
İçindekiler 12
Kısa Cevap
Boşanmada tazminat, kusur dengesine bağlıdır: isteyen eşin kusursuz veya daha az kusurlu, ödeyecek eşin kusurlu olması gerekir. Eşit kusur hâlinde tazminat verilmez. Miktar için kanunda formül yoktur; hâkim hakkaniyete göre belirler. Boşanma davasında istenmediyse, kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açılabilir.
Bu Durumda mısınız?
- Boşanma davanız sürüyor ve tazminat isteyip isteyemeyeceğinizi bilmiyorsunuz.
- Mahkeme “eşit kusur” dedi ve tazminat talebiniz reddedildi.
- Boşandınız, o sırada tazminat istemediniz; şimdi ayrıca dava açmayı düşünüyorsunuz.
- Lehinize tazminata hükmedildi ama karşı taraf ödemiyor.
- Anlaşmalı boşanma protokolü önünüzde ve tazminattan feragat maddesini imzalamakta tereddüt ediyorsunuz.
Dayandığı Kanun Maddesi
Boşanmada tazminatın tek dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesidir. Madde iki ayrı fıkrada iki ayrı tazminat türü kurar ve ikisinin de şartları birbirinden farklıdır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.174 — Maddî ve manevî tazminat
“Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.”
“Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”
Birinci fıkra menfaat zedelenmesini, ikinci fıkra kişilik hakkı saldırısını esas alır. Bu yüzden bir eş maddi tazminata hak kazanırken manevi tazminat talebi reddedilebilir; tersi de mümkündür. İkisini tek bir “boşanma tazminatı” gibi düşünmek, uygulamada en sık yapılan hatadır.
Kusur Dengesi: Kuralın Çalıştığı Yer
Maddenin her iki fıkrası da tazminatı kusura bağlar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ölçütü tek cümlede formüle eder:
“Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (4721 sayılı TMK m.174).”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7561, K. 2025/4455, T. 30.04.2025 — bozma)
Buradan üç sonuç çıkar:
- Kusursuz olmanız şart değil — “diğerine göre daha az kusurlu” olmak yeterlidir.
- Eşit kusur tazminatı bitirir. Aynı kararda mahkemenin eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmetmesi bozma sebebi sayılmıştır.
- Kusur belirlemesi tazminatın kaderini tayin eder. Tazminat kalemi çoğu zaman kendi başına değil, kusur tespitindeki hata yüzünden bozulur.
Daire, aynı ölçütü cinsiyetten bağımsız uygular. Erkek lehine hükmedilen tazminatın bozulduğu güncel bir kararda gerekçe şöyledir:
“Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesine göre, boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre az kusurlu olması gerekir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/5202, K. 2025/7097, T. 10.09.2025 — bozma)
Kusurun nasıl ispatlandığı ve hangi davranışların kusur sayıldığı ayrı bir konudur; bu ekseni çekişmeli boşanma yazımızda ele aldık.
Miktar Neye Göre Belirlenir?
Kanun ne bir tutar ne de bir hesap formülü verir. Her iki fıkrada da geçen ölçüt tek kelimedir: “uygun”. Uygun maddi tazminat, uygun miktarda para. Bu boşluğu dolduran hüküm, kanunun genel hükümleri arasındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.4 — Hâkimin takdir yetkisi
“Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.”
Pratik sonucu şudur: internette dolaşan “şu kadar yıllık evlilikte şu kadar tazminat” tarifelerinin kanuni bir dayanağı yoktur. Hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusurun ağırlığını ve evliliğin süresini birlikte değerlendirerek takdir eder. Bu yüzden benzer görünen iki dosyada farklı miktarlara hükmedilmesi kendi başına hukuka aykırılık değildir.
Miktarın belirlenmesinde talebin kendisi de bir tavan oluşturur: hâkim talep edilenden fazlasına hükmedemez. Talebi düşük tutmak, kusur lehinize çıksa bile alacağınızı sınırlar.
İki Tazminatın Ölçütü Aynı Değildir
“Ne kadar alırım?” sorusunun cevabı, hangi tazminattan söz ettiğinize göre değişir. Hukuk Genel Kurulu ikisini ayrı ayrı tanımlar.
Maddi tazminatta belirleyici olan, zararın boşanmadan doğmuş olmasıdır:
“Maddi tazminatın ön koşulu, talep edenin boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedelenmesi, boşanma ve maddi zarar arasında nedensellik bağının bulunmasıdır. Başka bir sebepten kaynaklı kayıplar maddi tazminat kapsamında yer alamaz.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/949, K. 2025/394, T. 25.06.2025 — BOZULMASINA)
Yani evlilik dışında bir sebeple uğradığınız kayıp, boşanma dosyasında maddi tazminata dönüşmez. Nedensellik bağı kurulamayan kalem elenir.
Manevi tazminatta ise Kurul, kesin bir rakam beklentisini doğrudan karşılar:
“Manevi tazminat miktarı, maddi olarak kesin bir miktar değildir. Manevi tazminat talep eden eşin ruhen uğramış olduğu çöküntü ile psikolojik olarak yaşamış olduğu sıkıntılara karşılık olarak onu rahatlatacak olan bir bedeldir. Bu özelliği nedeniyledir ki; yasa, menfaati zedelenen ve kişilik hakları ihlal edilen eşe “uygun bir tazminat” verileceğini belirtmektedir. O hâlde hâkim; manevi tazminatın miktarını belirlerken, kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak takdir hakkını kullanmalıdır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/949, K. 2025/394, T. 25.06.2025 — BOZULMASINA)
| Maddi tazminat | Manevi tazminat | |
|---|---|---|
| Neyi karşılar | Zedelenen mevcut ve beklenen menfaat | Kişilik hakkına saldırının yarattığı manevi çöküntü |
| Ön koşul | Boşanma ile zarar arasında nedensellik bağı | Boşanmaya sebep olan olayın kişilik hakkına saldırı teşkil etmesi |
| Ölçüt | Menfaatin kapsamı ve kusur dengesi | Saldırının niteliği + tarafların ekonomik ve sosyal durumu |
⇒ İki soru da “kaç TL” ile cevaplanmaz. Dosyanızda cevabı belirleyen şey, kusur dengesi ile bu iki ölçütün somut olgularla nasıl doldurulduğudur.
Ödeme Biçimi: Toptan mı, İrat mı?
Tazminatın nasıl ödeneceği ayrı bir maddede düzenlenmiştir ve maddi ile manevi tazminat burada da ayrışır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176 — Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi
“Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.”
“Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.”
Yani manevi tazminat taksitlendirilemez; toptan hükmedilir. Maddi tazminat ise irat (dönemsel ödeme) biçiminde bağlanabilir. İrat biçiminde bağlandıysa sona erme sebepleri de aynı maddede sayılmıştır: alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.
Bu ayrım önemlidir: “kendiliğinden kalkar” denilen hâllerde ayrıca dava açmaya gerek yoktur, “mahkeme kararıyla kaldırılır” denilen hâllerde ise kaldırma davası açmak zorunludur.
Boşanmadan Sonra Ayrı Dava: Bir Yıllık Süre
Boşanma davasında tazminat istenmemişse hak tümüyle kaybolmaz. Ancak süreye tabidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.178 — Zamanaşımı
“Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”
Üç noktaya dikkat edin:
- Süre karar tarihinden değil kesinleşmeden başlar. İstinaf veya temyiz sürecinde geçen zaman bu bir yılı yemez.
- Bu bir zamanaşımıdır, hak düşürücü süre değildir. Maddenin kenar başlığı da “Zamanaşımı”dır. Farkı pratikte belirleyicidir: hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz; karşı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürmezse süre geçmiş olsa bile dava esastan görülür.
- Anlaşmalı boşanmada durum farklıdır. Protokolde tazminattan feragat edildiyse ortada süresi içinde kullanılabilecek bir hak kalmaz; talep zaten tüketilmiştir. Bu yüzden protokol imzalanmadan önce feragat maddesinin sonucu değerlendirilmelidir.
Hükmedilen Tazminat Ödenmezse
Lehinize hükmedilen tazminat kendiliğinden tahsil edilmez; icra takibi gerekir. Aile hukukuna ilişkin ilamların icraya konulabilmesi kural olarak kesinleşmeye bağlıdır. Bu nedenle karar elinizde olsa bile, kesinleşme şerhi alınmadan takip başlatmak sonuç vermez. Hangi kararların kesinleşmeden icraya konulamayacağını ayrı bir yazıda inceledik.
Faiz konusunda sık yapılan hata, faizin kendiliğinden işleyeceğinin sanılmasıdır. Faiz talebe bağlıdır: dava dilekçesinde faiz istenmemişse hâkim kendiliğinden faize hükmedemez.
Sık Yapılan Hatalar
- Maddi ve manevi tazminatı tek talep sanmak. İkisinin şartları ayrıdır; dilekçede ayrı ayrı ve ayrı gerekçelerle istenmelidir.
- Kusuru tartışmadan tazminata odaklanmak. Tazminat kusurun sonucudur. Kusur tespiti lehinize dönmeden tazminat kalemi ayakta kalmaz.
- Eşit kusur kararını kabullenmek. Eşit kusur tazminatı tümüyle bitirdiği için, kusur belirlemesi kanun yoluna götürülmeye değer.
- Bir yıllık süreyi karar tarihinden saymak. Süre kesinleşmeden başlar; erken sayım hakkı olduğundan erken vazgeçmeye yol açar.
- Faiz istemini dilekçeye yazmamak. İstenmeyen faize hükmedilmez.
- Protokolü okumadan imzalamak. Anlaşmalı boşanmada feragat maddesi, sonradan açılacak tazminat davasının önünü kapatır.
Özet
Bu maddedeki tazminat, yalnız kusurlu eşe karşı istenebilir. Aldatma hâlinde talebin eşin birlikte olduğu üçüncü kişiye yöneltilmesi ise ayrı bir sorundur ve bağlayıcı içtihadı birleştirme kararıyla kural olarak kapatılmıştır; bkz. Aldatılan Eş Üçüncü Kişiye Tazminat Davası Açabilir mi?.
Boşanmada tazminatın çekirdeği tek bir dengedir: kusur. TMK m.174 tazminatı, isteyenin kusursuz veya daha az kusurlu, ödeyecek olanın kusurlu olması şartına bağlar; eşit kusurda talep reddedilir. Miktarda kanuni bir tarife yoktur, ölçüt hakkaniyettir. Boşanma davasında istenmemişse hak kesinleşmeden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre, hak düşürücü süreden farklı olarak, ancak karşı taraf ileri sürerse dikkate alınır.
Değerlendirme
Bu alanda dosyaların kaderini belirleyen şey tazminat talebinin miktarı değil, kusur belirlemesidir. Yukarıda alıntılanan iki güncel 2. Hukuk Dairesi kararının ikisinde de bozma sebebi tazminatın çok ya da az olması değil, mahkemenin kusuru yanlış dağıtmasıdır (2025/7097 K. ve 2025/4455 K.). Bu, pozisyonunuzun nerede güçleneceğini de söyler: enerjinin çoğu, tazminat miktarını gerekçelendirmeye değil, kusuru somut vakıalarla ve delillerle ortaya koymaya harcanmalıdır.
İkinci olarak, m.178’in zamanaşımı olarak düzenlenmiş olması hafife alınmaması gereken bir ayrıntıdır. Bir yılı geçirmiş olmak davanın peşinen kaybedildiği anlamına gelmez; zamanaşımı def’i ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden uygulayamaz. Buna karşılık bu, süreye güvenilmesi gerektiği anlamına da gelmez. Karşı taraf vekille temsil ediliyorsa def’in ileri sürüleceğini varsaymak gerçekçi olandır.
Nihai değerlendirme dosyanızı, kusur delillerinizi ve varsa boşanma protokolünüzü birlikte gören avukatın sorumluluğundadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanmada tazminat almanın şartı nedir?
Türk Medeni Kanunu m.174'e göre tazminat isteyen eşin kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması, tazminat ödeyecek eşin ise kusurlu olması gerekir. Maddi tazminatta ayrıca mevcut veya beklenen bir menfaatin boşanma yüzünden zedelenmiş olması aranır.
Eşit kusurlu isem tazminat alabilir miyim?
Alamazsınız. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu olduğu hâllerde tazminata hükmedilmesini bozma sebebi saymaktadır. Eşit kusur, tazminat talebinin reddi sonucunu doğurur.
Maddi tazminat ile manevi tazminat farkı nedir?
Maddi tazminat, boşanma yüzünden zedelenen mevcut veya beklenen menfaatleri karşılar. Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa ödenir. İkisinin şartları ve hesap mantığı ayrıdır.
Tazminat miktarı neye göre belirlenir?
Kanun sabit bir tutar ya da formül vermez; her iki fıkrada da "uygun" ölçütünü kullanır. Hâkim, TMK m.4 uyarınca hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. Uygulamada tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kusurun ağırlığı ve evlilik süresi birlikte değerlendirilir.
Boşanma davasında istemedim, sonra ayrı dava açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Ancak TMK m.178, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını düzenler. Süre kesinleşmeden işlemeye başlar.
Bu bir yıllık süre hak düşürücü süre midir?
Hayır, kanun bunu açıkça zamanaşımı olarak düzenler; maddenin kenar başlığı da "Zamanaşımı"dır. Bunun pratik sonucu şudur: hâkim süreyi kendiliğinden dikkate almaz, karşı tarafın zamanaşımı def'ini ileri sürmesi gerekir.
Anlaşmalı boşanmada tazminattan feragat ettim, sonra isteyebilir miyim?
Kural olarak isteyemezsiniz. Anlaşmalı boşanma protokolü hâkim tarafından onaylandığında tarafları bağlar ve protokolde tazminattan feragat edilmişse bu talep tüketilmiş sayılır. Protokolü imzalamadan önce bu sonucu değerlendirmek gerekir.
Tazminat toptan mı taksitle mi ödenir?
TMK m.176 uyarınca maddi tazminatın toptan veya durumun gereklerine göre irat (dönemsel) biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat için ise irat biçiminde ödemeye karar verilemez; manevi tazminat toptan ödenir.
İrat biçiminde bağlanan maddi tazminat sona erer mi?
Kanun iki grup sebep sayar. Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tazminat ödenmezse ne yapabilirim?
Kesinleşen boşanma ilamındaki tazminat alacağı için icra takibi başlatılabilir. Aile hukukuna ilişkin ilamların icrası kural olarak kesinleşmeye bağlı olduğundan, takipten önce kararın kesinleşmiş olması aranır.
Tazminata hangi tarihten itibaren faiz işler?
Faizin başlangıcı talebe ve karara göre değişir; kendiliğinden dava tarihinden işlemez. Faiz talep edilmemişse hâkim kendiliğinden faize hükmedemeyeceğinden, dilekçede faiz isteminin açıkça yer alması gerekir.
Boşanmada tazminat ne kadar olur?
Kanun tutar ya da formül vermez; her iki fıkradaki ölçüt "uygun" tazminattır. Hukuk Genel Kurulu, manevi tazminatın maddi olarak kesin bir miktar olmadığını, hâkimin miktarı belirlerken kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ile tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını dikkate alacağını belirtmiştir (E. 2023/949, K. 2025/394). İnternette dolaşan yıl-başına-tutar tarifelerinin kanuni dayanağı yoktur.
Tazminat miktarı neye göre belirlenir?
İki tazminatın ölçütü ayrıdır. Maddi tazminatta ön koşul, boşanma ile zarar arasında nedensellik bağının bulunmasıdır; başka bir sebepten kaynaklanan kayıplar bu kapsama girmez. Manevi tazminatta ise saldırının niteliği ile tarafların ekonomik ve sosyal durumu birlikte değerlendirilir.
Evlilik dışı bir sebeple uğradığım zarar tazminata girer mi?
Girmez. Hukuk Genel Kurulu, maddi tazminatın ön koşulunu boşanma ile maddi zarar arasındaki nedensellik bağına bağlamış ve başka bir sebepten kaynaklı kayıpların maddi tazminat kapsamında yer alamayacağını belirtmiştir (E. 2023/949, K. 2025/394).
Kadın ya da erkek olmak tazminat hakkını etkiler mi?
Etkilemez. Kanun tazminatı cinsiyete değil kusur dengesine bağlar. Nitekim Yargıtay, hatalı kusur belirlemesiyle erkek yararına hükmedilen tazminatı da kadın yararına hükmedilen tazminatı da aynı ölçütle bozmaktadır.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler