
İçindekiler 11
Kısa Cevap
İdari yargı, idarenin (devlet ve kamu kurumlarının) eylem ve işlemlerinden doğan uyuşmazlıkları çözen yargı koludur. Anayasa’nın 125. maddesi, “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” der. Bu denetim; idare ve vergi mahkemeleri (ilk derece), bölge idare mahkemeleri (istinaf) ve Danıştay eliyle yapılır (2577 sayılı İYUK m.1). Başlıca dava türleri iptal davası ve tam yargı davasıdır (m.2). İdari yargı yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar; yerindelik denetimi yapamaz (m.2/2).
Bu Durumda mısınız?
- Bir kamu kurumunun (belediye, bakanlık, üniversite, kolluk vb.) işlem ya da eyleminden mağdur oldunuz.
- Uyuşmazlığınızın idari yargıda mı, adli yargıda mı görüleceğini bilmiyorsunuz.
- Hangi mahkemeye (idare mahkemesi mi, Danıştay mı) başvuracağınızı merak ediyorsunuz.
- İptal davası mı tam yargı davası mı açacağınızdan emin değilsiniz.
- İdareyle bir uyuşmazlığınız var ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz.
İdari yargı, kendine özgü kuralları ve kısa süreleri olan teknik bir alandır; doğru mercii ve dava türünü belirlemek için bir avukata danışın.
İdari Yargı Nedir?
İdari yargı, bireyi idarenin kamu gücü karşısında koruyan denetim mekanizmasıdır. Devlet, kamu yararı için tek yanlı işlemler yapar (ruhsat verir/iptal eder, ceza keser, atama yapar); bu işlemlerin hukuka uygun olup olmadığını denetleyen bağımsız yargı kolu idari yargıdır. Temeli Anayasa’dadır:
Anayasa m.125
İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
İdari Yargının Mahkemeleri
İdari yargı, kademeli bir mahkeme yapısından oluşur:
2577 sayılı İYUK m.1
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabidir.
Buna göre yapı şöyledir:
- İdare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri: İlk derece (davanın ilk açıldığı) mahkemelerdir.
- Bölge idare mahkemeleri: İlk derece kararlarına karşı istinaf incelemesi yapar.
- Danıştay: Son inceleme (temyiz) merciidir; ayrıca kanunun gösterdiği belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
İdari yargıda yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme kural olarak evrak üzerinden yapılır (m.1/2).
İdari Dava Türleri
İYUK, idari dava türlerini sayar; başlıcaları iptal ve tam yargı davalarıdır:
2577 sayılı İYUK m.2/1
İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,
İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
Kısaca:
- İptal davası: Hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılmasını amaçlar.
- Tam yargı davası: İdari eylem/işlem nedeniyle uğranılan zararın tazminini amaçlar.
Ayrıca kamu hizmetlerinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden doğan bazı uyuşmazlıklar da idari yargıda görülür (m.2/1-c). İdare mahkemelerinin görev alanı, kuruluş kanununda da somutlaştırılır: idare mahkemeleri, Danıştay’da ilk derecede görülecekler ve vergi mahkemelerinin görevi dışındaki iptal ve tam yargı davalarına bakar (2576 sayılı Kanun m.5).
İdari Yargının Sınırı: Yerindelik Denetimi Yasağı
İdari yargının önemli bir sınırı vardır:
2577 sayılı İYUK m.2/2
İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.
Mahkeme, işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetler; ama idarenin yerine geçerek yerindelik (daha iyisinin ne olduğu, isabetli olup olmadığı) değerlendirmesi yapamaz. Bu sınır, kuvvetler ayrılığının bir gereğidir.
Fıkra üç ayrı yasak koyar: mahkeme yerindelik denetimi yapamaz, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun yerine getirilmesini kısıtlayacak karar veremez, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar veremez. Bunun pratik sonucu şudur: mahkeme işlemi iptal eder, ama idarenin yerine geçip yeni işlemi kendisi kuramaz.
Maddenin güncelliği: İYUK m.2’nin üçüncü fıkrası 2/7/2018 tarihli KHK-703 ile mülga olmuştur; madde bugün iki fıkradan oluşur ve yukarıdaki iki fıkra yürürlüktedir.
Danıştay’ın Rolü
Danıştay, idari yargının en yüksek mahkemesidir:
Anayasa m.155
Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Yani Danıştay hem bir temyiz mercii hem de bazı davalarda ilk derece mahkemesidir (örneğin bazı düzenleyici işlemlere karşı davalar).
İdari Yargı mı, Adli Yargı mı?
Bir uyuşmazlığın hangi yargı kolunda görüleceği (görev), sürecin en kritik sorularından biridir. Kural olarak idarenin kamu gücüyle yaptığı işlem/eylemler idari yargıda görülür. Ancak kanun bazı hâllerde görevi adli yargıya bırakır: örneğin idari para cezasına itiraz kural olarak sulh ceza hâkimliğine yapılır; kamulaştırma bedeline ilişkin uyuşmazlıklar ise adli yargıda (asliye hukuk) görülür. Görevli mercii yanlış seçmek süre kaybına yol açabileceğinden, bu ayrım baştan doğru belirlenmelidir.
Yukarıdaki örnekler, kanunun görevi açıkça adli yargıya bıraktığı hâllerdir. Bundan ayrı ve daha sık karşılaşılan ikinci bir mekanizma vardır: kanun bir şey söylemese bile, ilişkinin niteliği uyuşmazlığı adli yargıya taşıyabilir. İkisi karıştırılmamalıdır.
Ayrımın ölçütü, uyuşmazlığın idarenin kamu gücüyle yaptığı bir eylem/işlemden mi, yoksa taraflar arasındaki bir özel hukuk ilişkisinden mi doğduğudur. Hukuk Genel Kurulu bu ayrımı yaparken önce kavramları tanımlar:
“İdari eylem, kamu idare ve kuruluşlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelere denilmektedir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/283, K. 2025/772, T. 03.12.2025 — BOZULMASINA)
Kurul, bir sulama birliğinin yeterince su vermemesi nedeniyle açılan tazminat davasında, taraflar arasında faydalanma sözleşmesi imzalanmış olmasından hareketle talebin idarenin eylem ve işleminden doğmadığını, uyuşmazlığın adli yargıda çözülmesi gerektiğini kabul etmiştir:
“Bu durumda; taraflar arasındaki özel hukuk sözleşmesine dayalı tazminat talebinin İYUK’nın 2. maddesinde belirtilen idarenin eylem ve işlemlerinden kaynaklanmaması nedeniyle, uyuşmazlığın çözümünün adli yargı yerlerine ait olduğu anlaşılmaktadır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/283, K. 2025/772, T. 03.12.2025 — BOZULMASINA)
Buradan çıkan pratik kural: karşı tarafın kamu tüzel kişisi olması tek başına idari yargıyı göstermez; belirleyici olan, talebin dayandığı ilişkinin niteliğidir.
Yargı yolu ayrıca bir dava şartıdır ve taraflar ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden araştırılır:
“Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (b) alt bendi gereğince yargı yolunun caiz olması dava şartı olup 115. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/283, K. 2025/772, T. 03.12.2025 — BOZULMASINA)
Dava Nasıl Açılır ve Süreler
İdari dava, ilgili mahkemeye verilen bir dilekçeyle açılır. Genel dava açma süresi, özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür (İYUK m.7). Süreler hak düşürücüdür; ayrıntı için İdari Davada Dava Açma Süresi: 60 Gün Kuralı yazımıza bakabilirsiniz. Dava açmanın işlemi durdurmadığını, bunun için ayrıca yürütmenin durdurulması istenmesi gerektiğini de unutmayın.
Sık Yapılan Hatalar
- Yanlış yargı koluna başvurmak. İdari uyuşmazlık idari yargıda; ama idari para cezası itirazı adli yargıda (sulh ceza) görülür.
- Yanlış mahkemeyi seçmek. Çoğu dava idare mahkemesinde başlar; yalnız kanunun gösterdiği davalar doğrudan Danıştay’da açılır.
- 60 günlük süreyi kaçırmak. İdari dava açma süresi hak düşürücüdür (m.7).
- Yerindelik tartışması yapmak. Mahkeme yalnız hukuka uygunluğu denetler (m.2/2).
- İptal ve tam yargı davasını karıştırmak. İptal işlemi kaldırır; tazminat için tam yargı davası gerekir.
Özet
- İdari yargı, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan uyuşmazlıkları çözer (Anayasa m.125).
- Mahkemeler: idare/vergi mahkemesi (ilk derece), bölge idare mahkemesi (istinaf), Danıştay (temyiz + bazı davalarda ilk derece) (İYUK m.1, Anayasa m.155).
- Başlıca dava türleri iptal ve tam yargı davalarıdır (m.2, 2576 m.5).
- İdari yargı yalnız hukuka uygunluk denetler; yerindelik denetimi yapamaz (m.2/2).
- Genel dava açma süresi 60 gündür ve hak düşürücüdür (m.7).
- Yargı yolu bir dava şartıdır, mahkeme her aşamada kendiliğinden araştırır (HMK m.114, m.115); ayrımın ölçütü ilişkinin niteliğidir (HGK E. 2025/283, K. 2025/772).
İlgili yazılar: İptal Davası Nedir? · Tam Yargı Davası Nedir? · İdari Davada Dava Açma Süresi · İdari Para Cezasına İtiraz · Yürütmenin Durdurulması Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular
İdari yargı nedir?
İdari yargı, idarenin (devlet ve kamu kurumlarının) eylem ve işlemlerinden doğan uyuşmazlıkları çözen yargı koludur. Anayasa m.125'e göre idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır; bu denetim, idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay eliyle yapılır (2577 sayılı İYUK m.1).
İdari yargıda hangi mahkemeler görev yapar?
İdari yargı kolunda idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri (ilk derece), bölge idare mahkemeleri (istinaf) ve Danıştay yer alır (İYUK m.1). Danıştay, hem son inceleme (temyiz) mercii hem de kanunun gösterdiği belli davalarda ilk ve son derece mahkemesidir (Anayasa m.155).
İdari dava türleri nelerdir?
Başlıca iki dava türü vardır; iptal davası (hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılması) ve tam yargı davası (idari eylem/işlemden doğan zararın tazmini). Ayrıca kamu hizmeti sözleşmelerinden doğan bazı uyuşmazlıklar da idari yargıda görülür (İYUK m.2).
İdare mahkemesi hangi davalara bakar?
İdare mahkemeleri; vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derecede Danıştayda çözülecek olanlar dışındaki iptal davalarına, tam yargı davalarına ve kamu hizmeti sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara bakar (2576 sayılı Kanun m.5).
İdari yargı ile adli yargı arasındaki fark nedir?
Adli yargı özel hukuk (kişiler arası) ve ceza uyuşmazlıklarına; idari yargı ise idarenin kamu gücüyle yaptığı işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara bakar. Örneğin bir belediyenin işlemine karşı iptal davası idari yargıda; iki kişi arasındaki alacak davası adli yargıda görülür. Bazı hallerde (örneğin idari para cezasına itiraz) kanun görevi adli yargıya bırakır.
İdari yargı yerindelik denetimi yapabilir mi?
Hayır. İdari yargının yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlıdır; mahkeme yerindelik denetimi yapamaz, idarenin yerine geçerek karar veremez (İYUK m.2). Yani mahkeme "işlem hukuka aykırı" diyebilir; "ben olsam şöyle yapardım" diyemez.
Danıştay ne iş yapar?
Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir mercie bırakmadığı kararların son inceleme (temyiz) merciidir; ayrıca kanunla gösterilen belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar ve idari uyuşmazlıkları çözer (Anayasa m.155).
İdari davada yargılama nasıl yürür?
İdari yargıda yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme kural olarak evrak üzerinden yapılır (İYUK m.1). Yani süreç ağırlıklı olarak dilekçeler ve dosyadaki belgeler üzerinden ilerler; her davada duruşma zorunlu değildir.
İdari dava açmak için süre var mı?
Evet. Genel dava açma süresi, özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür (İYUK m.7). Süreler hak düşürücüdür; ayrıntı için "İdari Davada Dava Açma Süresi" yazımıza bakabilirsiniz.
Davam idari yargıda mı adli yargıda mı görülür?
Belirleyici olan, talebin idarenin kamu gücüyle yaptığı bir eylem veya işlemden mi yoksa bir özel hukuk ilişkisinden mi doğduğudur (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kamu tüzel kişisi olan bir sulama birliğiyle imzalanan faydalanma sözleşmesine dayalı tazminat talebini, idarenin eylem ve işleminden kaynaklanmadığı için adli yargıya ait saymıştır.
Yargı yolunu yanlış seçersem ne olur?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114 uyarınca yargı yolunun caiz olması dava şartıdır; aynı Kanun m.115'e göre mahkeme dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve taraflar da eksikliği her zaman ileri sürebilir.
İlgili çalışma alanı: İdare Hukuku
← Tüm makaleler