
İçindekiler 14
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Yargıtay Görüş Değiştirdi: “Hepsi Kadına Ait” Kuralı Terk Edildi
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Yeni Kural Adım Adım Nasıl İşliyor?
- ”Kadına Özgü” ve “Erkeğe Özgü” Ne Demek? Bilirkişi Ne Zaman Girer?
- Düğünde Erkeğe Takılan Altınlar Kime Ait?
- Düğünde Takılan Paralar ve Döviz Kime Ait?
- Takı Sandığına Konulan Altın ve Paralar
- Eski Düğünler ve Derdest Davalar: Hangi Kural Uygulanır?
- Ziynet Alacağı Davasında İspat Yükü
- Bu Değişiklik Kesinleşmiş mi? Bağlayıcı mı?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Düğünde takılan takıların tamamının kadına ait olduğu kuralı artık geçerli değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihadını değiştirmiştir. Bugünkü sıralama şudur: varsa eşler arasındaki anlaşma, yoksa ispat edilen yerel örf ve adet, o da yoksa takı kime takıldıysa ona aittir. Tek istisna, takılar içinde karşı cinse özgü bir eşyanın bulunmasıdır.
Bu Durumda mısınız?
- Boşanma aşamasındasınız ve düğünde takılan altınların tamamının size ait olduğunu düşünüyorsunuz.
- Eşiniz düğünde size takılan altınları da talep ediyor ve bunların “zaten hepsi kadınındır” denildiğini duydunuz.
- Düğünde takılan altınlar bozdurulup ev, araç ya da borç ödemesinde kullanıldı.
- Takılar bir takı sandığında toplandı, kime ne takıldığı ayrıştırılmadı.
- İnternette okuduğunuz bilgiler ile avukatınızın söyledikleri birbirini tutmuyor.
Bu başlıklardan biri sizin durumunuzsa, aşağıdaki değişiklik doğrudan sizin dosyanızı ilgilendiriyor. Somut değerlendirme için bir avukata danışmanız gerekir.
Yargıtay Görüş Değiştirdi: “Hepsi Kadına Ait” Kuralı Terk Edildi
Yıllarca uygulanan kural, düğünde kim tarafından kime takılırsa takılsın bütün takıların kadına bağışlanmış sayılmasıydı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu görüşü açıkça terk ettiğini duyurmuştur. Daire, kendi eski içtihadını şöyle özetleyip neden bıraktığını gerekçelendirir:
“Dairemizin önceki içtihatları, “aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır” yönündeydi.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10041, K. 2025/3216, T. 07.04.2025 — BOZULMASINA ONANMASINA)
Değişikliğin gerekçesi, düğünlerde artık yalnızca kadına özgü ziynet eşyalarının değil, yeni bir hayat kuran eşlere maddi katkı amacıyla başka ekonomik değerlerin de takılmasıdır:
“Ancak toplumumuzun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğraması, ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması/verilmesi, dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan/verilen ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10041, K. 2025/3216, T. 07.04.2025 — BOZULMASINA ONANMASINA)
Yeni ilkeyi taşıyan kararların korpusta tespit edilebilen en erken tarihlisi 24.12.2024’tür (2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5797, K. 2024/10388). Çizgi kesintisiz sürmektedir: aynı ilke 18.02.2025, 13.03.2025, 07.04.2025 ve 08.04.2025 tarihli kararlarda tekrarlanmış, 09.04.2026 ve 06.05.2026 tarihli kararlarda da uygulanmıştır. Tespit edilen kararların tamamı oy birliğiyle verilmiştir.
Dayandığı Kanun Maddeleri
Ziynetin akıbetini belirleyen ilk hüküm, kişisel malları sayan maddedir (TMK m.220).
“220- Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:
Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
Manevî tazminat alacakları,
Kişisel mallar yerine geçen değerler.”
İkinci hüküm ispat yüküne ilişkindir (TMK m.222).
“222 - Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.
Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.”
Genel ispat kuralı ise şöyledir (TMK m.6).
“6 - Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kişisel kullanıma yarayan eşya kapsamına giyim eşyası, mücevher, saat ve takıları da dahil ederek ziynetin bu madde uyarınca kişisel mal sayıldığını kabul etmektedir.
Yeni Kural Adım Adım Nasıl İşliyor?
Daire yeni görüşünü basamaklı bir sıra hâlinde kurmuştur. Sıra bağlayıcıdır: bir üst basamak sonuç veriyorsa alt basamağa inilmez.
“taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8772, K. 2026/3891, T. 09.04.2026 — BOZULMASINA)
Basamaklar şöyle sıralanır:
| Sıra | Ölçüt | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | Eşler arasında paylaşım anlaşması var mı? | Varsa paylaşım anlaşmaya göre yapılır |
| 2 | Yerel örf ve adet iddia ve ispat edildi mi? | Edildiyse paylaşım o kurala göre yapılır |
| 3 | İkisi de yoksa | Takılan/verilen ekonomik değer, kime takıldıysa ona aittir |
| 4 | Takılar içinde karşı cinse özgü eşya var mı? | Varsa o eşya, özgü olduğu cinse verilmiş sayılır |
İkinci basamak pratikte çok atlanır. Yerel örf ve adet kendiliğinden uygulanmaz; iddia edilmesi ve ispatlanması gerekir. Yörede “takılan her şey gelinindir” gibi bir teamül varsa bunu ileri süren tarafın tanık ya da başka delillerle ortaya koyması gerekir. Aksi hâlde mahkeme doğrudan üçüncü basamağa geçer.
”Kadına Özgü” ve “Erkeğe Özgü” Ne Demek? Bilirkişi Ne Zaman Girer?
Yeni ilkenin en çok tartışılacak yeri budur ve Yargıtay bilinçli olarak sabit bir eşya listesi vermemiştir. Bunun yerine uyuşmazlık hâlinde teknik incelemeye yollama yapar:
“Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8772, K. 2026/3891, T. 09.04.2026 — BOZULMASINA)
Buradan üç sonuç çıkar. Birincisi, “şu takı şuna aittir” biçiminde hazır bir cetvel aramak yanlıştır; ölçüt eşyanın niteliği ve yerel kabullerdir. İkincisi, özgü olma çekişmeliyse dosyaya kuyumcu bilirkişi raporu girmesi beklenir. Üçüncüsü, bilirkişi eşyanın her iki cinse de özgü olduğunu belirlerse eşya kime takıldıysa onun olur; yani belirsizlik hâlinde belirleyici olan yine takılma anıdır.
Düğünde Erkeğe Takılan Altınlar Kime Ait?
Yeni ilkenin en somut sonucu buradadır. Yargıtay, erkeğe takılan ve kadına özgü sayılmayan altınları erkeğe bırakmıştır:
“Yukarıdaki açıklamalar ışığında, erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla da kadına özgü olmayan 12 adet çeyrek altın ile 3 adet yarım cumhuriyet altınının erkeğe ait olduğunun kabulü gerekir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10041, K. 2025/3216, T. 07.04.2025 — BOZULMASINA ONANMASINA)
Aynı dosyada 7 adet bilezik yönünden kadın lehine verilen karar ise bozulmamıştır. Yani tek bir dosyada takılar ayrıştırılmış, bilezikler kadında kalmış, erkeğe takılan çeyrek ve yarım altınlar erkeğe bırakılmıştır. Bu, eski uygulamada mümkün olmayan bir sonuçtur.
Uygulamada bunun anlamı şudur: düğün görüntüleri ve fotoğrafları artık yalnızca takının varlığını değil, kime takıldığını da ispatlamak için kritik hâle gelmiştir.
Düğünde Takılan Paralar ve Döviz Kime Ait?
Yeni ilke ziynetle sınırlı değildir. Metin açıkça “ekonomik değer taşıyan her şey” der; dairenin terk ettiği eski formül de parantez içinde “ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.” saymaktaydı. Dolayısıyla düğünde takılan nakit para ve döviz de aynı basamaklı sıraya tabidir.
Bunun uygulamadaki karşılığını en güncel karar gösterir. İlk derece mahkemesi, kadın ve erkeğe takılan bütün ziynetlerin ve paranın kadına iadesine karar vermiş; Yargıtay bu hükmü bozmuştur:
“Ancak yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere taraflara takılan takıların “tümünün” kadına ait olduğu kabulü ile hüküm verilmesi hatalıdır. Davalı erkeğin cevap dilekçesi uyarınca erkeğe ve kadına takılan ziynetlerin ayrı ayrı belirlenmesi, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak Dairemiz görüşü de dikkate alınmak suretiyle yeniden hüküm verilmesi gerektiğinden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8772, K. 2026/3891, T. 09.04.2026 — BOZULMASINA)
Takı Sandığına Konulan Altın ve Paralar
Düğünlerde takılar çoğu kez tek tek takılmaz; sandığa ya da torbaya toplanır. Daire bu ihtimali ayrıca düzenlemiştir:
“Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8772, K. 2026/3891, T. 09.04.2026 — BOZULMASINA)
Buradaki fark önemlidir: sandığa konulan ve her iki cinse özgü olan eşya, doğrudan takılan eşe değil ortak kabul edilir. Çünkü sandığa konulduğunda “kime takıldığı” ölçütü işlevini yitirir. Bu, taraf eşitliğine dayanan makul bir çözümdür ve TMK m.222’nin ikinci fıkrasındaki paylı mülkiyet karinesiyle de aynı yöndedir.
Eski Düğünler ve Derdest Davalar: Hangi Kural Uygulanır?
Bu, değişikliği duyan herkesin ilk sorusudur. Cevap: içtihat değişikliği bir kanun değişikliği değildir. Kanun değişikliğinden farklı olarak yeni bir yürürlük tarihi getirmez ve “şu tarihten sonraki düğünlere uygulanır” biçiminde bir sınırı yoktur.
Bunu kararların künyesi göstermektedir. 07.04.2025 tarihli karar (E. 2023/10041, K. 2025/3216), daireye 2023 yılında gelmiş bir dosyaya ilişkindir ve o dosya yeni ilkeye göre bozulmuştur. Aynı şekilde 06.05.2026 tarihli karar, 2025 esas numaralı bir dosyada aynı ilkeyi uygulamıştır. Yani düğün tarihi eski olsa da, dosya hâlâ derdestse ve temyiz incelemesi bugün yapılıyorsa uygulanan ölçüt yeni ilkedir.
Kesinleşmiş kararlar ise bundan etkilenmez. Kesin hükmü yeniden tartışmaya açan yargılamanın iadesi kurumu sınırlı sayıda sebebe bağlanmıştır ve bu sebepler arasında içtihat değişikliği yer almaz (HMK m.375).
“375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:“
Ziynet Alacağı Davasında İspat Yükü
İçtihat değişikliği ispat düzenini ortadan kaldırmamıştır. Kadın eş bakımından iki aşamalı yük sürmektedir:
“Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10041, K. 2025/3216, T. 07.04.2025 — BOZULMASINA ONANMASINA)
Yeni ilkenin pratik sonucu ise şudur: takının kime takıldığı artık dosyada ortaya konması gereken bir olgudur. Eski uygulamada bu sorunun cevabı sonucu değiştirmiyordu; yeni ilkede aidiyeti doğrudan belirlediği için düğün kamera kayıtları, fotoğraflar ve takı listeleri önceye göre daha belirleyici hâle gelmiştir.
Bu Değişiklik Kesinleşmiş mi? Bağlayıcı mı?
Bu sorunun dürüst cevabı, makalenin geri kalanı kadar önemlidir.
Değişiklik, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin kendi içtihadıdır. Türk hukukunda mahkemeleri formel olarak bağlayan tek içtihat türü içtihadı birleştirme kararlarıdır (2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.45).
“İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.”
Ziynetin aidiyeti konusunda böyle bir içtihadı birleştirme kararı bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu da değişiklik sonrasında konuyu esas mülkiyet kuralı yönünden ele almış değildir: 18.06.2025, 05.11.2025 ve 26.11.2025 tarihli Genel Kurul kararları ziynet uyuşmazlıklarına ilişkin olmakla birlikte sırasıyla hükmün açıklığı, ispat ve kanun yolu meselelerine ilişkindir.
Pratik sonuç şudur: bugün ziynet alacağı dosyalarında temyiz incelemesini yapan merci 2. Hukuk Dairesi’dir ve daire bu ilkeyi istikrarlı biçimde, oy birliğiyle uygulamaktadır. Dolayısıyla yürürlükteki uygulama yeni ilkedir. Ancak konunun Genel Kurul ya da içtihadı birleştirme yoluyla yeniden ele alınması hukuken mümkündür; bu ihtimali göz ardı eden bir strateji eksik olur.
Sık Yapılan Hatalar
- Eski kuralı bugünkü hukuk sanmak. İnternetteki içeriklerin büyük kısmı hâlâ “kim takarsa taksın hepsi kadınındır” demektedir. Bu, dairenin açıkça terk ettiği görüştür.
- Kime takıldığını belgelememek. Yeni ilkede belirleyici olan budur. Düğün görüntüsü, fotoğraf ve tanık beyanı takının varlığı kadar kime takıldığı için de toplanmalıdır.
- Yerel örf ve adeti ileri sürmeyi unutmak. İkinci basamak kendiliğinden işlemez; iddia ve ispat gerekir. Yöresel teamül lehinize ise bunu dilekçeye yazmamak hak kaybıdır.
- Dinî ya da geleneksel kabulü hukuki kural sanmak. İslam’a göre düğünde takılan takıların kime ait olduğu yolundaki değerlendirmeler mahkemede doğrudan uygulanmaz; mahkeme Türk Medeni Kanunu’nu ve Yargıtay içtihadını uygular. Bununla birlikte yerel örf ve adet, ispat edilmesi kaydıyla ikinci basamakta hukuken sonuç doğurur.
- Ziyneti mal paylaşımının içinde aramak. Ziynet kişisel maldır ve katılma alacağı hesabına girmez; ayrı bir ziynet alacağı davasının konusudur. Mal rejiminin nasıl tasfiye edildiği için boşanmada mal paylaşımı yazısına bakabilirsiniz.
- Anlaşmalı boşanma protokolünde takıları düzenlememek. Birinci basamak anlaşmadır; protokolde ziynet açıkça düzenlenirse tartışma büyük ölçüde biter. Anlaşmalı boşanma sürecinde bu madde çoğu kez atlanır.
Özet
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde takılan her şeyin kadına ait sayılmasına ilişkin içtihadını değiştirmiştir; tespit edilen en erken karar 24.12.2024 tarihlidir.
- Bugünkü sıra: anlaşma → ispat edilen yerel örf ve adet → takı kime takıldıysa ona ait → karşı cinse özgü eşya o cinse ait.
- Erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan altınlar erkeğe aittir; Yargıtay bunu 12 çeyrek ve 3 yarım cumhuriyet altını yönünden somut olarak uygulamıştır.
- Kural yalnız ziyneti değil, para ve döviz dahil ekonomik değer taşıyan her şeyi kapsar.
- Değişiklik daire içtihadıdır; içtihadı birleştirme kararı ya da Genel Kurul teyidi bulunmamaktadır.
- Eski tarihli düğünlerden doğan derdest dosyalarda da yeni ilke uygulanmakta; kesinleşmiş kararlar etkilenmemektedir.
Boşanma sürecinin bütününü merak ediyorsanız boşanma davası nasıl açılır yazısı süreci baştan sona anlatır. Eşler evlenirken mal rejimini sözleşmeyle belirlemişse evlilik sözleşmesi hükümleri öncelikle uygulanır. Evlenirken ayrıca bir mehir senedi düzenlenmişse, o senetten doğan talep düğün takılarından bağımsız ve ayrı bir hukuki temele dayanır: mehir senedi.
Sıkça Sorulan Sorular
Düğünde takılan takılar kime aittir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin değişen içtihadına göre önce taraflar arasındaki anlaşmaya, yoksa iddia ve ispat edilen yerel örf ve adete bakılır. İkisi de yoksa erkeğe ve kadına takılan ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kime takıldıysa ona aittir. İstisna, takılar içinde karşı cinse özgü bir eşyanın bulunmasıdır.
Düğünde takılan altınların hepsi kadına ait değil mi?
Artık değil. Dairenin önceki içtihadı 'kim tarafından kime takılırsa takılsın hepsi kadına ait sayılır' yönündeydi; bu görüş terk edildi. Değişikliğin korpusta tespit edilen en erken kararı 24.12.2024 tarihlidir ve çizgi 2026 yılında da sürmektedir.
Düğünde erkeğe takılan altınlar kime ait olur?
Kural olarak erkeğe aittir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü olmayan 12 çeyrek altın ile 3 yarım cumhuriyet altınının erkeğe ait olduğunun kabulü gerektiğine karar vermiştir. Aynı dosyada 7 bilezik yönünden kadın lehine verilen karar ise yerinde bulunmuştur.
Düğünde takılan paralar kime aittir?
Yeni ilke ziynetle sınırlı değildir; erkeğe ve kadına takılan veya verilen ekonomik değer taşıyan her şeyi kapsar. Yargıtay 09.04.2026 tarihli kararında, takıların ve paranın tamamının kadına iadesine ilişkin hükmü bu gerekçeyle bozmuştur.
Kadına özgü veya erkeğe özgü eşya nasıl belirlenir?
Sabit bir liste yoktur. Daire, özgü olma konusunda çekişme varsa gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmasını öngörmüştür. Bilirkişi incelemesi sonucunda eşyanın her iki cinse özgü olduğu belirlenirse o eşya takılan eşe ait olur.
Takı sandığına konulan altınlar kime ait sayılır?
Takı sandığına veya torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şey kadına ya da erkeğe özgü ise o cinse verilmiş sayılır. Her iki cinse özgü olduğu belirlenirse ortak kabul edilir.
Yerel örf ve adet takıların paylaşımını değiştirir mi?
Evet, ama kendiliğinden değil. Yerel örf ve adet ancak varlığı iddia ve ispat edilirse uygulanır. İspat edilmezse mahkeme doğrudan üçüncü basamağa, yani takının kime takıldığı ölçütüne geçer.
Düğünüm eski tarihli, hangi kural uygulanır?
İçtihat değişikliği bir kanun değişikliği değildir; yeni bir yürürlük tarihi getirmez. Daire, kendisine 2023 yılında gelen dosyaları da 2025 tarihli yeni ilkesine göre incelemiştir. Bu nedenle eski tarihli düğünlerden doğan derdest dosyalarda da yeni ilke uygulanmaktadır.
Ziynet alacağı davasında ispat yükü kimdedir?
Ziynet alacağı davalarında olağan olan, kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla yükümlüdür. Altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır.
Ziynet eşyası mal paylaşımına girer mi?
Hayır. Ziynet, eşin kişisel malı niteliğindedir ve katılma alacağı hesabına dahil edilmez (TMK m.220). Bu nedenle ziynet talebi, mal rejiminin tasfiyesinden ayrı bir ziynet alacağı davasının konusunu oluşturur.
Bu içtihat değişikliği bağlayıcı mı?
Değişiklik Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kendi içtihadıdır. Türk hukukunda formel anlamda bağlayıcı olan tek içtihat türü içtihadı birleştirme kararlarıdır ve bu konuda bir içtihadı birleştirme kararı bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu da değişiklik sonrasında esas mülkiyet kuralını ele almış değildir.
İslam'a göre düğünde takılan takılar kime aittir?
Mahkemeler uyuşmazlığı Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihadına göre çözer; dinî değerlendirme doğrudan uygulanmaz. Bununla birlikte yerel örf ve adet, varlığı iddia ve ispat edildiği takdirde paylaşımı belirleyen ikinci basamaktır.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler