Dubai Marina'da su kenarına dizilmiş yatlar ve arkalarında yükselen gökdelen sırası

Vergi Hukuku

Dubai'de Şirket Kurmak: Türkiye'deki Hukuki Sonuçları

Yayımlanma:Son güncelleme:Son mevzuat kontrolü:Yazan Av. Halit Süha BahçeciGoogle’da tercih edilen kaynak yap

Dubai’de şirket kurmak Türk hukuku bakımından serbesttir; ancak şirketi kuran kişi Türkiye’de yerleşik olmayı sürdürüyorsa Türkiye’deki yükümlülükleri de devam eder. Bu yazı, Türkiye’de yerleşik olup Dubai’de şirket kurmak isteyen ya da kurmuş olan kişinin Türk hukukundaki yükümlülüklerini anlatır. Nakdi sermaye Türkiye’den bankalar aracılığıyla çıkarılır (Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar m.13/1). İlk sermaye ihracını izleyen üç ay içinde bilgi formu Hazine ve Maliye Bakanlığına ve Ticaret Bakanlığına gönderilir (32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ 2008-32/34 m.10/1). Türkiye’de yerleşmiş sayılan kişi, Türkiye içinde ve dışında elde ettiği kazanç ve iratların tamamı üzerinden Türkiye’de vergilendirilir (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.3). Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki kuruluş, lisans ve tescil işlemleri o ülkenin hukukuna tabidir ve bu yazının konusu değildir.

1. Dubai’de Şirket Kurmak: Öne Çıkanlar

  • Dubai’de şirket kurmak, Türkiye’de yerleşmiş sayılan kişinin Türkiye’deki vergi mükellefiyetini kendiliğinden sona erdirmez (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.3).
  • İkametgâhı Türkiye’de bulunan ya da bir takvim yılında Türkiye’de altı aydan fazla oturan kişi Türkiye’de yerleşmiş sayılır ve geçici ayrılmalar bu süreyi kesmez (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.4).
  • Şirket kurmak için nakdi sermaye Türkiye’den yalnız bankalar aracılığıyla çıkarılır (32 Sayılı Karar m.13/1).
  • Sermaye ihracından sonra yatırımcı üç ayrı bildirimle yükümlüdür: ilk ihraçtan, her takvim yılından ve tasfiye ya da devirden sonra üç ay içinde (Tebliğ 2008-32/34 m.10).
  • Türk tarafının kontrol ettiği Dubai şirketinin kazancı, üç şart birlikte gerçekleşirse dağıtılmasa da Türkiye’de kurumlar vergisine tabi olur (5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.7/1).
  • Dubai’de ödenen verginin Türkiye’deki vergiden indirilmesi, mahallindeki Türk elçilik veya konsolosluğunca tasdik edilen belgeye bağlıdır (5520 sayılı Kanun m.33/6).

2. Dubai’de Şirket Kurmak: Türkiye Tarafında İşlem Sırası

Dubai’de şirket kurmak isteyen ve Türkiye’de yerleşik olan kişi, Türk hukuku bakımından aşağıdaki sırayı izler. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki lisans ve tescil işlemleri o ülkenin hukukuna tabidir ve bu listenin dışındadır.

  1. Kişinin Türkiye’de yerleşmiş sayılıp sayılmadığı belirlenir. İkametgâhı Türkiye’de bulunan ya da bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturan kişi Türkiye’de yerleşmiş sayılır; geçici ayrılmalar bu süreyi kesmez (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.4).
  2. Nakdi sermaye bankalar aracılığıyla, ayni sermaye ise gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde yurt dışına çıkarılır (32 Sayılı Karar m.13/1).
  3. İlk sermaye ihracını izleyen üç ay içinde Ticaret Bakanlığı internet adresindeki yurt dışına sermaye ihracı bilgi formu doldurularak Hazine ve Maliye Bakanlığına ve Ticaret Bakanlığına gönderilir (Tebliğ 2008-32/34 m.10/1).
  4. Her takvim yılını izleyen üç ay içinde bilgi formu, yapılan transferleri de gösterecek biçimde güncellenerek Ticaret Bakanlığına gönderilir (Tebliğ 2008-32/34 m.10/2).
  5. Dubai’deki şirket tasfiye edilir veya devredilirse, tasfiyenin sona ermesini ya da devri izleyen en geç üç ay içinde iki bakanlığa bilgi verilir (Tebliğ 2008-32/34 m.10/3).
  6. Türkiye’de yerleşik kalan kişinin Türkiye içinde ve dışında elde ettiği kazanç ve iratların tamamı Türkiye’de vergilendirilir (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.3).

Bildirim yükümlülüğüne aykırı davranan kişiye idari para cezası verilir (1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun m.3/1). Bu ceza türüne karşı başvuru yolu idari para cezasına itiraz yazısında ele alınmıştır.

3. Dubai’de Şirket Kurmak Türkiye’deki Vergi Yükümlülüğünü Sona Erdirir mi?

Dubai’de şirket kurmak, kişinin Türkiye’deki vergi yükümlülüğünü sona erdirmez. Gelir Vergisi Kanunu, Türkiye’de yerleşmiş olan gerçek kişileri Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirir (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.3). Vergilendirmeyi belirleyen şey kazancın elde edildiği ülke değil, kişinin Türkiye’de yerleşmiş sayılıp sayılmadığıdır. Türkiye’de yerleşmiş sayılan kişi, kazancını Dubai’de elde etse de o kazancı Türkiye’de beyan eder.

Aynı madde, kazançlarının tamamı üzerinden vergilendirilen ikinci bir grup sayar: resmî daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye’de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup bu kuruluşların işleri nedeniyle yabancı ülkelerde oturan Türk vatandaşları. Bu kişilerden bulundukları ülkede elde ettikleri kazanç için gelir vergisine veya benzeri bir vergiye tabi tutulmuş olanlar, o kazanç üzerinden ayrıca vergilendirilmez (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.3, 2 numaralı bent). Kendi şirketini Dubai’de kuran kişi bu gruba girmez; onun durumu birinci bentteki yerleşiklik ölçütüne göre belirlenir.

Beyan edilmeyen kazanç için uygulanabilecek yaptırımlar vergi cezalarının türleri yazısında, idarenin bu kazancı nasıl tespit edebileceği ise vergi incelemesi süreci yazısında ele alınmıştır.

4. Dubai’de Şirket Kuran Kişi Türkiye’de Yerleşmiş Sayılır mı?

Dubai’de şirket kuran kişi, kanunun saydığı iki ölçütten biri gerçekleşiyorsa Türkiye’de yerleşmiş sayılır. Birinci ölçüt ikametgâhın Türkiye’de bulunmasıdır; ikametgâh, Medeni Kanun’daki ikametgâh hükümlerine göre belirlenir. İkinci ölçüt, bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturmaktır. Kanun bu ikinci ölçüte, geçici ayrılmaların Türkiye’de oturma süresini kesmeyeceği kuralını ekler (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.4).

Geçici ayrılma kuralı, Dubai’de şirket kurduktan sonra yılın bir bölümünü orada geçiren kişi için belirleyicidir. Dubai’de oturma izni veya yatırımcı vizesi almak, tek başına Türkiye’deki yerleşikliği sona erdiren bir işlem değildir. Dubai’de taşınmaz yatırımıyla verilen on yıllık oturma izninin şartları Dubai Golden Visa yazısında anlatılmıştır. Yerleşiklik, ikametgâhın nerede olduğu ve kişinin fiilen nerede oturduğu üzerinden değerlendirilir (m.4).

4.1. Dubai’den Elde Edilen Gelirin Türü: Ücret mi, Serbest Meslek Kazancı mı?

Dubai’den elde edilen gelirin Türkiye’de beyan edilmesi gerektiği kabul edildikten sonra, gelirin hangi türden sayılacağı ayrıca belirlenir. Ücretini yabancı bir ülkedeki işverenden doğrudan alan hizmet erbabının ücretinden vergi kesilmez; bu kişi gelirini yıllık beyannameyle bildirir (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.95).

Gelir İdaresi, Türkiye’de ikamet eden ve merkezi Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan bir firmaya internet üzerinden hizmet veren kişiye yapılan ödemeleri ücret saymış ve bu ücretin m.95 uyarınca yıllık beyannameyle beyan edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Gelir İdaresi Başkanlığı özelgesi, 62030549-120[61-2013/531]-723, 02.04.2014). Bu özelgede başvuran, Türkiye’de oturma ve çalışma izni bulunan yabancı uyruklu bir kişidir. Yerleşiklik ölçütü uyruktan bağımsızdır; ancak olay, Dubai’de kendi şirketini kuran Türk vatandaşının durumuyla birebir aynı değildir.

Başka bir özelgede ise yurt dışındaki bir firmaya danışmanlık hizmeti veren kişinin geliri ücret değil serbest meslek kazancı sayılmıştır. İdare bu sonuca üç unsura bakarak varmıştır: hizmetin kişinin kendi organizasyonu içinde verilmesi, ödemenin tamamlanan işe bağlanması ve firmanın kişi üzerinde doğrudan kontrol ve yaptırım uygulama imkânının bulunmaması (Gelir İdaresi Başkanlığı özelgesi, B.07.1.GİB.4.35.16.01-176200-231, 10.06.2011). İki özelge birlikte okunduğunda, yurt dışından elde edilen gelirin beyan edilmesi iki olayda da gerekli görülmüş, gelirin türü ise somut çalışma ilişkisine göre belirlenmiştir.

Özelge, mükellefin vergi durumu hakkında yazıyla istediği izahata Gelir İdaresi Başkanlığının verdiği cevaptır (213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.413). Bu yazıda özelgeler, idarenin kanun hükmünü somut olaylarda nasıl uyguladığını göstermek için anılmıştır; farklı bir olayda sonuç, o olayın unsurlarına göre ayrıca belirlenir.

5. Dubai’de Şirket Kurmak İçin Sermaye Çıkarmak Serbest midir?

Dubai’de şirket kurmak için Türkiye’den sermaye çıkarmak serbesttir; ancak serbestlik, sermayenin banka üzerinden çıkarılması şartına bağlıdır. Türkiye’de yerleşik kişiler yurt dışında yatırım yapmak veya ticari faaliyette bulunmak amacıyla şirket kurmak, ortaklığa katılmak ve şube açmak için nakdi sermayeyi bankalar aracılığıyla, ayni sermayeyi ise gümrük mevzuatı hükümleri çerçevesinde ihraç edebilir (32 Sayılı Karar m.13/1). Banka kanalı bir usul tercihi değil, serbestliğin koşuludur.

Aynı madde, yurt dışında irtibat bürosu ve temsilcilik kurulmasını ve bunların kuruluş masrafları ile faaliyet giderlerinin bankalarca transferini de serbest bırakır (32 Sayılı Karar m.13/2). Dubai’de şirket yerine irtibat bürosu açılması bu hükme girer.

Dubai’de taşınmaz almak da aynı kurala bağlıdır. Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında taşınmaz ve taşınmaza bağlı aynî hak satın almak için bankalar aracılığıyla döviz ve Türk parası transfer ettirmesi serbesttir (32 Sayılı Karar m.16/2). Şirket kurmak da taşınmaz almak da serbesttir ve iki işlemde de para bankadan çıkar.

6. Dubai’de Şirket Kurduktan Sonra Hangi Bildirimler Yapılır?

Dubai’de şirket kurduktan sonra yatırımcı, sermaye ihracını iki bakanlığa bildirmekle yükümlüdür. İlk nakdi veya ayni sermaye ihracını izleyen üç ay içinde Ticaret Bakanlığının internet adresindeki yurt dışına sermaye ihracı bilgi formu doldurulur ve Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığına gönderilir (Tebliğ 2008-32/34 m.10/1).

Bildirim yükümlülüğü tek seferlik değildir. Yatırımcı her takvim yılını izleyen üç ay içinde bilgi formunu, formda istenen bilgileri ve yapılan transferleri güncelleyerek Ticaret Bakanlığına gönderir (Tebliğ 2008-32/34 m.10/2). Dubai’deki şirket tasfiye edilir veya devredilirse, tasfiyenin sona ermesini ya da devri izleyen en geç üç ay içinde Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığına bilgi verilir (Tebliğ 2008-32/34 m.10/3).

İşlemin geçtiği banka ve gümrük idaresi de sermaye ihraç eden kişiyi her işlem tarihinden itibaren 30 gün içinde Bakanlığa ve Ticaret Bakanlığına bildirir (32 Sayılı Karar m.13/3). Bankanın bildirimi yatırımcının kendi bildiriminin yerine geçmez; iki yükümlülük ayrı maddelerde ayrı kişilere yüklenmiştir.

Bil­di­rimi yapanNe zamanKimeDayanak
Yatı­rımcıİlk sermaye ihra­cını izleyen üç ay içindeHazine ve Maliye Bakan­lığı + Ticaret Bakan­lığı32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ m.10/1
Yatı­rımcıHer takvim yılını izleyen üç ay içinde (gün­cel­leme)Ticaret Bakan­lığı32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ m.10/2
Yatı­rımcıTasfiye veya devrin tamam­lan­ma­sını izleyen en geç üç ay içindeHazine ve Maliye Bakan­lığı + Ticaret Bakan­lığı32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ m.10/3
Banka ve gümrük idaresiHer işlem tari­hin­den iti­ba­ren 30 gün içindeBakan­lık + Ticaret Bakan­lığı32 Sayılı Karar m.13/3

6.1. Dubai’deki Şirket İçin Bildirim Yapılmazsa Ne Olur?

Dubai’deki şirket için bildirim yapmayan kişi idari para cezasıyla karşılaşır. 32 Sayılı Karar, 1567 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılmış düzenleyici bir işlemdir. Kanun, Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yaptığı genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişiyi, alt ve üst sınırı gösterilen maktu bir idari para cezasıyla cezalandırır (1567 sayılı Kanun m.3/1).

Kanundaki maktu tutarlar uygulanan tutar değildir; taban tutardır. İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanununa göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve bu hesapta bir Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7). Aynı fıkra, bu artışın nispi idari para cezalarına uygulanmayacağını belirtir. 1567 sayılı Kanun m.3’ün sonraki fıkralarında yer alan ve kıymetlerin rayiç bedeli üzerinden hesaplanan cezalar nispi nitelikte olduğundan yeniden değerlemeye tabi değildir.

1567 sayılı Kanun m.3’ün ikinci fıkrası 20.07.2025 tarihli 7555 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır (1567 sayılı Kanun m.3/2). Fiil bu tarihten önce işlenmişse uygulanacak metin fiilin tarihine göre ayrıca belirlenir; 20.07.2025 öncesine ait kaynaklardaki ikinci fıkra anlatımı güncel metni yansıtmaz.

7. Dubai’deki Şirketin Kazancı Dağıtılmasa da Türkiye’de Vergilendirilir mi?

Dubai’deki şirketin kazancı, kanundaki üç şart birlikte gerçekleşirse dağıtılmasa da Türkiye’de kurumlar vergisine tabi olur. Kurumlar Vergisi Kanunu bu durumu kontrol edilen yabancı kurum kazancı olarak düzenler: tam mükellef gerçek kişi ve kurumların, doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin, kâr payının veya oy hakkının en az %50’sine sahip olarak kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kazançları bu kapsama girer (5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.7/1).

Maddenin aradığı üç şart şunlardır ve üçü birlikte gerçekleşmedikçe hüküm uygulanmaz (5520 sayılı Kanun m.7/1):

  • Pasif gelir oranı: Dubai şirketinin toplam gayrisafi hasılatının %25 veya fazlası, faaliyetle orantılı sermaye, organizasyon ve eleman istihdamıyla yürütülen ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti ve menkul kıymet satış geliri gibi pasif gelirlerden oluşmalıdır.
  • Vergi yükü: Dubai şirketi, ticari bilanço kârı üzerinden %10’dan az oranda gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşımalıdır.
  • Hasılat sınırı: Dubai şirketinin ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatı 100.000 YTL karşılığı yabancı parayı geçmelidir.

Kontrol oranı, ilgili hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte sahip olunan en yüksek oran esas alınarak belirlenir (m.7/3). Yıl içinde payını %50’nin altına indiren ortak, dönemin başka bir anında bu orana sahipse kontrol şartı yine gerçekleşmiş sayılır.

Maddenin kapsamında açık kalan bir nokta vardır. Birinci fıkra, kontrol eden kişiler arasında gerçek kişileri de sayar. Buna karşılık şartlar gerçekleştiğinde kârın nasıl vergilendirileceğini düzenleyen dördüncü fıkra, kârın yalnız tam mükellef kurumların kurumlar vergisi matrahına hisseleri oranında ekleneceğini söyler (m.7/4). Dubai şirketini doğrudan bir gerçek kişi kontrol ediyorsa, kârın bu kişinin hangi matrahına ekleneceği maddede ayrıca düzenlenmemiştir. Somut olayda bu nokta ayrıca değerlendirilmelidir.

8. Dubai’deki Kazanç İki Kez mi Vergilendirilir?

Dubai’deki kazanç için yurt dışında ödenen vergi, kanunun koşullarıyla Türkiye’de hesaplanan kurumlar vergisinden düşülebilir. Yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler, Türkiye’de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilir (5520 sayılı Kanun m.33/1). Kontrol edilen yabancı kurum hükmünün uygulandığı hâllerde de Dubai şirketinin ödediği gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler, Türkiye’de vergilendirilecek kazanç üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir (m.33/2).

İndirimin bir üst sınırı vardır. Mahsup edilebilecek tutar, yurt dışında elde edilen kazanca Kurumlar Vergisi Kanunu m.32’deki oran uygulanarak bulunacak tutarı geçemez. Bu sınır içinde, kazancın Türkiye’de hesaplara intikal ettirildiği dönemde indirilemeyen vergi, izleyen üçüncü hesap dönemi sonuna kadar indirilebilir (m.33/4).

Dubai’de vergi ödenmiş olması tek başına indirim için yeterli değildir. Yabancı ülkede vergi ödendiği, yetkili makamlardan alınıp mahallindeki Türk elçilik veya konsolosluğunca tasdik edilen belgelerle ispatlanmadıkça bu vergi Türkiye’de tarh olunan vergiden indirilemez (m.33/6).

8.1. Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri Arasındaki Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması vardır ve vergi idaresi bu anlaşmayı uygulamaktadır. Anlaşmanın madde metni bu yazının dayandığı mevzuat kaynaklarında yer almadığı için anlaşmanın hangi maddesinin ne öngördüğü burada aktarılmamıştır. Anlaşmadan yararlanmanın belge koşulu ise idarenin kendi yazısından okunabilir.

Gelir İdaresi, Birleşik Arap Emirlikleri mukimlerinin Türkiye’den elde ettikleri kazanç veya iratların anlaşma çerçevesinde vergilendirilebilmesi için bu kişilerin Birleşik Arap Emirlikleri yetkili makamlarından mukimlik belgesi almalarını gerekli görmüştür. Belgenin aslı ile noter veya o ülkedeki Türk konsolosluklarınca tasdikli Türkçe tercümesinin bir örneği, kendilerine yapılan ödemeler üzerinden vergi tevkifatı yapacak vergi sorumlularına verilir. Mukimlik belgesi ibraz edilemezse anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümleri uygulanır (Gelir İdaresi Başkanlığı özelgesi, B.07.1.GİB.4.99.16.02-KVK-30-48, 20.02.2012).

Bu özelgede olayın yönü, Dubai’de şirket kuran Türkiye’de yerleşik kişinin durumunun tersidir: Birleşik Arap Emirlikleri mukimi sayılan bir kişi Türkiye’den ücret almaktadır. Bu nedenle özelgeden okunabilecek olan, idarenin anlaşma hükümlerinin uygulanmasını mukimlik belgesine bağladığı ve belge yoksa iç mevzuatı uyguladığıdır. Somut bir olayda anlaşma hükümleri, yürürlükteki resmî metin üzerinden ayrıca incelenmelidir.

9. Dubai’de Yatırım: Menkul Kıymet ve Türev İşlemlerinde Kanal Kuralı

Dubai’de yatırım yalnızca şirket kurmakla sınırlı değildir; yurt dışındaki menkul kıymet ve türev işlemleri için ayrı bir kanal kuralı vardır. Yurt dışındaki mali piyasalarda işlem gören menkul kıymetlerin, diğer sermaye piyasası araçlarının ve vadeli işlem ile opsiyon sözleşmeleri dahil her türlü türev aracın alım satımı, bedel transferlerinin bankalardan yapılması kaydıyla, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş bankalar ve aracı kurumlar aracılığıyla yapılır (Tebliğ 2008-32/34 m.9/1).

Aynı fıkra sınırlı bir istisna öngörür. Türkiye’deki yerleşik kişilere yönelik tanıtım, reklam ve pazarlama faaliyetinde bulunulmaması şartıyla, Türkiye’de yerleşik kişinin tamamen kendi girişimiyle yurt dışındaki finansal kuruluşlarla yaptığı türev işlemlerin aracı kurum üzerinden yapılması zorunlu değildir. Bu durumda da bedel transferlerinin bankalar aracılığıyla yapılması zorunludur (m.9/1).

Kaldıraçlı işlemler için kural daha katıdır. Türkiye’de yerleşik kişiler kaldıraçlı işlemleri ve aynı hükümlere tabi türev araçları yalnız Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlar aracılığıyla alıp satabilir; yetkisiz kişiler bu işlemlere aracılık edemez ve bu işlemler için yurt dışına transfer yapılamaz (m.9/2). Madde bu hâlini 28.03.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle almıştır; bu tarihten önceki kaynaklardaki anlatım güncel metni yansıtmayabilir.

10. Dubai’deki Malvarlığı Mirasta Nasıl Değerlendirilir?

Dubai’deki malvarlığı, sahibinin ölümüyle iki ayrı bağlama kuralının kesiştiği bir alana girer. Miras ölenin millî hukukuna tabidir; Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında ise Türk hukuku uygulanır (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.20/1). Taşınır ve taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkı ve diğer aynî haklar ise işlem anında malların bulunduğu ülke hukukuna tabidir (5718 sayılı Kanun m.21/1).

İki kural birlikte okunduğunda, Türk vatandaşının mirası kural olarak Türk hukukuna tabidir; buna karşılık Dubai’deki taşınmaz üzerindeki aynî hak, malın bulunduğu ülkenin hukukuna tabidir. Bu nedenle Dubai’deki malvarlığının Türkiye’deki mirasçılara Türk hukukundaki kurallarla ve kendiliğinden intikal edeceği varsayılamaz. Yabancılık unsuru taşıyan mirasın hangi hukuka tabi olacağı yabancılık unsurlu miras yazısında, Türkiye’deki mirasçıların mirasçılık belgesini nasıl alacağı ise veraset ilamı yazısında anlatılmıştır.

11. Dubai’de Şirket Kurmak: Bu Yazının Kapsamı ve Sınırı

Bu yazıdaki değerlendirmelerin tamamı Türk hukukuna ilişkindir ve yürürlükteki Türk mevzuatının metnine dayanır. Birleşik Arap Emirlikleri hukuku ayrı bir hukuk düzenidir. Şirketin orada hangi rejimde kurulacağı, hangi lisansa tabi olacağı ve orada doğan vergi yükümlülükleri bu yazının kapsamı dışındadır; bu konular o ülkenin yürürlükteki mevzuatına göre ayrıca değerlendirilir.

Yazıdaki oran ve süreler yürürlükteki metinden alınmıştır. Vergi ve kambiyo mevzuatı sık değişir; somut bir işlemden önce ilgili maddenin güncel hâli ayrıca doğrulanmalıdır. Türkiye’de kurulan şirketin kuruluş usulü için anonim ve limited şirket kuruluş usulü, ters yöndeki durum, yani yabancı şirketin Türkiye’deki vergilendirilmesi için yabancı şirketin Türkiye’de vergilendirilmesi yazısına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Dubai'de şirket kurmak Türkiye'deki vergi mükellefiyetini sona erdirir mi?

Hayır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.3'e göre Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişiler, Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilir. Belirleyici olan şirketin nerede kurulduğu değil, kişinin Türkiye'de yerleşmiş sayılıp sayılmadığıdır.

Türkiye'de yerleşmiş sayılmanın ölçütü nedir?

193 sayılı Kanun m.4'e göre ikametgâhı Türkiye'de bulunanlar ile bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar Türkiye'de yerleşmiş sayılır. Aynı madde geçici ayrılmaların Türkiye'de oturma süresini kesmeyeceğini belirtir.

Dubai'de şirket kurmak için Türkiye'den sermaye çıkarmak serbest midir?

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar m.13'e göre Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışında yatırım yapmak veya ticari faaliyette bulunmak amacıyla şirket kurmaları, ortaklığa katılmaları ve şube açmaları için nakdi sermayeyi bankalar aracılığıyla ihraç etmeleri serbesttir. Serbestlik, transferin banka üzerinden yapılması şartına bağlıdır.

Yurt dışına sermaye ihraç eden kişinin bildirim yükümlülüğü var mıdır?

Vardır. 2008-32/34 sayılı Tebliğ m.10'a göre Türkiye'de yerleşik kişiler ilk sermaye ihracını izleyen üç ay içinde Ticaret Bakanlığının bilgi formunu doldurarak Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığına gönderir. Aynı madde her takvim yılını izleyen üç ay içinde formun güncellenmesini, tasfiye veya devir hâlinde ise üç ay içinde bilgi verilmesini öngörür.

Sermaye ihracı bildirimi yapılmazsa ne olur?

1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun m.3'ün birinci fıkrasına göre, Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yaptığı genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi idarî para cezası ile cezalandırılır. Kanundaki maktu tutarlar 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7 uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır; aynı fıkra bu artışın nispi cezalara uygulanmayacağını belirtir.

Dubai'deki şirketin kazancı dağıtılmasa da Türkiye'de vergilendirilir mi?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.7, kontrol edilen yabancı kurum kazancını düzenler. Maddeye göre tam mükellef gerçek kişi ve kurumların en az %50 oranında kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kazançları, maddede sayılan üç şartın birlikte gerçekleşmesi hâlinde dağıtılsın veya dağıtılmasın Türkiye'de kurumlar vergisine tabidir. Şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilir.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasından yararlanmak için ne gerekir?

Gelir İdaresi Başkanlığı, anlaşma hükümlerinin uygulanmasını mukimlik belgesinin ibrazına bağlamaktadır: ilgili ülkenin yetkili makamından alınan mukimlik belgesinin aslı ile noter veya o ülkedeki Türk konsolosluğunca tasdikli Türkçe tercümesi, tevkifat yapacak vergi sorumlusuna verilir. İdarenin aynı özelgesine göre belge ibraz edilemezse anlaşma hükümleri yerine iç mevzuat hükümleri uygulanır. Özelge, mükellefin izahat talebine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.413'e göre verilen cevaptır.

Dubai'de ödenen vergi Türkiye'de ödenecek vergiden düşülebilir mi?

5520 sayılı Kanun m.33'e göre yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler, Türkiye'de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilir. Aynı madde indirimi belgeye bağlar: verginin ödendiği, yetkili makamlardan alınıp mahallindeki Türk elçilik veya konsolosluğunca tasdik edilen belgeyle ispatlanmadıkça indirim yapılamaz.

Yurt dışındaki borsada işlem yapmak için aracı kurum şart mıdır?

2008-32/34 sayılı Tebliğ m.9'a göre yurt dışındaki mali piyasalarda işlem gören menkul kıymetlerin ve türev araçların alım satımı, bedel transferlerinin bankalardan yapılması kaydıyla Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş bankalar ve aracı kurumlar aracılığıyla yapılır. Madde, kişinin tamamen kendi girişimiyle yaptığı türev işlemler bakımından sınırlı bir istisna öngörür.

Dubai'deki taşınmaz Türk vatandaşının mirasında nasıl değerlendirilir?

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.20'ye göre miras ölenin millî hukukuna tabidir. Aynı Kanun m.21'e göre ise taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkı ve diğer aynî haklar, işlem anında malların bulunduğu ülke hukukuna tabidir. İki bağlama kuralı birlikte değerlendirilir ve yabancı ülkedeki taşınmaz bakımından o ülke hukuku devreye girer.

Hukuki Kaynaklar

Bu yazıdaki hukuki açıklamalar aşağıdaki başlıca mevzuata dayanmaktadır. İlgili madde bilgileri metin içinde ayrıca belirtilmiştir.

Mevzuat

Son mevzuat kontrolü:

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

Google’da takip edin

Google, Öne Çıkan Haberler bölümünde bu sitenin makalelerini size daha sık gösterir.

Google’da tercih edilen kaynak yap

İlgili çalışma alanı: Vergi Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp