zaman kaybından başka sonuç doğurmaz. Enerjiyi temyize değil, itiraz aşamasının kendisine ayırmak gerekir: delilleri, bilirkişi itirazlarını ve hukuki gerekçeyi tüketici mahkemesindeki tek incelemede eksiksiz sunmak esastır.

Eski Yargıtay kararlarının tuzağı: madde 2022’de yeniden yazıldı

Bu konuda internette ve karar veritabanlarında bulacağınız kararların önemli bir kısmı artık yürürlükte olmayan bir metni uygular. Yukarıdaki 2017 tarihli karar bile 68. maddeyi o günkü hâliyle aktarır: o dönemde ilçe ve il tüketici hakem heyetleri için iki ayrı parasal sınır vardı ve uyuşmazlığın değeri hangi heyetin görevli olduğunu belirliyordu. Oysa madde 24 Mart 2022 tarihli 7392 sayılı Kanun ile değiştirilmiş, il/ilçe ayrımı kaldırılarak tek bir parasal sınıra geçilmiştir; bugün yürürlükteki metin heyetler arasında böyle bir ayrım yapmaz.

Eski kararlardan devralınan üç yanlış özellikle sık görülür:

Eski metinden gelenYürürlükteki metin
İl / ilçe hakem heyeti ayrımı ve iki ayrı sınırTek parasal sınır (m.68/1, 7392 sK ile değişik)
İtiraz süresi “onbeş gün”İtiraz süresi iki hafta (m.70/3)
Küsur hesabında “on Türk Lirası”Küsur hesabında bin Türk Lirası (m.68/4)

Bir karara dayanacaksanız, kararın tarihinin değil uyguladığı metnin güncel olup olmadığına bakın; 2022 öncesi kararların parasal sınır ve heyet yapısına ilişkin açıklamaları bugüne taşınamaz.

Güncel parasal sınır hangi belgede yazar?

Kanun metnindeki rakam başlangıç değeridir; uygulanacak tutar her yıl aralık ayında yayımlanan tebliğle belirlenir. Aranacak belgenin adı şudur: “6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 inci ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6 ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ.” İçinde bulunduğumuz döneme ilişkin tebliğ 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Başvurudan önce doğrudan bu tebliğdeki tutara bakılmalı; ikincil kaynaklardaki rakamlar hızla bayatlar.

Sık Karşılaşılan Konu: Kredi Dosya Masrafı İadesi

Hakem heyetine, bankalardan tahsil edilen dosya masrafı, tahsis ücreti ve benzeri kesintilerin iadesi için başvurulabilir. Bu tür uyuşmazlıkların tipik tutarı parasal sınırın altında kaldığından, doğal yol hakem heyetidir.

Talebin dayanağı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un temel ilkeler maddesidir:

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.4 — Temel ilkeler

“Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemez.”

Maddenin işleyişi iki kademelidir. Birincisi yukarıdaki genel yasaktır: bankanın kendi menfaati için yaptığı işlemlerin bedeli tüketiciye yüklenemez. İkincisi, aynı fıkranın devamında yer alan yetki kuralıdır. Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlarca tüketiciden faiz dışında alınabilecek ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunların usul ve esasları, Bakanlığın görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.

Pratikte belirleyici olan budur: bir kesintinin hukuka uygunluğu “bankanın sözleşmeye yazmış olmasına” değil, o ücret türünün düzenlemede öngörülmüş olmasına ve usulüne uygun alınmasına bağlıdır. Sözleşmede yer alması tek başına yeterli değildir; m.4/2 uyarınca sözleşme koşulları sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez.

Başvururken dikkat edilecekler:

  • Kesintiyi belgeleyin. Kredi sözleşmesi, ödeme planı ve hesap ekstresi başvuruya eklenmelidir; hangi ad altında ne kadar tahsil edildiği belgeden anlaşılmalıdır.
  • Önce bankaya yazılı başvurun. Bu, hem yazışma delili oluşturur hem de talebin reddedildiği tarihi netleştirir.
  • Ücretin adına takılmayın. “Dosya masrafı”, “tahsis ücreti”, “istihbarat ücreti” gibi farklı adlar kullanılabilir; değerlendirme ada göre değil, ücretin niteliğine ve düzenlemede karşılığı bulunup bulunmadığına göre yapılır.
  • Tüm belgeleri heyet aşamasında sunun. Yukarıda açıklandığı üzere, belgenin sonradan sunulması masraf rejimini etkileyebilir.

Bankanın internet sitesinde veya e-Devlet üzerinde bu kesintiler için hazır bir “iade” ekranı bulunmaz; talep, bu yazıda anlatılan başvuru usulüyle ileri sürülür.

Vekâlet Ücreti ve Masraf Riski

“(6) Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. Ancak, mevcut olduğu hâlde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemez.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/6)

İkinci cümle önemli bir korumadır: karşı taraf, elinde olduğu hâlde heyete sunmadığı bir belgeyi mahkemede ortaya çıkarıp kararı iptal ettirirse, tüketici aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama gideri doğmaz.

“(7) Uyuşmazlıkla ilgili olarak tüketici hakem heyeti tarafından tüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/7)

İtiraz aşamasında görevli mahkeme ve harç bakımından ise 73. madde belirleyicidir:

“MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.

(2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır.”

(6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/1-2)

Sık Yapılan Hatalar

  • Süreyi on beş gün sanmak. Güncel metin iki hafta demektedir; eski kaynaklara güvenilmemelidir.
  • Parasal sınırı kanun metninden okumak. Tutar her yıl yeniden değerleme oranıyla artar.
  • Kısmi dava kurup heyeti atlamak. Talep edilebilecek üst bedel sınırın altındaysa dava, dava şartı eksikliğinden usulden reddedilir (3. HD, E. 2023/3663). Belirsiz alacak davası 31.07.2026’dan sonra açılacak davalarda zaten kullanılamaz (HMK m.107 mülga).
  • Tebligat evrakını saklamamak. Süre tebliğ tarihinden işler; tebliğ tarihi tartışmalıysa dosyadaki belge belirleyici olur (11. HD, E. 2024/2529).
  • İtirazın icrayı durduracağını varsaymak. Durdurma ancak talep üzerine tedbirle mümkündür.
  • Belgeyi heyet aşamasında sunmamak. Sonradan sunulan belge lehte sonuç doğursa da masraf rejimini etkiler.
  • İtiraz dilekçesini eksik hazırlamak. Mahkemenin kararı kesindir; ikinci bir derece yoktur.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Uyuşmazlığın değerini belirleyin ve ilgili yıla ait parasal sınır tebliğiyle karşılaştırın.
  2. Sınırın altındaysa yetkili hakem heyetini (yerleşim yeriniz veya işlem yeri) seçin.
  3. Elinizdeki tüm belgeleri başvuru aşamasında sunun.
  4. Karar tebliğ edilince tarihi kaydedin; iki haftalık süreyi takip edin.
  5. İtiraz edecekseniz, icranın durdurulmasını ayrıca talep edip etmeyeceğinizi değerlendirin.
  6. İtiraz dilekçenizi tek derecelik bir yargılama olduğunu göz önünde tutarak hazırlayın.

Hakem heyetine en sık taşınan uyuşmazlıklardan biri banka masraflarıdır; esasa ilişkin ölçüt için kredi dosya masrafı iadesi yazımıza bakabilirsiniz.

Özet

  • Parasal sınırın altında başvuru zorunlu, üstünde ise hakem heyetine başvuru yapılamaz (m.68/1).
  • Zorunluluk bir dava şartıdır; kısmi dava biçiminde kurularak atlanamaz (3. HD, E. 2023/3663). Belirsiz alacak davası yeni davalar için kaldırılmıştır (HMK m.107 mülga); talep artırımı artık HMK m.109/4’tedir.
  • Süre tebliğden işler; tebliğ tarihi dosyadan anlaşılamıyorsa mahkeme araştırmak zorundadır (11. HD, E. 2024/2529).
  • Sınır her yıl yeniden değerleme oranıyla artar; güncel rakam tebliğdedir (m.68/4).
  • Kararlar tarafları bağlar ve ilam gibi icra edilir (m.70/1-2).
  • İtiraz süresi iki hafta, merci tüketici mahkemesidir; itiraz icrayı durdurmaz (m.70/3).
  • İtiraz üzerine mahkemenin verdiği karar kesindir (m.70/5).
  • Hakem heyeti aşamasında vekâlet ücretine hükmedilemez (m.70/1).

Bilirkişi incelemesi gündeme gelirse bilirkişi yazımız ilgili olabilir.

Hakem heyetine başvurudan itiraza kadar süreçParasal sınırın belirlenmesinden tüketici mahkemesinin kesin kararına; her aşama yazı gövdesinde dayanağıyla açıklanmıştır.
  1. Uyuşmazlığın değeri parasal sınırın neresinde?Sınır sabit değildir; her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve güncel rakam kanun metninde yazmaz.m.68/1 · m.68/4
    • Sınırın altında → hakem heyetine başvuru zorunludur, doğrudan dava açılamazm.68/1
    • Sınırın üzerinde → hakem heyetine başvurulamaz, doğrudan tüketici mahkemesine gidilirm.68/1
  2. Başvuru yetkili heyete yapılırTüketicinin yerleşim yeri ya da işlemin yapıldığı yer arasında seçim hakkı vardır. Heyetler kendilerine yapılan başvuruları kabul etmek zorundadır.m.68/2 · m.68/3
  3. Başvuru şahsen veya avukat aracılığıyla yapılırElden, posta yoluyla veya e-Devlet kapısı üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi ile yapılabilir; elektronik başvuruda form eksiksiz doldurulmalı ve belgeler sisteme yüklenmelidir.Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.11 · m.11/4
  4. Taraflardan bilgi ve belge istenirTebliğ tarihinden itibaren en fazla otuz gün süre verilir ve talep üzerine uzatılabilir. Süresinde sunulmazsa dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler üzerinden karar verilir.Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.13
  5. İnceleme dosya üzerinden yapılırDuruşma yoktur; heyet gerekli görürse tarafları ve bilirkişiyi ayrıca dinler. Başvuru en geç altı ay içinde karara bağlanır, bu süre en fazla üç ay uzatılabilir.Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.19 · Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.21
  6. Karar, karar tarihinden itibaren on beş iş günü içinde elektronik ortamda tebliğ edilirİtiraz süresi kararın verildiği tarihten değil, bu tebliğden itibaren işler.Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.23
  7. Karara itiraz edilecek mi?m.70/3
    • İtiraz → tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesinem.70/3
    • İtiraz edilmezse → karar kesinleşir ve ilamların yerine getirilmesi hükümlerine göre icra edilirm.70/2
    • İtiraz icrayı kendiliğinden durdurmaz → talep üzerine hâkim tedbir yoluyla durdurabilirm.70/3
  8. İtiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindirSürece karşı istinaf veya temyiz yolu bulunmaz; itiraz dilekçesinin ilk seferde eksiksiz hazırlanması bu yüzden önem taşır.m.70/5

Sıkça Sorulan Sorular

Kredi dosya masrafı iadesi için nereye başvurulur?

Tutar parasal sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine başvurulur; bu, uyuşmazlığın tipik yoludur. Başvurudan önce bankaya yazılı talep iletmek hem yazışma delili oluşturur hem de reddin tarihini netleştirir.

Bankanın aldığı dosya masrafı hangi maddeye dayanılarak geri istenir?

6502 sayılı Kanun m.4/3, sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yaptığı masraflar için tüketiciden ek bedel talep edilemeyeceğini düzenler. Aynı fıkra uyarınca bankaların faiz dışında alabileceği ücret, komisyon ve masraf türleri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.

Masraf sözleşmede yazıyorsa geri alabilir miyim?

Sözleşmede yer alması tek başına yeterli değildir. Belirleyici olan, o ücret türünün ilgili düzenlemede öngörülmüş olması ve usulüne uygun alınmasıdır. Ayrıca m.4/2 uyarınca sözleşme koşulları sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez.

Tüketici hakem heyetine başvuru hangi hâllerde zorunludur?

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesine göre, kanunda belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvuru yapılamaz.

Fazlaya ilişkin hakkımı saklı tutarak doğrudan dava açsam hakem heyetini atlayabilir miyim?

Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, talep edilebilecek üst bedel parasal sınır içinde kaldığı sürece doğrudan açılan davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Belirleyici olan dilekçedeki ihtiyatî kayıt değil, talep edilebilecek üst bedeldir.

Parasal sınır ne kadar?

Kanun metnindeki tutar her takvim yılı başından itibaren Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu nedenle güncel rakam için ilgili yıla ait tebliğe bakılmalıdır.

Başvuru nereye yapılır?

Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir.

Hakem heyeti kararı bağlayıcı mı?

Evet. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 70. maddesine göre tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar. Kararlar, İcra ve İflâs Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.

Karara itiraz süresi kaç gündür?

Kanun'un 70. maddesinin üçüncü fıkrasına göre taraflar, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. Eski kaynaklarda ve bazı Yargıtay kararlarında geçen on beş günlük süre, maddenin önceki hâline aittir.

Tebligatın usulsüz olduğunu düşünüyorum; bunu ne zaman ileri sürmeliyim?

İtiraz dilekçenizde, mahkeme karar vermeden önce ileri sürmelisiniz; itiraz üzerine verilen karar kesin olduğu için sonradan üst mercide tartışılamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, tebliğ tarihi dosyadan anlaşılamıyorsa mahkemenin itirazı süreden reddetmeden önce tebligatın hangi tarihte çıkarıldığını ve tebliğ edildiğini araştırması gerektiğine hükmetmiştir.

İtiraz nereye yapılır?

İtiraz, tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine yapılır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesine göre tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir.

Tüketici mahkemesinde harç ödenir mi?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinin ikinci fıkrasına göre tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar Harçlar Kanunu'nda düzenlenen harçlardan muaftır.

İtiraz kararın icrasını durdurur mu?

Kural olarak durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.

Tüketici mahkemesinin itiraz üzerine verdiği karar kesin mi?

Evet. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 70. maddesinin beşinci fıkrasına göre tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.

Hakem heyeti vekâlet ücretine hükmeder mi?

Hayır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 70. maddesine göre tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez. Buna karşılık itiraz davasında farklı bir düzenleme bulunmaktadır.

İtiraz davasında vekâlet ücreti riski var mı?

Tüketici lehine verilen karara karşı açılan itiraz davasında kararın iptali durumunda tüketici aleyhine nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. Ancak hakem heyetine sunulmayan bir belgenin mahkemeye sunulması nedeniyle iptal hâlinde tüketici aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemez.

Bilirkişi ve tebligat ücretlerini kim öder?

Tüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır. Uyuşmazlık tüketicinin lehine sonuçlanırsa bu ücretler karşı taraftan tahsil edilerek bütçeye gelir kaydedilir.

Tüketici hakem heyetine nasıl başvurulur?

Başvuru şahsen veya avukat aracılığıyla; elden, posta yoluyla ya da e-Devlet kapısı üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi ile yapılır. Avukat zorunlu değildir. Dilekçede kimlik ve iletişim bilgileri, uyuşmazlık konusu ve talebin Türk lirası karşılığı yer almalıdır.

Başvuru dilekçesinde nelerin bulunması zorunlu?

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.11/3 zorunlu unsurları sayar. Ad-soyad veya unvan, T.C. kimlik numarası (yabancılarda pasaport ya da yabancı kimlik numarası), adres ve iletişim bilgileri, varsa vekilin bilgileri, uyuşmazlık konusu, talep, Türk lirası cinsinden uyuşmazlık değeri ve şikâyet edilene ilişkin bilgiler. Talebi rakamsız bırakmak eksikliktir.

Dilekçemde eksik varsa başvurum reddedilir mi?

Hayır, önce süre verilir. Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.11/5 uyarınca zorunlu bilgilerde eksiklik ya da tutarsızlık varsa başkan tarafından yazılı olarak yedi gün süre verilerek ek bilgi veya belge istenir. Bu yedi günlük süre, esasa ilişkin bilgi ve belge için tanınan otuz günlük süreden (m.13) ayrıdır.

Alacağım döviz cinsindense hangi kur uygulanır?

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği m.11/3'e göre uyuşmazlık değeri döviz cinsindense, başvuru tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının belirlediği efektif döviz satış kuru esas alınarak Türk lirasına çevrilir. Kuru başvuran seçemez; tarih de karar tarihi değil başvuru tarihidir.

Tüketici hakem heyeti başvurusu ne zaman sonuçlanır?

Yönetmeliğe göre başvurular en geç altı ay içinde görüşülür ve karara bağlanır. Başvurunun niteliği dikkate alınarak bu süre en fazla üç ay daha uzatılabilir. Yani üst sınır uzatmayla dokuz aydır.

Tüketici hakem heyeti başvurusu nasıl sorgulanır?

Heyetlerin bütün iş ve işlemleri Tüketici Bilgi Sistemine işlenmek zorundadır. Bu nedenle hangi kanaldan başvurmuş olursanız olun dosyanız sistemde görünür ve e-Devlet üzerinden sorgulanabilir.

Başvurumu hızlandırabilir miyim?

Evet. Tarafların ivedi inceleme talebinde bulunması ve bu talebin başkanca uygun görülmesi hâlinde başvuru öncelikle gündeme alınarak sonuçlandırılır. Bu talebi başvuru dilekçenize yazmanız yerinde olur.

Tüketici hakem heyetinden savunma yazısı geldi, kaç günüm var?

Yönetmeliğe göre istenen bilgi ve belgelerin sunulması için tebliğ tarihinden itibaren en fazla otuz gün süre verilir; talep üzerine başkanca uzatılabilir. Otuz gün üst sınırdır, daha kısa süre de verilebilir. Bu nedenle size ulaşan yazıda yazan süre esastır.

Savunma süresini kaçırırsam ne olur?

Dosya düşmez. Yönetmelik, istenen bilgi ve belgelerin verilen süre içinde sunulmaması hâlinde dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler üzerinden karar verileceğini öngörür. Yani kendi delillerinizi dosyaya koyamadan karar çıkar.

Tüketici hakem heyetinde duruşma yapılır mı?

Kural olarak yapılmaz. İnceleme, raportör tarafından hazırlanan rapor ve dosyadaki belgeler üzerinden yürür. Heyet gerekli görürse ayrıca tarafları ve bilirkişiyi dinleyebilir; bu bir istisnadır. Bu nedenle anlatacaklarınızı yazılı olarak dosyaya koymalısınız.

Dosyam gündemden çıkarıldı ne demek?

Bu bir ret kararı değildir. Toplantı gündemi başkan tarafından belirlenir ve çoğu zaman istenen bilgi ve belge henüz gelmediği için dosya sonraki toplantıya bırakılır. Altı aylık karar süresi bu sırada işlemeye devam eder.

Tüketici hakem heyeti aleyhime karar verirse ne olur?

Karar her iki taraf için bağlayıcıdır ve ilamların icrası hükümlerine göre yerine getirilir. Tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirsiniz. İtiraz icrayı kendiliğinden durdurmaz; durdurma ancak talep üzerine tedbir yoluyla mümkündür.

Karşı taraf sorunu çözdü, başvurumu nasıl iptal ettiririm?

Uyuşmazlığın karar verilene kadar çözülmesi ve bunu ispatlayan bilgi veya belgelerin heyete iletilmesi hâlinde heyet, uyuşmazlığın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Yalnız vazgeçtiğinizi bildirmek yetmez, çözümü belgelemeniz gerekir.

Aynı konu için ikinci kez başvurabilir miyim?

Hayır. Derdestlik, kesinleşen karar veya kesin hükmün varlığı durumunda heyet başvurunun reddine karar verir. Yani aynı uyuşmazlık için ikinci başvuru esasa girilmeden reddedilir.

Uyuşmazlık çözülmeden başvurumdan vazgeçebilir miyim?

Yönetmelikte salt iradeyle vazgeçmeyi düzenleyen ayrı bir hüküm yoktur. Ayrıca parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda heyete başvuru zorunlu olduğundan, vazgeçmeniz doğrudan dava açabileceğiniz anlamına gelmez.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı, hakem heyetine başvuru zorunluluğu değişti mi?

Hayır. 7589 sayılı Kanun HMK m.107'yi yürürlükten kaldırdı ve belirsiz alacak davası 31.07.2026'dan sonra açılacak davalarda kullanılamaz; kaldırma tarihinden önce açılmış davalarda ise uygulanmaya devam eder (7589 geçici m.1/10). Ancak başvuru zorunluluğu 6502 sayılı Kanun m.68/1'den doğar ve ölçüt davanın türü değil tüketicinin talep edebileceği üst bedeldir. Kısmi dava açıp HMK m.109/4 uyarınca talebi sonradan artırmak da zorunluluğu kaldırmaz.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Ayıplı mal ve hizmet, cayma hakkı ve mesafeli satış uyuşmazlıklarını hakem heyeti ve tüketici mahkemesi aşamasında yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp