İdare Hukuku

İdari Para Cezası Nedir? Türleri, Zamanaşımı ve İtiraz

İdari para cezası nedir, maktu-nispi ayrımı, yıllık yeniden değerleme, %25 peşin ödeme indirimi ve taksit, tahsil (6183 sayılı Kanun), soruşturma zamanaşımı (3/4/5/8 yıl) ve itiraz — 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'na göre.

8 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Ankara'da şehir siluetinin panoraması
İçindekiler 10

Kısa Cevap

İdari para cezası, bir kabahat işlenmesi üzerine idare tarafından verilen parasal yaptırımdır; genel esasları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda, idari tedbirlerle birlikte kanundaki iki idari yaptırım türünden biri olarak düzenlenir (m.16). Ceza maktu veya nispi olabilir; alt-üst sınırlı cezalarda miktar, haksızlık içeriği, kusur ve ekonomik durum gözetilerek belirlenir (m.17/1-2). Tutarlar, nispi cezalar hariç, her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artar (m.17/7). Süresinde ödemede %25 indirim uygulanır; indirimli ödeme, kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez (m.17/6). Ödenmezse ceza 6183 sayılı Kanun’a göre cebren tahsil edilir (m.17/4). Cezaya karar verilebilmesi için soruşturma zamanaşımının dolmamış olması gerekir (miktara göre 3, 4 veya 5, nispi cezada 8 yıl (m.20). İtiraz, kural olarak sulh ceza hâkimliğine 15 gün içinde yapılır (m.27)) idare mahkemesine değil.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir kurumdan (belediye, kolluk, SGK, bakanlık vb.) idari para cezası aldınız.
  • Cezanın haksız veya hatalı olduğunu düşünüyorsunuz.
  • Tebliğ edilen tutarın kanundaki rakamdan farklı (yüksek) olması sizi şaşırttı.
  • İndirimli ödeme mi yapsam, itiraz mı etsem, yoksa taksit mi istesem kararsızsınız.
  • Cezanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığını merak ediyorsunuz.
  • Ceza kesinleşti ve tahsil/haciz aşamasına geçildi.

İdari para cezalarında itiraz süresi kısadır (15 gün); hak kaybı yaşamamak için işleminizi bir avukata inceletin.

İdari Para Cezası Nedir?

İdari para cezası, bir suçun değil, bir kabahatin karşılığıdır. Kabahat, kanunun karşılığında idari yaptırım öngördüğü haksızlıktır. Kabahat karşılığında uygulanabilecek yaptırımları Kabahatler Kanunu ikiye ayırır:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.16 — Yaptırım türleri

Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.

İkinci fıkraya göre idari tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir (m.16/2). İdari para cezası bir suç değildir; bu nedenle adli sicile (sabıka kaydına) işlemez ve adli para cezasından farklıdır.

Kanunilik ve Miktar: Maktu, Nispi, Alt-Üst Sınır

Kabahatler Kanunu, cezanın belirlenme biçimini ve idarenin takdirinin sınırlarını düzenler:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/1-2 — Maktu ve nispi ceza

İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir. İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.

Yani maktu ceza sabit bir tutardır; nispi ceza bir orana ya da değere göre hesaplanır. Alt-üst sınırlı cezalarda idarenin takdiri keyfî değildir; kanunda sayılan ölçütlere (haksızlık içeriği, kusur, ekonomik durum) bağlıdır.

Kanundaki veya yönetmelikteki rakamlar tek başına güncel tutar değildir. İdari para cezaları, nispi cezalar hariç olmak üzere, her yıl otomatik olarak artırılır:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7 — Yıllık yeniden değerleme

İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.

Bu hüküm nedeniyle bir kanun veya yönetmelikte görülen tutarı sabit sanmak yanıltıcıdır: maktu ve alt-üst sınırlı cezalar her yıl yeniden değerleme oranıyla artarken, nispi cezalar bu artıştan muaftır çünkü zaten bir orana göre hesaplanır. Elinizdeki idari yaptırım kararında yazan tutar, ilgili yılın güncel rakamı esas alınarak kontrol edilmelidir; internette dolaşan eski sayılara güvenilmemelidir.

Peşin Ödeme İndirimi ve Taksit

Kanun, süresinde ödemeyi teşvik eder, ama bunu itiraz hakkından feragat şartına bağlamaz:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/6 — Ödeme süresi ve %25 indirim

Kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır.

Kanun bu noktada önemli bir güvence de tanır — indirimli ödeme yapmak, itiraz yolunu kapatmaz:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/6 — İtiraz hakkı saklıdır

Ödeme yapılması, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.

Buna göre cezayı %25 indirimle ödemiş olmanız, sonradan sulh ceza hâkimliğine itiraz etmenize hukuken engel değildir; yine de itiraz için kanunda öngörülen 15 günlük süreye dikkat edilmelidir (m.27/1, aşağıda). Ekonomik durumu ödemeye elverişli olmayanlar için kanun ayrıca taksit imkânı tanır:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/3 — Taksit

Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir.

Taksit imkânından yararlanmak isteyen kişinin, ilk taksiti peşin ödemesi ve kalan tutarı bir yıl içinde dört eşit taksitte kapatması gerekir; aksi hâlde kalan tutarın tamamı tek seferde tahsil edilir.

Tahsili (6183 sayılı Kanun)

Süresinde itiraz edilmeyen ya da itirazı reddedilerek kesinleşen idari para cezaları, genel idare hukuku alacaklarının tahsil yöntemiyle tahsil edilir:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/4 — Tahsil

Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderilir.

Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerce verilen cezalar da, aksine hüküm yoksa, kendi kurumlarınca aynı Kanun’a (6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun) göre tahsil edilir. Bu, kesinleşmiş ve ödenmemiş bir idari para cezasının haciz gibi cebri tahsil yollarına konu olabileceği anlamına gelir. Dolayısıyla ceza ya süresinde itiraz edilerek karşı konulmalı ya da haklı görülmüyorsa süresinde (indirimli) ödenmelidir.

Zamanaşımı

İdare, bir kabahati süresiz cezalandıramaz:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/1 — Zamanaşımının sonucu

Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez.

Süre, alt-üst sınırlı ve maktu cezalarda cezanın miktarına göre kademelidir:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/2 — Süreler

Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç, yıldır.

Nispi cezalarda ise bu kademeli sistem uygulanmaz, tek ve daha uzun bir süre geçerlidir:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/3 — Nispi cezada süre

Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.

Sürenin ne zaman işlemeye başladığı da kanunda düzenlenmiştir:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/4 — Sürenin başlangıcı

Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.

Süre, idarenin cezayı kestiği anda durmaz. Yargıtay, sürenin itiraz sonuçlanıncaya kadar işlemeye devam ettiğini kabul etmektedir:

“kabahatler bakımından soruşturma zamanaşımı süresinin kabahat tarihinde başlayıp idari para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan edeceği”

(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25304, K. 2022/6536, T. 04.04.2022 — BOZULMASINA)

Bunun pratik sonucu şudur: ceza süresinde kesilmiş olsa bile, sulh ceza hâkimliği itirazı karara bağlarken zamanaşımı dolmuşsa ceza ayakta kalamaz. Aynı kararda ölçüt somut olaya uygulanmış ve zamanaşımı gözetilmeden verilen ret kararı bozulmuştur:

“somut olayda idarî para cezasını gerektiren eylemin 22/09/2017 tarihinde işlenmiş olduğu ve Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin itiraz üzerine karar verdiği 05/10/2020 tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, başvurunun bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde”

(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/25304, K. 2022/6536, T. 04.04.2022 — BOZULMASINA)

Bazı özel kanunlarda ise kademeli süre yerine takvim yılına bağlı kesin bir sınır işler. Bu, uygulamada en çok gözden kaçan kuraldır:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/2 (ek cümle) — Özel kanunlarda takvim yılı sınırı

Ancak, 89 uncu maddesi hariç olmak üzere 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer.

Bu kanunlar kapsamındaki bir cezanın yalnızca verilmiş olması yetmez; fiilin işlendiği tarihi izleyen takvim yılının son günü bitimine kadar tebliğ de edilmiş olması gerekir. Edilmemişse yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer. Trafik cezaları bu kapsamdadır. Bu nedenle “yıllar sonra ortaya çıkan” bir trafik cezasında ilk bakılacak şey tebliğ tarihidir.

Kabahat aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa süre rejimi tümüyle değişir:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/5 — Fiilin aynı zamanda suç oluşturması

Kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.

Zamanaşımı dolmuşsa, buna rağmen verilen ceza itiraz üzerine kaldırılabilir.

İtiraz (Özet)

İdari para cezasına itirazın en çok karıştırılan yönü görevli mercidir. İtiraz, çoğu kişinin sandığı gibi idare mahkemesine değil, kural olarak sulh ceza hâkimliğine yapılır:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/1 — Başvuru yolu

İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.

(Not: 2014’ten bu yana sulh ceza mahkemelerinin bu görevini sulh ceza hâkimlikleri yürütür; başvuru bugün sulh ceza hâkimliğine yapılır.) Kuralın, idari yargının görev alanına giren başka bir işlemle birlikte verilen cezalarda geçerli bir istisnası da vardır (m.27/8). İtirazın istisnaları, mücbir sebep hâlinde ek süre, dilekçenin nasıl hazırlanacağı ve mahkemenin ön inceleme/esas aşamaları için ayrıntılı İdari Para Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır? yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • İtirazı idare mahkemesine yapmak. İdari para cezasına itiraz kural olarak sulh ceza hâkimliğine yapılır (m.27/1).
  • 15 günlük süreyi kaçırmak. Süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir (m.27/1).
  • Kanundaki baz tutarı güncel ceza sanmak. Nispi cezalar hariç, tutarlar her yıl yeniden değerleme oranıyla artar (m.17/7).
  • İndirimli ödemenin itiraz hakkını otomatik düşürdüğünü sanmak. Kanun bunun tersini söyler: ödeme, kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez (m.17/6).
  • Zamanaşımını gözden kaçırmak. Süresi dolmuş kabahatte ceza verilemez; süre miktara ve maktu/nispi ayrımına göre değişir (m.20).
  • Taksit şartlarını (ilk taksit peşin, bir yılda dört eşit taksit) yerine getirmemek. Aksi hâlde kalan tutarın tamamı bir kerede tahsil edilir (m.17/3).
  • Kesinleşen cezayı önemsememek. Kesinleşen ceza, 6183 sayılı Kanun’a göre haciz yoluyla tahsil edilir (m.17/4).

Özet

  • İdari para cezası, bir kabahat karşılığı idarece verilen parasal yaptırımdır; suç değildir (Kabahatler K. m.16).
  • Ceza maktu veya nispi olabilir; sınırlı cezada kusur ve ekonomik durum gözetilir (m.17/1-2).
  • Tutarlar, nispi cezalar hariç, her yıl yeniden değerleme oranında artar (m.17/7). Kanundaki rakam sabit güncel tutar değildir.
  • Süresinde ödemede %25 indirim vardır ve bu ödeme itiraz hakkını etkilemez; ekonomik güçlükte taksit imkânı da vardır (m.17/3, m.17/6).
  • Ödenmezse ceza 6183 sayılı Kanun’a göre (haciz dâhil) tahsil edilir (m.17/4).
  • Soruşturma zamanaşımı miktara göre 3/4/5 yıl, nispi cezada 8 yıldır (m.20).
  • İtiraz kural olarak sulh ceza hâkimliğine 15 gün içinde yapılır; istisnaları ve dilekçe usulü ayrı yazımızdadır (m.27).

İlgili yazılar: İdari Para Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır? · İdari Yargı Nedir? İdare Mahkemesi, Danıştay ve Dava Türleri · İptal Davası Nedir? İdari İşlemin İptali ve Şartları

Sıkça Sorulan Sorular

İdari para cezası nedir?

İdari para cezası, bir kabahat (kanunun karşılığında idari yaptırım öngördüğü haksızlık) işlenmesi üzerine idare tarafından verilen parasal yaptırımdır. Genel esasları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda düzenlenir; kabahat karşılığı uygulanan idari yaptırımlar idari para cezası ve idari tedbirlerden ibarettir (m.16).

İdari para cezası ile adli para cezası aynı şey mi?

Hayır. Adli para cezası bir suç karşılığında mahkemece (ceza yargılamasıyla) hükmedilir ve sabıka kaydını ilgilendirir. İdari para cezası ise bir kabahat karşılığında idare tarafından verilir, suç değildir ve adli sicile işlemez. İkisinin itiraz yolu ve sonuçları farklıdır.

Maktu ve nispi idari para cezası ne demek?

İdari para cezası maktu veya nispi olabilir (Kabahatler K. m.17). Maktu ceza sabit bir tutardır; nispi ceza ise bir orana/değere göre hesaplanır. Kanunda alt ve üst sınır gösterilmişse ceza; kabahatin haksızlık içeriği, failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte gözetilerek belirlenir.

İdari para cezası tutarı neden her yıl değişebilir?

Çünkü idari para cezaları, nispi nitelikteki cezalar hariç olmak üzere, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için Vergi Usul Kanunu'na göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır (Kabahatler K. m.17/7). Bu nedenle kanundaki baz tutar, güncel tutarla aynı olmayabilir; hesabında bir Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz.

İdari para cezasında indirim var mı, oranı nedir?

Evet. Kanunlarında ayrıca bir süre gösterilmemişse ceza, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmelidir; ödeme süresi içinde ödenmesi halinde cezadan %25 oranında indirim yapılır (Kabahatler K. m.17/6). Bu indirim önemli bir avantajdır, ancak ödemeden önce cezanın haklılığı değerlendirilmelidir.

İndirimli ödersem itiraz hakkımı kaybeder miyim?

Hayır. Kanun bunu açıkça düzenler: ödeme yapılması, kişinin karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez (Kabahatler K. m.17/6). Yani indirimli ödeme yapmış olmak, sonradan sulh ceza hâkimliğine itiraz etmenize hukuken engel değildir; yine de itiraz süresine dikkat edilmelidir.

İdari para cezasını taksitle ödemek mümkün mü?

Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, ilk taksitin peşin ödenmesi koşuluyla ceza bir yıl içinde ve dört eşit taksitte ödenmesine karar verilebilir (Kabahatler K. m.17/3). Taksitler zamanında ve tam ödenmezse cezanın kalan kısmının tamamı tahsil edilir.

İdari para cezasını ödemezsem ne olur?

Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken ve kesinleşen idari para cezaları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili tahsil dairelerince tahsil edilir (Kabahatler K. m.17/4). Ödeme yapılmazsa haciz gibi cebri tahsil yollarına başvurulabilir.

İdari para cezasında zamanaşımı var mı, süresi kaç yıldır?

Evet. Soruşturma zamanaşımı dolarsa kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez (Kabahatler K. m.20/1). Süre cezanın miktarına göre değişir; yüz bin TL ve üzeri cezayı gerektiren kabahatlerde beş, elli bin TL ve üzerinde dört, elli bin TL'nin altında üç yıldır; nispi cezalarda ise süre sekiz yıldır (m.20/2-3).

Zamanaşımı süresi ne zaman başlar, itiraz sırasında işlemeye devam eder mi?

Süre, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/4). Yargıtay 7. Ceza Dairesi (E. 2021/25304, K. 2022/6536, T. 04.04.2022), sürenin kabahat tarihinde başlayıp idari para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan ettiğini kabul etmiştir. Yani ceza süresinde kesilmiş olsa bile, sulh ceza hâkimliği itirazı karara bağlarken süre dolmuşsa ceza ayakta kalamaz.

Trafik cezası gibi bazı cezalarda farklı bir zamanaşımı kuralı mı var?

Evet. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/2'ye eklenen cümle; Karayolları Trafik Kanunu, Askerlik Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ve maddede sayılan diğer kanunlar bakımından takvim yılına bağlı kesin bir sınır getirir. Fiilin işlendiği tarihi izleyen takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmemişse yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer. Cezanın verilmiş olması yetmez, tebliğ de edilmiş olmalıdır.

Kabahat aynı zamanda suç oluşturuyorsa hangi zamanaşımı uygulanır?

Kabahati oluşturan fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20/5). Bu, kabahatler için öngörülen üç ila sekiz yıllık kademeli süreden farklı ve genellikle daha uzun bir rejimdir.

İdari para cezasına nasıl itiraz edilir?

İdari para cezasına karşı, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur (Kabahatler K. m.27/1). İtiraz idare mahkemesine değil, kural olarak sulh ceza hâkimliğine yapılır. Süre kaçırılırsa karar kesinleşir. Ayrıntı için "İdari Para Cezasına İtiraz" yazımıza bakabilirsiniz.

Her idari para cezası sulh ceza hâkimliğine mi götürülür?

Kural olarak evet; ancak istisnası vardır. İdari yaptırım kararı, aynı kişiyle ilgili idari yargının görevine giren başka bir kararla birlikte verilmişse, para cezasına yönelik hukuka aykırılık iddiaları o işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargıda görülür (Kabahatler K. m.27/8). Görevli mercii belirlemek teknik olduğundan avukata danışmanız önerilir.

Kanunda gösterilen para cezası tutarları güncel midir?

Genellikle hayır. Kanun ve yönetmeliklerde yazan tutarlar çoğu zaman baz tutardır ve yeniden değerleme oranıyla yıllar içinde artmıştır (Kabahatler K. m.17/7). İşleminizdeki güncel tutarı, tebliğ edilen idari yaptırım kararının kendisinden ve ilgili yılın yeniden değerleme oranından doğrulamanız gerekir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İdari işlem ve cezalara karşı iptal ve tam yargı davalarını, başvuru mercileri ve süreleriyle birlikte yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: İdare Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp