
İçindekiler 14
- Mirasta denkleştirme hangi kazandırmaları kapsar?
- Çocuğa verilen para ile diğer mirasçılara yapılan bağışta ispat farkı
- Bankadan çekilen para bakım giderlerine harcanmışsa
- Ev alımı ve şirket payında paranın kaynağı nasıl araştırılır?
- Ölümden sonra banka hesabından çekilen para denkleştirme midir?
- Denkleştirme ile tenkis arasındaki fark ve terditli talep
- Hangi değer esas alınır ve aynen iade zorunlu mudur?
- İki mirasçılı basitleştirilmiş hesap örneği
- Kazandırmayı alan kişi mirasçılık sıfatını kaybetmişse
- Eğitim masrafları, çeyiz ve alışılmış hediyeler
- Kim dava açar, talep kime yöneltilir ve hangi mahkeme görevlidir?
- Denkleştirme davasında süre hangi tarihten değerlendirilir?
- Dilekçe ve bilirkişi incelemesi için dosya nasıl hazırlanır?
- Özet
Mirasta denkleştirme davası, mirasbırakanın sağlığında bir yasal mirasçısına miras payına mahsup edilmek üzere yaptığı karşılıksız kazandırmanın paylaşım hesabına alınmasını konu edinir. Her bağış denkleştirmeye girmez. Paranın veya malın kimden çıktığı, kime verildiği, karşılığında bir edim bulunup bulunmadığı ve mirasbırakanın iradesi birlikte incelenir. Altsoya yapılan belirli kazandırmalarda ise kanuni denkleştirme karinesi vardır.
Bu nedenle kardeşlerden birine ev alınmış olması ile ebeveyninin bakım giderlerini ödemesi için para verilmiş olması aynı sonuç doğurmaz. Ölümden önce yapılan kazandırma ile ölümden sonra banka hesabından çekilen para da ayrı hukuki nitelendirmeler gerektirir. Dosyanın yönünü, yalnız aile içindeki eşitsizlik duygusu değil, somut para veya mal hareketinin niteliği belirler.
Mirasta denkleştirme hangi kazandırmaları kapsar?
Mirasta denkleştirmenin temelinde, mirasbırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmanın miras payına mahsuben verilip verilmediği bulunur. Yasal mirasçılık, sağlararası kazandırma, karşılıksızlık ve mahsup amacı birlikte değerlendirilmelidir. Kanun, özellikle altsoy bakımından bu son unsurun ispatını etkileyen bir karine kurar.
TMK m.669
Madde 669- Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye tâbidir.
Bir çocuğa iş kurması için sermaye verilmesi, taşınmaz devredilmesi veya borcunun ödenmesi bu incelemeyi gerektirebilir. Bununla birlikte tapu devrinin ya da banka havalesinin varlığı bütün şartları tek başına kanıtlamaz. Ödemenin borç iadesi mi, bakım gideri için teslim edilen para mı, yoksa çocuğun malvarlığını artıran bir kazandırma mı olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
Yargıtay, denkleştirmenin muhatabının yasal mirasçı olması gerektiğini vurgular:
Bunun yanında, mirasta iade (denkleştirme) davası murisin sağlığında karşılıksız olarak yaptığı kazanımı elde eden yasal mirasçılara karşı açılabilir.
(Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/16680, K. 2017/7457, T. 19.12.2017)
Bu ayrım, mirasbırakanın bir arkadaşına veya yasal mirasçı olmayan başka bir kişiye yaptığı bağış bakımından önemlidir. Böyle bir kazandırma için denkleştirme şartlarının bulunmaması, başka bir hukuki yolun da bulunmadığı anlamına gelmez. Saklı payın zedelenmesine ilişkin inceleme, kendi şartlarıyla tenkis davası kapsamında yapılır.
Çocuğa verilen para ile diğer mirasçılara yapılan bağışta ispat farkı
Altsoya yapılan kazandırmalar ile altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırmalarda ispatın yönü aynı değildir. TMK m.669, saydığı ve benzeri nitelikteki altsoy kazandırmalarını, mirasbırakan açıkça aksini belirtmedikçe denkleştirmeye tabi tutar. Önce kazandırmanın gerçekleştiği ve bu kapsamda olduğu ortaya konulur; karine, ispatın tamamının ortadan kalkması demek değildir.
Yargıtay, altsoy bakımından denkleştirme dışı bırakılma iradesinin ispatını şu şekilde açıklar:
Altsoya yapılan kazandırma aksi miras bırakan tarafından açıkça belirtilmemişse karine olarak denkleştirmeye (iadeye) tabidir. Altsoya yapılan sağlar arası kazandırmanın denkleştirmeye tabi olmadığını davalı (altsoy) ispatlamalıdır.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/9034, K. 2019/3584, T. 18.04.2019)
Aynı kararda, altsoy dışındaki yasal mirasçılar için karşı yöndeki ispat düzeni belirtilir:
Altsoy dışındaki yasal mirasçılara yapılan kazandırma, karine olarak denkleştirmeye (iadeye) tabi değildir. Altsoy dışındaki yasal mirasçıya yapılan kazandırmanın Denkleştirmeye (iadeye) tabi olduğunu davacı ispatlamalıdır.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/9034, K. 2019/3584, T. 18.04.2019)
Örneğin bir çocuğa iş kurma sermayesi verilmesi ile sağ kalan eşe yapılan bir kazandırma aynı karine üzerinden tartışılamaz. İkinci durumda kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığını ileri süren tarafın bunu ortaya koyması gerekir. İlk durumda ise kazandırmanın denkleştirmeden muaf tutulduğu savunuluyorsa, mirasbırakanın açık iradesi önem kazanır.
Mirasbırakanın açıklamaları değerlendirilirken sözün konusu ve söylendiği bağlam da gösterilmelidir. Bir malın çocuklardan birine verildiğinin bilinmesi, o malın ileride miras hesabına hiç katılmayacağına ilişkin iradeyle aynı şey değildir. Tanığın yalnızca ailedeki genel ilişkiyi anlatması yerine, hangi kazandırma hakkında ne söylendiğini açıklaması uyuşmazlığın çözümüne yardımcı olur.
Bankadan çekilen para bakım giderlerine harcanmışsa
Mirasbırakanın hesabından bir mirasçıya verilen paranın tamamı, mutlaka o mirasçı lehine karşılıksız kazandırma değildir. Para mirasbırakanın tedavisi, bakımı veya zorunlu giderleri için kullanılmışsa, alınan tutarla kişisel yarar olarak kalan tutar ayrılmalıdır. Alındığı kabul edilen para bakımından harcama savunması ayrıca incelenir.
Yargıtay, paranın mirasçıya verildiğinin tartışmasız olduğu bir dosyada, mirasbırakan için harcama yapıldığı savunmasının araştırılması gerektiğini belirtmiştir:
Davalı, bu paradan mirasbırakanın gerekli giderlerini karşıladığını savunduğundan bu savunmaya münhasır olarak taraf delilleri toplanarak davalı …’in mirasbırakan için yaptığı harcamaların tespiti gerekir.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/9034, K. 2019/3584, T. 18.04.2019)
Kararda önce belgelendirilebilen masrafların belirlenmesi, belgelendirilemeyen giderlerin ise hayatın olağan akışı çerçevesinde bilirkişiye incelettirilmesi gerektiği açıklanır. Dolayısıyla yalnızca “Ben baktım” savunmasıyla para hareketinin tamamı araştırma dışı bırakılamaz. Aynı şekilde, kişinin hesabına para girmiş olması da bütün tutarın kendisine bağışlandığını göstermez.
Hastane ve ilaç ödemeleri, bakım hizmeti faturaları, düzenli fatura talimatları ve ilgili dönem hesap hareketleri ayrı ayrı eşleştirilebilir. Her ödeme için tarih, tutar, ödeme yapılan kişi veya kurum ve giderin kime ait olduğu belirlenmelidir. Mirasçının kendi ev giderleriyle mirasbırakan için yaptığı ödemelerin karıştığı durumlarda, bu ayrım hesaplamanın esasını oluşturur.
Bir giderin makul görünmesi ile gerçekten mirasbırakan için yapılmış olması farklı sorulardır. Bilirkişi incelemesine sunulan kayıtların hangi dönemi kapsadığı ve aynı giderin iki kez hesaba alınıp alınmadığı denetlenmelidir. Böylece başlangıçtaki para tutarı, masraflar ve kalan değer birbirine karıştırılmadan tartışılabilir.
Ev alımı ve şirket payında paranın kaynağı nasıl araştırılır?
Denkleştirmede kazandırmanın mirasbırakanın malvarlığından çıkması gerekir. Aile şirketinde pay sahibi olmak, şirketin aileye ait bulunması veya bir konutun aile desteğiyle alınması, tek başına hangi değerin denkleştirmeye gireceğini göstermez. Devredilen hakkın kaynağı ile bu hakkı edinmek için kullanılan paranın kaynağı ayrı ayrı araştırılır.
Yargıtay, doğrudan kazandırma koşulunu şöyle ifade eder:
Mirasçı lehine yapılan karşılıksız kazandırıcı işlem miras bırakan tarafından yapılmalı ve onun malvarlığından çıkmış olmalıdır, yani kazandırma doğrudan yapılmalıdır.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/3104, K. 2021/3838, T. 08.06.2021)
Bu kararın somut olayında, başka bir akrabadan devralınan şirket payları ile mirasbırakandan kaynaklandığı ileri sürülen kazandırmalar ayrıştırılmıştır. Şirketin kuruluşu, tür değişikliği ve sermaye artırımlarında mirasçıya ait payların hangi kaynakla edinildiğinin araştırılması istenmiştir. Sonradan artan şirket değerinin tamamını, ilk aşamada mirasbırakanın verdiği para gibi ele almak doğru bir hesap kurmaz.
Konut alımında da tapudaki alıcı ve satıcı bilgileri ile satış bedelinin finansmanı ayrı belgelerdir. Mirasçı taşınmazı üçüncü kişiden satın almış olabilir; uyuşmazlık, taşınmazın doğrudan mirasbırakandan devri yerine satın alma parasının kendisine verilmesi üzerinde yoğunlaşabilir. Bu durumda talebin konusu ve deliller, gerçekten ileri sürülen kazandırmaya göre kurulmalıdır.
Şirket dosyasında ticaret sicili kayıtları, pay devirleri, sermaye ödeme belgeleri ve banka kayıtları aynı zaman çizelgesine yerleştirilmelidir. Mirasçının kişisel birikimi, kendi borçlanması veya başka bir kişiden aldığı paylar bulunduğunda, bunlar mirasbırakanın sağladığı değerle karıştırılmamalıdır. Birden fazla mirasçıya farklı tarihlerde değer aktarıldığı ileri sürülüyorsa, her biri yönünden ayrı hesap gerekir.
Ölümden sonra banka hesabından çekilen para denkleştirme midir?
Ölümden sonra terekeye ait hesaptan çekilen para, mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmayla aynı hukuki sebebe dayanmaz. İşlemin ölümden sonra gerçekleşmesi, iade talebinin otomatik olarak reddedileceği anlamına da gelmez. Talebin denkleştirme yerine başka bir tereke alacağı veya istihkak ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerekebilir.
Yargıtay, banka hesabındaki işlemlerin ölümden sonra yapılması nedeniyle ret kararı verilen bir dosyada bu ayrımı açıkça yapmıştır:
Somut olayda, ilk derece mahkemesince murise ait İsviçre banka hesabındaki işlemler yönünden murisin sağlığında yapılmadığından talebin reddine karar verilmiş ise de, istemin denkleştirme olmayıp mirasta adi istihkaka yönelik olduğu hususu gözden kaçırılmıştır.
(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4552, K. 2024/4443, T. 10.10.2024)
Kararda banka işlemlerinin ölümden önce ve sonra gerçekleşen bölümlerinin araştırılması istenmiştir. Bu inceleme için hesap bakiyesinin tek bir tarihte gösterilmesi yeterli olmayabilir. Paranın hangi gün çekildiği, hangi hesaba geçtiği ve ilgili kişi tarafından hangi sıfatla elde tutulduğu dosyada açıklanmalıdır.
Bu nedenle aynı banka dökümündeki bütün hareketlere tek bir dava etiketi konulmamalıdır. Ölümden önce çocuğa verilen sermaye ile ölümden sonra tereke hesabından yapılan transferin dayanakları farklı olabilir. Mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunan uyuşmazlıklar bakımından miras sebebiyle istihkak davası ile kararda sözü edilen adi istihkak ayrımı da gözetilmelidir.
Denkleştirme ile tenkis arasındaki fark ve terditli talep
Denkleştirme, miras payına mahsuben yapılan kazandırmanın paylaşım hesabına katılmasıyla; tenkis ise saklı payı zedeleyen tasarrufun kanuni sınırlar içinde azaltılmasıyla ilgilidir. Aynı kazandırma her iki tartışmaya konu olabilse de, dava şartları ve ispat edilen olgular aynı değildir. Denkleştirme talebinin kabul edilmemesi, mahkemenin kendiliğinden tenkis hesabı yapacağı anlamına gelmez.
Yargıtay bu usul ayrımını açıkça belirtir:
Islah olmadıkça ya da terditli dava açılmamışsa, mirasta denkleştirme davası kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/15900, K. 2019/5589, T. 23.09.2019)
Terditli talepte, önce denkleştirmenin, bu talep kabul edilmezse tenkisin değerlendirilmesi istenebilir. Böyle bir sıralama yalnız başlığa iki dava adı yazılmasıyla kurulmaz. Her talebin dayandığı vakıalar, hangi sonucu amaçladığı ve incelenme sırası dilekçede açık olmalıdır. Tenkis bakımından ayrıca saklı pay hesabını ve ilgili süreleri değerlendirmek gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E.2015/16680, K.2017/7457, 19.12.2017 tarihli kararında da önce terekeye iade isteğinin incelenmesi, yerinde görülmezse terditli tenkis talebi üzerinde durulması gerektiği açıklanmıştır. Böylece denkleştirme incelemesinin atlanarak doğrudan başka bir dava türünün süre veya hesap kurallarına geçilmesi önlenir.
Muvazaa iddiası da ayrıca ayırt edilmelidir. Görünürdeki işlemin gerçek iradeyi yansıtmadığı ileri sürülüyorsa, yalnız karşılıksız kazandırma bulunup bulunmadığı tartışılmıyor olabilir. Bu konu mirastan mal kaçırma ve muris muvazaası kapsamında farklı olguların ortaya konulmasını gerektirir.
Hangi değer esas alınır ve aynen iade zorunlu mudur?
Denkleştirme hesabında esas, denkleştirme anındaki değerdir. Kazandırmanın yıllar önce yapılmış olması, o tarihteki nominal bedelin hiçbir değerlendirme yapılmadan kullanılacağı anlamına gelmez. Aynen iade ile değerin miras payına mahsup edilmesi arasında kanunun tanıdığı seçim de hesaba katılmalıdır.
TMK m.671
Madde 671- Geri vermekle yükümlü olan mirasçı, dilerse aldığını aynen geri verir; dilerse payından fazla olsa bile değerini miras payına mahsup ettirir. Mirasbırakanın bu kurala aykırı tasarrufları ve mirasçıların tenkise ilişkin hakları saklıdır.
TMK m.673
Madde 673- Denkleştirme, kazandırmanın denkleştirme anındaki değerine göre yapılır. Yarar ve zarar ile gelir ve giderler hakkında mirasçılar arasında sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
TMK m.671 uyarınca seçim, denkleştirmekle yükümlü mirasçıya aittir; mirasbırakanın aksi yöndeki tasarrufları ve tenkis hakları saklıdır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin E.2019/3104, K.2021/3838, 08.06.2021 tarihli kararında da bu seçim dikkate alınmadan hüküm kurulması eleştirilmiştir. Davacının yalnız bir iade biçimini tercih etmesi, karşı tarafın kanuni seçim hakkını ortadan kaldırmaz.
Değerleme yapılırken hangi malın veya hangi parasal kazandırmanın incelendiği açık olmalıdır. Şirket payının değeriyle sermayeye konulan paranın tutarı, aynı kalem gibi yazılamaz. Malın kaybı, gelirleri ve yapılan giderler bakımından TMK m.673’ün sebepsiz zenginleşme hükümlerine yaptığı gönderme ayrıca değerlendirilir.
Kazandırma miras payını aşıyorsa TMK m.672 devreye girer. Kazandırmayı alan mirasçı, mirasbırakanın aşan kısmı kendisine bırakmak istediğini ispat ederse bu fazlalık denkleştirmeye tabi olmaz; diğer mirasçıların tenkis hakları saklı kalır. Dolayısıyla “Payından fazla aldı” tespiti, aşan tutarın hangi hukuki yolla isteneceği sorununu tek başına çözmez.
İki mirasçılı basitleştirilmiş hesap örneği
Paylarının eşit olduğu ayrıca belirlenmiş iki mirasçı bulunduğunu, paylaşılacak net terekenin üç milyon lira olduğunu ve bunlardan birine yapılan kazandırmanın denkleştirme anındaki değerinin bir milyon lira olarak saptandığını varsayalım. Kazandırmanın bütünüyle denkleştirmeye tabi olduğu ve hesaba etki eden başka kalem bulunmadığı kabul edilirse, hesapta dikkate alınan toplam dört milyon liradır. Her mirasçının bu toplam içindeki karşılığı iki milyon liradır.
Kazandırmayı önceden alan mirasçı mahsup yolunu seçtiğinde, bir milyon liralık kazandırma kendi hesabına yazılır; mevcut terekeden alacağı karşılık bir milyon lira olur. Diğer mirasçı ise mevcut terekeden iki milyon lira alır. Bu örnek, denkleştirmenin her zaman geçmişte verilen malın fiziksel olarak geri getirilmesi anlamına gelmediğini gösterir.
Örnekteki tutarlar yalnız hesap mantığını açıklayan varsayımlardır. Gerçek dosyada borçlar, miras payları, değerleme, karşılıklı kazandırmalar, gelir ve giderler ayrıca belirlenir. Bir milyon liralık tarihî ödeme ile denkleştirme anındaki bir milyon liralık değer aynı kabul edilemez. Önce hukuki kapsam ve değerleme çözülmeli, aritmetik bu tespitlerin üzerine kurulmalıdır.
Kazandırmayı alan kişi mirasçılık sıfatını kaybetmişse
Kazandırmayı alan mirasçının daha sonra mirasçılık sıfatını kaybetmesi, denkleştirme konusunun mutlaka ortadan kalktığını göstermez. TMK m.670, bu kişiye ait denkleştirme yükümlülüğünün onun yerini alan mirasçılara, miras paylarındaki artış oranında geçmesini düzenler. Bu nedenle ilk kazandırmanın muhatabı ile dava sırasında mirasçılık ilişkisi içinde bulunan kişiler aynı olmayabilir.
Dosyada ilk kazandırmanın belgesi kadar, sonradan oluşan mirasçılık durumu da açıklanmalıdır. Kimin hangi kişinin yerini aldığı ve payının ne ölçüde arttığı gösterilmeden bütün tutarın tek bir kişiye yöneltilmesi doğru bir hesap kurulmasını güçleştirir. Bu mesele, kazandırmanın baştan denkleştirmeye tabi olup olmadığı sorusundan sonra, yükümlülüğün kim üzerinde değerlendirileceği aşamasında ele alınır.
Eğitim masrafları, çeyiz ve alışılmış hediyeler
Her aile desteği miras hesabına eklenmez. Eğitim ve öğrenim giderleri, alışılmış hediyeler ve evlenme sırasında yapılan olağan giderler için kanunda özel hükümler vardır. Bu istisnalar değerlendirilmeden aile içinde yapılan bütün ödemelerin toplanması, denkleştirmenin kapsamını gereğinden fazla genişletir.
TMK m.674
Madde 674- Çocukların eğitim ve öğrenimi için yapılan giderler sebebiyle geri verme yükümlülüğü, mirasbırakanın aksini arzu ettiği ispat edilmedikçe, ancak alışılmış ölçüleri aşan kısım için mevcuttur. Eğitim ve öğrenimini tamamlamamış olan veya engelliliği bulunan çocuklara, paylaşmada hakkaniyete uygun bir ödeme yapılır.
TMK m.675
Madde 675- Olağan hediyeler ile evlenme sırasında yapılan geleneğe uygun giderler denkleştirmeye tâbi değildir. Altsoy hısımlarının evlenmelerinde, alışılmış ölçüler içinde yapılan çeyiz giderleri hakkında denkleştirmeye tâbi tutmama arzusunun bulunduğu asıldır.
Eğitim giderlerinde olağan ölçünün aşılıp aşılmadığı sorusu, ödemenin yalnız yüksek görünmesine bakılarak cevaplanamaz. Giderin türü, amacı ve somut koşulları açıklanmalıdır. TMK m.674 ayrıca eğitimini tamamlamamış veya engelliliği bulunan çocuklar için paylaşmada hakkaniyete uygun ödeme yapılmasını düzenler; bu husus geçmişte harcanan bütün eğitim parasının geri alınmasından farklıdır.
Çeyiz bakımından TMK m.669 ile m.675 birlikte okunmalıdır. İlk hüküm çeyiz ve benzeri kazandırmaları sayarken, ikinci hüküm olağan sınırlar içindeki çeyiz giderleri için özel bir kabul getirir. Bu yüzden “Çeyiz her zaman denkleştirilir” veya “Evlenirken verilen hiçbir şey hesaba katılmaz” biçimindeki iki genelleme de kanundaki ayrımları karşılamaz.
Kim dava açar, talep kime yöneltilir ve hangi mahkeme görevlidir?
Denkleştirme, yasal mirasçılar arasındaki kazandırma ve paylaşım ilişkisi içinde değerlendirilir. İade istenen değer, kazandırmayı elde eden yasal mirasçıyla ilişkilendirilmelidir. Birden fazla kişiye farklı kazandırmalar yapılmışsa, her kişi için tarih, mal, tutar ve talep ayrı açıklanmalıdır.
Miras ortaklığında terekeye ait hakların birlikte kullanılması esastır. TMK m.640, mirasçıların elbirliğiyle hak sahipliğini ve temsilci atanması imkânını düzenler. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E.2015/16680, K.2017/7457, 19.12.2017 tarihli kararında terekeye iade isteğinin tereke adına ileri sürülmesi gerektiği belirtilmiş, mirasçıların katılımı veya muvafakati değerlendirilmiştir. Bu nedenle talep yalnız kişisel bir alacak gibi kurulmadan önce taraf ve temsil yapısı incelenmelidir.
Bağımsız denkleştirme davasında görev, HMK m.2’deki genel malvarlığı uyuşmazlığı kuralı uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Yetki bakımından HMK m.11, paylaşmaya kadar mirasçılara karşı açılan davalarda bütün mirasçıların davalı olduğu hâlleri ve maddede sayılan diğer miras uyuşmazlıklarını özel olarak düzenler. Her dosyada aynı yetki cümlesini kullanmak yerine tarafların ve talebin bu kapsamda olup olmadığı belirlenmelidir.
Talebe mirasın paylaştırılması veya ortaklığın giderilmesi de ekleniyorsa, dava şartı arabuluculuk ayrıca kontrol edilmelidir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkları kapsar. Bu düzenleme, konusu farklı her denkleştirme talebi için aynı değerlendirmeyi otomatik olarak doğurmaz.
Denkleştirme davasında süre hangi tarihten değerlendirilir?
Denkleştirme davasının süre incelemesinde paylaşmanın yapılıp yapılmadığı önemlidir. Bağışın tarihi veya ölüm tarihi esas alınarak, başka bir miras davasının süresi doğrudan denkleştirmeye taşınamaz. Özellikle tenkise ait sürelerin denkleştirme talebinin reddine otomatik dayanak yapılması hatalıdır.
Yargıtay, paylaşılmamış miras bakımından şu açıklamayı yapar:
Başka bir anlatımla mirasta denkleştirme, mirasın paylaşılmadığı süre boyunca zamanaşımına uğramaz.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/15900, K. 2019/5589, T. 23.09.2019)
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E.2015/16680, K.2017/7457, 19.12.2017 tarihli kararında da zamanaşımının taksimden sonra işlemeye başlayacağı, taksim yapılmamışsa sürenin işlemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle süre itirazını değerlendirirken öncelikle paylaşma olgusunun ve kapsamının ortaya konulması gerekir.
Mirasçıların bazı malları fiilen kullanıyor olması ile terekenin hukuken paylaşılmış olması aynı değerlendirme değildir. Bir miras taksim sözleşmesi bulunup bulunmadığı, hangi malları kapsadığı ve kazandırmanın bu hesapta ele alınıp alınmadığı incelenmelidir. Terditli tenkis talebi de varsa, onun süresi kendi hukuki rejimi içinde ayrıca ele alınır.
Dilekçe ve bilirkişi incelemesi için dosya nasıl hazırlanır?
Denkleştirme dosyası, her kazandırmayı ayrı gösterecek bir olay ve belge düzeniyle hazırlanmalıdır. HMK m.194, tarafların vakıalarını somutlaştırmasını ve her delilin hangi vakıayı ispat için gösterildiğini açıklamasını gerektirir. Çok sayıda banka dökümünü açıklamasız sunmak, hangi işlemin neden denkleştirmeye tabi olduğu sorusunu karşılamaz.
| İncelenecek nokta | Dosyada açıklanması gereken bilgi |
|---|---|
| Kazandırmanın kaynağı | Mirasbırakanın hesabı, malı veya ödediği borç |
| Alan kişi | Yasal mirasçılık ilişkisi ve kazandırmayı edinme biçimi |
| Tarih | Ölümden önceki kazandırma ile sonraki çekimlerin ayrımı |
| Karşılık | Bakım gideri, borç ödemesi veya başka edim bulunup bulunmadığı |
| Mirasbırakanın iradesi | Mahsup amacı ve denkleştirme dışı bırakılma savunmasının delilleri |
| Değer | Denkleştirmeye konu mal, değerleme tarihi ve giderler |
| Talep | Terekeye iade, seçim hakkı ve varsa terditli tenkis sırası |
Davacı yönünden temel çalışma, para hareketinin neden karşılıksız kazandırma olduğunu göstermektir. Davalı yönünden ise para alınmadığı savunmasıyla alınıp mirasbırakan için harcandığı savunması birbirinden ayrılmalıdır. Her iki tarafın aynı işlemi farklı adlandırması hâlinde, banka kaydı yanında işlemin hukuki ve fiilî sebebine ilişkin deliller de değerlendirilir.
Bilirkişi raporunda bütün mirasçılara ilişkin tek bir toplamla yetinilmemelidir. Hangi kişinin ne aldığı, hangi masrafın hangi tutardan düşüldüğü ve hangi değerin hangi tarihe göre hesaplandığı görülebilmelidir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin E.2019/3104, K.2021/3838, 08.06.2021 tarihli kararı, her mirasçı bakımından ayrı değerlendirme yapılmasının önemini gösterir.
Mirasın mevcut mal ve borçlarının belirsiz olduğu dosyalarda terekenin tespiti ile kazandırmanın geri getirilmesi talebinin farklı amaçları olduğu da gözetilmelidir. Mevcut terekenin envanteri ile geçmişte yapılan kazandırmaların denkleştirme hesabı birlikte anlaşılır hâle getirildiğinde, uyuşmazlığın hangi noktada toplandığı daha açık görülebilir.
Özet
Mirasta denkleştirmede önce kazandırmanın kaynağı, zamanı, karşılıksızlığı ve miras payına mahsup niteliği belirlenir. Altsoya ilişkin karine, bakım gideri savunması ve denkleştirme dışı bırakılma iradesi ayrı ayrı değerlendirilir. Sonra yükümlü kişi, seçim hakkı, değerleme ve tereke hesabı açıklığa kavuşturulur.
Bir dosyada en çok karışan noktalar, ölümden sonraki çekimin sağlararası kazandırma sayılması, tenkis süresinin denkleştirmeye taşınması ve bütün mirasçılara ilişkin tutarların tek toplamda birleştirilmesidir. Her işlemi tarih, kişi, kaynak ve hukuki sebeple eşleştirmek bu karışıklıkları önler. Talep sonucu da bu ayrımı yansıtmalı; varsa terditli tenkis istemi ve paylaşmaya ilişkin talep kendi şartlarıyla ayrıca kurulmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mirasta denkleştirme davası nedir?
Mirasbırakanın sağlığında yasal mirasçısına miras payına mahsup edilmek üzere yaptığı karşılıksız kazandırmanın paylaşım hesabına alınmasını konu edinir. TMK m.669 uygulanır. Kazandırmanın kaynağı, alan kişinin mirasçılığı, karşılıksızlık ve mirasbırakanın iradesi incelenir. Her aile yardımı veya her bağış otomatik olarak denkleştirmeye girmez.
Babamın kardeşime aldığı ev denkleştirmeye girer mi?
Evin hangi kaynakla alındığı ve kazandırmanın niteliği araştırılır. Mirasbırakanın doğrudan taşınmaz devretmesiyle üçüncü kişiden alınan evin parasını vermesi ayrı açıklanmalıdır. Altsoya yapılan kazandırmalarda TMK m.669 karinesi önemlidir; mirasbırakanın denkleştirme dışı bırakma iradesi ve karşılık bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.
Çocuğa yapılan kazandırmada ispat yükü kimdedir?
Öncelikle kazandırmanın gerçekleştiği ve hukuki niteliği ortaya konulur. TMK m.669 kapsamındaki altsoy kazandırmalarında denkleştirme karinesi vardır. Kazandırmanın denkleştirme dışında bırakıldığını savunan altsoy bunu ispatlamalıdır. Altsoy dışındaki yasal mirasçılarda ise kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığını ileri süren tarafın ispatı önem taşır.
Bakım için verilen paranın tamamı geri alınabilir mi?
Paranın alınması ile alan mirasçı lehine karşılıksız kazandırma olarak kalması farklıdır. Mirasbırakanın gerekli giderlerine harcandığı savunuluyorsa ilgili masraflar araştırılır. Belgelenen ödemeler ve somut koşullardaki olağan giderler değerlendirilerek kalan tutar belirlenir. Sadece bakım yapıldığını söylemek veya banka transferini göstermek bütün incelemeyi karşılamaz.
Ölümden sonra hesaptan çekilen para denkleştirme midir?
Ölümden sonraki çekim, mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmayla aynı nitelikte değildir. Bununla birlikte denkleştirme şartının bulunmaması paranın istenemeyeceğini göstermez. Yargıtay, somut bir dosyada böyle bir istemi mirasçılar arasındaki adi istihkak yönünden değerlendirmiştir. İşlemin tarihi, paranın kime geçtiği ve talep sonucu birlikte incelenmelidir.
Denkleştirme ile tenkis aynı dava mıdır?
Denkleştirme miras payına mahsup edilen kazandırmayı paylaşım hesabına alır; tenkis saklı payın korunmasına ilişkindir. Şartları ve süre değerlendirmeleri farklıdır. Yargıtaya göre ıslah veya terditli talep olmadan denkleştirme davası kendiliğinden tenkise dönüşmez. Her iki talep ileri sürülüyorsa inceleme sırası ve dayanakları açıkça gösterilmelidir.
Denkleştirmede mal mutlaka aynen geri mi verilir?
TMK m.671, yükümlü mirasçıya aynen geri verme veya değeri miras payına mahsup ettirme seçimi tanır. Mirasbırakanın aksi yöndeki tasarrufu ve tenkis hakları saklıdır. Bu nedenle davacının yalnız malın iadesini istemesi, somut dosyada karşı tarafın kanuni seçim hakkının göz ardı edilmesini haklı kılmaz.
Denkleştirmede hangi tarihteki değer esas alınır?
TMK m.673 uyarınca denkleştirme, denkleştirme anındaki değere göre yapılır. Gelir, gider, yarar ve zarar bakımından aynı maddenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göndermesi dikkate alınır. Değerlendirilen şeyin şirket payı, taşınmaz veya para kazandırması olduğu açık gösterilmeli; farklı değer kalemleri tek toplam içinde karıştırılmamalıdır.
Eğitim masrafları ve çeyiz denkleştirilir mi?
TMK m.674 eğitim ve öğrenim giderleri, m.675 ise alışılmış hediyeler ve evlenme giderleri için özel kurallar getirir. Olağan sınır ve mirasbırakanın iradesi önemlidir. Çeyiz, m.669 ile birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle aile içinde yapılan bütün eğitim ve evlenme harcamaları otomatik biçimde denkleştirme hesabına eklenmez.
Denkleştirme davasında zamanaşımı ne zaman başlar?
Yargıtay kararlarında, miras paylaşılmadığı sürece denkleştirmede zamanaşımının işlemeyeceği ve başlangıç bakımından paylaşmanın önem taşıdığı belirtilir. Tenkis süresi doğrudan denkleştirmeye uygulanmaz. Somut olayda taksim yapılıp yapılmadığı, paylaşmanın kapsamı ve varsa terditli talepler incelenmeden yalnız ölüm veya bağış tarihine göre süre hesabı yapılmamalıdır.
Denkleştirme davası hangi mahkemede açılır?
Bağımsız denkleştirme davasında HMK m.2 gereğince asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yer bakımından yetki, taraf yapısı ve HMK m.11 kapsamına göre değerlendirilir. Terekeye iade isteniyorsa miras ortaklığının temsili ayrıca önemlidir. Paylaştırma veya ortaklığın giderilmesi talebi de varsa dava şartı arabuluculuk ayrıca kontrol edilmelidir.
Şirket paylarının tamamı denkleştirmeye dahil edilir mi?
Aile şirketinde pay sahibi olmak tek başına bütün pay değerinin mirasbırakandan geldiğini göstermez. Kuruluş, pay devri ve sermaye artırımlarındaki kaynaklar araştırılır. Mirasçının kendi parası veya üçüncü kişiden aldığı değerler ayrıştırılmalıdır. Her mirasçı yönünden kazandırmanın konusu ve tutarı ayrı belirlenerek hukuki talep buna göre kurulmalıdır.
İlgili çalışma alanı: Miras Hukuku
← Tüm makaleler