
İçindekiler 11
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Gürültünün İki Ayrı Hukuki Rayı
- Hangi Ray Sizinki? Ölçüt: Teknik Ölçüm
- Cezayı Kim Kesebilir? Yetki Devri ve 2020’de Değişen Liste
- Nereye Başvurulur: Pratik Yol Haritası
- İtiraz Süresi ve Görevli Mahkeme: İki Rejim, İki Farklı Cevap
- İdari Yol Sonuç Vermezse: Diğer İki Ray
- Yargıtay Kararlarında Anılan Yönetmelik Yürürlükte mi?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Gürültü şikâyetinde tek bir muhatap yoktur; hangi kuruma başvuracağınız, gürültünün kaynağına ve ölçüm gerektirip gerektirmediğine göre değişir. Komşunuzun gece geç saatte çıkardığı, ses düzeyi ölçülmeden de anlaşılabilen gürültü Kabahatler Kanunu kapsamındadır ve kolluk ile belediye zabıtası ceza kesebilir. Buna karşılık eğlence yeri, işyeri, fabrika veya şantiye gibi kaynaklardan gelen ve sınır değerlerin aşılıp aşılmadığının teknik ölçümle belirlenmesi gereken gürültü Çevre Kanunu kapsamındadır; burada yetki çevre denetim birimindedir.
Bu ayrım süsleme değildir: iki rejimin itiraz süresi ve görevli mahkemesi birbirinden farklıdır. Yanlış rayda açılan dava süre yönünden reddedilebilir.
Bu Durumda mısınız?
- Üst kattaki komşunuz gece boyunca gürültü yapıyor, defalarca uyardınız, sonuç alamadınız.
- Alt katınızdaki kafe veya bar yüksek sesle müzik yayını yapıyor, evinizde oturulmuyor.
- Yan parseldeki şantiye sabahın erken saatlerinde çalışmaya başlıyor.
- Şikâyet ettiniz, ekip geldi, “ölçüm yapamayız” veya “bizim yetkimiz yok” cevabını aldınız.
- Şikâyetiniz üzerine ceza kesildi ama gürültü devam ediyor; bundan sonra ne yapabileceğinizi bilmiyorsunuz.
Gürültünün İki Ayrı Hukuki Rayı
Türk hukukunda “gürültü yapmak” tek bir yerde düzenlenmemiştir. Aynı fiil, iki ayrı kanunda idari para cezasına bağlanmıştır.
Birinci ray, çevre mevzuatıdır. 2872 sayılı Çevre Kanunu m.14 gürültüyü doğrudan yasaklar:
“Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır.”
Buradaki ölçüt dikkat çekicidir: yasak, “rahatsız edici olma” gibi kişisel bir değerlendirmeye değil, yönetmelikle belirlenen standartların aşılmasına bağlanmıştır. Bu standartları belirleyen düzenleme Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği’dir. Yönetmeliğe aykırılığın yaptırımı da yine Çevre Kanunu’na gönderilir — ÇGKY m.20 şöyledir:
“Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlar hakkında, Çevre Kanununun 20 nci maddesinde öngörülen idari yaptırımlar uygulanır.”
Çevre Kanunu m.20’nin (h) bendi gürültü cezasını dört kademeye ayırır: konutlar, ulaşım araçları, işyerleri ve atölyeler, fabrika-şantiye-eğlence gürültüsü. Kademeler arasındaki fark küçük değildir; aynı desibel, kaynağı bir eğlence yeriyse konuta göre kat kat yüksek bir cezaya bağlanır. (Maddedeki rakamlar nominal tutarlardır ve her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği için burada sayı verilmemiştir.)
İkinci ray, kabahatler mevzuatıdır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.36 aynı konuyu çok daha yalın biçimde düzenler:
“Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
Aynı maddenin son fıkrası, cezayı kimin keseceğini de söyler:
“Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.”
Hangi Ray Sizinki? Ölçüt: Teknik Ölçüm
İki rejim arasındaki sınırı Yargıtay 19. Ceza Dairesi belirlemiştir. Daire, kanun yararına bozma incelemesinde çerçeveyi şöyle çizmiştir:
“Bu iki ayrı düzenlemenin amacı, özü ve ruhu birlikte ele alındığında; Çevre Kanunu ve bağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerin Kabahatler Kanununa göre özel kanun (lex specialis) niteliği taşıdığı, şöyle ki Emniyet yetkililerinin daha ziyade ses düzeyi hakkında sınır değerin aşılıp aşılmadığının teknik araçlarla denetimi gerekmeyen komşuların neden olduğu gürültü gibi hususlarda 5326 sayılı Kanunun 36. maddesine göre idari yaptırım uygulayabileceği”
(Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/50, K. 2015/171, T. 09.04.2015)
Buradan çıkan pratik ölçüt nettir. Gürültünün hukuka aykırılığı ancak cihazla ölçülerek anlaşılabiliyorsa (eğlence yeri, işyeri, sanayi tesisi, şantiye) iş çevre mevzuatına aittir. Ölçüm yapılmadan da anlaşılabiliyorsa, komşunun gece çıkardığı gürültü gibi, Kabahatler Kanunu m.36 uygulanabilir.
Aynı Daire, ölçüm gerektiren hâllerde denetimin kim tarafından yapılması gerektiğini de belirtmiştir: sınır değerlerin aşılıp aşılmadığı ancak teknik araçlarla ses ölçümü yapılarak belirlenebileceğinden, bu tür mekânlarda denetimlerin teknik donanımı haiz uzman ve yetkili kurumlarca yapılması gerekir. Bu tespit, ceza kesilen tarafın en güçlü savunma argümanlarından birini de doğurur; ayrıntısı için gürültü cezasına itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Cezayı Kim Kesebilir? Yetki Devri ve 2020’de Değişen Liste
Çevre Kanunu’na dayanan gürültü cezasını her kurum kesemez. Denetim yetkisi kural olarak Bakanlıktadır ve ancak sayılan kurumlara devredilebilir. 2872 sayılı Çevre Kanunu m.12 bu listeyi verir:
“Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; İklim Değişikliği Başkanlığına, il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Türkiye Çevre Ajansına, Emniyet Genel Müdürlüğüne, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına”
Bu maddenin bugünkü hâli önemlidir, çünkü liste değişmiştir. Yargıtay’ın yukarıda anılan kararlarında, Emniyet’in Çevre Kanunu’ndan gürültü cezası kesemeyeceği sonucuna varılırken dayanılan gerekçe, m.12’nin o tarihteki lafzında Emniyet’in sayılmamış olmasıydı:
“Kabahatler Kanununa göre gürültü yapma eylemi için Emniyet yetkilileri idari para cezası düzenleme yetkisine sahip iken, Çevre Kanunu ve bağlantılı mevzuatından kaynaklanan gürültü yapma veya gürültüye neden olma eylemi için Emniyet yetkililerinin idari para cezası uygulama yetkilerinin olmadığı”
(Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/50, K. 2015/171, T. 09.04.2015)
24.12.2020 tarihli 7261 sayılı Kanun, m.12’deki bu ibareyi değiştirerek listeye Türkiye Çevre Ajansı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nı eklemiştir. Madde bununla da kalmamış, sonraki yıllarda yeniden değiştirilmiştir. Dolayısıyla 2015 ve 2017 tarihli kararların “Emniyet listede yoktur” tespiti o tarihteki metne aittir ve bugüne olduğu gibi taşınamaz.
Bugün sorulması gereken soru, kurumun listede bulunup bulunmadığı değil, yetkinin o kuruma fiilen devredilip devredilmediğidir. Nitekim ÇGKY m.19 denetimi doğrudan bu devre bağlar:
“İzleme ve denetim faaliyetleri programlı veya programsız olarak Çevre Kanunu kapsamında yetki devri yapılan kurum ve kuruluşlarca, yetki devri yapılmadığı takdirde ise İl Müdürlüklerince gerektiğinde diğer mevzuat kapsamında yetkili kılınan kurum ve kuruluşlar ile işbirliği ve koordinasyon içinde yapılır.”
Uygulamadaki karşılığı şudur: bulunduğunuz yerde belediye bir çevre denetim birimi kurmuş ve yetki devri yapılmışsa şikâyetin muhatabı o belediyedir; devir yoksa muhatap Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’dür.
Nereye Başvurulur: Pratik Yol Haritası
- Komşudan kaynaklanan, ölçüm gerektirmeyen gürültü — kolluk (polis/jandarma) veya belediye zabıtası. Dayanak Kabahatler Kanunu m.36’dır.
- İşyeri, eğlence yeri, fabrika, şantiye gürültüsü — belediyenin çevre denetim birimi; yetki devri yoksa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü. Dayanak Çevre Kanunu m.14 ve m.20/(h)‘dir.
- Başvuru kanalı — kurumların kendi başvuru kanalları yanında CİMER üzerinden de şikâyet iletilebilir. Aranan telefon hattının numarası değil, şikâyetin yetkili idareye ulaşması hukuken önem taşır; başvurunuzun hangi kuruma havale edildiğini takip edin. CİMER başvurusunun dava açma süresini durdurmadığını da hesaba katın.
- Apartman içindeki gürültü — yukarıdaki idari yolun yanında Kat Mülkiyeti Kanunu’nun kendine özgü araçları da vardır; ayrıntısı apartmanda gürültü yazımızdadır.
İtiraz Süresi ve Görevli Mahkeme: İki Rejim, İki Farklı Cevap
Şikâyetiniz üzerine ceza kesildiğinde (ya da siz ceza aldığınızda) ilk bakılacak şey cezanın hangi kanuna dayandığıdır.
Çevre Kanunu’na dayanan idari yaptırımlarda 2872 sayılı Çevre Kanunu m.25 uygulanır:
“İdarî yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Dava açmış olmak idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz.”
Kabahatler Kanunu’na dayanan cezalarda ise genel kural işler. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27:
“İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.”
İki rejimin çatışmadığını gösteren hüküm, Kabahatler Kanunu’nun kendi içindedir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.3, genel kanun niteliğini şu kayıtla kurar:
“Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,”
İşte Çevre Kanunu m.25 tam olarak bu “aksine hüküm”dür. Bu nedenle çevre mevzuatına dayanan gürültü cezası 15 gün/sulh ceza genel kuralına değil, 30 gün/idare mahkemesi rejimine tabidir. Genel rejimin işleyişi için çevre cezasına itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
İdari Yol Sonuç Vermezse: Diğer İki Ray
İdari para cezası gürültüyü her zaman durdurmaz. Bu durumda iki bağımsız yol daha vardır ve idari başvuruyla birlikte kullanılabilirler:
- Cezai yol. Israrlı gürültü, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturabilir. Şartları ve şikâyet süresi için TCK 123 yazımıza bakınız.
- Özel hukuk yolu. Taşınmaz malikinin komşuluk hukukundan doğan katlanma sınırı aşıldığında elatmanın önlenmesi ve tazminat talep edilebilir; kusur şartı aranmaz. Ayrıntısı komşuluk hukuku yazımızdadır.
Yargıtay Kararlarında Anılan Yönetmelik Yürürlükte mi?
Gürültü uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının önemli bir kısmı, 2010 tarihli Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’ne atıf yapar. Bu yönetmelik artık yürürlükte değildir; yerini alan düzenleme, kendisini yürürlükten kaldırdığını açıkça yazar:
Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği m.21 — Yürürlükten kaldırılan yönetmelik (RG: 30.11.2022 – 32029)
4/6/2010 tarihli ve 27601 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Bunun pratik sonucu ikilidir. Bir yandan eski kararların kurduğu çerçeve (hoşgörü sınırı, teknik ölçüm zorunluluğu, idari ve özel hukuk raylarının ayrılığı) ayakta kalmaya devam eder; bu ölçütler yönetmelikten değil, kanundan ve içtihattan doğar. Öte yandan o kararlarda geçen madde numaraları ve sınır değerler doğrudan kullanılamaz: yürürlükteki yönetmelik yeni bir numaralandırma taşır.
Bu nedenle bir dilekçede gürültü sınır değerine veya ölçüm usulüne dayanılacaksa, dayanak eski karardaki madde numarasından değil, yürürlükteki yönetmelikten teyit edilmelidir.
Sık Yapılan Hatalar
- Her gürültü cezasını sulh cezaya götürmek. Çevre Kanunu’na dayanan ceza idare mahkemesine gider ve süre 15 değil 30 gündür. Karar tutanağındaki kanun maddesini okumadan yola çıkmayın.
- Yetkisiz kurumdan ceza kesilmesini fark etmemek. Çevre Kanunu’na dayanan cezayı, yetki devri almamış bir birim kesmişse bu başlı başına bir iptal sebebidir.
- Eski içtihadı bugüne taşımak. 2015-2017 kararlarının yetki listesine ilişkin tespiti, m.12’nin 2020’de değişen lafzı karşısında olduğu gibi kullanılamaz.
- Ölçüm yapılmadan kesilen cezayı kabullenmek. Sınır değer aşımının teknik ölçümle belirlenmesi gereken hâllerde gözleme dayalı tutanak tartışmalıdır.
- Şikâyeti sözlü bırakmak. Yazılı ve kayıt altına alınmış başvuru, sonraki idari ve yargısal aşamalarda delildir.
- Tek yola bağlanmak. İdari, cezai ve özel hukuk yolları birbirinin alternatifi değildir; birlikte yürütülebilir.
Özet
Gürültü şikâyetinde belirleyici olan, gürültünün hangi kaynaktan geldiği ve ölçüm gerektirip gerektirmediğidir. Komşu gürültüsü gibi ölçüm gerektirmeyen hâllerde Kabahatler Kanunu m.36 uygulanır; kolluk ve belediye zabıtası yetkilidir, itiraz 15 gün içinde sulh cezaya yapılır. Eğlence yeri, işyeri, fabrika ve şantiye gürültüsünde ise Çevre Kanunu m.14 ve m.20/(h) devreye girer; yetki çevre denetim birimindedir, itiraz 30 gün içinde idare mahkemesine yapılır. İki rejimi birbirine bağlayan menteşe, Kabahatler Kanunu m.3/1-(a)‘daki “diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması” kaydıdır.
Son olarak, bu alandaki en yaygın hata eski içtihadı olduğu gibi bugüne taşımaktır: yetkili kurum listesini düzenleyen Çevre Kanunu m.12, 2020’den bu yana birden çok kez değişmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Gürültü şikâyeti için önce belediyeye mi yoksa polise mi başvurmalıyım?
Gürültünün kaynağına bakın. Komşudan gelen ve ölçüm gerektirmeyen gürültüde kolluk veya belediye zabıtası Kabahatler Kanunu m.36'ya göre işlem yapabilir. İşyeri, eğlence yeri, fabrika veya şantiye gürültüsünde muhatap belediyenin çevre denetim birimi, yetki devri yoksa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'dür.
Gece saat kaçtan sonra gürültü yapmak yasaktır?
Kanun tek bir saat sınırı koymaz. Çevre Kanunu m.14 yasağı saate değil, ilgili yönetmelikle belirlenen standartların aşılmasına bağlar; sınır değerler gündüz, akşam ve gece dilimleri için ayrı ayrı belirlenir. Kabahatler Kanunu m.36 bakımından ise ölçüt saat değil, başkalarının huzur ve sükununun bozulmasıdır.
Şikâyet ettiğimde kimliğim karşı tarafa bildirilir mi?
Şikâyetin idari işleme dönüşmesi hâlinde dosya ceza kesilen tarafın erişimine açılabilir. Kimliğinizin gizli kalacağına dair mutlak bir güvence verilemez; bu, başvuru kanalına ve işlemin niteliğine göre değişir.
Gürültü ölçümü yapılmadan ceza kesilebilir mi?
Ölçüm gerektirmeyen hâllerde, örneğin komşu gürültüsünde, kesilebilir. Ancak sınır değerlerin aşılıp aşılmadığının ancak cihazla belirlenebileceği eğlence yeri ve benzeri mekânlarda gözleme dayalı tutanak, Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin yaklaşımı karşısında tartışmalıdır.
Emniyet gürültü cezası kesebilir mi?
Kabahatler Kanunu m.36 kapsamındaki gürültü için kolluğun yetkisi maddede açıkça yazılıdır. Çevre Kanunu'na dayanan ceza bakımından ise belirleyici olan, m.12'deki yetkinin ilgili kuruma fiilen devredilmiş olmasıdır. Bu maddedeki kurum listesi 2020'de değiştirilmiş, sonraki yıllarda da güncellenmiştir.
Ceza kesildi ama gürültü devam ediyor, ne yapabilirim?
İdari para cezası gürültüyü durdurma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; ihlal sürdüğü sürece yeniden şikâyet edilebilir. Ayrıca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu bakımından cezai yola ve komşuluk hukuku çerçevesinde elatmanın önlenmesi davasına aynı anda başvurulabilir.
Şantiye gürültüsü için ayrı bir düzenleme var mı?
Evet. Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği şantiye alanları için ayrı çevresel gürültü kriterleri öngörür. Ayrıca Çevre Kanunu m.20/(h) şantiye gürültüsünü en yüksek ceza kademesinde konumlandırmıştır.
Müzik yayını yapan işyeri için özel bir izin gerekiyor mu?
Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği, yerleşim alanlarında müzik yayını yapan işyerlerine akustik rapor hazırlatılmasını ve müzik yayın izni verilmesini öngörür. İzinsiz veya izin şartlarına aykırı yayın idari yaptırım sebebidir.
Yargıtay kararlarında geçen yönetmelik hâlâ yürürlükte mi?
Hayır. Kararlarda anılan 2010 tarihli Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği, Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği m.21 ile yürürlükten kaldırılmıştır. Kararların kurduğu çerçeve ayakta olmakla birlikte, madde numaralarının güncel yönetmelikten teyit edilmesi gerekir.
Cezaya itiraz süresini kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?
Kabahatler Kanunu, mücbir sebep hâlinde sürenin geçirilmesi için ayrı bir imkân öngörür. Çevre Kanunu'na dayanan cezalarda ise idari yargının kendi usul kuralları uygulanır. Her iki hâlde de gecikmenin sebebi belgelendirilmelidir.