Kadastro tespitine itiraz süreci

Tapu İptal ve Tescil Davaları

Kadastro Tespitine İtiraz: Süre, Dava ve Kadastro Mahkemesi

Yayımlanma:Son güncelleme:Son mevzuat kontrolü:Yazan Av. Halit Süha BahçeciGoogle’da tercih edilen kaynak yap

Kadastro tespitine itiraz, kadastro çalışması sırasında taşınmazın sınırı veya hak sahibi hakkında yapılan tespitin düzeltilmesini istemektir ve iki aşamada yapılır. Kadastro ekibi çalışma alanındaki işini bitirinceye kadar itiraz kadastro teknisyenliğine veya kadastro müdürlüğüne yapılır (Kadastro Kanunu m.9). Tutanaklar askıya çıktıktan sonra ise kadastro tespitine itiraz, 30 günlük askı ilanı süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılarak yapılır (Kadastro Kanunu m.11). Bu süre içinde dava açılmayan tespitler kesinleşir (Kadastro Kanunu m.12). Kesinleşmiş kadastro tespitine karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan dava, kesinleşmeden itibaren on yıl içinde açılabilir; bu süre hak düşürücü süredir (m.12/3).

1. Kadastro Tespitine İtiraz Nedir?

Kadastro tespitine itiraz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na göre yapılan kadastro çalışmasında düzenlenen tutanaktaki sınırlandırmaya veya hak sahipliğine karşı ileri sürülen taleptir. Kadastronun amacı, taşınmazların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek ve Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü tapu sicilini kurmaktır (Kadastro Kanunu m.1). Kadastro tespitine itiraz bu nedenle tapu sicilinin ilk kez kurulduğu veya yeniden oluşturulduğu anda, kaydın kimin adına ve hangi sınırlarla oluşacağına yöneliktir.

1.1. Kadastro Tespit Tutanağı Neyi Gösterir?

Kadastro tespit tutanağı, taşınmazın kime ait olduğunu, sınırını ve dayanağını gösteren belgedir. Tapuda kayıtlı taşınmaz, kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet ise onlar adına tespit edilir. Başkası zilyet ise kayıt sahibinin kadastro teknisyeni huzurundaki muvafakati ya da zilyedin tapu dışı edinimini ispat edip en az on yıl çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunması hâlinde zilyet adına tespit yapılır (Kadastro Kanunu m.13). Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazda ise en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla ve çekişmesiz zilyetlik aranır (Kadastro Kanunu m.14).

Kadastro tespitine itirazda ilk incelenecek belge bu tutanaktır. Tutanakta hangi belgenin uygulandığı, kimin beyanına başvurulduğu ve tespitin hangi edinme sebebine dayandığı yazılıdır. İtiraz bu dayanaklardan birine yönelir. Zilyetlik kavramı için zilyetlik nedir, zilyetliğe dayalı tescil davası için kazandırıcı zamanaşımı ile tescil yazılarına bakabilirsiniz.

2. Kadastro Tespitine İtiraz Hangi Aşamada Yapılır?

Kadastro tespitine itiraz, çalışmanın hangi aşamasında bulunulduğuna göre farklı merciye yapılır. Çalışma sürerken yapılan itiraz idari bir başvurudur ve kadastro komisyonunca incelenir. Askı ilanından sonra yapılan itiraz ise kadastro mahkemesinde açılan davadır. İki yol birbirinin şartı değildir: komisyona itiraz eden kişinin ilan süresi içinde dava açma hakkı saklıdır (Kadastro Kanunu m.9).

2.1. Kadastro Tespitine İtiraz: Çalışma Sırasında Komisyona Başvuru

Kadastro tutanağı düzenlendikten sonra, kadastro ekibi çalışma alanında işlerini bitirinceye kadar tespitlere itiraz edilebilir. İtiraz kadastro teknisyenliğine veya kadastro müdürlüğüne yapılır ve tutanak en geç on gün içinde kadastro komisyonuna gönderilir. Bu aşamada itiraz yalnız uygulanan belgelerin geçerliliği hakkında yapılabilir; bir belgeye dayanmayan itiraz incelenmez (Kadastro Kanunu m.9).

Komisyon itirazlı tutanakları intikalden itibaren en geç bir ay içinde veya gerekçe göstererek ekibin faaliyeti sona erinceye kadar inceler. İnceleme sonunda eski tutanağın yerine geçen yeni bir tutanak düzenlenir; komisyon belgeye karşı tanık dinlemez ve sonucu askı ilanıyla duyurur. Aynı kuvvette belgeler arasında sonuca varılamayan ve çözümü mahkemenin takdirine bırakılan konular, gerekçesiyle kadastro mahkemesine devredilir (Kadastro Kanunu m.10).

2.2. Kadastro Tespitine İtiraz Davası: Askı İlanı Süresinde Kadastro Mahkemesi

Kadastro tespitine itiraz davası, askı ilanı süresi içinde kadastro mahkemesinde açılan davadır. Kadastro müdürü, tutanaklara dayanarak askı cetvellerini düzenler; bu cetvelleri ve pafta örneklerini müdürlükte ve muhtarın çalışma yerinde 30 gün süreyle ilan ettirir ve itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir. İlanda kadastro harçları da gösterilir (Kadastro Kanunu m.11). Kadastro mahkemesi, bu askı ilanı içinde açılan davaları inceler ve karara bağlar (Kadastro Kanunu m.26).

Kadastro tespitine itiraz davasında davacı, tespit sırasında yaptığı itirazın sebep ve delilleriyle bağlı değildir (Kadastro Kanunu m.28). Komisyonda belgeye dayanmadığı için incelenmeyen bir iddia, mahkemede başka delillerle ileri sürülebilir.

3. Kadastro Tespitine İtiraz Süresi Ne Kadardır?

Kadastro tespitine itiraz süresi, askı ilanının 30 günlük süresidir. Dava bu süre içinde kadastro mahkemesinde açılır (Kadastro Kanunu m.11). Süre, kişiye ayrıca tebligat yapılmasını beklemez: Kadastro Kanunu gereğince yapılan ilanlar, ilgili gerçek kişilere ve kamu ve özel hukuk tüzelkişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılır (m.11). Bu nedenle taşınmaz sahibinin ilanı görmemiş olması süreyi ertelemez.

Askı ilanı müdürlükte, muhtarın çalışma yerinde ve belediye teşkilatı varsa belediye başkanının göstereceği yerde aynı günde asılır. İlanlar aynı günde yapılmamışsa son ilan tarihi hepsinde esas alınır (Kadastro İlanları Hakkında Yönetmelik m.7). Kadastro müdürü ilanla ilgili işlemleri, kadastro ekibinin çalışma alanındaki işini bitirdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde yapmak zorundadır (Kadastro Kanunu m.11).

3.1. Kadastro Tespitine İtiraz Süresinde Gün Hesabı

Kadastro tespitine itiraz süresinin ilk ve son günü, Kadastro İlanları Hakkında Yönetmelik’in atfettiği usul hükümlerine göre hesaplanır. Yönetmelik, Kadastro Kanunu’ndaki usul, kazandırıcı zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 160-162. maddelerine göre hesaplanacağını söyler (Kadastro İlanları Hakkında Yönetmelik m.9). 1086 sayılı Kanun yürürlükten kalkmıştır ve ona yapılan yollamalar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun karşılık gelen maddelerine yapılmış sayılır (HMK m.447/2).

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre gün olarak belirlenen sürelerde başlangıç günü hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter (HMK m.92/1). Resmî tatil günleri süreye dahildir; son gün resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş günü çalışma saati sonunda biter (HMK m.93). Bu nedenle kadastro tespitine itiraz davasında askı cetvelinin asıldığı gün, askıdan indirildiği gün ve dava dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği gün aynı çizelgede karşılaştırılır.

3.2. Kadastro Tespitine İtiraz Süresi Geçtikten Sonra Ne Olur?

Kadastro tespitine itiraz süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir (Kadastro Kanunu m.12/1). Kadastro müdürünce onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları, kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilerek en geç üç ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir (m.12/2). Kadastrosu tamamlanan çalışma alanında kalan eski tapu kayıtları işleme tabi kayıt niteliğini kaybeder ve bu kayıtlara dayanılarak kadastro ve tapu müdürlüklerinde işlem yapılamaz (m.12/4).

Kesinleşme, askı ilanındaki itiraz yolunu kapatır; her hakkı kapatmaz. Kesinleşmiş kadastro tespitine karşı hangi yolun kaldığı aşağıda ayrıca açıklanmıştır.

4. Kadastro Tespitine İtiraz Dava Dilekçesi

Kadastro tespitine itiraz dava dilekçesinde davacı, dava sebeplerini ve delillerini bildirmek zorundadır. Dilekçede bunlar yoksa hâkim, davacıya gönderilecek davetiye ile dava sebep ve delillerini bildirmesini ister. Davacı ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçeyle veya duruşmaya gelerek bildirmezse hâkim davanın açılmamış sayılmasına ve tespit gibi tescile karar verir; bu sonuç davetiyede açıkça yazılır (Kadastro Kanunu m.28). Davanın açılmamış sayılması hâlinde davacının hak düşürücü süre içinde mahalli hukuk mahkemelerinde yeniden dava açma hakkı saklıdır (m.28).

Kadastro Kanunu’nda açıklık bulunmayan hallerde basit yargılama usulü uygulanır (Kadastro Kanunu m.29) ve dilekçenin genel unsurları Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndan gelir. Buna göre dilekçede mahkemenin adı, tarafların kimliği ve adresleri, davanın konusu, iddianın dayanağı olan vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler ve açık talep sonucu bulunur (HMK m.119). Kadastro tespitine itiraz dava dilekçesinde bu unsurlar şu bilgilerle doldurulur:

  • Taşınmazın kimliği: İl, ilçe, köy veya mahalle, ada ve parsel numarası; askı cetvelinde görülen bilgilerle aynı yazılır.
  • İtiraz edilen tespit: Tespitin sınıra mı, yüzölçümüne mi, malik adına mı, yoksa şerh ve beyanlara mı ilişkin olduğu ayrı ayrı belirtilir.
  • Askı ilanı tarihleri: İlanın asıldığı ve indirildiği gün, davanın süre içinde açıldığını göstermek için yazılır.
  • Dayanılan hak ve belgeler: Tapu kaydı, satış belgesi, veraset belgesi, vergi kaydı, zilyetliğe ilişkin tanık ve bilirkişi beyanı gibi deliller hangi iddiayı ispat edeceğiyle birlikte gösterilir.
  • Talep sonucu: Tespitin iptali ve taşınmazın hangi kişi adına, hangi sınır ve yüzölçümüyle tescil edilmesinin istendiği açıkça yazılır.

Bu liste dilekçe örneği değildir; her maddenin içeriği somut tutanağa ve dayanılan hakka göre değişir.

4.1. Kadastro Tespitine İtirazda İncelenecek Kayıtlar

Kadastro tespitine itirazda yalnız güncel tapu kaydına veya yalnız paftaya bakmak eksik sonuç verir. Tutanak tespitin hangi taşınmaza ve hangi dayanağa ilişkin olduğunu, pafta sınır ve konumu, askı cetveli ise hangi dönemde hangi kayıtların ilana çıktığını gösterir. Askı cetvelinde taşınmazın ada ve parsel numarası, cinsi, yüzölçümü, emlak vergisi değeri, kadastro harcı tutarı ve oranı, tespit malikinin kimliği ve hissesi, mülkiyetten gayri haklar, şerhler, beyanlar, rehinler ile ilandan önceki itirazların sonucu yer alır (Kadastro İlanları Hakkında Yönetmelik m.6).

Kayıtİncelenen bilgi
Kadastro tutanağıTespit edilen malik, dayanak belge, beyanına başvurulan kişiler, tespit tarihi
Askı cetveliİlan tarihleri, ilandan önceki itirazların sonucu, harç bilgisi
Pafta örneğiSınır ve parselin konumu, komşu parseller
Komisyon kararıÇalışma sırasında yapılan itirazın kabul veya reddi
Dava kayıtlarıDilekçenin mahkeme kaydına girdiği tarih ve dosya hareketleri
Tapu kaydıKesinleşme tarihini gösteren tescil bilgisi

5. Kadastro Tespitine İtiraz Davasında Yargılama Nasıl Yürür?

Kadastro tespitine itiraz davasında kadastro hâkimi, ilgililerin başvurusunu beklemeden kadastro tutanaklarını ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek kayıt ve bilgileri ilgili dairelerden getirtir ve duruşma gününü taraflara re’sen tebliğ eder (Kadastro Kanunu m.28). Gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır; taraflardan hiçbiri gelmese de dosya işlemden kaldırılmaz. Bir mirasçı, diğerlerinin muvafakati olmadan dava açabilir ve davaya tek başına devam edebilir. Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir (Kadastro Kanunu m.29).

Kadastro tutanağında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlara gerekçe gösterilerek itiraz edilmedikçe yeniden dinlenmez; hâkim tutanaktaki beyan ile duruşmada toplanan deliller arasında çelişki görürse onları tanık olarak yeniden dinleyebilir. Uyuşmazlık taşınmazın belirli bir kısmıyla sınırlıysa, ilgililerin talebi üzerine ve imar mevzuatı engel değilse çekişmesiz kısım ifraz edilerek dava çekişmeli kısım üzerinde sürdürülür (Kadastro Kanunu m.30).

Kadastro mahkemesi, tutanağı düzenlenen taşınmaza ilişkin ihtiyati tedbir kararı verebilir ve kararı kadastro ve tapu müdürlüklerine bildirir (Kadastro Kanunu m.25). Dava harcı ve yargılama giderleri taşınmazın son beyan dönemi emlak vergisi değeri esas alınarak hesaplanır (Kadastro Kanunu m.36); harç tutarı taşınmaza göre değiştiği için burada rakam verilmemiştir. Kadastro işlerinde eşler, menfaatleri çatışmıyorsa birbirini vekil tayin edebilir (Kadastro Kanunu m.31). Kadastro mahkemesi kararlarına karşı kanun yollarına asliye mahkemelerindeki usule uygun olarak başvurulur (Kadastro Kanunu m.32). Karar, davanın tarafları ile davaya müdahil olarak katılanların lehine ve aleyhine kesin hüküm oluşturur (Kadastro Kanunu m.34).

6. Kadastro Mahkemesi Nedir, Hangi Davalara Bakar?

Kadastro mahkemesi, kadastro çalışması yapılan bölgede taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek ya da beyanlar hanesinde gösterilecek haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarla kendisine verilen işlere bakan mahkemedir. Kadastroya ilişkin veraset uyuşmazlıklarını çözebilir ve istek üzerine veraset belgesi verebilir (Kadastro Kanunu m.25).

Kadastro mahkemesi dört grup uyuşmazlığı inceler ve karara bağlar (Kadastro Kanunu m.26):

  1. Kadastro komisyonunca Kadastro Kanunu m.10’a göre gönderilen tutanaklara ait davalar.
  2. Askı ilanı içinde açılan davalar.
  3. Mahalli hukuk mahkemelerinden m.27 uyarınca devredilen dava ve dosyalar.
  4. Kadastro mahkemesinde dava açıldıktan sonra, tespitten önceki haklara dayanarak asli müdahil olarak katılanların iddiaları.

Kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlar ve bölgenin idari sınırlarıyla belirlenir (Kadastro Kanunu m.26). Mahalli hukuk mahkemelerinde görülen, kadastroyla ilgili ve henüz kesinleşmemiş taşınmaz davalarında, o taşınmaz için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve dosyalar kadastro mahkemesine re’sen devredilir (Kadastro Kanunu m.27).

6.1. Kadastro Mahkemesinin Görevi Dışında Kalan Davalar

Kadastro mahkemesi, kadastro tutanağının düzenlendiği günden sonra doğan haklara dair isteklere bakmaz. Ortaklığın giderilmesi, muhdesata bağlı olarak taşınmaz edinme, muhdesatın yıkılıp kaldırılması ve mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren benzeri istekler de kadastro mahkemesinin görevi dışındadır (Kadastro Kanunu m.25). Bu davalar genel mahkemelerde görülür; paylı mülkiyetteki paylaşma davası için ortaklığın giderilmesi davası yazısına bakabilirsiniz.

Kadastro işlemleri bir bölgede tamamlanınca Adalet Bakanlığı o bölgedeki kadastro mahkemesini kaldırabilir ve görülmekte olan dosyaları taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine devredebilir. Devredilen davalar ile kesinleşmemiş kadastro tespitlerine karşı sonradan mahalli mahkemelerde açılacak davalarda Kadastro Kanunu’nun yargılamaya ilişkin dördüncü bölüm hükümleri uygulanır (Kadastro Kanunu m.33).

7. Kesinleşmiş Kadastro Tespitine İtiraz: Hangi Yol Kalır?

Kesinleşmiş kadastro tespitine itiraz, artık askı ilanındaki itiraz yolu ile yapılamaz; kişinin elindeki yol, ileri sürdüğü hakkın niteliğine göre değişir. Kadastrodan önceki bir hukuki sebebe dayanan kişi, tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren on yıl içinde dava açabilir (Kadastro Kanunu m.12/3). Ölçü ve çizimden doğan teknik hata iddiası ise ayrı bir düzeltme usulüne tabidir ve bu usulde on yıllık süre aranmaz (Kadastro Kanunu m.41). Aşağıdaki başlıklar bu yolları ayrı ayrı açıklar.

7.1. Kadastro Tespitine İtirazda 10 Yıllık Hak Düşürücü Süre

Kadastro tespitine itirazda on yıllık süre, Kadastro Kanunu m.12’nin başlığında da yazdığı gibi hak düşürücü süredir. Tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz (Kadastro Kanunu m.12/3).

Kanun bu süreyi zamanaşımı olarak değil, hak düşürücü süre olarak adlandırır. Sürenin başlangıcı tespit tarihi değil, tutanağın kesinleştiği tarihtir. Otuz günlük askı süresi ile on yıllık süre aynı şey değildir: ilk süre kadastro mahkemesinde itiraz davasının süresidir, ikinci süre ise tutanak kesinleştikten sonra kadastro öncesi sebeplere dayanmanın son sınırıdır.

7.2. Tespit Tarihi, Kesinleşme Tarihi ve Kadastrodan Sonraki Sebepler

Kadastro tespitine itirazda on yıllık sürenin uygulanıp uygulanmayacağı, dayanılan hukuki sebebin kadastrodan önce mi sonra mı doğduğuna bağlıdır. Kadastro Kanunu m.12/3’ün lafzı yalnız kadastrodan önceki hukuki sebepleri kapsar. Kadastro tutanağının düzenlendiği günden sonra doğan haklara dair istekler ise kadastro mahkemesinin görevi dışındadır (Kadastro Kanunu m.25) ve genel hükümlere göre değerlendirilir.

İtirazlı bir tespitte tutanağın düzenlendiği tarih ile kesinleştiği tarih arasında uzun bir süre geçebilir. Bu aralıkta yapılan bir sözleşme, sırf tapu daha sonra kesinleştiği için kadastro öncesi sebep sayılmaz; hakkın doğduğu tarih tespit tarihinden sonradır. Bu nedenle kadastro tespitine itiraz dosyasında dört tarih ayrı ayrı saklanır: tespit tarihi, kesinleşme tarihi, hakkı doğurduğu ileri sürülen işlemin tarihi ve dava tarihi. Kadastrodan sonra doğan bir sebebe dayanan istek de kendi hükümlerine ve varsa kendi zamanaşımına göre incelenir.

7.3. Hatalı Kadastro Tespiti ve Tapu İptali ve Tescil Davası

Hatalı kadastro tespiti nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davası, tespit kesinleştikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanılarak genel mahkemede açılan davadır. Kadastro mahkemesi askı ilanı içinde açılan davaları inceler (Kadastro Kanunu m.26); askı süresi geçtikten sonra açılan dava bu sayımda yer almaz. Kadastro Kanunu da davanın açılmamış sayıldığı durumda hak düşürücü süre içinde mahalli hukuk mahkemelerinde yeniden dava açma hakkını saklı tutar (Kadastro Kanunu m.28).

Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2). Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). Hatalı kadastro tespitine dayalı tapu iptali ve tescil davası bu nedenle taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde ve on yıllık süre içinde açılır. Davanın genel çerçevesi için tapu iptali ve tescil davası yazısına bakabilirsiniz.

Kesinleşmemiş tutanaklar herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmişse ayrı bir kural uygulanır: iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın, taşınmazı tescil tarihinden itibaren yirmi yıl malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduranlar ile onların akdi ve kanuni halefleri, açılmış ve açılacak davalarda Medeni Kanun’un tapuya itimat ilkesinden yararlanır (Kadastro Kanunu m.12/5).

7.4. Teknik Hata: Kadastro Kanunu m.41’e Göre Düzeltme

Kadastro tespitindeki hata ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplamadan doğuyorsa kesinleşmiş kadastro tespitine karşı dava yerine Kadastro Kanunu m.41’deki düzeltme usulü işler. Geometrik durumu kesinleşmiş taşınmazlarda bu işlemlerden doğan ve yanılma sınırı dışında kalan farklar, ilgilinin başvurusu üzerine veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir; yanılma sınırı içindeki farklar da aynı usulle düzeltilebilir ve düzeltmede farkın tamamı esas alınır. Bu maddenin uygulanmasında m.12’deki hak düşürücü süre aranmaz (Kadastro Kanunu m.41).

Yapılan düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması için sulh hukuk mahkemesinde dava açılmazsa düzeltme kesinleşir (Kadastro Kanunu m.41/1). Bu dava, düzeltmeye karşı çıkan kişinin davasıdır; düzeltme isteyen kişi önce kadastro müdürlüğüne başvurur.

Kadastro Kanunu m.41, 7/5/2026 tarihli 7579 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklikle fark (tapu planının oluşturulduğu tarihteki değerler ile güncel teknolojiyle yeniden hesaplanan değerler arasındaki miktar), yanılma sınırı (tecviz) ve hata (farkın yanılma sınırını aştığı durum) kavramları madde metnine tanımlarıyla girmiştir (Kadastro Kanunu m.41). Bu tarihten önce yapılan başvurularda maddenin hangi metninin uygulanacağı ayrıca incelenir.

7.5. Tapu Sicilinden Doğan Zarar: Devletin Sorumluluğu

Kesinleşmiş kadastro tespitinin düzeltilmesi mümkün olmasa bile zarar iddiası ayrı bir yoldur. Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur; Devlet kusurlu görevlilere rücu eder ve bu davalar tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür (Türk Medeni Kanunu m.1007). Kadastronun amacı tapu sicilini kurmak olduğundan (Kadastro Kanunu m.1), hatalı tespitin tapu siciline yansımasından doğan zarar iddiasında bu hüküm incelenir. Bu dava kaydı düzeltmez; zararın giderilmesini konu alır.

8. Kadastro Tespitine İtirazda On Yıllık Sürenin Uygulanmadığı Haller

Kadastro tespitine itirazda on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmadığı haller Kadastro Kanunu’nun ayrı maddelerinde düzenlenmiştir. Madde metninde görülen haller şunlardır:

  • Teknik hata düzeltmesi: Ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamadan doğan farkların düzeltilmesinde m.12’deki hak düşürücü süre aranmaz (Kadastro Kanunu m.41).
  • Vakıf şerhli taşınmazlar: Tapu kayıtlarında icareteyn veya mukataalı olduğuna dair vakıf şerhi bulunan taşınmazlarda m.12’nin üçüncü fıkrası uygulanmaz (Kadastro Kanunu ek m.1).
  • Kadastrodan sonra doğan sebepler: m.12/3 yalnız kadastrodan önceki hukuki sebepleri kapsar; tespitten sonra doğan hakka dayanan istek bu sürenin konusu değildir (Kadastro Kanunu m.12/3, m.25).

İkinci kez yapılan kadastro ise ayrı bir sonuca bağlanmıştır: daha önce kadastro veya tapulaması yapılmış yerler, Kanun’un saydığı istisnalar dışında yeniden kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır (Kadastro Kanunu m.22).

9. 2B Kadastro Tespitine İtiraz

2B kadastro tespitine itiraz, orman sınırı dışına çıkarılan 2/B alanlarında düzenlenen kadastro tutanağındaki kullanıcı ve muhdesat bilgisine yöneliktir ve bu bilgi doğrudan satış hakkını etkiler. 2/B alanlarında hak sahipliği, kadastro tutanaklarına veya güncelleme listelerine göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesinde 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcı veya muhdesat sahibi olarak gösterilen kişilere göre belirlenir (6292 sayılı Kanun m.6/2). Bu kişilerin idareye başvurma süresi, kadastro tutanaklarının kesinleştiği veya güncelleme listelerinin tescil edildiği tarihten itibaren sekiz aydır (6292 m.6/3).

Bu nedenle 2B alanında kadastro tutanağının kesinleştiği tarih, beyanlar hanesindeki bilginin kesinleşmesinin yanında sekiz aylık başvuru süresinin de başlangıcıdır. Hak sahipliği, satış bedeli ve başvuru usulü için 2B arazisi yazısına bakabilirsiniz.

10. Kadastro Tespitine İtiraz ile Yenileme ve Sayısallaştırma İlanları

Kadastro tespitine itiraz yalnız ilk kadastroda gündeme gelmez. Daha önce kadastrosu yapılmış yerlerde haritaların yeniden düzenlenmesi (Kadastro Kanunu m.22/2-a) ve kadastro haritalarının sayısallaştırılması (Kadastro Kanunu ek m.1) da sonuçlarını m.11’e göre ilan eder. Bu ilanlara karşı da askı süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılır. Tapu kaydında “3402 s.y.nın 22/a md. gereğince yenilemenin tescili” veya “3402 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi uygulamasına tabidir” ibaresini görenler için ayrıntı 3402 22/a yenilemenin tescili yazısındadır.

11. Kadastro Tespitine İtiraz ile Diğer Tapu Yollarının Farkı

Kadastro tespitine itiraz, tapu kaydına karşı açılabilen yollardan yalnız biridir. Yollar dayanak, merci ve süre bakımından birbirinden ayrılır:

YolDayanakMerciSüre ve baş­lan­gıç
Çalışma sıra­sında itirazKadastro Kanunu m.9Kadastro tek­nis­yen­liği veya müdür­lüğü, sonra komis­yonEkip çalışma ala­nın­daki işini biti­rin­ceye kadar
Kadastro tes­pi­tine itiraz davasıKadastro Kanunu m.11, m.26Kadastro mah­ke­mesiAskı ila­nı­nın 30 günü
Kesin­leş­miş tespite karşı davaKadastro Kanunu m.12/3Taşın­ma­zın bulun­duğu yer asliye hukuk mah­ke­mesi (HMK m.2, m.12)Kesin­leş­me­den iti­ba­ren 10 yıl, yalnız kadastro öncesi sebep­ler için
Teknik hata düzelt­mesiKadastro Kanunu m.41Kadastro müdür­lüğü; düzelt­meye karşı sulh hukuk mah­ke­mesiDüzelt­me­nin teb­li­ğin­den iti­ba­ren 30 gün; m.12 süresi aranmaz
Taz­mi­natTürk Medeni Kanunu m.1007Tapu sici­li­nin bulun­duğu yer mah­ke­mesiKayıt düzel­til­mez, zarar istenir

Kadastro dışında, bir işlem sonucunda yolsuz hale gelen tescile karşı kullanılan yol ise tapu sicilinin düzeltilmesi davasıdır (Türk Medeni Kanunu m.1025); ayrıntısı yolsuz tescil yazısındadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kadastro tespitine itiraz nasıl yapılır?

Kadastro tespitine itirazın iki aşaması vardır. Kadastro ekibi çalışma alanındaki işini bitirinceye kadar itiraz kadastro teknisyenliğine veya kadastro müdürlüğüne yapılır ve komisyona gönderilir (Kadastro Kanunu m.9). Tutanaklar askıya çıktıktan sonra ise itiraz, 30 günlük ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılarak yapılır (m.11).

Kadastro tespitine itiraz süresi ne kadardır?

Kadastro tespitine itiraz davası, askı cetvelleri ve pafta örneklerinin ilan edildiği 30 günlük süre içinde kadastro mahkemesinde açılır (Kadastro Kanunu m.11). İlanlar aynı günde yapılmamışsa son ilan tarihi esas alınır (Kadastro İlanları Hakkında Yönetmelik m.7).

Kadastro askı ilanı kişiye ayrıca tebliğ edilir mi?

Hayır, ayrıca tebliğ şartı yoktur. Kadastro Kanunu gereğince yapılan ilanlar, ilgili gerçek kişilere ve kamu ve özel hukuk tüzelkişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılır (Kadastro Kanunu m.11).

Kadastro tespitine itiraz süresi geçtikten sonra ne olur?

30 günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir ve en geç üç ay içinde tapu kütüğüne kaydedilir (Kadastro Kanunu m.12). Kesinleşmeden sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan dava, kesinleşmeden itibaren on yıl içinde genel mahkemede açılabilir (m.12/3).

Kesinleşmiş kadastro tespitine itiraz edilebilir mi?

Kesinleşmiş kadastro tespitine karşı artık askı ilanındaki itiraz yolu kullanılamaz; kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan dava, tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren on yıl içinde açılabilir (Kadastro Kanunu m.12/3). Ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamadan doğan teknik hatalar ise m.41'e göre düzeltilir ve bu düzeltmede on yıllık süre aranmaz.

Kadastro tespitine itirazda 10 yıllık süre hak düşürücü süre midir?

Evet. Kadastro Kanunu m.12'nin başlığı 'Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre'dir; üçüncü fıkra, tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağını ve dava açılamayacağını düzenler.

Kadastro mahkemesi nedir, hangi davalara bakar?

Kadastro mahkemesi, kadastro çalışması yapılan bölgede taşınmaz mülkiyeti, sınırlı ayni haklar, sınır ve ölçü uyuşmazlıkları ile kadastroya ilişkin davalara bakan mahkemedir (Kadastro Kanunu m.25). Askı ilanı süresinde açılan davaları, komisyonca gönderilen tutanakları ve mahalli hukuk mahkemelerinden devredilen dosyaları inceler (m.26).

Kadastro tespitine itiraz dava dilekçesinde neler yazılır?

Kadastro mahkemesinde davacı dava sebep ve delillerini dilekçesinde bildirmek zorundadır; bildirmemişse mahkeme davetiye ile ister ve ilk oturuma kadar bildirilmezse dava açılmamış sayılarak tespit gibi tescile karar verilir (Kadastro Kanunu m.28). Dilekçe ayrıca taşınmazın ada ve parselini, itiraz edilen tespiti ve talep sonucunu açıkça göstermelidir (HMK m.119).

Kadastro mahkemesi adli tatile tabi midir?

Hayır. Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir ve Kadastro Kanunu'nda açıklık bulunmayan hallerde basit yargılama usulü uygulanır (Kadastro Kanunu m.29).

Hatalı kadastro tespiti nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılabilir mi?

Tespit kesinleştikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanan tapu iptali ve tescil davası, kesinleşmeden itibaren on yıl içinde taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde açılabilir (Kadastro Kanunu m.12/3; HMK m.2, m.12). Tespit tarihinden sonra doğan haklara dair istekler kadastro mahkemesinin görevi dışındadır (Kadastro Kanunu m.25).

Hukuki Kaynaklar

Bu yazıdaki hukuki açıklamalar aşağıdaki başlıca mevzuata dayanmaktadır. İlgili madde bilgileri metin içinde ayrıca belirtilmiştir.

Mevzuat

Son mevzuat kontrolü:

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

Google’da takip edin

Google, Öne Çıkan Haberler bölümünde bu sitenin makalelerini size daha sık gösterir.

Google’da tercih edilen kaynak yap

İlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp