
İçindekiler 12
- Kısa Cevap
- Kadastro Tutanakları Nasıl İlan Edilir?
- İlan Süresi Sonunda Kesinleşme
- Askı Süresinde Gün Hesabı Neden Önemlidir?
- Tutanak, Pafta ve İlan Cetvelinin Birlikte Okunması
- Kesinleşme Sonrası Soruyu Doğru Kurmak
- Kesinleşmeden Sonra On Yıllık Süre Neyi Kapsar?
- Tespit Tarihi ile Kesinleşme Tarihi Neden Karıştırılmamalı?
- İtiraz İncelemesinde Zaman Çizelgesi
- Kadastro Tespiti ile Başka Tapu Uyuşmazlıklarını Ayırmak
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Kadastro tespitine ilişkin itirazda ilk bakılacak kayıtlar, kadastro tutanağı, askı ilanı ve pafta örneğidir. Kadastro Kanunu m.11, ilanı ve ilan süresinde kadastro mahkemesinde dava açılabileceğini; m.12 ise süresi içinde dava açılmayan tutanakların kesinleşmesini düzenler.
Kadastro Tutanakları Nasıl İlan Edilir?
Kadastro Kanunu m.11
Madde 11 – Kadastro müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlere dayanarak, askı cetvellerini düzenler; bu cetvelleri ve pafta örneklerini, müdüriyette ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirir; itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir. Bu ilanda kadastro harçları da gösterilir.
Bu Kanun gereğince yapılan ilanlar, ilgili gerçek kişilere, kamu ve özel hukuk tüzelkişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılır.
Madde, ilan yerini, süresini ve ilanda yer alacak dava yolunu birlikte gösterir. Bu nedenle yalnız parsel bilgisini değil ilan bilgisi ile tutanağın tarihini de kontrol etmek gerekir.
İlan Süresi Sonunda Kesinleşme
Kadastro Kanunu m.12
Madde 12 – 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir.
Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir.
Buradaki kesinleşme değerlendirmesi, belirli bir tutanak ve ilan süresi üzerinden yapılır. Tutanakla ilgili dava açılıp açılmadığı, ilan kaydı ve dosya hareketleri bir arada okunmalıdır.
Askı Süresinde Gün Hesabı Neden Önemlidir?
Askı ilanının başlangıç ve bitiş tarihleri, ilan cetvelinden doğrulanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu, ilan süresinin hesaplandığı bir uyuşmazlıkta, askıya çıkarıldığı veya askıdan indirildiği günün süre hesabında nasıl ele alınacağının ve dava dilekçesinin kayıt tarihinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Buna göre eldeki davada 18/12/2012-17/01/2013 tarihleri arasında ilan edildiğine göre, askıya çıkarıldığı veya askıdan indirildiği günün hesaba katılmadığında, 17/01/2013 tarihinde askıdan indirildiği ve dava dilekçesi 17/01/2013 tarihinde Bingöl Kadastro Mahkemesi muhabere defterine kaydedildiği gözönünde bulundurulduğunda, davanın askı süresi içerisinde açıldığının kabulü gerekir.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/838, K. 2018/1436, T. 16.10.2018 — bozulmasına)
Karardaki tarihlerin o dosyaya özgü olduğu unutulmamalıdır. Genel sonuç, askı ilanının ilk ve son günleri, dilekçenin kayıt tarihi ve ilgili usul hükümlerinin aynı zaman çizelgesinde değerlendirilmesidir.
Tutanak, Pafta ve İlan Cetvelinin Birlikte Okunması
Kadastro tespitine ilişkin uyuşmazlıkta yalnız tapu kaydına veya yalnız paftaya bakmak eksik bir görünüm verebilir. Tutanak, tespitin hangi taşınmaza ilişkin olduğunu; pafta, sınır ve konumu; ilan cetveli ise hangi dönemde ve hangi kayıtların askıya çıkarıldığını gösterir. Bu belgelerin parsel numarası, tarih ve çalışma alanı bakımından birbirini doğrulayıp doğrulamadığı incelenmelidir.
| Kayıt | Kontrol noktası |
|---|---|
| Kadastro tutanağı | Tespit tarihi, taşınmaz bilgisi ve hak açıklaması |
| Askı cetveli | İlanın başlangıç-bitiş tarihleri |
| Pafta örneği | Sınır ve parselin görsel konumu |
| Dava kayıtları | Dilekçenin kayıt tarihi ve dosya hareketleri |
| Tapu kaydı | Kesinleşme sonrasında oluşan tescil bilgisi |
Kesinleşme Sonrası Soruyu Doğru Kurmak
İlan süresi ve kesinleşme araştırılırken “tespit doğru muydu?” sorusuyla “tespit hangi tarihte kesinleşti?” sorusu birbirinden ayrılmalıdır. İlki tespitin maddi dayanağıyla; ikincisi ise tutanak, ilan ve dava kaydıyla ilgilidir. Dosyanın hangi aşamada bulunduğu belirlenmeden bu sorulara tek bir cevap vermek sağlıklı değildir.
Kesinleşmeden Sonra On Yıllık Süre Neyi Kapsar?
Otuz günlük askı süresi ile kesinleşmeden sonra kadastro öncesi haklara ilişkin on yıllık hak düşürücü süre aynı değildir. İlk süre askı aşamasını, ikinci süre ise tutanak kesinleştikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanmayı ilgilendirir. Bu ayrım yapılmadan yalnız “tapu kaç yıllık?” sorusuyla süre hesabı kurulamaz.
KadastroK m.12
Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Hukuk Genel Kurulunun 2025 tarihli kararında, kişinin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü kısmın kadastro sırasında komşu parsele dâhil edildiği iddiası incelenmiştir. Kurul, istemi kadastro öncesi hakka dayalı görmüş ve tutanağın kesinleşmesinden dava tarihine kadar on yıldan fazla geçtiğini belirlemiştir:
Bu durumda Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra artık, “kadastrodan önceki nedenlere” dayanılarak dava açılamayacağından davanın reddi gerekmektedir.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/690, K. 2025/754, T. 26.11.2025 — bozulmasına)
Bu dosyada ileri sürülen eski satış ve kullanım iddiası, süre incelemesini ortadan kaldırmamıştır. Kurulun gerekçesi, kadastro öncesi hakka dayanılan böyle bir davada önce kesinleşme kaydının ve dava tarihinin karşılaştırılması gerektiğini gösterir. Aynı dosyada karar düzeltme istemi de reddedilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2026/193, K. 2026/198, T. 01.04.2026 — karar düzeltme isteminin reddi). Bu sonraki karar, ayrı bir taşınmaz uyuşmazlığı değil aynı yargılamanın devamıdır.
Tespit Tarihi ile Kesinleşme Tarihi Neden Karıştırılmamalı?
Hakkın kadastrodan önce mi sonra mı doğduğu belirlenirken tespit tarihi; on yıllık sürenin hesabında ise tutanağın kesinleşme tarihi önem taşır. İtirazlı bir tespitte bu tarihler arasında uzun süre bulunabilir. Bu aralıkta yapılmış yeni bir sözleşmenin, sırf tapu daha sonra kesinleşti diye kadastro öncesi hak sayılması doğru olmayabilir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bir kararında tespit 1959 yılında yapılmış, 1981 yılında hükmen kesinleşmiş; davacılar ise 1969 tarihli resmi satış vaadi sözleşmesine dayanmıştır. Dairenin değerlendirmesi şöyledir:
Davacılar, kadastro tespitinden sonra ve kesinleşmesinden önce 7.7.1969 tarihinde resmi şekilde düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil istemişlerdir. Bu durumda, davacıların kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayandıklarından söz edilemeyeceğinden hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle davanın reddi doğru değildir.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2005/10544, K. 2006/2577, T. 07.03.2006 — bozulmasına)
Bu örnek, kadastrodan sonra doğan her talebin süresiz olduğunu söylemez. Yalnız m.12/3’teki kadastro öncesi sebep koşulunun o sözleşme bakımından gerçekleşmediğini gösterir. Sözleşmenin kendi hükümleri ve varsa zamanaşımı meselesi ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle dosyada tespit tarihi, kesinleşme tarihi, hakkı doğurduğu ileri sürülen işlem tarihi ve dava tarihi dört ayrı veri olarak saklanmalıdır.
İtiraz İncelemesinde Zaman Çizelgesi
| Aşama | İncelenecek belge veya veri |
|---|---|
| Tespit | Kadastro tutanağı ve parsel bilgisi |
| İlan | Askı cetveli, pafta örneği, ilan tarihi |
| Dava imkânı | İlan metnindeki kadastro mahkemesi bilgisi |
| Kesinleşme | Süre içinde dava açılıp açılmadığı |
| Tescil | Kesinleşme tarihini gösteren tapu kaydı |
Kadastro Tespiti ile Başka Tapu Uyuşmazlıklarını Ayırmak
Kadastro tespitine ilişkin başvuru, tapu kaydındaki her uyuşmazlıkla aynı usul içinde değerlendirilmez. Kadastro Kanunu’nun ilan ve kesinleşme düzeni, tespit aşamasındaki iddialar için özel bir çerçeve oluşturur. Genel tescil talepleri için tapu iptali ve tescil davası, fiilî hakimiyet kavramı için zilyetlik nedir yazıları başlangıç noktası olabilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Askı ilanını ve ilan süresini incelemeden yalnız güncel tapu kaydına bakmak.
- Kadastro tutanağı ile pafta örneğini birlikte değerlendirmemek.
- Kesinleşme tarihini, tutanak ve ilan kaydıyla doğrulamamak.
- Kadastro tespitine yönelik uyuşmazlığı başka bir tapu istemiyle aynı usulde varsaymak.
- Askı cetvelindeki tarih ile dava dilekçesinin kayıt tarihini karşılaştırmamak.
Özet
- Kadastro Kanunu m.11, askı cetveli ve pafta örneklerinin 30 gün ilanını düzenler.
- İlanda, itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilir.
- Süresinde dava açılmayan tutanakların kesinleşmesi m.12’de düzenlenmiştir.
- Tutanak, ilan, pafta ve tapu kayıtları birlikte incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kadastro tespiti nedir?
Kadastro tespiti, kadastro çalışmasında taşınmazın sınırı ve hak durumuna ilişkin tutanakla yapılan belirlemeyi ifade eder. Kadastro Kanunu m.11, tutanaklara dayalı askı cetvelleri ile pafta örneklerinin ilanını düzenler.
Kadastro tespitine nerede itiraz edilir?
Kadastro Kanunu m.11'e göre ilanda, itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilir. Somut uyuşmazlıkta görevli merci ve usul, ilanın içeriği ile dosyanın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Askı ilanı süresi kaç gündür?
Kadastro Kanunu m.11, askı cetvelleri ve pafta örneklerinin müdürlükte ve muhtarın çalışma yerinde 30 gün süreyle ilanını düzenler. Aynı maddede itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerinin ilanda gösterileceği belirtilir.
İlan süresi geçince ne olur?
Kadastro Kanunu m.12'ye göre 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Kesinleşme, somut tutanağın ve ilan bilgisinin incelenmesini gerektirir.
Kadastro ilanı kişiye ayrıca tebliğ edilir mi?
Kadastro Kanunu m.11, Kanun gereğince yapılan ilanların ilgili gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzelkişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılacağını düzenler. Somut olayda hangi ilanın yapıldığı ve ilgili tutanakta nasıl yer aldığı araştırılmalıdır.
Kesinleşen kadastro tutanağı tapuya ne zaman kaydedilir?
Kadastro Kanunu m.12, kadastro müdürünce onaylanarak kesinleşen tutanakların ve kesinleşmiş kadastro mahkemesi kararlarının, kesinleşme tarihleri tescil tarihi gösterilerek en geç üç ay içinde tapu kütüklerine kaydedileceğini düzenler.
Kadastro tespitine itiraz ile tapu iptali davası aynı şey midir?
Hayır. Kadastro tespitine ilişkin uyuşmazlığın ilan ve kesinleşme aşaması Kadastro Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiştir. Tapu iptali ve tescil isteminin dayanağı ve zamanlaması ise ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Kadastro uyuşmazlığında hangi belgeler incelenir?
Kadastro tutanağı, askı cetveli, pafta örneği, ilan bilgileri, sınır ve parsel kayıtları ile varsa dava dosyası temel belgelerdir. Belgenin tarihi ve taşınmazla ilişkisi, iddianın niteliğine göre değerlendirilir.
İlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku
← Tüm makaleler