Ceza Hukuku

Sosyal Medyada Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 125)

Sosyal medyada hakaretin cezası, etiketli paylaşım ile gıyapta hakaret ayrımı, aleniyet artırımı ve hesabın faile ait olduğunun ispatı.

6 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Sosyal medyada incitici yorumlarla karşılaşan ve kayıt tutan kişi
İçindekiler 9

Kısa Cevap

Sosyal medyada hakaret, ayrı bir suç değildir. Uygulanan hüküm TCK 125’tir ve ceza aralığı aynıdır: üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası. Sosyal medyaya özgü olan, cezanın miktarı değil üç ayrı ispat sorunudur: paylaşım mağduru doğrudan muhatap mı alıyor, aleniyet gerçekten gerçekleşmiş mi, ve hesabı kullanan kişi gerçekten sanık mı?

Yaygın kanaatin aksine, bir paylaşımın sosyal medyada yapılmış olması aleniyet artırımını otomatik getirmez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 01.10.2025 tarihli kararında bunu açıkça bozma sebebi saymıştır.

Dayandığı Kanun Maddesi: TCK 125

Suçun tanımı ve cezası şu şekildedir (TCK m. 125):

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

Maddede sosyal medya, internet veya paylaşım kavramları geçmez. Bu nedenle mesele, klasik kavramların (muhataplık, ihtilat ve aleniyet) dijital ortama nasıl uygulanacağıdır.

Etiketli Paylaşım mı, Gıyapta Hakaret mi? (125/2 ↔ 125/1)

Bu ayrım, sosyal medya dosyalarında en sık atlanan noktadır ve doğrudan cezalandırılabilirliği etkiler.

Kanun, mağduru doğrudan hedef alan iletiyi ayrıca düzenler (TCK m. 125):

Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Buradan iki pratik sonuç çıkar:

  • Mağduru muhatap alan paylaşım (etiketleme, yanıt, özel mesaj, kullanıcı adını anarak yöneltilen ileti) 125/2 kapsamındadır. Bu hâlde ihtilat şartı aranmaz; ileti muhataba ulaşmışsa suç oluşabilir.
  • Mağdurun gıyabında kalan paylaşım (kişi etiketlenmeden, adı anılmadan yapılan ima veya üçüncü kişilere yönelik anlatım) için ise cezalandırma en az üç kişiyle ihtilat koşuluna bağlıdır.

Gıyapta hakarette “üç kişi” sayısı, paylaşımın kaç kişiye göründüğüyle değil, hakareti öğrenen kişi sayısıyla ilgilidir. Takipçi sayısının yüksek olması tek başına ihtilatı kurmaz; dosyada bu kişilerin fiilen öğrendiğinin ortaya konması gerekir.

Aleniyet Artırımı Otomatik Değildir — Ama Otomatik Yok da Sayılmaz (TCK m.125/4)

Artırım hükmü kısadır (TCK m. 125):

Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

Aleniyetin ölçütünü Ceza Genel Kurulu şöyle koymuştur — karar, bugün de yürürlükte olan TCK m.125/4’ü uygular; gerekçesinde ayrıca mülga 765 sayılı Kanun’un zincirleme suç hükmüyle karşılaştırma yapılması aşağıdaki ölçütü etkilemez (Ceza Genel Kurulu E. 2017/1076, K. 2018/492, T. 30.10.2018):

“Hakaret suçunun, belirsiz sayıdaki kişiler tarafından işitilebilecek, görülebilecek ve algılanabilecek bir ortamda veya çok sayıda kişinin öğrenmesini sağlayacak herhangi bir araçla işlenmesi halinde, aleniyet vardır. Aleniyetin varlığı için, çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir; söylenenlerin fiilen duyulması şart değildir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/1076, K. 2018/492, T. 30.10.2018 — direnme hükmünün bozulması, oy birliğiyle)

Bu ölçüt bir cadde olayı bakımından konulmuştur; sosyal medyaya doğrudan bir karar değildir. Ancak belirsiz sayıda kişinin algılayabilmesi ölçütü, dijital ortama uygulandığında hesabın gizlilik ayarını belirleyici hâle getirir.

Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sosyal medya bakımından bu noktayı özel olarak vurgulamıştır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi E. 2023/6141, K. 2025/14941, T. 01.10.2025):

“5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir.”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/6141, K. 2025/14941, T. 01.10.2025 — bozma, oy birliğiyle)

Aynı kararda mahkemenin somut araştırma yükümlülüğü şöyle ifade edilmiş ve hüküm bu nedenle de bozulmuştur:

“Somut olayda Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden yapılan paylaşımın herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı araştırılmadan ve aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanması”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/6141, K. 2025/14941, T. 01.10.2025 — bozma, oy birliğiyle)

Pratik karşılığı şudur: bir paylaşımın Facebook’ta yapılmış olması, tek başına aleniyetin gerçekleştiği anlamına gelmez. Kapalı hesap, onaylı takipçiye açık profil, sınırlı görünürlük ayarı yapılmış gönderi veya kapalı grup paylaşımlarında artırımın uygulanabilmesi için mahkemenin görünürlüğü araştırması ve aleniyetin nasıl gerçekleştiğini gerekçesinde göstermesi gerekir. Savunma tarafında bu, çoğu dosyada gözden kaçan bir azaltım imkânıdır.

Ölçüt İki Yönde de İşler: Görünürlük Belirlenmişse Artırım Zorunludur

Buradan, sosyal medyada aleniyet artırımının hiç uygulanmayacağı sonucu çıkarılmamalıdır. Aynı Daire, görünürlüğün belirlenmiş olduğu bir dosyada tam ters yönde bozma vermiştir. Hesabın herkese açık olduğu tespit edildiği hâlde artırımın uygulanmamasını hukuka aykırı bulmuştur. Aşağıdaki değerlendirmenin dayanağı olan TCK m.125/4 yürürlüktedir; kararın diğer bozma sebebi ise bu yazının konusu dışında kalan bir usul meselesine ilişkindir:

“eylemin herkese açık olan Facebook sayfasında gerçekleşmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanmaması,”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/1533, K. 2026/2307, T. 03.02.2026 — bozma, oy birliğiyle)

Bu değerlendirme, kararın “Kabule göre de” başlığı altındaki alternatif bozma sebebidir; Daire önce savunma hakkının kısıtlandığı sonucuna varmış, aleniyet konusunu bunun ardından ele almıştır. Yine de Dairenin aleniyet konusundaki tutumunu açıkça gösterir.

İki kararı birlikte okumak gerekir. Belirleyici olan platformun adı değil, hesabın somut görünürlüğünün dosyada ortaya konup konmadığıdır:

Dosyadaki durumSonuçKarar
Görünürlük araştırılmamış, aleniyetin nasıl gerçekleştiği gerekçede yokArtırım uygulanamaz → bozma4. CD, T. 01.10.2025
Paylaşımın herkese açık sayfada yapıldığı belirlenmişArtırım uygulanmalı → uygulanmaması bozma4. CD, T. 03.02.2026

Yani ölçüt tek yönlü bir savunma argümanı değildir: görünürlük belirlenmemişse sanık lehine, belirlenmişse aleyhine sonuç doğurur. Hakaret suçunun genel çerçevesi için Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 125) yazısına bakabilirsiniz.

Hesap Gerçekten Faile mi Ait? (Faillik ve Şüpheden Sanık Yararlanır)

Sosyal medya dosyalarının en zayıf halkası genellikle failliktir. Ekran görüntüsü paylaşımın varlığını gösterir; kimin yaptığını göstermez.

Aynı 01.10.2025 tarihli kararda Daire, sanığın hesabın kendisine ait olmadığı savunmasını ve bilirkişinin göndereni belirleyememesini birlikte değerlendirerek şu eksikliği bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 4. Ceza Dairesi E. 2023/6141, K. 2025/14941, T. 01.10.2025):

“söz konusu paylaşımların sanık tarafından yapılıp yapılmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/6141, K. 2025/14941, T. 01.10.2025 — bozma, oy birliğiyle)

Bu nedenle dosyada aranması gereken tipik araştırmalar şunlardır: paylaşımın yapıldığı ana ilişkin IP kaydı, erişim sağlayıcıdan abone bilgisi, cihaz incelemesi ve hesabın ele geçirilip geçirilmediğine dair teknik değerlendirme. Bu araştırmalar yapılmadan yalnızca ekran görüntüsüne dayanılarak kurulan mahkûmiyet, temyizde bozma riski taşır.

Her Ağır Söz Hakaret Değildir

Suçun oluşması için sözün belirli bir ağırlığa ulaşması gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi ölçütü şöyle koymuştur (Yargıtay 4. Ceza Dairesi E. 2023/6141, K. 2025/14941, T. 01.10.2025):

“Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.”

(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/6141, K. 2025/14941, T. 01.10.2025 — bozma, oy birliğiyle)

Aynı kararda Daire, paylaşılan iletinin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı gerekçesiyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar vermiştir. Sosyal medyada sık görülen sert siyasi tartışma, hizmet eleştirisi veya kaba üslup, tek başına suç oluşturmaz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Aleniyeti varsaymak. Platform adının geçmesi artırım için yeterli sayılıyor; oysa görünürlüğün araştırılması gerekiyor.
  • Etiketli ile etiketsiz paylaşımı aynı kefeye koymak. Gıyapta hakarette ihtilat şartı atlanınca dava unsur yokluğundan düşebiliyor.
  • Failliği ekran görüntüsüyle kurmak. Hesabın sanığa ait olduğu teknik olarak ortaya konmadan mahkûmiyet kuruluyor.
  • Silmenin suçu ortadan kaldırdığını sanmak. Paylaşımın sonradan silinmesi, tamamlanmış suçu geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmaz; silme yalnızca delil durumunu etkiler.

Özet

Sosyal medyada hakaret, TCK 125 kapsamında cezalandırılır ve ceza aralığı klasik hakaretle aynıdır. Farkı yaratan üç eksen vardır: mağdurun muhatap alınıp alınmadığı (125/2 ↔ 125/1 ihtilat), aleniyetin gerçekten araştırılıp araştırılmadığı (125/4) ve hesabın faile ait olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konup konmadığı. Yargıtay’ın 01.10.2025 tarihli kararı, bu üç eksenin üçünde de alt derece mahkemesinin kısa yoldan hüküm kurmasını bozma sebebi saymıştır.

Her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir. Bu yazıdaki kararlar benzer olgulara sahip dosyalarda başvurulabilecek bir çerçevedir; sizin dosyanızdaki paylaşım, hesap ayarları ve deliller farklı bir sonuca götürebilir.

Av. Halit Süha Bahçeci

Son güncelleme: 29 Temmuz 2026 — Av. Halit Süha Bahçeci

İlgili yazılar: Hakaret Suçu ve Cezası (TCK 125) · Hakaret Sayılmayan Kelimeler · Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106) · İnternetten İçerik ve Haber Kaldırma — Unutulma Hakkı

Sıkça Sorulan Sorular

Sosyal medyada hakaretin cezası nedir?

Ceza, hakaret suçunun genel cezasıdır — üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası (TCK m.125/1). Sosyal medya için ayrı bir suç ya da ayrı bir ceza aralığı yoktur. Paylaşımın alenen yapıldığı belirlenirse ceza altıda bir oranında artırılır (TCK m.125/4).

Sosyal medyada yapılan her paylaşımda ceza otomatik artar mı?

Hayır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 01.10.2025 tarihli kararında, Facebook üzerinden yapılan paylaşımın herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı araştırılmadan ve aleniyetin ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan artırım uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur (TCK m.125/4). Platformun adı tek başına yetmez.

Paylaşımım herkese açık bir hesaptaysa artırım kesin uygulanır mı?

Görünürlük dosyada belirlenmişse ölçüt sanık aleyhine de işler. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 03.02.2026 tarihli kararında, eylemin herkese açık olan Facebook sayfasında gerçekleşmesine rağmen TCK m.125/4'ün uygulanmamasını hukuka aykırı bulmuştur. Yani belirleyici olan platformun adı değil, hesabın somut görünürlüğünün ortaya konup konmadığıdır.

Kapalı hesap veya kapalı grup paylaşımında aleniyet var sayılır mı?

Kendiliğinden sayılmaz. Ceza Genel Kurulu ölçütü, hakaretin belirsiz sayıdaki kişi tarafından algılanabileceği bir ortamda işlenmesini arar. Kapalı hesap, onaylı takipçiye açık profil, sınırlı görünürlük ayarı veya kapalı grup söz konusuysa mahkemenin görünürlüğü araştırması ve aleniyetin nasıl gerçekleştiğini gerekçesinde göstermesi gerekir (TCK m.125/4).

Kişiyi etiketleyerek yapılan paylaşım ile adını anmadan yapılan paylaşım arasında fark var mıdır?

Evet. Mağduru doğrudan muhatap alan yazılı ileti TCK m.125/2 kapsamındadır ve ihtilat şartı aranmaz. Mağdurun gıyabında kalan bir paylaşımda ise cezalandırma için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmiş olması gerekir (TCK m.125/1).

Gıyapta hakarette 'üç kişi' takipçi sayısı mıdır?

Değildir. Şart, fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesidir (TCK m.125/1); ölçü paylaşımın kaç kişiye görünebildiği değil, hakareti fiilen öğrenen kişi sayısıdır. Takipçi sayısının yüksek olması tek başına ihtilatı kurmaz.

Hesabın bana ait olmadığını söylersem ne olur?

Bu savunma araştırılmak zorundadır. Yargıtay, sanığın hesabın kendisine ait olmadığını savunduğu ve bilirkişinin göndereni tespit edemediği olayda, paylaşımların sanık tarafından yapılıp yapılmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden karar verilmesini bozma sebebi saymıştır (TCK m.125).

Faillik için dosyada hangi araştırmalar beklenir?

Uygulamada paylaşım anına ilişkin IP kaydı, erişim sağlayıcıdan abone bilgisi, cihaz incelemesi ve hesabın ele geçirilip geçirilmediğine dair teknik değerlendirme aranır. Bunlar yapılmadan yalnızca ekran görüntüsüne dayanılarak kurulan mahkûmiyet, hakaret suçunda (TCK m.125) temyizde bozma riski taşır.

Ağır eleştiri hakaret sayılır mı?

Kural olarak hayır. Yargıtay'a göre kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici söz hakaret bağlamında değerlendirilmez; sözün onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil ya da olgu isnadı veya sövme oluşturması aranır (TCK m.125/1).

Ekran görüntüsü tek başına delil olur mu?

Ekran görüntüsü bir başlangıç delilidir ancak tek başına failliği kurmaya çoğu zaman yetmez. Yargıtay uygulamasında paylaşımın kim tarafından yapıldığının teknik incelemeyle kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konması aranır (TCK m.125).

Paylaşımı sildiğimde suç ortadan kalkar mı?

Kalkmaz. Hakaret suçu paylaşımın yapılmasıyla tamamlanır (TCK m.125); sonradan silmek tamamlanmış suçu geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırmaz. Silme yalnızca delil durumunu etkiler ve ekran görüntüsü ya da tutanak alınmışsa pratik bir sonuç da doğurmayabilir.

Sosyal medyada hakaret ayrı bir suç mudur?

Değildir. Uygulanan hüküm hakaret suçunu düzenleyen TCK m.125'tir; maddede sosyal medya, internet veya paylaşım kavramları geçmez. Sosyal medyaya özgü olan ceza miktarı değil, muhataplık, ihtilat ve aleniyet kavramlarının dijital ortama nasıl uygulanacağıdır.

Özel mesaj (DM) yoluyla gönderilen hakaret suç oluşturur mu?

Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü ileti TCK m.125/2 kapsamındadır ve temel hâlle aynı cezaya bağlanmıştır; bu hâlde ihtilat şartı aranmaz. Özel mesaj kural olarak alenen işlenmiş sayılmayacağından TCK m.125/4 artırımı ayrıca değerlendirilir.

Aleniyet artırımı cezayı ne kadar artırır?

Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda biri oranında artırılır (TCK m.125/4). Artırım oranı sabittir; mahkemenin takdirine bağlı bir aralık değildir. Ancak artırımın uygulanabilmesi için aleniyetin somut olarak belirlenmiş olması gerekir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp