
İçindekiler 10
Kısa Cevap
İmam nikâhı tek başına hukuken evlilik doğurmaz. Evlenme, tarafların evlendirme memuru önünde olumlu cevap verdikleri anda kurulur. Bu nedenle imam nikâhlı birliktelikte miras, nafaka ve mal rejimi hükümleri uygulanmaz; çocuğun babayla soybağı ise tanıma veya babalık davasıyla kurulur.
Bu Durumda mısınız?
- Yıllardır imam nikâhlısınız ve eşiniz vefat etti, mirastan pay alıp alamayacağınızı bilmiyorsunuz.
- Birliktelik sona erdi ve nafaka talep edip edemeyeceğinizi merak ediyorsunuz.
- Çocuğunuz var ve babanın nüfusuna kaydı yapılmadı.
- Resmî nikâh yapmadan önce dinî tören yapmanın hukuki riskini araştırıyorsunuz.
- Ortak alınmış bir taşınmaz var ve ayrılık hâlinde ne olacağını bilmiyorsunuz.
Evlilik Ne Zaman Kurulur?
Sorunun kökü burada. Kanun evlenmenin kurulduğu anı tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirler.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.142 — Törenin şekli
“Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar. Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur. Memur, evlenmenin tarafların karşılıklı rızası ile kanuna uygun olarak yapılmış olduğunu açıklar.”
Dinî törenin hukuki konumu ise ayrı bir maddede düzenlenir:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.143 — Aile cüzdanı ve dinî tören
“Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere bir aile cüzdanı verir. Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz. Evlenmenin geçerli olması dinî törenin yapılmasına bağlı değildir.”
Bu madde iki ayrı şeyi söyler ve ikisi de önemlidir: dinî tören resmî nikâhtan sonra yapılabilir, ve evliliğin geçerliliği dinî törene bağlı değildir. Yani dinî tören ne evliliğin kurucu unsurudur ne de onun yerine geçer.
Cezai Durum: TCK m.230/5-6 İptal Edildi
Bu başlık, konuyu anlatan pek çok kaynağın güncelliğini yitirdiği noktadır. Resmî nikâh olmaksızın dinî tören yaptıranları ve töreni yapanları cezalandıran fıkralar artık kanun metninde değildir. Maddenin yürürlükteki hâli şudur:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.230 — Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören
“(5) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı ile.)”
“(6) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı ile.)”
İptal kararının gerekçesi, cezanın kaldırılması ile medenî hukuk sonuçlarının birbirinden ayrılması bakımından önemlidir. Anayasa Mahkemesi, resmî evlilik yapılmamasına zaten evliliğe bağlı hakların doğmaması sonucunun bağlandığını belirttikten sonra şu sonuca ulaşmıştır:
“Dolayısıyla kişilerin dini inançları gereği evlenmenin dinsel törenini yapma ve yaptırma fiillerini cezalandırmayı gerektirecek bir zorunluluk bulunmamaktadır.”
(Anayasa Mahkemesi, E.2014/36, K.2015/51, 27.05.2015 — TCK m.230/5 ve m.230/6’nın iptali)
Mahkeme, dinî törene bağlanan ceza hükümlerini iptal etmiştir; dinî töreni resmî evlilik hâline getirmemiştir. Kararın ardından da TMK m.142-143 gereğince evlilik ancak evlendirme memuru önünde kurulur ve dinî tören tek başına mirasçılık, mal rejimi veya eşe bağlı nafaka hakkı doğurmaz.
Maddede ayakta kalan suç tipleri ise farklıdır ve karıştırılmamalıdır:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.230 — Ayakta kalan fıkralar
“(1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
“(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”
“(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Özetle: çok eşlilik ve hileli evlenme suç olmaya devam eder; resmî nikâh olmadan dinî tören yapılmasına bağlanan ceza ise 2015’ten beri yoktur. Buna karşılık Medeni Kanun m.143’teki kural yürürlüktedir. Cezai yaptırımın kaldırılması, kuralın kendisini ortadan kaldırmaz.
Hangi Sonuçlar Doğmaz?
İmam nikâhının asıl etkisi cezada değil, doğmayan haklardadır. Aşağıdaki tablo bu kalemleri toplar.
| Konu | Resmî evlilikte | İmam nikâhında |
|---|---|---|
| Yasal mirasçılık | Sağ kalan eş mirasçıdır | Doğmaz |
| Mal rejimi (edinilmiş mallara katılma) | Uygulanır | Uygulanmaz |
| Boşanmaya bağlı yoksulluk nafakası | İstenebilir | İstenemez |
| Soyadı ve nüfus kaydı | Evlilik kaydı doğar | Doğmaz |
| Çocukla ana arasında soybağı | Doğumla kurulur | Doğumla kurulur |
| Çocukla baba arasında soybağı | Evlilikle kurulur | Tanıma veya hâkim hükmü gerekir |
Dinî nikâh merasiminde sıkça bir mehir senedi düzenlenir. Resmî nikâh da kıyılmışsa bu senet yazılı bir bağışlama vaadi olarak hüküm doğurur; buna karşılık Yargıtay, resmî nikâh akdinin hiç yapılmadığı bir olayda evlilik amacıyla düzenlenen senedin geçerliliğinin bulunmadığını belirtmiştir. Senedin şartları ve mehir alacağının nasıl istendiği için: mehir senedi.
Miras: Neden Pay Alınamaz?
Yasal mirasçılık, kanunun “eş” saydığı kişiye tanınır. Kanun bu sıfatı resmî evliliğe bağlar:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.499 — Sağ kalan eş
“Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.”
İmam nikâhlı birliktelikte bu sıfat doğmadığından, yıllarca süren fiilî beraberlik dahi yasal mirasçılık sağlamaz. Kazandırma yapılmak isteniyorsa yol ölüme bağlı tasarruftur; saklı pay sınırları içinde vasiyetname veya miras sözleşmesi. Saklı payın nasıl hesaplandığı için: tenkis davası ve saklı pay. Miras paylarının genel şeması için: miras paylaşımı ve miras payları.
Çocuğun Durumu: Soybağı Nasıl Kurulur?
Bu, imam nikâhının en çok mağduriyet doğuran alanıdır — ve çözümü nettir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.282 — Soybağının kurulması
“Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulur.”
Resmî evlilik bulunmadığından baba yönünden geriye iki yol kalır: tanıma ve babalık davası.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.295 — Tanımanın koşulları ve şekli
“Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.”
Baba tanımaya yanaşmazsa yol babalık davasıdır; ayrıntı için: babalık davası ve soybağının reddi. Soybağı bir kez kurulduğunda çocuk, evlilik içinde doğan çocukla aynı hukuki konumdadır: nafaka, velayet ve mirasçılık bakımından fark gözetilmez.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Önce ilişkinin hukuki niteliğini belirleyin. Resmî nikâh var mı, hangi tarihte yapıldı? Mal rejimi ve mirasçılık bu tarihe bağlıdır.
- Çocuk varsa soybağını önceliklendirin. Tanıma en hızlı yoldur; baba yanaşmıyorsa babalık davası açılır.
- Birlikte edinilen mallar için delil toplayın. Yasal mal rejimi uygulanmayacağından katkı iddiası genel hükümlere ve somut delile dayanır.
- Miras planlaması gerekiyorsa ölüme bağlı tasarrufu değerlendirin. Saklı pay sınırları önceden hesaplanmalıdır.
- Resmî nikâh yapılacaksa tarihi kayda geçirin. Mal rejimi bu tarihten itibaren işler.
Sık Yapılan Hatalar
- “Uzun süre birlikte yaşadık, evlilik sayılır” varsayımı. Türk hukukunda fiilî birliktelik evlilik doğurmaz; kurucu an memur önündeki beyandır.
- İmam nikâhının hâlâ suç olduğunu sanmak. TCK m.230/5-6 2015’te iptal edilmiştir; ancak çok eşlilik ve hileli evlenme suç olmaya devam eder.
- Cezanın kalkmasını “kural da kalktı” diye okumak. Medeni Kanun m.143’teki aile cüzdanı şartı yürürlüktedir.
- Çocuğun nüfus kaydını ertelemek. Soybağı kurulmadıkça nafaka ve mirasçılık talepleri dayanaksız kalır.
- Miras için “vasiyet yaparım” deyip saklı payı hesaplamamak. Saklı paylı mirasçılar tenkis davasıyla kazandırmayı sınırlandırabilir.
Özet
- Evlilik, evlendirme memuru önünde verilen olumlu cevaplarla kurulur; dinî tören evliliğin geçerlilik şartı değildir (TMK m.142-143).
- TCK m.230’un beşinci ve altıncı fıkraları 27.05.2015 tarihli AYM kararıyla iptal edilmiştir — dinî törene bağlı ceza kalmamıştır.
- Çok eşlilik ve hileli evlenme suç olmaya devam eder (TCK m.230/1-3).
- İmam nikâhlı eş yasal mirasçı olmaz, mal rejiminden yararlanamaz, boşanma nafakası isteyemez.
- Çocukla baba arasındaki soybağı tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur; kurulduğunda çocuk tam hak sahibidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İmam nikâhı hukuken geçerli mi?
Tek başına geçerli bir evlilik doğurmaz. Türk Medeni Kanunu'na göre evlenme, tarafların evlendirme memuru önünde olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur. Dinî tören bu hukuki sonucu doğurmaz ve evliliğin geçerliliği ona bağlı değildir.
İmam nikâhı kıydırmak suç mu?
Resmî nikâh olmadan dinî tören yaptıran ve yapan kişileri cezalandıran TCK m.230'un beşinci ve altıncı fıkraları, Anayasa Mahkemesi'nin 27.05.2015 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Kanun metnindeki bu iki fıkra bugün iptal şerhiyle boştur.
O hâlde dinî tören serbest mi?
Ceza yaptırımı kaldırılmıştır, ancak Medeni Kanun'daki kural yürürlüktedir: aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz. Kural ile onun cezai yaptırımı farklı şeylerdir; birinin iptali diğerini ortadan kaldırmaz.
İmam nikâhlı eş mirasçı olur mu?
Olmaz. Mirasçılık sıfatı resmî evliliğe bağlıdır. Türk Medeni Kanunu m.499 "sağ kalan eş"ten söz eder; imam nikâhlı birliktelikte bu sıfat doğmadığı için yasal mirasçılık da doğmaz.
İmam nikâhlı eşe miras bırakmanın bir yolu var mı?
Ölüme bağlı tasarrufla mümkündür. Vasiyetname veya miras sözleşmesiyle, saklı paylar zedelenmemek kaydıyla kazandırma yapılabilir. Bu, yasal mirasçılıktan farklı ve sınırlı bir yoldur.
İmam nikâhı sona erince nafaka istenebilir mi?
Yoksulluk nafakası boşanmaya bağlı bir taleptir ve resmî evliliğin varlığını gerektirir. İmam nikâhlı birlikteliğin sona ermesi hâlinde eş bakımından boşanma nafakası gündeme gelmez; çocuk için iştirak nafakası ayrı bir konudur.
Mal paylaşımı yapılabilir mi?
Edinilmiş mallara katılma gibi yasal mal rejimleri evliliğe bağlıdır; imam nikâhında uygulanmaz. Taraflar arasındaki mal ilişkisi ancak genel hükümlere göre değerlendirilebilir ve ispat yükü çok daha ağırdır.
İmam nikâhlı birliktelikten doğan çocuğun durumu ne olur?
Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Baba ile soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Resmî evlilik olmadığından tanıma veya babalık davası yolu izlenir.
Tanıma nasıl yapılır?
Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.
Çocuk babanın mirasçısı olur mu?
Soybağı kurulduktan sonra olur. Tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulan çocuk, evlilik içinde doğan çocukla aynı mirasçılık konumundadır. Belirleyici olan ana ile babanın evli olup olmaması değil, soybağının kurulmuş olmasıdır.
İmam nikâhlı eş SGK'dan dul aylığı alabilir mi?
Dul aylığı resmî evliliğe bağlı bir haktır ve imam nikâhı bu sıfatı doğurmaz. Sosyal güvenlik mevzuatındaki hak sahipliği ölçütleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Önce imam nikâhı sonra resmî nikâh yapılırsa ne olur?
Evlilik, resmî törenin yapıldığı anda kurulur ve sonuçlarını o andan itibaren doğurur. Daha önceki dönem evlilik sayılmaz; mal rejimi de resmî evlenme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler