
İçindekiler 31
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Hakaret Ne Demek? Hakaret Suçu Nedir?
- Dayandığı Kanun Maddesi: TCK 125
- TCK 125/1 — Temel hâl
- TCK 125/2 — Sesli, yazılı veya görüntülü ileti
- TCK 125/3 — Nitelikli hâller (ceza artar)
- TCK 125/4 — Aleniyet
- TCK 125/5 — Kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri
- Hakaret Suçunun Cezası: Kaç Yıl Hapis?
- Görevli Mahkeme: Asliye Ceza (5235 sK m.11, m.12)
- Hangi Sözler Hakaret Sayılır?
- Gıyapta Hakaret ve “İhtilat” Şartı
- Sosyal Medyada, WhatsApp’ta ve Telefonda Hakaret
- Adı yazmamak kurtarır mı?
- Kamu Görevlisine Hakaret
- Cumhurbaşkanına hakaret ayrı bir suçtur
- Karşılıklı Hakaret ve Haksız Tahrik (TCK 129)
- TCK 129 ile genel haksız tahrik (TCK 29) aynı şey değildir
- ”Karşılıklı hakaret” için karşı tarafın sözü de hakaret olmalıdır
- İddia ve Savunma Dokunulmazlığı (TCK 128)
- Hakaret mi, İftira mı?
- Hakaret Uzlaştırmaya Tabi mi? — Kural Değişti
- Anayasa Mahkemesi bu geçişi iki kez düzeltti
- Hakaret Davası Nasıl Açılır?
- Hakaret Suçu Şikayet Süresi ve Zamanaşımı
- Hakarete özel ikinci süre: fiilden itibaren 2 yıl
- Süreler ve Rakamlar Tablosu
- Sık Yapılan Hatalar
- Hakaret Suçu Yargıtay Kararları
- Özet
Kısa Cevap
Hakaret suçu cezası, temel hâlinde üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK 125). Suç, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle işlenir. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenirse cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Hakaret suçu şikâyete tabidir ve 2024–2025 değişiklikleriyle uzlaştırma kapsamından çıkarılıp önödeme kapsamına alınmıştır.
Bu Durumda mısınız?
- Sosyal medyada, WhatsApp grubunda veya telefonda size ağır sözler söylendi; suç duyurusunda bulunup bulunmayacağınıza karar veremiyorsunuz.
- Hakkınızda hakaretten şikâyet var; söylediğiniz sözün gerçekten “hakaret” sayılıp sayılmadığını bilmiyorsunuz.
- Bir tartışmada karşılıklı atıştınız; ikiniz de şikâyetçisiniz.
- Bir memura, polise ya da hâkime söylediğiniz sözler nedeniyle soruşturma açıldı.
- Size uzlaştırma teklif edileceği söylendi ama savcılık “önödeme” dedi; hangisinin doğru olduğunu anlayamıyorsunuz.
Somut dosyanızdaki sözler, ortam ve deliller sonucu değiştirir; dosyanızı bir avukatla değerlendirin.
Hakaret Ne Demek? Hakaret Suçu Nedir?
Hakaret, günlük dilde “ağır söz söylemek” anlamına gelir. Ceza hukukunda ise dar ve teknik bir tanımı vardır: kanun, hakaret suçunu iki seçimlik hareketle sınırlamıştır.
- Somut bir fiil veya olgu isnat etmek — kişiye, doğrulanabilir nitelikte belirli bir davranış yüklemek (“rüşvet aldı”, “hırsızlık yaptı” gibi).
- Sövmek — somut bir olgu yüklemeden, doğrudan küçük düşürücü sözlerle saldırmak.
Bu iki hareketten biri yoksa, söz ne kadar kırıcı olursa olsun hakaret suçu oluşmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ölçütü şöyle kurar:
“Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/785, K. 2017/34, T. 31.01.2017 — itirazın reddi, oy çokluğuyla)
Bu cümledeki “nispi” kelimesi, hakaret hukukunun tamamını taşır: aynı söz bir olayda suç, başka bir olayda suç değildir. Bu nedenle internette dolaşan “hakaret sayılmayan kelimeler listesi” türü kesin listeler yanıltıcıdır — Yargıtay kelimeyi değil, sözün somut bağlamını değerlendirir.
Korunan hukuki değer kişinin onur, şeref ve saygınlığıdır; suçun oluşması için davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması aranır.
Dayandığı Kanun Maddesi: TCK 125
TCK 125/1 — Temel hâl
TCK m.125 — Hakaret
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden
Resmî derlenmiş kanun metninde tam bu noktada, sonradan madde metninden çıkarılmış bir ibarenin yeri boş bırakılmıştır. Fıkra şöyle devam eder:
TCK m.125 — Hakaret
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
Yargıtay maddeyi uygularken bu iki parçayı kesintisiz okur: somut fiil/olgu isnadı veya sövme.
TCK 125/2 — Sesli, yazılı veya görüntülü ileti
TCK m.125 — Hakaret
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
TCK 125/3 — Nitelikli hâller (ceza artar)
TCK m.125 — Hakaret
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
TCK 125/4 — Aleniyet
TCK m.125 — Hakaret
(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
TCK 125/5 — Kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri
TCK m.125 — Hakaret
(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
Mağdurun adının açıkça anılmaması suçu ortadan kaldırmaz:
TCK m.126 — Mağdurun belirlenmesi
Madde 126- (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.
Hakaret Suçunun Cezası: Kaç Yıl Hapis?
| Hâl | Dayanak | Ceza |
|---|---|---|
| Temel hâl (yüze karşı veya iletiyle) | TCK 125/1-2 | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası |
| Kamu görevlisine görevinden dolayı | TCK 125/3-a | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| İnanç/düşünce açıklaması nedeniyle | TCK 125/3-b | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| Kutsal değerlerden bahisle | TCK 125/3-c | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| Alenen işlenmesi | TCK 125/4 | Ceza altıda bir oranında artırılır |
| Ölünün hatırasına hakaret | TCK 130/1 | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası |
Temel hâlde ceza seçimliktir: mahkeme hapis veya adlî para cezasından birini seçer. Bu, hakaret dosyalarının çoğunun adlî para cezasıyla sonuçlanmasının kanuni dayanağıdır.
Görevli Mahkeme: Asliye Ceza (5235 sK m.11, m.12)
Hakaret davasında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Bu sonuç doğrudan bir hükümden değil, iki maddenin birlikte okunmasından çıkar.
Önce ağır ceza mahkemesinin görev alanı sayılır ve bu sayım sınırlıdır:
5235 sayılı Kanun m.12 — Ağır ceza mahkemesinin görevi
Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.
Hakaret bu sayımda yer almaz: ne madde madde anılan suçlar arasındadır, ne de sayılan bölümlerdendir — TCK m.125 İkinci Kitap İkinci Kısım Sekizinci Bölümde (Şerefe Karşı Suçlar) düzenlenmiştir. Cezası da maddedeki on yıllık eşiğe ulaşmaz.
Ağır cezanın görevine girmeyen işler için kanun bir artık yetki kuralı koyar:
5235 sayılı Kanun m.11 — Asliye ceza mahkemesinin görevi
Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.
İki madde birlikte şu sonucu verir: hakaret ağır cezanın sayımında olmadığına ve sulh ceza hâkimliği kovuşturma yapan bir merci olmadığına göre, dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Görev kuralları kamu düzenindendir; mahkeme görevsizliği resen gözetir.
Hangi Sözler Hakaret Sayılır?
Kanun bir “yasak kelimeler listesi” vermez. Yargıtay’ın ölçütü üç aşamalıdır:
- Söz, somut bir fiil/olgu isnadı mı, sövme mi? İkisi de değilse suç yoktur.
- Söz, onur/şeref/saygınlığı rencide edici boyutta mı? Kaba, nezaket dışı veya rahatsız edici olması yetmez.
- Bağlam ne? Cümlenin bütünü, söylenme amacı, tarafların konumu ve ortam birlikte değerlendirilir.
Bu üçlü süzgeç nedeniyle Yargıtay, kaba söz ve ağır eleştiri niteliğindeki ifadeleri düzenli olarak suç saymamakta, beraat yönünde bozma kararları vermektedir. Örneğin katılanlara söylenen “siz dürüst değilsiniz, bu yüzden bu ülkeyi sevmiyorum” sözleri nedeniyle verilen mahkûmiyet, kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılmış ve sanığın beraatine hükmedilmiştir:
“kaba söz niteliğindeki sözlerin, katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından, sanığın beraati yerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.”
(Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/15984, K. 2020/2100, T. 04.02.2020 — kanun yararına bozma, beraat, oy birliğiyle)
Hangi somut sözlerin Yargıtay’ca hakaret sayıldığı ve sayılmadığı (kararlarıyla birlikte) ayrı yazımızda incelenmiştir: Hakaret Sayılmayan Kelimeler: Yargıtay Kararlarıyla.
Gıyapta Hakaret ve “İhtilat” Şartı
Hakaret, mağdurun yüzüne karşı işlenebileceği gibi gıyabında (yokluğunda) da işlenebilir. Ancak kanun gıyapta hakaret için ek bir şart arar: fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi.
Yargıtay bu şartın nasıl gerçekleşeceğini ayrıntılı biçimde açıklamıştır:
“Hakaret suçu mağdurun olmadığı veya mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır.”
(Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2018/2584, K. 2019/1314, T. 15.01.2019 — kanun yararına bozma, oy birliğiyle)
Bu paragraftan üç sonuç çıkar:
- Üç kişinin aynı anda bir arada olması gerekmez; “toplu veya dağınık” olabilirler.
- İhtilat mektup, telefon, SMS veya e-posta ile de gerçekleşebilir.
- Sözü üç kişinin duyabileceği bir ortamda söylemek yetmez — o kişilerin sözü bizzat anlamış ve öğrenmiş olmaları gerekir.
Aynı kararın somut olayı sınırı iyi gösterir: fail, mağdur hakkındaki hakaret sözlerini tek bir kişiye telefonda söylemiş, o kişi de durumu mağdura iletmiştir. Savcılık ihtilat şartı gerçekleşmediği için kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş; sulh ceza hâkimliği “iletme kastı varsa ihtilat aranmaz” diyerek bu kararı kaldırmışsa da Yargıtay hâkimliğin kararını bozmuştur.
Buna karşılık söz mağduru muhatap alan bir iletiyle (mesaj, e-posta, sesli mesaj) doğrudan mağdura gönderilmişse artık gıyap değil, TCK 125/2 kapsamında huzurda işlenmiş hakaret vardır ve üç kişi şartı aranmaz.
Sosyal Medyada, WhatsApp’ta ve Telefonda Hakaret
Hakaret suçunun işlenmesi için yüz yüze olmak gerekmez. TCK 125/2, fiilin “mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle” işlenmesini temel hâlle aynı cezaya bağlar. Bu hüküm şunları kapsar:
- Telefon görüşmesi ve sesli mesaj
- SMS, WhatsApp mesajı, e-posta
- Doğrudan mesaj (DM) yoluyla gönderilen paylaşımlar
Sosyal medyada herkese açık yapılan paylaşımlarda ise ayrıca aleniyet gündeme gelir: TCK 125/4 uyarınca hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. Yargıtay, aleniyetin ölçütünü ve herkese açık bir Facebook paylaşımının bu ölçütü karşıladığını şöyle ortaya koymuştur:
“5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinde düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, eylemin herkese açık olan Facebook sayfasında gerçekleşmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanmaması,”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/1533, K. 2026/2307, T. 03.02.2026 — bozma)
İki sonucu birlikte okumak gerekir: olay yerinde başkalarının bulunması aleniyet için yetmez — sözün belirlenemeyen sayıda kişi tarafından algılanabilme olasılığı aranır. Buna karşılık herkese açık bir sosyal medya sayfası bu ölçütü karşılar ve alt derece mahkemesinin artırımı uygulamaması bozma sebebi sayılmıştır. Kapalı bir grupta ya da özel mesajda ise durum somut olaya göre değişir.
Adı yazmamak kurtarır mı?
Kural olarak hayır: kime yöneldiği duraksamaya yer bırakmıyorsa TCK 126 uyarınca mağdur belirlenmiş sayılır. Ancak bu kuralın bir sınırı vardır. Mağdur belirli veya belirlenebilir olmalıdır:
“Bu bilgiler ışığında; hakaret suçunun mağdurunun, belirli veya belirlenebilir kişi olması zorunluluğunun bulunması, belirli ve sınırlandırılmamış kişi topluluğuna karşı söylenen sözlerin bu suç kapsamında değerlendirilemeyecek olması karşısında, Olay ve Olgular bölümünde belirtildiği şekilde sanığın isim vermeden söylediği hakaret içeren sözlerinin sınırlandırılmamış ve belirlenmemiş kişi topluluğuna yönelik olduğu gözetilmeden, bu sözlerin diğer polis memurlarına da yönelik olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği artırım yapılması,”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/35091, K. 2024/8858, T. 24.06.2024 — bozma)
Somut olayda sanık, kendisine müdahale eden polis memuruna hakaret ederken “hepiniz” diyerek genel bir ifade kullanmıştır. Doğrudan muhataba yönelen hakaret sabittir; ancak alt derece mahkemesinin bu sözleri diğer bütün polis memurlarına da yöneltilmiş sayıp cezayı artırması hukuka aykırı bulunmuştur. Belirsiz ve sınırlandırılmamış bir topluluğa (“bütün polisler”, “şu meslekten olanlar”) yöneltilen sözler, TCK 126 anlamında belirlenebilir mağdur yaratmaz.
Kamu Görevlisine Hakaret
Hakaretin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi nitelikli hâldir: cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz (TCK 125/3-a). İki noktaya dikkat edilmelidir:
- “Görevinden dolayı” bağı şarttır. Kamu görevlisine, görevden bağımsız kişisel bir husumet nedeniyle söylenen sözler bu nitelikli hâle girmez; temel hâl uygulanır.
Ceza Genel Kurulu bu bağı bir nedensellik testi olarak kurar: “görevinden dolayı” ibaresi, yapılan kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunmasını gerektirir; hâkim bu bağın bulunup bulunmadığını saptayarak eylemin suçun basit hâline mi yoksa nitelikli hâline mi uyduğunu belirler (CGK, E. 2020/210, K. 2022/686, T. 02.11.2022).
Bu testin pratik sonucu şudur: kamu görevlisi olmak tek başına yetmez. Kurul’un önüne gelen olayda, kaymakamın korumalığını yapan bir polis memuruna, hükümet konağı avlusundaki bir sohbet sırasında ağır sözler söylenmiştir. Polis memuru kamu görevlisidir; ancak sanığa karşı doğrudan ya da dolaylı bir görev icra etmemiş, sözler de görevin yerine getiriliş biçimiyle bağlantılı söylenmemiştir. Kurul, hakaret eylemi ile kamu görevi arasında nedensellik bağı kurulamadığı için nitelikli hâlin oluşmadığına, yalnızca temel hâlin uygulanacağına karar vermiştir.
- Bu hâlde suç şikâyete tabi değildir. TCK 131/1, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç” diyerek bu hâli şikâyet koşulunun dışında bırakmıştır; yani şikâyet olmasa da resen soruşturulur, şikâyetten vazgeçmek davayı düşürmez.
Ceza Genel Kurulu, kamu görevlilerinin korunması ile eleştiri özgürlüğü arasındaki dengeyi şöyle kurar:
“Kamu görevlilerinin, görevlerini yerine getirirken fonksiyonlarını etkilemeyi ve saygınlıklarına zarar vermeyi amaçlayan aşağılayıcı saldırılara karşı korunmaları zorunlu olmakla birlikte, demokratik bir hukuk devletinde, kamu görevini üstlenenleri denetlemek, faaliyetlerini değerlendirmek ve eleştirmek de kaynağını Anayasadan alan düşünceyi açıklama özgürlüğünün sonucudur.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/848, K. 2018/312, T. 26.06.2018 — oy çokluğuyla)
Cumhurbaşkanına hakaret ayrı bir suçtur
Muhatap Cumhurbaşkanı ise TCK 125 değil, TCK 299 uygulanır. Bu ayrı bir suçtur ve rejimi belirgin biçimde farklıdır: ceza 1 yıldan 4 yıla kadar hapistir (adlî para cezası seçeneği yoktur), suç şikâyete tabi değildir ve kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Ayrıca bu yazının konusu olan hakaret suçunun aksine, cumhurbaşkanına hakarette önödeme uygulanmaz. Ayrıntı için: Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 299).
Sınırın nerede çizildiğini aynı karardaki somut olay gösterir: kararı beğenmediği hâkimin odasına giden sanığın “cebinizi dolduruyorsunuz” ve “taraf tutuyorsunuz” sözleri, birlikte değerlendirildiğinde hâkimin tarafsızlığa aykırı biçimde haksız menfaat elde ettiği imasını taşıdığı için eleştiri sınırını aşmış sayılmıştır:
“sanığın söylediği sözlerin eleştiri boyutunu aştığı ve mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil ve olgu isnadı içerdiği anlaşıldığından, hakaret suçunun kanuni unsurlarının gerçekleştiği kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/848, K. 2018/312, T. 26.06.2018 — oy çokluğuyla)
Karşılıklı Hakaret ve Haksız Tahrik (TCK 129)
Hakaret suçunun kendine özgü bir tahrik düzenlemesi vardır ve bu düzenleme, genel haksız tahrik hükmünden (TCK 29) daha güçlüdür; çünkü mahkemeye ceza vermekten tamamen vazgeçme yetkisi tanır.
TCK m.129 — Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Üç ayrı sonuç vardır:
- Haksız bir fiile tepki olarak hakaret edilmişse: ceza üçte birine kadar indirilebilir veya hiç ceza verilmeyebilir (takdirî).
- Kasten yaralamaya tepki olarak hakaret edilmişse: ceza verilmez (bu bir takdir değil, kanunun emridir).
- Karşılıklı hakaret varsa: taraflardan biri veya her ikisi hakkında ceza indirilebilir veya hiç verilmeyebilir.
Uygulamada en sık görülen senaryo üçüncüsüdür: iki taraf da birbirine hakaret eder, ikisi de şikâyetçi olur. Mahkeme, olayın mahiyetine göre her ikisine de ceza vermeyebilir.
TCK 129 ile genel haksız tahrik (TCK 29) aynı şey değildir
Ceza Genel Kurulu, TCK 129’daki “özel haksız tahrik” ile TCK 29’daki genel haksız tahriki iki bakımdan ayırır. Cezai sonuç bakımından: TCK 29’da yalnızca maddede öngörülen oranda indirim yapılır; TCK 129’da ise indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten tamamen vazgeçilebilir. Uygulama koşulu bakımından: TCK 29 failin “hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında” olmasını arar; TCK 129 ise hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesini yeterli görür, ayrıca hiddet veya şiddetli elem aramaz.
Kurul buna bir sınır da ekler: tepkinin ani olması gerekir. Aradan uzunca bir süre geçtikten sonra gösterilen tepki bu düzenleme kapsamında değerlendirilmez.
”Karşılıklı hakaret” için karşı tarafın sözü de hakaret olmalıdır
Bu ayrım, uygulamada en çok atlanan noktadır. Karşı tarafın söylediği söz hakaret düzeyine ulaşmıyorsa ortada karşılıklı hakaret (129/3) yoktur; ancak o söz bir haksız fiil sayılabiliyorsa 129/1 uygulanır.
Ceza Genel Kurulu’nun önüne gelen olayda, apartman toplantısında yönetici olan katılan sanığa “Kes lan!” diye bağırmış, sanık da buna karşılık apartmanın parasını yediğini söyleyerek karşılık vermiştir. Kurul şu sonuca varmıştır:
“Katılanın sanığa yönelttiği “Kes lan!” sözünün rahatsız edici, nezaket dışı ve kaba hitap tarzı niteliğini taşımasına karşın olayın çıkış nedeni ve gelişmesi de dikkate alındığında hakaret suçunu oluşturmadığı, bu nedenle sanık hakkında hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesine ilişkin TCK’nın 129. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma koşullarının gerçekleşmediği, ancak somut olayın özellikleri de gözetildiğinde anılan sözün aynı maddenin birinci fıkrasında yer verilen haksız bir fiil kapsamında kaldığında kuşku bulunmadığı, bu nedenle hakaret suçunu haksız bir fiile tepki olarak işleyen sanık hakkında TCK’nın 129. maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/260, K. 2021/247, T. 02.06.2021 — bozma)
Bu karar aynı zamanda çok aranan bir soruya da cevap verir: “lan” demek hakaret midir? Ceza Genel Kurulu, somut olayında “Kes lan!” ifadesini kaba ve nezaket dışı bulmuş, ancak hakaret suçunu oluşturmadığına hükmetmiştir. Bu bir “lan serbesttir” kuralı değildir. Ölçüt nispidir ve sözün bağlamına göre sonuç değişebilir.
İddia ve Savunma Dokunulmazlığı (TCK 128)
Mahkemeye sunulan dilekçede veya duruşmadaki savunmada karşı taraf hakkında söylenen ağır sözler, koşulları varsa cezalandırılmaz.
TCK m.128 — İddia ve savunma dokunulmazlığı
Madde 128- (1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.
Korumanın iki şartı vardır ve ikisi birlikte aranır:
- İsnat gerçek ve somut vakıalara dayanmalı,
- İsnat uyuşmazlıkla bağlantılı olmalı.
Dilekçeye, davayla ilgisi olmayan ve hiçbir olguya dayanmayan sövme nitelikli ifadeler yazmak bu korumanın dışındadır.
Ceza Genel Kurulu’nun önüne gelen bir olayda, davacı vekili avukat, sunduğu dilekçede hâkimin taraflı olduğunu ve davayı incelemeye yetecek mesleki bilgiye sahip olmadığını ileri sürmüş; mahkeme bunun üzerine suç duyurusunda bulunmuştur. Kurul, ifadelerin sert olduğunu kabul etmekle birlikte suçun oluşmadığı sonucuna varmıştır:
“Sanığın suç kastı ile hareket etmediğine ve dilekçedeki ifadelere yalnızca dava konusuyla sınırlı olarak yer verdiğine dair savunması ile suça konu dilekçenin bütünlüğü ve yazılış amacı birlikte gözetildiğinde kullanılan ifadeler nezaket dışı, kaba, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde ise de TCK’nın 128. maddesindeki iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gereken bu ifadelerin mahkeme hâkiminin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı içermemesi ve sövme fiilini de oluşturmaması nedeniyle hakaret suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/537, K. 2021/706, T. 29.12.2021 — itirazın kabulü, oy çokluğuyla)
Karara altı üye karşı oy kullanmıştır; bu, sınırın ne kadar tartışmalı olduğunu gösterir. Dilekçede kullanılan dil sertleştikçe TCK 128 korumasının kapsamı da tartışmalı hâle gelir. Dilekçeyi yazarken dava konusuyla sınırlı kalmak en güvenli çizgidir.
Hakaret mi, İftira mı?
Bu iki suç uygulamada sürekli karıştırılır; oysa korudukları değer ve cezaları farklıdır.
| Hakaret (TCK 125) | İftira (TCK 267) | |
|---|---|---|
| Korunan değer | Kişinin onur, şeref ve saygınlığı | Adliyenin doğru işlemesi (ve kişi) |
| Fiil | Somut fiil/olgu isnadı veya sövme | İşlemediği bilinen bir suçu yetkili makama ihbar/şikâyet |
| Muhatap | Mağdur veya çevresi | Yetkili makam (savcılık, kolluk, idare) |
| Şikâyet | Kural olarak şikâyete tabi (TCK 131) | Şikâyete tabi değil, resen soruşturulur |
| Ceza | 3 ay – 2 yıl hapis veya adlî para | 1 – 4 yıl hapis |
Ayırt edici soru şudur: söz nereye söylendi? “Bu adam hırsız” cümlesi komşulara söylenirse hakaret; savcılığa dilekçeyle bildirilirse iftira gündeme gelir.
Ayrıntı için: İftira Suçu Nedir? Cezası ve Şartları (TCK 267).
Hakaret Uzlaştırmaya Tabi mi? — Kural Değişti
Hayır. Hakaret suçunda artık uzlaştırma yoluna gidilemez.
Yürürlükteki Ceza Muhakemesi Kanunu açıkça şöyle der:
CMK m.253 — Uzlaştırma
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda ( madde 125 ) uzlaştırma yoluna gidilemez.
Hakaret uzlaştırma kapsamından çıkarılırken boşluğa bırakılmamış, önödeme kapsamına alınmıştır:
TCK m.75 — Önödeme
- (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.) Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),
Yani bugün hakaret suçunda yol uzlaştırma değil, önödemedir. Tek istisna TCK 125/3-a — kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret. Bu hâl önödeme kapsamı dışında bırakılmıştır.
Önödemede fail, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine kanunda belirlenen miktarı soruşturma giderleriyle birlikte on gün içinde öderse hakkında kamu davası açılmaz (TCK 75/1). Ödenecek miktar kanundaki ölçütlere göre savcılıkça hesaplanır. Ayrıca TCK 75/6’nın son cümlesi uyarınca, bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.
Anayasa Mahkemesi bu geçişi iki kez düzeltti
Kanun koyucu değişikliği yaparken iki kez Anayasa Mahkemesi’ne takıldı. AYM, 27.03.2025 tarihli kararıyla hem hakaretin yalnızca bazı biçimlerini önödemeye alan sınırlayıcı ibareyi, hem de değişikliğin derdest dosyalara uygulanmasını engelleyen geçiş hükmünü iptal etti.
Mahkeme önce iki kurumu karşılaştırdı:
“Dolayısıyla bir suç bakımından önödeme hükümlerinin uygulanmasının uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına göre failin lehine olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2025/86, T. 27.03.2025 — iptal)
Ardından, lehe olan bu düzenlemeden derdest dosyaları yoksun bırakmayı anayasaya aykırı buldu:
“Bu itibarla mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakaret suçlarını uzlaştırma kapsamından çıkararak -maddi ceza hukukuyla da ilgisi olan ve lehe hükümler içeren- önödeme kapsamına alan düzenlemelerin uygulanma imkânının 5271 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından ortadan kaldırılmasının suçta ve cezada kanunilik ilkesiyle bağdaştığı söylenemez.”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2025/86, T. 27.03.2025 — iptal)
İptal edilen hüküm, kanun metninden de düşmüştür:
CMK m.geçici 7 — Geçiş hükümleri
(2) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 27/3/2025 tarihli ve E.: 2024/197; K.: 2025/86 sayılı Kararı ile)
Pratik sonuç: Hakaret dosyanızda size “uzlaşma teklifi” değil, önödeme çıkması beklenir. Devam eden bir dosyanız varsa, önödeme imkânından yararlanıp yararlanamayacağınızı dosyanın aşamasına göre değerlendirmek gerekir.
Hakaret Davası Nasıl Açılır?
Hakaret suçu kural olarak şikâyete tabi olduğundan süreci mağdur başlatır. Adımlar:
- Delilleri koruyun. Ekran görüntüsü, mesaj kaydı, tanık bilgisi, varsa ses/görüntü kaydı. Sosyal medya paylaşımı silinebileceği için gecikmeden kayıt altına alın (bağlantı adresi ve tarih dâhil).
- Şikâyet dilekçesi yazın. Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben; olayın tarihi, yeri, söylenen sözler birebir, tanıklar ve deliller belirtilir.
- Süreye dikkat edin. Şikâyet hakkı, fiili ve failin kim olduğunu bildiğiniz günden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır.
- Soruşturma aşaması. Savcılık delilleri toplar. Suç önödeme kapsamındaysa savcılık önödeme tebliğinde bulunur; ödeme yapılırsa kamu davası açılmaz.
- Kovuşturma. İddianame kabul edilirse dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
- Tazminat ayrı bir yoldur. Ceza davası cezalandırma amacı taşır; maddi/manevi tazminat için hukuk mahkemesinde ayrıca dava açılması gerekir.
Görev kuralı genel hükümden gelir:
5235 s. Kanun m.11 — Asliye ceza mahkemesinin görevi
Madde 11- Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.
Hakaret Suçu Şikayet Süresi ve Zamanaşımı
Hakaret suçunda iki ayrı süre işler ve bunlar sık karıştırılır.
Şikâyet süresi — 6 ay. Hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâli dışında şikâyete tabidir:
TCK m.131 — Soruşturma ve kovuşturma koşulu
Madde 131 - (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.
Altı aylık süre, genel hükümden gelir:
TCK m.73 — Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Hakarete özel ikinci süre: fiilden itibaren 2 yıl
Bu, hakaret hakkında yazılmış kaynakların büyük çoğunluğunda yer almayan bir kuraldır. Altı aylık süre, kural olarak mağdurun fiili ve faili öğrendiği günden başlar; yani olayın üzerinden yıllar geçse bile mağdur durumu yeni öğrenmişse süre yeni işlemeye başlar. Kanun koyucu 2024’te bu duruma hakaret suçuna özgü bir tavan getirmiştir:
TCK m.73 — Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Bu ek cümle 07.11.2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla eklenmiştir. Sonuç şudur: hakarette iki süre birlikte işler.
- 6 ay — fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren.
- 2 yıl — fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren, mutlak tavan.
Yani hakareti üç yıl sonra öğrenseniz bile şikâyet hakkınız kalmaz; iki yıllık tavan dolmuştur. (Bu kural yalnız şikâyete tabi hakaret için geçerlidir; kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette şikâyet aranmadığı için uygulanmaz.)
Geçiş kuralı: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun geçici 7. maddesinin birinci fıkrası, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalara uygulanmayacağını öngörür. Anayasa Mahkemesi bu geçiş hükmünü anayasaya uygun bulmuş ve itirazı reddetmiştir (E. 2024/197, K. 2025/86). Dikkat çekici olan şudur: Mahkeme, aynı kararda önödemeye ilişkin geçiş hükmünü (aynı maddenin ikinci fıkrası) iptal etmişken, şikâyet süresine ilişkin bu birinci fıkrayı ayakta bırakmıştır.
Dava zamanaşımı — 8 yıl. Bu sonuç iki hükümden çıkar. Hakaretin cezasının üst sınırı iki yıldır; TCK 66/4 uyarınca zamanaşımı süresi cezanın yukarı sınırına göre belirlenir; TCK 66/1-e ise beş yılı aşmayan hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda süreyi sekiz yıl olarak öngörür:
TCK m.66 — Dava zamanaşımı
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
TCK m.66 — Dava zamanaşımı
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
Nitelikli hâller (TCK 125/3) yalnızca alt sınırı yükselttiği, üst sınırı değiştirmediği için zamanaşımı süresi burada da sekiz yıldır.
Süreler ve Rakamlar Tablosu
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel ceza | 3 ay – 2 yıl hapis veya adlî para cezası | TCK 125/1 |
| Nitelikli hâlde alt sınır | 1 yıldan az olamaz | TCK 125/3 |
| Aleniyet artırımı | 1/6 oranında artırım | TCK 125/4 |
| Gıyapta hakaret | En az 3 kişiyle ihtilat şartı | TCK 125/1 |
| Şikâyet süresi | 6 ay (öğrenmeden itibaren) | TCK 73/1 + TCK 131 |
| Şikâyette mutlak tavan | 2 yıl (fiil tarihinden itibaren) | TCK 73/2 (7531 sK, 2024) |
| Şikâyet aranmayan hâl | Kamu görevlisine görevinden dolayı | TCK 131/1 |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl | TCK 66/1-e + 66/4 |
| Uzlaştırma | Uygulanmaz | CMK 253/3 |
| Önödeme | Uygulanır (125/3-a hariç) | TCK 75/6-a-2 |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | 5235 sK m.11 |
Sık Yapılan Hatalar
- “Hakaret uzlaştırmaya tabidir” sanmak. Artık değildir; yol önödemedir (CMK 253/3, TCK 75/6).
- İnternetteki “hakaret sayılmayan kelimeler” listelerine güvenmek. Yargıtay’ın ölçütü nispidir; aynı kelime bağlama göre suç olabilir de olmayabilir de.
- Altı aylık şikâyet süresini kaçırmak — ve iki yıllık tavanı hiç bilmemek. Süre, fiili ve faili öğrendiğiniz günden işler; ama hakarette fiil tarihinden itibaren iki yıllık mutlak tavan vardır (TCK 73/2).
- Ekran görüntüsü almadan şikâyet etmek. Paylaşım silindiğinde ispat sorunu doğar.
- Kaba sözle hakareti aynı saymak. Nezaket dışı her söz suç değildir; somut isnat veya sövme aranır.
- Karşılıklı atışmada TCK 129’u hiç gündeme getirmemek. Karşılıklı hakarette ceza vermekten vazgeçilmesi mümkündür.
- Ceza davasından tazminat beklemek. Tazminat için ayrıca hukuk mahkemesinde dava açmak gerekir.
- Kamu görevlisine hakarette şikâyetten vazgeçmenin davayı düşüreceğini sanmak. Bu hâlde suç şikâyete tabi değildir.
Hakaret Suçu Yargıtay Kararları
Ceza Genel Kurulu
-
CGK, E. 2014/785, K. 2017/34, T. 31.01.2017 (itirazın reddi, oy çokluğuyla) — Hakaret hukukunun temel ölçütü. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı nispidir; zamana, yere ve duruma göre değişir. Ağır eleştiri ve rahatsız edici sözler hakaret sayılmaz. Somut olayda, oğlu mülakatta elenen sanığın Adalet Bakanlığı’na yazdığı dilekçedeki “Allah belasını versin” türü ifadeler beddua kabul edilmiş; nezaket dışı ve kaba bulunmakla birlikte somut bir fiil/olgu isnadı içermediği ve sövme oluşturmadığı için hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır.
-
CGK, E. 2018/537, K. 2021/706, T. 29.12.2021 (itirazın kabulü, oy çokluğuyla) — İddia ve savunma dokunulmazlığı (TCK 128). Avukatın dilekçesinde hâkimin taraflı olduğunu ve konuyu incelemeye yetecek mesleki bilgiye sahip olmadığını yazması; ifadeler nezaket dışı, kaba ve ağır eleştiri niteliğinde bulunsa da, dilekçenin bütünlüğü ve yazılış amacı gözetildiğinde hakaret suçunu oluşturmaz. Altı üye karşı oy kullanmıştır.
-
CGK, E. 2019/260, K. 2021/247, T. 02.06.2021 (bozma) — Karşılıklı hakaret ile haksız fiile tepki ayrımı. Apartman toplantısında katılanın sanığa söylediği “Kes lan!” sözü rahatsız edici, nezaket dışı ve kaba bulunmuş, ancak hakaret suçunu oluşturmadığına hükmedilmiştir. Bu nedenle karşılıklı hakaret (TCK 129/3) değil, haksız fiile tepki hükmü (TCK 129/1) uygulanmalıdır. Karar ayrıca TCK 129 ile genel haksız tahriki (TCK 29) ayırır: 129’da ceza vermekten tamamen vazgeçilebilir ve hiddet/şiddetli elem şartı aranmaz, ancak tepkinin ani olması gerekir.
-
CGK, E. 2017/848, K. 2018/312, T. 26.06.2018 (oy çokluğuyla) — Kamu görevlisine hakaretin sınırı. Kamu görevlilerinin aşağılayıcı saldırılara karşı korunması zorunlu olmakla birlikte, onları denetlemek ve eleştirmek de düşünceyi açıklama özgürlüğünün sonucudur. Somut olayda, kararı beğenmeyen sanığın hâkime söylediği “cebinizi dolduruyorsunuz” ve “taraf tutuyorsunuz” sözleri birlikte değerlendirildiğinde hâkimin haksız menfaat elde ettiği imasını taşıdığı için eleştiri sınırını aşmış ve hakaret suçunu oluşturmuştur.
-
CGK, E. 2020/210, K. 2022/686, T. 02.11.2022 (itirazın reddi) — “Görevinden dolayı” bir nedensellik testidir. Kamu görevlisi olmak tek başına nitelikli hâl için yetmez; hakaret eylemi ile kamu görevi arasında nedensellik bağı aranır. Kaymakamın korumalığını yapan polis memuruna, görevle bağlantısız bir sohbet sırasında söylenen sözlerde bu bağ kurulamamış, nitelikli hâl uygulanmamıştır.
Daire kararları
-
4. CD, E. 2024/1533, K. 2026/2307, T. 03.02.2026 (bozma) — Sosyal medyada aleniyet. Aleniyet için olay yerinde başkalarının bulunması yetmez; sözün belirlenemeyen sayıda kişi tarafından algılanabilme olasılığı aranır. Herkese açık bir Facebook sayfasında işlenen hakaret bu ölçütü karşılar; TCK 125/4 artırımının uygulanmaması bozma sebebidir.
-
4. CD, E. 2021/35091, K. 2024/8858, T. 24.06.2024 (bozma) — TCK 126’nın sınırı. Mağdur belirli veya belirlenebilir olmalıdır. Polis memuruna hakaret ederken kullanılan “hepiniz” ifadesinin diğer bütün polis memurlarını da mağdur saydırıp cezayı artırması hukuka aykırıdır: belirsiz ve sınırlandırılmamış bir topluluğa yöneltilen sözler belirlenebilir mağdur yaratmaz.
-
18. CD, E. 2019/15984, K. 2020/2100, T. 04.02.2020 (kanun yararına bozma, beraat, oy birliğiyle) — Kaba söz hakaret değildir. Katılanlara söylenen “siz dürüst değilsiniz, bu yüzden bu ülkeyi sevmiyorum” sözleri, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmadığından hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır; mahkûmiyet bozularak beraat kararı verilmiştir.
-
18. CD, E. 2018/2584, K. 2019/1314, T. 15.01.2019 (kanun yararına bozma, oy birliğiyle) — Gıyapta hakarette ihtilat şartı. İhtilat mektup, telefon, SMS veya e-posta ile de gerçekleşebilir; ancak sözü üç kişinin duyabileceği bir ortamda söylemek yeterli değildir, muhatapların bizzat anlamış ve vakıf olmuş olmaları gerekir. Somut olayda sözler tek bir kişiye telefonda söylendiği için ihtilat şartı gerçekleşmemiştir.
Anayasa Mahkemesi
- AYM, E. 2024/197, K. 2025/86, T. 27.03.2025 (iptal) — Hakaretin uzlaştırmadan çıkarılıp önödeme kapsamına alınması sürecine ilişkin iki iptal. Mahkeme, önödemenin fail bakımından uzlaştırmadan daha lehe olduğunu tespit etmiş; bu lehe düzenlemenin derdest dosyalara uygulanmasını engelleyen geçiş hükmünü (CMK geçici m.7/2), suçta ve cezada kanunilik ilkesine (Anayasa m.38) aykırı bularak iptal etmiştir.
Özet
- Hakaret suçu cezası temel hâlde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK 125/1); ceza seçimliktir.
- Suç yalnız iki seçimlik hareketle işlenir: somut fiil/olgu isnadı veya sövme. Kaba söz ve ağır eleştiri, tek başına suç oluşturmaz.
- Ölçüt nispidir: Yargıtay kelimeye değil, sözün bağlamına bakar. Kesin “yasak kelime listesi” yoktur.
- Gıyapta hakaret için en az üç kişiyle ihtilat şarttır; mağduru muhatap alan iletide bu şart aranmaz.
- Kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette alt sınır 1 yıldan az olamaz ve suç şikâyete tabi değildir.
- Karşılıklı hakarette mahkeme ceza vermekten vazgeçebilir (TCK 129/3).
- Kural değişti: Hakaret artık uzlaştırmaya tabi değildir (CMK 253/3); önödeme kapsamındadır (TCK 75/6-a-2, 125/3-a hariç). Anayasa Mahkemesi bu geçişi 27.03.2025 tarihli kararıyla derdest dosyalar lehine genişletmiştir.
- Şikâyet süresi 6 ay (öğrenmeden itibaren) — ama hakarette fiilden itibaren 2 yıllık mutlak tavan vardır (TCK 73/2, 2024’te eklendi ve çoğu kaynakta yok). Dava zamanaşımı 8 yıl, görevli mahkeme asliye cezadır.
Her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir. Yukarıdaki içtihat, benzer olgulara sahip dosyalarda başvurulabilecek bir çerçevedir; somut dosyanızdaki sözler, ortam ve deliller farklı bir sonuca götürebilir.
İlgili yazılar: İftira Suçu Nedir? Cezası — TCK 267. Madde · Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106) · Hakaret Sayılmayan Kelimeler · Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası — TCK 299. Madde
Sıkça Sorulan Sorular
Hakaret suçu cezası nedir?
Temel hâlde üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK 125/1). Ceza seçimliktir; mahkeme ikisinden birini seçer. Hakaret kamu görevlisine görevinden dolayı, kişinin inancı nedeniyle veya kutsal değerlerden bahisle işlenirse cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır.
Küfür etmenin cezası nedir?
Küfür, kanunda ayrı bir suç olarak düzenlenmemiştir; TCK 125'teki sövme seçimlik hareketi kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla ceza hakaret suçunun cezasıdır: üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası. Ancak her kaba veya nezaket dışı söz sövme sayılmaz; sözün onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olması aranır.
Hakaret suçu şikayete tabi mi? Şikâyet süresi kaç ay?
Kural olarak evet. TCK 131/1, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâl dışında hakaretin soruşturulmasını ve kovuşturulmasını mağdurun şikâyetine bağlamıştır. Şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Ayrıca 2024'te getirilen kurala göre hakarette şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her hâlde iki yılı geçemez (TCK 73/2). Kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette şikâyet aranmaz.
Hakareti yıllar sonra öğrendim; hâlâ şikâyet edebilir miyim?
Altı aylık süre öğrendiğiniz günden başlar; ancak hakaret suçunda bir de mutlak tavan vardır: şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez (TCK 73/2, 7531 sayılı Kanunla eklenen cümle). Yani fiilin üzerinden iki yıl geçmişse, olayı yeni öğrenmiş olsanız da şikâyet hakkınız kalmaz. Bu kural yalnız şikâyete tabi hakaret için geçerlidir.
Hakaret uzlaştırmaya tabi mi?
Hayır. CMK m.253/3, hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir. Hakaret bunun yerine önödeme kapsamına alınmıştır (TCK 75/6-a-2); tek istisna kamu görevlisine görevinden dolayı hakarettir (TCK 125/3-a). Bu, yakın tarihli bir değişikliktir; eski kaynaklar hâlâ uzlaştırmadan söz edebilir.
Önödeme ne demek, hakarette nasıl uygulanır?
Önödeme, failin kanunda belirlenen miktarı soruşturma giderleriyle birlikte savcılığın tebliği üzerine on gün içinde ödemesi hâlinde hakkında kamu davası açılmaması demektir (TCK 75/1). Miktar kanundaki ölçütlere göre savcılıkça belirlenir. Anayasa Mahkemesi, önödemenin fail bakımından uzlaştırmadan daha lehe olduğunu tespit etmiştir.
Sosyal medyada hakaretin cezası daha mı ağır?
Paylaşım herkese açıksa aleniyet nedeniyle ceza altıda bir oranında artırılabilir (TCK 125/4). Mağduru doğrudan muhatap alan mesaj, e-posta veya sesli iletiyle işlenen hakarette ise ceza temel hâlle aynıdır (TCK 125/2). Yani belirleyici olan mecra değil, sözün mağdura yöneltilme biçimi ve aleni olup olmadığıdır.
Arkamdan hakaret edilirse suç oluşur mu?
Gıyapta hakaret ancak fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi hâlinde cezalandırılır (TCK 125/1 son cümle). Yargıtay, sözü üç kişinin duyabileceği bir ortamda söylemenin yeterli olmadığını, muhatapların bizzat anlamış ve vakıf olmuş olmaları gerektiğini belirtmiştir. Üç kişi şartı gerçekleşmezse gıyapta hakaret cezalandırılmaz.
Karşılıklı hakaret edildiyse ne olur?
TCK 129/3 uyarınca mahkeme, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında cezayı üçte birine kadar indirebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçebilir. Hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse aynı imkân vardır (TCK 129/1). Kasten yaralamaya tepki olarak işlenen hakarette ise kanun gereği ceza verilmez (TCK 129/2).
Dilekçemde yazdığım sözler nedeniyle hakaretten yargılanır mıyım?
TCK 128, yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamındaki somut isnat ve olumsuz değerlendirmelere ceza verilmemesini öngörür. Ancak korumanın iki şartı vardır: isnadın gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması. Davayla ilgisiz sövme nitelikli ifadeler bu korumanın dışındadır.
Hakaret ile iftira arasındaki fark nedir?
Hakaret, kişinin onur, şeref ve saygınlığına yönelen bir saldırıdır (TCK 125). İftira ise işlemediği bilinen hukuka aykırı bir fiilin yetkili makamlara ihbar veya şikâyet edilmesidir (TCK 267) ve adliyenin doğru işlemesini korur. Belirleyici olan sözün nereye yöneltildiğidir: çevreye söylenirse hakaret, savcılığa bildirilirse iftira gündeme gelir.
Hakaret suçunda zamanaşımı kaç yıldır?
Dava zamanaşımı sekiz yıldır. TCK 66/4 uyarınca süre cezanın üst sınırına göre belirlenir; hakaretin üst sınırı iki yıldır ve TCK 66/1-e beş yılı aşmayan hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda süreyi sekiz yıl olarak öngörür. Nitelikli hâller yalnız alt sınırı yükselttiği için bu süreyi değiştirmez.
Hakaret davasında görevli mahkeme hangisidir?
Asliye ceza mahkemesidir. Hakaret, 5235 sayılı Kanun m.12'de sayılan ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar arasında yer almaz; bu nedenle aynı Kanun'un 11. maddesindeki genel kural uyarınca asliye ceza mahkemesi görevlidir.
Hakaretten tazminat alabilir miyim?
Ceza davası cezalandırmaya yöneliktir; maddi ve manevi tazminat talebi için hukuk mahkemesinde ayrıca dava açılması gerekir. Ceza davasının sonucu tazminat davasını etkileyebilir, ancak ceza mahkemesinden doğrudan tazminata hükmedilmesi beklenmemelidir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler