
İçindekiler 15
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Ayrımcılık Tazminatı Nedir?
- Dayandığı Kanun Maddesi
- Maddedeki 2821 Göndermesi Artık Mülga Bir Kanunu Gösteriyor
- En Kritik Kural: Mutlak Ayrım Yasağı ve Dar Yorum
- Emsal İşçiden Düşük Ücret Tek Başına Yeter mi?
- Tazminatın Miktarı: Bir ile Dört Ay Arası
- Hangi ücret esas alınır?
- İspat Yükü: Ters Çevrilmiş Değil, Hafifletilmiş
- Kötü Niyet Tazminatından Farkı
- Arabuluculuk ve Görevli Mahkeme
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Ayrımcılık tazminatı, işverenin eşit davranma borcuna aykırı davranması hâlinde işçinin isteyebileceği tazminattır. Kanun üst sınırı dört aylık ücret olarak belirler ve işçinin ayrıca yoksun bırakıldığı hakları da talep edebileceğini söyler (İş K. m.5/6). Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında tazminatın en kritik şartı şudur: farklı muamelenin mutlak ayrım yasağı sebeplerinden birine (dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce gibi) dayanması gerekir. Emsal işçiden düşük ücret almak tek başına yetmez.
Bu Durumda mısınız?
- İşyerinde aynı işi yapan başka bir çalışandan sistematik olarak farklı muameleye maruz kalıyorsunuz.
- Gebelik, cinsiyet, inanç veya siyasal düşünce gerekçesiyle işten çıkarıldığınızı ya da haklarınızın kısıldığını düşünüyorsunuz.
- Kısmî süreli veya belirli süreli çalışıyorsunuz ve tam süreli/belirsiz süreli çalışanlardan farklı işlem görüyorsunuz.
- Aynı işi yaptığınız hâlde daha düşük ücret alıyorsunuz ve bunun hukuki karşılığını merak ediyorsunuz.
- Dava açtınız; ayrımcılık tazminatı talebiniz reddedildi ve gerekçeyi anlamak istiyorsunuz.
Ayrımcılık iddiası delil yapısına çok bağlı olduğundan, durumunuzu bir avukatla görüşmeniz yararlı olur.
Ayrımcılık Tazminatı Nedir?
Türk hukukunda işverenin eşit davranma borcunun iki temel dayanağı vardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu şöyle sıralar:
Türk hukukunda eşit davranma borcunun dayanakları Anayasanın 10. maddesinde yer alan “eşitlik ilkesi” ve İş Kanununun 5. maddesinde yer alan eşit davranma ilkesidir. Ayrıca, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 25. maddesinde de sendikal hak ve özgürlükler kapsamında işverenin eşit davranma borcuna ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/305, K. 2017/323, T. 22.02.2017 — BOZULMASINA)
Aynı kararda Genel Kurul, tazminatın hukuki işlevini de tanımlar: eşitlik ilkesi işverene, işyerinde çalışan işçilere haklı ve objektif neden olmadıkça eşit davranma borcu yükler; İş Kanunu’nda bu borca aykırılığın yaptırımı ayrımcılık tazminatıdır.
Dayandığı Kanun Maddesi
Ayrım yasağı maddenin ilk fıkralarında, yaptırımı ise altıncı fıkrasında düzenlenmiştir:
İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz.
(4857 sayılı İş Kanunu m.5, birinci fıkra — Eşit davranma ilkesi)
İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.
(4857 sayılı İş Kanunu m.5, altıncı fıkra — metindeki 2821 sayılı Sendikalar Kanunu göndermesi MÜLGA kanunu işaret eder; güncel karşılığı 6356 sayılı Kanun m.25)
Madde ayrıca üç ayrı yasak daha kurar: esaslı sebep olmadıkça kısmî süreli çalışana tam süreli karşısında, belirli süreli çalışana belirsiz süreli karşısında farklı işlem yapılamaz (ikinci fıkra); biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan ya da dolaylı farklı işlem yapılamaz (üçüncü fıkra); aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz (dördüncü fıkra).
Madde 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun’un 57. maddesiyle bugünkü hâlini almıştır.
Maddedeki 2821 Göndermesi Artık Mülga Bir Kanunu Gösteriyor
Yukarıdaki altıncı fıkranın son cümlesi 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesini saklı tutar. Ancak 2821 sayılı Kanun mülgadır; sendikal güvence bugün 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda düzenlenmektedir. Nitekim yukarıda aktarılan Hukuk Genel Kurulu kararı da işverenin eşit davranma borcunun sendikal ayağı için 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesine işaret eder.
Bu ayrım pratikte miktarı değiştirir. Ayrımcılık tazminatının üst sınırı dört aylık ücrettir; sendikal tazminat ise farklı bir tabana oturur:
yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir.
(6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25, dördüncü fıkra — Sendika özgürlüğünün güvencesi)
Yani ayrımcılık sendikal bir sebebe dayanıyorsa, dört aylık üst sınır değil bir yıllık ücret alt sınırı gündeme gelir. Talebin hangi kanuna dayandırılacağı bu nedenle baştan doğru seçilmelidir.
Sınır: 6356 sayılı Kanun m.25’in dördüncü fıkrasında Anayasa Mahkemesinin kısmî iptali vardır (E. 2013/1, K. 2014/161); mevzuat metninde iptal edilen ibare çıkarılmış olarak yer alır. Yukarıdaki alıntı, fıkranın yürürlükteki hâlinden ve iptal işaretinin sonrasından alınmıştır.
En Kritik Kural: Mutlak Ayrım Yasağı ve Dar Yorum
Uygulamada taleplerin çoğu burada reddedilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, maddenin dar yorumlanması gerektiğini yerleşik içtihat olarak ifade eder:
Yerleşik hâle gelen içtihatlar uyarınca 4857 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen ayrımcılık tazminatı koşullarının oluşması için öncelikle işverence yapılan farklı muamelenin ırk, dil, siyasi düşünce, inanç gibi sebeplere dayalı olması gerekmekte olup ilgili maddenin dar yorumlanması gerekir
(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1384, K. 2025/4895, T. 27.05.2025 — BOZULMASINA)
Bunun doğrudan sonucu, eşit davranma borcuna aykırılığın ikiye ayrılmasıdır:
Bu sebeple işverenin mutlak ayrım yasakları dışında eşit davranma borcuna aykırı davranışında, borca aykırılık sebebiyle mahrum kalınan haklar talep edilebilir ise de sadece mutlak ayrım yasaklarının ihlali hâlinde ayrıca ayrımcılık tazminatına hükmedilebilir.
(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1384, K. 2025/4895, T. 27.05.2025 — BOZULMASINA)
| Durum | Talep edilebilecek |
|---|---|
| Mutlak ayrım yasağı ihlali (dil · ırk · cinsiyet · siyasal düşünce · inanç…) | Mahrum kalınan haklar + ayrımcılık tazminatı |
| Mutlak yasak dışında kalan eşitsizlik | Yalnız mahrum kalınan haklar |
Emsal İşçiden Düşük Ücret Tek Başına Yeter mi?
Hayır — ve bu, en sık yapılan hatadır. Aynı kararda yerel mahkeme, davacıya emsal işçiyle aynı ücretin ödenmediği ve işyerinde ayrımcılığa gidildiği gerekçesiyle tazminata hükmetmiş; Daire bunu bozmuştur:
Somut olayda davacı tarafça mutlak ayrımcılık nedenlerinden birinin varlığı ileri sürülmediği gibi dosya kapsamında bu yönde bir delil de bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle ayrımcılık tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1384, K. 2025/4895, T. 27.05.2025 — BOZULMASINA)
Pratik sonuç: dilekçede ücret farkını göstermek yetmez; farkın hangi mutlak ayrım sebebine dayandığı açıkça ileri sürülmeli ve delillendirilmelidir.
Tazminatın Miktarı: Bir ile Dört Ay Arası
Kanun yalnız üst sınırı gösterir; alt sınırı ve ölçütü içtihat doldurur:
4 ay üst sınır olduğundan tazminatın 1 ile 4 ay arasında hakim tarafından ihlalin ağırlığına, işçinin kıdemine göre belirlenmesi isabetli olacaktır.
(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2410, K. 2013/6833, T. 16.04.2013 — BOZULMASINA)
Hangi ücret esas alınır?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, maddedeki ücret kavramını geniş yorumlar:
Burada sözü edilen ücretin genel anlamda ücret olduğu ve ücretin dışında kalan ikramiye, prim vb. ödemleri de kapsadığı açıktır.
(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1384, K. 2025/4895, T. 27.05.2025 — BOZULMASINA)
Aynı kararda fıkranın emredici nitelikte olduğu, buna aykırı sözleşme hükümlerinin geçersiz sayılacağı ve doğan boşluğun eşit davranma ilkesinin gereklerine göre doldurulacağı belirtilmiştir.
İspat Yükü: Ters Çevrilmiş Değil, Hafifletilmiş
Maddenin son fıkrası iki aşamalı bir düzen kurar:
20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.
(4857 sayılı İş Kanunu m.5, son fıkra)
Yani ispat yükü baştan işverene geçmez. Önce işçi, ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durum ortaya koymalıdır; ancak bundan sonra yük yer değiştirir. Uygulamada bu eşik, karşılaştırılabilir emsal işçi, tarih sıralaması ve yazışma gibi somut verilerle aşılır. Fesih sebebinin ispatına ilişkin m.20 hükümleri ise saklıdır; işe iade davasının kendi ispat rejimi için bkz. İşe İade Davası Şartları.
Kötü Niyet Tazminatından Farkı
İki tazminat sık karıştırılır ama farklı temellere oturur. Ayrımcılık tazminatı eşit davranma borcuna aykırılığın yaptırımıdır ve yukarıda görüldüğü gibi mutlak ayrım sebeplerine bağlıdır. Kötü niyet tazminatı ise iş güvencesi kapsamı dışındaki işçinin sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılmasıyla sona erdirilmesi hâlinde gündeme gelir; ayrıntı için bkz. Kötü Niyet Tazminatı.
İşyerinde sistematik yıldırma iddiası taşıyan dosyalarda ayrıca mobbing tartışması doğar; ispat ölçütleri farklıdır (bkz. Mobbing Davası: Şartları ve İspatı. Feshin kendisine ilişkin adımlar için bkz. İşten Çıkarıldım, Ne Yapmalıyım?).
Arabuluculuk ve Görevli Mahkeme
Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartıdır:
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/41 md.) Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır.
(7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, birinci fıkra)
Anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dava dilekçesine eklenmelidir; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, gereği yerine getirilmezse dava usulden reddedilir (7036 s. K. m.3/2).
Görev bakımından iş mahkemeleri, İş Kanunu’na tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına bakar (7036 s. K. m.5/1-a).
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Ayrımın sebebini adlandırın. Talebin dayanağı “haksızlık” değil, kanunda sayılan bir mutlak ayrım sebebidir; dilekçede açıkça gösterilmelidir.
- Karşılaştırma zeminini kurun. Aynı veya eşit değerde işi yapan emsal çalışan, aynı dönem, aynı unvan.
- İhlal ihtimalini güçlü gösteren delilleri toplayın. Yazışma, bordro, tarih sıralaması, tanık: ispat yükünün yer değiştirmesi bu eşiğe bağlıdır.
- Yoksun kalınan hakları ayrıca talep edin. Kanun tazminatın yanında bunları da tanır (İş K. m.5/6).
- Arabulucuya başvurun. Dava şartıdır; son tutanağı dilekçeye ekleyin (7036 s. K. m.3).
- Talebi iş mahkemesinde ileri sürün ve miktar takdiri için ihlalin ağırlığı ile kıdeminizi somutlaştırın.
Sık Yapılan Hatalar
- Yalnız ücret farkına dayanmak. Mutlak ayrım sebebi ileri sürülmeyen dosyada talep reddedilmektedir.
- Her eşitsizliği ayrımcılık saymak. Mutlak yasak dışındaki aykırılıkta yalnız mahrum kalınan haklar istenebilir.
- İspat yükünü baştan işverende sanmak. Yük ancak işçi güçlü bir emare ortaya koyduktan sonra yer değiştirir.
- Hesap tabanını dar tutmak. Yargıtay ücreti geniş anlamda okur; ikramiye ve prim gibi ödemeler de kapsamdadır.
- Yoksun kalınan hakları talep etmemek. Tazminat ile bu haklar ayrı kalemlerdir.
- Arabuluculuk tutanağını eklememek. Kesin süreye uyulmazsa dava usulden reddedilir.
Özet
- Ayrımcılık tazminatı, eşit davranma borcuna aykırılığın yaptırımıdır; üst sınır dört aylık ücrettir ve işçi ayrıca yoksun bırakıldığı hakları da isteyebilir (İş K. m.5/6).
- Yargıtay maddeyi dar yorumlar: tazminat için farklı muamelenin mutlak ayrım yasağı sebeplerinden birine dayanması gerekir.
- Emsal işçiden düşük ücret tek başına yetmez — mutlak ayrım sebebi ileri sürülmemiş dosyada talep reddedilir (2025 tarihli karar).
- Miktar, bir ile dört ay arasında, ihlalin ağırlığına ve işçinin kıdemine göre belirlenir.
- Hesapta geniş anlamda ücret esas alınır; ikramiye ve prim gibi ödemeler kapsamdadır.
- İspat yükü hafifletilmiştir, ters çevrilmemiştir: önce işçi güçlü bir emare gösterir, sonra yük işverene geçer (İş K. m.5/son).
- Dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır; görevli mahkeme iş mahkemesidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ayrımcılık tazminatı nedir?
İşverenin eşit davranma borcuna aykırı davranması hâlinde işçinin isteyebileceği tazminattır. Kanun, iş ilişkisinde veya sona ermesinde ayrım yasağına aykırı davranıldığında işçinin dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı hakları da talep edebileceğini söyler (İş K. m.5/6).
Ayrımcılık tazminatının şartları nelerdir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre tazminata hükmedilebilmesi için işverenin yaptığı farklı muamelenin dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce gibi mutlak ayrım yasağı sebeplerinden birine dayanması gerekir. Daire, maddenin dar yorumlanması gerektiğini belirtmektedir.
Emsal işçiden düşük ücret almak ayrımcılık tazminatı için yeterli mi?
Yeterli değildir. Yargıtay 2025 tarihli bir kararında, emsal işçiyle aynı ücretin ödenmemesi gerekçesiyle verilen ayrımcılık tazminatı kararını bozmuştur; çünkü dosyada mutlak ayrımcılık sebeplerinden birinin varlığı ileri sürülmemiş ve bu yönde delil bulunmamıştır.
Eşit davranma borcuna her aykırılık ayrımcılık tazminatı doğurur mu?
Hayır. Yargıtay'a göre mutlak ayrım yasakları dışında kalan aykırılıklarda işçi yalnız mahrum kaldığı hakları talep edebilir; ayrıca ayrımcılık tazminatına ancak mutlak ayrım yasaklarının ihlali hâlinde hükmedilebilir.
Ayrımcılık tazminatı ne kadardır?
Kanun üst sınırı dört aylık ücret olarak belirler (İş K. m.5/6). Yargıtay, dört ayın üst sınır olması sebebiyle tazminatın bir ile dört ay arasında, ihlalin ağırlığına ve işçinin kıdemine göre hâkim tarafından belirlenmesinin isabetli olacağını ifade etmiştir.
Hesaplamada hangi ücret esas alınır?
Yargıtay, maddede sözü edilen ücretin genel anlamda ücret olduğunu ve ücretin dışında kalan ikramiye, prim gibi ödemeleri de kapsadığını belirtmiştir. Bu nedenle hesap tabanı yalnız kök ücretle sınırlı değildir.
Ayrımcılık tazminatında ispat yükü kimdedir?
Kural olarak işçidedir. Ancak kanun ispat yükünü hafifletir: işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur (İş K. m.5/son). İşe iade davasına ilişkin m.20 hükümleri saklıdır.
Ayrımcılık tazminatı ile kötü niyet tazminatı aynı şey mi?
Değildir. Ayrımcılık tazminatı eşit davranma borcuna aykırılığın yaptırımıdır ve mutlak ayrım sebeplerine bağlıdır. Kötü niyet tazminatı ise iş güvencesi kapsamı dışındaki işçinin sözleşmesinin fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirilmesi hâlinde gündeme gelir.
Ayrımcılık yasağı hangi hâlleri kapsar?
Kanun iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrımı yasaklar. Ayrıca kısmî süreli ve belirli süreli çalışanlara esaslı sebep olmadıkça farklı işlem yapılamayacağını düzenler (İş K. m.5).
Cinsiyet veya gebelik nedeniyle farklı işlem yapılabilir mi?
İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan ya da dolaylı farklı işlem yapamaz (İş K. m.5/3).
Aynı iş için cinsiyete göre farklı ücret ödenebilir mi?
Ödenemez. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. Ayrıca işçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz (İş K. m.5/4-5).
Ayrımcılık tazminatı davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (7036 sayılı Kanun m.3). Anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak dava dilekçesine eklenmelidir.
İş Kanunu m.5'teki 2821 sayılı Kanun göndermesi hâlâ geçerli mi?
Maddenin altıncı fıkrası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu m.31 hükümlerini saklı tutar; ancak 2821 sayılı Kanun mülgadır. Sendikal güvence bugün 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25'te düzenlenmektedir ve Hukuk Genel Kurulu da bu maddeye işaret etmektedir.
Sendikal tazminat ile ayrımcılık tazminatı arasındaki fark nedir?
Miktar tabanı farklıdır. Ayrımcılık tazminatının üst sınırı dört aylık ücrettir (İş K. m.5/6). Sendikal tazminatta ise işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir (6356 sayılı Kanun m.25/4). Talebin hangi kanuna dayandırılacağı bu nedenle önemlidir.
Ayrımcılık tazminatı davasında görevli mahkeme hangisidir?
İş mahkemeleri, İş Kanununa tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına bakar (7036 sayılı Kanun m.5). Bu nedenle ayrımcılık tazminatı talebi iş mahkemesinde ileri sürülür.
İlgili çalışma alanı: İş Hukuku
← Tüm makaleler